Etiket: Tekin ÖZDİL

  • Eski Alevi kurum başkanları alternatif etkinliği reddetti: 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’tayız- VİDEO

    Eski Alevi kurum başkanları alternatif etkinliği reddetti: 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’tayız- VİDEO

    PİRHA- Alevi kurumlarının önceki dönem başkanları, Hacıbektaş’ta yapılacak olan alternatif etkinliği “asimilasyon çabası” olarak nitelendirerek, tüm Alevi toplumunu 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş Belediyesi ile ortaklaşa yapılacak etkinliğe katılmaya çağırdı.

    62.Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu sene 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikler eleştirilirken, Alevi kurumlarında mücadele yürütmüş eski başkanlar, herkesi 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş Belediyesi ile ortaklaşa yapılacak etkinliğe davet etti.

    “BU OYUNLARA GELMEMEK LAZIM”

    Bir önceki dönem AKD Genel Başkanı İsmet Kurt, alternatif etkinliği Alevileri asimile etme hamlesi olarak değerlendirip, “Yaklaşık 60 yıldır düzenlenen 16, 17, 18 Ağustos Pir Hünkâr Hacı Bektaşi Veli’yi anma etkinlikleri Aleviler için çok önemli bir gündür. Ne yazık ki son yıllarda alternatif bir etkinlik adı altında bazı kurum ve kuruluşlar inatla Alevileri bölmek, parçalamak, asimile etmek istiyorlar. Bu oyunlara gelmemek lazım. Nereden ve kimden olursa olsun bunun karşısında durmak lazım. Biz Alevi kurumları yıllardır bunların karşısında durduk. Tüm Alevi canlara sesleniyorum; 16, 17, 18 Ağustos’ta Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin huzurunda olalım diyoruz” dedi.

    “ALTERNATİF ETKİNLİĞİ DİKKATE ALMIYORUZ”

    Önceki dönem AKD Genel Başkanı Tekin Özdil, söz konusu başkanlığın Alevi yoluna hizmet etmediğini kaydetti. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı etkinliği dikkate almadıklarını dile getiren Özdil, “Devletin derin dehlizlerinde Aleviliğin içini boşaltmak ve Alevileri paramparça etmek için planlanıp kuruluşu yapılan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bir Alevi kuruluşu değildir. Yaptığı hiçbir iş ve etkinlik de Alevi yoluna hizmet etmez. Bu nedenle bu kuruluşun bu yıl anma etkinlikleri için yaptığı çağrıyı dikkate almıyoruz ve katılmıyoruz. Hacıbektaş Belediyesi, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Bektaşi Federasyonu ve bütün bileşenleri, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Dernekleri, Alevi Dernekler Federasyonu ve benzeri kurum ve kuruluşlarımızın yaptığı çalışmaya ve ortaklaştırdıkları etkinliğe katılıyoruz. Ve bu nedenle Aleviyim diyen herkesi, Alevi dostlarını, aydınları, demokratları, eşitlikten, özgürlükten ve bilimden, akıldan yana olan herkesi 16, 17, 18 Ağustos’ta 62. Ulusal, 36. Uluslararası Hacıbektaş Veli’yi anma törenlerine katılmaya, bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

    16-17-18 AĞUSTOS’TAKİ ETKİNLİĞE ÇAĞRI

    Bir önceki dönem PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, alternatif etkinliğe katılacakların da asimilasyonun bir parçası olacağını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    “Bildiğiniz üzere devlet 3 yıl önce Kültür Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cem ve Başkanlığı’nı kurdu. Bu başkanlığı kuruluş aşamasında tüm Alevi örgütleri şiddete karşı çıktığı bu başkanlığı kabul etmediklerini, tanımadıklarını söylediler. Meydanlarda bununla ilgili birçok miting ve gösteri yaptılar. Şimdi başkanlık bu 3 yıl boyunca Alevi köylerini, bağımsız cemevlerini ya da demokratik alanda örgütlü olmayan diğer cemevlerini dolaşarak onların temel ihtiyaçlarını karşılayacaklarını iddia etmektedir. Bu başkanlık Alevi’leri bir potada eritmek istiyor. Alevileri hakim olan dinin bünyesine sokarak o bünye altında eritmek, asimile edip yok etmek istiyor. Bu amaçla kurulan bu başkanlık 12-13 Ağustos’ta Hünkar Hacıbektaş etkinliği düzenleyecektir. Bu etkinliğe vicdanlı olan Alevilerin katılacağını sanmıyorum. Katılanların da bu asimilasyonun bir parçası olacağını, Alevileri yok etmek için kurulan bu başkanlığın bir parçası olacağını düşünüyorum ve tüm Alevilerin 16-17 Ağustos’ta Alevi örgütleri ve Hacıbektaş Belediyesi’nin ortaklaşa düzenleyeceği Hünkâr Hacı Bektaş Veli Anma etkinliğine davet ediyorum.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Tekin Özdil: İnancımızın içini boşaltma çalışmaları devam ediyor-VİDEO

