Etiket: Tolga Sağ

  • Garip Dede Dergahı’nda aşureler pay edildi: Barıştan vazgeçmeyeceğiz!-VİDEO

    Garip Dede Dergahı’nda aşureler pay edildi: Barıştan vazgeçmeyeceğiz!-VİDEO

    PİRHA- Garip Dede Dergahı Vakfı’nda aşureler pay edildi. GADEV Başkanı Celal Fırat, konuşmasında Suriye’de devam eden Alevi soykırımına değinerek “Bugün Yezit’in düzeni başka kılıflarla karşımıza çıkıyor. Eşitlik değil, sadaka veriliyor. Bastırma çabaları sürüyorsa, inancımız çarpıtılıyorsa susmayacağız, biat etmeyeceğiz. ‘Aç kal, alçalma’ bizim referansımızdır” dedi. Fırat, Barış ve Demokratik Toplum Sürecine dair de önemli mesajlar verdi.

    Muharrem Orucunun tutulması ardından aşureler pay ediliyor. Garip Dede Dergahı’nda da yüzlerce yurttaş, aşure programında bir araya geldi. Sabah saatlerinde pişirilmeye başlanan aşure lokması için akşam saatlerinde bir araya gelindi.

    Kurulan sahneye “Adalet, inancımızın ruhu, özgürlük nefesimizdir. Barış, yüreğimizin şiiridir” yazılı pankart asıldı.

    Programın sunuculuğunu Merve Demir yaptı.

    Kerbela’da katledilenler için Dede Hüseyin Doğan’ın okuduğu gülbeng ardından semah dönüldü.

    “KİMSEYE BİAT ETMEYİZ”

    Programın açılış konuşmasını GADEV Başkanı Celal Fırat yaptı. “Bizim aşure lokmalarımız sade bir tatlı değildir. Bizim lokmalarımız dertlere dermandır” diyen Fırat, şu konuşmayı yaptı:

    “Bin yıl geçse de adalet sağlanacaktır. Hepinizi Hz. Hüseyin direnciyle selamlıyorum.

    Alevilik kutsal bir inançtır. Nefesin terbiyesiyle başlar, insan kemaletiyle sona erir. Adalet olmadan yol yürümez. Biz de bu ülkede adaletin yerine gelmesi için mücadele ediyoruz. Kerbela’dan başlayarak Koçgiri’yi, Dersim’i, Gazi’yi unutmamak için bir aradayız.

    Adalet yalnızca bir kavram değildir. Eşit yurttaşlık uygulaması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Kerbela’da Şah Hüseyin’in mücadelesi, toplumsal barışın vicdanı, temelidir. Bu çığlığı duymak gerekir. Yezit, zulmüyle hükmetti ama utançla anıldı. Biz Aleviler, bu haksızlığı bin yıldır sorguluyoruz, hak yerini bulana kadar da kimseye biat etmeyiz. Aleviler halen haksızlığa uğruyor. Bugün Yezit’in düzeni başka kılıflarla karşımıza çıkıyor. Eşitlik değil, sadakat veriliyor, bastırma çabaları sürüyorsa, inancımız çarpıtılıyorsa susmayacağız, biat etmeyeceğiz. ‘Aç kal, alçalma’ bizim referansımızdır. Bizlerin istediği adalet, Yezit’inki gibi değil, Şah Hüseyin’in adaletidir. İnsanlık güzel olana kadar adaletten vazgeçmeyeceğiz. Adaletin olmadığı yerde barış olmaz. Halen cemevlerimiz ibadethane olarak görülmüyor. Alevi yurttaşlar, devletin kademelerinde yer alamıyor. Buna karşı çıkıyoruz. Suriye’de Aleviler katlediliyor. Soykırıma karşı ses çıkarmayanlara sesleniyoruz; bu katliamlara karşı söz kurmanızı bekliyoruz.

    “BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ”

    Bu ülkeden ret ve inkardan dolayı, büyük acılar yaşandı, yeri doldurulamaz kayıplar yaşandı. Ancak, dün Süleymaniye’de silahların yakılmasına ve tarihi bir barış çağrısına şahitlik ettik. Geleceğimiz için büyük bir umut doğurmuştur. Savaşın kaybedeni çoktur ama barışın kaybedeni yoktur.

    Barıştan korkmayalım. Barış ve demokrasi en çokta Aleviler için vazgeçilmezdir. Kendi geleceğimiz için önemli fırsatlar ortaya çıkıyor. Bunun için barışı sahiplenmeli ve aktif bir savunucusu olmalıyız. Çünkü biz inanıyoruz ki: Adalet varsa barış vardır. Barış varsa insanlık vardır. Ve insanlık güzel olana kadar, biz susmayacağız. Vazgeçmeyeceğiz. Şah Hüseyin’in doğruluğu ve onuruyla direnecek, insanlık güzel olana kadar adalet ve barış diyecek, vazgeçmeyeceğiz.”

    Programın devamında Sanatçı Erdal Erzincan, Yılmaz Çelik ve Tolga Sağ, müzikleriyle eşlik etti.

    Aşure lokmalarının pay edilmesi ardından program son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Sanatçı Pınar Aydınlar’ın oğlu Toprak Sağ: 13 Mayıs’ta herkesi duruşmaya bekliyorum-VİDEO

    Sanatçı Pınar Aydınlar’ın oğlu Toprak Sağ: 13 Mayıs’ta herkesi duruşmaya bekliyorum-VİDEO

     PİRHA- Tutuklu Sanatçı Pınar Aydınlar’ın oğlu Toprak Sağ, 13 Mayıs’ta görülecek ilk duruşma için kamuoyuna destek çağrısı yaptı. Kendisi de müzisyen olan Sağ, “Sosyalist bir sanatçının çocuğu olmak benim için onurdur. Süreç bizi çok karanlık bir şekilde karşılıyor. Aydınlığı yakacak olan ise örgütlü mücadelemizdir” diye konuştu. 

    İstanbul merkezli 10 ilde 18 Şubat 2025’te yapılan operasyon kapsamında çok sayıda eve baskın düzenlenmiş, altmışa yakın yurttaşla birlikte Sanatçı Pınar Aydınlar da gözaltına alınmıştı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyonun HDK’ye yönelik yapıldığını belirtilerek, soruşturma kapsamında 60 kişinin yer bulunduğunu açıklamıştı.

    HDK operasyonu kapsamında tutuklu bulunanların ilk duruşması 13 Mayıs’ta İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülecek.

    “KAFAMIZA SİLAH DAYADILAR”

    Pınar Aydınlar’ın oğlu Toprak Sağ, Salı günü görülecek ilk duruşma öncesi PİRHA’ya konuştu. Annesi Pınar Aydınlar’ın politik duruşu sebebiyle birçok kez evlerine baskın yapıldığını söyleyen Toprak Sağ, “Son gözaltı günü saat 05.30 civarında özel harekat evimize geldi. Bizi yere yatırıp kafamıza silah dayadılar. Bir işkence girişimi oldu. Bir sanatçının evi; yani tanınan bir insanın evi… O gün ikizim olan kız kardeşim de vardı. Polisler, kameraya da aldılar ve kardeşim korktu bayağı. Yani kötü bir süreçti bizim için” diye belirtti.

    “ANNEMLE GURUR DUYUYORUM”

    Annesi Pınar Aydınlar’a yöneltilen suçlamaların hiçbir hukuki dayanağı olmadığını söyleyen Toprak Sağ, “Salı günü özgürlüğüne kavuşacak diye umuyorum. Çünkü suçlamaların içeriği boş” diye belirtti. Toprak Sağ, konuşmasına şu cümlelerle devam etti:

    “Sosyalist bir sanatçının çocuğu olmak benim için onurdur. Çünkü biz, halkın sesi olmaya çalışıyoruz; işçi sınıfının, köylünün, ezilenlerin… Ve bu susturulamayacak bir şey. İşkenceyle, hapislerle, gözaltılarla bizi sadece bastırmaya çalışırlar ama bizim sevdamız, inancımız her şeyin ötesinde; zindanların, dağların ötesinde bir noktada. Ben gurur duyuyorum. Yani Sırrı abinin de dediği gibi mahpushaneler memlekettendir.”

