Etiket: televizyonlar

  • ‘Can TV, Aleviliği olduğu gibi halka yansıtsın memnun oluruz’-VİDEO

    ‘Can TV, Aleviliği olduğu gibi halka yansıtsın memnun oluruz’-VİDEO

    PİRHA-Alevilerin sesi olma sloganıyla 1 Mayıs’ta yayına başlayacak olan Can TV Alevilerde heyecan yaratıyor. Anadolu Yakası Dersimliler Derneği Başkanı Kemal Doğan da heyecanını yansıtıyor kameramıza. Doğan, bu baskılı süreçte Can TV’nin yayına başlayacak olmasının sevindirici ve anlamlı bir haber olduğunu söylüyor. 

    Can TV, 1 Mayıs’ta Hot Bird uydusundan yayın hayatına başlayacak. Alevilerin sesi olma sloganıyla yola çıkan Can TV şimdiden adından söz ettirmeye ve Alevilerde heyecan yaratmaya başladı. Anadolu Yakası Dersimliler Derneği Başkanı Kemal Doğan da kameramıza heyecanını yansıtarak bu sevindirici haber için yorumlarını yapmaya başlıyor.

    “TEK SESLİ BİR MEDYA VAR”

    Basını halkın gözü kulağı olarak gören ve bugünkü sıkıntıların tamamının halkın doğru bilgi alamamasından kaynaklı olduğunu düşünen Doğan şunları söyledi:

    “Bu tarz yayın yapan televizyonların, radyoların yazılı ve görsel meydanın çoğalması lazım ki halkın doğru bir şekilde haber alma kanalları açılsın. Ben basını halkın gözü kulağı olarak görüyorum. Bunlar çok önemlidir. Bugünkü sıkıntıların tamamının halkın bilgi almamasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Bakın ülkede son derece antidemokratik olaylar gelişiyor ama halk bunun karşısında sanki hipnotize edilmiş gibi duruyor. Çünkü havuz medyası topyekun halka sistemin, o ceberrut anlayışın istediği şeyleri pompalıyor. Bir insana 24 saat boyunca ‘Sen delisin, delisin, delisin’ de o kendisini deli olarak kabul eder. Yani sen 24 saat boyunca o kanalları seyret, görebildiğin tüm kanallarda aşağı yukarı Tayyip Erdoğan’ı öven, yücelten, tabiri caizse peygamber ilan eden bir yayın var. Tek sesli bir medya var.”

    “BİR TANE BIRAKILMADI”

    15 Temmuz öncesiyle sonrasında medyanın durumunu karşılaştıran Doğan, “15 Temmuz’dan öncesine  bakın kısmen vardı. Halkın haber aldığı kanalları biraz daha açıktı. Şimdi bakıyorsun topyekun tek taraflı bir basın vardır. Halkımızın az da olsa bilgi alabildiği kanalların tamamı kapatıldı. Bir tane bırakılmadı ki. Kalan kanalların tamamı bir anlayışa, muktedire hizmet ediyor. Bu ülkenin tek sahibine hizmet ediyor, tek sahibin sesi olmuş durumdalar. Bu reva görülecek bir şey midir, demokratik bir ülkede olabilecek bir durum mudur? Ama biz bunun karşısında bir şey yapamıyoruz. Aslında ciddi anlamda sokağa çıkıp sesimizi yükseltmemiz gerekiyor. Ama bir korku cumhuriyeti oluşturmuş, devleti tüm kurum kuruluşlarıyla ele geçirmiş. Bırakın AKP’lileştirmeyi Tayyip’leştiren bir zihniyete sahiptir.” ifadelerine yer verdi.

    “YA TARAF OLACAKSIN YA BERTARAF”

    AKP içinde de hükümetin baskıcı politikalarından rahatsız olanların var olduğunu ancak alenen ortaya koyamadıklarını dile getiren Doğan, “AKP örgütlülüğü içinde de buna karşı rahatsızlığını dile getiren insanlar vardır ama alenen ortaya koyamıyor. Çünkü anlayış budur ya taraf olacaksın ya bertaraf olacaksın. Ya Tayyip Erdoğan’dan taraf olacaksın ya da topyekun bertaraf olacaksın. Hiç mi vicdanlı insanlar yok ya bu ülkede. Yazarı, çizeri, aydını, akademisyeni, iş adamı, sanatçısı hiç kimseden ses çıkabiliyor mu?” dedi.

    “NE GÖRÜYORSA ONU EKRANA TAŞISIN YETER”

    Doğan, Can TV’nin nasıl bir yayın politikası olmasını istediğini de şöyle ifade etti:

