Etiket: tren kazası

  • Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde yaşanan tren kazasında bir genç hayatını kaybetti-VİDEO

    Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde yaşanan tren kazasında bir genç hayatını kaybetti-VİDEO

    PİRHA-Malatya’nın Dilek Mahallesi’nde yaşanan tren kazasında 16 yaşındaki bir genç trenin altında kalarak yaşamını yitirdi.

    İddiaya göre, İstasyon Caddesi’nde bulunan hemzemin geçitten geçmeye çalışan Alper Efe E.’nin (17) kullandığı otomobil, Sivas-Malatya seferini yapan yolcu trenin altında kaldı.

    Tanıkların söylemine göre heyecan yaptığı için aniden yola çıkan gencin trenin altında kaldığı belirtildi.

    Kazada tren altında yaklaşık 200 metre sürüklenen otomobil hurdaya dönerken araç sürücüsü olay yerinden hayatını kaybetti. Kaza sonrası bölgeye sağlık ve itfaiye ekipleri yönlendirirken jandarma ekipleri olay yerinde inceleme başlattı.

    PİRHA/MALATYA

     

  • Hindistan’daki tren kazasında ölenlerin sayısı 290’a çıktı

    Hindistan’daki tren kazasında ölenlerin sayısı 290’a çıktı

    Hindistan’ın Orissa eyaletinde 3 Haziran’da meydana gelen tren kazasında yaşamını yitirenlerin sayısı 290’a çıktı.

    Hindistan’ın Orissa eyaletinin Balasore bölgesindeki Bahanaga Bazar Tren İstasyonu yakınlarında iki yolcu ve bir yük treninin karıştığı kazada yaşamını yitirenlerin sayısı arttı. Yaralı 2 kişi daha hayatını kaybetti. 900’den fazla kişinin yaralandığı kazada yaşamını yitirenlerin sayısı 290’a yükseldi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hindistan’da tren kazası: 50 ölü, 300’den fazla yaralı

    Hindistan’da tren kazası: 50 ölü, 300’den fazla yaralı

    Hindistan’da meydana gelen tren kazasında ilk belirlemelere göre 50 kişi hayatını kaybetti, 300’den fazla kişi yaralandı.

    Hindustan Times’ın haberine göre, Hindistan’ın Orissa eyaletinin Balasore bölgesinde Coromandel Express’e ait yolcu treni ile yük treni çarpıştı. Bahanaga Bazar Tren İstasyonu yakınlarında meydana gelen kazada ilk belirlemelere göre 50 kişi hayatını kaybetti, 300’den fazla kişi yaralandı.

    Yetkililer, yaralıların 179’unun hastaneye kaldırıldığını, trende sıkışan 600’den fazla yolcunun çıkarılması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Shalimar Tren İstasyonu’ndan kalkan trenin Chennai Central Tren İstasyonu’na doğru seyir halinde olduğu kaydedildi. Bölgeye 50’den fazla ambulans sevk edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Çorlu davasında mağdur aileler konuşacak

    Çorlu davasında mağdur aileler konuşacak

    Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 8 Temmuz 2019’da meydana gelen tren kazasına ilişkin davanın üçüncü duruşması görülüyor. Sanıkların beyanlarının alındığı davanın üçüncü duruşmasında kazada yaşamını yitirenlerin yakınları ve yaralıların ifadeleri dinlenecek.

    Sanıkların ve avukatlarının ifadeleriyle geçilen ve yaklaşık 12 saat süren dünkü duruşmanın ardından bugün, kazada yaşamını yitirenlerin yakınları ile yaralıların beyanlarının alınması bekleniyor.

    AİLELERİN DURUŞMA ÖNCESİ BİNAYA GİRİŞİ ENGELLENDİ

    Duvar’ın haberine göre, üçüncü duruşma öncesinde ailelerin mahkemenin görüleceği binaya girişi polis tarafından engellendi. Ailelerin “İhtiyaçlarımızı karşılamak için girmek istiyoruz” sözlerine karşılık polis amirlerinin yanıtı “Mahkeme heyetinin kararı giremezsiniz” oldu. Ailelerin, “Bu mahkeme bizim, gireceğiz” sözlerinin ardından duruşmanın başlama saati olan 09.00’dan önce aileler binaya kimlik kontrolü yaparak alınmaya başlandı.

    Kazada beş yaşındaki çocuğu Ömer Alperan Can’ı kaybeden Melike Can’ın bebek arabasıyla binaya girmeye çalıştığı sırada arama noktasında polisin engellemesiyle karşılaştı. Polisin yan taraftan geçmesi gerektiğini söylediği Can, “Yeter. Ben beş yaşındaki evladımı gömdüm. Bu çocukla ne yapacağım ben” sözleriyle polis ekiplerine tepki gösterdi.

    İKİNCİ DURUŞMADA NE OLDU?

    Çorlu tren kazasının dün (10 Eylül) yapılan ikinci duruşmasında TCDD 1’inci Bölge Müdürlüğü Halkalı 14’üncü Demiryolu Bakım Müdürlüğü’nde Demiryolu Bakım Müdürü olarak görev yapan Turgut Kurt, Yol Bakım Şefliği’nde Hat Bakım ve Onarım Memuru olarak görevli Celaleddin Çabuk Çerkezköy Yol Bakım Şefliği’nde Yol Bakım ve Onarım Şefi olan Özkan Polat ile Köprüler Şefi Çetin Yıldırım’ın savunmaları alındı.

    Sanıkların kendilerinin kazada sorumluluklarının bulunmadığı yönündeki ifadelerinde sorumluluğu bulunanlar olarak TCDD üst düzey yöneticileri ile Ulaştırma Bakanlığı yetkililerine ilişkin ifadeleri dikkat çekti. Sanık avukatları da savunmalarında kazada sorumluluğu bulunan üst düzey yöneticilerin yargılanmasını talep etti. Mağdur avukatlarının sanık Celaleddin Çabuk dışındaki 3 sanık hakkında tutuklama talebi mahkeme heyeti tarafından reddedildi.

