Etiket: Tevgera Jinen Azad

  • Mersin’de 6 kurumdan ortak çağrı: Tecride ve keyfi uygulamalara son verilsin-VİDEO

    Mersin’de 6 kurumdan ortak çağrı: Tecride ve keyfi uygulamalara son verilsin-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de 6 kurum, hapishanelerdeki tecrit ve hasta tutukluların durumuna ilişkin ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Türkiye’de barışçıl çözüm yollarının önünü açmak için başta hapishaneler olmak üzere tüm devlet kurumlarında insan haklarına saygılı bir reform süreci başlatılmalıdır. Hapishanelerde uygulanan ayrımcı ve keyfi uygulamalara derhal son verilmelidir” denildi.

     İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Çukurova Yaşamını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Çukurova Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUHAY-DER) Mersin şubeleri ile Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad (TJA) ve Barış Anneleri İnisiyatifi cezaevindeki hasta tutukluların durumuna ilişkin TUHAY-DER binası önünde ortak basın açıklaması yaptı.

    “Hasta mahpuslara özgürlük, infaz yakmalara son” pankartının açıldığı açıklamada “Hasta tutsaklara özgürlük” sloganları atıldı.

    “KEYFİ UYGULAMALARA DERHAL SON VERİLSİN”

    Tüm kurumlar adına basın açıklamasını okuyan TUHAY-DER yöneticisi Lokman Şaman, infazı dolmuş, tahliye edilmesi gereken birçok mahpusun, hapishane idarelerinin veya İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi kararlarıyla tahliye edilmediğine dikkat çekti. İnfaz sürelerinin belirsizleşmesi hem özgürlük ve güvenlik hakkının hem de adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu belirten Şaman, “Kuralsız ve keyfi şekilde uygulanan infaz politikaları, devletin cezalandırma gücünü sınırsız bir şekilde kullanmasına olanak tanımakta, bu da temel hak ve özgürlüklerin açıkça gasp edilmesi anlamına gelmektedir. İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi uygulamalarına derhal son verilmelidir” diye konuştu.

    “ADLİ TIP TEKELİ SON BULMALI”

    Şaman, cezaevlerinde binlerce hasta mahpusun yaşam hakkının ihlal edildiğini, doktor ve hastanelerce verilen sağlık raporlarının yalnızca Adli Tıp Kurumu tarafından onaylanması durumunda geçerli kabul edilmesinin hastaların tedaviye erişimini engellediğini söyledi. Adli Tıp Kurumu’nun tarafsız ve bağımsız bir yapıya sahip olmamasını ve bürokratik gecikmelerle hastaların yaşamının riske atılmasını da eleştiren Şaman, “Türkiye hapishanelerinde bulunan hasta mahpusların tedaviye erişimlerinin önündeki engeller kaldırılmalı, infaz erteleme talepleri kabul edilerek derhal tahliye edilmelidir. Ağır hasta mahpuslar derhal serbest bırakılmalı ve infaz erteleme kararları bağımsız sağlık kurulları tarafından verilmelidir. Adli Tıp Kurumu’nun tek otorite olması uygulamasına son verilmeli, bilimsel ve tarafsız kurulların görüşleri esas alınmalıdır” dedi.

    HAK TEMELLİ REFORM TALEBİ

    İmralı Cezaevi’nde tutulan Abdullah Öcalan’ın tecrit koşullarına da değinen Şaman, barış sürecinin ilerleyebilmesi için İmralı tecridinin sona ermesi ve Öcalan’ın toplumsal katkı sunabileceği koşulların sağlanması gerektiğini dile getirdi.

    Lokman Şaman, açıklamayı şu ifadelerle sonlandırdı:

    “Bugün Türkiye’de barışçıl çözüm yollarının önünü açmak, toplumun tüm kesimlerinin eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamasını sağlamak ve hukukun üstünlüğünü yeniden inşa etmek için, başta hapishaneler olmak üzere tüm devlet kurumlarında insan haklarına saygılı bir reform süreci başlatılmalıdır. Hapishanelerde uygulanan ayrımcı ve keyfi uygulamalara derhal son verilmelidir. Bizler, tüm toplumu ve kamuoyunu bu hak ihlallerine karşı duyarlılık göstermeye, demokratik hukuk devleti mücadelesine destek olmaya ve sorumluluk almaya çağırıyoruz.”

