Etiket: tolga şardan

  • Gazeteci Tolga Şardan tahliye edildi

    Gazeteci Tolga Şardan tahliye edildi

    PİRHA- Gazeteci Tolga Şardan, avukatlarının başvurusu üzerine tahliye edildi.

    T24’te “MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?” başlıklı yazısı sonrası hakkında “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçlamasıyla soruşturma başlatılan ve 1 Kasım’da tutuklanan gazeteci Tolga Şardan tahliye edildi.

    İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen karar, Şardan’ın avukatları aracılığıyla yaptığı tahliye başvurusu üzerine alındı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Basın örgütlerinden Tolga Şardan açıklaması: Gözdağını hiçbirimiz kabul etmiyoruz

    Basın örgütlerinden Tolga Şardan açıklaması: Gözdağını hiçbirimiz kabul etmiyoruz

    PİRHA- Gazeteci Tolga Şardan’ın tutuklanmasına tepki gösteren basın meslek örgütleri, “Şardan’a apar topar soruşturma açılması, evinde ve belgelerinde arama yapılarak gözaltına alınması ve tutuklanması ülkemizdeki tüm gazetecilere ağır bir gözdağıdır. Bu gözdağını hiçbirimiz kabul etmiyoruz. Biz gazeteciyiz, gazetecilik yapmaya devam edeceğiz” dedi.
    T24 yazarı gazeteci Tolga Şardan’ın tutuklanmasına karşı Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği, DİSK Basın-İş, Gazeteciler Cemiyeti, Haber-Sen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği ve Türkiye Gazeteciler Sendikası ortak açıklama yayımladı.
    Tolga Şardan’ın derhal serbest bırakılması çağrısında bulunulan açıklamada, “Bu gözdağını hiçbirimiz kabul etmiyoruz. Biz gazeteciyiz, gazetecilik yapmaya devam edeceğiz” denildi.
    Açıklamanın tamamı şöyle:

    “Sansür yasası uygulamalarıyla ülkemizde basın susturulmaya, korkutulmaya, hizaya getirilmeye çalışılmaktadır. Biz gazeteciyiz, gazeteciliğin suç olmadığını haykırmaya, baskı ve tehditlere rağmen yolsuzlukları dile getirmeye, bütün istibdat baskılarına rağmen gazetecilik yapmaya, halkın haber alma hakkı için çalışmaya devam edeceğiz.

    Meslektaşımız Tolga Şardan, 31 Ekim’de T24 internet sitesinde yayınlanan “MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu yargı raporunda neler var?” başlıklı yazısı nedeniyle başlatılan soruşturmada “Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddia ve suçlamasıyla 1 Kasım akşamı tutuklanmıştır. Şardan söz konusu yazısında yargıda son günlerde ortaya saçılan usulsüzlük iddiaları üzerine devletin ilgili kurumlarının da inceleme yürüttüğü bilgisini paylaşmıştır. Ancak bu yazı bazı yetkililer tarafından tepkiyle karşılanmış ve sonuç olarak meslektaşımız tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Şardan’a apar topar soruşturma açılması, evinde ve belgelerinde arama yapılarak gözaltına alınması ve tutuklanması ülkemizdeki tüm gazetecilere ağır bir gözdağıdır.

    “ŞARDAN’A VE GAZETECİLİĞİNE KEFİLİZ”

