TMSF, KHK ile kapatılan DİHA, JİNHA, Azadiya Welat ve Azadî TV gibi basın yayın kurumlarının varlıklarını satışa çıkardı.
Etiket: tmsf
-

Kapatılan DİHA ve JİNHA’nın varlıkları satışa çıkartıldı
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA), Jin Haber Ajansı (JİNHA) Diyarbakır Bürosu ve Azadiya Welat Gazetesi, Azadî TV ve Bizim Kocaeli Gazetesi’nin de aralarında bulunduğu 11 medya kuruluşunun farklı kentlerde bulunan bürolarındaki makine, teçhizat ve demirbaşlarını teklif alma yoluyla satışa çıkardı.TMSF, 11 medya kuruluşunun varlıklarını toplam 606 bin 395 TL muhammen bedelle satışa çıkardı. DİHA’nın Ankara Bürosu’ndaki varlıklara 905 TL, JİNHA’nın Diyarbakır Bürosu’ndaki varlıklar 4 bin 536 TL, Azadi TV 245 bin TL, Bizim Kocaeli Gazetesine ise 176 bin TL değer biçildi.Söz konusu varlıklar, 30 Nisan mesai bitimine kadar alınacak tekliflerin değerlendirilmesi sonucunda satılacak. Birden fazla teklif verilen varlıklar için teklif sahipleri arasında 4 Mayıs’ta açık artırma yapılacak.(MA) -

Özgürlükçü Demokrasi: Özgür basına kilit vurarak hakikatleri örtemeyecekler-VİDEO
PİRHA-Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin İstanbul Beyoğlu’ndaki ofisine ve gazetenin basıldığı Gün Matbaa’ya yapılan polis baskını ve gazeteye atanan kayyum sonrası basın açıklaması yapan Özgürlükçü Demokrasi gazetesi, “İktidarların doğasında saldırı kapatma varsa özgür basının geleneğinde de hakikatin sesini duyurma doğası var. Özgür basının kapılarına kilit vurarak özgür basının sesini kısamayacağı bilinmelidir.” dedi.
Kürt basınının önemli yazılı basın ayaklarından biri olan Özgürlükçü Demokrasi’nin İstanbul Beyoğlu’ndaki ofisine ve gazetenin basıldığı Gün Matbaa’ya polis baskın düzenledi. Gazete çalışanlarının gözaltına alındığı bildirilirken gazeteye ve matbaaya kayyum atandı.
Özgürlükçü Demokrasi gazetesi, baskın ve kayyum atanması üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul şubesinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yanı sıra çok sayıda kurum ve muhalif medya temsilcileri destek verdi.
“SALDIRI PEK ÇOK ALANA YAPILIYOR”
İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, basın açıklamasında ilk sözü alarak Özgürlükçü Demokrasi’ye sabaha karşı başlatılan polis baskınının sabah saatlerine kadar sürdüğünü, şu ana kadar 9 kişinin gözaltına alındığını belirtti.
Yoleri, şunları belirtti:
“Gözaltıların nereye kadar genişletileceğini bilmiyoruz. Çünkü derneğimize sabah saatlerinde gerçekleştirilen bir başvuruda başka bir şehirde matbaanın eski bir çalışanının da gözaltına alındığı bildirildi. Bu saldırının, sadece basın özgürlüğüne değil ifade özgürlüğü ve fikir açıklama özgürlüğüne kadar pek çok alana gerçekleştiğini söylememiz gerekiyor.”
“KÜRT BASINI GERÇEĞİ AYDINLATMAYA DEVAM EDECEK”
Özgürlükçü Demokrasi gazetesi editörlerinden Hicran Ürün ise bu baskıların ilk olmadığını daha önce 79 kez gazetenin internet sitesinin engellendiğini ifade ederek kendilerine resmi olarak tebliği edilen bir bilgi olmadığını ancak gazetenin TMSF’ye devredildiğinin sözlü olarak tebliğ edildiğini kaydetti.
Ürün sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tüm bunlar muhalif sesleri bastırmaya yönelik baskılar. Hepimiz bu baskı döneminin mağdurlarından biriyiz. Bu dönemde Kürt basına yönelik baskılar arttı. İfade özgürlüğü tamamen ayaklar altına alındı. En sonunda TMSF eli ile gazetemiz kapatıldı. Bu gazete kapatmanın başka yoludur. Kürt basını onlarca kez basıldı, bombalandı. Bizler susmadık. Özgür basın susturulamadı şimdiye kadar bu geleneği devam ettirecek arkadaşlarımız olacak. Biz inandığımız ve kararlı olduğumuz yolda yürümeye devam edeceğiz gerçeğin sesi bastırılamaz. Kürt basını gerçeği aydınlatmaya devam edecek.”
“ÖZGÜR BASININ GELENEĞİNDE HAKİKATİN SESİNİ DUYURMA VAR”
Yine gazetenin editörlerinden olan Reyhan Hacıoğlu da söz konusu saldırının topluma yönelik topyekun bir saldırı olduğunu belirtti. RTÜK yasasından sonra özgür ve muhalif seslerin susturulmak istenmesiyle birlikte böyle bir şeyin beklendiğini ifade eden Hacıoğlu, daha önce KHK’ler ile yapılmaya çalışılan şeyin şimdi TMSF ile yapılmaya çalışıldığını vurgulayarak, “İktidarların doğasında saldırı kapatma varsa özgür basının geleneğinde de hakikatin sesini duyurma doğası var. Özgür basının kapılarına kilit vurarak özgür basının sesini kısamayacağı bilinmelidir.” dedi.
“TMSF’DEN GELİYORUM DİYEN İSTEDİĞİ BASINA EL KOYABİLİYOR MU?
DİSK Basın-İş’ten Alp Tekin Babaç ise ortada büyük bir belirsizliğin olduğuna dikkat çekerek “‘TMSF’den geliyorum’ diyen istediği basına el koyabiliyor mu? Matbaaya el koymakla da ‘Bizim istemediğimiz hiçbir şeyi basamazsınız’ mesajı vermek istiyorlar. Hem gazetecilerin hem de matbaacıların haklarını savunacağız” ifadelerini kullandı.
“HABER İÇİN MÜCADELEYE DEVAM”
Son olarak konuşan TGS Başkanı Gökhan Durmuş, AKP’nin 2019 seçimlerine giderken tek sesli bir toplum yaratmak istediğini belirtti. Doğan Medya Grubu’nun satılmasına değinen Durmuş, “Geçtiğimiz hafta Doğan Medya Grubu’nun satılmasıyla Türkiye medyasının yüzde 90’ı iktidarın eline geçti. Hala haberi halka ulaştırmaya çalışan medya kuruluşları da işte böyle hedef oluyor. Bu operasyon, bundan sonra yapılacak operasyonların habercisi. KHK’lerin ardından ikinci dalga olarak TMSF eliyle yeni bir dalga başlatıldı. Önümüzdeki günler zor geçecek. Bizler, inadına haber için mücadeleye devam edeceğiz.” (HABER MERKEZİ)