    PİRHA/ MERSİN

  • DEM Parti’nin panelinde kadınlar şiddeti ve 8 Mart’ı konuştu- VİDEO

    DEM Parti’nin panelinde kadınlar şiddeti ve 8 Mart’ı konuştu- VİDEO

    PİRHA- TJA ve DEM Parti Kadın Meclisi tarafından düzenlenen panelde konuşan Eğitim-Sen Hatay Şubesi Kadın Sekreteri Mutlu Aymaz, “Kadın olmanız erkek zihniyeti altında her türlü saldırıya açık şekilde yaşamanız anlamına geliyor. Şiddet görmeniz için kadın olmanız yeterli” dedi.

    Tevgera Jinen Azad (TJA) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında DEM Parti Toroslar İlçe Örgütü’nde panel düzenledi. “Kadın tarihçesi ve yerel yönetimler” başlıklı panele Barış Anneleri başta olmak üzere kadın örgütü temsilcileri ile çok sayıda kadın katıldı.

    “EL KONULAN KAZANIMLARIMIZI GERİ ALACAĞIZ”

    Panelde ilk olarak söz alan DEM Parti Akdeniz Belediyesi Eş Başkan Adayı Nuriye Arslan, kadın iradesinin ve temsiliyetinin tanınmadan toplum içerisindeki sorunların çözülemeyeceğini söyledi. Arslan, sistemin en çok kadının gücünden korktuğunu ve bu nedenle ilk saldırıların da kadınlara yöneldiğini dile getirdi. Akdeniz Belediyesi’ne 2016 yılında kayyum atanmasının ardından ilk saldırıların yine bir kadın mekanı olan İŞTAR Kadın Danışma Merkezi’ne yapıldığını kaydeden Arslan, “Bizim kadınlar için pek çok projemiz vardı. Belediyeye kayyım atanmasının ardından kayyımın ilk hedefi kadın kazanımları oldu. Büyük bir hukuksuzlukla karşılaştık. Biz de buna karşı belediyeyi aldığımızda ilk olarak el konulan haklarımızı alacağız. Kadınlara istihdam alanları açacağız. Kadın müdürlüklerini açacağız. Akdeniz Belediyesi, bizden alındıktan sonra kadın müdürlüğünün ‘Kadın ve aile müdürlüğüne’ çevirdikten sonra başına bir erkek müdür atandı. Buradan söz veriyoruz, el konulan kazanımlarımızı alacağız ve kadın paradigması ile yeniden hayata geçireceğiz. Kadın yaşam özgürlük yalnızca bir slogan değildir. Biz bu sloganla yürüyeceğiz” dedi.

    “ŞİDDET GÖRMENİZ İÇİN KADIN OLMANIZ YETERLİ”

    Daha sonra söz alan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Hatay Şube Kadın Sekreteri Mutlu Aymaz, 8 Mart’ın sembolik bir gün olduğunu, her gün mücadelenin olması gerektiğini vurguladı. Şiddetin türlerini sıralayan Aymaz, her kadının bu şiddet türlerinden en az birine maruz kaldığına dikkatleri çekti. Kadınların bu şiddet türlerine karşı mücadeleyi büyütmesi gerektiğini söyleyen Aymaz, “Bazı kadınlar yaşadığı şiddetin farkında olmayabiliyor. Sevgi adı altında kadını sömürme, şiddete maruz bırakma, manipüle ederek kadının farkında olmama halindedir. Bu anlamda kadınları şiddete uğradığına ikna etmemiz gerekebilir. Şiddet görmeniz için kadın olmanız yeterli. Okumuşu da okumamışı da, ekonomik özgürlüğü olanı da olmayanı da… Kadın olmanız erkek zihniyeti altında her türlü saldırıya açık şekilde yaşamanız anlamına geliyor” diye konuştu.

    KADINLAR DENEYİMLERİNİ ANLATTI

    Panele katınlar kadınlar, şahit oldukları ya da yaşadıkları şiddet türlerine neden cevap veremediklerine dair aktarımlarda bulundu.

    Ardından söz alan DEM Parti Mersin İl Örgütü Eş Başkanı Bedriye Kuş, kadına yönelik ekonomik şiddetin boyutlarına dikkat çekerek, “Kız ve erkek çocuklarımızı yetiştirirken eşit davranmamız gerekiyor. Evdeki iş bölümünü belirlemek gerekiyor. Bizim kendi çocuklarımızın da arkasında durmamız gerekiyor. Kadın bilincini aşılamak için de kızlarınız, kadın örgütleriyle ortaklaşmalıdır” sözlerini kullandı.

