Etiket: tekman

  • Tekman Belediyesi, ‘Pir Sultan Abdal Kültür Evi’ açıyor-VİDEO

    Tekman Belediyesi, ‘Pir Sultan Abdal Kültür Evi’ açıyor-VİDEO

    PİRHA- Erzurum’un Tekman ilçesinde Alevi yurttaşların günlük ihtiyaçlarını karşılamak ve kültürel çalışmalarını yürütmek amacıyla ‘Pir Sultan Abdal Kültür Evi’ açılıyor. Tekman Belediyesi Eş Başkanları, Alevi pirleri ve köy muhtarları ile gerçekleştirdikleri istişare sonrasında böylesi bir mekanı oluşturma kararı aldıklarını söyleyerek, “Buradaki en önemli amacımız özellikle Alevi yurttaşlarımızın, kadınların kendi günlük ihtiyaçlarından tutalım kültürel çalışmalarına kadar bunu daha rahat yapabilecekleri bir alan oluşturmaktı” diye belirttiler. 

    Erzurum’un Tekman ilçesinde ‘Pir Sultan Abdal Kültür Evi’ açılıyor.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Tekman Belediye Eş Başkanları Gülen Şengül ve Abdurrahman Sever gün içerisinde ilçe merkezine gelen Alevi yurttaşların ihtiyaçlarını karşılayarak dinlenebileceği, kültürel çalışmalarını yürütebilecekleri bir mekan oluşturacaklarını kaydederek, projenin toplumda sevinçle karşılandığını belirtti.

    ALEVİ PİRLERİ VE MUHTARLARLA GÖRÜŞÜLEREK KARAR VERİLDİ

    Proje öncesinde Alevi pirleri ve köy muhtarları ile istişare sonrasında gelen öneri üzerine oluşacak mekana ‘Pir Sultan Abdal Kültür Evi’ ismi verilmesi kararlaştırıldı.

    Özellikle günü birlik ilçe merkezine gelen kadınların zaman geçirip dinlenebileceği bir mekanın olmamasından kaynaklı böyle bir projenin bir ihtiyaç halini aldığını belirten Tekman Belediyesi Eş Başkanları Gülen Şengül ve Abdurrahman Sever, çeşitli temaslar sonrasında bir mekan bularak çalışmalarına başladı.

    TADİLAT İŞLERİ BAŞLADI

    İlçe merkezine gelen özellikle kadınların gün içerisinde ihtiyaçlarını karşılayabilecek herhangi bir mekanın olmamasının bu projenin ortaya çıkmasında en önemli sebep olduğuna vurgu yapan eş başkanlar, ilk iş olarak bir binanın 4. katını bu proje için tadilata alarak kolları sıvamış durumda. Pir Sultan Abdal Kültür Evi projesi 100 metrekarelik bir alanda hizmet verecek. Bu alan içerisinde ayrıca mutfak da bulunacak.

    1 AY İÇERİSİNDE HİZMETE GİRMESİ PLANLANIYOR

    Göreve geldikleri günden bu yana Tekman’da inançların kendi özgünlükleri temelinde kendilerini var edebilmeleri, özgürce kendilerini yarınlara taşıyabilmelerine dair hassasiyetle çalışma yürüttüklerini belirten eş başkanlar Gülen Şengül ve Abdurrahman Sever, ilçe merkezinde bir ilk olarak ifade ettikleri ‘Pir Sultan Abdal Kültür Evi’ açılışını 1 ay içerisinde gerçekleştireceklerini kaydettiler.

    ŞENGÜL: KADINLARIN DİNLENEBİLECEĞİ BİR ALAN 

    Tekman Belediye Eş Başkanı Gülen Şengül, projeyi 1 ay içerisinde tamamlayarak hizmete açacakları bilgisini paylaşarak, “Halklar ve inançların bir arada yaşadığı bir kente sahibiz. Alevi yurttaşlarımız için Tekman merkezde Pir Sultan Abdal Kültür Evi’ni açıyoruz. Bu hizmetteki amacımız daha çok köylerden gelen kadınlarımızın dinlenebileceği, kültürel faaliyetlerini oluşturabilecek bir alanı yaratmak. Bunun çalışmalarını başlattık. 1 aylık süre içerisinde de açacağız” dedi.

    SEVER: ALEVİLERİN İLÇE MERKEZİNDE KÜLTÜRLERİNİ YAŞAYABİLECEĞİ BİR ALAN YOKTU

    Alevi yurttaşların ilçe merkezinde kültürlerini yaşayabilecekleri bir mekanın oluşmadığını söyleyen Tekman Belediye Eş Başkanı Abdurrahman Sever, “Tekman’da sadece Sünni kesim değil, Alevilerde yaşıyor. Her ne kadar kaldığı yerleşim alanları Tekman’a uzak olsa da kentler her mahallenin kullanım alanıdır. Yıllardan beri Alevi yurttaşların kendi kültürlerini, inançlarını ilçe merkezinde yaşayabilecekleri bir alan yoktu. Özellikle kadınların rahatlıkla konaklayıp dinlenebileceği bir alan ihtiyaç hasıl olmuştu. Her rengin kendi özgünlüğü temelinde var olabilmesi, yaşam bulabilmesi adına bir gayemiz var. Tekman çok kültürlü yapıya sahip olan bir ilçe. Çok kültürlü yerleşim alanlarında bizim içinde en önemli kıstas ahlaki ve politik toplumu oluşturabilmek, zemini atabilmek, inşasını gerçekleştirebilmektir. Ahlaki ve politik toplumun en önemli kıstası ise her rengin, her sesin, her dilin, her kültürün kendi özgünlükleri temelinde kendilerini var edebilmeleri, özgürce kendilerini yarınlara taşıyabilmedir” diye konuştu.