    “BANA YALAN SÖYLEYEN BİR KURUMLA KARŞI KARŞIYAYIM”

    Kazada 25 yaşındaki Bahar Koç’u kaybeden Ali Koçman ilk ifade veren müşteki oldu. Tüm sorumlulardan şikayetçi olduğunu söyleyen Koçman’ın ardından kazada 16 yaşındaki kızı Sena Köse’yi ve iki yeğenini kaybeden Aysun Köse ifade verdi. İlk defa mahkeme salonunda olduğunu söyleyen Köse, “Bu olay olmasaydı mahkeme salonuna gelmeden ömrümü tamamlayacaktım. İlk hafta TCDD’den taziyeye gelmişlerdi. Yol bekçilerini neden işten çıkardınız dedim. Bölge müdürü bizim işlerimiz sinyalizasyon ile yapılıyor yol bekçilerine gerek yok dedi. Sonrasında bunu araştırdım ve buradaki sinyalizasyon tamamlanmamış. Bana yalan söyleyen bir kurumla karşı karşıyayım. Bilmediğim telefonlarla o hastane bu hastane yönlendirildim. Bize zarar veren her kurumdan şikayetçiyim. Zannettik ki o yol dört saatten iki saate indi güvenlidir. Ben çocuğumu okul gezilerine bile yollamıyordum başına bir şey gelecek diye. Bana TCDD görevlileri geldiğinde ‘yaşın çok daha gençmiş’ dediler. İnsana değer verilmediğini çok acı bir şekilde gördüm. İmza yetkisi olan, teknik olarak bunu yapamayan herkesten şikayetçiyim” diye konuştu.

    “TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDEN ŞİKAYETÇİYİM”

    Kazada kızları Özgenur ve Gülce Dikmen ile yeğenini kaybeden, kaza sırasında trende olan Fundanur Dikmen ifade verdi. Bir önceki gün de aynı yolu kullandığını ve kazanın meydana geldiği Sarılar mevkiinde trenin yavaşladığını söyleyen Dikmen, kaza sırasında ayakta yolcuların olduğunu söyledi.

    Göz yaşları içerisinde sözlerine devam eden Dikmen, “Çocuklarımın üzerindeydim devrilmenin ardından. O sırada paylama meydana geldi. Ben bayılmışım. Bir amca beni uyandırdı. Kendimi dışarıya attım ve çocuklarım yoktu. Etraf çok kötüydü. Biz kendi imkanlarımızla Tekirdağ devlet hastanesine gittik. Özge iyiymiş, kızlar da iyiymiş dediler. İnsanların vagon altında olduğu belliydi. Bizim acil güvenlik önlemimiz eğitimimiz yok mu? Türkiye Cumhuriyetinden şikayetçiyim. Biz pamuk ipliğine bağlı çalışıyoruz. O göreve gelenler eğitim almamışlar mı? Herkesten şikayetçiyim” dedi.

    Kaza sırasında trende olan ve yaralanan Bahattin Doğrul ise ifadesinde, “Kondüktör yanımıza geldi bilet kesmedi. Şu an ben boynumdan sakatım. Çocuğum da yaralandı. Devlet hastanesinde tedavi oldum. Siz ücret ödemeyeceksiniz dediler. Hepsinin parasını aldılar. Kendim için 4 bin TL verdim. Tüm kurumlardan şikayetçiyim” dedi.

  • CHP’li vekil Yüceer: Çorlu kazası sanığı Ulaştırma Bakanı olmalı

    CHP’li vekil Yüceer: Çorlu kazası sanığı Ulaştırma Bakanı olmalı

    PİRHA – 25 kişinin öldüğü Çorlu tren katliamı davasına dair konuşan CHP Tekirdağ milletvekili Candan Yüceer, “Yol bekçileri için ‘gerekli değil’ açıklamasını yapmışlardı. Asıl gereksiz ve lüzumsuz olan kendileridir. Olayı iki garibanın üzerine atarak ‘yağmurdandır, çamurdandır, fıtratındandır’ denilip sorumluluktan kaçamazlar” dedi.

    Tekirdağ’da 25 kişinin hayatını kaybettiği, 328 kişinin yaralandığı tren kazasıyla ilgili ikinci duruşma Çorlu Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda yapılıyor.

    Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmayı takip eden isimlerden birisi de CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer.

    Kaza sonrasında ilgili meslek odalarının raporları ile hatası bulunan kişilerin ortada olduğunu ifade eden Yüceer “Bugün 4 sanık var. Fakat asıl sanık koltuğunda olması gerekenler TCDD’nin üst düzey yöneticileri ve Ulaştırma Bakanıdır” dedi.

    “ ‘FITRAT’ DENİLİP SORUMLULUKTAN KAÇAMAZLAR”

    Candan Yüceer, TCDD bünyesinde sayıları azaltılan ‘yol bekçileri’ konusuna da değinerek “Yol bekçileri için ‘gerekli değil’ açıklamasını yapmışlardı. Asıl gereksiz ve lüzumsuz olan kendileridir” diyerek şöyle devam etti:

    “Olayı iki garibanın üzerine atarak ‘yağmurdandır, çamurdandır, fıtratındandır’ denilip sorumluluktan kaçınılırsa eğer can kayıpları bitmez. Bunu Ankara YHT kazasında da gördük. Aileler, bir yıldır acılarına rağmen adalet arayışını yılmadan yürüttüler. ‘Kaza değil cinayet’ dediler. Mağdur ailelerin isyanı belki kaybettiklerini geri getiremeyecek ama bir daha böyle kaza yaşanmasın istiyorlar. Gereken önlem alınsın, hesap sorulsun diye bu dava hepimizin davasıdır.”