    “Çok fazla bir şey istemiyorum. Yani Alevilerden taraf olsun solculardan taraf olsun demiyorum. Sadece gördüğünü yansıtabilen bir televizyon olsa yeterlidir. Tabi ki Alevilerin gasp edilmiş haklarını gündeme getirebilir, Alevilerin programlarını dile getirebilir, Alevilerin sıkıntıları üzerinden bir program yapabilir. Bu çok daha olumlu olur. Ama taraf tutmasın. Ne görüyorsa, neye inanıyorsa olduğu gibi ekrana taşısın yeter. Bizim istediğimiz budur. Yani benden taraf bir televizyon olmasını istemiyorum ben. Olduğu gibi sadece ve sadece gerçekler üzerinden adım atan gördüklerini yansıtabilen bir televizyon olsun yeter. Tabi Alevilerin bir sürü sorunları var. Bu doğrultuda ciddi anlamda programlar yapılabilir, o mecraya dönük bir çalışma yapabilir. Bu tabi ki bizim gönlümüzü okşar. Sadece kabataslak halinde seyrettiğinde klasik anlamda bir Alevi kanalıdır. 7’den 70’e Aleviliği pompalayan bir kanal olmasını ben istemem. Doyurucu olsun, az ve öz değinsin. Aleviliği de doğru bir şekilde bir yerlere çekmeden Alevilik neyse olduğu gibi işin uzmanları tarafından tarif edilen Anadolu Kızılbaş Aleviliğini olduğu gibi yani benim annemin, babamın, dedemin onun dedesinin yaşadığı Aleviliği olduğu gibi halka anlatırsa çok da memnun oluruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yönetmen Ezel Akay: ‘Protesto ediyoruz sıkıldık sizden’ eylemleri yapılmalı

    Yönetmen Ezel Akay: ‘Protesto ediyoruz sıkıldık sizden’ eylemleri yapılmalı

    PİRHA- 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL sonrası çıkartılan KHK’ler ile aralarında TV10’un da bulunduğu onlarca yayıncı kuruluş kapatıldı. Kapatılan yayınlara ve tutuklanan gazetecilere ilişkin PİRHA’ya konuşan yönetmen Ezel Akay, devletin muhalif yayın yapan kuruluşlara yönelmesinin sürpriz olmadığını, buna karşın yayıncıların da alternatif arayışlar içinde olması gerektiğini ifade etti.  

    İlan edilen OHAL sonrası çıkartılan KHK’ler ile TV10, İMC, Özgür Güntv gibi, birçok yayıncı kuruluşun kapısına kilit vuruldu, yüzlerce gazeteci gözaltına alındı ve tutuklandı.

    Kapatmalara ve tutuklamalara ilişkin PİRHA’ya konuşan, yönetmen Ezel Akay, kapatmalara ve tutuklamalara karşı, mücadeleye devam etmek gerekiyor diyerek şunları ifade etti;

    “Mücadeleyi bırakmamak gerekiyor. Ancak başka bir gerçek daha var. O da klasik televizyonculuk dönemi kapanıyor. Artık 3-5 yıl içinde internet yayıncılığı olacak. Bize çok daha iyi yayıncılık imkanları, kaçış imkanları, arka kapıdan girmeyi sağlayacak olan internete dönmek ve tüm çareleri ve eylem biçimlerini orada yeniden üretmek lazım. Dolayısıyla önemli olan kapatılmış olmak değil. Devlet kapatır bunda hiç yeni bir şey ve şaşıracak bir şey yok. Önemli olan çok seyredilmek değil. Çünkü “Ben gerçek haber veriyorum doğru dürüst haber veriyorum” iddiası var.  İnsanlar böyle şeyler izlemek istiyorlar.

    “İKTİDAR YAPTIĞI YANLIŞLARIN GÖRÜNMESİNİ İSTEMİYOR” 

    “İktidar yaptığı yanlışların görünmesini istemiyor bunun için alternatif yayıncılık yapan kanalları kapattı” diyen Akay, şunları belirtti;

    “ İktidar, “Ne kadar az konuşulursa o kadar hızlı gittiğim yönde giderim, benim hakkımda ne kadar az eleştiri olursa, ne kadar az eleştiri duyulursa, ben davamı gerçekleştirecek organizasyonu yapabilirim. Onun için sussunlar, korksunlar, hapse girsinler, programım hakkında kötü konuşan hiç kimse duyulmasın” istiyor. Bu, nefis bir taktik. Ama bu gerçekleşebilecek bir taktik mi? Bu biz izin verirsek gerçekleşecek. Biz hala tv kanalları arasında dolaşıp doğru haber arıyorsak salağız demektir. Kapatsınlar tv kanalları internet var VPN var. Biz muhabirimizi kaldırdık Kobane’ye kadar gönderdik, muhabirimiz Ovacıktaki yangını çekti. Benim yayınımı engellemek için şu şu taktiklere başvurdular. Benimkilerde bunlar. Cep telefonumla giderim Periscope da yayınlarım anında. Bunlarla uğraşmak, gazetecilik nasıl yapılır, haberi topluma nasıl ulaştırırız demek yerine, oturup ben mağdurum çok iyi bir gazeteydi, hem Aleviyim, çok güzel bir insanım beni engelliyorlar, diyerek vakit kaybediyorlar.”

    “YENİ EYLEM YÖNTEMLERİ BULUNMALI”  

    Son olarak yeni eylem yöntemleri bulunması gerektiğini söyleyen Akay, “Sokağa çıkmayın, işe gitmeyin, evinizde oturun. 3 gün size çok eğlenceli şeyler göndereceğiz. Hiç sıkılmayacaksınız. 3 gün bedava ekmek dağıtsın. Öyle şeyler örgütleyelim. Bunun adı da “protesto ediyoruz sıkıldık sizden” olsun. Daha basit bir şey gibi görünsün. Bu fikirler bir şey değil binlercesini düşünebilecek insanlar var” dedi.

    Rohat EMEKÇİ/İSTANBUL