PİRHA-27 Haziran’da Hakk’a yürüyen Mehmet Yıldız (Uzun Memet) Tunceli Cemevi’nde yapılan Hakk’a uğurlama erkânının ardından Körkes (Batman) köyünün Hopik mezrasında toprağa sırlandı.
Dersim’in kültür taşıyıcısı, halk arasında “Uzun Memet” olarak bilinen Mehmet Yıldız, geçirdiği kalp krizi sonucu 27 Haziran’da Hakk’a yürümüştü.
Mehmet Yıldız (Uzun Memet) Tunceli Cemevi’nde yapılan Hakk’a uğurlama erkânının ardından Körkes (Batman) köyünün Hopik mezrasında toprağa sırlandı.
Kureyşan Ocağı evladı Kadir Bulut’un yürüttüğü Hakk’a uğurlama erkânına Uzun Memet’in ailesi, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.
Uzun Memet’in her yıl Muharrem Oruçları’nda oruç tuttuğunu ifade eden Kureyşan Ocağı evladı Kadir Bulut, “Uzun Memet, bir gün Allah canımı alırsa Muharrem Orucu içerisinde ben oruçluyken alsın derdi. Allah Uzun Memet’in dualarını kabul etti. Uzun Memet’in Muharrem Oruçları zamanında Hakk’a yürümesi inancımızda kemaletin ve rızalığın nişanıdır” dedi.
“KADİM KİLİĞİMİZE VE İNANCIMIZA SIKI SIKIYA SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKİYOR”
Dersim’in hafızasının yavaş yavaş yaprak döktüğünü belirten Yılmazcan Şare ise konuşmasında şunları dile getirdi:
“Ben Uzun Memet’e baktığımda çocukluğuma gidiyordum. Onun güzel bıyıkları, onun o tonlaması, onun o Kırmancîye ruhu, onun o güzelliği bu kentin asıl kimliğidir. İşte bu kimlik ne yazık yavaş yavaş yaprak dökümü içerisinde bu da bizi üzüyor. Bizim her şeyden önce bu kadim kimliğe, bu kadim inanca sıkı sıkıya sahip çıkmamız gerekiyor. Çocuklarımıza da bunu aşılamamız, öğretmemiz gerekiyor.”
PİRHA- Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Gazi Metin, Sivas’ın Divriği ilçesinin Çamşığın Şahin köyünde toprağa sırlandı.
Yaklaşık 4 aydır hastalıklarından dolayı tedavi gören Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Gazi Metin, Antalya’da beyin ameliyatı sonrasında yoğun bakıma alındıktan sonra 29 Kasım’da Hakk’a yürümüştü.
Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Gazi Metin, Antalya’da Kızılarık Cemevi’nden semah ve deyişlerle Hakk’a uğurlandı. Hüseyin Gazi Metin Dede, Antalya’da yapılan Hakk’a uğurlama erkanının ardından Sivas’ın Divriği ilçesinin Çamşığın Şahin köyünde Yol Yürütücüsü Enver Cemal Şahin ve Mehmet Gazi’nin yürüttüğü erkan ile toprağa sırlandı.
Antalya Divriği Dernek Başkanı İlyas Şimşek ve Zeynep Karababa’nın nefes ve deyişler seslendirdiği erkanda semahlar dönüldü.
“METİN, MÜCADELE GELENEĞİNİN İNSANIYDI”
Hüseyin Gazi Metin dedenin oğlu Müslüm Metin erkanda yaptığı konuşmada, “Baba sen bizi aydınlattın, yolumuzu aydılattın o yolda yürüyeceğiz, topluma hizmet edeceğiz. İnsanların birliğine, dirliğine hizmet edeceğiz. Erenler, pirler, evliyalar senin yoldaşın olsun” dedi.
