Etiket: tek tip

  • ‘Epilepsi hastası Selami Keleş serbest bırakılsın’

    ‘Epilepsi hastası Selami Keleş serbest bırakılsın’

    PİRHA-İnsan hakları savunucuları, ‘F Oturumu’nun 310’uncu haftasında cezaevinde bulunan epilepsi hastası Selami Keleş’in serbest bırakılmasını talep etti.

    Hapishanelerdeki hak ihlallerine, hasta tutukluların sağlık durumuna dikkat çekmek amacıyla 310. kez Galatasaray Meydanı’nda biraraya gelen İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri, tedavisi yapılmayan epilepsi hastası Selami Keleş’in serbest bırakılmasını talep etti. Oturumda, hapishanelerde başlatılan askeri düzende ayakta sayım uygulaması da eleştirilerek, “Politik mahpuslar tek tip gibi 12 Eylül kalıntısı askeri düzende ayakta sayımı kabul etmiyorlar. Bunun karşısında ise yaşamlarını tehdit eder boyutta işkence görüyorlar” denildi.

    Galatasaray Meydanı’nda, gerçekleşen 310. hafta oturumunda, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” ve “Selami Keleş serbest bırakılsın” pankartları açılarak, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “Tedavi haktır engellenemez” sloganları atıldı. Haftanın basın açıklamasını ise İHD yöneticisi Meryem Bars okudu.

    “TEK TİP İÇİN PUSUDA BEKLİYORLAR”

    “Askeri düzende” ayakta sayımı eleştiren Bars, “Tek tip elbise saldırısı ‘yönetmelik çıkarılmadığı’ için henüz uygulanmıyor. Bu, uygulanmayacak anlamına gelmiyor. Deyim yerindeyse yönetmenliği uygulamak için pusuya yatmış bekliyorlar. Pusuda beklerken tek tip elbise saldırısından farksız olan ‘askeri düzende’ ayakta sayım saldırısını başlattılar. ‘Bakanlığın genelgesi var’ iddiasıyla giderek bütün hapishanelerde uygulanmaya çalışılıyor. Politik mahpuslar tek tip gibi 12 Eylül kalıntısı ‘askeri düzende’ ayakta sayımı kabul etmiyorlar. Bunun karşısında ise yaşamlarını tehdit eder boyutta iskence görüyorlar. Bu saldırıya karşı mahpusların sesi olmak zorundayız” dedi.

    “TEDAVİ İÇİN SERBEST BIRAKILMALI”

    Bars, geçtiğimiz hafta 2017 Haziran’ında, verilen hapis cezasının bitimine 10 ay kala serbest bırakalan ve daha sonra yaşamını yitiren Nihat Baymış’ı da andı. Uzun yıllardır, kan kanseri olan Nihat Baymış’ın hapiste tedavi edilmediği için hastalığının ilerlediğini söyleyen Bars, “Serbest bırakıldıktan sonra tedavi görmeye başladı. Ne var ki tedavi onu yaşamda tutamadı” diye konuştu. 2011’de Adana’da tutuklanan 1989 doğumlu epilepsi hastası Selami Keleş’in de tedavisi yapılmayan hasta bir mahpus olduğunu ve tedavi sürecinin ancak 1 buçuk ay önce başlatıldığını anlattı. Düzce T Tipi Kapalı Hapishanesi’nden Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edilerek tedavisine başlanan Keleş’in, hapishanede hayatını idame edecek durumda olmadığını, koğuş arkadaşlarının yardımıyla ihtiyaçlarını gidermeye çalıştığını, ailesini tanımadığını anlattı. Sürekli gözle görülür biçimde kilo kaybetmeye başlayan Keleş’in konuşamadığını belirten Bars, “Bizler insan haklar savunucuları olarak bugün Selami Keleş’in tedavi görüyor olmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirmekle beraber, Keleş’in gerçek anlamda tedavi görmesi için serbest bırakılmasını talep ediyoruz” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Tek tipe karşı eylem yapan TAYAD’lı kadınlar gözaltına alındı

