Etiket: toprağa verildi

  • Katledilen Narin Güran toprağa verildi

    Katledilen Narin Güran toprağa verildi

    PİRHA- Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe kırsal mahallesinde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 19 günün ardından bir çuval içinde dere kenarında cansız bedeni bulunan Narin Güran, katledildiği Tavşantepe kırsal mahallesinde toprağa verildi.

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe kırsal mahallesinde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 19 günün ardından dün köye yakın Eğertutmaz Deresi’nde çuval içinde cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran son yolculuğuna uğurlandı. Güran’ın cenazesi, bu sabah Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) alınarak Batıkarakoç kırsal mahallesine getirildi.

    Mahalledeki cenaze namazının ardından olayın yaşandığı Tavşantepe mahallesinde defnedildi. Cenaze törenine çok sayıda kişi katıldı. Güran’ın cenazesi, akrabaların yaktığı ağıtlar eşliğinde toprağa verildi.

    Narin katledilmeseydi bugün 3. sınıfa başlayacaktı.

    SORUŞTURMA SÜRÜYOR

    Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve dün Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümüne ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma sürüyor.

    Narin Güran için arama çalışması başlatılmış, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’ nca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Tavşantepe Mahallesi Muhtarı ve aynı zamanda Narin Güran’ın amcası Salim Güran, 2 Eylül’de çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.

    Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, dün, kaybolan Narin Güran’ın kıyafetleriyle Eğertutmaz Deresi kenarında çuval içinde üzeri taşla gizlenmiş vaziyette saat 08.45 sıralarında ölü bulunduğunu açıklamıştı.

    Soruşturma kapsamında, aralarında Narin Güran’ın annesi, babası, iki ağabeyi, dört amcası ve tutuklanan amcası Salim Güren’ın eşinin de bulunduğu 24 kişi gözaltına alınmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İnsan hakları savunucusu Mesude Tatlav karanfillerle uğurlandı

    İnsan hakları savunucusu Mesude Tatlav karanfillerle uğurlandı

    Metris direnişinin öncü annelerinden, direnişçi aileler geleneğinin yaratıcılarından, İnsan Hakları Derneği’nin kurucularından, direnişci evlatlarına destek olduğu için hapise atılan annelerden biri olan Mesude Tatlav dün toprağa verildi. 

    12 Eylül askeri cuntası döneminde cezaevleri direnişinin ve özellikle Metris direnişinin öncü annelerinden, direnişçi aileler geleneğinin yaratıcılarından, İnsan Hakları Derneği’nin kurucularından, direnişçi evlatlarına destek olduğu için hapse atılan annelerden biri olan Mesude Tatlav dün insan hakları savunucuları, dostları, mücadele arkadaşları tarafından uğurlandı.

    Yazar Erdoğan Aydın’ın annesi, aynı zamanda İHD Kayıplara Karşı Komisyon üyesi Sebla Arcan’ın da kayınvalidesi Mesude Tatlav’ın cenazesi dün Fındıkzade, Kızıl Elma Caddesi, Akbaba Mehmet Efendi camiinden öğle vakti kaldırılarak Yedikule mezarlığında toprağa verildi.

    Cenaze törenine, Tatlav’ın mücadele arkadaşları, insan hakları savunucuları, İHV Başkanı Şebnem Korur Fincancı, İHD İstanbul Şube başkanı Av.Gülseren Yoleri, Cumartesi Anneleri, 12 Eylül cuntası döneminde cezaevlerinde yatan tutuklular ile aile dostları katıldı. Aile dostu, şarkı söz yazarı  ve  Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya Hayaloğlu, yazar Kadir Akın, gazeteci yazar Rıdvan Akar da Tatlav ailesini yalnız bırakmadı.

    Mesude Tatlav, 12 Eylül direnişçi anneleri Didar Şensoy, Leman Fırtına, Şaziment Şülekoğlu, Gülizar Çağlayan ve Sacide Çekmeci gibi isimlerin mücadele arkadaşıydı. (HABER MERKEZİ)

    Fotoğraflar: Zeynel Karahan

  • Usta oyuncu Özkul son yolculuğuna uğurlandı

    Usta oyuncu Özkul son yolculuğuna uğurlandı

    Yeşilçam’ın efsane ismi Münir Özkul, binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen cenaze töreniyle Bakırköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.  