    “SÖYLEMLERİ DEĞİŞMEYECEKTİR”

    Toprak Sağ, annesi Pınar Aydınlar’ın tutuklanmasına sebep olan konuşmaların arkasında olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Annemden sonra da ben söylemeye devam edeceğim. Benden sonra da çocuklarım olursa onlar söylemeye devam edecek. Bu bir süreçtir. Halk kurtuluşa erene kadar bizlerin sorumluluğu altındadır. Eğer ki azıcık da olsa bir ses getirebiliyor ve halkın sesi olabiliyorsak bu bizim için onurdur, şereftir. Söylemler değişmeyecek. Annem yurt dışındayken hapis cezası olduğunu bildiği halde memlekete gelmiş bir kadın, bundan sonra hapisten çıksa da söylemleri değişmeyecektir.”

    “ANNEM, EZİLEN KİMLİKLERİN MÜCADELESİNİ VERİYOR”

    Annesinin tutuklanması ardından kamuoyundan yeterince destek gelmediğini söyleyen Toprak Sağ, “Salı günü bizi yalnız bırakmasınlar. Kendi inançlarını, davalarını yalnız bırakmasınlar. Çünkü içerideki kadın, şu anda sadece kendi mücadelesini vermiyor; bir halkın, ezilen kimliğin mücadelesini veriyor. Bastırılmaya çalışan kadınların, insanların yaşam mücadelesini veren biri annem. Yani insanım diyenlerin orada bulunması gerekiyor diye düşünüyorum. Bugün başımıza gelen, yarın onların başına gelmeyecek diye bir şey yok. Süreç bizi çok karanlık bir şekilde karşılıyor. Aydınlığı yakacak olan o birlik, o örgütlü mücadelemiz, o birlikte yapacağımız ilerlemedir. Salı günü 11’de Çağlayan Adliyesine herkesi bekliyorum.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • Tolga Sağ: Cemevi Başkanlığı’nın etkinliğine katılmayacağız, isimlerimizin kullanılmasını kınıyoruz

    Tolga Sağ: Cemevi Başkanlığı’nın etkinliğine katılmayacağız, isimlerimizin kullanılmasını kınıyoruz

    PİRHA- Sanatçılar Tolga Sağ, Muharrem Temiz ve Hüseyin Korkankorkmaz, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın katkılarıyla  düzenlenecek 16. Kısas geleneksel aşure etkinliğine katılmayacaklarını duyurdu. Tolga Sağ, “Bizleri böyle bir oldubittiye getirerek isimlerimizi kullanma saygısızlığı gösteren etkinlik tertip komitesini de kınıyoruz” dedi.

    Urfa’nın Haliliye ilçesi Kısas Mahallesi’nde 15 yıldır düzenlenen aşure paylaşımının bu yıl 16’ncısı yapılacak.

    Yıllardır Kısas toplumunun kendi emekleri ve lokmalarıyla gerçekleşen aşure paylaşımına, son yıllarda devlet erkanı ve Kültür Bakanlığı’nın yanında Alevi toplumunun kesin olarak reddettiği Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı da katılacak.

    Bu yıl 16’ncısı düzenlenecek ‘Kısas Geleneksel Aşure Etkinliği’ için Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı imzasıyla hazırlanan afişte, sanatçılar Tolga Sağ, Muharrem Temiz ve Hüseyin Korkankorkmaz ile birlikte birçok sanatçının etkinliğe katılacağı belirtilmişti.

    Hazırlanan afişin sosyal medyaya düşmesinden sonra Aleviler, bu sanatçıların Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle düzenlenen etkinliğe katılmasını eleştirdi.

    Konuya dair açıklama yapan sanatçılar Tolga Sağ, Muharrem Temiz ve Hüseyin Korkankorkmaz etkinliğine katılmayı kabul ettiklerini, ancak bunun Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın katkılarıyla gerçekleştiğini sonradan öğrendiklerini belirttiler.

    “İSİMLERİMİZİN KULLANILMASINI KINIYORUZ, YER ALMAYACAĞIZ!”

    Sanatçı Tolga Sağ sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Muharrem Temiz ve Hüseyin Korkankorkmaz’ın da Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın katkısıyla düzenlenen aşure etkinliğine katılmayacaklarını belirterek, şunları ifade etti:

    “Her sene geleneksel olarak yapılan Kısas Aşure Etkinliği’ne Muharrem Temiz’le beraber katılmayı kabul etmiştik ancak bu etkinliğin, Yolumuza, inancımıza tamamen ters bir anlayış ve zorlamayla oluşturulan ve bizlere dayatılmaya çalışılan T.C. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bünyesinde ve katkılarıyla yapılmış olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Bizleri böylesine bir oldubittiye getirerek isimlerimizi kullanma saygısızlığı gösteren etkinlik tertip komitesini de kınıyoruz. Ve bu etkinlikte yer almayacağımızı da tüm duyarlı insanlarla paylaşıyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Afyon  Kayabelen’de 27. Hamza Şeyh Dede’yi anma etkinliği düzenlendi

    Afyon Kayabelen’de 27. Hamza Şeyh Dede’yi anma etkinliği düzenlendi

    PİRHA- Afyon Şuhut Kayabelen Köyü’nde 27. Hamza Şeyh Dede’yi anma etkinliği düzenlendi.   

    Her yıl Kayabelen Folklor ve Araştırma Derneği tarafından  yapılan ve 1 gün sürecek olan 27. Hamza Şeyh Dede’yi anma ve Hıdırellez Bahar Bayramı kutlanacak. sanatçılar Tolga Sağ, Sepil Efe, Caner Gülsüm, Efecan Şengül, Ege Tahtacı Kültür ve Eğitim Kalkınma Derneği, Hacı Bektaş Gönüllüler Semah Topluluğu, Körküler Köyü Semah Topluluğunun katılacağı anma, 18 Mayıs Cumartesi günü başlayacak.

    PİRHA/AFYON

     

     

  • PSAKD Yenimahalle Şubesi ve Cemevi hizmete açıldı- VİDEO

    PSAKD Yenimahalle Şubesi ve Cemevi hizmete açıldı- VİDEO

    PİRHA-PSAKD’nin içerisinde cemevi de olan Yenimahalle Şube binası, 2 yıllık sürenin ardından hizmete açıldı. PSAKD Yenimahalle Şube Başkanı Onur Şahin, “Bugün yıllardan beri sürdürdüğümüz mücadelenin sonucunu almış bulunuyoruz” derken, derneğin genel başkanı Cuma Erçe, “Bugünlere kolay gelmedik” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise “Sünnilere verilen haklar Alevilere de verilene kadar sizinle yürüyeceğiz” ifadelerini kullandı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Yenimahalle Şube binası bugün hizmete açıldı. Yenimahalle Belediyesi tarafından yapılan bina içerisinde cemevinin yanı sıra cenaze hizmetleri de yürütülecek.

    Açılış yapıldıktan sonra 29 yıllığına binanın hakkı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nde (PSAKD) olacak. Binanın içinde cemevi, yemekhane, misafir salonu, kütüphane, derslik, toplantı salonu ve cenaze hizmetlerinin verileceği alanlar da yer alıyor.

    Açılış konuşmasını yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Yenimahalle Şube Başkanı Onur Şahin, “Bugün yıllardan beri sürdürdüğümüz mücadelenin sonucunu almış bulunuyoruz. 3,5 dönüm üzerine kurulu. Ana binamızın içinde cem odamız var, toplantı salonumuz var, kütüphanemiz var. Umarım hepimize hayırlı olur. Uzun yıllardır mücadele ediyoruz, uzun yıllardır buranın bir statüsü yoktu. 29 yıl için burası bize tahsis edildi. Eski bina bizim ihtiyaçlarımızı karşılamıyordu. Biz de belediyeye girdi taleplerimizi dile getirdik. Alevi toplumu olarak hakkımız olanı aldık. Öncelikle siz değerli halkımıza teşekkür ediyoruz, bu en başta sizin eserinizdir. Sivas Katliamı’nda kaybettiğimiz canlarımızın aileleri bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Yenimahalle Başkanı Fethi Yaşar’a çok teşekkür ediyoruz. Bugün bizim için çok mutlu bir gün, bu burada bitmeyecek elbette. Alevi toplumu için bu yetmez. Biz bu mücadeleyi burada bırakmayacağız. Siyasi iktidar cemevlerini tanımak yerine yandaş kurumlar kuruyor. Biz kimsenin Alevisi olmayacağız” dedi.