Sivas Katliamı’nda kardeşi Handan Metin’i kaybeden Şehriban Metin ise amcasını kaybetmenin yanı sıra yol arkadaşını da kaybettiğini belirterek, “Alevilikte yol arkadaşımı kaybettim. Çok büyük, Aleviliğin damarı bir ailenin, çok büyük bir geleneğin, çok büyük bir mücadele geleneğinin insanıydı. Devlet nasıl her yerde herkesi kızdırdıysa, burada biz Alevileri de kızdırdı. Görüyorsunuz yoksulluğu, buraya gelmenin ne kadar zor olduğunu görüyorsunuz. Çok büyük kültürler bu şekilde sindirile sindirile yok edildi. Amcam Aleviliğin ışığı bir ocaktan geliyor, Hüseyin Gazi Ocağı’ndan geliyor. Onur duyuyorum, gurur duyuyorum böyle bir ailenin, böyle bir amcanın sahibi olduğum için” diye konuştu.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe de Hüseyin Gazi Metin Dede’nin bilge insan olduğunu kaydetti. Erçe konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Yaşayan Alevi bilgelerinden biriydi. Aleviliğin özüyle yaşayan ve anlatan, sadece ülke içerisinde değil ülke dışında da her yere bu ulu felsefeyi, bu ulu yolu olduğu gibi, tüm saflığı ile aktaran bir bilge idi. Gerçekten hepimiz için büyük bir eksiklik onu uğurlamış olmak. Ancak onu her yerde, her şekilde anmaya, yaşatmaya devam edeceğimizin sözünü veriyoruz. Her 2 Temmuz’da Madımak Oteli önünde Hüseyin Gazi Metin Dede’yi yanımızda hissedeceğiz. Devri daim olsun. Bütün örgütüm adına, bütün şube başkanlarım, yöneticilerim adına onu saygıyla selamlıyorum.”
“HÜSEYİN GAZİ METİN DEDE ÖZE DÖNMENİN ÖNEMİNİ BİR KEZ DAHA HATIRLATTI”
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Başkanı Ercan Geçmez, Hüseyin Gazi Metin Dede’nin Alevi geleneğini düzgün yürüten pirlerden bir tanesi olduğunu altını çizdi. Geçmez, “Aslında hayat insanın kendi davranışlarıyla, bıraktıklarıyla devam eder, Hüseyin Gazi Dedemiz de bunu gerçekleştirdi. Toprağa sırlayacağız ancak onun yoldan alarak getirdiği geleneği sürdürmenin, öze dönmenin ne kadar önemli olduğunu kendisi bir kez daha bize hatırlattı” diye ekledi.
“ONUN DEĞERLERİNİ HER ZAMAN YAŞATACAĞIZ”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) önceki dönem genel başkanı olan Gani Kaplan ise Hüseyin Gazi Metin’in anısını her zaman yaşatacaklarının altını çizerek, “Uzun yıllar mücadele etti gerçekten. Yeri doldurulabilir mi? Bilmiyorum. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin genlerinden gelen politikasından gelen bir duruşu vardır, hiçbir zaman değerlerini unutmaz, biz onun değerlerini yaşatacağız” dedi.
“HÜSEYİN GAZİ METİN İNANCA EMEK CEPHESİNDEN DE BAKARDI”
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) MYK üyesi Mustafa Karabudak, Hüseyin Gazi Metin Dede’nin inanca emek cehpesinden de baktığını belirterek şunları söyledi:
“Sözün bittiği yerdeyiz. Bizim için önemli bir değerdi. Yola hizmet eden, yolu yeniden yaşatan, kadın ve gençliğin inançta ne kadar önemli ve değerli olduğunu her sohbetinde söyleyen biriydi. Ayrıca inanca emek cephesinden de bakardı. Bir muhabbetinde bize ‘sosyalizmin kabuğunu kaydırırsanız altında Alevilik yatar’ demişti. Yol için büyük bir kayıptır. ”
Hüseyin Gazi Metin Dede toprağa sırlandıktan sonra lokmalar pay edildi.
PİRHA-11 Aralık’ta Hakk’a yürüyen Kürt araştırmacı-yazar Munzur Çem (Hüseyin Beysülen), Bingöl’ün Yayladere ilçesinin Seter köyünde toprağa sırlandı.