-

Gülmez Ana deyişleri ile TV10 eylemine destek verdi-VİDEO
PİRHA – Her hafta Cumartesi günü KHK ile kapatılan ve TMSF’ye devredildikten sonra satılan kanallarını geri almak için TV10 çalışanlarının yaptığı eyleme Cumartesi Annesi Dersimli Selvi Gülmez de söylediği deyiş ile destek verdi.
HABERİN VİDEOSU
Bir Cumartesi annesi Yıldız ismiyle de bilinen Selvi Gülmez. 19 Aralık 2000 tarihinde cezaevlerine düzenlenen operasyon sürecinde başlatılan ölüm orucu sonucu 2001 yılında yaşamını yitiren Nergiz Gülmez’in annesi.
Selvi ananın oğlu Ali Gülmez ise ağırlaştırılmış müebbet cezası nedeniyle 17 yıldır cezaevinde bulunuyor. 17 yıldır cezaevinin yolunu tutan bir yandan da adalet çığlığını her platformda duyurmaya çalışan Gülmez anne TV10 eylemine de destek vermeye devam ediyor.
Her hafta TV10 emekçilerine destek vermek için saatlerce yol gelen ve sağlık sorunları nedeniyle tabureye oturan Gülmez Ana, eylemin 70. haftasında deyiş okudu. Gülmez Anan’nın okuduğu deyişten sonra Hızır ayının ilk haftası dolasıyla getirilen lokmalar pay edilerek eylem son buldu.
OHAL’in ardından çıkarılan KHK ile kapatılan ve TMSF’ye devredildikten sonra satılan kanallarını geri almak için 70 haftadır TV10 emekçileri mücadele veriyor. (HABER MERKEZİ)

-

TV10 eylemi 56. haftasında: Bu ülkede herkes zulüm görüyor-VİDEO
PİRHA – OHAL ile kapatılan TV10’un geri alınması eyleminin 56. Haftasında gazetecilerin tutuklanmasına ve basın yayın organlarını haksız, hukuksuz yere kapatılmasına değinen Büyükşahin, “Türkiye hukuksuzlukta ve antidemokratik uygulamalarda ilk sırada yer alıyor. Bir ülkede gazeteciler tutukluysa o ülkede ifade özgürlüğünden bahsetmek mümkün değil. Her gün uyduruk gerekçelerle gazeteciler tutuklanıyor” dedi.
HABERİN VİDEOSU
56 haftadır Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen TV10 emekçileri “Alevilerin sesi TV10 susturulamaz” pankartını açtı. Eylemde sık sık “Özgür basın susturulamaz” “Alevilerin sesi susturulmaz” “Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganları atıldı. Eylemi bu hafta desteklemeye Munzur Çevre Derneği, Cumartesi İnsanları, Hasta Tutsak Yakınları ve TV10 izleyicileri geldi.
TV10 eyleminin 56. hafta konuşmasını TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin yaptı. Büyükşahin “56 haftadır buradayız. Hakkın ve hakikatin sesi, TV10’u sevenler, TV10 çalışanları, basın özgürlüğünden yana olanlar, OHAL’e karşı olanlar, bu ülkede hak, hukuk, adalet, vicdan, demokrasi ve özgürlük diyenler bugün burada” dedi.
“BU ÜLKEDE HER ŞEY GERİYE GİDİYOR”
31 Ekim’de Özgür Gündem ve Cumhuriyet Gazetesinin duruşması olduğunu hatırlatan Büyükşahin, Çok kısa önce burada haber takip eden ETHA Muhabiri Havva Cuştan ve ETHA Editörü İsminaz Temel’inde tutuklanmalarına tepki göstererek her şeyin bu ülkede geriye gittiğini söyledi.
Dünyada tutuklu gazetecilerin en fazla olduğu ülkeler arasında Türkiye yer aldığını belirten Büyükşahin, “Türkiye hukuksuzlukta ve antidemokratik uygulamalarda ilk sırada yer alıyor. Bir ülkede gazeteciler tutukluysa o ülkede ifade özgürlüğünden bahsetmek mümkün değil. Her gün uyduruk gerekçelerle gazeteciler tutuklanıyor. İran’dan sonra en çok gazetecilerin tutuklu olduğu ülke Türkiye’dir” dedi.
“MİNAREYİ ÇALAN KILIFINI HAZIRLAR”
TMSF’de satışa sunulan basın yayın organlarına dikkat çeken Büyükşahin, “Ne bizim televizyonumuz hakkında, ne de TMSF’de şimdiye kadar satılan, peşkeş çekilen basın yayın kuruluşları hakkında hala hukukta, yargıda sonuçlanmış bir karardan söz etmek mümkün değil. Minareyi çalan kılıfını hazırlar. Tüm bu basın yayın organlarını kapatıp satanlar aslından bunun hazırlığını önceden yapmış” şeklinde konuştu.
Yaşanan hak ihlalleri kapatmalar ve tutuklamalara değinen Büyükşahin, “Bunlar olurken, bu ülkede demokrasi var diyordunuz. Bu ülkenin demokratik, özgür bir ülke olması için bütün yaşanan hak ihlallerinin giderilmesi gerekir” diye konuştu. Ezilen, haksızlığa uğrayan bütün kesimlere seslenen Büyükşahin, “Biz gücümüzü birleştiremezsek ve birlikte mücadele edemezsek sonuç alamayız. Onun için el ele vermemiz lazım. Bu ülkede herkes zulüm görüyor. Onun için el ele vererek bu ülkeyi kurtaralım” diye belirtti. (HABER MERKEZİ)

-

TV10 çalışanlarının eylemi 56. haftasında da devam edecek
PİRHA- 2011 yılından beri aralıksız Alevi toplumunun sorunlarını, ihtiyaçlarını, yol erkanını Türkiye’nin her tarafında ekranlarına taşıyıp, Alevilerin sesi olan TV10’un bir yıl önce kapatılmasının ardından çalışanlarının başlattığı eylem 56. haftasına girdi. Galatasaray Meydanı’nda gerçekleşecek bu haftaki eyleme Alevi kurumları ve izleyicileri ile TV10 çalışanları katılacak.
KHK ile kapatılan ve mal varlıkları TMSF tarafından satışa çıkarılan TV10 çalışanlarının eylemi 56. haftasında da devam edecek. Her Cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda saat 14.00’te bir araya gelen TV10 çalışanları, hukuksuzca kapatılan kanallarının tekrar açılması talebini yineleyecek.15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL kapsamında 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile birçok televizyon kanalı ve radyo kapatıldı.
Alevilerin sesi TV10 da 4 Ekim 2016’da KHK ile kapatılıp mühürlendi. TV10’un geri alınması için çalışanların başlatmış olduğu eylem Cumartesi günü saat 14.00’te Taksim Galatasaray Lisesi önünde yapılıyor. Eyleme Tv10 emekçilerinin yanısıra, izleyicileri, Alevi kurumları, Alevi inanç önderleri, yöre dernekleri, insan hakları savunucuları, basın özgürlüğü savunucuları katılıyor. (HABER MERKEZİ)
-