    “TEKMAN’DA BİR İLK OLMA ÖNEMİ TAŞIYOR; 1 AY İÇERİSİNDE AÇACAĞIZ”

    Sever, Alevi pirleri ve muhtarla karşılıklı görüşerek bu süreci yürüttüklerini kaydetti. Kararın sevinçle karşılandığını ifade eden Sever, “Bu minvalde bizlerde kentimizde bir ilk olarak gerçekleştireceğimiz ve belirli görüşmeler yaparak adına karar verdiğimiz Pir Sultan Abdal Kültür Evi’ni faaliyete koymayı planlıyoruz. Bu proje öncesinde Alevi pirleri ve muhtarlarla karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk ve isim öyle ortaya çıktı. Buradaki en önemli amacımız özellikle Alevi yurttaşlarımızın kendi günlük ihtiyaçlarından tutalım kültürel çalışmalarına kadar bunu daha rahat yapabilecekleri bir alan oluşturabilmekti. Kadınlar günlük ihtiyaçlarını karşılamak adına bir kahveyi kullanıyordu. Bu bir mağduriyet yaratıyordu. Bu bir ilk olma önemi taşıyor. Birçok Alevi can arayıp memnuniyetini dile getirdi. 1 aya kadar Pir Sultan Abdal Kültür Evi’ni faaliyete koyacağız” diye belirti.

    Ersin ÖZGÜL/ERZURUM

     

     

     

     

  • Çiğdem Kılıçgün Uçar: Siz bu ülkedeki zalimliğin sahibisiniz

    Çiğdem Kılıçgün Uçar: Siz bu ülkedeki zalimliğin sahibisiniz

    PİRHA – Kemikleri ailesine kutu içinde verilen Yılmaz Uzun için Erzurum’da taziye kuruldu. Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, yaptığı konuşmada hükümeti eleştirerek “Bu ülkenin sahibi bir tek siz misiniz? Değilsiniz! Siz bu ülkedeki zalimliğin sahibisiniz” diye konuştu.

    Kemikleri 3 yıl sonra kutu içerisinde ailesine verilen Yılmaz Uzun’un Erzurum’da yapılan taziyesine Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, DBP Eş Genel Başkanları Saliha Aydeniz ve Keskin Bayındır, Milletvekilleri, Barış Anneleri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “HALKLAR ARASINDA KURULAN KUTUPLAŞMAYA GEÇİT VERMEYECEĞİZ”

    Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, taziye evinde yaptığı konuşmada “Halklar arasında kurulan kutuplaşmaya ve gerginliğe geçit vermeyeceğiz” diyerek şunları söyledi:

    “Bugün, Kürt halkı ve Kürt halkının çocuklarının cenazelerinin yani kemiklerinin torbalarla, kutularla gönderildiği bir zamanda yaşıyoruz. Yani; yüzyıllık inkar, asimilasyon ve yok sayma politikalarıyla karşı karşıyayız. Yüzyıllık bu inkara karşı Kürt halkının direnişi kıymetli bir yerde duruyor. Ülkede iktidar yer yer yeni bir anayasadan, Türkiye Cumhuriyetinin 100’üncü yılından ve yeni bir çıkıştan bahsediyor. Açık ifade edelim ki; bu çıkış Kürtler olmadan olmaz, bu çıkış Kürt sorununu çözmeden olmaz. Agit İpek’in cenazesi annesine kargoyla gönderildi, Hakan Aslan’ın cenazesi Ali Rıza amcaya kutuda verildi. Bugün de Yılmaz Uzun’un cenazesi babasına bir kutuda verildi. Tüm bunların hepsi 1 Eylül Dünya Barış Gününde oldu. Türkiye’de, dünyada insanlar barış için sokakta sesini yükseltirken bu iktidar sadece Kürtlere değil, Türkiye toplumuna bir mesaj gönderiyor.

    Açık ifade edelim, bu ülkede iktidarın göndereceği hiçbir mesaja bakmayacağız, yolumuza devam edeceğiz. Yüzyıllık direnişimiz ve mücadelemiz bize fazlasıyla yetiyor. Ama şunu söyleyelim; bu iktidar artık Kürt halkından mesajları alsın. Bu iktidar Kürt halkının dilini kullanması karşısında silaha sarılmaz, Kürtlerin kendi kimliğini savunması karşısında silaha sarılamaz. Soralım; siz kimsiniz? Bu ülkenin sahibi bir tek siz misiniz? Değilsiniz! Siz bu ülkedeki zalimliğin sahibisiniz. Çocuklarımızın ölümüne izin vermeyeceğiz. Halklar arasında kurulan kutuplaşmaya ve gerginliğe geçit vermeyeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li 15 belediye meclis üyesi görevden alındı

    HDP’li 15 belediye meclis üyesi görevden alındı

    PİRHA – Karayazı, Tekman ve Karaçoban belediyelerinde HDP’li 15 meclis üyesi, İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.