    Tekin Özdil: İnancımızın içini boşaltma çalışmaları devam ediyor-VİDEO

    PİRHA – Devşirme dede yetiştirecek özel statülü Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine tepki gösteren Alevi Kültür Dernekleri’nin önceki genel başkanlarından Tekin Özdil, “Biz biliyoruz ki Alevilerin yetiştirilmesi, dedelerin pirlerin yetiştirilmesi, geleneğin sürdürülmesi devlet tarafından değil bizzat bu inancın mensupları tarafından olabilir” ifadelerini kullandı.

    Alevi Kültür Dernekleri’nin (AKD) önceki genel başkanlarından Tekin Özdil, devşirme dede yetiştirecek özel statülü Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine olan tepkilerini dile getirdi. Özdil, dedelerin pirlerin yetiştirilmesinin devlet tarafından değil bizzat bu inancın mensupları tarafından olabileceğini kaydetti.

    “İNANCIN İÇİNİ BOŞALTMAK İSTİYORLAR”

    Alevi inancının muhalif bir inanç olduğuna vurgu yapan Özdil, şöyle konuştu: “Alevi inancı muhalif bir inanç. Batıni olan ve mevcut tek tanrılı dinlerin getirdiği dayatmaların hiçbirisini kabul etmeyen bir inanç. Ama devletler de tam tersine buradan hareketle bu inancın mensuplarını ve inancın kendisini içine koyan hem inanç mensuplarının kafasını hem de inancın içini boşaltmak için bir sürü çalışmalar yapıyorlar. Bu nedenle dede yetiştirmek, okullar açmak, Alevi yetiştirmekle ilgili çalışmaları var.”

    “BU ÇALIŞMALAR ALEVİLERİ YOK ETMEYE YÖNELİK”

    Özdil, Alevi dedelerinin ve pirlerinin yetiştirilmesinin ancak Alevi inancına mensup olanlar tarafından yapılabileceğini belirtti. Alevi dedesi ya da piri yetiştirmek amacıyla yapılan her türlü çalışmanın Alevileri asimile etmeye ve yok etmeye yönelik olduğunu kaydeden Özdil, Alevilerin buna karşı durmak zorunda olduklarını da ekledi.

     

    (HABER MERKEZİ)

  • Eski AKD Başkanı Özdil’den Alevi Program Taslak Çalıştayı değerlendirmesi-VİDEO

    Eski AKD Başkanı Özdil’den Alevi Program Taslak Çalıştayı değerlendirmesi-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde Balıkesir’de üç gün yapılan çalıştayı değerlendiren Alevi Kültür Dernekleri’nin eski başkanlarından Tekin Özdil, çalıştayda herkesin sunduğu fikirlerin, daha sonra geliştirilerek topluma ciddi katkılar sunacağını söyledi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde Balıkesir Edremit’de 9-19-11 Mart’ta yapılan Alevi taslak çalıştayı üç gün sürdü. Avrupa ve Türkiye’den gelen kurum temsilcileri, pirler ve sanatçılar ile 12 farklı odada farklı konular tartışılarak son günde çalıştay değerlendirildi.

    Alevi Taslak Çalıştayı’nı Alevi Kültür Dernekleri’nin eski başkanlarından Tekin Özdil PİRHA’ya değerlendirdi. Özdil, Türkiye’de Alevilerin yüzyıllardan beri devletle sorunlarının olduğunu söyledi.