    Adalet sistemindeki sorunları araştırıp kamuoyunun bilgisine sunmak gazetecinin görevidir. Hakimler Savcılar Kurulu’na yazılan dilekçelere ve MİT raporlarına kadar giren çarpıklıklar karşısında yargıçlar, bu sorunları gündeme getiren gazetecileri tutuklamak yerine adalet sisteminin iyi işlemesine odaklanmalıdırlar. Gazeteci Tolga Şardan’ın bu sorunları yazdığı için tutuklanması sorunları örtme çabasından başka bir anlama gelmez. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Tolga Şardan’a tutuklama kararı verilmesinden 10 dakika sonra Şardan’ın yazdığı gibi bir MİT raporu olmadığını, yazının dezenformasyon içerdiğini duyurmuştur. Yayınlanmasının üzerinden 43 saat geçmesine karşın ilgili kurumlar tarafından yalanlanmayan yazının, tutuklama kararıyla eş zamanlı olarak dezenformasyon merkezince yalanlanması manidardır. Biz gazeteciler bu tür haberlerde yanlış bir bilgi olduğunda ilgili kurumların jet hızıyla yalanlama yaptığını gayet iyi biliyoruz. Şardan’ın bir buçuk gün boyunca dezenformasyon olarak değerlendirilmeyen yazısının tutuklama kararıyla birlikte yalanlanmasını inandırıcı bulmuyoruz.

    Yalan haber en başta gazetecilik suçudur. Şardan bu suçu hiç işlememiş, dürüst ve saygın bir meslektaşımızdır. Türkiye’de son 35 yıldır içişleri, emniyet, yargı bürokrasisi ve ilgili siyasetçilerle her zaman gazetecilik çerçevesinde ilişki kuran Şardan, işlediği konuları titizlikle kaleme alan, yazdığı haber ve kulis bilgileriyle kurumlardaki sorunlara büyüteç tutan kıdemli ve saygın bir gazetecidir. Meslektaşımız Şardan’a ve gazeteciliğine kefiliz.
    Şardan’la aynı gün İstanbul’da meslektaşımız Dinçer Gökçe de aynı suçlamayla gözaltına alınmış, ifadesinin ardından serbest bırakılmıştır. Halkı bilgilendirme faaliyeti gerçekleştiren, sadece gazetecilik yapanlara yönelik bu sistematik gözdağı asla kabul edilemez. Bu son örneklerle bir kez daha görünür olan gazetecilere yönelik hukuk dışı çabalar düşünce ve ifade özgürlüğüne indirilen birer darbe haline gelmiştir ve ülkemize büyük zarar vermektedir.
    BİZ GAZETECİYİZ, GAZETECİLİK YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ
    Gazetecileri tutuklanması halkın haber alma hakkının önlenmesine ve basın aracılığıyla kamuoyu denetiminin sakatlanmasına yol açar. Gazeteciler, sansür yasası dediğimiz “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu ceza kanunumuza ekleyen yasaya da işte bu nedenle karşı çıkmıştır. Bu yasa Anayasa’ya aykırılıktan Anayasa Mahkemesi’ne taşınmıştır ve aylardır yüksek mahkemenin vereceği karar beklenmektedir. Bu karar çıkana kadar pek çok meslektaşımızın çerçevesi belli olmayan bu suçlama ile demir parmaklıklar arkasına gitmesi işten bile değildir. Anayasa Mahkemesi bir an önce sansür yasasıyla ilgili kararını vermelidir.
    Bizler basın meslek örgütleri olarak Tolga Şardan’ın ve tüm tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Tolga Şardan arkadaşımızın tutuklandıktan sonra söylediği gibi: Biz gazeteciyiz, gazetecilik yapmaya devam edeceğiz.”
    (HABER MERKEZİ) 
  • Gazeteci Tolga Şardan tutuklandı

    Gazeteci Tolga Şardan tutuklandı

    PİRHA-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında T24 yazarı Tolga Şardan gözaltına alınana Şardan, gözaltına alındıktan birkaç saat sonra tutuklandı.

    T24 yazarı Tolga Şardan hakkında “MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?” başlıklı yazısı sonrası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın re’sen başlattığı soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildi. Karar sonrası polis Şardan’ın evine baskın düzenledi. Şardan gözaltına alındı. Ankara Adliyesi’nde Sulh Ceza Hakimliği’nce SEGBİS aracılığıyla savcılık ifadesi alındı.