    Erzurum’un Karayazı, Tekman ve Karaçoban belediyelerinde, Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) meclis üyesi olan 15 kişi, İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden uzaklaştırıldı. Haklarında yürütülen soruşturma ve davalar gerekçe gösterilerek, görevden uzaklaştırılan meclis üyelerine tebliğ edilen bakanlık kararında, “Anayasa’nın 127. maddesinin 4. fıkrası ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca görevden uzaklaştırılmaları uygundur” denildi.

    KAYYIM ATANMIŞTI

    Karayazı Belediyesi Eşbaşkanı Burhanettin Şahin ile birlikte Erdal Bayram, Yakup Aras, Yüksel Kişi, Abdurrehim Göksu, Mahmut Çimendağ, Alaattin Kırtıl ve Emel Turan görevden uzaklaştırıldı. Böylece HDP’nin 13 olan meclis üye sayısı 8’e düştü. Hakkında kesinleşmiş cezası gerekçesiyle 18 Eylül 2019’da tutuklanan Karayazı Belediyesi Eşbaşkanı Melike Göksu’nun yerine İlçe Kaymakamı Mesut Tabakcıoğlu kayyım olarak atanmıştı.

    Tekman Belediyesi’nde de HDP’li meclis üyeleri Cemalettin Şengül, İsmet Karabulut ve Ali Sait Bingül görevden uzaklaştırıldı. HDP’nin 9 olan meclis üye sayısı 6’ya düştü. Tekman Belediyesi’ni, 31 Mart yerel seçimlerinde yüzde 48.53 oy oranıyla HDP’nin adayı Müzahit Karakuş kazanmıştı. Ancak Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Karakuş’un Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilmesi gerekçe gösterilerek, mazbatası AKP’nin adayı Mustafa Ergin’e verilmişti.

    EŞ BAŞKAN DA GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI

    Karaçoban Belediyesi Eşbaşkanı Remziye Sönmez’in aralarında olduğu 4 meclis üyesi de görevden uzaklaştırıldı. Remziye Sönmez, Kazım Erhan, Murat Yaprak ve Ekrem Çintimur’un görevden uzaklaştırılmasıyla HDP’li meclis üye sayısı 10’dan 6’ya düştü.

    (HABER MERKEZİ)

  • Çağdaş Erzurum Dernekler Federasyonu’ndan ‘Bir Mont Bir Bot’ kampanyası

    Çağdaş Erzurum Dernekler Federasyonu’ndan ‘Bir Mont Bir Bot’ kampanyası

    PİRHA – Çağdaş Erzurum Dernekler Federasyonu, Erzurum Tekman ve Hınıs ilçelerinde bulunan öğrenciler için ‘Bir Mont Bir Bot’ kampanyası düzenliyor. 

    İstanbul’da Erzurum Tekman ve Hınıs köylerinin bir araya gelerek oluşturduğu Çağdaş Erzurum Dernekler Federasyonu, uzun yıllardır çalışmalarına devam ediyor. Federasyon olma sürecinden bu yana özellikle eğitim alanında önemli çalışmaları olan ÇEDF, köyde bulunan halkın sorunlarına da duyarsız kalmıyor.

    “ÇOCUKLAR ÜŞÜMESİN DİYE…”

    Bugün itibarı ile ‘Bir Mont Bir Bot’ kampanyası başlatan ÇEDF, Erzurum Tekman ve Hınıs İlçeleri’nde bulunan 7-15 yaş arası çocuklara destek verecek. Kışın çetin geçtiği ilçelerde çocuklar üşümesin diye kampanyaya destek olma çağrısında bulundu. ÇEDF Yönetim kurulu kampanya için şu mesajı paylaştı:

    “İnsanın insanı sevmesinden sonra yapılan en güzel eylemdir yardım etmek.’’ Çocuklar üşümesin diye… Erzurum Hınıs-Tekman’da taşımalı ve yatılı öğrenim gören 7-15 yaş çocuklarımız için başlatılan ”1 Mont 1 Bot” kampanyamıza desteklerinizi bekleriz.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Varto’daki deprem için gönderilen Dünya Bankası’nın parası nereye gitti?-VİDEO

    Varto’daki deprem için gönderilen Dünya Bankası’nın parası nereye gitti?-VİDEO

    PİRHA-Varto depreminin ardından konut yapımı için Dünya Bankası’nın gönderdiği yardım Erzurum köylerinde karşılık bulmadı. Erzurum’un Hınıs ve Tekman’daki köylerine yapılan afet konutları için köylüler en az 20 bin TL’den fazla borçlandırıldı. Afet konutları adı altında evlerinden de olan köylüler, bu borçlanmayı kabul etmediklerini ifade ettiler. 