TMSF, 12 meyda kuruluşunu satışa çıkarttı
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), 12 medya kuruluşunun varlıklarını 1 milyon 146 bin 417 lira toplam muhammen bedelle satışa çıkardı. Satışa çıkarılanlar arasında Taraf gazetesi ve bir dönem FETÖ lideri Gülen’in vaazlarını yayınlayan Herkül FM de var.TMSF’nin internet sitesinde yer alan satış ilanına göre, Adana Medya Gazetesi, Art Tv ve Art Radyo, Haber Radyo Ege, Herkül Fm, Htv Hayat Tv, Kanal 24 Tv, Nazar Gazetesi, Özgür Gündem Gazetesi, Özgür Radyo, Taraf Gazetesi, Uşak Rd Klas ve Yeni Emek Gazetesi’nin değerleme ve satışı için Fona devredilen yayın hakkı/lisans, makine, teçhizat ve demirbaşları teklif alma yöntemiyle satışa çıkarıldı.
Söz konusu varlıklar, 17 Kasım mesai bitimine kadar alınacak tekliflerin değerlendirilmesi sonucunda satılacak. Birden fazla teklif verilen varlıklar için teklif sahipleri arasında açık artırma yapılacak.
Öte yandan KHK ile kapatılan kanallar arasındaki TV10’nın mal varlıkları ise TMSF tarafından satışa çıkartılmıştı. TV10 çalışanları kanallarının açılması için her hafta Cumartesi Galatasaray Meydanı’nda eylem yapıyor.
Kuruluşların satışa çıkan yayın hakkı/lisans, makine, teçhizat ve demirbaşlarının muhammen bedelleri şöyle: (KDV dahil TL)

-

TV10 çalışanlarının eylemi 55. haftasında yarın devam edecek
PİRHA- 2011 yılından beri aralıksız Alevi toplumunun sorunlarını, ihtiyaçlarını, yol erkanını Türkiye’nin her tarafında ekranlarına taşıyıp, Alevilerin sesi olan TV10’un bir yıl önce kapatılmasının ardından çalışanlarının başlattığı eylem 55. haftasına girdi. Galatasaray Meydanı’nda gerçekleşecek bu haftaki eyleme Alevi kurumları ve izleyicileri ile TV10 çalışanları katılacak.
KHK ile kapatılan ve mal varlıkları TMSF tarafından satışa çıkarılan TV10 çalışanlarının eylemi 55. haftasında da devam edecek. Her Cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda saat 14.00’te bir araya gelen TV10 çalışanları, hukuksuzca kapatılan kanallarının tekrar açılması talebini yineleyecek.15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL kapsamında 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile birçok televizyon kanalı ve radyo kapatıldı.
Alevilerin sesi TV10 da 4 Ekim 2016’da KHK ile kapatılıp mühürlendi. TV10’un geri alınması için çalışanların başlatmış olduğu eylem Cumartesi günü saat 14.00’te Taksim Galatasaray Lisesi önünde yapılıyor. Eyleme Tv10 emekçilerinin yanısıra, izleyicileri, Alevi kurumları, Alevi inanç önderleri, yöre dernekleri, insan hakları savunucuları, basın özgürlüğü savunucuları katılıyor. (HABER MERKEZİ)
-

TV10 çalışanlarının eylemi 54. haftasında devam edecek
PİRHA- 2011 yılından beri aralıksız Alevi toplumunun sorunlarını, ihtiyaçlarını, yol erkanını Türkiye’nin her tarafında ekranlarına taşıyıp, Alevilerin sesi olan TV10’un kapatılmasının ardından çalışanlarının başlattığı eylem 54. haftasına girdi. Galatasaray Meydanı’nda gerçekleşecek bu haftaki eyleme Sosyalist Meclisler Federasyonu, HDP Milletvekili Erdal Ataş, Sanatçı Mehmet Tek ile Alevi kurumları ve izleyicilerinin destek verecek.
KHK ile kapatılan ve mal varlıkları TMSF tarafından satışa çıkarılan TV10 çalışanlarının eylemi 54. haftasında da devam edecek. Her Cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda saat 14.00’te bir araya gelen TV10 çalışanları, hukuksuzca kapatılan kanallarının tekrar açılması talebini yineleyecek.Bu haftaki eyleme Sosyalist Meclisler Federasyonu, HDP Milletvekili Erdal Ataş ve Sanatçı Mehmet Tek destek verecek.15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL kapsamında 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile birçok televizyon kanalı ve radyo kapatıldı. Alevilerin sesi TV10 da 4 Ekim 2016’da KHK ile kapatılıp mühürlendi. TV10’un geri alınması için çalışanların başlatmış olduğu eylem Cumartesi günü saat 14.00’te Taksim Galatasaray Lisesi önünde yapılıyor. Eyleme Tv10 emekçilerinin yanısıra, izleyicileri, Alevi kurumları, Alevi inanç önderleri, yöre dernekleri, insan hakları savunucuları, basın özgürlüğü savunucuları katılıyor. (HABER MERKEZİ)
-

TV10 çalışanları kapatılmanın birinci yılında yine Galatasaray Meydanı’nda olacak
PİRHA – 2011 yılından beri aralıksız Alevi toplumunun sorunlarını, ihtiyaçlarını, yol erkanını, Samsun’dan Dersim’e, Tokat’an Adıyaman’a, Terolara, Tekirdağ’a, Hacıbektaş’a, Antakya’ya ve Türkiye’nin her tarafında ekranlarına taşıyıp, Alevilerin sesi olan TV10 kapatılmasının birinci yılında yine bugün Galatasaray Meydanı’nda olacak.KHK ile kapatılan ve mal varlıkları TMSF tarafından satışa çıkarılan TV10 çalışanlarının eylemi 52. haftasında da devam edecek. Her Cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda saat 14.00’te bir araya gelen TV10 çalışanları, hukuksuzca kapatılan kanallarının tekrar açılması talebini yineleyecek.15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL kapsamında 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile birçok televizyon kanalı ve radyo kapatıldı. Alevilerin sesi TV10 da 4 Ekim 2016’da KHK ile kapatılıp mühürlendi. TV10’un geri alınması için çalışanların başlatmış olduğu eylem Cumartesi günü saat 14.00’te Taksim Galatasaray Lisesi önünde yapılıyor.
Eyleme Tv10 emekçilerinin yanısıra, izleyicileri, Alevi kurumları, Alevi inanç önderleri, yöre dernekleri, insan hakları savunucuları, basın özgürlüğü savunucuları katılıyor.
(HABER MERKEZİ)
-

