’68 kuşağı devrimci hareketinin öncü kadrolarından Teslim Töre’nin, Karacaahmet Mezarlığı’nda bulunan mezarındaki “Fabrikalar, tarlalar, siyasi iktidar, her şey emeğin olacak” yazısı söküldü.
1968 kuşağı devrimci hareketinin öncü kadrolarından Teslim Töre’nin Karacaahmet Mezarlığı’nda bulunan mezarı tahrip edildi.
Saldırıda, Töre’nin mezar taşı tahrip edilerek, metal plaklarla yapılan Töre’nin resmi ve “Fabrikalar, Tarlalar, Siyasi İktidar Her Şey Emeğin Olacak” yazısı söküldü.
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Töre’nin kızı Muazzez Töre, saldırıyı düzenleyenlerin kim oldukları hakkında herhangi bir bilgiye ulaşamadıklarını söyledi. Saldırının bilinçli yapıldığını ve devrimci mücadeleyi hedef aldığını ifade eden Töre, en kısa zamanda mezarı onararak, eski haline getireceklerini de sözlerine ekledi.
SİNAN CEMGİL’İN YANINDA TOPRAĞA VERİLDİ
İsviçre’nin Bern şehrinde kanser tedavisi gördüğü hastanede 24 Kasım günü vefat eden 68 kuşağı devrimci hareketinin öncülerinden Teslim Töre, 28 Kasım 2019’da yüzlerce insanın katıldığı cenaze töreninin ardından yoldaşı Sinan Cemgil’in yanında toprağa verilmişti.
PİRHA- Türkiye devrimci hareketinin öncü isimlerinden Teslim Töre, aramızdan ayrılışının birinci yılında bugün Karacaahmet Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı. Yapılan konuşmalarda Töre’nin devrimci, mücadeleci kimliğine vurgu yapıldı.
Geçen yıl tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Türkiye devrimci hareketinin öncü isimlerinden Teslim Töre, bugün Karacaahmet Mezarlığı’ndaki kabri başında yakınları ve dostları tarafından anıldı.
“İYİ Kİ BABAMIZ, ÖNCÜMÜZ OLDUN”
Teslim Töre’nin sanatçı olan kızı Sidenur Töre, anmada yaptığı konuşmada, “Canım babam, bir yıl önce bugünün ilk ışıklarında yıldızlara göç ettin. Bugün, dünyanın ve Türkiye’nin pandemi denen yasaklarında senin anıt mezarında mücadele yoldaşların, çocukların, öğrencilerin, dostların yani büyük ailen olarak bir araya geldik. Senin ve mücadelenle son nefesine kadar mücadele ettiğin, yazılarınla ve pratiğinle bize öğrettiğin devrimci değerlerinle onur duyuyor, bu onurlu mirasını devam ettireceğimize huzurlarında söz veriyoruz. İyi ki bizim babamız, iyi ki bizim yoldaşımız, iyi ki bizim insanca yaşam idealleri yolunda öncümüz oldun” dedi.
MUAZZEZ TÖRE: GİDİŞİN ÇOK AĞIR OLDU
Bir dakikalık saygı duruşunun ardından Teslim Töre’nin kızı Muazzez Töre de yaptığı konuşmada, şunları söyledi.
“Babam bizi bırakıp gideli tam bir yıl oldu. Halbuki daha önce de bizim ayrılıklarımız olmuştu. Ama o ayrılıklarımızın gerçekte bir anlamı vardı, bir önemi vardı. Onun ürünlerini bütün toplum alıyordu. Ama senin bu gidişin çok ağır oldu. Sen gittikten sonra Türkiye’de çok fazla bir şey değişmedi. Senin uğruna mücadele verdiğin insanlar yine aynı durumla baş başa. Faşist gibi pandemiyle, ölümcül hastalıkla mücadele etmekte. Bugüne kadar bir çok yoldaşımızı bu hastalıktan ne yazık ki kaybettik. Bize çok güzel bir miras bıraktın. Yani kendi çocuklarına sermaye bırakanların paraları tükenir ama sen bize öyle bir şey bıraktın ki asla bunu hiç bir şey yok edemez. Zaman da yok edemez.”