    “BASKIYLA ACILARI SOĞUTMA ÇABALARI VAR”

    Ailelerin davadan vazgeçmeleri konusunda baskı gördüklerini söyleyen Yüceer, duruşma öncesinde kimlik kontrolü uygulamasını işaret ederek şunları söyledi:

    “Asıl konuşması, özür dilemesi gerekenlerden ses yok. 1 Yıldır adalet arayışı var. Geciken bir adalet var. Mahkeme süreci adeta kaplumbağa hızıyla ilerliyor. Sorumluluk üstlenmesi gerekenlerde inanılmaz pişkinlik var. Aslında daha bugün ilk duruşma yapılıyor denebilir. Önceki duruşmada katılımcılar, avukatlar şiddete maruz kalıp adeta salona kitlenmişti. Bugün de benzer davranışlar görüldü. Ailelere yine kimlik tespiti dayatıldı. Durumu zorlaştırıp insanların acılarını soğutmaya çalıştılar. Oldu bittiye getirme amaçları var.”

    Eren GÜVEN / ANKARA

  • İmamoğlu: Taksim’i herkesin zevk alacağı bir alana dönüştüreceğiz

    İmamoğlu: Taksim’i herkesin zevk alacağı bir alana dönüştüreceğiz

    Halk TV canlı yayınına katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Taksim Meydanı’na ilişkin “Taksim’i herkesin zevk alacağı bir alana dönüştüreceğiz” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Halk TV canlı yayınına katıldı. Taksim Meydanı’nın dönüşümünü İstanbul’un önceliği olarak gösteren İmamoğlu, “Taksim’i herkesin zevk alacağı bir alana dönüştüreceğiz” dedi. İmamoğlu ayırca Saraçhane’deki İBB binasının ‘mimari açıdan çok önemli bir eser’ olduğunu belirterek “Bu binaya çok nitelikli bir kütüphane yapacağız” dedi. Esenler Otogarı’na ilişkin de konuşan İBB Başkanı, “Sağda solda duyuyoruz orayı vermeyiz falan. Orayı akla ve bilime peşkeş çekeceğim. Üretim ve istihdam merkezi haline getireceğim orayı. Polis oraya baskın yaptı, pislik içerisinde. Orada oluşan suç merkezi Güngören’i etkiliyor, Esenler’i etkiliyor, Bayrampaşa’yı etkiliyor” ifadelerini kullandı.

    İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    “YARIŞMA USULÜ İLE TAKSİM’E YENİ BİR PROJE YAPTIRACAĞIZ”

    “Herkesin zevk alacağı bir alana dönüştüreceğiz Taksim’i. Elbette ki mevcut imkanlarla. Gençlerin, kadınların, çocukların fikirlerini kullanacağız. İstanbul’un önceliği simgesel bir anlamda Taksim Meydanı. Beşiktaş Meydanı da dokunulması gereken bir yer. Buralar bir buluşma, aynı zamanda toplumsal uzlaşma için buluşma yeri. Meydanın toplum tarafından sorgulanmasına sebep olduk. Bu bence ciddi bir gelişim. Herkes sorgulayacak bunu. Taksim’i herkesin zevk alacağı bir alana dönüştüreceğiz. Ben yaptım oldu zihniyeti bizde yok. Yarışma usulü ile Taksim’e yeni bir proje yaptıracağız. Ayrıca demokratik katılım ile bu projeleri halka soracağız.”

    “SARAÇHANE’DEKİ İBB BİNASINI NİTELİKLİ BİR KÜTÜPHANE YAPACAĞIZ”

    “Biz belediyenin binalarının halka açılmasını istiyoruz. Saraçhane’deki bu yapı mimari açıdan da çok önemli bir eser. Bu binaya çok nitelikli bir kütüphane yapacağız. Ayrıca gönüllülerden kuracağımız İstanbul Kurulları bu binada çalışacak. Belediye başkanı halkın arasında olacak. Özellikle arka bina kısmında Türkiye’nin en nitelikli, en güçlü kütüphanesini yapacağız. Yurt içi, yurt dışı insanların gelip arşiv karıştıracağı bir kütüphane olacak.”

    “ADALET DUYGUSU YERİNE GELEMEDİĞİ ZAMAN NEYİ TARTIŞSANIZ BOŞ”

    Çorlu’daki tren kazasında hayatını kaybeden Oğuz Arda Sel’in kazadan önce Beylikdüzü’deki yaşam vadisini gördükten sonra “Ekrem amca keşke İBB Başkanı olsa” sözünün hatırlatılması üzerine İmamoğlu şunları söyledi:

    “Bu söylemi bizzat Mısra Hanım bana anlatmıştı. Bunu söylediğini o zaman bana söylemişti annesi. Talihsiz bir kaza. Hak, hukuk adalet diyoruz ya adalet duygusunun yerine gelmediği zaman neyi tartışsanız boş. Mahkeme heyeti çekilmiş duruşmadan. Çok feryadını gördüm orada annenin. Niçin bu ülkede adalete olan duyguyu tesis edemeyiz. Biz inançlı insanlarız ama bizim inancımız aynı zamanda maksimum adaleti sağlayan bir inanç. Yerine getirilmediği sürece vatandaşın güvenini sağlayamazsınız.”

    “ESENLER OTOGARI, ON BİNLERCE GENCİMİZİN EĞİTİM ALDIĞI BİR YER OLACAK”

    “Esenler kocaman bir alan. 27-28 yılı bulmuş bir geçmişi var. Yap-işlet-devret süresi görevi geri almamızdan 2-3 gün önce doldu. Kurtköy’de Anadolu Yakası Garı, bir tanede Hadımköy bölgesinde otogar yapacağız. İstanbul içinde de mini otogarlarla desteklenecek. Sağda solda duyuyoruz orayı vermeyiz falan. Orayı akla ve bilime peşkeş çekeceğim. Üretim ve istihdam merkezi haline getireceğim orayı. Polis oraya baskın yaptı, pislik içerisinde. Orada oluşan suç merkezi Güngören’i etkiliyor, Esenler’i etkiliyor, Bayrampaşa’yı etkiliyor. Metro ulaşımı var. Tramvay ulaşımına yakın. Başka bir müjde daha verelim. İstanbul’a yapacağımız 15 yaşam vadisinden birinin de merkezinde. On binlerce gencimizin eğitim aldığı hayata hazırlandığı bir yer olacak.”