    “ALEVİLER ASİMİLE DİLMEK İSTENDİ”

    Alevilerin muhalif bir dünya görüşüne sahip olmaları ve inançsal olarak da biraz muhalif olmalarının yönetenler açısından sorun olduğunun altını çizen Özdil, Alevilerin çok sorun yaşadığını ve günümüz AKP iktidar döneminde de katmerli bir şekilde baskı ve asimilasyonun devam ettiğini belirterek şunları söyledi:

    “AKP hükümeti döneminde de katmerli bir şekilde asimilasyon, baskı çeşitli konularda köşeye sıkıştırmak, kendi siyasetlerinin bir payandası haline getirmek, Alevilerin içerisinde bir yarma hareketi yapmak, kendi dedelerini oluşturmak devlete ve şu an ki mevcut hükümetin de politikasına uygun dedeler oluşturmak, cemevleri açmak, dernekler açmak olsun bütün bunları denediler.
    AKP ve Fethullah Gülen ile ortak 15- 16 dernek açmışlardı ve daha sonrada federasyonlaştılar. Fethullah Gülen’in açtığı derneklerin çoğunu hükumet kapattı ama kendisine bağlı dernekleri çoğalttı.

    Amerika’da Alevilerin içinde olmadığı şeriatçı düşüncenin içerisinde olduğu Aleviler adına vakıflar açtılar. Bütün bunlar tarihten bugüne Alevilik inancı mensuplarının asimile edilmesi, hem inançsal açıdan yavaş yavaş yok edilmeleri hem de aslında fiziki olarak da yok edilmeleriyle ilgili bir süreci yaşıyoruz.”

    1980 yılından bu yana Alevilerin örgütlenmede iyi bir yol aldıklarını söyleyen Tekin Özdil, fakat devletin yaptığı baskılardan ya da Alevi örgütlerinin kendi dinamizminden kaynaklı sıkıntılar yaşadığını ifade etti.

    “ALEVİ TASLAK ÇALIŞTAYI GELECEĞE YÖNELİK BİR ÇALIŞMA”

    Alevi örgütlerinin, inanç önderleri ile beraber yol almak için uğraştıklarını ve yapılan çalıştayın da aslında geleceğe yönelik bir çalışma olacağının altını çizen Özdil, çalıştay hakkında şunları belirtti:

    “Aslında bu çalıştayda yaşanan sıkıntıların atlatılmasıyla ilgili konjonktürel olarak günümüzün şartlarında yeni stratejiler, taktikler gerekebilir mi, varsa nelerdir? Bunların cevabını aramakla ilgili yapılan bir taslak çalıştayıydı. Bunun için çalıştayda da herkesin sunduğu daha sonra geliştirilecek olan önerilerin, düşüncelerin, topluma ciddi bir katkı sunacağını, Alevi örgütlenmesinin yeniden bazı şeyleri değerlendirmesine olanak sağlayacağını umut ediyorum.

    Neden sadece umut kelimesini kullanıyorum çünkü benzeri bazı çalışmaların geçmişte de yapıldığını biliyorum. Ama takip edilmediği zaman çok güzel fikirler üretilse bile bunlar hayata geçirilmekle ilgili ısrarcı olunmadığından sadece notlar olarak elimizde kalıyor. Daha önce yapılmış bazı çalışmaların elimizde şu anda sadece dokümanları var. Ama her yapılan eksiklik, hata bize yeni bir tecrübe kazandırıyor. Alevi örgütlenmesinde bu tecrübeyi aldığını umut etmek istiyorum. Çünkü daha çok yol almamız gerekiyor. Ekonomik sıkıntılar ve benzeri bir sürü sıkıntı bizi zora soktu ama başarılacaktır, yani bu düşünce bunu gerçekleştirecek ve geleceğe taşıyacaktır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Çalıştayda, Dünya Alevi Birliği oluşturulması önerildi – VİDEO

    Çalıştayda, Dünya Alevi Birliği oluşturulması önerildi – VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğün’de Edremit’te düzenlenen ‘Alevi çalıştayı taslak raporu’ toplantısı üçüncü gününde. Alevilerde Örgütlenme ve Birlik adıyla çalışma yapan masanın hazırladığı raporda, Alevi Birliği kurulması önerildi. Raporda, Ocak sisteminin Alevilerin geleneksel örgüt yapısı olduğunun altı çizildi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğün’de Edremit’te düzenlenen ‘Alevi çalıştayı taslak raporu’ toplantısı devam ediyor. Alevilerde Örgütlenme ve Birlik adıyla atölye çalışması yapan Turgut ÖKER, Ali KENANOĞLU, Gülizar TAŞBİLEK, Ali BALKIZ, Tekin ÖZDİL, Onur ŞAHİN, Mazlum ARI, İsmail ARSLAN, Efe ENGİN, Zeynel ŞAHİN tarafından hazırlanan taslak rapor Ali Kenanoğlu tarafından sunuldu.