ADAKLI: DÖRT DÖRTLÜK HALK ÖNDERİYDİ
Mücadele arkadaşı, yoldaşı Ergun Adaklı da telefon bağlantısıyla katıldığı anmada duygularını paylaştı. Adaklı, “Kişiliğini, karakterini ortaya koyabilmek için yapılacak en iyi şey yıllar boyu kavganın başından bu yana omuz omuza verdiği, mücadele ettiği beraber, örgütlediği binlerce yoldaşa bakmak, onlarla birlikte anmak gerekiyor. Teslim yoldaşın güçlü kişiliği ve karakteri ve dirayeti, beraber kavga verdiği arkadaşalarıyla daha iyi anlaşılır. Şehit düşmüş arkadaşlarıyla beraber değerlendirmek gerekiyor. Çok yönlü mücadele yeteneği vardı. Dört dörtlük halk önderiydi. Onun geniş yüreğiyle bir kez daha anıyorum” diye konuştu.
DEMİRER: O ŞİMDİ ERMENEK’TEN ANKARA YÜRÜYEN İŞÇİLERİN YANINDA
Yazar Temel Demirer de “Romalılar kahramanlarına öldü demezlermiş. Yaşadı derlermiş. Drej, Teslim Töre yaşadı. O şimdi burada değil. Biz bir mezarın başında nafile biçimde duruyoruz. O şu anda Gebze’den Ankara’ya yürüyen işçilerin yanında. O Ermenek’ten Ankara yollarına düşen işçilerin yanında. O şimdi her zaman olduğu en yüksek yerlerde koca bir kahkaha atıyor. O kahkahayı duyanlar çok şanslı insanlar. Ben de o şanslı insanlardan birisiyim” dedi.
Yapılan konuşmaların ardından “Her şey emeğin olacak, fabrikalar, tarlalar, siyasi iktidar, her şey emeğin olacak” sloganıyla anma sona erdi.
TESLİM TÖRE KİMDİR?
Teslim Töre 8 Haziran 1939’da doğdu. Töre, Malatya Akçadağlı. Akçadağ’ın Gölpınar köyünde doğan ve Türk siyasi tarihinde özellikle sol siyasetin önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen Teslim Töre, 1963’de Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) üye oldu.
1965’de Akçadağ İlçe Başkanlığına seçildi. Aynı sürede, Malatya da çıkartılan Haşhaş isimli bir yerel gazetede baş muhabirlik yaptı. Yazmış olduğu yazılardan dolayı yargılandı. 1969’da yayınlanmış bir bildiriden dolayı, altında imzası bulunan 6 arkadaşı ile birlikte tutuklanıp, Malatya Cezaevine kondu. 3 ay sonra yapılan ilk duruşmasında tahliye oldu.
Aynı yıl yapılan milletvekili seçimlerinde, Malatya’da “bağımsız sosyalist” milletvekili adayı oldu. Seçim sırasında adaylıktan istifa etti.
1971′ de Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun (THKO) Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla birlikte kuruluşunda yer aldı. THKO’nun 1971 Mayıs’ında dağılmasından sonra, yasa dışı yollarla Suriye’ye geçerek, Şam’daki Filistin Kurtuluş Örgütü ile (FKÖ) ilişkiye geçti. Orada 2.5 yıl kaldı. İdeolojik çalışmalarını Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu Mücadelede Birlik (THKO/MB) adlı bir kitapta topladı.
1974’te THKO/MB kitaplarından birkaç yüz tanesini yanına alarak, tekrar Türkiye’ye döndü.
