Etiket: TELE 1

  • Tüm Emekliler Sendikası: Emeklinin yaşam hakkına ve özgür basına dil uzatamazsınız-VİDEO

    Tüm Emekliler Sendikası: Emeklinin yaşam hakkına ve özgür basına dil uzatamazsınız-VİDEO

    PİRHA – TELE 1’e kayyım atanması ve SGK Başkanı Raci Kaya’nın emeklilere yönelik açıklamalarına tepki gösteren Tüm Emekliler Sendikası üyeleri, özgür basının susturulamayacağının altını çizerek, iktidarın emeklilerin yaşam hakkını gasp ettiğini dile getirdi.

    Tüm Emekliler Sendikası, TELE 1’e kayyım atanması ve SGK Başkanı Raci Kaya’nın emeklilere yönelik “Eskiden 50-55 yaşında ölüyorduk, şimdi emekliler 78 yaş ortalamasına geldi” açıklamasına tepki gösterdi. Basın açıklamasını sendika adına Keçiören Şube Başkanı Zerrin İğleyen, TÜİK Genel Müdürlüğü önünde yaptı.

    Zerrin İğleyen, AKP iktidarının 23 yıllık döneminin siyasal ve ekonomik çıkmazlarla dolu olduğunu vurgulayarak, “Ülke kaynakları bir avuç rantiyeciye peşkeş çektirilmiş, çalışanlar ve emekliler sefalete mahkum edilmiş, siyasi ve ekonomik çöküntüyü gizlemek için basın büyük ölçüde kontrol altına alınmıştır. Kontrol edemediği birkaç gazete ve televizyon kanalına akıl almaz sansür uygulanmakta ve ekonomik olarak sıkıştırılmaktadır. Bununla da yetinmeyen iktidar, baskılara direnen TELE 1’e kayyım atayarak susturmuştur” dedi.

    TELE 1’e KAYYIM ÖZGÜR BASINA DARBE 

    TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın gözaltına alınarak akla ziyan suçlamalarla tutuklandığı ifade edilen açıklamada, “Bu ülkenin önemli entellektüellerinden, yazar, aydın ve gazeteci Merdan Yanardağ’a casusluk suçlaması yapışmaz. Merdan Yanardağ bir yurtseverdir” ifadeleri kullanıldı.

    İğleyen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinden CHP’yi güçsüz düşürme ve İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını engelleme amaçlı kumpası hatırlatarak, “Merdan Yanardağ’ı bu kumpasın bir parçası yapıp TELE 1’i susturdular. Özgür yayın yapan basına da gözdağı verdiler. Özgür basın susturulamaz. Bu halk gerekirse dumanla, gerekirse ıslık çala çala haberleşir. Mutlaka bir yol bulunur. Özgürlüğün çığlığı susturulamaz” dedi.

    SGK BAŞKANI RACİ KAYA’YA SERT ELEŞTİRİ

    Açıklamada, SGK Başkanı Raci Kaya’nın emeklilerle ilgili açıklamaları da sert bir dille eleştirildi: “Mesela, bir an önce emeklilerin ölmesini isteyen SGK başkanının saçmalığını gizleyemezler. TÜİK’in enflasyonu düşük gösterme manipülasyonunu gizleyemedikleri gibi… Mantığa bakar mısınız! Emekliler uzun yaşadığı için aylıklar düşük kalıyormuş! Bu zatın, hem ömür uzadığında hem de emekli yaşının kademeli olarak 65 yaşına çıkarıldığından haberi yok herhalde! Bu zat GSMH’dan SGK’ya, özel olarak da emeklilere ayrılan payın düşürüldüğünden haberdar olmadığı düşünülemez. Daha doğrusu bu mevkide birisinin bu kadar pervasız, bu kadar sorumsuz bir açıklama yapma gafletinde bulunması düşünülemezdi. Ama oldu! AKP iktidarı artık şaşırtmıyor” denildi.