    İmamoğlu ayrıca “Sırf ODTÜ’nün mezuniyet günlerine malzeme olmamak için çok çalışacağım” ifadesini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Çorlu’daki tren kazasıyla ilgili iddianame kabul edildi

    Çorlu’daki tren kazasıyla ilgili iddianame kabul edildi

    Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 25 kişinin hayatını kaybettiği, 340 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin hazırlanan iddianame, Çorlu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, TCDD görevlisi 4 kişi “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan cezalandırılması istendi.

    Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 25 kişinin yaşamını yitirdiği ve 340 kişinin yaralandığı tren kazasına ilişkin TCDD görevlisi 4 kişi hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. Sanıklar, “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla yargılanacak. Sanıklar, iddianamede yer alan ifadelerinde suçlamaları reddetti.

    Çorlu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Çorlu Cumhuriyet Savcısı Galip Yılmaz Özkurşun tarafından 8 Temmuz 2018’de meydana gelen, 25 kişinin yaşamını yitirdiği ve 340 kişinin yaralandığı tren kazasıyla ilgili hazırlanan iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı.

    Mahkeme, “kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu” bulunan TCDD 1’inci Bölge Müdürlüğü Halkalı 14’üncü Demir Yolu Bakım Müdürlüğü Demir Yolu Bakım Müdürü Turgut Kurt, Çerkezköy 143 Yol Bakım Şefliği Yol Bakım ve Onarım Şefi Özkan Polat, Köprüler Şefi Çetin Yıldırım ve Hat Bakım Onarım Memuru Celaleddin Çabuk hakkında “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan hazırlanan iddianameyi kabul etti.

    İddianamede, kazanın ray ve traverslerin altındaki menfezin üst tarafında bulunan balast ve dolgu zeminin boşalması ve hareket halindeki lokomotifin ağırlığı ile altı boş rayların esnemesi ve açılması, 2’inci vagondan itibaren dizinin devrilerek sürüklenmesi neticesinde gerçekleştiği belirtildi.

    “MENFEZİN YAKLAŞIK 143 YILLIK OLDUĞU ANLAŞILMIŞTIR”

    İncelemede askıda kalan travers ile hat dolgusu arasındaki kot farkının 65 ila 104 santimetre arasında değiştiği, altı boşalan kesimde sadece dolgu zeminin kaldığı anlatılan iddianamede, ifadelere yer verildi.

    “Balast tabakasının mansap tarafına taşındığı ve hatta uzun mesafelere taşındığı, menfez içinden su akışının devam ettiği, tıkalı olmadığı, yapısal bir hasar oluşmadığı, boşlukta kalan çerçevede yapıda rayda ve traverste bir hasar meydana gelmediği, kırılma olmadığı, askıda kalan çerçevenin tam menfez üzerinde olmadığı, memba tarafına doğru bakıldığında sol tarafında kaldığı, boşlukta kalan çerçevenin son traversin de rayda düşey doğrultuda kalıcı bir sehimin oluştuğu, trenin raydan çıkmaya başladığı noktanın sehimli bölgeden hemen sonra olduğu, menfezin 1,5 metre genişliğinde 2 metre yüksekliğinde ve kargir yapıda olduğu, muhtemelen İstanbul-Edirne hattının imal edildiği 1873 yılında yapıldığı, yani yaklaşık 145 yıllık olduğu anlaşılmıştır.”

    “GÖREV YERİM İSTANBUL, ORADAKİ YAĞIŞI GÖRME ŞANSIM YOK”

    TCDD 1’inci Bölge Müdürlüğü Halkalı 14’üncü Demir Yolu Bakım Müdürlüğü Demir Yolu Bakım Müdürü Turgut Kurt, savcılığa verdiği savunmasında, görevinin ayda iki defa otodirezin ile hattı gezmek ve göz ile muayene etmek ayrıca bir kez de lokomotif veya tren ile hattı gezmek olduğunu söyledi.

    Kazadan önce 26 Haziran’da yaptıkları kontrolde herhangi bir olumsuzluk tespit etmediklerini anlatan Kurt, savunmasında şunları kaydetti:

    “Kazanın oluş sebebi, o menfeze kısa sürede taşıyamayacağı kadar yağmur ve sel suyunun gelmesi sonucu suyun üsten taşıp yolun altını boşaltmasına sebep olmasıdır. Bana o gün kaza öncesinde bu konuda herhangi bir ihbar gelmemişti. Civar istasyonlarda görevli personel de herhangi bir ihbar ve uyarıda bulunmamıştır. Çünkü o istasyonların bölgelerine de çok ciddi yağış düşmemiştir. Raporda çok büyük yağışlardan sonra menfezlerin ve köprülerin kontrollerinin yaptırılması konusundan bahsedilse de tarafımıza ulaşan bir ihbar olmadığı için böyle bir kontrol ve denetim yaptırma durumumuz olmamıştır.”

    Kazanın aşırı yağıştan meydana geldiğini öne süren Kurt, “Kaza doğal afet ve lokal yağış sonucu meydana gelmiştir. Ani oluşan bir yağış ve sel sonucu menfez toprağı boşaltmıştır. Ben kaza günü İstanbul’daydım. Görev yerim de orasıdır, dolayısıyla oradaki yağışı da görme şansım yoktur. Kazada benim ihmalim ve kusurum yoktur. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum” dedi.

    “YAĞIŞ OLACAĞI BİLİNSEYDİ, O İŞİ YAPMAYI PLANLAMAZDIK”

    Çerkezköy 143’üncü Yol Bakım Şefliği Yol Bakım ve Onarım Şefi Özkan Polat, savunmasında 2001 yılından beri Çerkezköy’de yol bakım ve onarım şefi olarak görev yaptığını anlattı.