1976 yılında ideolojik ayrılık nedeniyle bölünme yaşandı. Ayrılıktan sonra Töre arkadaşlarıyla birlikte THKO/MB adında bir örgüt kurdular. THKO/MB’nin işçi sınıfı partisine dönüşmesine karar verildi. Töre yöneticiliğe seçildi. Partileşme çabaları yoğunlaştırıldı. Bütün kadrolar şehirlere ve fabrikalarda çalışmaya yönlendirildi.
Töre bundan sonraki 22 yılda iki kitap yazdı. Birincisi” THKO Hareketi ve Bazı Anılar” (1977) diğeri “Marksizm Ve Sorunlarımız” (1992)
1 Mayıs 1980′ de THKO/MB yapmış olduğu Kongre ile, Türkiye Komünist Emek Partisi’ni (TKEP) kurarak kendini feshetti. Türkiye’de yapılan TKEP’ inin bu kuruluş kongresinde, Teslim Töre, TKEP’nin Genel Sekreterliğine seçildi.
12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 askeri darbelerinin ardından Kasım 1980’de tekrardan yurt dışına çıkarak, Filistin’e gitti.
1988’e kadar yurt dışında kaldığı sürece Şam’da, Beyrut’ta, Budapeşte’de, Sofya’da yapılan çeşitli enternasyonal toplantılara katıldı. Bu toplantılara mesajlar ve politik tebliğler sundu.
Tekrar Türkiye’ye döndükten sonra 5 Mayıs 1993’de İstanbul’da yakalandı. Cezaevine kondu. 11 Eylül 2001’de tahliye oldu. Cezaevi sürecinde iki kitap, gazete ve dergilere onlarca makale yazdı. Kitapları, “Kapitalizm Sosyalizm Örgüt” ve “Birey Toplum Sistem Ve Globalizm” isimleriyle yayınlandı. Yazmış olduğu bu kitap ve makale yazılarından dolayı, hakkında dava açıldı. Bu davalardan dolayı, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemelerinde yargılandı ve 11 ayrı para ve hapis cezasına çarptırıldı. Çıkan bir yasa sonucu söz konusu cezalar şartlı olarak ertelendi.
Cezaevindeki süreçte, yasal Birleşik Sosyalist Parti’nin (BSP) kuruluşunda, kurucu üye olarak yer aldı. BSP’nin Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) ile 1994’de ittifak yaparak oluşturmuş olduğu seçim platformunun milletvekili adayı olarak Gaziantep’te seçime katıldı. Bu seçimde milletvekili olacak kadar oy almasına rağmen, parti yüzde 10 Türkiye barajını aşamadığı için parlamentoya giremedi.
Töre cezaevindeyken, 1996 da kurulan Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin (ÖDP) kurucu üyesi oldu. Cezaevinden tahliye olduktan sonra, politikaya kurucu üyesi olduğu ÖDP ile devam etti. 2002′ de yapılan parti kongresinde ÖDP’nin Parti Meclisi Üyeliğine seçildi.
Bu süreçte Töre’nin yargılanmasına İstanbul 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesin de devam edildi. Mahkeme Töre’ye 24 Şubat 2004 tarihli duruşmada 22 yıl hapis cezası verip, iyi halinden dolayı 18 yıla indirdi. Karar savcı tarafından temyiz edildi. Yargıtay 8 Nolu Mahkemesi, temyiz duruşmasında, 1 Nolu İSDGM’nin, Töre ile ilgili kararın dışında kalanları onayladı. Teslim Töre ili ilgili kararı esastan bozdu ve TCK’nın 146/1 maddesiyle yeniden yargılanmasını karara bağladı.
Töre, 23 Eylül 2003 tarihinde İsviçre’ye giderek iltica talebinde bulundu. 6 Eylül 2004’te ilticası kabul edildi. Yakalandığı kanser hastalığından dolayı Teslim Töre 24 Kasım 2019 tarihinde İsviçre’nin Bern şehrinde hayatını kaybetti.