    Taslak raporda, “Alevi örgütü dediğimizde aklımıza gelen yapılar; ocaklar, dernekler, Vakıflar, Alevi köy dernekleri, hiçbir dernek ya da vakıf yapılanması içerinde olmayan mahalle veya köy cemevleri, federasyonlar, konfederasyonlar ve bu amaçla bölgelerde kurulmuş platformlardan bahsettiğimizi bilmemiz gerekiyor. Örgütlü Alevi’nin bu kurumlardan en az birisiyle üyelik ya da geleneksel anlamda taliplik ilişkisi içerisinde bulunan kişidir” denildi.

    Masada mevcut dernek, vakıf, federasyon, konfederasyon şeklinde örgütlenmenin sendikal örgütlenme modeli olduğu ve bunun bir Alevi örgütlenme modeli olmadığı tespitinin yapıldığı raporda, ancak bu modelle kurulan ve Alevilerin onca kazanımını sağlayan günümüzde de bu kazanım ve mücadelesini sürdürerek var olan örgütlerin de yok sayılamayacağı gerçeğinin altı çizildi. Bu gerçeği de gözönüne alarak mevcut örgüt modellerini yok etmeden bunların geleneksel Alevi örgüt modelleriyle öze dönerek bir şekle kavuşturulması gerektiği vurgulandı.

    “ALEVİ DERNEK VE VAKIFLARI ÇEKİM MERKEZİ DEĞİL”

    Ocak sisteminin Alevilerin geleneksel örgüt yapısı olduğunun altı çizilen raporda şunlar belirtildi:

    *”Masada Alevi dernek ve vakıfların çekim merkezi olamadıkları tespiti yapıldı.

    *Cemevlerini yöneten ve hizmet veren kişilerin Alevilik ehli olmaması, Alevi inancı ve inancın öğretisiyle olan uzak ilişkisi buralara ailelerin soğuk bakmasına neden olduğu tespiti yapılmış, bunun da Alevileri cemevlerine kazandırmada olumsuz etkilediği vurgulandı.

    *Cemevlerinin bir çok yerde sadece cenaze evi olarak hizmet verdiği vurgulandı.

    *Cemevlerinde ve de bir bütün olarak Alevi örgütlenmesinde kadının neredeyse yok denecek kadar az olması olumsuz olarak yansıdığının altı çizildi.

    *Alevi örgütlenmelerinde yer alanların çoğunlukla yerel ya da genel siyasi hedefler gözetmesi ve pozisyonunu buna göre belirlemesinin örgütlenmeyi olumsuz etkilediği tespiti yapıldı.

    *Alevi kurumlarındaki ayrışmaların, restleşmelerin, bölünmelerin büyük oranda siyasi nedenlerle  olduğu vurgusu yapıldı.

    *Aleviler ve siyaset ilişkisinin çok çirkin kurulduğu, neredeyse bir çok şubenin kendi örgütünün şubesi değil bulunduğu ilçe ya da ildeki Belediye Başkanının şubesi konumunda hareket ettiği vurgulandı.

    *Alevi örgütlenmesinde şube yöneticisi bile olmayanların yani örgütün kimi kademelerinde hizmet vermeyenlerin doğrudan örgütlenmenin en tepesine getirilmesi, seçilmesinin doğru bir yöntem olmadığı yönetim ve taban ilişkisinde kopukluğa yol açtığına vurgu yapıldı.

    *Çok şubeli örgütlerde genel merkez şube ilişkisinin anti-demokratik olduğu, bu durumun da örgütlenmeyi olumsuz anlamda doğrudan etkilediği vurgusu yapıldı.

    *Genel Merkez yöneticilerinin çok delegesi bulunan şubeleri karşısına almamak adına bu şubelerin her türlü olumsuzluklarını görmemezlikten geldiğine dikkat çekildi.

    *Alevi örgütlerindeki denetim kurullarının görevinin fatura kontrol etmekten ibaret mi olduğu, o kurumdaki Aleviliğe uygun olmayan kimi uygulamaları denetlemeyeceği mi sorusu soruldu.

    *Bir iç savaş ihtimalinin konuşulduğu şu günlerde Alevilerin korunmasına yönelik örgütsel anlamda ne yapılmalı sorusu soruldu.

    *Örgütümüzün gençlik ayağının yeterli düzeyde olmadığının altı çizildi.

    *Alevilerin dilini, literatürünü yitirdiği bunun da özü yansıtmada ve asimilasyona karşı duruşta olumsuz etki gösterdiği tespiti yapıldı.