Tv10 50. hafta eyleminde Hatun Tuğluk anıldı ve 17 Eylül mitingine katılım çağrısı yapıldı-VİDEO
PİRHA – KHK ile kapatılan Tv10’un yeniden açılması için kanal emekçilerinin başlattığı eylem 50 haftasında da devam etti. TV10 Yönetim Kurulu Veli Büyükşahin, “Yarın laik, bilimsel ve anadilde parasız bir eğitim için Kartal Meydan’ında bir miting gerçekleştirilecek. Bu ülkede laiklik, kardeşlik ve demokrasi isteyen herkesin yarınki mitinge katılımını ve desteğini bekliyoruz. Ve biz TV10 emekçileri de yarın Kartal mitinginde olacağız” dedi.
HABERİN VİDEOSU
Çok önemli bir süreçten geçildiğini belirten Büyükşahin, “Yarın laik, bilimsel ve anadilde parasız bir eğitim için Kartal Meydan’ında bir miting gerçekleştirilecek. Bu ülkede laiklik, kardeşlik ve demokrasi isteyen herkesin yarınki mitinge katılımını ve desteğini bekliyoruz. Ve biz TV10 emekçileri de yarın Kartal mitinginde olacağız” dedi.
“HATUN TUĞLUK’A YAPILANLAR YÜZYILLARIN TEKRARI”
Büyükşahin, “1400 yıl önce İmam Hüseyin Kerbelada katledildiğinde cenazesi ortada bırakılmış ve kafası kesilerek yezide götürülmüştü. HZ. Muhammed’in torunu ve İmam Ali’nin oğlu İmam Hüseyi’nin cenazesine bile işkence yapılmıştı. Adete bir dini rütüel niteliğinde cenazesini ortada kaldırılmayarak gelen geçenin işkence yapılması sağlanmıştı. Benzer olayları Dersim’de haksız ve hukuksuz bir şekilde idam edilen Seyit Rıza ve Alişer’lerde de yaşadık. Yani bu ülkenin tarihinde ölen insanların cenazelerine büyük bir zulmün yapıldığını biliyoruz. Hatun Tuğluk’un mezarına, cenazesine yapılan saygısızlığın, alçaklığın aynısını o tarihlerde de yaşadık. İnancı, ırkı, dili ne olursa olsun yaşamını yitiren tüm insanların cenazelerine saygı duyulmalıdır” ifadelerini kullandı.
“ALÇAKÇA SALDIRI ALEVİ VE KÜRT KİMLİĞİMİZEDİR”
Geçtiğimiz günlerde Hakka yürüyen HDP Eş Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Ana’nın cenazesi Ankara İncek’te toprağa sırlanmak istenirken alçakça bir saldırı sonucu tekrar topraktan çıkarıldığını belirten Büyükşahin şöyle devam etti:
“Hatun Ana Dersim doğumlu Kürt, Alevi bir kimliğe sahipti. Aslında Hatun Ana’nın cenazenin tekrardan topraktan çıkarılmasının nedeni, Alevi, Kürt ve Dersimli bir kimliğe sahip olmasıdır. Alçakça yapılmış bu saldırı Alevi ve Kürt kimliğimize yapılmış bir saldırıdır. Ve İnsanlığa yapılmış bir saldırıdır. Yapılan bu alçakça davranış ve saldırı asla unutulmayacaktır. Kerbeladan İmam Hüseyin’in başını kesip hakaret edenler Seyit Rıza ve Alişer’in cenazelerini halen bize vermeyenler ile TV10’nu kapatanların zihniyeti aynı zihniyettir” şeklinde konuştu.
“LOKMALARIMIZLA KURULAN TELEVİZYONUMUZU PEŞKEŞ ÇEKEMEZSİNİZ”
Alevilerin lokmaları ile kurulan ve milyonlarca değeri olan TV10’un lisansını ve mal varlıklarını TMS’ye devrederek satışa çıkardıklarını kaydeden Büyükşahin şunları belirtti:
Bize yapılan bu hukuksuzluğa karşı Ankara’da OHAL komisyonu ile görüşmek istedik. Komisyon ile görüşebilmek için dört ve beş askeri noktada geçirildik. Ancak ne başvurumuz kabul ettiler ne de bizlerle görüştüler. OHAL komisyonu hiçbir hukuki geçerliliği yok. Buradan OHAL komisyonuna bu ülkeyi yönetenlere ve TMS’ye tekrardan seslenmek istiyorum. Bizim lokmalarımızla kurduğumz televizyonu hiç kimseye peşkeş çekmezsiniz. Aksi taktirde bizim iki elimiz hep yakanızda olacak ve lokmalarımızın hepsi boğazına takılı kalacak. Mezarınızda dair rahat uyuyamayacaksınız.
“ÖZGÜR VE TARAFSIZ BASINI YILDIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”
Büyükşahin’den sonra konuşan Radyo Dünya emekçisi Mine Kaynak, “Yaklaşık bir yıldır KHK gerekçe gösterilerek 15 yıldır emek yediğim ve kendi emeğimiz ile kurduğumuz Radyo Dünya’yı sabaha karşı gelip mühürleyerek ve kapattılar. Ve bütün teknik malzememize el koydular. Bizle birlikte o süreçte birçok basın yayın organı bu bahane ile kapatılıp ve el konuldu. Bu yapılan haksızlıkların ve hukuksuzlukların tek bir nedeni var. Bizlerin özgür ve tarafsız yayın yapmasıdır. Bu iktidar özgür ve tarafsız basını yıldırmaya çalışıyor. Ancak bizler yılmayacağız ve susmayacağız” dedi.
Radyomuz ve malzememiz sermayeye peşkeş çekiliyor diyen Kaynak, Tüm o malzemeyi kendi emeğimizle gecemizi gündüzümüze katarak bir araya getirmiştik. Tüm bu haksızlıklara karşı her hafta burada olacağız. Ve AKP’nin politikalarını ile KHK hiçbir zaman kabul etmeyeceğiz. Bugün birçok basın çalışanı ve gazeteci düşüncesinden ve yazdıklarında dolayı haksız bir şekilde tutuklu bulunmaktadır. Belki yarın öbür gün bizleri de tutuklayacaklardır. Ancak biz susmayacağız ve yılmayacağız şeklinde ifade etti.
Radyo Dünya emekçisi Mine Kaynak son olarak ırkçı, faşist saldırılara uğrayan Hatun ana’nın cenazesine ilişkin şunları ifade etti:
Ankara’da Hatun Ana’nın cenazesine yapılanı şiddetle kınıyorum. Onlar biz bir mezarı fazla gördü biz onlar tüm dünyadaki mezarları bahşediyoruz.