    Onur Şahin’i konuşmasının ardından semah dönüldü. Mercan Erzincan, Tolga Sağ ve Cengiz Özkan türkülerini söyledi.

    ALEVİLER TÜRKİYE’NİN KARANLIĞA SÜRÜKLENMESİNE İZİN VERMEYECEK”

    Konuşmasına Erzincan İliç siyanürlü maden ocağı faciasına ve siyanürlü toprak altında kalan 9 maden işçisine değinen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bugünlere kolay gelmedik. Cemlerimiz engellendi, önderlerimizi kaybettik, canlarımızı 2 Temmuz’da kaybettik. Katledildik, öldük ama hiçbir cana kıymadık. Öldük ama öldürmedik” ifadelerini kullandı.

    Erçe, Yenimahalle Belediye Başkanına teşekkür ederek şöyle devam etti:

    “CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in cemevi açılışımıza gelmesi bizi onurlandırdı. Belediye başkanımız bir cemevi sözü daha verdi. Ülkemiz tekçi bir anlayışla karanlığa sürükleniyor, buna izin vermemiz mümkün değil. Buna bu ülkenin çağdaşlaşları, Alevileri izin vermeyeceğiz. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı açtılar, onlara teslim olmayacağız, olanların da aramızda işi yok. TBMM kürsüsünden tarikatlarla anlaşma yapacağız diyenler var, endişelerimiz var. Bunlara boyun eğmeyeceğiz. Aleviler olduğu sürece bu ülkenin karanlığa sürüklenmesine izin vermeyeceğiz.”

    FERİT YAŞAR: EŞİT YURTTAŞLIK HAKKI KAZANILANA KADAR BU TOPLUMUN YANINDAYIZ

    Yenimahalle Belediye Başkanı Ferit Yaşar da “15 yıldır belediye başkanlığı yaparken hemşerilerime de kendime de verdiğim bir söz vardı. Kimseyi ayırt etmeyeceğim, vergisini kullandığım her vatandaşın sorununu çözmek için canla başla çalışacağım. Bu sözümün arkasında durmanın verdiği gururla karşınızdayım. Bu cemevi birliğimizin ve dirliğimizin teminatı olarak Pir Sultan’ın ismi ile yaşayacak” diye konuştu.

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise “Cemevinin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Kimseyi ayırmadan hizmet etmemiz gerekiyor” dedi.

    ÖZEL: SÜNNİLERE VERİLEN HAKLAR ALEVİLERE DE VERİLENE KADAR SİZİNLE YÜRÜYECEĞİZ

    Açılışa katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Her sene Temmuz ayının başında yüreğimizde bir kor gibi yanmaya devam eden Madımak’a giderdik. Bu sene de yıl dönümüne Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olarak gittim. Orası utanç müzesi olana kadar sizlerle olmaya devam edeceğim. Herkes eşittir ama Aleviler daha az eşittir denilerek, onların ibadethanesine ibadethane demeyen bir yönetimin karşısında duranlarla bir aradayım. Kim ne der demeden, kimseden çekinmeden özgürce savunmaya devam edeceğiz. Eşit yurttaşlık hakkı kazanılana kadar bu toplumun yanındayız. Sünnilere verilen haklar Alevilere de verilene kadar sizinle yürüyeceğiz.”

    Açılışta, Mercan Erzincan, Tolga Sağ ve Cengiz Özkan türkülerini seslendirdi.

    PİRHA/ANKARA

  • “Anadolu Erenleri 6. Hasan Baba Kültür Festivali” 12 Temmuz günü gerçekleştirilecek

    “Anadolu Erenleri 6. Hasan Baba Kültür Festivali” 12 Temmuz günü gerçekleştirilecek

    PİRHA-“Anadolu Erenleri 6. Hasan Baba Kültür Festivali” 12 Temmuz Salı günü Malatya’nın Pütürge ilçesi Hüsükuşağı Köyü’nde gerçekleştirilecek.

    Malatya Pütürge Hüsükuşağı Derneği tarafından 12 Temmuz Salı günü “Anadolu Erenleri 6. Hasan Baba Kültür Festivali” gerçekleştirilecek. Hüsükuşağı Köyü Hasan Baba Dergahı’nda yapılacak olan festivale Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Pir Teslim Abdal Cemevi ve Malatya Ali Kapısı Derneği Başkanı Muhsin Topal Cengiz ile İnönü Üniversitesi Alevilik Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mehmet Dönmez konuşmacı olarak katılacak.

    Sanatçılar Tolga Sağ ile Muharrem Temiz‘in de yer alacağı programda semahlar dönülecek, lokmalar pay edilecek.

    PİRHA / MALATYA

  • GADEV Alevi Akademisi’nin birinci eğitim programı tamamlandı; 85 kişiye sertifika verilecek

    GADEV Alevi Akademisi’nin birinci eğitim programı tamamlandı; 85 kişiye sertifika verilecek

    PİRHA-GADEV Alevi Akademisi’nin birinci eğitim programı 16 Nisan günü yapıalcak sertifika töreni ile sona erecek. İkinci eğitim programına ilişkin bilgi veren Üryan Hızır Ocağı’ndan Veli Büyükşahin, “İkinci eğitim programında ağırlıklı olarak Alevilikte yol, erkân, inanç meseleleri, Alevi ocakları işlenecek. Farklı Alevi sürekleri, toplulukları kendilerini anlatacak” dedi.

    ‘Garip Dede Vakfı Alevi Akademisi’nin 8 Ocak 2022 günü başlayan ve farklı üniversitelerden 24 akademisyenin katıldığı “Sosyal Bilimler Perspektifinden Türkiye’de Alevilik” başlıklı ilk programı sona eriyor.

    Türkiye’de bir ilk olan GADEV Alevi Akademisi’nin 120 saat ve 40 dersten oluşan ilk programının sertifika töreni ise 16 Nisan Cumartesi günü saat 15.30’da İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Cemevi’nde gerçekleştirilecek.

    Sunuculuğunu Gamze Acaray’ın yapacağı sertifika töreninde Prof. Dr. Çiğdem Boz, Prof. Dr. Şükrü Aslan ile Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat konuşmacı olarak yer alacak. Sanatçılar Cengiz Özkan ile Tolga Sağ da türküleriyle katılımcıların karşısına çıkacak.

    “16 NİSAN GÜNÜ 85 KİŞİ SERTİFİKA ALACAK”

    Akademinin birinci eğitim programına ilişkin PİRHA‘ya konuşan Üryan Hızır Ocağı’ndan Veli Büyükşahin, gerekli ders devamlılığını sağlayan 85 kişinin, 16 Nisan günü düzenlenecek törende sertifikalarına kavuşacaklarını söyledi.

    İKİNCİ PROGRAM BŞLAYACAK: ALEVİLİKTE YOL-ERKAN, İNANÇ VE OCAKLAR

    Akademinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini belirten Büyükşahin, eğitimin ikinci programına dair ise şu bilgileri verdi:

    “İkinci program bir sonraki hafta başlayacak. O program da “Alevilikte Yol-Erkan, İnanç ve Ocaklar” başlığıyla gerçekleştirilecek. 12 konu, 40 saatlik ders olacak. Nisan’ın son haftası başlayıp, Haziran’ın ilk haftasının sonu gibi bitirmeyi hedefliyoruz. İkinci programın kayıtları başladı. Burada da birinciden farklı ve ağırlıklı olarak Alevilikte yol, erkân, inanç meseleleri, Alevi ocakları işlenecek. Alevilikteki genel kavramlar konuşulacak.