    Tek tipe karşı eylem yapan TAYAD’lı kadınlar gözaltına alındı

    TAYAD’lı Aileler, hapishanelerdeki tek tip elbise dayatmasına karşı Taksim Meydanı’nda döviz açıp, halka seslendi. Tek tip elbisenin dayatmasının ne anlama geldiğini yaklaşık 10 dakika çevredeki yurttaşlara anlatan TAYAD’lı Aileler üyesi Cemile Temizkalp Öğretmen ve Sakine Aslan polis tarafından darp edilerek gözaltına alındı.

    Hapishanelerde siyasi tutuuklulara dayatılan tek tip elbise uygulamasına karşı Taksim Meydanı’nda pankart açan TAYAD’lı Aileler üyesi Cemile Temizkalp ve Sakine Aslan polis tarafından gözaltına alındı. “Tek tipe hayır” ve “Onurludur bizim evlatlarımız, tek tip elbise giymedi, giydirtmeyeceğiz” yazılı dövizler açan Cemile Temizkalp Öğretmen ve Sakine Aslan, tek tip elbise dayatmasını geçit vermeyeceklerini vurguladılar. Meydandan halka seslenen Öğretmen ve Aslan, tek tip elbisenin kefen olduğunu ve bu dayatmayı kabul etmeyeceklerini anlattılar. Sık sık, “Tep tip giymedik, giymeyeceğiz” sloganını atan Öğretmen ve Aslan, polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındı.

    TAYAD’lı Aileleri üyesi Cemile Temizkalp Öğretmen’in eşi Olcay Öğretmen Silivri 9 No’lu Cezaevi’nde tutuklu bulunurken, Sakine Aslan ise geçen günlerde Silivri 9 No’lu Cezaevi’nden darp edilerek Kırıkkale Cezavi’ne sürgün edilen Murat Aslan’ın annesi.

  • ‘Tektipleşmiyoruz, reddediyoruz’

    ‘Tektipleşmiyoruz, reddediyoruz’

    PİRHA- Devletin hapishanelerdeki siyasi tutuklulara yönelik tek tip kıyafet saldırısına karşı devrimci parti ve örgütleri “Tek Tipe Karşı Mücadele Platformu” oluşturdu.

    Tek Tipe Karşı Mücadele Platformu, İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirilen basın açıklamasıyla kuruluşunu ilan etti.
    “Tektipleşmiyoruz, Tek Tipi Reddediyoruz” denilen kuruluş deklarasyonunun tam metni şöyle:
    Emekten yana tüm sendikalar, emekçilerin yoksulluk ve işsizlik tehdidiyle baskı altına alınması, sermayenin çıkarlarını korumaya uygun iş yasaları ve mücadeleci sendikacıların KHK ‘temizliği’yle devre dışı bırakılmasıyla etkisizleştiriliyor. İktidarın ve sermayenin çıkarlarını temel alan tek tip devlet sendikacılığı bütün sektörlerde hakim hale getiriliyor.
    Emekten, özgürlükten ve barıştan yana siyaset yapan tüm siyasi parti, kurum ve çevreler, vekiller, belediyeler OHAL/KHK rejimi eliyle gözaltı, tutuklama, el koyma cenderesine sokuldu. İktidara biat etmeyenlere yaşam hakkı verilmeyen tek tip bir siyaset zemini oluşturuluyor.
    OHAL/KHK rejimiyle tüm muhalif basın yayın organlarının kapısına kilit vuruldu. İktidardan değil gerçekten yana habercilik yapan, emekçilerin, barışsever ve özgürlükçü güçlerin sesini duyuran basın yayın kurumları, gazeteci ve yazarlar tasfiye, gözaltı, tutuklama ve yargı eliyle baskı altına alındı. Halkın gerçeklere ulaşma hakkı tek tip havuz medyası eliyle ortadan kaldırıldı.