    *Alevilerin kentleşme ile birlikte göç ettiği kentlere neredeyse kapısının önündeki söğüt ağacının fidanını dahi taşıdığı ancak Pir’lerini taşımadığının bunun da geleneksel örgütlenmeyle büyük bir kopuşa ve bağlı olarak ta asimilasyona yol açtığı tespiti yapıldı.

    *Alevilerin geleneksel örgütlenme modeli olan Ocak sistemini kenara koymadan yeniden yapılanmayı ele alması gerektiği vurgulandı.

    *Cemevlerindeki hizmet veren pirlerin kimler tarafından belirleneceği masada tartışılmış bu konuda Avrupa örneği masaya sunulmuş ancak bu konunun ilgili masanın ana konusu olması nedeniyle bu soruya cevap bulunması için ilgili masaya not iletilmiştir.

    *Alevilerin merkezi ve bölgelere yayılan bir inanç kurulu olması gerektiği vurgulanıp bu inanç kurulunun da bir Diyanet’e dönüşmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasına dikkat çekildi.

    *Alevilerin mutlaka öncelikle Türkiye olmak üzere tüm Coğrafyalarda bulunan somut ve somut olmayan kültürel varlıklarının envanterinin çıkartılması bunlara günümüzde yapılan Cemevlerinin de eklenmesiyle genel bir mal varlığı listelemesinin yapılmasının çalıştaya önerilmesine karar verildi.

    *Alevi örgüt yöneticilerinin herkesin izlemesine açık sosyal medyadan kavgaya varan tartışmalar içerisinde olmalarının hem örgütlü yapılara hem de genel olarak Alevi dünyasına zarar verdiğinin altı çizildi.

    Taslak raporda örgütlenme ile ilgili öneriler ise şöyle yer aldı:

    1. Geleneksel örgütlenmemiz olan Ocak sisteminin yeniden yapılanması ve kurumsallaşmasının sağlanması bunun için de;
    1. a) Ocakların dergahların tüm pirlerini toparlayıp inanç kurullarını oluşturmaları,

    b)Geleneksel erkannamelerini derleyip yazıya geçirmeleri ve bu erkanları güncellemeleri,

    1. c) Ocaklarına bağlı köylerin hatta ailelerin tespitlerinin yapılıp kayda alınması,
    2. d) Aleviliğin olmazsa olmaz kuralı olan yılda bir görgüden geçmenin ve talipleri görgüden geçirmenin tüm Ocaklar açısından hayata geçirilmesi.

    2- Günümüz örgütlenmeleri olan Dernek ve Vakıf örgütlenmesine giriş olan üyelik sisteminin geleneksel yapıya dönüştürülmesi bu anlamda bir Alevi kurumuna – Cemevine üyeliğe mana kazandırılması, bunun için;

    1. a) Kurumlara üyeliğin bir ritelle gerçekleşmesi, bunun için bir üye kabul töreni yapılması; mevcut üyelerin davet edildiği bir ortamda veya cemde üye olacakların lokmalarını getirip kuruma üyelikleriyle ilgili ikrar vermeleri ve mevcut üyelerin rızalığının alınması yöntemi uygulanmalıdır.
    2. b) Devletlerin koyduğu ve Dernekler Masası ya da Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün zorunlu kıldığı kurullar haricinde “dar kurulu”nun oluşturulması, bu kurulun genel kurulca üyeler arasındaki kamil insanlardan oluşması, bu dar kurulu; hem mevcut üyeler hem de yeni giren üyeler açısından bu üyelik ikrarına uyulup uyulmadığına yönelik başvuruları değerlendirip sonuçlandırması.

    3- Cemevlerinde inançsal işleyiş ile yönetsel işleyişin birbirinden ayrılması, inançsal hizmetlilerin özgün olması ve yönetim kurulunun inançsal alana müdahale etmemesi.

    “ALEVİ BİRLİĞİ OLUŞTURULMALI”

    Raporda Alevilerin birliğine ilişkin ise şu öneriler yer aldı:

    “Alevilerin örgütlü yapıları olarak saydığımız dernekler, vakıflar, federasyonlar, platformlar, cemevleri ve buna ilave olarak toplumu etkileyen aktörler olarak da Alevi medyası, Alevi siyasetçisi, Alevi muhtarlar, belediye başkanları, sanatçılar, yazarların bir örgütlü yapı içerinde olmasını sağlayabilmek, örgütlerin birliğini sağlama konusunda atılacak en önemli adımdır.