    HABERİN VİDEOSU

    1966’da Muş Varto’da meydana gelen depremin ardından resmi rakamlara göre 2 binin üzerinde insan yaşamını yitirmişti. Depremden 35 yıl sonra ise barakalarda kalan halk için Dünya Bankası’ndan gelen yardım ile konutlar yapıldı. Varto’nun yanı sıra depremden etkilenen Erzurum’un Tekman ve Hınıs ilçe köyleri de bu konutlardan son 10 yıl önce yararlanmaya başladı. Köylüler, ancak depremin ardından değil son 10 yıl önce köy şartlarına uyumsuz yapılan TOKİ afet konutları için en az 20 bin TL’nin üzerinde borçlandırıldı. Yaşananlara tepki gösteren köylüler, “Dünya Bankası’nın gönderdiği paralar nereye gitti?” diyerek ipotek altına alınan evlerinin bu borçlarını ödemek istemediklerini vurguladılar.

    “İNSANLARI BORÇLANDIRDILAR”

    10 yıl önce yapılan Erzurum Hınıs’a bağlı Kalecik köyündeki TOKİ’lerde kalan Hüseyin Gültepe, Dünya Bankası’nın depremzedeler için gönderdiği paranın doğru kullanılmadığını söyledi. Gültepe, “Depremde zarar gören insanlara bir yardımı olmadı. O paralar gitti. O hükümet politikası neyse konutlar yapıldı. Bu konutları TOKİ’ye bağladılar, insanları borçlandırdılar” dedi.

    “DEVLET O PARALARI KULLANDI, HALK MAĞDUR EDİLDİ”

    “Aslında bu konutlar mağdur olan insanların hakları. Devlet o paraları kullandı ve halk mağdur kaldı” diyen Gültepe, insanların o dönem konutlar yapılmadığı için göç etmek zorunda kaldığına dikkat çekti. Yıllar sonra yapılan konutlarlarla da borçlandırıldıklarını söyleyen Gültepe, ödeme talep edilirse AİHM’a başvuracağını kaydetti:

    “Ödeme yapılmazsa ipotekli ödemek zorunda halk. Ben mağdurum. Hakkım var devlete tazminat davası açacağım. Devletin bana yardım etmesi gerekirken beni borçlandırıyor. Şuan halk bu parayı ödemek zorunda, bilmeden imzaladılar. Ödemedikleri takdirde devlet el koyar, başka bir ikinci şahsa satabilir ve kimse bir hak talep edemez. Ödeme talep edilirse AİHM’e başvuracağım. Çünkü bu benim hakkım.”

    “TOKİ’LER KÖYE UYGUN YAPILMADI, DEVLET ALEVİ HALKINI SUSTURDU”

    Yapılan TOKİ konutlarının da sorunlu olduğuna ve köy yaşamına uygun olmadığına dikkat çeken Gültepe, “Duvarlardan su akıyor. Yeraltı giderleri yok. Ama vatandaş mecbur kalmış. Şuan bir köyde hayvancılık yapıyoruz. Ahır yapılmalı. Çamurun pisliğin içinde yaşıyoruz. Bizim haklarımız gasp edildi. Devlet o zaman Alevi halkını susturdu. Şuan herkes mağdur” ifadelerini kullandı.

    “BİZE 28 BİN LİRA BORÇ ÇIKARDILAR, ÖDEMEYECEĞİM”

    82 yaşındaki Cemal Taşbilek de Erzurum Hınıs’a bağlı Hayran köyünden. “Ağır hasar konutları yapıldığı için köyümü terk edip bu konutlara yerleştim” diyen Taşbilek şöyle konuştu:

    “66’dan bu yana çok vakit geçti ama devlet yaptırmadı. Dünya Bankası onlara para verdi fakat yetiremediler, yapamadılar. Bizden müsaade istediler ağır hasar diye yaptırmaya. Biz de müteahhite vekaletimizi verdik. Üç köyün toplu konutlarını merada yaptılar. Bu konutlar yapılırken borçlanmadan bahsetmediler. Konut başına 28 bin lira borç çıkardılar bize. Bana talimat geldi verin diye fakat itiraz ettik.”

    Yapılan TOKİ konutlarından memnun olmadıklarını da söyleyen Taşbilek, bu borcu ödememekte kararlı: “Gelsin konutları alsınlar. Yani idam etseler de bu borcu ödemeyeceğim.”

    “O PARAYI NEDEN ALDI YEDİ?”

    22 yıldır Hayran Köyü’nde muhtarlık yapan Fevzi Obay da, hükümete tepki gösterdi:

    “Bu konutların yapılması için tüm dünya devletleri Türkiye’ye yardım vermedi mi? Madem öyleyse o parayı neden aldı yedi. Bir de bizi borçlandırıyor. 22 yıl muhtarlık yaptım. O dönemde bize bir şey söylemediler. Kışın burada yaşantı olmaz. Devlet geliyorsa teslim ederiz devlete bize lazım değil. 100 tane hayvanın olsa burada yaşantı olmaz çünkü fırtına oluyor. Gelsin konutları teslim alsın.”