    “TEK TİP TOPLUM KISKACINA SOKULDU”

    Yap-boza çevrilen eğitim sisteminde müfredat değişiklikleriyle bir taraftan muhafazakarlık ve biat kültürü yaygınlaştırılırken, diğer taraftan ise eğitim ve akademide oluşan tüm özgürlükçü birikimi yansıtan eğitimci ve akademisyenlerin büyük bölümü tasfiye edildi. Eğitim ve akademi tek tip dindar ve kindar nesil inşasının aracına dönüştürüldü.

    İnançların, etnisitelerin ve kültürlerin beşiği olan Anadolu ve Mezopotamya topraklarını bir halklar ve inançlar mezarlığına dönüştürmeyi hedefleyen tekçi proje politik İslamcı temelde revize edilerek derinleştirildi. Halkların birlikte, eşit ve özgür yaşam umudu baskı ve zorla yaratılmaya çalışılan tek tip toplum kıskacına sokuldu. Halklar ve inançlar arası boğazlaşmanın yolu açıldı.

    Kadının bedeni aklı ve yaşamıyla yok sayıldığı, erkek egemenliğine tabi kılındığı bir sürecin önü açıldı. Çıkarılan yasalar ve muhafazakarlaştırma politikalarının hedefinde kadınlar vardı. İktidarın tek tip toplumunun cinsiyetinin erkek olduğu gerçeği tüm bu sürece damgasını vuran temel unsurlardan biri olarak öne çıktı.

    “İNSANİ OLARAK KABUL EDİLEMEZ”

    Sözün özü tüm muhalifler, onuru ve kimliğiyle özgürce ve eşit yaşamak isteyen kesimler tek tip iktidar toplumu projesinin hedefi haline getirildi. Son çıkarılan KHK’larla yasalaştırılan ve hapishanelerdeki politik tutsaklara tek tip kıyafet giymeyi dayatan uygulama bu genel gidişatın özgün ve somut görünümlerinden biri olarak gündeme geldi. Hapishanelere doldurulan politikacılar, gazeteciler, aydınlar, gençler, emek ve kadın özgürlük mücadelesi aktivistleri, yani politik tutsaklar şahsında tüm muhalefet tek tip kıyafete sokularak teslim alınmak istenmektedir. Hitlerin toplama kamplarından, ABD’nin Guantanamosu’ndan, IŞİD’in vahşi infazlarından, 12 Eylül faşist cunta hapishanelerinden tanıdığımız tek tip kıyafet uygulaması tüm baskıcı iktidarların ortak özelliği olarak toplumsal muhalefeti teslim alma planının bir unsuru olarak gündemleştirilmektedir.

    İnsanın temel varoluş özelliklerini, farklılık ve zenginliklerini, düşünme, sorgulama ve itiraz etme yetilerini dumura uğratmayı yani kişiliğini ve onurunu ezmeyi hedefleyen bu uygulama hem insani hem de politik olarak kabul edilmezdir.

    “TEP TİPİ REDDEDİYORUZ”

    Bizler emekten, özgürlükten, eşitlikten ve barıştan yana olan kurum, kişi ve aileler olarak tek tip kıyafet dayatmasının insan onuruna ve temel haklarına aykırı bir uygulama olduğunu ve tek tip toplum yaratma projesinden bağımsız ele alınamayacağını düşünüyoruz. Politik tutsaklar nezdinde tüm topluma giydirilmek istenen tek tip kıyafeti kabul etmiyor; reddediyor ve birlikte mücadele etme kararlılığına sahip olduğumuzu ilan ediyoruz.

    İnsanlık onurunu esas alan, farklılıkları ve özgünlükleri tehdit değil zenginlik olarak kabul eden, eşit, özgür ve barış içinde yaşamayı isteyen tüm kurum, kişi ve kesimleri bu mücadelenin bir parçası olmaya, tek tipleşmiyoruz tek tipi reddediyoruz çığlığını yükseltmeye çağırıyoruz.