    Savcılık, Tolga Şardan’ı tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk etti. Şardan, hakimlik sorgusunun ardından tutuklandı.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:

    T24 yazarı Tolga Şardan gözaltına alındı

    Tolga Şardan’ın ardından gazeteci Dinçer Gökçe de gözaltına alındı

    ÇGD’den Tolga Şardan’ın gözaltına alınmasına tepki: Derhal serbest bırakın!

  • ÇGD’den Tolga Şardan’ın gözaltına alınmasına tepki: Derhal serbest bırakın!

    ÇGD’den Tolga Şardan’ın gözaltına alınmasına tepki: Derhal serbest bırakın!

    PİRHA- Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), gözaltına alınan T24 yazarı Tolga Şardan’ın serbest bırakılması çağrısında bulunarak, “Halkı bilgilendirmeyi temel amaç edinmiş her gazeteci, haber ve yorum üretmekten, yazmaktan asla vazgeçmeyecek. Gazetecilikten vazgeçmeyen her meslektaşımızın yanında olduğumuzu bildiririz” dedi.

    T24 yazarı Tolga Şardan, “MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?” başlıklı yazısı sonrası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın re’sen başlattığı soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

    “SANSÜR YASASI GAZETECİLER ÜZERİNDE CEZALANDIRMA ARACI OLARAK KULLANILIYOR”

    Çağdaş Gazeteciler Derneği Ankara Şubesi (ÇGD), yazılı bir açıklama yaparak, “Gazetecilikten vazgeçmeyen her meslektaşımızın yanında olduğumuzu bildiririz. Gazeteci Tolga Şardan’ı derhal serbest bırakın!” dedi.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Sansür yasası yine devrede, gazeteci Şardan’ı serbest bırakın. İktidarın keyfi susturma uygulamalarının yasal dayanağı olarak geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren sansür yasası, görevini yerine getiren gazeteciler üzerinde bir cezalandırma aracı olarak uygulanmaya devam ediyor. Kamuoyuna ‘demokratikleştirici’ bir yasa olarak sunulmaya çalışan bu yasanın hükümleri ilk günden bu yana kamuoyunun habere ulaşmasının önündeki en büyük engellerden biri haline gelmiştir. Sansür yasası yürürlüğe girdiği ilk günden bugüne, gazeteciler üzerinde keyfi baskı araçlarının kurumsallaşmasından, iktidar tarafından istenmeyen her sesin ‘kısılması’ndan başka bir işleve sahip olmamıştır.

    Bugün, kendisine yasal dayanak bulunan bu hukuksuzluğa bir yenisi daha eklendi. Üyemiz, Gazeteci Tolga Şardan, “MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?” başlıklı yazısı gerekçe gösterilerek gözaltına alındı. Gazetecinin en temel amacı, haber ve yorum yoluyla halkı ve kamuoyunu bilgilendirmektir. Meslektaşımızın, son dönemde tartışılan bir konuda kamuoyunu aydınlatmak adına kaleme aldığı yazının ardından gerçekleşen bu gözaltı, görevini yapan gazeteciye ‘görevini yapma’ demekten başka bir şey değildir.

    Bugün meslektaşımız Şardan’a yönelik gözaltı işlemine hangi yasal kılıf uydurulursa uydurulsun, gazetecileri susturmaya yönelik faaliyetlerin toplum nezdinde hiçbir meşruluğu yoktur. Halkı bilgilendirmeyi temel amaç edinmiş her gazeteci, haber ve yorum üretmekten, yazmaktan asla vazgeçmeyecek. Gazetecilikten vazgeçmeyen her meslektaşımızın yanında olduğumuzu bildiririz. Gazeteci Tolga Şardan’ı derhal serbest bırakın!”

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:

    T24 yazarı Tolga Şardan gözaltına alındı

    Tolga Şardan’ın ardından gazeteci Dinçer Gökçe de gözaltına alındı

     

  • T24 yazarı Tolga Şardan gözaltına alındı

    T24 yazarı Tolga Şardan gözaltına alındı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında T24 yazarı Tolga Şardan gözaltına alındı.