    Kaza günü Çerkezköy İstasyonu’nda trenlerin ayrı ayrı yollara girmesini sağlayan makas adı verilen 35 metre uzunluğunda bir tesisin yenilenmesi çalışmalarını yapan firma ile birlikte çalıştıklarını söyleyen Polat, “Eski makas sistemini söktük ve yerinden temizledik. Bundan sonra yeni makas kurum çalışmalarına başladık. Saat sistemini söktük ve yerinden temizledik. Yeni makas kurum çalışmalarına başladık. Saat 15.30-16.00’dan sonra hava kapanmıştı. Hafif yağış hissedildiği, bundan hafa gayet sıcaktı. Böyle bir yağış olacağı zaten bilinseydi, o gün o işi yapmayı planlamazdık. Ben üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Görevimi en iyi şekilde yerine getirdiğimi düşünüyorum” diye konuştu.

    Köprüler Şefi Çetin Yıldırım, menfez ve köprü gibi sanat eserlerinin senede 2 kez muayene edildiğini, kazanın olduğu menfezde 11 Mayıs 2018’de muayene gerçekleştirildiğini, herhangi bir olumsuzluk görülmediğini kaydetti.

    Yıldırım, bilirkişi raporunda bahsedilen, turne raporunda belirtilen yağışlardan önce yol kontrolü ve denetimine ilişkin uyarı ve emirlerin görev tanımı içerisinde olmadığını ifade etti.

    Kendisinin sadece deprem, sel gibi doğal afetler sonrası muayene yapmakla yükümlü olduğunu anlatan Yıldırım, “Kazanın meydana gelmesine sebep olacak ihmal söz konusu değildir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

    Hat Bakım Onarım Memuru Celaleddin Çabuk, üzerine atılı suçları kabul etmeyerek, kendisine verilen emirleri en iyi şekilde yerine getirdiğini savundu.

    ‘TAKSİRLE ÖLÜME VE YARALANMAYA NEDEN OLMA’ SUÇLAMASI

    İddianamede soruşturma kapsamında kazanın meydana gelmesinde makinistlere atfedilebilir herhangi bir kusur tespitinde bulunmadığı ve bu nedenle haklarında takipsizlik kararı verildiği, yine kaza nedeniyle yaralanan ve şikayetçi olmayan mağdurlar yönünden ek takipsizlik kararı verildiği, senelik umumi muayene raporlarının gönderildiği TCDD 1’inci Bölge Müdürlüğü yetkilileri hakkında dosyanın sürüncemede kalmaması nedeniyle tefrik kararı verildiği hatırlatıldı.

    İddianamede, sanıklar Kurt, Polat, Yıldırım ve Çabuk hakkında TCK’nin 85/2. maddesinde yer alan “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan cezalandırılması istendi.

    Uzunköprü-İstanbul seferini yapan yolcu treninin 8 Temmuz 2018’de Çorlu yakınlarında vagonlarından bazılarının devrilmesi sonucu 25 kişi yaşamını yitirmiş, 340 kişi de yaralanmıştı.

  • Çorluda’ki tren kazası ile ilgili davada kovuşturmaya yer yok kararı

    Çorluda’ki tren kazası ile ilgili davada kovuşturmaya yer yok kararı

    Çorlu’daki tren kazasıyla ilgili soruşturmada; tren şefi, makinistler, siyasetçiler, bürokratlar ve TCDD’nin üst yönetiminde yer alan kişilerle ilgili kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi.

    Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 25 kişinin hayatını kaybettiği tren kazasına ilişkin yürüttüğü soruşturmada tren şefi Hüseyin Kahraman, makinistler Halil Altınkaya ve Suat Şahin ile siyasetçiler, bürokratlar, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) üst yönetiminde yer alan kişiler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Başsavcılık, bilirkişi raporunda, ‘kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlu’ olduğu öne sürülen 4 kişi hakkında da iddianame hazırlanmasını kararlaştırdı.

    Çorlu’da geçen yılın Temmuz ayında meydana gelen ve 25 kişinin öldüğü, 340 kişinin yaralandığı tren kazasında, mağdur ve müşteki olan toplam 370 kişi adına Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ gerekçesiyle, siyasetçiler, bürokratlar ve TCDD’nin üst yönetiminde yer alan kişiler hakkında başlattığı soruşturma tamamlandı.

    Cumhuriyet Savcısı Galip Yılmaz Özkurşun’un yaptığı soruşturmada tren şefi Hüseyin Kahraman, makinistler Halil Altınkaya ve Suat Şahin hakkında takipsizlik kararı verildi.

    4 KİŞİYE İDDİANAME, GERİ KALAN HERKESE TAKİPSİZLİK KARARI

    Çorlu Çumhuriyet Başsavcılığı, daha önce hazırlanan bilirkişi raporunda ‘kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlu’ bulunan, TCDD 1’inci Bölge Müdürlüğü Halkalı 14’üncü Demiryolu Bakım Müdürlüğü’nde Demiryolu Bakım Müdürü olarak görev yapan Turgut Kurt, Çerkezköy Yol Bakım Şefliği’nde Yol Bakım ve Onarım Şefi Özkan Polat, Yol Bakım Şefliği’nde Hat Bakım ve Onarım Memuru olarak görevli Celaleddin Çabuk ile TCDD bünyesinde çalışan ve geçen mayıs ayındaki yıllık umumi muayene raporunda imzası bulunan ve Köprüler Şefi Çetin Yıldırım’ın hakkında ise, Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi’ne iddianame hazırlanmasına karar verdi.