-

CHP’li Tanrıkulu, TV10 ve İMC TV’nin mal varlıklarının satışa çıkarılmasını meclise taşıdı
CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, OHAL sürecinde kapatılan basın kuruluşlarının mallarının TMSF tarafından satışa çıkarılmasını Meclise taşıdı.
OHAL sürecinde hukuksuz bir biçimde kapatılan basın kuruluşlarının mallarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından satışa çıkarılmasını CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu Meclis gündemine taşıdı.
Tanrıkulu, Başbakan Binali Yıldırım’a, “Başbakanlığa bağlı Tasarruf Mevduatları Sigorta Fonu’nun, OHAL sürecinde kapatılan İMC TV ve TV10’un mallarını, yargı sürecini beklemeden satışa çıkarmasının sebebi nedir?” diye sordu.
OHAL süreciyle birlikte baskınlar yapılarak el konulan İMC TV, TV10, Jiyan TV, Azadi TV, Radyo Nur, Meydan, Yayına Bakış, Yeni Hayat, Kocaeli Manşet, Demokrat Gebze gazetesi ve Dost Ajansın demirbaş eşyalarının satışa çıkarılması, kurulan OHAL Komisyonunun mağduriyetleri giderme iddiasını da çürüttüğüne dikkat çeken Sezgin Tanrıkulu, “Zira söz konusu basın kuruluşlarından İMC TV, TV10, Yeni Hayat TV, Jiyan TV, Azadi TV, Gün TV, Van TV el konan demirbaşlarının iadesi konusunda OHAL Komisyonuna başvuru yapması, internet formunda söz konusu kuruluşların isimleri olmadığı yapılamamıştır. Ayrıca basına yansıyan bilgilere göre İMC TV ve TV10’un İdare Mahkemelerinde yaptıkları itiraz daha devam ederken; yargının bu konuda vermesi muhtemel herhangi bir kararını beklemeden TMSF’nin bu kuruluşlara ait eşyaları apar-topar satışa çıkarması da düşündürücüdür” dedi.
YAYIN HAYATLARINA DÖNEBİLECEKLER Mİ?
Tanrıkulu, Başbakan Binali Yıldırım’dan şu sorulara yanıt vermesini istedi:
– Başbakanlığa bağlı Tasarruf Mevduatları Sigorta Fonu’nun, OHAL sürecinde kapatılan İMC TV ve TV10’un mallarını, yargı sürecini beklemeden satışa çıkarmasının sebebi nedir?
– Basına yansıyan bilgilere göre İMC TV yöneticileri, el konulan mallardan bazılarının kendilerine zimmetli Reuters ekipmanı olduğunu, bazı malların ise başka bir şirkete ait olduğunu ifade etmektedir. Bu durumda hangi dayanakla İMC TV binasında el konulan her malzeme, sahibine bakılmaksızın satışa çıkarılabilmektedir?
– El konulan basın kuruluşlarının mallarının, ederinden çok daha düşük fiyata satışa çıkarıldığı iddiası doğru mudur? Bu iddia doğruysa, TMSF ne amaçlamaktadır?
-Kapatılan basın kuruluşlarının mallarının iktidara yakın şirketlere satılması mı planlanmaktadır?
– Söz konusu basın kuruluşları KHK ile kapatılmadıkları için OHAL Komisyonuna da başvuramamakta, yargı sürecinin de yılları alabileceği ifade edilmektedir. KHK ile kapatılmamış ama OHAL döneminde el konulmuş basın kuruluşlarının da OHAL Komisyonuna başvuru yapabilmesi için herhangi bir düzenleme yapacak mısınız?
– OHAL döneminde kapatılan söz konusu basın kuruluşlarının tekrar yayın hayatlarına başlamaları söz konusu olacak mıdır?”
(HABER MERKEZİ)
-

KHK ile kapatılan Alevilerin Sesi TV10, bugün OHAL Komisyonu’na başvuruyor
PİRHA- Alevi toplumunun sesi TV10’un, başbakanlık emriyle OHAL kanunlarına dayanarak hukuksuz bir biçimde 28 Eylül 2016’da yayınının kesilmesinin, 4 Ekim’de kapısının mühürlenmesinin ardından yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ile çalışanların mücadelesi sürüyor. Geçtiğimiz günlerde, TMSF’ye devredilen Tv10’un mal varlıklarının satışa çıkarılması üzerine TV10 yönetimi ve avukatlar, bugün OHAL Komisyonu’na başvuruyor.
TV10 2011 yılından beri aralıksız Alevi toplumunun sorunlarını, ihtiyaçlarını, yol erkanını, Samsun’dan, Dersim’e, Tokat’an, Adıyaman’a, Terolara, Tekirdağ’a, Hacıbektaş’a, Antakya’ya ve Türkiye’nin her tarafında ekranlarına taşıyıp, Alevilerin sesi, soluğu olmuştu. Ancak Tv10, 15 Temmuz sonrasında ilan edilen OHAL kararnamesiyle 28 Eylül 2016 tarihinde yayını kesildi. 4 Ekim’de ise kapısı mühürlendi.
15 Temmuz Darbe girişiminin ardından ilan edilen Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan ve mal varlıkları TMSF’ye devredilen basın yayın kuruluşlarının varlıkları ihale yoluyla geçtiğimiz hafta satışa çıkarıldı.
Tv10’un mallarının ve lisansının da TMSF tarafından satışa sunulmasına ilişkin bugün (13 Eylül Çarşamba) Tv10’un avukatları ve Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, Ankara’da OHAL inceleme komisyonuna bu hukuksuzluğun giderilmesi ve satışın durdurulmasına ilişkin başvuruda bulunacaklar.
TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Büyükşahin ve avukatlar, daha sonra ise Ankara’da Alevi kurumlarının genel başkanlarıyla birlikte Alevi Bektaşi Federasyonu’nda saat 12.00’de bir basın toplantısı düzenleyecekler.
KAPATILMA SONRASI NE OLDU?
TV10’un, pek çok basın kuruluşuyla birlikte 28 Eylül 2016’da yayını kesildi, 4 Ekim’de de TV’0’un kapısı mühürlendi.
Tv10 çalışanları, kanalın kapanmasının ardından İstanbul Taksim’de Galatasaray Meydanı’nda saat 14.00’te eylem başlattı. 49 haftadır Galatasaray Meydanı’nda çalışanların gerçekleştirdiği eyleme Alevi kurum temsilcileri ve üyeleri ile demokratik kitle örgütleri katılarak destek veriyor.
(HABER MERKEZİ)
-