Kürt araştırmacı ve yazar Munzur Çem (Hüseyin Beysülen) Almanya’nın Berlin kentinde 11 Aralık’ta Hakk’a yürüdü. Kürt yazar, araştırmacı ve derleyici, Zazakî-Kirmancki’nin standardize edilmesine büyük katkı sunan dilbilimci Munzur Çem, bir süredir kanser tedavisi görüyordu.
Kürt araştırmacı yazar Munzur Çem (Hüseyin Beysülen), Bingöl’ün Yayladere ilçesinin Seter köyünde toprağa sırlandı. Munzur Çem’in son yolculuğunda Vate Çalışma Grubu, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, HAKPAR Genel Başkanı Düzgün Kaplan, HDP PM Üyesi İbrahim Kasun, Düzgün Baba Cemevi yöneticileri ve çok sayıda arkadaşı yalnız bırakmadı.
“DERSİM’İN TARİHİ VE İNANCI ÜZERİNE ÇOK YOĞUN ÇALIŞMALAR YAPTI”
Munzur Çem ile çok yakın dostluklarının olduğunu ifade eden CAN TV Programcısı Süleyman Ateş, “Bana ‘şuanda kendimi iyi hissediyorum o yüzden son kez köyümü görmek istiyorum’ dedi. Bende kendisiyle beraber köyüne gelerek kendisiyle program çektim Munzur Çem orada hayatını, hatıralarını anlattı ve orada köylüleriyle de vedalaştı” diye belirtti.
Munzur Çem’in yaptığı eserlerin önemine dikkat çeken M. Malmisanıj, “Yalnızca Kırmancki değil aynı zamanda Dersim’in tarihi ve inancı üzerine de çok yoğun çalışmalar yaptı. Munzur Çem 42 yıllık arkadaşımdı, Vate grubunun hem kuruluşunda hem de Kırmancki dili üzerine çok önemli rol oynadı” dedi.
“MUNZUR ÇEM, SADECE HALKININ MENFAATLERİ DOĞRULTUSUNDA ÇALIŞMALAR YAPTI”
Munzur Çem’in her zaman kendi kültürü, inancı ve halkı için mücadele ettiğini belirten HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, “Munzur Çem bizim unuttuklarımızı bize hatırlattı, onun Dersim halkı üzerine çok emeği var bu yüzden asıl bizim ondan helallik istememiz gerekiyor o yüzden Munzur Çem hakkımızı helal et” diye ifade etti.
Munzur Çem’in hem Kürt edebiyatına hem de Kürt halkına büyük katkılarının olduğunu söyleyen HAKPAR Genel Başkanı Düzgün Kaplan, “Munzur çayının geçtiği yerden nasıl herkes faydalanıyorsa Munzur Çem’de öyle birisiydi. Bugünkü nesil olarak çok şanslıyız bütün kültürlere ve tarihe ulaşma şansımız var ama onların döneminde öyle değildi yaptıkları çalışmalarda zorluklar yaşadılar. Munzur Çem kendi menfaatleri için bir şey yapmadı sadece halkının menfaatleri doğrultusunda çalışmalar yaptı” diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından Munzur Çem, toprağa sırlandı.
PİRHA-Dersim Katliamı tanığı ve mağdurlarından Bego Polat, Tunceli Cemevi’nde Hakk’a yürüme erkanı yürütüldükten sonra Belediye Mezarlığı’nda toprağa sırlandı. Bego Polat’ın yeğeni Ercan Gür, “Devlet elbet bir gün katliamı Dersim’in çocuklarına neden yaptığının hesabını verecek” dedi.
1938’de Dersim’de gerçekleştirilen soykırım tanığı ve mağdurlarından olan Bedri Polat (Bego) 9 Kasım’da Hakk’a yürümüştü.
Dersim Katliamı tanığı ve mağdurlarından Bego Polat, Tunceli Cemevi’nde Hakk’a yürüme erkanı yürütüldükten sonra Belediye Mezarlığı’nda toprağa sırlandı. Hakk’a uğurlama erkanına çok sayıda yurttaş katıldı.