    MAKİNİSTLER SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

    Savunmaları alınan tren şefi Hüseyin Kahraman, makinistler Halil Altınkaya ve Suat Şahin, saat 17.10 sıralarında menfez üzerinden geçerken, lokomotifin aniden kontrolsüzce bulunduğu raydan yukarıya doğru zıpladığı ve tekrar raya oturduğu, sonrasında seri şekilde fren attıklarını ve acil durdurma butonuna bastıklarını söyledi. Tren görevlileri, olayın olduğu yerde kendilerine daha önceden bildirilen herhangi bir kısıtlama bilgisi ya da olağan dışı bilgi olmadığını belirterek, menfez ile ray arasındaki toprak boşalmasını önceden bilebilmelerinin mümkün olmadığını, gözle de görülebilecek bir husus olmadığına vurgu yaparak, olay sonrasında derhal kumanda merkezi ile ilgili kurum ve kuruluşlara haber verdiklerini, yolculuk öncesi ve esnasında uygulanması gereken prosedürleri uyguladıklarını beyan ederek suçlamayı kabul etmediler.

    Tren şefi Hüseyin Kahraman, makinistler Halil Altınkaya ve Suat Şahin’in olay sırasında alkolsüz olduklarını ve kaza sırasında trenin 110 km/saat hız limitinde olduğu ve hız ihlalinin de olmadığını söyledi. Tren görevlileri, olay günü kazanın meydana geldiği hat üzerinde aynı gün içinde birden fazla trenin geçiş yaptığını anlatarak, hatta bir anormallik olmasını hissederek, makinistin seri fren yapıldığı, seri fren yapılması neticesinde uzun sürüklenme mesafesinin önüne geçildiği ve meydana gelebilecek kayıpların artmasına engel olduklarını ve olayda kusurlu olmadıklarını söyledi. (HABER MERKEZİ)

  • Florya’daki tren kazasının sebebi yine sinyalizasyon

    Florya’daki tren kazasının sebebi yine sinyalizasyon

    İstanbul Florya’daki tren hattında meydana gelen ve 3 kişinin yaralandığı tren kazasının sebebinin sinyalizasyonun bulunmaması olduğu ortaya çıktı.

    İstanbul Florya’daki Halkalı-Gebze banliyö hattında meydana gelen ve 3 kişinin yaralandığı tren kazasının detayları ortaya çıktı. CHP’li Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, kaza sebebini sinyalizasyon sisteminin olmaması olarak açıkladı. Yavuzyılmaz, “Marşandiz tren istasyonu bölgesinde gerçekleşen kazadan hala ders alınmamış, sinyalizasyon sistemi olmadığı halde çoklu ray sisteminin bulunduğu, 9 vatandaşımızı kaybettiğimiz bu hatta bile hala telsiz iletişimi ile makasçılar üzerinden yapılan ray müdahaleleriyle seferler yapılmaya devam edilmektedir” diye konuştu.

    Halkalı-Gebze banliyö tren hattında yaptığı incelemeleri Birgün’den Dilara Şimşek’le paylaşan Yavuzyılmaz, “Sinyalizasyon işi en öncelikli yapılması gereken iş olduğu halde eksik bırakıldığından buraj makinesi yanlış ray hattına girerek birinci ray hattı üzerinde elektrik çalışması yapan, içinde iki operatör, 4-5 metre platformunda 3 işçinin çalıştığı katenere çarpmıştır” dedi.

    TREN HATTININ HABERLEŞME ARACI: KORNA

    Buraj makinesindeki makinistlerin çarpmadan bir süre önce korna çalarak çarpışma için uyarı yapmaya başladığını ifade eden Yavuzyılmaz, katenerdeki operatörlerin bu uyarıyla araçtan çıktığını ve yüksekte çalışan 3 işçinin platformdan atlayarak yaralandığını kaydetti.

    ANKARA’DAN DERS ALINMAMIŞ

    13 Aralık’ta Ankara-Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren kazasından ders alınmadığına değinen Yavuzyılmaz, bu üzücü olayların önüne geçmek için şantiye halinde dahi olsa tren hatları yapımında acil öncelikli işin sinyalizasyon sisteminin yapılması olduğunu söyledi ve “Sinyalizasyon sistemi sayesinde otomatik kilitleme ile aynı ray hattı üzerinde iki trenin veya demiryolu aracının karşı karşıya gelmesi mümkün değildir” dedi.

  • İstanbul’da tren kazası!

    İstanbul’da tren kazası!

    İstanbul’da test sürüşü yapan tren ile elektrik hattını döşeyen araç çarpıştı. Yaralıların olduğu aktarıldı.

    İstanbul Florya’da Halkalı-Gebze banliyö tren hattında deneme sürüşü yapan demir yolu aracı ile elektrik hattını döşeyen araç çarpıştı.

    Kaza nedeniyle olay yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edilirken kazada yaralanan 2 kişi ambulansla hastaneye kaldırıldı.

    ANKARA’DAKİ TREN FACİASININ ÜSTÜNDEN 1 AY GEÇMEDİ

    1 aydan kısa süre önce, 13 Aralık 2018’de Ankara YHT Garı’ndan Konya’ya hareket eden yolcu treni Yenimahalle Marşandiz İstasyonu yakınlarında kılavuz trenle çarpışmış 9 kişi hayatını kaybederken, 47 kişi de yaralanmıştı.

    Kazanın ardından yapılan açıklamalarda ihmal ve tedbirsizlik dikkat çekerken, Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) TCDD’yi sinyalizasyon problemi hakkında birçok kez uyardıklarını ancak hattın seçimlere yetişmesi için alelacele açıldığını aktarmıştı.

  • ‘Hatırlamıyorum’ diyen makasçı ölen makinisti suçladı

    ‘Hatırlamıyorum’ diyen makasçı ölen makinisti suçladı

    Ankara’da yaşanan hızlı tren faciasına ilişkin soruşturma kapsamındaki ifadesinde makası kaydırıp kaydırmadığını hatırlamadığını söyleyen makasçı ölen makinisti suçladı.

    Ankara’da Konya Yüksek Hızlı Treni ile kılavuz trenin çarpıştığı ve 9 kişinin öldüğü, 92 kişinin de yaralandığı faciaya ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan üç TCDD çalışanının ifadeleri ortaya çıktı.