Büyükşahin: Ne lokmalarımız ne emeğimiz ne de inancımız ihaleyle satılacak kadar ucuz değildir
PİRHA – Alevilerin sesi Tv10’un da aralarında bulunduğu Hayatın Sesi Televizyonu ve İMC Tv gibi kapatılan birçok basın yayın kuruluşunun mal varlıklarının TMSF tarafından satışa sunulmasına ilişkin PİRHA’ya konuşan Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahinx 1 yıl önce Alevi inancı açısından önemli bir yer tutan muharrem orucunun başladığı sıralarda Tv10’un kapatılmasını manidar bulduklarını şimdi de yine aynı şekilde muharrem orucunun başlamasına günler kala Tv10’un mal varlıkları ve lisansının TMSF tarafından satışa çıkarılmasının çok manidar olduğunu belirtti.
Tv10’un da aralarında bulunduğu İMC TV, Hayatın Sesi Televizyonu, Yeni Hayat Gazetesi, Meydan Gazetesi, Radyo Nur, Yarına Bakış Gazetesi Manşet Gazetesi, Demokrat Gebze Gazetesi, Bizim Kocaeli Gazetesi gibi Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan ve mal varlıkları TMSF’ye devredilen basın yayın kuruluşlarının varlıkları ihale yoluyla satışa çıkarıldı. Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, konuya ilişkin PİRHA’ya konuştu.
“HİÇBİR YARGI KARARI MEVCUT DEĞİL”
Mevcut iktidarın başta medya olmak üzere kendisine biat etmeyen tüm kesimlere yönelik çok ciddi bir yönelim içerisinde olduğunu belirten Büyükşahin, 28 Eylül’de Başbakanlığa bağlı bir komisyon tarafından 668 No’lu kararnameye dayanarak kapatıldıklarını ve daha sonra mal varlıklarının TMSF’ye devredildiğini kaydetti. Kapatıldıktan bugüne kadar ne televizyonun kapanmasına ne varlıklarına el konulmasına ne de TMSF’ye devredilmesine ilişkin hiçbir yargı kararının mevcut olmadığını kaydeden Büyükşahin, hatta bu konuda açılan bir davanın bile olmadığına dikkat çekti.
“ÇOK MANİDAR”
Alevi inancı açısından çok önemli bir yer tutan muharrem orucu geçen yıl başlamak üzereyken Tv10’un kapanmasını Alevi toplumu olarak çok manidar bulduklarını söyleyen Büyükşahin, aynı şekilde bu yıl da muharrem orucuna hazırlanılan bugünlerde TMSF tarafından el konulan varlıkların ve kanal lisansının satışa çıkarılmasının da çok manidar olduğunu vurguladı.
“HARAÇ MEZAT PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR”
“Hukusuz bir şekilde hiçbir yargı kararına dayanmadan kapatılan televizyonumuzun varlıkları ve lisansı aynı şekilde TMSF tarafından haraç mezat peşkeş çekiliyor” diyen Büyükşahin, “OHAL inceleme komisyonuna başvuru sürecinin bile daha tamamlanmadığı ve yine bizim tarafımızdan idare hakkında Danıştay’a açılan dava sonuçlanmadan Tv10’un varlıklarının satışa çıkarılması bu ülkede hiçbir şekilde hukukun olmadığını kendi yarattıkları hukuka bile uyulmadığının önemli bir göstergesidir” dedi.
“NE LOKMALARIMIZ NE DE ALIN TERİMİZ SATILIK DEĞİLDİR”
Hakkın ve hakikatin sesi olan ve lokmalarla kurulan Tv10’un maddi değerinin milyonlarla ölçülemeyeceğinin altını çizen Büyükşahin, Tv10’un ticari bir işletme olmanın ötesinde bir toplumun ve inanç grubunun yüreğinde yer etmiş, onlarla özdeşleşmiş bir Alevi kurumu niteliğinde olduğunu, dolayısıyla satılmak istenenin Alevi toplumunun lokmaları ve Tv10’u ayakta tutan emekçilerin alın teri olduğunu belirterek “Ne lokmalarımız ne de alın terimiz satılık değildir” dedi.
“RAKAMLAR GERÇEKÇİ DEĞİL”
Satış için belirlenen rakamın gerçekçi olmadığını söyleyen Büyükşahin, “Bir televizyonu almaya kalkıştığınızda bugün milyonlar ödemek zorundasınız. Sadece lisansı için RTÜK’e yüz binler ödemek zorundasınız. Bizim sadece TÜRKSAT’taki depozitomuz yaklaşık 240 bin TL’dir. Buna lisans artı mallarımız, ticari değerimiz ve marka değerimizi koyduğumuzda bu sadece ticari olarak milyonlar tutmaktadır. Görünen o ki hem lokmalarımıza el koyup sesimizi kısıyorlar, bin bir emekle ortaya çıkardığımız değerimizi de böyle komik rakamlarla önceden belirledikleri yandaşlarına peşkeş çekecekler. Şunu herkes bilmeli ki ne lokmalarımız ne emeğimiz ne de inancımız ihaleye çıkarılıp satılacak kadar ucuz değildir. Bunu yapanların kursaklarında kalacaktır. (HABER MERKEZİ)
-

‘Her sabahın bir sahibi var’-VİDEO
PİRHA – TMSF tarafından el konulan Alevilerin sesi TV10’nun mal varlıklarının talan edilerek binadan çıkarılmasına tepki büyüyor. “Televizyonlarımız açılsan, herkes özgürce gelip konuşsun” denildi.
TV10’un TMSF tarafından el konulan ve önceki gün mal varlıklarının İstanbul İkitelli’de bulunan binasından çıkarılmasına Alevi kurumlarından ve Alevi vatandaşlardan tepkiler gelmeye devam ediyor. Alevi vatandaş, “Televizyonlarımız kapanmasın. Zaten bir iki televizyonumuz var onlar da kapatılmasın. Türkiye’de yaşıyoruz bize yazık ediyorlar. Televizyonlarımız açılsın, herkes özgürce gelip konuşsun” dedi.
“Bütün kanallara el konuldu” diyen bir Alevi kadın, “Bizim özgürlüğümüzü tamamen kısıtlıyorlar. Cumhurbaşkanı tarafsızsa medyalarımıza karışmasın. Artık yeter bıçak kemiğe dayandı” diye konuştu.
“SORARLAR BİR GÜN SORARLAR”
Ruhi Su’nun sözleriyle söze başlayan bir başka Alevi yurttaş ise, “Sabahın bir sahibi var. Cemevleri kapatılıyor. Televizyonlar kapanıyor, insanlar tutuklanıyor, gazeteciler tutuklanıyor bütün bunların bir sonu vardır. Sorarlar bir gün sorarlar. Gün gelecek devran dönecek, bu düzen değişecek” diye konuştu.
Devletin her zaman Alevileri çok hafife aldığını söyleyen Alevi yurttaş, “20 milyon Alevi varsa bu ülkede bunu dikkate alması lazım. İnanç haktır, yargılanamaz. Cemevleri bugün Alevilerin inanç yeridir, gönül evidir. Devletin inanç yerlerine hizmet etmesi gerekiyor, tanıması gerekiyor. Televizyonlar kapatılıyor, basın susturuluyor ve konuşan insanların canı yanıyor. Bu korku imparatorluğu nereye kadar. Bu ülkede inançlar özgürce yaşamalı” diye ifade etti.
“YÜZ BİN KERE HAYIR”
“Bu ülkede Alevilerin kanıyla, canıyla yorulmadınız mı? Onlarla beraber savaşa girmedik mi? Türkiye’yi kazanmak için canımızı, kanımızı vermedik mi?” diye soran bir Alevi kadında hükumete seslenerek, “Ayıp, günahtır olmuyor böyle. Kanallarımızı kapatmasınlar. Cemevlerimizi kapatmasınlar . Biz hangi yola gideceğiz. Onun yoluna mı gideceğiz? ‘Hayır hayır hayır’ yüz bin kere hayır” diye haykırıyor.
“TV10 HER YERE ULAŞTIĞI İÇİN KAPATILDI”
Son olarak Alevi bir kadın, “TV10 her yere ulaştığı için kapatıldı. Aslında hiçbir televizyon kanalının kapatılmaması lazım. Madem laiklik var, din devlet işi karıştırılmıyor diyorsunuz, herkes düşüncesini özgürce ifade etmeli” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)
Haberin Videosu
-