Bego Polat’ın kızı Rose Polat ile yeğeni Ercan Gür ve HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü kısa konuşma yaptı. Sanatçı Umut Altınçağ ise Dereyê Laçî ağıtını söyledi.
“ACIMIZ ÇOK BÜYÜK”
Babasının hem 1938’de, hem de bugün öldüğünü söyleyen Rose Polat, “Acımız çok büyük. Biz bugün Dersim’in yaralı çocuklarını yolculuyoruz” diye belirtti.
“BEGO POLAT, HEP ACI İÇERİSİNDE YAŞADI”
Bego Polat’ın hep acı içerisinde yaşadığını vurgulayan HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, “Bego amca acı dolu yaşamına rağmen topraklarını terk etmedi. Bego amcayı uğurlarken mezar yerleri halen belli olmayan Seyit Rıza ve arkadaşlarını da anıyoruz. Dersim’in diline, kültürüne ve inancına yönelik saldırılar halen bitmiş değil, tüm Dersim halkının başı sağ olsun” dedi.
“DEVLET ELBET BİR GÜN KATLİAMIN HESABINI VERECEK”
Bego Polat’ın sistemi sorgulayarak gittiğini dile getiren Polat’ın yeğeni Ercan Gür, “Amcam, biz çocuktuk devlet bizi niye katletti diye soruyordu. Devlet elbet bir gün katliamı Dersim’in çocuklarına neden yaptığının hesabını verecek” diye konuştu.
PİRHA-Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde 14 Ağustos günü şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren İbrahim Yıldırım, Dersim merkeze bağlı Weranîç (Suvat) köyünde toprağa sırlandı.
2011 yılında KCK kapsamında yargılanıp örgüt üyeliği cezası verilen ve tutuklanarak Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevine konulan İbrahim Yıldırım, şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Yıldırım’ın 25 Ağustos’ta tahliyesi bekleniyordu.
Elazığ Cezaevi idaresi, İbrahim Yıldırım’ın ailesini arayarak kalp krizine bağlı düşmeden kaynaklı yaşamını yitirdiğini söyledi ancak Yıldırım’ın otopsisine aile ve avukatlar çağrılmadı.
Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren İbrahim Yıldırım, Dersim merkeze bağlı Weranîç (Suvat) köyünde toprağa sırlandı. Yıldırım’ın Hakk’a uğurlama erkanına Yıldırım’ın ailesi, DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, HDP Dersim İl Örgütü ve çok sayıda yurttaş katıldı.
PİRHA-1937-38 Dersim Katliamı’nın son kuşak tanıklarından Kureyşan Ocağı pirlerinden Hüseyin Ergün, Dersim’in Pirgiç köyünde toprağa sırlandı.
1937-38 Dersim Katliamı’nın son kuşak tanıklarından Hüseyin Ergün, 29 Aralık’ta Almanya’nın Gladbeck şehrinde Hakk’a yürüdü.
1938 Katliamı’nın son kuşak tanıklarından Kureyşan Ocağı pirlerinden Hüseyin Ergün, Tunceli Cemevi’ndeki Hakk’a uğurlama erkanından sonra Dersim’in Pirgiç köyünde toprağa sırlandı.
PİRHA-Hakk’a yürüyen Seyit Rıza’nın torunu Ali Ekber Polat, Dersim’in Xaçeli (Dikenli) köyünde toprağa sırlandı.
1931 yılında Dersim Hozat’a bağlı Axdat (Dumantepe) köyünde doğan Ali Ekber Polat, Dersim’in son 100 yıllık toplumsal hafızasının ve soykırımın canlı tanığıydı. Dersim Soykırımı’nın canlı tanıklarından olan Ali Ekber Polat ayrıca Seyit Rıza’nın da torunuydu.
Hakk’a yürüyen Ali Ekber Polat, Dersim’in Xaçeli (Dikenli) köyünde toprağa sırlandı.
Hakk’a uğurlama erkanına HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, HDP Dersim İl Eşbaşkanı İbrahim Kasun ve çok sayıda yurttaş katıldı.