    İstanbul’da 93 yaşında iken geçtiğimiz Cuma hayata veda eden Yeşilçam’ın efsane ismi Münir Özkul, son yolculuğuna uğurlandı. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen törene, Özkul’un ailesi ve yakınlarının yanı sıra Şener Şen, Tuncay Akçay, Ahmet Arıman, Nuri Alço, Erhan Yazıcıoğlu, Behzat Uygur, Ediz Hun, Orhan Alkaya, Haldun Dormen, Kanat Atkaya, Koray Çalışkan, Hamdi Alkan, Ömer Çavuşoğlu ve İlyas Salman gibi birçok isim katıldı.
    ÖZKUL: HEPİMİZİN BABASIYDI
    Törenin yapıldığı salona ilk kez 40 yıl önce geldiğini söyleyen kızı Güner Özkul, “1978’de babamı izlemek için geldim. Daha sonrasında oyun izlemek dışında birçok sevdiğimiz büyüğümüzü uğurlamak için hem kendi adıma hem de artık gelemediği için babam adına geldim. Şimdi kısmet birlikte gelmekmiş. Babamın orada yatması, benim de onu uğurlamam için, kürsüde konuşmam içinmiş. Bana ‘aile adına sen konuş’ dediler. O hepimizin babasıydı. O zaman hepimiz bir aileyiz. Biz bir aileyiz. Güzel bir aileyiz. Size onun sanatçı kişiliği, büyüklüğü hakkında, bu milleti birleştirmek ve ortak payda oluşturma konusunda nasıl önemli biri olduğu hakkında ne söyleyebilirim ki… Hepsini benden iyi biliyorsunuz. Güzeli, güzellikleri, güzel kadınları, güzel elli insanları ve güzel sesleri severdi. Öyle ki solunum cihazına takıldıktan sonra kendi sesini beğenmedi ve sustu. Çöküş süreci böyle hızlandı. Müziği, cazı severdi. Güzel giyinmeyi severdi” dedi.
    Özkul, bildiği birçok şeyi babasından öğrendiğini söyleyerek, “Bu duyguyu çok iyi bilirsiniz. Oyundan önce perdenin aralığından bakılır salon dolu mu değil mi diye. Eminim o da şimdi sizi görüyordur ve burada olduğunuz için çok mutludur. Onu uğurlamak için alkıştan daha duyarlı bir şey düşünemiyorum. Hepinize çok teşekkür ediyorum” diye ifade etti.
    YAZICIOĞLU: MUMLA ARIYORUZ O İNSANLARI
    Oyuncu Erhan Yazıcıoğlu ise, “Bizim oyunumuz erken biterdi, onun oyunun finalini seyretmek için, tiradını bir kez daha izlemek için koşa koşa gelirdik. Ben çok şanslıyım, dublajda beraberdik. Tek mikrofon dönemiydi o zaman, herkes yanyana mikrofona sokulur ve biz gençleri korurdu Münir abi. Son derece dakik bir insandı. Gelir sakin sakin işini yapardı. O dönemin insanları bambaşkaydı. O insanları mumla arıyoruz” dedi.
    SALMAN: VEDA EDİYORUZ AMA AYRILMIYORUZ
    Oyuncu İlyas Salman da şöyle konuştu:
    “Veda ediyoruz ama ayrılmıyoruz. Kısa vadeli bir ayrılık olacak. Belki iki üç saat bir törenle yad etmiş olacağız onu. Ama o yaptıklarıyla yaşamaya devam edeceğiz. Sersem Kocanın Kurnaz Karısı ile başladım tiyatroya. Şehir Tiyatrosu’ndan sonra Arzu Film’in kadrosunda, Adile Abla, Şener Abi, Münir Özkul, İhsan Yüce… Ama Münir abinin yeri çok farklıydı. Sofu değildi ama sufi idi. Yaşamın kıymetini bilirdi. Sefil Bilo’yu çekerken Cihangir’de oturdu. Arabayla gider alırdım onu. Yolda Yunus Emre’den şiirler okuturdu bana. Münir abinin beyni bedeninden büyüktü.”
    ALÇO: TÜRKİYE’NİN GÜLEN YÜZÜYDÜ
    Oyuncu Nuri Alço ise, “Bütün evlerin, Türkiye’nin gülen yüzüydü. Onu seyretmek bambaşka. Üç nesile de bakın, evlerin içinde olan bir insandı. Adile Abla ve Münir Abi’yi unutmak mümkün değil. Disiplin, saygı, sevgi… Kendisinden küçük olanlara bile hoş sohbetti, ayrımcılık yapmazdı. Saygıyı ben onlardan öğrendim. En sonda evine gittim, kendisini ziyaret ettim. Orada bile ‘tanıdın mı’ dedim, gayet gülen yüzüyle kafasını salladı. Ama son zamanlarda böbreklerine taşın gelmesi biraz zorlaştırdı hayat yaşamını. Yeri doldurulamayacak çok büyük bir insan” ifadesinde bulundu.
    BAKIRKÖY’DE TOPRAĞA VERİLDİ
    Burada yapılan törenin ardından Özkul’un naaşı Teşvikiye Camii’ne getirdi. Burada Münir Özkul için öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Cenaze törenine ailesi ve sanatçı dostlarının yanı sıra,  Başbakan Binali Yıldırım, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, bazı milletvekilleri, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu ile çubuklu formalarıyla Fenerbahçe taraftarları ile çok sayıda seveni katıldı.
    Özkul’un naaşı daha sonra alkışlarla cenaze aracına taşındı. Bu sırada Özkul’un naaşının üzerine karanfiller atıldı. Özkul’ün naşı Bakırköy Mezarlığı’nda bulunan aile kabristanında toprağa verildi.
    (MA)
  • Hasan Ferit Gedik’in dedesi Mustafa Meray sonsuzluğa uğurlandı