    Hayran köyünden Kekil Karaca da şöyle konuştu:

    “Bizim köy iç iskana tabiydi. Devlet tepede bize konut yaptı. AFAD işler müdürlüğü yaptılar, ondan sonra borca çevirdiler. Şimdi borçta, herkes fakirdir, parası yok. Devlete biz bunu ödemiyoruz, kendimizi idare edemiyoruz. Ne maaşımız var ne de başka bir şeyimiz. Allah devletten razı olsun bize bu konutları yapmış ama borç yapmışlar ne yapalım ödeyemiyoruz.”

    Semra ACAR/Sevim KAHRAMAN

    ERZURUM

  • Koçerlerin yaylalardaki bir günü…

    Koçerlerin yaylalardaki bir günü…

    PİRHA-Yazın en bunaltan günlerinde buz gibi suyun, solmayan bir yeşilin ve kristalleşmiş parça parça karın varlığı ile serinlik hissi uyandıran yaylalar…Bu yaylalarda mera alanlarının azalması nedeniyle hayvanlarını otlatmaya gelen Koçerlerin de maceraları iki bahar arasında geçiyor. İlkbahar ile başlayan yolculuk havaların soğumasıyla son buluyor. Erzurum Tekman’a bağlı Çağlar Köyü’nün Bingöl dağlarının eteklerinde bulunan yaylalarında karşılaştığımız Koçerlerle günlük hayatlarına ilişkin kısa bir muhabbet gerçekleştirdik. 

    HABERİN VİDEOSU

    Elazığ Kovancılar ilçesinden ilkbahar aylarında Bingöl dağının eteklerinde bulunan Çağlar Köyü’nün yaylalarına gelip sonbahar da tekrar memleketlerine giden Koçerler yaşadıklarını PİRHA‘ya anlattılar.

    Koçerler, sağdıkları sütle peynir yaparak geçimlerini sağlıyor, güneş enerjisi ve panelleri ile su ve elektrik ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Her gün 100’ten fazla koyun sağan kadınlar, otlatmaya götüren çobanlar ve ev işleri ile ilgilenen kızları yayladaki yaşamlarını bizimle paylaştılar. Bir yandan yaylada her şeyin doğal olduğunu söylediler bir yandan da hayvanın para etmediğinden de dert yandılar.

    PEYNİR YAPIP ŞİRKETLERE SATIYORLAR

    3 aile toplamda 25 kişi. Erzurum Tekman Çağlar Köyü’nün Bingöl Dağ (Koğ) eteklerinde bulunan yaylalarında yaşıyorlar. Abdulkadir Barajkılıç, Elazığ Kovancılar ilçesinden gelmiş. Mera alanları olmadığı için Tekman’daki yaylalara çıktıklarını söyleyen Barajkılıç’ı, süt sağan kadınlara koyunları başını tutarken görüntülüyoruz.

    Günde iki defa süt sağma işini yaptıklarını söyleyen Barajkılıç, “Yaptığımız peynirler de para etmiyor. Devlet sadece küpe parası veriyor, başka bir şey vermiyor. Günlük 50-60 kilo süt alıyoruz. Peynir yapıp şirkete veriyoruz” diyor.

    KAZANÇ YOK, ZARAR VAR

    Kazancının düşük olması nedeniyle yaptığı işi hayıflanarak anlatan Barajkılıç şöyle konuşuyor:

    “Mecburen geliyoruz, otlama yeri yok, dışarıda oturuyoruz. Bu işimiz iş değil. Bunun kazancı yok. Yerimiz, yurdumuz yok. Yaz kış mera parası veriyoruz. Gidecek yerimiz yok. Biz sahipsiziz. Artık hayvancılık da yapamıyoruz, zarar ediyoruz. Eviniz olmayınca nasıl hayvancılık yapacaksınız.”

    Barajkılıç, altı ay boyunca geçimlerini sağladıkları yaylalarda elektrik olmadığı için 15 günde bir Hınıs ilçesinden karşıladıklarını ifade ediyor.

    GELİNLERDEN HAYIR YOK

    Günde 100’den fazla koyun sağan Milkişa Barajkılıç da, dört gelinin de hiçbir yardımı olmadığından şikayetçi. Barajkılıç, “Tek başıma koyunları sağıp tek başıma peynir yapıyorum. Rahatsızım biraz. Kollarımdaki lif bezleri kopmuş, bel fıtığım var yapamıyorum” diyor.

    Elif Barajkılıç da, bir yandan süt sağıyor bir yandan ise “Halimizi görüyorsunuz” sözleriyle çilesini anlatıyor.

    KURT KAPAR, HIRSIZ GELİR DİYE 24 SAAT NÖBET TUTUYOR

    İki yıldır bu yaylalarda çobanlık yapan 50 yaşındaki Elazığ Karakoçanlı Gazi Alınak ise, şunları söylüyor:

    “Tabii ki zorlanıyoruz, insan dağın başında zorlanmaz mı. Gece 24 saat hayvanların önündesin. Gece uykusuz kalıyorsun. Kurt kapar, hırsız gelir, diye gece boyu nöbet tutuyoruz. Yaptığım iş güzel tabi, biraz da mecburiyetten, ekmek parası için çalışıyoruz. Çalışırsan aç kalmazsın.”