    Bu birlikteliği sağlamanın yolu ise hiçbirisinin örgütlü yapısını dağıtmadan, yok saymadan hatta onları daha da güçlü kılacak bir “Alevi Birliği” oluşturmaktır.

    Alevi Birliği; bütün bu kurum ve kişilerin içerisinde yer alacağı bir yapılanma olacaktır. Birliğin sınırı Türkiye değil; tüm Dünya’da yaşayan Aleviler ve örgütlerdir.

    Dünya Alevi Birliği;

    Dünya Aleviler Birliği; Alevi köy ve mahalle muhtarları, Alevi belediye başkanları, seçilmiş Alevi milletvekilleri her bir Alevi medyası, her bir Alevi köy veya bölge derneği, her bir Alevi örgütü, Cemevi, Alevi Vakfı, Federasyonu ve Ocak temsilci ya da belirlenecek sayıdaki temsilcileri Dünya Alevi Birliğinin doğal delegeleridir.

    Bunların haricinde kimi özgün yapılanmalarına göre alt birlikler yoluyla bu meclise delege gönderecek yapılandırmalar meydana getirilecektir. Özgün yapısına göre Alevi Sanatçılar Birliği, Alevi Hukukçular Birliği, Alevi İş İnsanları Birliği, Alevi Aydın – Yazarlar Birliği, Pirler Birliği, Alevi Aşıklar – Zakirler Birliği, Alevi Gençlik Birliği, Alevi Kadınlar Birliği, Dünya Alevi Birliği delegeleri; doğal delegeler yanı sıra bu özgün birliklerden belirlenecek sayıdaki temsilcilerin katılımıyla oluşacaktır.

    Dünya Alevi Birliği delegelerinin yarısının kadın olması inancımızın öğretisi gereğincedir.

    Dünya Alevi birliği yılda bir olağan olarak, gerek duyulduğunda da Olağanüstü toplanır. Dünya Alevi birliği, delegeleri kendi içlerinden 120 kişilik bir Genel Birlik Meclisi seçerler. Seçilecek Genel Birlik Meclisin temsiliyetleri yansıtması esas alınacaktır. Yani 120 kişilik genel mecliste özgün birliklerin temsiliyetleri, kurum temsiliyetleri vb sağlanmalıdır. Bunlara ilave olarak Genel Mecliste bölgelerin de temsiliyetlerine dikkat edilmelidir. Genel Birlik Meclisi’ninde yarısının kadın olması esastır.

    120 kişilik Genel Birlik Meclisi kendi içinde 40 kişiden oluşan bir Yürütme Meclisi seçer. Bu 40 kişinin de kurumsal temsiliyet ve özgün meclislerin temsiliyeti gibi hususları dikkate alarak oluşturulması ve yarısının da kadın olması esastır.

    40 Kişiden oluşan Yürütme Meclisi de yarısı kadın olmak esasıyla 12 kişiden bir Divan seçer. Bu Divan Yürütme Kurulu’nun sekreteryasını oluşturur. Kendi içinde bir kadın bir erkekten oluşmak üzere dönem sözcüsü belirlerler.

    Genel Meclis üç yılda bir seçimli kurultayda seçilir ve buna göre de tüm organlar yeniden belirlenir. Üç yıl boyunca yapılacak görev süresince sözcülük yıllık olarak dönüşümlü yürütülmelidir.

    Aleviliğin iç hukukuna uygun olarak disiplinlik olaylara Pirler Birliği bakar.

    Dünya Alevi birliğinin ülkeler bazında yapılanması olması gerektiği gibi bölgeler hatta ilçeler bazında dahi yapılması tavsiye edilmektedir.

    Bu anlamda ivedilikle Türkiye Aleviler Birliği kurulma çalışmalarına başlanmalıdır. Akabinde hatta eş zamanlı Dünya Aleviler Birliği çalışması yürütülmeli, bölgesel birliklerin oluşması konusunda da çağrıda bulunulmalıdır.

    Türkiye Alevi Birliği’nin oluşturulmasında, birlik oluşup organlar faliyete başlayana kadar Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Vakıflar Federasyonu, Alevi Dernekler Federasyonu sekreteryayı yürütür.

    Eş zamanlı olarak Türkiye Alevi Birlikleri sekreteryası ile Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Dünya Aleviler Birliği sekreteryasını yürütür.

    Birlikler oluşup kendi kurulllarını seçtikten sonra bu sekreteryalar kendiliğinden fesh olur.”