    EMEKLİLER AÇ YAŞAM HAKLARI GASP EDİLİYOR

    Emeklilerin ekonomik olarak zor durumda olduğu vurgulanan açıklamada, “Emekliler, kendileri gibi çok yerden maaş almıyorlar. Emeklilerin yan geliri yoktur. Emekliler açtır. Raci Kaya’nın anlamadığı çok belli. Tekrar edelim: Emekliler açtır. Aç bıraktığınız, yaşam haklarına çöktüğünüz emekliler, açlıktan değilse sağlıksız koşullardan çok yaşayamazlar diyorsanız haklısınız! Bu aylıklarla yaşanmaz! Çözüm üretmesi konumunda olan birinin, emekliye öl demesi kabul edilemez. Bu SGK Başkanı liyakatsızdır, insafsızdır. SGK Başkanı Raci Kaya derhal görevden alınmalıdır” ifadeleri yer aldı.

    2026 yılı bütçesinden emekliye ayrılan payın dünya ortalamasının neredeyse yarısı olduğu hatırlatılan açıklamada, “Açıkladıkları Orta Vadeli Programda emekliye zırnık koklatılmıyor. Çalışanların maaş ve ücretleri çok düşük olduğundan, SGK primi düşük olacağının sorumlusu emekliler midir? Çalışma yaşında olanların geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 33’leri bulmuş. İstihdam düşüktür. Haliyle prim ödenemiyor. Kayıt dışı çalışanlara bir de kayıt dışı göçmenler eklendiğinden Raci Kaya’nın haberi yok mudur! Türkiye’de enflasyon Pakistan’daki enflasyonun 7-8 katı. O da TÜİK soslu enflasyona göre! Cumhuriyetin 102. yılında, Cumhur ne hale düşürülmüş. TÜİK ve Raci Kaya bunlara kafa yorsun” denildi.

    Açıklama, “İktidarın özgür basını susturması, TELE 1 ile uğraşması, Merdan Yanardağ’ı tutuklaması ve Raci Kaya’nın emeklinin yaşam hakkına dil uzatması kabul edilemez. TÜİK’in enflasyonu gizlemesine alışmayacağız. Özgür basın, demokratik Türkiye ve insanca yaşam hakkımız için mücadelemizi sürdürecek ve mutlaka biz kazanacağız” sözleriyle sona erdi.

    CEBRAİL ARSLAN/ANKARA 

  • TELE 1 çalışanlarından toplu istifa: “Teslim olmuyoruz arkadaşlar!”

    TELE 1 çalışanlarından toplu istifa: “Teslim olmuyoruz arkadaşlar!”

    PİRHA – Gazeteci Merdan Yanardağ hakkında başlatılan ‘casusluk’ soruşturmasının ardından TELE 1’e kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) atanmasına tepki gösteren kanal çalışanları, bugün toplu istifalarını sundu. TELE 1 binası önünde yapılan basın açıklamasında konuşan çalışanlar kayyım yönetimine karşı durduklarını ve kanalın özgür ruhunu yaşatacaklarını duyurdu.

    Açıklamayı TELE 1 program sunucusu Murat Taylan okudu. Taylan, “Bir taraftan kanaldan ayrılıyoruz ama diğer taraftan TELE 1 ruhunu dışarıda yaşatmak için arayışımız sürecek. O yüzden açıklamamızın başlığı da ‘Teslim olmuyoruz arkadaşlar’ ” dedi.

    TELE 1’in 2017 yılında “özgür medya anlayışı ve gerçeğe sadakat” ilkesiyle kurulduğunu hatırlatan Taylan, “Sansürün, baskının, karanlığın üzerine ışık tuttuk. Halkın çıkarlarını savunduk, emeğin, doğanın, ezilenin yanında olduk” ifadelerini kullandı.

    Kayyım atamasını “özgür basına vurulan bir darbe” olarak niteleyen Taylan, “Kayyım yönetiminin ilk işi haber bültenimizi susturmak oldu. TELE 1’in penguen medyasına dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz. Onurumuzu zedeleyecek bir yayın anlayışını asla kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    TELE 1’in ekran yüzleri, yöneticileri, Ankara temsilciliği ve yazarlarının tamamının kayyım yönetimindeki kanaldan ayrıldıklarını duyuran Taylan, “Biz susmayacağız, kalemimizi satmayacağız ve kırmayacağız. Bu bir geri çekilme değil, bu bir direniş ilanıdır” dedi.