PİRHA- Nazlım Abdal Ocağı dedelerinden Cemal Acırlı, bir süredir yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle Ankara’da Hakk’a yürüdü. Acırlı, Sivas’ın Şarkışla ilçesi Kaymaklı Köyü’ne götürülerek burada toprağa sırlandı.
Nazlım Abdal Ocağı dedelerinden Cemal Acırlı bir süredir yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle Ankara’da Hakk’a yürüdü. Acırlı, Sivas’ın Şarkışla ilçesi Kaymaklı Köyü’ne götürülerek burada toprağa sırlandı.
Hakk’a yürüme erkanını Cemal Şahin Dede yürüttü. Şahin, “Kainatta hiçbir şey olduğu gibi olduğu yerde kalmıyor. Her şey değişiyor. Her şey, her an bir yaşamın sonu ve başka bir yaşamın da başlangıcı oluyor. Bu da hakkın değişmez yasasıdır. Hakk’tan geldik, Hakk’a gidiyoruz. Aslında Cemal Can özüne dönüyor. Bizim Hakk’tan dileğimiz Cemal Can’ı aşıkların, pirlerin katarına dahil eylemesidir. Geride kalanlara sağlıklı, mutlu bir yaşam vermesidir” şeklinde konuştu.
Daha sonra rızalık istendi. Erkana katılanlar rızalık verdi. Ardından Hakk meydanı görevi yerine getirilip, gülbengler okunarak Acırlı toprağa sırlandı. Toprağı sırlanmanın sonrasında lokmalar paylaşıldı.
“ALEVİLİĞİN FELSEFESİNİ GERÇEKTEN BENİMSEMİŞ BİRİSİYDİ”
Hakk’a uğurlama erkanına katılan Yazar Rıza Aydın, Cemal Acırlı Dede ile ilgili şunları dile getirdi:
“Hayatta karıncayı incitmemiş, kamil bir insandı. Çok mükemmel, çok temiz, saf bir insandı. İçinde asla kötülük olmayan biriydi. Sevgi doluydu. Bazıları kendilerine dedeyim deyip makamın nimetlerinden faydalanır. Cemal Acırlı asla öyle bir insan değildi. Aleviliğin felsefesini gerçekten benimsemiş bir canımızdı. Yattığı yer incitmesin.”
PİRHA- Gazeteci Şükrü Yıldız’ın Babası Ali Yıldız Elbistan’ın Sevdilli köyünde deyişlerle toprağa sırlandı.
Gazeteci Şükrü Yıldız’ın Babası Ali Yıldız dün akşam saatlerinde Hakk’a yürüdü. Maraş Elbistan’ın Sevdilli köyünde yaşayan Ali Yıldız bir süredir tedavi görüyordu.
Sevdilli köyünde yapılan Hakk’a uğurlama erkânını Sinemilli Ocağı Pirlerinden Süleyman Deprem yürüttü. Cemo Doğan’ın seslendirdiği deyişler eşliğinde semaha duruldu. Ali Yıldız Hakk’a uğurlama erkanının ardından Sevdilli köyü mezarlığında toprağa sırlandı.
Halk ozanı Tacım Yıldız da Ali Yıldız’ın mezarı başında deyişler seslendirdi.
PİRHA- Önceki gün Hakk’a yürüyen Pir Kamer Canpolat (Ağa Dede) bugün Çayırlı Başköy’de toprağa sırlandı. Canpolat, Erzincan’da Başköylü Hasan Efendi Türbesi’ne yıllarca hizmet etmişti ve Hasan Efendi’nin de evladıydı. PİRHA’ya konuşan Erikli Baba Dergahının dedesi Binali Doğan Dede, “Ağa dedeyle çocukluktan beri bağımız var. Gerçekten özellikle Alevi dünyasında, inanç dünyamızda büyük bir çınar ve örnek bir dedeydi” dedi.
Erzincan’da Başköylü Hasan Efendi Türbesi’ne yıllarca hizmet eden, Hasan Efendi’nin evladı Pir Kamer Canpolat (Ağa Dede) bugün Çayırlı’ya bağlı Başköy’de Hakk’a uğurlandı.