    “ALEVİ SÜREKLERİ KENDİLERİNİ ANLATACAK”

    Farklı Alevi sürekleri, toplulukları kendilerini anlatacak. Mesela Abdallar ile ilgili olarak bir ders olacak. Abdallar topluluk olarak “kimler, neler, ne yapıyorlar?” anlatacaklar. Yine Tahtacılar aynı şekilde kendilerini anlatacaklar. Alevi ocaklarının içerisinde dört-beş tane ocak kendisini anlatacak. Rızalık şehri, rızalık kültürü anlatılacak. Ayrıca cemler, ritüeller, yol, erkân hizmetleri de anlatılacak. İkinci programın ilk dersini ise Ayfer Karakaya verecek.”

    Barış KOP / İSTANBUL

  • ADFE’ye bağlı tüm cemevleri, elektrik faturalarına karşı dava açtı-VİDEO

    ADFE’ye bağlı tüm cemevleri, elektrik faturalarına karşı dava açtı-VİDEO

    PİRHA-Cemevlerine gelen yüksek elektrik faturalarına tepki gösteren Alevi Dernekleri Federasyonu’na (ADFE) bağlı kurumlar ve cemevleri, faturaları ödememe kararı alırken; İstanbul Adliyesi’nde dava açtı.  Basın açıklamasını okuyan Sanatçı Tolga Sağ, “Bizler, halkımızla paylaştığımız milyar TL’lik elektrik, doğalgaz ya da su faturalarını ödemeyeceğiz. Bu bir haktır ve verdiğimiz özgürlük mücadelesinin bir sembolüdür” dedi. 

    Alevi Dernekleri Federasyonu’na (ADFE) bağlı kurumlar, cemevlerine gelen yüksek elektrik faturalarını ödememe kararı aldı ve İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yaparak, dava açtı.

    İstanbul’da bulunan ve ADFE’ye bağlı Garip Dede Dergahı Vakfı, Erikli Baba Eğitim ve Kültür Vakfı, Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Tanıtma Vakfı, Arnavutköy Hacı Bektaş-ı Veli Kültürünü Yaşatma ve Tanıtma Derneği, İkitelli Cemevi Kültür Eğitim ve Dayanışma Derneği, Esenler Cemevi Derneği, Habipler Cemevi Hacı Bektaş-ı Veli Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği, Başakşehir Hacı Bektaş-ı Veli Cemevi, Şahkulu Cemevi-Şahkulu Sultan Külliyesi Mehmet Ali Hilmi Dedebaba Araştırma Eğitim ve Kültür Vakfı ile Yunus Emre Samandıra Cemevi Kültür ve Sosyal Yardım Derneği, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu.

    Başvuru öncesi açıklama yapan ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, gelen elektrik faturalarının Türkiye meselesi haline geldiğine ve her evde ‘yangın’ olduğuna dikkat çekerek, “Cemevlerine gelen faturalar canımızı yakmaya başladı. Biz bu ülkede eşit yurttaşlık istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bizi ikinci sınıf vatandaş görmekten vazgeçmelidir. Devlet cemevlerinin yasal statüsünü kabul etmelidir. Hiçbir cemevimiz faturalarını ödemeyecektir. Devlet sorumluluğundan kaçmamalıdır. Cemevlerini ‘ticarethane’ gören zihniyeti kınıyorum” dedi.

    Avukat Nuran Arslaner de, AİHM’in verdiği kararlara işaret ederek, mahkemelerin kararları uygulatması için dava sürecini sürdüreceklerini ifade etti. 

    “ALEVİLER ZİMMETLİ VATANDAŞINIZ DEĞİLDİR”

    Avukat Nuran Arslan Arslaner’in ardından Garip Dede Cemevi Yönetiminde olan Sanatçı Tolga Sağ basın metnini okudu.

    Sağ, bireysel özgürlüğün, vatandaşlığa dair olan haklar ve özgürlüklerden yararlanmanın zeminini oluşturan özyönetimi ifade ettiğini belirterek, “Diğer bir tanımla; vatandaşlığın yasal, siyasal kimlik boyutlarının beslediği farklı ya da örtüşen aidiyet hislerini ve pratik bakımdan bireylerin devlet tarafından gördüğü saygıyı ifade eder. Demokrasi ise; toplumun tüm kesimlerinin, toplumsal refahını artırmak veya hak talep etmek için bireylerin sivil topluma katılma becerisi üzerine kuludur, bireylerin sivil ya da siyasi faaliyetler katılımı ise eşit vatandaşlığın temel ilkesidir” dedi.

    Mecliste demokrasi gereği bir ‘Anayasa Uzlaşma Komisyonu’ kurulup, siyasi partilerden eşit sayıda temsilcinin “Yeni Anayasa” yapım çalışmaları için yıllarca çalıştığını hatırlatan Sağ, “Bizleri temsil eden bu siyasi partilerin uzlaşma komisyonuna sunduğu anayasa taslaklarında vatandaşın siyasi kimliği, hukuki statüsü, hak sahipliği, inancı, sosyal ve kültürel kimliği katılımcılık boyutuyla ele alınmıştır. Alevilerin haklarını da kapsayan bu çalışmaların Anayasa komisyonu tarafından tekrar değerlendirilmesini eşit yurttaşlık bağlamında cemevlerimizin ibadethane sayılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

    “ALEVİLER AZINLIK DEĞİLDİR!”

    Sağ, açıklamanın devamında şunları aktardı:

    “Bu anlayış Selçuklu- Osmanlı ve de ne yazık ki günümüz Cumhuriyetinde Sünni İslam anlayışındaki “zimmetli vatandaş” anlayışının bir tezahürüdür. Bu anlayış Alevilerin inançlarından vazgeçerek Sünni İslam’ın gölgesinde cemaat, tebaa ya da grup olarak kalmasını ve vatandaşlık aidiyetlerinin de Sünni kimliğe hizmet derecesinde olmasını isteyen bir anlayıştır. İşte bu yapay faşist idealde Sünni çoğunluğa hizmet eden ‘Himaye bir toplum’ vardır. Alevileri ideolojik, siyasi, idari, ekonomik tüm alanlarda yok sayıp varlıklarını Sünniliğe hizmetle ilişkilendirmek, fetihçi halifelerin adalet düşüncesidir. Bu ‘Nas, sünnet ya da töre’ gereğidir; yani “Sünniliği yay ve genişlet ideolojisidir.”

    Alevilerden vergi adı altında “karşılıksız para” alan devletin bu parayı gelir dağılımını kontrol etmek amacıyla aldığını beyan etttiğini ancak harcamaları ve finansı taraflı yaparak, vergilerin Sünni vatandaşların dini gereksinimleri için rahatça ve helalmiş gibi kullanıldığını vurgulayan Sağ, “Alevi toplumunun siyasallaşmasının dinamiklerinde, kimlik ve tanınma taleplerinin merkezinde cemevlerinin inançsal haklarının mücadelesi vardır. Geldiğimiz süreçte de devlet; cemevlerimizi yok sayarak, kendisine ideolojik açıdan bağımlı bir toplum yaratma özlemi içindedir. Bu nedenle Alevilerin ibadet merkezlerini ticarethane olarak görüyor ve onları mali sıkıntılarla yıldırmaya çalışıyor. Ancak denetim ve özgüven kazanan Alevi örgütleri, devletten mali kolaylık yerine Alevi toplumunun haklarını istiyor; yani eşit vatandaşlık mücadelesi veriyor ve bundan asla vazgeçmeyeceklerdir. Cemevlerimize dayatılan milyarlık elektrik, doğalgaz ve su faturaları bizleri yıldırmayacaktır” ifadelerine yer verdi.