PİRHA- 68 kuşağının devrimci önderlerinden Teslim Töre, binlerce kişi tarafından, mücadele arkadaşı olan Sinan Cemgil’in de kabrinin bulunduğu Karacaahmet Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı.
HABERİN VİDEOSU
Dünyaya yön veren 1968 kuşağının devrimci hareketin önemli isimlerinden Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla birlikte THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) kuran, sonrasında THKO MB ve TKEP (Türkiye Komünist Emek Partisi) kurucularından olan Teslim Töre Üsküdar’da son yolculuğuna uğurlandı. İlk olarak Karacaahmet Sultan Cemevi’nde dini vecibeleri yerine getirilen Töre, daha sonra binlerce kişi tarafından, mücadele arkadaşı olan Sinan Cemgil’in de kabri bulunan Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Birçok kurum ve derneğin çelenk gönderdiği cenaze merasimi saygı duruşuyla başladı.
KIZI MUAZZEZ TÖRE: BİR ÖMÜR BABAMI ÖZLEYEREK GEÇİRDİM
Merasimde ilk olarak konuşan Teslim Töre’nin kızı Muazzez Töre, anmaya katılanlara teşekkür etti. Babasını uğurlarken kendi aralarındaki anılardan bahsetmek istediğini ama Türkiye’deki sorunların her yeri kapladığını ifade eden Töre, “Bir ömür babamı özleyerek geçirdim. Hiçbir zaman yan yana kalamadık. Babam ya illegal hayattaydı ya da hapishanedeydi” dedi. Babasının kendisine “Benim geri vitesim yoktur, ben hep ileriye giderim” sözünü söylediğini hatırlatan Töre, “Ben bunu öğrendim ve hayatımda uygulayacağım. İki gün önce mezar bakmaya geldiğimde çok ümidim yoktu. Sinan yoldaşının yanında belki mezar bulumayız dedim. Ama çok yakınında bulduk. Babam sağlığında devlet tarafından hiç torpil görmemişti. Ama bugün Sinan’ın yanına defnedilecek” diye konuştu.
TEMELLİ: FAŞİZMİ YIKACAĞIZ, ZULMÜ BİTİRECEĞİZ
Ardından konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Töre ailesine ve yoldaşlarına baş sağlığı dileyerek, 68 kuşağının büyük bir devrimcisini yitirdiğini söyledi. Töre’nin Devrim mücadelesinin en önünde yürüdüğünü belirten Temelli, “Aslolan tarihi değiştirmektir. Çok az bir süre kendisi ile çalışma olanağı buldum. Umut yüklü mücadelesi ile hepimize örnek oldu. 68 kuşağı olarak anılıyor ama her kuşakta mücadelesi ile var oldu. Kuşaklar arası kopukluğu gideren bir anlayışın öncüsüydü. Türkiye demokrasiye, barışa ve Teslim Töre’ye hasret. Anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Yitip gidenler bize faşizme karşı omuz omuza olmayı bıraktı. Bu mirasa kıskançlıkla sahip çıkmalıyız. Faşizmi yıkacağız, zulmü bitireceğiz. O günden önce ölenlere sözümüz bu olsun. Mahir’in, Deniz’in, İbrahim’in yoldaşına şimdi ışıklar yoldaşlık etsin diyorum” diye belirtti.