    Açıklamasını, “TELE 1’in kurucusu ve Genel Yayın Yönetmenimiz Merdan Yanardağ’ın yanındayız. Bu karanlığı dağıttığımızda TELE 1 yeniden doğacak” sözleriyle tamamlayan Taylan, kayyım yönetimine karşı duruşlarını net şekilde ortaya koydu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevi kurumlarından yeni açıklama: Alevilik siyasi tartışmaların aparatı yapılamaz!

    Alevi kurumlarından yeni açıklama: Alevilik siyasi tartışmaların aparatı yapılamaz!

    PİRHA- Alevi kurumları, Gazeteci Merdan Yanardağ’ın Alevi inancına yönelik sözlerine yönelik açıklamalarının farklı mecralara çekilmek istendiğini kaydederek, iktidar cenahının bu meseleyi kullanmasını eleştirdi. Alevi kurumları, “Hiç kimse, Aleviliği ve Alevileri, siyasi tartışmalarının, siyasi rekabetlerinin, suni kavgalarının ve iktidar çekişmelerinin aparatı yapamaz” diye belirtti. 

    TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Merdan Yanardağ’ın, CHP önceki Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimligi üzerinden “Aleviler içerisinde çok hain vardır” ifadesi, tepkilere yol açmış ve Alevi kurumları konuya dair ortak bir açıklama yaparak Yanardağ’ı Alevilerden özür dilemeye çağırmıştı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)  yayınladıkları ortak bildirinin yayınlanmasının ardından başlayan tartışmalar nedeni ile, yeni bir açıklama kaleme aldı.

    Açıklamada her siyasi tartışmanın odağına Alevi toplumu yerleştirildiği ve asıl sorunların üzeri bununla örtülmeye çalışıldığına vurgu yapılarak, bu yolla da toplumsal muhalefetin kendi içinde bölünmesi amaçlandığı ifade edildi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Alevilerle ilgili yaptığı son açıklamaların ise inandırıcılıktan uzak olduğunu belirten Alevi kurumları, “TELE 1 televizyonunun kapatılması için, fırsat kollayan RTÜK ve siyasal iktidarın, bizi bahane etmesine izin vermeyeceğiz” diye ifade etti.

    “HİÇ KİMSE ALEVİLİĞİ SİYASİ TARTIŞMALARIN APARATI YAPAMAZ”

    Alevi kurumlarının ortak açıklaması şöyle:

    “Gazeteci Merdan Yanardağ’ın açıklamaları üzerine, Alevi Kurumları olarak 15 Eylül 2025’te yaptığımız ortak bildirinin yayınlanmasının ardından başlayan tartışmalar nedeni ile, yeni bir açıklama kaleme alma ihtiyacı doğmuştur.

    Öncelikle ; Alevi Kurumları olarak, yayınladığımız bildiride yazan her bir kelimenin arkasında olduğumuzu belirtmek isteriz.

    Meramımız yeteri kadar anlaşılmamış olabilir. Buna itirazımız yoktur. Ancak; bile bile tartışmayı farklı mecralara çekmek isteyenlerin de farkındayız. İtirazımız ve talebimiz nettir. Hiç kimse, Aleviliği ve Alevileri, siyasi tartışmalarının, siyasi rekabetlerinin, suni kavgalarının ve iktidar çekişmelerinin aparatı yapamaz. Sadece Aleviliği veya Alevileri değil, hiçbir kimliği, kişisel hesaplarına malzeme yapamaz.

    “ERDOĞAN’IN ALEVİLERLE İLGİLİ AÇIKLAMASI İNANDIRICILIKTAN UAZAKTIR”

    Sayın Yanardağ’a itirazımız, siyaset yapanlara yönelik eleştirilerine değil, bunları inançsal kimlikleri ile eşleştirmesine idi.