    “BURADAKİ HER ŞEY SAĞLIKLI”

    25 yaşındaki Meryem Barajkılıç da anne babası hayvanlarla ilgilenirken o da ev işlerine bakıyor. “Nereye gidersen git çalışman lazım” diyor Meryem yaptığı işi anlatırken. Yaylalarda yaşamanın bir yandan doğasıyla insanı büyüleyen bir yanı olduğunu diğer yandan koşulları ile kendilerini çok zorladığını söylüyor. Barajkılıç yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

    “Sıcak havalarda buranın havası serin, güzel oluyor ama soğuk, fırtınalı günlerde tabi çadırlarda kaldığımız için zor oluyor. Bir de çocuklar hasta olunca burası zor oluyor. Başka zorluğu yok buranın. Tabii ki güzel tarafı çok, her şey doğal, suyu buz gibi, dolaba koymak zorunda değilsin, peyniri kendin yapıyorsun, sütü kendin sağıp eve götürüyorsun, istediğin zaman içebiliyorsun. Buradaki her şey sağlıklı. Temiz havası zaten şehirdekinden daha iyidir. Bu iş bize dedemizden kaldı. Bizimkiler buraya gelmediklerinde sanki bir şeylerini kaybetmiş gibi hissediyorlar.”

    Güneş enerjisini kullanarak sıcak su sağlıyorlar. Üç tane de güneş panelleri var. Meryem Barajkılıç, güneş panelleri ile televizyon, el fenerleri ve cep telefonlarını şarj edebildiklerini söylüyor.

    Sevim KAHRAMAN/Semra ACAR

    ERZURUM

     

  • Erzurum Çatkaleliler: Alevi olduğumuz için AKP hizmet vermiyor-VİDEO

    Erzurum Çatkaleliler: Alevi olduğumuz için AKP hizmet vermiyor-VİDEO

    PİRHA – Erzurum Tekman’a bağlı 7 Alevi köyünden biri olan ve en kalabalık nüfusa sahip Çatkale (Mergezer) Köyü sakinlerine PİRHA mikrofonunu uzattık. Halk, hizmet alamadıklarını belirterek, yol, su, alt yapı ve telefon vericisi gibi sorunlarının olduğunu söyledi.  

    Erzurum Tekman’a bağlı Alevi köylerini bozuk ve asfaltsız yollardan anlamak mümkün. Çatkale (Mergezer) Köyü de Tekman’a bağlı en kalabalık nüfusa sahip olan, kışın 60 yazın ise 200 haneye kadar çıkan Alevi köylerinden biri. Her Alevi köyünde olduğu gibi sorunların bitmediği, AKP hükümetinin sadece seçim zamanı hizmet vaatleriyle uğradığı ancak seçim sonrası hiçbir hizmetin gitmediği bir köy Çatkale Köyü. Köyde yaşayanlara mikrofon uzattık.

    “OY YOKSA HİZMET DE YOK”

    Bir önceki dönem köy muhtarlığı yapan Ayvaz Demir 45 yaşında, köyde yaşıyor. Hayvancılık yaparak geçimini sağlayan Demir, köy sorunlarının çok olduğuna dikkat çekiyor. Bugüne kadar herhangi bir hizmetin gelmediğini belirten Demir, köyde su, yol ve telefon vericilerinin olmadığını söyledi. Alevi köylerine hizmetin verilmediğini, bunun sebebini ise seçimlerde AKP’ye oy çıkmamasına bağlayan Ayvaz Demir şunları belirtti:

    “Seçimden önce gelip yollarınızı asfalt yapacağız, verici getireceğiz diyorlar ama seçim bitikten sonra kimse bizi tanımıyor. AKP açık açık bize oy verirseniz size hizmet gelir vermezseniz hizmet de yok diyor. Bir önceki muhtarlık dönemimde aynı sorunları ve söylemleri ben de yaşadım. Burası Alevi bir köy. Kimse AKP’ye oy vermiyor o sebeple bize hizmet gelmiyor. Bu konuda belediye başkanıyla, kaymakam ile görüştük. Önceki Evet, Hayır oylamasında da kaymakam açık açık oy istedi. Oy verirseniz hizmet gelir yoksa hizmet gelmez dedi.”

    Son olarak geçinemediklerini söyleyen Demir, “Devlet sadece destek olarak koyun parası veriyor, koyun başı 25 lira veriyorlar. Bu da 400-500 lira kadar tutuyor. Neye yetecek ki, geçinmek çok zor” dedi.