TAŞ: MUTLAKA BİR GÜN FABRİKALAR TARLALAR EMEĞİN OLACAK
Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş ise, Teslim Töre’nin partilerinin kurucusu olduğunu hatırlatarak, “Onu tanıdığım günden beri moralliydi. Umut ve sevgi doluydu. Ve her zaman anlamaya ve uygulamaya yatkın bir kişiliği vardı. Geçmişe yaslanmayan bir insandı” dedi. Özeleştiride bulunan Taş, “Bugün kendimizi daha fazla geliştirebilseydik, bugün Türkiye bu durumda olmazdı. Buna yürekten inanıyorum. Önem verdiği Kürt meselesi bu noktada olmazdı. Bunu el birliği ile beceremedik. Hayat ve tarih devam ediyor. Mutlaka ama mutlaka bir gün fabrikalar tarlalar, emeğin olacak” diye konuştu
KOÇYİĞİT: ANISI MÜCADELEMİZDE YAŞAYACAK
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit de, bütün devrimci mücadelesine baş sağlığı dileyerek konuşmasına başladı. Teslim Töre ile birebir tanışmamanın kendisi için bir kayıp olduğunu belirten Koçyiğit, “Ama mücadelesini ve yaptıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bize onurlu bir yaşamı, mücadeleyi, toplumsal bir hayat, kurtuluşumuz için bir miras bıraktı. Bugün burada hepimizin bu mirasa sahip çıkması gerekir. Bizim Teslim Töre’ye mücadele sözümüz bu bayrağı ilerletmektir. Ne olursa olsun halklarımızın kurtuluşu için dün de olduğu gibi bugünde, yarın da mücadele edeceğiz. Yıldızlar yoldaşı olsun. Anısı mücadelemizde yaşayacak. Sözü sözümüzdür” diye belirtti.
GÜNAY: YİTİRİLENLERE SELAM OLSUN
Türkiye devrim tarihinin en önemli önder isimlerinden birinin uğurlandığını söyleyen Halkevleri Eşbaşkanı Nuri Günay, “Verdikleri mücadeleyi biliyoruz. Sosyalist ve devrimci olmak en yüce değerimizdir. Teslim Töre yoldaşımızdır. Abimizdir. Anısını mücadelemizde yaşatacağız. Yitirilenlere selam olsun, mücadelemizde yaşamaya devam edecekler” dedi.
Anma etkinliğinden sonra mezarlığa doğru yürüyüş gerçekleşti. Defin sırasında binlerce kişi tarafından slogan ve enternasyonal şiirlerle Töre son yolculuğuna uğurlandı.
68 Kuşağı devrimci önderlerinden Teslim Töre Perşembe günü saat 13.30’da gerçekleştirilecek ana töreninin ardından, Karacaahmet Mezarlığı’nda 68 Kuşağı devrimci önderlerinden Sinan Cemgil’in yakınında toprağa verilecek.
68 Kuşağı devrimci önderlerinden Teslim Töre, pazar günü sabah saatlerinde siyasi sürgün olarak yaşadığı Bern’de hayatını kaybetmişti.
Teslim Töre’nin cenazesi yarın İsviçre’nin Bern kentinde düzenlenecek anmanın ardına İstanbul’a getirilecek.
Cenaze 28 Kasım Perşembe günü saat 13.30’da gerçekleştirilecek ana töreninin ardından, Karacaahmet Mezarlığı’nda 68 Kuşağı devrimci önderlerinden Sinan Cemgil’in yakınında toprağa verilecek.
TESLİM TÖRE KİMDİR?
Malatya-Akçadağ ilçesinin Gölpınar köyünde 1939 yılında doğdu. 1963’de e (TİP) üye oldu. 1965’de Akçadağ İlçe Başkanlığına seçildi. Aynı sürede, Malatya’da çıkartılan yerel gazetede (Haşhaş) baş muhabirlik yaptı. Yazmış olduğu yazılardan dolayı yargılandı. 1969’da yayınlanmış bir bildiriden dolayı, altında imzası bulunan 6 arkadaşı ile birlikte tutuklanıp Malatya Cezaevine kondu. 3 ay sonra yapılan ilk duruşmasında tahliye oldu.
Aynı yıl yapılan milletvekili seçimlerinde, Malatya’da “bağımsız sosyalist” milletvekili adayı oldu. Seçim sırasında ancak anti-demokratik olduğunu öne sürerek adaylıktan çekildi.