    Kendisinden kamuoyu önünde özür dilemesini istedik ve kendisi de zaten gereğini yapıp özür diledi.

    Siyasi tartışmaların, siyasi bir dille yapılması gerektiğini, Alevi, Kürt, Zaza,  Arap, Abdal, Roman v.b kimlikleri rencide edecek ifadelelerle siyaset yapılamayacağını, bugüne kadar, her fırsatta dile getirdik. Bugün aynı noktadayız.

    Son dönemde ne yazık ki, her siyasi tartışmanın odağına Alevi toplumu yerleştirilmekte, asıl sorunların üzeri bununla örtülmeye çalışılmaktadır. Bu yolla da toplumsal muhalefetin kendi içinde bölünmesi amaçlanmaktadır.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Alevilerle ilgili yaptığı son açıklamalar ise, inandırıcılıktan uzaktır. Çünkü; geçmişte Alevilere yönelik ayrıştırıcı, ötekileştirici ve hedef gösterici birçok söylem, bizzat kendisi ve siyasi temsilcileri tarafından dile getirilmiştir. Bugün ise, siyasi çıkarlar doğrultusunda, seçim hesaplarıyla farklı bir dil kullanılmaktadır. Bu yaklaşım, Alevi toplumunun yıllardır süren eşit yurttaşlık mücadelesini gölgelemekte, samimi bir çözüm iradesi olmadığını göstermektedir.

    “TELE 1 TELEVİZYONUN KAPATILMASI İÇİN BİZİ BAHANE ETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Sivas Madımak katillerini serbest bırakan, davayı zaman aşımına uğratan, Suriye’de süren Alevi Soykırımı’na sessiz kalıp, katillerin sırtını sıvazlayan, Berkin Elvan’ın annesini miting meydanlarında yuhalatan, çeyrek asırlık iktidarları boyunca, tek bir talebimizi karşılamayan bir anlayış, inandırıcılığını çoktan yitirmiştir.

    Bizim bildirimizde ifade ettiğimiz eleştiriye yaslanıp, bunu kötü emellerine malzeme yapmalarına da müsaade etmeyiz.

    TELE 1 televizyonunun kapatılması için, fırsat kollayan RTÜK ve siyasal iktidarın, bizi bahane etmesine izin vermeyeceğiz.

    Bugüne kadar, büyük bir çürümüşlüğün parçası olan televizyon programlarına, dizi filmlere, bizlere alenen hakaret eden kanallara ve programcılara en ufak bir işlem yapmayan, hiçbir talebimizi görmeyen RTÜK, şimdi böyle davranamaz.

    “İNANCIMIZIN SİYASETE KURBAN EDİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ”

    Basın özgürlüğü, demokrasinin temel şartıdır. Farklı düşünceleri susturmak, ekranları karartmak, topluma tek ses dayatmak hiçbir şekilde meşru değildir.

    TELE 1 televizyonunun kapatılması, halkın haber alma özgürlüğüne yönelik açık bir saldırıdır. Biz Aleviler, inancımız ve kimliğimiz üzerinden yürütülen ayrıştırıcı politikaları reddediyoruz ! İnancımızın ve kimliğimizin, siyasete kurban edilmesini kabul etmiyoruz ! Laik, Demokratik bir Cumhuriyet, Özgür ve İnsanca bir Yaşam, Eşit Yurttaşlık taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz ! Ne, inancımıza yönelik saldırılara, ne de, antidemokratik uygulamalara, sessiz kalmayacağız!”

    (HABER MERKEZİ)

     

    İLGİLİ HABERLER

    Alevi kurumlarından Gazeteci Merdan Yanardağ’a tepki!

     

  • RTÜK, TELE1’e Yılmaz Güney programı nedeniyle ceza verdi

    RTÜK, TELE1’e Yılmaz Güney programı nedeniyle ceza verdi

    PİRHA-RTÜK, TELE1’de Yılmaz Güney’in tartışıldığı program sebebiyle kanala “suçu ve suçluyu övme” suçlaması ile idari para cezası verdi. 