    “ÜRÜNLERİMİZİ UCUZA ALIP KENDİ ÜRÜNLERİNİ PAHALIYA SATIYORLAR”

    Hatice Yıldırım ise 37 yaşında üç çocuk annesi. Kışın köy yollarının açılmadığını, hastaneye gidip gelirken çok zorlandıklarının altını çiziyor Yıldırım. “Yollarımız, suyumuz, evlerimiz yok” diyen Yıldırım, “Yolların olmaması bizi her türlü etkiliyor. Öğrencilerimiz var, yollarımız açılmıyor, hasta olunca ambulans gelemiyor. Kışın yollar açılmadığı için birkaç kere hastaneye giderken çok zorlandım. Çocuklarımız da Tekman’da okula gidiyor, eskiden yurtta kalıyorlardı ama artık bırakmıyoruz çünkü yurtlarda da sorunlar oluyor” dedi.

    Köyde hayvancılık yaparak geçimi sağlayan ve ürettiği ürünlerin değerinde satılmadığına da veryansın eden Hatice Yıldırım, “Sadece hayvancılık yapıyoruz, başkada bir şey yok. Fabrika yok iş yok. Süt sağıyoruz öyle gidiyor, gelen meyve, sebze satan arabalar, ürünlerimizi alıyor ama ucuz alıyor. Peynirin kilosunu 2-3 liraya veriyoruz ama kendi malını bize 5-6 liraya satıyor” diye konuştu.

    “ALEVİ OLDUĞUMUZ İÇİN HİZMET ALAMIYORUZ”

    Çatkale Dernek Yöneticisi olan ve İstanbul’da yaşayan Hayri Han ise köy sorunlarını şöyle anlatıyor:

    “Köyün sorunları çok. Alt yapısı, yolları yok. Sularımız ise doğru dürüst akmıyor. Köyde telefon vericisi yok, telefon açmak için köyün uzağında bir yerlere gitmek zorunda kalıyoruz. Alevi olduğumuz için devlet buraya hizmet getirmiyor. Tekman’ın en kalabalık Alevi köyüyüz yazın 150 haneden daha fazla oluyor” dedi.

    Canpaşa Aslan ve Ağgül Aslan’a da yolda giderken rastlıyoruz. Ana dilleri olan Zazaca, Türkçe şöyle anlatıyorlar:

    “Köyümüz çok kabalık ve güzel. Köyümüzün yolları yok, alt yapısı yok. Burada kaç tane Alevi köyüyüz hiçbirinin yolu yok.  20 yıldır bu yollar hep böyle.Köyümüz çok güzel, Mal var davar var ama ağaç, kavak yok. Yollarımız hep toprak, yapmıyorlar.”

    “KÖYDE OKULUMUZ YOK”

    İki çocuk annesi Nurgül Özdemir de geçim sıkıntısı yaşadığını söyleyerek, köyde okulun olmadığını bu sebeple çocuklarını Tekman’a gönderdiklerini belirtiyor.

    Özdemir, “Evlerimiz yok. Köyde okul olamadığı için çocuklarımız Tekman’a okula gidiyorlar. Telefon vericisi olmadığı için dağa gidip telefon açmaya çalışıyoruz.  Köyde herkes geçim sıkıntısı çekiyor” dedi.

    “Biraz da bize hizmet versinler” diyor köyde yaşayan Leyla Özdemir. “Devamlı köyde kalıyorum. Sorunlarımızı görüyorsunuz; yol yok, sularımız  yok, telefonumuz yok. Neden bizim köylere hizmet etmediklerini bilmiyorum ama her neyse kimse bize sahip çıkmıyor” diyor.

    Semra ACAR-Sevim KAHRAMAN / ERZURUM 

     

     

     

     

  • Asfalt bitiminde başlayan toprak yol Alevi köylerine çıkıyor-video

    Asfalt bitiminde başlayan toprak yol Alevi köylerine çıkıyor-video

    PİRHA-Erzurum’un Alevi köylerinin neredeyse tamamı topraklı yol. Asfalt çalışmalarının hiçbir şekilde gerçekleşmediği Hınıs ve Tekman’daki Alevi köylerinde görüştüğümüz muhtarlar, tüm girişimlerinin sonuçsuz kaldığını söylüyor. Muhtarlar, seçim zamanı oy için verilen vaatlerin başında gelen yol probleminin seçimlerden sonra ise hiçbir karşılık bulmadığını ifade ediyorlar.

    Haberin Videosu

    Erzurum’un ilçelerden köy yoluna girdiğinizi her şekilde anlamak mümkün oluyor. Asfaltın bitiminde başlayan toprak yol size köy yoluna girdiğiniz haberini veriyor. Bu özellikle de Alevi köylerine girdiğiniz de daha da yoğunlaşıyor. Hınıs ve Tekman’ın Alevi köylerindeki muhtarların yollarını ilişkin tüm girişimleri sonuçsuz kalmış. Yıllar boyu çetin hayat şartlarına bir de yol çilesi ekleyen Aleviler seçimle başlayan vaatlerin yine seçim sonuçları ile son bulduğunu söylüyor. Erzurum’da görüştüğümüz muhtarlar, “Tüm toprak yollar Alevi köylerine çıkar” diyor.