    PLATFORM BİLEŞENLERİ ŞÖYLE

    Ezilenlerin Hukuk Bürosu, Özgürlükçü Hukukçular Platformu – ÖHP, Toplum Ve Hukuk Araştirmalari Vakfi (TOHAV), Devrimci Hukukçular, Kesk İstanbul Şubeler Platformu, Limter-İş / Disk, Dev Yapı-İş / Disk, İnşaat-İş, Devrimci Demokratik Sendikal Birlik DDSB, İstanbul Barış Anneleri, Ölümsüzlerin ve Tutsakların Sesi Platformu – ÖTSP, Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri – PŞTA, Yeni Demokrasi Aileleri Birliği / SMF, Yeni Demokrasi Aileleri Birliği/ DHP, Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi – ZDİ, Alınteri, Barikat, Demokratik Bölgeler Partisi – DBP, Devrimci Anarşist Faaliyet – DAF, Devrimci Hareket
    Devrimci Parti, EMEP, EHP, ESP, Partizan, HDK, HDP, Kaldıraç, Mücadele Birliği Platformu, ÖDP, Partizan, Proleter Devrimci Duruş, Sosyalist Meclisler Federasyonu, Toplumsal Özgürlük Partisi-Girişimi (TÖPG), Türkiye Komünist Partisi – TKP, Anarşist Kadınlar, Demokratik Kadın Hareketi, Devrimci Partili Kadınlar Emekçi Kadınlar, Özgür Genç Kadın, Yeni Demokrat Kadın, Sosyalist Kadın Meclisleri, TJA, Yeni Demokrat Kadın, 78’liler Dernegi, 78’ler Girişimi, Ayışığı Ekin Sanat Derneği, Beksav, Dersim Dernekleri Fedarasyonu – DEDEF, Göç İzleme Derneği, MKM, Demokratik Aleviler Derneği, Din Alimleri Derneği, Kürt Araştırmaları Derneği (Komeleya Lêkolînên Kurdî), Meydan Gazetesi, Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi ( YÇKM), Anarşist Gençlik, Dev-Güç, Devrimci Öğrenci Hareketi, Yeni Demokrat Gençlik, Devrimci Öğrenci Birliği, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu, Sosyalist Öğrenci Hareketi, Devrimci Proleter Gençlik, Yeni Demokrat Gençlik, Akın Birdal, Pınar Aydınlar, Sibel Özbudun, İrem Afşin, Temel Demirel, Defne Halman, Bahadır Altan. (HABER MERKEZİ)

  • Tek tip kıyafetler Diyarbakır Cezaevi’ne gönderildi

    Tek tip kıyafetler Diyarbakır Cezaevi’ne gönderildi

    696 sayılı KHK kapsamında düzenlenen ve darbe teşebbüsü ve ‘terör suçlarından’ tutuklu olanlara yönelik olarak  cezaevlerinde tek tip kıyafet uygulamasıyla ilgili olarak, Diyarbakır Cezaevi’ne kıyafetler gönderildi.

    Uygulamanın KHK’yla yasal hale getirilmesi büyük tepki toplamıştı. Önceki gün Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ne tek tip kıyafetlerin getirilmesi gerilimi tırmandırmıştı.

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, yaptığı açıklamayla tek tip kıyafetlerin Diyarbakır Cezaevi’ne gönderildiğini söyledi. Güre, açıklamasında “KHK kapsamında çıkarılan tek tip kıyafetler Diyarbakır Cezaevi’ne gönderildi. Uygulama için yönetmelik bekleniyor” dedi.

    Diyarbakır Cezaevi’ne gönderilen tek tip kıyafetin ilk görüntüsü ise sosyal medyada paylaşıldı:

    KAÇ KİŞİ GİYECEK?   

    Olağanüstü hal (OHAL) çerçevesinde çıkartılan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamındaki düzenlemeyle, 6 bin 800’ü badem kurusu, 51 bin 700’ü gri olmak üzere, toplam 58 bin 500 hükümlü ve tutuklu tulum giyerek duruşmalara katılacak.