‘TV10’a yapılan bir gasptır’
PİRHA- Tv10’un mal varlıklarına TMSF tarafından el konulmasına Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız sert tepki gösterdi. Yıldız, “TV10’a bu yapılan gasptır” dedi.
Dün Gaziosmanpaşa Adliyesinde, Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş’ın 14. duruşması görüldü. Duruşma sırasında TV10’un mal varlıklarına el konulduğunu öğrenen ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız tepki gösterdi.
“TV10 ALEVİLERİN SESİDİR, KULAĞIDIR”
Yıldız, Tv10 bu yapılan aymazca, buna gasp diyorum. Tv10 Alevilerin sesidir, kulağıdır, kanalıdır. Sorgusuz sualsiz bir şekilde kapatılması, susturulması Alevilerin sesini kesmiştir. Bugün de mallarının kimler tarafından nereye götürüldüğü belli değil. Bunu kınıyoruz ve üzüntüyle, kaygıyla karşılıyoruz” dedi.
“ALEVİLERİN SESİNİ KISMAK ADINA BİR MAHKEME”
Yıldız, Zeynel Odabaş’ın yargılandığı duruşmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu:
“Bugün de aynı şekilde Gaziosmanpaşa’da Sultangazi Cemevinin mahkemesine geldik. Burada Alevilerin kendi inancından dolayı, ritüellerinin yaşamaması için bugün böyle bir karar alınmış. Zeynel Odabaş, Alevi hak mücadelesinde yaptığı kazanımlardan ötürü, bugün onları durdurmak, Alevilerin sesini kısmak adına bir mahkeme kararı var. Bu mahkeme kararıyla beraber hukukun herkes için lazım olduğunu söylemek gerekiyor. Eğer bir memlekette hukuk bitmişse, bu memleket karanlığa gidiyor demektir. Biz Aleviler her zaman temel hak özgürlüklerin yanında olduk. Cumhuriyet’in yanında olduk, eşit yurttaşlığın yanında olduk ama görüyoruz ki bugün tek bir anlayışa, tek bir inanışa, tek bir mezhebe, tek bir düşünceye hizmet ediliyor. Onun dışındaki bütün inançları yok sayıyor. Bunun adı faşizan bir yapıdır. Bu anlayışı kınıyoruz” diye konuştu.
“YAŞAM HAKKI GARANTİMİZ YOK”
“Türkiye’de sosyal hukuk devletinin kalmadığı, Cumhuriyetin tamamen temel değerlerinin yıkıldığı, rejimin oynadığı bir süreç yaşıyoruz” diyen Yıldız, “Aslında bireyler doğarken yaşama hakkıyla, toprak hakkının olduğu söylenir ancak, bugün bireylerin ne yaşama hakkı ne de mal hakkı garantisinin kalmadığını görüyoruz” dedi.
Son olarak “Biz kendi mahkemelerimize güveniyoruz. Dar-ı Mansurlarımıza güveniyoruz” diyen Muhittin Yıldız, “Bu mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)
Haberin Videosu
-

‘Alın başınıza çalın’-VİDEO
PİRHA- Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi için ‘imara aykırı’ gerekçesiyle görülen davanın 14. duruşmasında bir araya gelen Aleviler, TV10’nun el konulan mal varlıklarının binadan çıkarılmasına tepki gösterdi. Haberin ulaşması üzerine tepkilerini PİRHA mikrofonuna değerlendiren Aleviler, “Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmadı ona da kalmayacak” diyerek yaşananları kınadı.
Alevi yurttaşlar 14 Eylül tarihine ertelenen İstanbul Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi’nin ‘imara aykırı’ iddiasıyla yıkım kararına ilişkin görüldüğü davanın 14. duruşmasında bir araya geldi. Mahkemenin ardından yapılan açıklama sırasında Aleviler, KHK ile kapatılan ve TMSF’ye devredilen TV10’un el konulan mal varlıklarının İstanbul İkitelli’deki merkez binadan dağıtılarak boşaltıldığını öğrendi.
PİRHA’nın mikrofon uzattığı Aleviler TV10’un mallarının boşaltılmasına tepki gösterdi.
Bir Alevi yurttaş, “Biz de Türkiye’de eşit yurttaşlık hakkımızı istiyoruz. Kendi vatanımızda yaşıyoruz ama inançlarımız ellerimizden aldılar. İki tane televizyon kanalımız vardı. Alsın başına çalsın ne yapacak. Ama bugünün yarını da var. Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmadı onlara mı kalacak” sözleriyle dile getirdi.
TV10’un açılması beklerken, cihazlarının sökülmesine tepki gösteren bir diğer kişi de, her şeye rağmen korkmadıklarını ve bu haksızlığın sona ereceğini söyledi.
İnanıyorum ki bu devran bir gün dönecek. Mazlumların hakkını alanlar cezalarını çekecekler.
Bir kadın ise haykırarak ve mikrofonu kaptırmamaya çalışarak öfkesini şu sözlerle ifade etti:
“Bir televizyonumuz vardı onu da elimizden aldılar. Biz bu ülkenin vatandaşıyız vergisini ödüyoruz. Ayrım yapmasın. Bizim hakkımız yok mu? İnsanları ayırmasınlar. Biz kardeşiz duy baştaki büyükler.”
Kadınlar hep bir ağızdan, “Televizyonumuzu tekrar geri istiyoruz” dediler. (Haber Merkezi)
HABERİN VİDEOSU
-

‘İki elimiz yakanızda olacak’
PİRHA – Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ve TMSF’ye devredilen TV10’un el konulan mal varlıkları İkitelli’deki merkez binadan boşaltılırken, TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin’den bir açıklama geldi.
PİRHA’ya bir açıklama yapan Veli Büyükşahin, “Alevi toplumunun kurmuş olduğu TV10’u kapatmakla yetinmediler. Televizyonumuza el koydular. İki elimiz yakanızda olacak” dedi.
Haberin videosu
Veli Büyükşahin-Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı
-

TMSF, TV10’un varlığına el koydu-VİDEO
PİRHA- Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ve TMSF’ye devredilen TV10’un el konulan mal varlıkları İkitelli’deki merkez binadan boşaltılıyor. Alevi pirleri büyük tepki gösterdi.
Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılarak kapısına kilit vurulan Alevilerin sesi TV10 TMSF’ye devredilmişti. Bugün ise bir süre önce satışa çıkarılan TV10’un mal varlıkları İkitelli’de bulunan merkez binadan çıkarılıyor.
ALEVİ PİRLERİNDEN TEPKİ
Hukuka aykırı bir şekilde kapatılan TV10’un eşyalarının satılması ve bugün de binadan boşaltılmasına Aleviler büyük tepki gösteriyor.
PİRHA’ya konuşan Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat, Pir Mahir Şahin ve Servet Demir, TV10’nun önce KHK ile kapatılıp şimdi de mallarına el konulmasının kabul edilemeyeceğini söylediler. Pirler, “Bu uygulamalar haksızdır. Önce kanalımız haksız bir şekilde kapatıldı. Şimdi de haksız bir şekilde eşyalara el konuldu. Bunlara izin vermemeliyiz” ifadesini kullandılar.
Haberin videosu
Bundan 6 yıl önce “Hakkın ve Hakikatin sesi” diyerek yayın hayatına başlayan TV10, OHAL’in ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameyle 28 Eylül günü karartılmıştı. 4 Ekim’de reji, bir gün sonra da binanın tamamı mühürlenerek, tüm mal varlıkları TRT’ye teslim edildi. Son çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile TV10’nun da içinde yer aldığı radyo ve televizyonların mal varlıklarının satışa çıkarılmasının yolu açılmıştı.
Bakanlar Kurulu’nun 2 Ocak tarihli toplantısında alınan kararlar doğrultusunda hazırlandığı belirtilen yeni 687 sayılı KHK kararları Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararname ile seçim ve referandum dönemlerinde özel kanallar seçim yasakları kapsamından çıkarılırken, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen kapatılan radyo ve televizyonların satma izni verilmişti.
TV10 YÖNETİM KURULU BAŞKANI ‘GASP’ DEMİŞTİ