    Konuşmaların ardından panel sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • DEM Parti Mersin Kadın Meclisi 8 Mart’a hazır: Alanlarda isyanımızı örgütleyeceğiz- VİDEO

    DEM Parti Mersin Kadın Meclisi 8 Mart’a hazır: Alanlarda isyanımızı örgütleyeceğiz- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Mersin Kadın Meclisi ve TJA, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü çalışmalarını başlattı. Kadınlar yapılan açıklamada  “Birbirimizden aldığımız gücü büyüterek haklarımızdan, yaşamlarımızdan, hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğimizi hep birlikte haykıracağız. 8 Mart alanlarından aldığımız motivasyonla Newroz ateşinin etrafında en güçlü kadın halayını kuracağız” dedi. 

    Halkların Eşitlik ve Demokratik Partisi (DEM Parti) Mersin Kadın Meclisi ve Tevgera Jinen Azad (Özgür Kadın Hareketi-TJA) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yaklaşırken Özgür Çocuk Parkı’nda bir basın açıklaması yaptı.

    Açıklamaya Barış Anneleri Meclisi başta olmak üzere Özgürlük İçin Hukukçular (ÖHD) Kadın Komisyonu, Mimoza Kadın Derneği ve pek çok kadın örgütü katıldı. Açıklamayı DEM Parti Mersin İl Örgütü Eş Başkanı Bedriye Kuş okudu.

    “SÜRECİN BELİRLEYİCİSİ KADINLARDIR”

    Bedriye Kuş, kadınların haklarına ve emeklerine hayatın her alanında sahip çıktığına dikkat çekerek, “Kadına yönelik şiddetin hız kazandığı kadın katliamlarının kırım boyutuna vardığı aynı zamanda birçok alanda elde ettikleri hakları tırpanlanmaya çalışıldığı bu dönemde gelecek sürecin belirleyicisinin kadın mücadelesinin olacağının bilincindeyiz” dedi.

    İstanbul Sözleşmesi vurgusunu yapan Bedriye Kuş, “Yaşam güvencemiz olan İstanbul Sözleşmesi tüm maddeleriyle uygulanmak yerine sözleşmeden geri çekilerek kadınların hayatları riske atılmıştır. Adliye binaları bizler için adaleti bulduğumuz yer değil, şiddet ortamına gönderen mekanlar haline gelmiştir” diye belirtti.

    “8 MART’TA ALANLARDA OLACAĞIZ”

    Erkek yargının verdiği kararın failleri cesaretlendirdiğini belirten Kuş, şu sözleri kullandı:

    “Medeni hukuk değişikliği adı altında yapılmak istenenin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Bizleri evlere kapatan, erkeğin insafına bırakarak sindirmeyi hedefleyen, nafaka hakkına göz diken, çocuk istismarını meşrulaştıran bu düzeni bozacak olan da biz kadınlarız. Mücadele mirasımızdan aldığımız güç ile 8 Mart alanlarına akarak bir kez daha erkek egemen iktidarlara karşı tüm dünyada isyanımızı örgütleyeceğiz.
    Kadın iradesini gasp eden kayyımlara karşı 8 Mart alanlarından öfkemizi en güçlü şekilde örgütleyerek kadın iradesi ile yerel demokrasiye diyeceğiz.”

    8 MART PROGRAMI

    8 Mart alanlarından alınan motivasyonla Newroz ateşinin etrafında en güçlü kadın halayının kuracağını söyleyen Kuş, 8 Mart kapsamındaki eylem ve etkinliklerini şöyle sıraladı:

    “*2 Mart saat 14:00’da Akdeniz ilçemiz şevket Sümer Mahallesi seçim bürosundan Akdeniz ilçemize adalet nöbetindeki anneleri ziyaret etme.

    * 3 Mart saat 14:00’de Toroslar ilçemizde 8 Mart kapsamlı kadın paneli.

    * 4 Mart saat 10:30’da İHD ile ortak cezaevindeki kadın arkadaşlara kart gönderme.

    * 4 Mart saat 14:00’de Yenişehir ilçesinde erbaneli yürüyüş.

    * 5 Mart saat 10:00 ile 15:00 saatleri arası narenciye ve tekstil işçilerini ziyaret etme.