    Tele 1’de yayımlanan 5. Boyut programında, TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve Atilla Dorsay’ın yönetmen, oyuncu ve senarist Yılmaz Güney hakkında söyledikleri sözleri ‘suçluyu övmek’ olarak tanımlayan RTÜK, kanala yüzde 3 para cezası uyguladı.

    RTÜK, kanal için ayrıca kara para aklama yöntemlerinin tartışıldığı program için “kişileri küçük düşürmek” iddiasıyla da yüzde 3 para cezası uygulanmasına karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yargı, RTÜK’ün TELE1 kararına ‘dur’ dedi

    Yargı, RTÜK’ün TELE1 kararına ‘dur’ dedi

    PİRHA-Ankara 4. İdare Mahkemesi, RTÜK’ün TELE1 TV’ye yönelik yayın durdurma cezası hakkında oybirliğiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi.

    RTÜK, TELE1 TV’ye Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen sözleri nedeniyle 6 Haziran’da; yedi gün yayın durdurma, beş kez program durdurma, iki kez de önceki ay reklam gelirlerinin yüzde 5’i oranında idari para cezası vermişti.

    TELE1, RTÜK’ün bu kararına karşı Ankara 4. İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma istemiyle dava açmıştı. Mahkeme, TELE1’in başvurusunu oybirliğiyle kabul ederek yayın durdurma cezasının yürütmesini durdurdu. Mahkeme, RTÜK’e 30 günlük savunma süresi verdi.

    Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin bugün aldığı karar şöyle:

    “Dava konusu işlemin yayının durdurulmasına ilişkin kısmının uygulanması halinde etkisi tükenecek nitelikte bulunması nedeniyle, davalı idarenin savunması ve ara kararı cevabı alınıp ya da savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçip yeni bir karar verilinceye kadar yıkıma ilişkin işlemin yürütülmesinin durdurulmasına, idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden, olayın niteliğine ve davanın durumuna göre yürütmenin durdurulması isteminin, davalı idarenin birinci savunması alındıktan ve ara kararı gereği yerine getirildikten veya savunma ve cevap verme süresi geçtikten sonra incelenmesine, ara karar gereğinin yerine getirilmesinin yasal zorunluluk olduğunun davalı idareye bildirilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. ve 27. maddesinin 5. fıkrası gereğince savunma ve ara kararı süresinin otuz (30) gün olarak belirlenmesine, 17/07/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

    Mahkeme, RTÜK’ün kararını onaylamış olsaydı TELE1, bu gece yarısından itibaren 24 Temmuz’a kadar yayın yapamayacaktı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mahkeme, RTÜK’ün Tele 1’e verdiği 5 günlük cezanın yürütmesini durdurdu

    Mahkeme, RTÜK’ün Tele 1’e verdiği 5 günlük cezanın yürütmesini durdurdu

    PİRHA- RTÜK’ün Tele 1’e verdiği 5 günlük ekran karartma cezasının yürütmesi durduruldu.

    Ankara 4. İdare Mahkemesi, RTÜK’ün TELE 1’e verdiği 5 günlük ekran karatma cezanın doğrudan basın özgürlüğü ve yurttaşların haber alma hakkına müdahale niteliğinde olduğuna hükmederek cezanın yürütmesinin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi.

    RTÜK’ün CHP’li üyeleri İlhan Taşçı ve Okan Konuralp’in açtığı davada Ankara 4. İdare Mahkemesi, RTÜK’ün Tele 1’e verdiği 5 günlük ‘ekran karartma’ cezasının yürütmesini oy birliği ile durdurdu. Mahkeme kararından yayın durdurma işleminin “telafisi güç zararlar doğabileceğini” değerlendirdi.

    Karara ilişkin Taşçı, “Ankara 4. İdare Mahkemesi, cezanın doğrudan basın özgürlüğü ve yurttaşların haber alma hakkına müdahale niteliğinde olduğuna hükmederek cezanın yürütmesinin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi” dedi.
    Ekran karartma cezası itirazlarının kabul edilmemesi durumunda 22 Temmuz çarşamba gecesi uygulanmaya başlayacaktı. (HABER MERKEZİ)