    T24 yazarı Tolga Şardan hakkında “MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?” başlıklı yazısı sonrası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın re’sen başlattığı soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildi. Karar sonrası polis Şardan’ın evine baskın düzenledi. Şardan gözaltına alındı.

    ‘YANILTICI BİLGİYİ ALENEN YAYMA’ SUÇLAMASI

    Soruşturmanın, Şardan’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a sunulan ve yargıdaki yolsuzluk iddiaları konusunda tespitler içeren MİT raporuna ilişkin yazısı nedeniyle başlatıldığı belirtildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasında, Şardan’ın “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiasıyla suçlandığı kaydedildi.

    Şardan, dün T24’te kaleme aldığı yazısında, MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu “yargı raporunu” gündeme getirmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • T24 Yazarı Şardan, Erdoğan’ın ‘Alevi açılımı’ için iki ismi görevlendirdiğini yazdı

    T24 Yazarı Şardan, Erdoğan’ın ‘Alevi açılımı’ için iki ismi görevlendirdiğini yazdı

    PİRHA-“Kürt açılımı olmadı, Alevi açılımı olsun” başlıklı yazısında AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Alevi açılımı konusunda iki ismi görevlendirdiğini belirten T24 yazarı Tolga Şardan, “Aldığım bilgiye göre, bakanlık önümüzdeki dönemde yayımlayacağı mülki idare amirleri kararnamelerinde Alevi kökenli isimlere biraz daha fazla ağırlık verecek. Kürt oylarını yitirdiğini ve yeniden toparlayamayacağını öngören iktidar, Alevi oylarını bakalım nasıl alabilecek?” diye sordu. 

    “Kürt açılımı olmadı, Alevi açılımı olsun!” başlıklı bir yazı kaleme alan T24 yazarı Tolga Şardan, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Alevi açılımı konusunda iki isme görev verdiğini aktardı. Şardan, görev verilen bakanın, daha önceki hükümetler için de benzer çalışmalara imza attığını ve siyasi kimliği olan bir uzman ile çalıştığını da ekledi. Şardan yazısında, “Kürt oylarını yitirdiğini ve yeniden toparlayamayacağını öngören iktidar, Alevi oylarını bakalım nasıl alabilecek?” diye sordu.

    SOYLU’NUN DERSİM’E YÖNELİK ZİYARETİ DİKKAT ÇEKİYOR

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, geçtiğimiz aylarda il valileri, il emniyet müdürleri ve il jandarma komutanları ile video konferans sistemi üzerinden gerçekleştirdiği toplantıya değinen Şardan, “Toplantının gerçekleştiği sırada, makamından video konferans sistemine katılan üst düzey bir emniyet yöneticisini ziyaret ediyordum tesadüfen.

    Ev sahibi, bilgisayardan Soylu’nun toplantısını izlerken, ben de sohbete kulak misafiri oluyordum. Toplantı sırasında bir ara Bakan Soylu, hükûmetin Alevi toplumuna yönelik yeni çalışması olduğundan söz açtı ve yardımcısı Muhterem İnce’ye atıfta bulunarak “Muhterem Bey koordine ediyor” dedi.

    Aradan geçen zaman içinde epeyce bilgiye ulaştım. Açıkçası; gerek ülke gündeminin yoğunluğundan, gerekse süreci biraz daha takip ettiğim için yansıtamadım. Fakat Soylu’nun geçen hafta sonu Tunceli’ye yaptığı gezi sırasında kentteki Alevi dedelerini ziyaretini sosyal medyada paylaşmasıyla, elimdeki bilgilerin – şimdilik – bir bölümünü aktarma zamanı geldiğini düşündüm” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİ AÇILIMI KONUSUNDA SOYLU VE DEMİRCAN’A GÖREV VERİLDİ”