Deniz Gezmiş ve arkadaşları ile birlikte THKO’nun kuruluşunda yer aldı. Töre, Nurhak’da Sinan Cemgillerin katledilmesinin ardından Suriye’ye geçti. Şam’daki Filistin Kurtuluş Örgütü ile (FKÖ) ilişkiye geçti. Töre, arkadaşlarıyla birlikte THKO/MB adında bir örgüt kurdu.
1 Mayıs 1980’de THKO/MB yapmış olduğu kongre ile Türkiye Komünist Emek Partisi’ni (TKEP) kurarak kendini fes etti. Türkiye’de yapılan kuruluş kongresinde, Teslim Töre, TKEP’in Genel Sekreterliğine seçildi.
12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası tekrar yurt dışına çıktı.
1982’de Faşizme Karşı Birleşik Direniş Cephesi’nin (FKBDC) kuruluşunda yer aldı. TKEP adına bu cephenin yönetiminde yer aldı.
Ağustos 1988’de tekrar Türkiye’ye döndü. 5 yıl İstanbul’da TKEP sekreteri olarak illegal çalışmalar yaptı. 1993’de İstanbul’da yakalandı ve cezaevine kondu. 11 Eylül 2001’de tahliye oldu.
Cezaevinde Birleşik Sosyalist Parti’nin (BSP) kuruluşunda, kurucu üye olarak yer aldı. BSP’nin Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) ile 1994’de ittifak yaparak oluşturmuş olduğu seçim platformunun milletvekili adayı olarak Antep’de seçime katıldı.
Töre, cezaevinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin (ÖDP) kurucu üyesi oldu. Cezaevinden tahliye olduktan sonra, politikaya kurucu üyesi olduğu ÖDP ile devam etti. 2002’de yapılan parti kongresinde ÖDP’nin Parti Meclisi Üyeliğine seçildi.
Töre’ye 2004 tarihli duruşmada 22 yıl hapis cezası verildi, iyi halinden dolayı cezası 18 yıla indirildi. Karar, savcı tarafından temyiz edildi.
Töre, 2003 tarihinde İsviçre’ye iltica talebinde bulundu. Bu tarihten itibaren yurt dışında yaşıyordu.
Töre, Bern Beau-Site Hastanesi’nde yoğun bakımda tutuluyordu.
PİRHA- Bir yılı aşkın süredir kanser tedavisi gören 68 kuşağının öncü kadrolarından Teslim Töre tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
1968 Kuşağı devrimci hareketin önemli isimlerinden Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla birlikte THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu), sonrasında THKO MB ve TKEP (Türkiye Komünist Emek Partisi) kurucularından Teslim Töre, siyasi sürgün olarak yaşadığı Bern’de yoğun bakıma kaldırılmıştı.
Yaklaşık bir yıldır tedavi gören ve sağlık durumunu kötüye giden Töre bu sabaha karşı yaşamını yitirdi.
Töre için İsviçre’nin Bremgarten Mezarlığı’nda Salı günü cenaze töreni yapılacak. Çarşamba sabahı ise Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bulunan ve Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ile Yusuf Aslan’ın mezarlarının bulunduğu Karşıyaka mezarlığında toprağa verilecek.
İsviçre’nin Bern kentinde Kutüsch Derneği’nde Töre için taziyeler kabul ediliyor.
PİRHA- Alevilik yol erkanına büyük hizmetleri olan ve 9 ay önce hakka yürüyen Çepni Dedesi Bektaş Piroğlu hakkında açıklamalarda bulunan akrabaları, “Bektaş Piroğlu yola büyük hizmetleri olan bir dedeydi. Bunun yanında devrimci bir duruşu da vardı. Nerede ezilen bir halk varsa onlarla birlikte mücadele ederdi” ifadelerini kullandılar.
