Etiket: toplumsal cinsiyet

  • EŞİK’ten yerel seçimlere ilişkin 5 acil şart!

    EŞİK’ten yerel seçimlere ilişkin 5 acil şart!

    PİRHA-EŞİK, yerel seçimlere ilişkin 5 acil şartını açıkladı. Açıklamada, “Mor, yeşil ve kamucu politikalarla yönetilen kentlerde eşit, özgür ve şiddetsiz bir hayat istiyoruz!” denildi.

    Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere ilişkin yazılı açıklama yaptı. EŞİK, yerel seçimlere ilişkin 5 acil şartını açıkladı.

    “MOR, YEŞİL VE KAMUCU POLİTİKALARLA YÖNETİLEN KENTLERDE EŞİT BİR HAYAT İSTİYORUZ”

    “Mor, yeşil ve kamucu politikalarla yönetilen kentlerde eşit, özgür ve şiddetsiz bir hayat istiyoruz!” başlığıyla yapılan açıklamada, toplumun demokrasiden giderek uzaklaştırıldığı bir seçim sürecinin yaşandığı belirtilirken, “Yine demokratik yöntemlerden uzak, yüzde 50 cinsiyet açısından eşit temsile kör, sivil toplumu dışlayan, yıkıcı rekabetin egemen olduğu ve siyasete parası olanın katılabildiği bir adaylaş(tır)ma süreci yaşadık. Ülke gündemine ‘eşitlikçi, kamucu, ekolojik ve sosyal belediyecilik nedir? Nasıl mümkündür?’ soruları ve yanıtları yerine doğa talanı, seçim hileleri, hukuksuzluk, yoksullaştırma, şiddeti sıradanlaştırma, algı yönetimi, şantaj ve şeriatın meşrulaştırılması gibi konular hâkim” denildi.

    “5 ACİL ŞARTIMIZI BELİRLEDİK”

    EŞİK; eşitlikçi, mor, yeşil, kamucu belediyecilik için beş acil şart belirlediklerini bildirdi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “‘Eşit Yurttaşlık Hakkı ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele, Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Kent Planlaması, Kadınların Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Açıdan Desteklenmesi ve İklim Değişikliğine ve Afetlere Dirençli, Ekolojik Kentler başlıkları şeklinde 5 acil şartımızı belirledik.

    Bu şartlar yerine getirilinceye kadar kararlılıkla, amacımıza ve ülke gerçeklerine odaklanan, dayanışmacı mücadelemize devam edeceğiz. Mücadelemizden, yaşam alanlarımızın rant ekonomisi, kent çeteleri, inşaat tekelleri, kayırmacılık siyasetiyle iç içe yönetilmesine ve her türden eşitsizliği besleyen yerel yönetim anlayışına son verilinceye kadar vazgeçmeyeceğiz” diye kaydedildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Cinsiyetsiz meslek ve meslek odalarının toplumsal cinsiyet duyarlılığı’ projesi başlatıldı-VİDEO

    ‘Cinsiyetsiz meslek ve meslek odalarının toplumsal cinsiyet duyarlılığı’ projesi başlatıldı-VİDEO

    PİRHA- Anka Üreten Kadın Derneği, Sabancı Vakfı’nın desteğiyle, Mersin’de ‘Cinsiyetsiz meslek ve meslek odalarının toplumsal cinsiyet duyarlılığı’ başlıklı bir projeye imza attı.

    Mersin Kent Konseyi’nin ev sahipliğinde yapılan toplantıda, ilk olarak konuşan Mersin Kent Konseyi Başkanı Faik Burakgazi, toplumsal cinsiyet duyarlılığının oluşturulması gerektiğini ve bunun da dilden başladığını belirtti.

    Ardından konuşan Proje Koordinatörü ve Anka Üreten Kadın Derneği Başkanı Devrim Gündeşli, proje hakkında bilgilendirmede bulundu.

    Devrim Gündeşli, kadınların hayatın her alanında eşit temsil edilmesinin savunulmasına rağmen, uygulamada bunun tam tersi bir durumların yaşadığını ifade ederek, “Toplumsal cinsiyet eğitiminin erken yaşlarda verilmemesi, ataerkil toplum düzeni ve erk dilin yaşantımızın her alanına hükmetmesiyle bu ayrımcılık daha da uç noktalara taşınmakta” dedi.

    Çalışmanın amaçlarından birinin mesleklerde yaşanan toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekmek, meslek örgütlerinde toplumsal cinsiyet duyarlılığını geliştirmek ve bu yönde bir politika uygulamaya teşvik etmek olduğunu vurgulayan Devrim Gündeşli, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Mersin Gazeteciler Cemiyeti (Basında cinsiyetsiz dil), Mersin Barosu (Hukukta Cinsiyetsiz Dil), Mersin Şoförler Odası, Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Mersin Tabip Odası, Mersin Eczacı Odası, Mersin TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, Mersin Diş Hekimleri Odası, Mersin Mali Müşavirler Serbest Muhasebeciler Odası, Mersin Ticaret ve Sanayiciler Odası gibi odalardan gelecek 2 gönüllüye verilecek olan eğitici eğitiminden sonra her meslek odasından toplamda 200 gönüllü ile “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Cinsiyetçi Söylem Atölyeleri“ gerçekleştirilecek. Eğitici eğitmeni arkadaşlarımız ilerleyen zamanlarda kendi oda üyelerine eğitim vererek toplumsal cinsiyet eşitliği atölyelerinin yaygınlaşmasını sağlayacaklar. (Projeye destek veren tüm meslek örgütlerine de ”Kadın Dostu Meslek Örgütü Sertifikası” verilecektir.”