    Şah Haydar Atilla üç yıldır Erzurum Hınıs’a bağlı Kazancı köyünün muhtarlığını yapıyor. “Yolumuz yeterli değil. 3-4 kez müracaat ettim, yapacağız dediler ama gelmediler” diyen Atilla, dar yollarda araçların zor gelip gittiklerini söylüyor. Kışın ise kar yağmur ve çamur da çoğu kez yollarda kaldıklarını vurgulayan Atilla, özellikle hasta olduğunda kışın kızakla götürmek zorunda kaldıklarının altını çiziyor.

    Yollarının bir an önce yapılmasını isteyen Attilla, “Vergimizi ödüyoruz, söylüyoruz ama gelip sahip çıkan yok. Yapılan toplantılarda diyorlar ki ‘Yollarınızı yapacağız, sularınızı getireceğiz.’ Yollarımızın yapılmasını istiyoruz, sularımızın gelmesini istiyoruz, alt yapımızın yapılmasını istiyoruz” diyor.

    Hınıs’a bağlı Mırseyit Köy Muhtarı Hüseyin Akarsu da “Şu anda dağ köylerinden en iyi yol bizim köyün yolu” diyor. Çakıl, taş ve toprak yollarını geçen yıl kumlama çalışmasının yapıldığını söyleyen Akarsu, “Köy yollarımızda asfalt yok. Köyde kanalizasyon sorunu var, hala çözülmedi. Burada beş kardeşler ziyareti var. Yazın günde 10 kurban kesiliyor, yolları kötüydü müracaat ettik ancak bu kadarını yaptık” ifadelerini kullanıyor.

    “HER YIL 50 DİLEKÇE VERİYORUZ YOL İÇİN”

    44 yıldır Tekman’a bağlı Kuruca köyünde muhtarlık yapan Hasan Yola da, 44 yıldır her yıl 50 dilekçe ile bu sorunun çözülmesini beklediklerini söylüyor.

    Yola sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yollarımız ilkbahar olduğu zaman çamurdan geçilmiyor. Çünkü yollar dar, biraz geniş açılsa güneş vurduğu zaman çabuk kurur. Asfaltlama zaten yok. Ölünceye kadar biz göremeyeceğiz, bizden sonraki nesiller de belki görmeyecekler, zaten asfaltı da unuttuk, her şeyi de unuttuk. Hele köyün içine bir bakın. 44 yıllık bir muhtarım her yıl 50 tane dilekçe veriyorum. Yolumuz yok, suyumuz yok, yollara bir boru takın en azından su toplanmasın, arabalar çamurda kalmasın. Her sene müracaatımızı yapıyoruz ama maalesef bir netice alamıyoruz.”

    45 HANEDEN GERİYE 3 HANE KALDI

    Kış oldu mu zorlukların daha da yoğunlaştığını söyleyen Yola tüm bu sorunlar yüzündün göçlerinden yoğunlaştığını söylüyor Yola, “Kışın yollarda kalıyoruz. Köy hizmetleri belediyelere bağlı. Kışın arıyoruz, bazen geliyorlar, bazen geç geliyorlar. Ancak devamlı olmak lazım. Şimdi mahalle oldu ama bir şey yok. Niye mahalle yaptın ki? Köy kalsaydı. Bize neden hizmet gelmediğini bir türlü anlayamadık. Mesela ben köyde ev yapamıyorum. Neden? Su yok, yol yok. Kuruluşundan bu yana 45 hane ama kalan 3 hane” diyor.

    “HİZMETİ KENDİ SEÇMENİNE GÖTÜRÜYOR”

    Hınıs Hayran Köyü Muhtarı Aliekber Obay da köye hizmet gitmemesinin nedeninin siyasi olduğunu ifade ediyor. Obay, “Büyükşehir yasasıyla köylere darbe vuruldu. Alevi köylerinden ziyade siyasi görüşümüz farklı olduğu ve oy vermediğimiz için burada da iktidar partisi görevde olduğu için bize hizmette gecikme oluyor. Daha doğrusu önce kendi seçmenine yapıyor” diyor.

    “TÜM PROJELERİMİZ SEÇİMDEN SONRA İPTAL EDİLDİ”

    Asfalt çalışmalarının şuan da hiçbir Alevi köylerinde olmadığını söyleyen Obay, tüm hizmetlerinin vaatte kaldığını düşünüyor.

    Obay sözlerini şöyle sürdürüyor:

    “Maalesef seçim bittikten sonra vaatlerde bitiyor. Şuan ki aşamada projelerimiz, programlarımız iptal edildi. Dört köyün sulama projesi vardı. Bu köyün kanalizasyon projesi yapılmış iki senedir yapılmadı. Köyden akan dere üzerinde Menfez programımız vardı iptal edildi. Mevcut gurup yolunun 10 kilometre genişletme ve asfalta hazır hale getirme programı vardı, o da şuanda iptal edildi. Bu konuda bölge milletvekillerine, Erzurum Büyükşehir Belediyesine defalarca ilettim, Buradaki Kaymakama söyledim. Dile getiriyoruz ama nereye kadar onu da bilemem. Tüm projelerimiz seçimden sonra iptal edildi.”

    Sevim KAHRAMAN/Semra ACAR

    ERZURUM