Manisa’da Çepnidere köyünde 30 Eylül 2018 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu hakka yürüyen Musai Kazım Pirlerinden Çepni dedesi Bektaş Piroğlu yaşamının son yıllarını Ege Bölgesi’ndeki Çepni Alevi köylerinde bulunan talipleri ile geçirirken bu bölgede Alevilik yol erkanına büyük hizmetlerde bulundu. Dedelik hizmetlerinin yansıra gençlik yıllarında tanıdığı devrimci ve solculardan etkilenen ve onları kendisine örnek alan Piroğlu’nun dedeliğinin yansıra devrimci bir duruşu da vardı.
Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu dedenin Antep Köseler köyünde yaşayan akrabaları Piroğlu’nun yaşamını PİRHA’ya anlattı.
“HAKKA YÜRÜDÜĞÜNÜ HABER ALDIĞIMDA DÜNYAM YIKILDI”
Bektaş dedenin çocuklara çocuk gibi yaşlılara yaşlı gibi davranan çok sevilen bir insan olduğunu ifade eden Köseler köyüne gelin olarak gelen teyzesinin kızı Zöhre Keskin, “Ben köye geldiğimde o dönem bizim büyük dedelerimiz vardı. Burada Musaiplik cemleri yapar, kurbanlar keserlerdi. Dedelerimiz hakka yürüdükten sonra bu görevi Bektaş Piroğlu yaptı. Dedelik yapan Bektaş Piroğlu o dönem hayvancılıkla da uğraşarak geçimini sağlıyordu. Dede ile aramız çok iyiydi beni çok severdi. Sürekli yanıma gelip hatırımı sorardı. Bazen de eskilerden bahsederek şakalar yapar gülerdik. Onun hakka yürüdüğünü haberini aldığımda dünyam yıkıldı.”
“DEDELİĞİNİN YANISIRA DEVRİMCİ BİR DURUŞU VARDI”
Gençlik yıllarını Bektaş Piroğlu ile geçiren ve hayatı onunla tanıyan onun öğrettiği Alevilik öğretisi ile bugün yaşamını sürdüren Piroğlu’nun büyük oğlu Hüseyin Keskin, Bektaş Piroğlu’nun Alevilik yol erkanına büyük hizmetleri olduğunu ifade ederek, dedeliğinin yansıra devrimci bir duruşu da vardı. Nerede ezilen bir halk varsa onlarla birlikte mücadele ederdi. Bunun içinde büyük sıkıntılar da yaşadı, işkenceler gördü ama yaşamından ve yolundan hiç taviz vermedi.
“TUTUKLANDI İŞKENCELER GÖRDÜ”
Piroğlu’nun 12 Eylül döneminde birkaç kez tutuklandığını işkenceler gördüğünü ifade eden Keskin şöyle devam etti:
“1970’li yıllarının başında gerek Alevilik yol erkanından aldığı öğreti ile gerekse de dünya görüşünden dolayı o zaman ezilen fakirleşen bir toplumun olmasından dolayı o dönemin solcuları olan Deniz Gezmiş ve Yusuf İnan’ın verdiği mücadeleyi görerek etkilenirken devrimci harekatın içinde yer aldı. O dönemler bu bölgede çalışmalar yürüten Teslim Töre ile tanıştı. O dönem arananlar listesinde olan Teslim Töre barınabilmek için bu bölgeyi seçmiş babamla ve dayımla tanışmış birlikte mücadele vermişlerdi. O dönemler toprak bir evimiz vardı ve Teslim Töre bu bölgeye geldiğinde bizim evimizde kalıyordu. O dönemler köyümüzü bir gün Helikopter desteği ile askeriye bastı. Babam ile beraber ormana doğru kaçtık. Kaçtığımız sıradada asker bize ateş ediyordu. Ormanın içine girdikten sonra palamut ağaçlarından kopardığımız dalları kaya dibine mevzi yaparak saklandık ve canımızı kurtardık.”