    “MİLYAR TL’LİK ELEKTRİK, DOĞALGAZ VE SU FATURALARINI ÖDEMEYECEĞİZ”

    “Bizler yüzyıllardır ibadetimizin cem olduğunu, bunun yerinin de cemevi olduğunu, orucumuzun Hızır ve Muharrem orucu olduğunu, kendi inançsal ilkelerimizin Sünnilik veya Şiilikle hiçbir bağının olmadığını vurguluyoruz” diyen Sağ, “Devlet bir inancın safiyetine, gerçekliğine ve sahihliğine dokunamaz, onu tarif edemez, o inancın mensuplarını çeşitli maddi ve manevi baskılarla tehdit edemez çünkü aynı havayı, suyu ve aynı toprağı kardeşçe paylaşan bir toplumu tehdit etmek, aslında özünü tehdit etmek demektir. Bizler, halkımızla paylaştığımız milyar TL’lik elektrik, doğalgaz ya da su faturalarını ödemeyeceğiz. Bu bir haktır ve verdiğimiz özgürlük mücadelesinin bir sembolüdür diyor, saygılarımızı sunuyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Sağ: Alevilerin ‘Serçeşme Hacı Bektaş Veli’ festivaliyle onore edilmesi çok değerli-VİDEO

    Sağ: Alevilerin ‘Serçeşme Hacı Bektaş Veli’ festivaliyle onore edilmesi çok değerli-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Yenikapı’daki ‘Serçeşme Hünkâr Hacı Bektaş Veli Festivali’ ikinci gününde devam ediyor. 45 usta sanatçının katılım sağladığı festivalde sanatçı Tolga Sağ, “Bu etkinlik, ‘Alevi toplumunu tanıyorum. Yoluna, inancına saygı gösteriyorum ve her şekilde onun yanındayım’ mesajıdır” diye konuştu. Sağ, “İstanbul’da yaşıyor olmaktan bugün itibariyle çok keyif alıyorum. Kendimi bu şehre ait hissediyorum” dedi. 

     

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Hacı Bektaş Veli’nin Hakk’a yürüyüşünün 750. yılı nedeniyle düzenlediği Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali, ikinci gününde Yenikapı Etkinlik Alanı’nda devam ediyor.

    “ALEVİLER CUMHURİYET’İN KURULDUĞU GÜNDEN BU YANA İNANCINI, YOLUNU GİZLİ YAŞADI”

    Festivalde Sanatçı Tolga Sağ, PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Alevi toplumunun inançlarını yıllardır gizli yaşadığına dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Yüzyıllardır ezilmiş ve ötekileştirilmiş bir toplum; cumhuriyet tarihinin kurulduğu günden itibaren inancını yolunu gizli yaşamak zorunda bırakılmış, dağların ücra köşelerinde yaşamak zorunda bırakılmış bir topluluğun bugün İstanbul gibi bir metropolde onun inancına ve felsefesine yönelik böylesine görkemli bir etkinlikle onore edilmesi benim açımdan çok değerli.”

    “İSTANBUL’DA YAŞIYOR OLMAKTAN BUGÜN İTİBARİYLE ÇOK KEYİF ALIYORUM”

    Sağ, organize edilen Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Festivali’ne işaret ederek; “Bu etkinlik, ‘Alevi toplumunu tanıyorum; yoluna, inancına saygı gösteriyorum ve her şekilde onun yanındayım’ mesajıdır. İstanbul’da yaşıyor olmaktan bugün itibariyle çok keyif alıyorum. Kendimi bu şehre ait hissediyorum. Benim gibi hisseden milyonlarca insan var buna inanıyorum. Çok değerli buluyorum. Emeği geçen herkese bir Alevi vatandaşı olarak çok teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

    Berfin YILDIZ / İSTANBUL 

  • Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren canlar Garip Dede Dergahında anılacak-VİDEO

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren canlar Garip Dede Dergahında anılacak-VİDEO

    PİRHA-2 Temmuz 1993’te Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 35 can 4 Temmuz Pazar günü Garip Dede Dergahında anılacaklar. 

    Garip Dede Dergahında, 2 Temmuz Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren canları anma programı düzenlendi. Anma, 4 Temmuz Pazar günü saat 17:00’de başlayacak.

    Anma etkinliğinde, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Genel Başkanı Hüseyin Mat, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat konuşma yapacak. Sanatçılar Tolga Sağ, Muharrem Temiz ve Özlem Taner de deyişler seslendirerek canları anacaklar.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Alevi canlar, Hacı Bektaş’ta deyişler eşliğinde semah döndü-VİDEO

    Alevi canlar, Hacı Bektaş’ta deyişler eşliğinde semah döndü-VİDEO

    PİRHA – Hacı Bektaşı Veli Anma Etkinliği’nde deyişler okunup semahlar dönüldü. 

    Haberin Videosu

    56. Ulusal, 30. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliği her gün yoğun katılım eşliğinde sürüyor.

    Ankara Pir Sultan Abdal Semah Ekibi, Sırhane bölgesindeki Kemal Kılıçdaroğlu Spor Salonu’nda yapılan etkinlikte deyişler eşliğinde semah döndü. Program dahilinde sanatçı Efkan Çakmakçı, Gülşen Öztürk, Hüseyin Aslan, Metin Karataş, Dertli Divani, Edip Bülbül, Gani Pekşen, Müslüm Eke, Mustafa Eke ve Sabahat Akkiraz da deyişler seslendirdi.

    Etkinlik kapsamındaki bir diğer program da Hacı Bektaş ilçe merkezindeki 60. Yıl Kapalı Spor Salonu’nda yapıldı. Yoğun katılımın görüldüğü anmada Sanatçı Özlem Taner, Kutsal Evcimen, Muzaffer Özdemir, Kazım Kalaycı Mustafa Özarslan ve grubu, Tolga Sağ, Erdal Erzincan ve Arif Sağ deyiş ve ezgiler seslendirirken Adıyaman’dan gelen canlar da semah döndü.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • 1. Seyyid İbrahim Dede anma etkinliği 12-13 Ağustos’ta yapılacak

    1. Seyyid İbrahim Dede anma etkinliği 12-13 Ağustos’ta yapılacak

    PİRHA- Erzincan’ın Kemah ilçesine bağlı Aksakal (Apışta) köyünde, 12-13 Ağustos’ta Seyyid İbrahim Dede anma etkinliği yapılacak. 

    Erzincan’ın Kemah ilçesine bağlı Aksakal (Apışta) köyünde 12-13 Ağustos’ta Seyyid İbrahim Dede anma etkinliği yapılacak. Seyyid İbrahim Dede Türbe ve Cemevi Derneği tarafından yapılacak olan anma etkinliğin birncisi gerçekleştirilecek.

    Birçok etkinlikten oluşacak olan anmada birçok sanatçı da yer alacak.

    İki gün sürecek olan Seyyid İbrahım Dede Türbe ve Cemevi Derneği 1. Geleneksel ve Ulusal Anma Etkinliği’nin birinci gününde açılış, protokol konuşmaları, konser ve kapanış yapılacak.

    Etkinliğin ikinci gününde ise Alevilikle ilgili tarihsel söyleşi yapılıp cem bağlanacak. Cemden sonra Tolga Sağ, Özcan Türe, Haşim Süer, Arif Kurt, Erkan Çanakçı, Koray Çatal gibi sanatçılar konser verecek. (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Güngören Cemevi dayanışma ve dostluk gecesi düzenliyor

    PSAKD Güngören Cemevi dayanışma ve dostluk gecesi düzenliyor

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Güngören Şubesi ve Cemevi ‘Sevgiyi Paylaşmak Umudu Yeşertmek İçin Gelin Canlar Yanyana Can Cana Olalım’ şiarıyla dayanışma gecesi düzenliyor.

    PSAKD İstanbul Güngören Şubesi ve Cemevi  ‘Sevgiyi Paylaşmak Umudu Yeşertmek İçin Gelin Yanyana Can Cana Olalım’ şiarıyla dayanışma ve dostluk gecesi düzenliyor. PSAKD İstanbul Güngören Şubesi ve Cemevinin düzenleyeceği dostluk ve dayanışma gecesi 28 Nisan Cumartesi günü saat 19:00’da Güngören Cemevin’de yapılacak.