    Proje danışmanı Emel Sevgi Öngör de, cinsiyetçi bir dilin tüm toplumda hakim olduğuna dikkat çekti.

    Öngör, “Basit gibi görünen, yok sayılan, espri ya da benzetme diye hoş görülen bu cinsiyetçi dili benimsemek, ardından kadına karşı şiddeti de benimsemeye ve yok saymaya kadar uzanıyor. Sonrasında da ülkede her gün bir kadın cinayeti haberine uyanıyoruz. Bu cinayetleri de normal saymaya başlıyoruz. Özellikle toplumla daha iç içe olan, gazeteciler cemiyeti gibi, minibüsçüler odası gibi ya da baro gibi meslek gruplarının farkında olmadan ya da olarak kullandıkları bu cinsiyetçi dile müdahale edilmesi, eşitliğin ve temizliğin dilde başlaması gerekliliğini gördüğümüz için özellikle meslek odalarından başlayarak böyle bir çalışma yapmayı planladık” diye konuştu.

    Toplantı, konuşmaların ardından meslek odalarında gelen temsilcilerin soruları ve değerlendirmeleriyle sona erdi.

    Diren KESER/MERSİN

  • KHK’lilerle görüşmek suç sayıldı

    KHK’lilerle görüşmek suç sayıldı

    Anadolu Üniversitesi’nde sözleşmeleri yenilenmeyen iki akademisyen hakkında soruşturma açıldı. Baronun sempozyumuna katılmak, ihraç edilen öğretim görevlileri ile görüşmek, sendikal faaliyetleri sosyal medyadan paylaşmak ve toplumsal cinsiyet eşitliği çalışması suç sayıldı.

    Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde dekan vekilinin aynı zamanda bölüm başkanı sıfatı ile çift oy kullanarak akademisyenlerin işine son vermesinin ardından başlayan tartışma devam ediyor. Son olarak iki akademisyenin savunmaları alınmadan haklarında başlatılan soruşturmada da ilginç ayrıntılar yer aldı. Hukuk fakültesinin “hukukçu” yönetimi, akademisyenlerden kanun ve yönetmelikte bulunmayan suçlamalar nedeniyle savunma istedi.

    Cumhuriyet’ten Ozan Çepni’nin haberine göre, iki akademisyen için fakültenin ilk suçlaması, 10 Ekim 2015’te Ankara Tren Garı’nda 103 kişinin yaşamını yitirdiği IŞİD saldırısının ardından Eğitim-Sen’in aldığı grev kararı oldu. Fakülte yönetimi, sendikanın yasal eyleminin “yasa dışı” olduğunu iddia etti. Ancak akademisyenlerden bir tanesinin o dönem görevli olarak yurt dışında akademik faaliyetine devam etmesi, bir diğerinin de sendika yöneticisi olması iddiaların ciddiyetini gözler önüne serdi. Akademisyenlerin, Ankara Barosu ve 10 Ekim Katliamı Davası Avukat Komisyonu tarafından düzenlenen “IŞİD katliamları ve insanlığa karşı suçlar” sempozyumuna konuşmacı olarak katılması da savunma istenilen konular arasında yer aldı.

    BİLGİ VE BELGELERİN NASIL ELDE EDİLDİĞİ BELİRSİZ

    Üniversitenin bir diğer suçlaması, KHK ile ihraç edilen akademisyenlerle görüşmek oldu. Soruşturma dosyasında “Bir kamu görevlisinden beklenilmeyecek ölçüde, çeşitli vesilelerle ve mütemadiyen muhriç (ihraç edilmiş), eski öğretim elemanları ile bir araya gelmesi, bu şahıslara destek olan organizasyonlara katılması, bu hususta sosyal medyada paylaşımlar yapması” ifadeleri ile suçlama aktarıldı. Ancak fakülte yönetimi, üniversite dışında akademisyenlerin kimlerle görüştüğüne, hayatlarının nasıl takip edildiğine ilişkin bir bilgi ve belgeye dosyada yer vermedi.

    TOPLUMSAL CİNSİYET VE KADIN ÇALIŞMALARI DA SUÇ SAYILDI

    Fakülte yönetimi, Yükseköğretim Kurulu’nun “değerlerimize aykırı” diyerek vazgeçtiği toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın çalışmalarını da suçlama olarak akademisyenlere yöneltti. Soruşturmada, hukuk fakültesinde öğrencilerle “toplumsal cinsiyet, kadın çalışmaları adı altında toplantılar yapılması” hakkında savunma istendi. Akademisyenlerin hukuk alanında hazırladıkları dergilerde yürütülen akademik faaliyetler de suçlamaya dönüştürüldü. Akademisyenlerin üyesi oldukları Eğitim-Sen’in sendikal faaliyetlerini sosyal medya hesaplarından paylaşması da suçlamalar arasında yer aldı.

  • DAD Ankara Şubesi’nden muhabbet ve dinleti

    DAD Ankara Şubesi’nden muhabbet ve dinleti

    PİRHA-Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şubesi 15 Nisan Pazar günü saat 15:00’te muhabbet ve dinleti düzenleyecek. 

    Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şubesi 15 Nisan Pazar günü saat 15:00’te muhabbet ve dinleti düzenleyecek. Kızılay Mithatpaşa Caddesi’nde yapılacak olan etkinlikte konuşmacı olarak Helin Mutlu ve Selda Güneş yer alacak.

    Etkinlikte Helin Mutlu toplumsal cinsiyet konusunda, Selda Güneş ise Alevilikte kadın, kadına bakış ve kadının Alevilikte yeri konularına katılımcıları bilgilendirecek.

    Dinletide ise Gülseren Kılıç ve Canan Beydil yer alacak.