“SON YILLARINI EGE BÖLGESİNDE TALİPLERİ İLE GEÇİRDİ”
“Babam o dönem birkaç kez cezaevine girdi. Elektriğe verilerek çeşitli işkencelerden geçirildi” diyen Keskin, “Babam tutuklu iken bir gün dedem yemek ve elbise götürdü. Askerler yaşlı dedemi görünce önce acıyorlar. Sonra Bektaş Piroğlu’nun yakını babası olduğunu öğrenen askerler dedemi içeri alarak ona vurmaya başlayıp işkence ederek babamdan dolayı dede mide tutukluyorlar.” ifadelerini kullandı.
“BABAM TORUNU ALİ’YE EL VERDİ”
“Babam dedelik yaparken de sürekli Ege Bölgesinde bulunan taliplerinin yanına giderdi. Orada talipleri ile bir araya gelerek cemler yürütürdü” ifadelerini kullanan Hüseyin Keskin sözlerini şöyle sürdürdü:
‘Ege Bölgesinde bulunan taliplerine gittiğinde onların sorunlarını çözer ve talipleri de babamı çok severdi. Son otuz yıllını o bölgede geçirdi. Babam hakka yürüdükten sonra bizlere de büyük görevler düştü. Kendisi hakka yürümeden önce bir vasiyeti vardı hakka yürüdükten sonra dedeliği torunu Ali’nin yapması için bize vasiyeti vardı. Ali şuanda liseye gidiyor. Bir yandan da babamın kendisine el bırakmasından sonra Alevilik yol erkanına öğrenerek kendisini bu yolda geliştiriyor.”
“BİZİM İÇİN BEKTO YOLDAŞTI”
“Bizim açımızdan Bektaş Piroğlu dedeliğinin yanı sıra ‘Bekto yoldaş’tı. Sadece dedelik değil dönemin koşullarına göre ezilen hangi halklar olursa onlarla birlikte mücadele ederdi” diyen yeğeni Hüseyin Keskin şunları ifade etti:
“Köy meydanında bulunan babasından kalma iki odalı bir evi vardı. Bir odasında hayvanlarını besliyordu. Diğer odada çanağı ve çömleği ile birlikte siyasi toplantılar yapılırdı. Yaşamı boyunca köy halkı ile dedelikle siyasi olarak iç içe samimi davranan art niyeti olmayan biriydi.”
“KOBANİ, SURUÇ SINIRINDA CEM YAPTI”
Bektaş dedenin Türkiye devrimci hareketinde önemli bir yeri olduğuna vurgu yapan Keskin, “O dönemdeki sol örgütlerden bu gün günümüze kadar olan örgütlerin ve oluşumların içinde yer alarak siyasi bir mücadelede verdi. Örneğin Halkların Demokratik Kongresi HDK içinde yer aldı. Kobani’de yaşanan savaş sürecinden buralardan erzak toplayarak o insanlara gönderdi. Yine Suruç, Kobani sınırında Alevi canlarla birlikte sevgi, muhabbet ve birlik cemi yaparak barış mesajları verdi. Aralarında husumet kavga olan aileleri canları barıştırı.” dedi.
“BASKI ALTINDA CEMLER YAPILIRDI”
Çocukluk dönemlerinde Bektaş dedenin cemlerini gördüğünü ve katıldığını ifade eden yeğeni Hüseyin Keskin, “O dönem köyün büyük odasında cemler yapılırdı. Biz daha çocuktuk. Cemler yapılırken gözcüler köyün girişinde nöbet tutardı. Köyün dışından bir ışık görüldüğünde cem yapanlara haber verilirdi. Oradaki canlarda cemi bırakıp dağılmak zorunda kalıyorlardı. Büyük bir baskı altında cemler yapılıyordu. Ama bu gün baktığımızda artık o cemler buralarda yapılmıyor.” diye konuştu.