    PSAKD İstanbul Güngören Şubesi ve Cemevinin düzenleyeceği dostluk ve dayanışma gecesine sanatçı Eda Doğanay, Tolga Sağ, Vedat Baran, Hüseyin Göçmen, Cafer Köse, Hüseyin Kuzucan, Funda Salman ve Aşık Berbati katılacak. (HABER MERKEZİ)

  • Garip Dede Dergahı’nda Newroz Cemi’nde Diyanet’e sert tepki – VİDEO

    Garip Dede Dergahı’nda Newroz Cemi’nde Diyanet’e sert tepki – VİDEO

    PİRHA – Garip Dede Dergahı’nda Newroz Cemi yapıldı. Cemde deyişler söylendi, semahlar dönüldü. Bir konuşma yapan Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, Nevroz’un Türkiye’ye ve dünyaya barış getirmesini istedi. Fırat, Alevileri camiye çağıran Diyanet İşleri Başkanı’nı da sert bir şekilde eleştirdi. 

    İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergahı’nda” ‘Söz ve cümle’ şekilde değil ‘maksat ve manada’ güzeldir” diyerek Newroz Cemi düzenledi. Yapılan muhabbet cemini Celal Fırat, Tolga Sağ, Muharrem Temiz ve Hüseyin Doğan yürüttü. Ceme kadınların yoğun katılımı dikkat çekiciydi.

    “ALEVİLERE DAYATILAN BİR İNANÇ VAR” 

    Cemde Garip Dede Dergahı Başkanı ve İmam Rıza Ocağı Dedesi Celal Fırat kısa bir konuşma yaptı.

    Fırat, Newroz’un iyiye, güzele, sevgiye ve yeryüzünde ne kadar sorun ve sıkıntı varsa güzel olması temennisinde bulundu.

    Yeryüzü inancını Alevilerin görünür kıldığını söyleyen Fırat, Alevilikte kelam ilmi fikir hareketidir. Bu hareketi sazla, sözle dile getiririz” dedi.

    Alevilere ait olmayan ama dayatılan bir ibadet şeklinin olduğunu söyleyen Fırat, “Akıl, bilim, sevgi, ikrar ve rızalık şekle dönüşmek üzere. Bizler ne Sünniyiz ne Şiiyiz bizler Kızılbaş Aleviyiz” dedi.

    Alevilerin farklı olduğunu söyleyen Fırat, hiçbir dinin fonksiyonu ve türevi olmadıklarını belirtti. Fırat, Alevilerin bugüne kadar bedel ödediğini belirtti.

    Alevilerin gelenek ve inanç örgüsü içinde birçok bayramı, kültürel etkinliği yaşatanlar olduğunu kaydeden Fırat, Alevilerin Newroz bayramını da Hz. Ali’nin doğumuyla sınırlandırmadıklarını kaydetti.

    “HERKES BİRBİRİNE HIZIR OLMALI”

    Fırat, sözlerine şöyle devam etti:

    “Salt ibadet ve biçimsel kurallarla sınırlandırmak, onu her doğa parçasına ruh veren tarafını soyutlaştırıp, yaşamdan  koparır. Bitkiler yaş iken koparılmaz. Akan su kirletilmez. Hayvanlar avlanarak yenilmez. Dağlar kutsal ve ziyaret yerleridir. O sebeple bizim gelenek göreneklerimizde her insanın Hızır olmasını arzularız. Anadolu’da inançla bütünleşmiş ya da bütünleşmemiş ne varsa her etnik grubun kendi kimliğine göre bir sembole bürünmüştür. Nevruz Zazaların Hawtemalı, Kendalilerin bahar pikniği, Kürtlerin Demir Kawa’sı, Arnavutların bahar seronomisi, Pomakların yamak bayramıdır. Herkes kendine göre bir yaşam sembolü haline getirmişlerdir. Biz Aleviler ise zalime karşı Şahı Merdan Ali’nin hızır ile özleşmesidir. Baharın ilk güneşi hayatın tabiatıyla  bulma neşesi yürekte paylaşılan bir niyaz lokmasıdır Nevruz. Bu nedenle bu baharda sevgi, barış, kardeşlik için doğaya teşekkür ediyoruz. Her halk kendi gelenek göreneklerinde, kendi inançlarında kendi dillerinde ibadetlerini yapmakla özgür kıldırmalıyız. Onun için zulüm nereden gelirse gelsin bizler onun karşısında duracağız. Bizler Nevruz’un Türkiye’de ve dünyanın her yerinde barış getirmesini arzularız.”

    “DİYANET’E TEPKİ GÖSTERİLMELİ”

    Geçtiğimiz günlerde Diyanet İşleri Başkanı’nın açıklamalarına da tepki gösteren Fırat, Alevilerin ibadethanelerini görmezlikten gelenlerin olduğunu ve başka yerlere gelmeleri yönünde çağrıda bulunanların olduğunu kaydetti.

    Fırat, Diyanet İşleri Başkanı’nın Alevileri camiye çağırmasına Alevilerden çok Sünnilerin tepki göstermesi gerektiğini söyledi.

    ‘Cemevleri bizim kırmızı çizgimizdir’ diyen zihniyetten bunu beklemediklerini söyleyen Celal Fırat, bu söylemleri dillendiren ve bu toplumu ayrıştıran insanlara gür bir sesle tepki gösterilmesi gerektiğini söyledi.

    Kısa bir konuşma yapan Sanatçı Muharrem Temiz de, rızalığı esas alan Alevilik inancının ibadetlerinde yapılan muhabbette öğrenilen her şeyin dışarıya çıkıldığında onu yansıtabilmenin önemli olduğunu vurguladı.

    Konuşmalar sonrası 12 hizmet görüldü, deyişler söylendi, semahlar dönüldü. (HABER MERKEZİ)

  • Garip Dede Dergahı’ndan ‘Nevruz’ programı

    Garip Dede Dergahı’ndan ‘Nevruz’ programı

    PİRHA – Garip Dede Dergahı, 22 Mart Perşembe günü saat: 19.00’da dergahta Newroz kutlaması için etkinlik planını açıkladı. 

    Garip Dede Dergahı,  ‘Söz ve cümle’ şekilde değil ‘maksat ve manada’ güzeldir, diyor. Dergahta 22 Mart Perşembe günü saat 19.00’da Muharrem Temiz ve Tolga Sağ’ın katılımı ile Hz. Ali’nin doğum günü vesilesiyle baharı karşılama anlamına gelen Newroz’u kutluyor.

  • Sanatçı Tolga Sağ: TRT’de yasaklıyım, ciddi psikolojik baskı var-VİDEO

    Sanatçı Tolga Sağ: TRT’de yasaklıyım, ciddi psikolojik baskı var-VİDEO

    PİRHA- Sanatçı Tolga Sağ, son dönemlerde yaşanan siyasi baskılara ve MESAM’daki tartışmalara ilişkin konuştu. Sağ, Türkiye’de bir karşıtlık yaratılmaya çalışıldığını vurguladı.

    Haberin Videosu

    Sanatçı Tolga Sağ ile geçtiğimiz günlerde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Şubesi’nde gerçekleşen Hızır Cemi öncesi sohbet ettik. Türkiye’deki son dönemlerde yaşanan güncel gelişmelere ilişkin PİRHA’ya konuşan Sağ, OHAL’den toplum ne kadar etkileniyorsa kendilerinin de o kadar etkilendiğini söyledi.

    Referandum öncesi çekilen ‘Hayır’ klibi gerekçe gösterilerek TRT’de kendisine yasak konulduğunu söyleyen Sağ, “Vergi ödediğim katkı sunduğum bir kurumun içinde kendimi ifade edemiyor olmak ciddi bir baskı” dedi.

    ‘Barış’ kelimesinin son dönemlerde suç unsuru olmasına değinen Sağ, Türkiye’de karşıtlıktan beslenen bir iktidar ve bir yönetim biçiminin olduğunu söyledi. Şimdi ise barışı karşıt bir söylem olarak kendi savaş koşullarına kılıf hazırlamaya çalıştıklarını vurguladı.

    Orhan Gencebay’ın “MESAM’ı Aleviler ele geçirdi” sözleri ile başlayan tartışmalara da değinen Sağ, burada da karşıtlık söyleminin meslek birliğinin içine taşındığına dikkat çekti. Sağ, “Oradaki yönetim kurulu üyeliğine seçilen arkadaşlarımızda da Aleviler de var. Ve o Aleviler üzerine onların seçilememesi için yapılan birebir siyaset var” ifadelerini kullandı.