    * 6 Mart saat 14:00′ da Çay Mahallesi seçim bürosun da 8 Mart kapsamlı kadın toplantısı akabinde çat kapı 8 Mart a çağrı el bildirileri dağıtma.

    * 7 Mart tüm gün ev ev ve pazar el bildirisi dağıtma ve 8 Marta çağrı.

    * 8 Mart saat 12:00’da Akdeniz Şevket Sümer Mahallesinde 8 Mart kadın mitingimizi gerçekleştireceğiz. 8 Mart akşam 19:30’da Feminist Gece Yürüyüşü’ne katılım”

    PİRHA/MERSİN

     

  • Mersin’de ‘Kadın Özgürlük’ panelinde tecrit konuşuldu- VİDEO

    Mersin’de ‘Kadın Özgürlük’ panelinde tecrit konuşuldu- VİDEO

    PİRHA- Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinan Azad-TJA) tarafından Mersin’de “Kadın Özgürlük” paneli gerçekleştirildi. Panelde tecrit, Kürt sorunu, toplumsal barış ve mücadele kararlılığı öne çıkarıldı.

    Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinen Azad) Mersin’de ‘Kadın Özgürlük’ paneli gerçekleştirdi. Salona Kürtçe ve Türkçe yazılı ‘Kadın Yaşama Özgürlük’ pankartları asıldı. Panele, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, DEM Parti Akdeniz Belediye Eş Başkan Adayı Nuriye Arslan, Barış Anneleri, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Mimoza Kadın Derneği üyeleri ve çok sayıda kadın katıldı.

    Moderatörlüğünü Leyla Akgül’ün yaptığı panelde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şırnak Milletvekili Newroz Uysal ve Avukat Figen Alp konuşmacı olarak yer aldı.

    “MÜZAKAERE EDİLMELİ”

    Panelde ilk olarak söz alan Figen Alp, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin ekonomiyi, anadilde kültür ve sanat etkinliklerini, toplumsal barışı etkilediğini belirterek, “İmralı ada hapishanesi diğer hapishanelerden çok farklı çünkü nasıl bir infaz hukuku uygulanıyor bilmiyoruz. İmralı’da ayrı bir hukuk uygulanıyor ve bunun ulusal ve uluslararası sözleşmelerde hiçbir geçerliliği yok. Biz sayın Öcalan’a uygulanan muamelenin ne olduğunu bilmiyoruz. Kürt sorunun çözülmesi için sayın Abdullah Öcalan ile müzakerenin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu süreci de yaşadık. Barış süreci öyle bir süreçti. Devletin bu süreçte çıkarının olmadığını fark etmesi ile sonlandırıldı ve yine bir kaos sürecine geçildi. Biz kürt halkı olarak bunun farkındayız ama mücadelemizin son bulmayacağının da farkındayız” dedi.

    “TECRİT SÜRDÜĞÜ SÜRECE ÜLKEYE BARIŞ GELMEYECEK”

    Ardından söz alan Newroz Uysal, bir operasyonun yürütüldüğünü belirterek şunları kaydetti:

    “25 yıldır tutuklu haklarının hiçbiri Sayın Öcalan için uygulanmadı. Bugün Öcalan üzerindeki 25 yıllık tutsaklığının ardından özgürlüğünün sağlanması gerek. Bunun için de adalet nöbetini nasıl büyüteceğimizi tartışmamız gerek. Tecritin birçok yönü vardır. Biri hukuktur. İmralı’da hukuk yoktur. 25 yıldır devlet Kürtler üzerinde savaş istediğinde İmralı’da tecriti ağırlaştırdı, barış istediğinde ise İmralı’da tecriti zayıflattı. İmralı’ya yakınlık barışa yakınlığı gösteriyor. İmralı tecrit altında tutulduğu sürece bu ülkeye barış gelmeyecektir. 25 yıldır ne zaman tecrit ağırlaşsa büyük katliamlar yapılmıştır.”

    Konuşmaların ardından söz alan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, tecrite karşı başlatılan mücadelede Barış Anneleri’nin önemine dikkat çekti. Koca, demokratik bir ülkenin varlığının halkların birlikteliği ve mücadelesiyle mümkün olacağının altını çizdi.

    Konuşmaların ardından Barış Anneleri dengbejler seslendirdi.

    PİRHA/ MERSİN