Veli Büyükşahin
İktidarın muhalefeti ve tüm halkı baskı altına alıp sesini kısmak için televizyonları kapattığını belirten TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, PİRHA’ya yaptığı açıklamada, TMSF’ye devredilmesi kararı ile de kanalların farklı kesimlere peşkeş çekilerek gasp edildiğini söylemişti. Büyükşahin, tüm bu hukuki süreç sürerken TMSF’ye devredilip frekans ve lisans haklarının satışa çıkarılmasını ise ‘gasp’ olarak değerlendirmişti.
(HABER MERKEZİ)
-

Lokmalarla kurulan TV10 gasp ediliyor-VİDEO
PİRHA-İktidarın muhalefeti ve tüm halkı baskı altına alıp sesini kısmak için televizyonları kapattığını belirten TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, TMSF’ye devredilmesi kararı ile de kanalların farklı kesimlere peşkeş çekilerek gasp edildiğini vurguladı.
Bundan 6 yıl önce “Hakkın ve Hakikatin sesi” diyerek yayın hayatına başlayan TV10, OHAL’ın ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameyle 28 Eylül günü karartılmıştı. 4 Ekim’de reji, bir gün sonra da binanın tamamı mühürlenerek, tüm mal varlıkları TRT’ye teslim edildi. Son çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile TV10’nun da içinde yer aldığı radyo ve televizyonların mal varlıklarının satışa çıkarılmasının yolu açıldı.
Bakanlar Kurulu’nun 2 Ocak tarihli toplantısında alınan kararlar doğrultusunda hazırlandığı belirtilen yeni 687 sayılı KHK kararları Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararname ile seçim ve referandum dönemlerinde özel kanallar seçim yasakları kapsamından çıkarılırken, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen kapatılan radyo ve televizyonların satma izni verildi.
PİRHA’ya konuşan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, Alevilerin lokmaları ile kurulan kanalının anti demokratik bir uygulama ile karartıldığını söyledi. Büyükşahin, “Türkiye’de Aleviler vergi ödüyorlar ama Alevilerin vergileriyle yüz binlerce cami ve diyanet çalışanın masrafı bizim verdiğimiz vergilerle ödeniyor. Ancak Alevilere yönelik inanç anlamında bir çalışma ve geri dönüşte yapılmıyor. Alevilerin yolunu, erkanını, inancını, sorunlarını, taleplerini ve ihtiyaçlarını devletten hiçbir destek almadan ekranlara taşıdık. Devlet hiçbir destek sağlamadığı gibi lokmalarımız ile kurduğumuz kurum ve kuruluşlarımıza el koyuyor” ifadelerini kullandı.
HUKUKİ MÜCADELE SÜRÜYOR
Kapatılmalarının hemen ardından başlattıkları ve hala devam eden TV10’un açılmasına yönelik gerçekleşen Cumartesi eylemleri ile mücadele de sürüyor. Büyükşahin, bunun yanı sıra kapatılmaya ilişkin sürdürdükleri hukuksal mücadeleyi şöyle anlattı:
“Avukatlarımız OHAL komisyonuna dilekçe ile başvurdular. Orada televizyonumuzun geri açılmasını talep ettik. Ancak 60 gün içerisinde olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap gelmedi. Şimdi ise bölge idare mahkemesine, Danıştay’a, Anayasa Mahkemesi’ne, en son ise AİHM’e başvuru hazırlıklarımızı yapıyoruz.”
“LOKMALAR PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR”
Büyükşahin, tüm bu hukuki süreç sürerken yeni bir KHK ile gündeme gelen kapatılan basın yayın organlarının TMSF’ye devredilip frekans ve lisans haklarının satışa çıkarılmasını ise ‘gasp’ olarak değerlendirdi.
Büyükşahin, ” Alevilerin lokmaları ile kurulan bu kurumun son KHK ile önü açılan malların TMSF’ye devredilmesi, lisans ve frekans haklarını satışa sunmak aynı zamanda Alevilerin sofrasındaki ekmeğe el uzatmaktır. Zaten devlet verdiği vergilerden dolayı bu ülkenin yurttaşı olduğumuz için bize yapması gerekenleri yapmıyorlar. Sunması gereken katkıları sunmuyorlar. İnancımızı özgürce yaşayabilmemizin önü açılmadığı gibi baskıya uğruyoruz. Bir de bizim kendi emeğimiz kendi lokmamızla kurduğumuz kurumları bu şekilde peşkeş çekmek istiyorlar” diye konuştu.
ALEVİLERİN BUNA RIZASI YOK!
Malların TMSF’ye devredilmesi ile emeklerinin gasp edileceğine dikkat çeken Büyükşahin, bununla asimilasyonun önünün açılıp referandum sürecinde ‘Hayır’ diyen toplumun sesini kesmek istediklerini vurguladı.
“Alevi toplumunun bunda rızalığı yoktur” diyen Büyükşahin sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu bizim emeğimizi gasp etmektir. Orman kanunu gibi bizim ürettiklerimizi gasp etmektir aynı zamanda. Bizde en önemli kurum rızalık kurumudur. Alevi toplumu kendi içinde de, kendi dışındaki toplumlara da bir konuda rıza göstermediyse bin yıl geçse de aradan onu hiçbir zaman affetmezler. Her zaman iki eli yakasında olur.”
ALEVİLERİN ‘HAYIR’INI DUYURMAK İSTEMİYORLAR
Başkanlık sistemini öngören referandum da Alevilerin büyük oranda ‘Hayır’ diyeceklerini vurgulayan Büyükşahin, “Bunların sesini kim kamuoyuna duyuracak. ‘Hayır’ın propagandasını kim yapacak. ‘Evet’ mi ‘Hayır’ mı tartışmasını en sağlıklı biçimde ekranlara kim taşıyacak? Bizim lisans ve frekanslarımızı satışa çıkartarak referandum öncesi ‘Evet’ propagandası yapacak yeni ekranlar açmaya yönelik bir çalışma. Aynı zamanda referandum sürecinde hükümetin lehine ‘Evet’cilerin lehine yeni ekranlar açmaktır aynı zamanda” ifadelerini kullandı.
“MÜCADELE SÜRECEK”
Hiçbir şekilde bunları kabul etmediklerini ifade eden Büyükşahin, Alevi örgütleri, çevreciler, aydın, akademisyen, gazeteciler, kadınlar ve siyasetçiler ile her cumartesi gerçekleştirdikleri eylemlerinde daha gür bir şekilde haykıracaklarını duyurdu.
Sevim KAHRAMAN
HABERİN VİDEOSU
-

TMSF, İstanbul Kürt Enstitüsü’nün eşyalarına el koydu
Musa Anter, Feqî Hüseyin Sağnıç, İsmail Beşikçi, Abdurrahman Dürre, İbrahim Gürbüz, Cemşîd Bender, Süleyman İnanoğlu ve Yaşar Kaya tarafından 18 Nisan 1992 yılında İstanbul’da kuruldu.
Kürt dilini, kültürünü ve edebiyatını araştıran ilk Kürt kurumlarından Enstîtuya Kurdî ya Stembol’un (İstanbul Kürt Enstitüsü) kapısına 30 Aralık’ta mühür vurulmasının ardından bu defa eşyalarına el konuldu.
Gün içerisinde enstitüye giderek eşyaların sayımını yapan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yetkilileri eşyalara el koydu.