    “MAKASI KAYDIRIP KAYDIRMADIĞIMI HATIRLAMIYORUM”

    Tren teşkil memuru (makasçı) O.Y. “YHT treni genelge kapsamında birinci hattan gitmesi gerekiyordu. Ancak makası birinci hata kaydırıp kaydırmadığımı hatırlamıyorum. Ancak makası kaydırıp hattı 1. hat olarak değiştirmediysem dahi 6.30 treninin makinistlerinin de hatası var. Zira trenin ikinci hatta girdiğini gördükleri anda treni durdurmaları ve derhal ilgililere haber vermeleri gerekiyordu” dedi.

    Tren kazasıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hamza Yokuş’un koordinatörlüğünde üç savcı tarafından yürütülen soruşturma devam ediyor. Savcılığın olay yerindeki incelemeleri dün de gün boyu sürdü. Kaza sonrası, kusurları olduğu tespit edilen kontrolör E.E.E., tren teşkil memuru O.Y. ve tren hareket memuru S.Y., gözaltına alınmıştı. Üç personelin, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde ifadeleri alındı.

    GENELGEYE GÖRE HATLAR BELLİ

    Cumhuriyet’te yer alan habere göre üç görevliye olay sırasında görevlerinin ne olduğu ve kazaya ilişkin bilgileri soruldu. Üç şüpheli de ifadesinde 2018 yılı başı itibarıyla çıkartılan genelge uyarınca, yolcu giden treninin 1. hattan, gelen treninin ise 2. hattan gelmesinin zorunlu olduğunu vurguladılar.

  • Çorlu’daki tren kazasında ölenler karanfiller ve gözyaşlarıyla anıldı

    Çorlu’daki tren kazasında ölenler karanfiller ve gözyaşlarıyla anıldı

    Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki tren kazasında hayatını kaybeden 25 kişi, olayın meydana geldiği yerde karanfillerle anıldı.

  • Çorlu kazası raporu: Suçlu yağmur değil demiryolunu denetlemeyenler

    Çorlu kazası raporu: Suçlu yağmur değil demiryolunu denetlemeyenler

    TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası’nın Çorlu’daki tren kazasına ilişkin raporu tamamlandı: Olayın suçlusu yağmur değil, demiryolundaki yenilemeyi yapanlar, yaptıranlar ve yapılmış olanı denetlemeyenlerdir.

    TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Çorlu’da 8 Temmuz’da meydana gelen kaza için “Bu olayın suçlusu yağmur değildir. Yapanlar, yaptıranlar ve yapılmış olan yapıları denetlemeyenlerdir” dedi. Şiddetli sarsıntıyı hisseden makinistlerin seri fren yapmalarına rağmen 5 vagonun devrildiği belirtilen raporda,”Frene basılmasaydı tren yoluna raydan çıkmadan devam edebilirdi” denildi.

    Sözcü’den Seda Önceler’in haberine göre, TMOBB adına İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe’nin açıkladığı raporda, “Demiryolu hattının tarım arazileri içinden geçtiği görülmektedir. Tarım arazilerinin geçtiği yerlerde zeminin taşıma gücü zayıf olur. Çekilen fotoğraflarda balast ve alt balast tabakalarının yetersizliği nedeniyle işlevini yitirdiği hatta zemin içinde kaybolduğu görülmektedir. Demiryolu hattı yapılırken göçme, çökme ve tabaka kayması ve boşalması ile bilgiler dikkate alınmamıştır” ifadelerine yer verilirken, yenilenen ve tekrardan hizmete açılan demiryolu hattında bulunan menfez dolgusunda; kırık mermer, fayans ve mermer parçaları bulunduğuna ve oluşturulan dolgunun tekniğe uygun oluşturulmadığının altı çizildi.

    “BENZER OLAYLARIN YAŞANILMASI KAÇINILMAZ”

    Cemal Gökçe, “Yetkililer, her afet sonrası yaptıkları gibi konunun özünü unutup sonucuna göre hüküm veriyorlar. Her afet sonrası ortaya çıkan afetlerin nedenleri değil, sonuçları üzerinde durulmaktadır. Bölgede olaydan önceki günlerde görülen kısa süreli şiddetli yağışlar, yol ve altyapı tesisleri denetiminin sıklaştırılması için önemli bir işaret sayılmalıydı. Ancak bu verinin yeterince değerlendirilmediği anlaşılıyor” diye açıkladı ve şöyle devam etti: “Olayda ön planda olan üstündeki dolgu boşalan menfez, trenin raydan çıkmasında doğrudan etkili olmayıp, buradan geçerken şiddetli sarsıntı hisseden makinistlerin seri fren yapmasına neden olmuştur. Trenin normal fren yapması ya da fren uygulamaması halinde, yoluna raydan çıkmadan devam etmesi muhtemeldi. Özel durumlarda treni kısa mesafede durdurmak için uygulanan seri frenin dönemeçlerde uygulanması güvenlik nedeniyle tavsiye edilmezken, yolun doğru kesimlerinde uygulanmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Alt yapısı ve üst yapısı yeteri kadar iyi durumda olmayan demiryolu hatlarında uygulanan seri fren, üstyapıda burkulma gibi çeşitli geometrik bozulmalara neden olabilmektedir. Çorlu’daki olayda, uygulanan seri fren raylarda burkulmaya yol açtığı için trenin raydan çıktığı değerlendirilmektedir. Olaydan sonra menfez dolgusunda ve menfezden sonraki hat kesiminde yapılan onarım işlerinin tekniğine uygun yapılmadığı yerinde gözlemlenmiştir. Bu koşullarda, aynı yerde benzer olayların meydana gelmesi kaçınılmazdır.” (HABER  MERKEZİ)

  • Türkiye’de ihmalden kaynaklı yaşanan facialar

    Türkiye’de ihmalden kaynaklı yaşanan facialar

    PİRHA-Türkiye’de geçmişten günümüze kadar süregelen ihmaller, feci can kayıplarına sebebiyet verdi. Demiryollarında ve havayollarında yapılan bu ihmaller kaçınılamaz facialara yol açmış ve bu faciaların önüne geçebilmek için önlemler alınmış olsa bile yetersiz kaldı. 