    “TOPLUM NE KADAR BASKI ALTINDAYSA BİZ DE..”

    Sanatçı Tolga Sağ, sanatçıların meslekleri itibariyle bir nebze de olsa toplumun aynası olma görevini üstlendiklerini söyledi. OHAL’den de toplum ne kadar etkileniyorsa kendilerinin de o kadar etkilendiklerini ifade eden Sağ, “Sonuçta biz toplumdan aldığımızı toplumla paylaşıyoruz. Kültürü inancı neyse. Hangi müziği yapıyorsak. Her müzik toplumun köklerinden bize ulaşıyor. Biz onları tekrar yorumlayıp tekrar kendi müzikal kimliğimize büründürüp tekrar aynı toplumla paylaşıyoruz. Ve bu toplum OHAL’den ne kadar etkileniyorsa sanatçılarda o kadar etkileniyor. Çünkü birlikte paylaşıyoruz hayatımızı, dünya görüşümüzü. O yüzden ülkedeki insanlar mutsuzsa bizim yaptığımız müziğe de yansıyor. Çünkü müzik motivasyon işi. Bizim o anki düşüncemiz ile duygusal motivasyonumuzla çok ilintili. Çok doğaldır ki bizim de yaşamdaki zorluklar ve bu kısıtlamalar yaptığımız mesleğe yansıyor. Ve toplumun ne kadar baskı altında olduğunu hissediyoruz” dedi.

    “15 YILDIR KENDİ İNSANLARIM İLE BULUŞUYORUM”

    Sağ, 15 senedir kendi insanıyla buluştuğunu bundan dolayı da yoğun bir baskı hissetmediğini şu sözlerle ifade etti:

    “Kendimi özgür hissetmediğim olmadı. Çünkü son 15 senedir zaten kendi insanlarım ile buluştuğum etkinliklerde yer alıyorum. Şöyle bir durumum olsa belediye etkinliklerinde, konserler veren bir sanatçı olsam veya devlet imkanlarını kullanan onların kanallarında programlar yapan ya da oralara katılan, valiliklerin özel etkinliklerinde sahne alan birisi olsam o zaman baskı altında hissederdim. Ben zaten o baskıyı hissedeceğim ortamda değilim. Ben yine kendi insanlarım ile kendi kültür ve inanç birlikteliğim ile programların içinde olduğum için benim üzerimde öyle bir baskı yok.”

    “TRT’DE YASAKLI OLMAK BİR BASKI”

    TRT’de referandum öncesi çekilen ‘Hayır’ klibinde adı geçtiği için yasaklı olan Tolga Sağ, “Baskı diyorsan TRT’de yasaklıyım ben şu an. Yani bu kadar insani, yaşamanın en doğal haklarından birini uyguladım diye şu an benim de vergi ödediğim -içinde olmak olmamak isteyip istememekten bağımsız olarak- o kurumun her santimetrekaresinde benim de katkım var. Ve ben o katkı sunduğum kurumun içinde kendimi ifade edemiyorum. Bu ciddi bir baskı psikolojik olarak. Yoksa ben TRT’ye çıksam ne çıkmasam ne? Mesele bu değil. Sonuçta ben kendimi ifade edebilen biriyim. İsteyip de çıkamamak. Bunlar gerekçe gösterilerek çıkmamın engellenmesi. İşte bu baskı burada başlıyor işte” ifadelerini kullandı.

    “BU KOMEDİ BİR TEK TÜRKİYE’DE OYNANIYOR”

    Türkiye’de şimdilerde ‘Barış’ kelimesinin suç unsuru olarak sayılmasına da tepki gösteren Sanatçı Tolga Sağ, “Herhalde bu komedi bir tek Türkiye’de oynanıyor” dedi.

    Dünyanın hiçbir yerinde en gerici ülkede bile barışın bir suç unsuru sayılamayacağını söyledi.

    “SAVAŞA KILIF OLARAK BARIŞ KARŞITLIĞI YAPILIYOR”

    Sağ sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Burada o kadar insanları ayrıştırarak bir politik varlık yarattılar ki yıllardır ve bunu farkındalar. Barış diyeni de ötekileştirerek hani ‘Afrin’e savaşa gidelim’ diyenin karşısında barış diyeni bir karşıt olarak sunmaya çalışmak. Ve oradan faydalanmak. Yoksa ‘Afrin’e gidelim’ diyen adam da barıştan yana olabilir. Yani Afrin’e gitmeyi kendince geçerli bir bahaneyle ‘evet gitmeliyiz’ diyen bir mantık da yine barışı istemeli. Çünkü dünyada herkes barışı istemeli. Savaşın kime neye neden yarar sağlar. Bunu oturup bir düşünse insanlar barış demenin neresinin suç olacağını zaten kavrayacaklar. Ama Türkiye’de o karşıtlıktan beslenen bir iktidar ve bir yönetim biçimi var. Bunun altının çok dolu olması çok mantıklı olması gerekmiyor. En mantıksız lafının arkasına taraftar toplayabiliyor ve bir karşıtlık yaratıyor. Bu yıllardır deneyip sahneleyip karşılığını aldıkları bir formül. Ve bence bu formülün peşinden gidiyorlar. Bugün de barışı bir karşıt söylem olarak kendi savaş koşullarına bir kılıf hazırlıyorlar.”

    Sağ, sanatçının tüm bunlara karşı toplumun duyarlılıklarını yanında durabilmesi gerektiğini kaydetti.

    MESAM’DAKİ ‘ALEVİ’ TARTIŞMASI

    Tolga Sağ, ayrıca geçtiğimiz haftalarda gündeme gelen ve tartışma yaratan Orhan Gencebay’ın, “Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliği MESAM’ı Alevi mezhebiyetinin ve sol zihniyetin hâkimiyeti var. Kendilerinin dışında hiçbir inanca, mezhebe, siyasi görüşe hayat hakkı tanımıyorlar. MESAM Aleviler tarafından ele geçirilmiştir” iddialarına da yanıt verdi.

    Sağ, “80-100 arası çalışanı var. Bunun 10 tanesi Aleviymiş. Yani yüzde 10. Kimse demiyor ki burayı Sünniler bastı. Kimse bunu sorgulamıyor. Bir de MESAM’ın genel kuruluna daha çok halk müziğine gönül vermiş üyeler katılıyor. 11 tane yönetim kurulu üyesi var bunun büyük ağırlığı halk müzikçi oluyor. Ama çoğunlukla özellikle son 10-15 yıldır halk müziği ile uğraşan sanatçıların oransal olarak çok ciddi bir çoğunluğu Alevi” ifadelerini kullandı.

    “KARŞITLIKTAN BESLENMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    İktidarın yaratmak istediği karşıtlık söylemini meslek birliğinin içine taşındığına dikkat çeken Sağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Burada belki de başka bir el olarak karıştırmak için müdahale ediyordur. Burada da belki Orhan baba o ele hizmet ediyordur. O karşıtlıktan beslenmeye çalışıyorlar. Yani Alevi olmayanları belki bir gruplaşmaya hizmet etmeye çalışıyorlar. Belki kendileri seçilebilsin diye orada bir şey yaratmaya çalışıyorlar. Oradaki yönetim kurulu üyeliğine seçilen arkadaşlarımızda da Aleviler de var. Ve o Aleviler üzerine onların seçilememesi için yapılan birebir siyaset var. Ve bu iki üç arkadaşın seçilememesi için karşıtlık yaratmaya çalışıyorlar.”

    Sevim KAHRAMAN/İsmet SEFER

    İSTANBUL

  • Barış için çerağlar yakıldı semaha duruldu-VİDEO

    Barış için çerağlar yakıldı semaha duruldu-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Alibeyköy Pir Sultan Abdal Cemevi’nde Sanatçı Tolga Sağ ve Muharrem Temiz’in de deyişler söylediği Xızır cemi halkın yoğun katılımı ile gerçekleşti. Cem de özellikle son dönemde barışa daha fazla ihtiyacın olduğuna dikkat çekilerek, Hızır’ın darda ve zorda olana yardım etmesi dileğinde bulunuldu.    