    “Türkiye’de halen 58 kentte bin 550 dolayında cemevi mevcut. Sayıya bakıldığında her kentte cemevinin bulunmadığını görüyoruz” diyen Şardan, Alevi toplumunun dernekler ve vakıflar üzerinden örgütlendiğini belirtti. Şardan, yazısında şu ifadelere yer verdi:

    “Yasal açıdan dernekler İçişleri Bakanlığı’na; vakıflar ise, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı faaliyet yürütüyor. Bu çerçevede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, hükûmetin Alevi açılımı konusunda hem İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya, hem de Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan’a görev verdiği bilgisine ulaştım.

    Bu konuda biraz daha fazlaca İçişleri Bakanlığı’ndaki kaynaklarımı yokladım. İçişleri Bakanı Soylu bu proje çerçevesinde daha önceki hükûmetler için de benzer çalışmalara imza atan ve aynı zamanda siyasi kimliği olan bir uzmanla çalışıyor. Alevi toplumu, cemevleri, sorunları ve çözüm yolları konusunda özellikle Tansu Çiller döneminde çalışmalar yapan bu kişi, şimdilerde ülke genelindeki cemevlerini tek tek dolaşıyor. Küçük küçük raporlar hazırlıyor ve Soylu’ya teslim ediyor. Cemevlerin üzerinde yapılan çalışmanın ana teması, “sorunları neler ve ne istiyorlar?” üzerinden yoğunlaşıyor.”

    “PLANDA, ALEVİ KÖKENLİ MÜLKİ İDARE AMİRLERİNE GÖREV VERMEK VAR”

    Şardan ayrıca İçişleri Bakanlığı’nın bu süreçteki planında Alevi kökenli mülki idare amirlerine görev vermek olduğunu dile getirdi. “Ülke genelinde görev yapan eylemli valiler arasında Alevi kökenli vali yok” diyen Şardan, “Aldığım bilgiye göre, bakanlık önümüzdeki dönemde yayımlayacağı mülki idare amirleri kararnamelerinde Alevi kökenli isimlere biraz daha fazla ağırlık verecek. Valiliklere ve kaymakamlıklara “Cemevleri ve Alevi toplumunun var olan sorunlarının çözümüne yoğunlaşılması” talimatını verecek.

    İçişleri Bakanı Soylu, son dönemde yoğunlaştırdığı yurt gezilerinde programı el verdiğince Alevi toplumuyla temas etmeye çalışıyor. Önde gelen isimlerle buluşmalar gerçekleştiriyor. Diğer bir önemli detay ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıl sonunda ya da yeni yılın başlarında kamuoyuna bu konuda mesajlar verecek olması” ifadelerini kullandı.

    “AKP, ALEVİ OYLARINI BAKALIM NASIL ALABİLECEK?”

    Alevi açılımı projesini yaklaşmakta olan seçimlere yönelik bir hazırlık olarak değerlendiren Şardan son olarak şunları söyledi:

    “Alevi toplumun Türk siyasetindeki yeri malum. Ciddi oy potansiyeli var. Önemli siyasetçiler çıkardı. Alevi açılımını; Kürt seçmeni, özellikle ittifak ortağının tutumu nedeniyle bir kez daha yanına çekmekte zorlanan iktidarın, oy potansiyeli azımsanmayacak Alevi toplumu yanına almayı planlaması olarak okumak da mümkün.

    Hele ki, son dönemde söylemleri ve politikasıyla muhalefetin lokomotifi olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun etnik kimliğini hesap eden ve aynı zamanda Kılıçdaroğlu’nun oylarını yükselttiğini gören AKP’nin yeni bir açılıma yöneldiği gerçeğini yadsıyamayız. Kürt oylarının yitirdiğini ve yeniden toparlayamayacağını öngören iktidar, Alevi oylarını bakalım nasıl alabilecek?”

    (HABER MERKEZİ)