Binali Doğan Dede‘nin gülbengleriyle yürüttüğü Hakk’a uğurlamanın ardından Pir Canpolat Başköy’de toprağa sırlandı. Pir Kamer Canpolat 98 yaşında Hakk’a yürüdü.
Pir Kamer Canpolat’ın Hakk’a uğurlanmasının ardından, Canpolat’ın yaşamına dair PİRHA‘ya konuşan Erikli Baba Dergahının dedesi Binali Doğan Dede, “Ağa dedeyle çocukluktan beri bağımız var. Gerçekten özellikle Alevi dünyasında, inanç dünyamızda büyük bir çınar ve örnek bir dedeydi” dedi.
“AĞA DEDE, ALEVİLİĞİ YAŞAYAN, YAŞATAN VE SEVDİREN BİR DEDEYDİ”
Ağa Dede’nin 98 yaşına kadar yaşadığını belirten Binali Doğan Dede, Canpolat’ın yaşamını “İzine, Ehl-i Beyt inancına, ikrarına çok bağlıydı. Yani her sözünde ikrar arardı. İkrara, Hakk’a ve Ehl-i Beyt’e çok önem verirdi. Başköylü Hasan Efendi’nin terbiyesinde, onun inancında yetişmişti. Benim gördüğüm, benim yaşadığım en mükemmel şekilde bağlamasıyla, cemler yürüten ve Aleviliği yaşayan, yaşatan, sevdiren bir dedeydi” sözleriyle anlattı.
“İNANCI DOLU DOLU YAŞAYAN BİR SEMBOLDÜ”
Binali Doğan Dede, şöyle devam etti:
“Ben de bağlama ile cemler yürütürüm, yaklaşık 68 yaşındayım. Ama Ağa Dede çok başkaydı. Ağa Dede söylemleriyle, avazlarıyla o inancı dolu dolu yaşayan bir semboldü. Şimdi ise Hakk’a uğurluyoruz. Hani derler ya ‘Kendi cenazesini bulan aşıktır’ diye, kendi mezarını bizzat kendisi yapmıştı. Oraya sadece bedenini bıraktık.”
“İNANCI BUGÜNE KADAR İTİKATLA VE COŞKUYLA TAŞIDI”
Pir Kamer Canpolat ile ilgili, “O büyük bir hazineydi” ifadelerini kullanan Binali Dede, şunları kaydetti:
“Ağa Dede gerçekten ‘Fani dünyanın sefası bir kuru kavgaymış, baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş ’ derler ya o da yaşamını orada bıraktı. Yani eserleriyle, deyişleriyle, avazlarıyla, cem yürütmesiyle ve semahıyla çok farklıydı. İnancı bugüne kadar itikatla, inançla, coşkuyla taşıdı. Geriye çok şey bıraktı. Ben de yıllardır bağlama çalarım, cemler yürütürüm ama Ağa Dede’deki o şevk, ahenk başkaydı.
Hep Başköy’de yaşadı, cemlerini orada yaptı. Ağa dedeyle çocukluktan beri bağımız var. Gerçekten özellikle Alevi dünyasında, inanç dünyamızda büyük bir çınar ve örnek bir dedeydi.”
PİRHA-Aşık Şah Turna ve Ozan Şiar’ın kızı sanatçı Şafak Melodi Ağdaşan’ın Hakk’a yürüme erkanı bugün Berlin Alevi Toplumu-Cemevinde, sırlama ise Berlin Alevi Mezarlığında yapıldı.
Halk ozanı Şah Turna, yakalandığı koronavirüs nedeniyle yoğun bakım ünitesine yatırılmış, kızı Şirin’in de Berlin Neukölln Hastanesi’nde müşahede altına alınmıştı. Şah Turna’nın koronaya yakalanan eşi ozan Şiar ile diğer kızları Şafak Melodi ise evde tedavi görüyordu. Ozan Şahturna ve Ozan Şiar’ın kızı Sanatçı Şafak Melodi Ağdaşan’ın Hakk’a yürümesi Alevi camiasında büyük üzüntü yarattı.