    Hasan Ferit Gedik’in dedesi Mustafa Meray sonsuzluğa uğurlandı

    PİRHA- Solunum yetmezliği nedeniyle yaşamını yitiren Hasan Ferit Gedik’in dedesi 80 yaşındaki Meray için bugün Küçük Armutlu Cemevi’nde Hakka uğurlama erkanı yapıldı. Meray’ın cenazesi daha sonra Gazi Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Eylül 2013’te İstanbul Gülsuyu’nda uyuşturucu çeteleri tarafından katledilen Hasan Ferit Gedik’in, dün yaşamını yitiren dedesi Mustafa Meray’ın cenaze töreni gerçekleştirildi. Mustafa Meray, Küçükarmutlu Cemevi’nde yapılan törenin ardından, sloganlar ve açılan pankartlarla, Gazi Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Mustafa Meray’ı kamuoyu, polisin Hasan Ferit Gedik’in cenazesini, aileye teslim etmemesi üzerine gerçekleştirilen direnişle tanımıştı.

    Hasan Ferit Gedik’in cenazesi için gerçekleştirilen direniş sırasında ailenin yaşadığı Küçükarmutlu Mahallesi’nde barikatlar kurulmuş, Mustafa Meray da barikatlarda, devrimcilerle birlikte direnmişti.

    Torununun katillerinden hesap sormak için mücadelesini sürdüren ve yaşamının sonuna dek mücadeleci kimliğini koruyan Meray, birkaç ay önce Mayıs 2017’de Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için açlık grevine başlamıştı. Meray, Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan, Hasan Ferit Gedik’in annesi Nuray Gedik ile birlikte “Örgüt propagandası yapmak” ve “2911 sayılı toplantı yürüyüşleri kanuna muhalefet etmek” gerekçesi ile gözaltına alınmıştı. Sorguları tamamlandıktan sonra Mustafa Meray, geçirdiği astım krizi nedeniyle hastaneye kaldırılarak kontrol altına alınmıştı.

    Nisan ayında Berkin Elvan duruşmasını izlemek için Çağlayan Adliyesi’ne gelen Mustafa Meray, PİRHA mikrofonuna şöyle konuşmuştu:

    “Acılarımız çok büyük, onurlarımız daha da büyük. Benim için Hasan Ferit de aynı, Berkin Elvan da aynı. Tüm Gezi Şehitleri aynıdır bizim için. Çünkü onlar teslim olmadılar, onlar ölmediler öldürüldüler. Onun için onlar onurlu yiğitlerimiz. Onlar ölmedi öldürüldüler. Onurlu yiğitlerimizin davasının peşini bırakmayacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Rıza Aydoğmuş toprağa sırlandı

    Rıza Aydoğmuş toprağa sırlandı

    PİRHA- 2 Temmuz 1993 yılında Sivas Katliamı’nda sağ kurtulan, Alevi hareketinin emektarı Rıza Aydoğmuş, Sivas Yıldızeli’ne bağlı Sarıçal Köyü’nde toprağa sırlandı.

    Alevi örgütlenmesinde önemli hizmetler yürütmüş olan, Rıza Aydoğmuş hakka uğurlandı. Ankara Batıkent Cemevi’nde gerçekleştirilen hakka yürüme erkânı sonrası, Aydoğmuş, PSAKD genel başkanı Gani Kaplan’ında aralarında bulunduğu yüzlerce can tarafından, Sivas Yıldızeli’ne bağlı Sarıçal Köyü’nde toprağa sırlandı.

    Sivas katliamında sağ kurtulan Aydoğmuş bir yazısında, katliamla ilgili şunları belirtmişti:

    “Madımak katliamının utancından kurtulmanın yolu unutmak ve unutturmaktan değil, aksine yüzleşmekten geçer. Madımak  utanç müzesine dönüştürülmeli. Bu yapılmaz ise, Sivas ve ülkeyi yöneten siyasal iktidarlar, insanlığın yüz karası bu utançla yaşamaya devam edecektir.”

    Diren Keser/MERSİN