    Haberin Videosu

    Birçok yerde olduğu gibi dün İstanbul Alibeyköy Pir Sultan Abdal Cemevi’nde katılımın yoğun olduğu Xızır cemi gerçekleşti.

    Sessiz sedasız, gösterişlere bürünmemiş bir halkın ritüeli olan Xızır, Türkiye’nin birçok bölgesinde yapılan cemlerin ardından sona erdi. Darda olanın yardımına koştuğuna inanılan Boz Atlı Xızır’a yakaranlar, hayallerini, umutlarını, sağlık ve barış dileklerini bir kez daha yinelediler.

    İstanbul Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Şubesi’nde bir araya gelen Aleviler Xızır orucunun son ve kutsal günü sayılan Perşembe akşamı ceme durdular.

    Saatin yaklaşmasına yakın orucunu açanlar cem salonuna geçti. Birbirine karşı hoşgörü içinde salona girenler dedenin huzurunda niyaza durdu. Dolup taşan salonda Pir Hüseyin Güzelgül halktan cemi yapmak için rızalık istemesinin ardından cem ritüeli başladı.

    Cemde ilk olarak ayakta olan halka dar duası veren Pir Güzelgül, ardından Hızır orucunu anlattı.

    “Alevi inancından Ali Hızır’ın bütünleşmesidir. Hak ile hakikatin, zahir ile batıninin bütünleşmesi olarak düşünmek gerekir” diyen Pir Güzelgül, yoksa Aleviliği de Hızır’ı da anlamayacaklarını ifade etti.

    “İKRARI TEKRAR YAŞATMALIYIZ Kİ ALEVİLİK SÜRSÜN”

    Pir Güzelgül sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Elini uzattığı her yerde bereket olduğu Hızır, darda olanların imdadını yetişir. Biz de diyoruz ki zor bir dönemden geçiyoruz. Hızır hepimizin imdadına yetişsin. Alevi toplumu barıştan ve haktan yanadır. Bundan dolayı da barışı devamlı savunduk. Savaştan yana olmamıştır. Onun için de darda ve zorda olan bir zamandan geçtiğimiz için ya Hızır diyoruz.

    Hak deryasında koşulsuz olarak bütün varlıkların ikrarlaşmasıdır. İkrarlaşan o varlıklarında birlikte semaha dönmesidir. Bu ay aynı zamanda ikrar ayıdır. Bu ikrarlardan uzaklaştık. İkrarları unuttuk. Dünya ikrar üzerinde kurulmuştur. İkrarı tekrar yaşatırsak biz yeniden Aleviliği yaşamış oluruz.”

    12 HİZMET GERÇEKLEŞTİ

    Ardından cemaatten rızalık isteyen Pir Güzelgül, on iki hizmet sahiplerine toplu bir dua verdi. Ardından da çerağ uyandırılarak on iki hizmet gerçekleştirdi. Zakirler Tolga Sağ, Muarrem Temiz ve Daimi Aslan’ın söylediği deyişler eşliğinde, ‘Seyir için değil hak için ola’ denilerek semaha duruldu.

    Cemin ardından getirilen lokmalar halka pay edilerek dağıtıldı ve kesilen kurban yemeği verildi.

    TOLGA SAĞ: HIZIR TOPLUMA BARIŞI GETİRSİN

    Sanatçılar Tolga Sağ da Muarrem Temiz ile dün ki ceme katıldılar. Deyişleri ile cemde yerini alan Tolga Sağ, “Hızır dara düştüğümüz zaman çağırdığımız, insanlığın güzelleşmesi için medet umduğumuz yanımızda olduğunda motive olduğumuz bir şey. İstanbul’da yaşayan insanlarız, köyümüzdeki gibi yaşamıyoruz. Aynı inanca mensup insanların duygusal ve toplumsal motivasyonunu sağlamak noktasında bu tip şeyler önemli ve gerekli. Hızırın bu topluma aydınlığı barışı huzuru getirmesini özellikle son yıllar diliyoruz” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

     

  • Garip Dede Dergahı’nda muhabbet: Tolga Sağ ve Muharrem Temiz katılacak

    Garip Dede Dergahı’nda muhabbet: Tolga Sağ ve Muharrem Temiz katılacak

    PİRHA – İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergahı muhabbet amaçlı 16 Eylül Cumartesi günü saat 18.00’de sanatçı Tolga Sağ ve Muharrem Temiz’in de katılacağı bir etkinlik düzenleyecek.

    Garip Dede Dergahı ‘Sözümüz Kutsaldır, Sözümüz Cesaretimizdir’ şiarıyla gerçekleştireceği muhabbet etkinliğinde sanatçı Tolga Sağ ve Muharrem Temiz, deyiş ve türküleri ile sahneye çıkacak.

    Garip Dede Dergahı’nın düzenleyeceği muhabbet etkinliği Cumartesi günü saat 18:00’de İstanbul Küçükçekmece Garip Dede Dergahı’nda gerçekleşecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sivas’ta Ozanlar Müzesi açıldı

    Sivas’ta Ozanlar Müzesi açıldı

    Sivas’ta kendi atölyesinde bağlama imalatı yapan yıllardan bu yana hayalini kurduğu, aralarında Aşık Veysel, Pir Sultan Abdal, Neşet Ertaş gibi birçok ozanın büstünün bulunduğu “Ozanlar Müzesi” kuruldu.

    Sivas’ta kendi atölyesinde bağlama imalatı yapan Şentürk İyidoğan, yıllardan bu yana hayalini kurduğu “Ozanlar Müzesi”ni ziyarete açtı.

    Cumhuriyet’in haberine göre, Sivas’ın Zara ilçesinde doğan ve ilkokul yıllarından itibaren saz imalatı yapan 48 yaşındaki İyidoğan, uzun yıllardır hayalini kurduğu “Ozanlar Müzesi”ni 4 Eylül Sanayi Sitesi’ndeki atölyesinin önünde bulunduğu alanda tamamlayarak ziyarete açtı.

    Kendisi de halk ozanı olan İyidoğan’ın ziyarete açtığı müzede Pir Sultan Abdal’dan Aşık Veysel’e, Neşet Ertaş’tan Muzaffer Sarısözen’e kadar birçok ünlü ozanın mini heykeli ve kendi kullandığı sazı bulunuyor.

    Ziyarete gelenler aynı zamanda ozanların kendi seslerinden türküleri de dinleme fırsatı bulabilecek. Müzenin yapımına piyanist Fazıl Say, Arif – Tolga Sağ, Cengiz Özkan, Erdal Erzincan gibi birçok isim katkı sağladı.

     

  • 14. Geleneksel Hubyar anması ve etkinlikleri 22-23 Temmuz’da Tokat Almus’da

    14. Geleneksel Hubyar anması ve etkinlikleri 22-23 Temmuz’da Tokat Almus’da

    PİRHA – 14. Geleneksel Hubyar anma töreni ve etkinlikleri 22-23 Temmuz’da ‘Çok yaşamak elimizde değil fakat Hubyar’ı yaşatmak elimizde’ şiarıyla Tokat Almus’ta yapılacak. 

    Her yıl geleneksel olarak düzenlenen Hubyar anma töreni ve etkinlikleri bu yıl da 22 Temmuz’da Tokat Almus’da gerçekleşecek. Hubyar Köyü Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği ve Hubyar Eğitim Vakfı’nın öncülüğünde ‘Çok yaşamak elimizde değil fakat Hubyar’ı yaşatmak elimizde’ şiarıyla gerçekleştirilecek etkinlikler 22 Temmuz’da Hubyar türbesi önünde anma ve cem töreninin yapılmasıyla başlayacak.

    Etkinlik, 23 Temmuz’da semahların dönülmesi, lokmaların dağıtılması ve türkülerin, deyişlerin söylenmesiyle son bulacak. Etkinliklerde Tolga Sağ, Gani Pekşen, Kutsal Evcimen ve Sinan Güngör sahneye çıkacak.