Aşık Şah Turna ve Ozan Şiar’ın kızı sanatçı Şafak Melodi Ağdaşan’ın Hakk’a yürüme erkanı bugün yapıldı. Şafak Melodi Ağdaşan’ın Hakk’a uğurlama erkanı Berlin Alevi Toplumu-Cemevinde yapıldı.
Ağdaşan’ın Hakk’a yürüme erkanını yürüten Pir Doğan Gönül, “Bu dünyada yaşar iken üç iyi dostum vardı. Ben ölünce dostum biri evde kalır, biri yolda kalır, birisi de benimle birlikte gelir demişti. Evde kalan dostum malımdır, mal varlığımdır. Yolda kalan dostum ailem ve siz değerli canlılardır. Benimle birlikte gelen dostum ise yaptığım iyiliklerim, amelimdir. Biliyorsunuz Şafak Melodi Alpaslan canımız aynı zamanda kültür sanatçısı ve sinema oyuncusu ve kültür camiasında çok emekleri geçmiş birisidir. Çok katkıları olmuştur. Onu tekrar şükranla anıyoruz. Allah rahmet eylesin diyoruz. Biz cenaze erkanımızı dört bölümde yapacağız. Helallik ve rızalık, niyetleri belirtmek, gökkubbe ile Fatiha duası ile bitireceğiz” dedi.
Konuşmanın ardından helallik ve rızalık alındı. Şafak Melodi Ağdaşan’ın ailesi gerçekleştirilen Hakk’a yürüme erkanında ağıtlar söyledi. Şafak Melodi Ağdaşan yapılan Hakk’a yürüme erkanının ardından Berlin Alevi mezarlığında toprağa sırlandı.
PİRHA- Ankara’da dün Hakk’a yürüyen Hüseyin Abdal Ocağı’ndan Ali Metin Dede Karşıyaka mezarlığında sırlandı.
Sivas Divriği Çamşıhı yöresinden, Hüseyin Abdal evlatlarından, Alevi Yolu’na hizmet etmiş Ali Metin Dede, dün Ankara’da Hakk’a yürüdü.
Ali Metin Dede, bugün saat 16.00’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yenimahalle Batıkent Cemevindeki uğurlamanın ardından Karşıyaka mezarlığında sırlandı.
Cemevindeki Hakk’a uğurlamaya Ali Metin Dedenin yakınları ve Alevi kurum temsilcileri ile yurttaşlar katıldı.
PİRHA – Geçtiğimiz günlerde İstanbul-Dersim seferi yapan Can Dersim Tuncelililer firması kar ve tipi nedeni ile yoldan çıkarak devrilmesi sonucu yaşamını yitiren 3 yaşındaki Dersim’in mavi gözlü kızı Lorin Naira Can bugün Dersim Avşeker Köyü’nde toprağa sırlandı.
İstanbul-Tunceli seferini yapan Kazım Arslan’ın kullandığı 62 AR 671 plakalı Can Dersim Tuncelililer firmasına ait yolcu otobüsü geçtiğimiz günler Kırşehir-Kırıkkale karayolu Akpınar ilçesi yakınında yoğun kar ve tipi nedeniyle yoldan çıkarak devrilmesi sonucu 3 kişi yaşamını yitirmiş, 35 kişi yaralanmıştı.
Büyük üzüntü yaratan kazada yaşamını yitirenler arasında 3 yaşındaki Lorin Naira Can da yer alıyordu. Lorin bugün Dersim Avşeker köyünde anadili olan Kırmançki dili ile yakılan ağıtlarla toprağa sırlandı. Kaza sırasında yaralanan ve yoğun bakıma kaldırılan annesi Nejla Emir ise halen hastanede müşaade altında.
Lorin’in cenaze erkanına DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben, HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Cambaz, CHP Dersim Milletvekili Polat Şaroğlu ve çok sayıda yurttaş katıldı.