    Türkiye’de geçmişten günümüze feci can kayıplarının yaşandığı birçok demir ve hava yolu kazaları meydana geldi. Bu kazaların çoğunda da ihmaller ön safhalarda. İşte yakın zamanda Türkiye’de ihmaller nedeniyle meydana gelen kazalar listesi:

    İSTANBUL-ANKARA TREN SEFERİ

    22 Temmuz 2004 tarihinde İstanbul-Ankara seferini yapan hızlandırılmış tren, Sakarya Pamukova ilçesine bağlı Mekece Köyü yakınlarında raydan çıkarak devrildi. Faciada 41 kişi yaşamını yitirirken 89 kişi yaralandı. Birinci makinist dikkatsizlik ve tedbir sonucu ölüme sebebiyet vermekten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile bin 100 YTL para cezası, yardımcı makinist Recep Sönmez ise 1 yıl 3 ay hapis cezası ile bin 100 YTL para cezasına çarptırıldı.

    İSTANBUL-ISPARTA UÇAK SEFERİ

    30 Kasım 2007 tarihinde Atlasjet Havayolları’nın İstanbul-Isparta seferini yapan ve içerisinde 50 yolcu ile 7 mürettebatın bulunduğu yolcu uçağı, Isparta Keçiborlu ilçesine bağlı Çukurca bölgesi yakınlarına düştü ve kazada kurtulan olmadı. Kazanın 7.yılında görülen 26. duruşmada Atlasjet Yönetim Kurulu Başkanı Ali Murat Ersoy, uçağın yere yaklaşım cihazının kazadan 15 gün önce arızalanmış olduğunu, pilotların bunu bilerek uçuş yapmış olduklarını söyledi. “Bu nedenle hem merhum pilotlar, hem de hayatta olan pilotlar ile Word Focus’un ilgili yönetim kademesiyle teknisyenleri, bilinçli taksir suçunu işlemişlerdir” dedi.

    Sonuç olarak 1 ila 11 yıl arasında değişen cezalar verilse de hiçbir ders alınamamıştır. Sonrasında gelişen uçak kazaları bunu doğrular nitelikte.

    İSTANBUL-DENİZLİ TREN SEFERİ

    27 Ocak 2008 tarihinde İstanbul-Denizli seferini yapan Pamukkale Ekspresi Kütahya yakınlarında raydan çıktı. Kazada 9 kişi hayatını kaybederken 30 kişi de yaralandı. Kaza sonrasında olay yerine gelen Kütahya Vali Yardımcısı Ömer Eru, kazanın don nedeniyle meydana geldiğini kaza esnasında hava sıcaklığın -12 derece olduğunu belirterek kazada sabotaj ihtimali olmadığını söyledi.

    Öte yandan 1990 yılında aynı noktada yine bir tren kazasının meydana geldiği kaydedildi.

    İSTANBUL-AMSTERDAM UÇAK SEFERİ

    25 Şubat 2009 tarihinde THY’ye ait İstanbul-Amsterdam seferini yapan uçak, Schiphol havaalanına inişe geçtiği sırada meydana gelen kazada kaptan pilot Hasan Tahsin Arısan, ikinci pilot Olgay Özgür ve kabin görevlisi Ulvi Murat Eskin’le 6 yolcu hayatını kaybetti.

    Uçakta düşey mesafeyi ölçen iki radyo altimetre sistemi mevcuttur. 2.Pilot’un kullandığı sağ radyo altimetre normal çalışırken, soldaki -8ft değerinde hatalı bir yükseklik bilgisi vermiştir. Otomatik uçuş sisteminin hızı kontrol eden kısmı sağ radyo altimetresini değerlendirmeden sol radyo altimetresini baz alarak, gelen hatalı bilgiyi uçağın yerle temas anında olduğunun göstergesi olarak değerlendirmiştir. Otomatik gaz sistemi, hızı kontrol edilebilir en düşük hız seviyesinin de altına düşürmüş ve yere çok yakın bir yükseklikten uçağın kontrolünün kaybedilmesine yol açmıştır.

    ESKİŞEHİR-İSTANBUL TREN SEFERİ

    27 Ağustos 2009: Bilecik Bozüyük’te Eskişehir-İstanbul seferini yapan trenin hemzemin geçitte iş makinesine çarpması sonucu trende bulunan 231 yolcudan 5’inin hayatını kaybettiği ve 21 kişinin de yaralandığı tespit edildi. Trenlerin hemen durması mümkün olmayan araçlar olduğunu, demiryolu yakınlarında iş yapan müteahhitlerin dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Süleyman Karaman, “Üzüldüğümüz bir kaza yaşadık. Hemzemiz geçit olmayan, hiç kimsenin geçmemesi gereken bir yerde, paletli iş makinesinin demiryollarından geçmeye çalışması, illegal geçmeye çalışması sonucu bir kaza oldu” ifadelerini kullandı.

    KAPIKULE-İSTANBUL TREN SEFERİ

    Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi yakınlarında Kapıkule-İstanbul seferini yapan yolcu treninin 5 vagonunun raydan çıkıp devrilmesi sonucu facia meydana geldi. 24 kişinin yaşamını yitirdiği kazada 318 yaralının olduğu belirlendi. Bu yaralıların 194’ü ayakta tedavi edilip taburcu edilirken, 124 yaralıda müşahede ve tedavi altına alındı.

    Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şiddetli yağmur nedeniyle yaşanan toprak kaymasının trenin raydan çıkmasına neden olduğu belirtiliyor.

    Kazaya ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla iki makinist hakkında gözaltı kararı verildi. (HABER MERKEZİ)

  • CHP’li Tanal: Tren kazası için ulusal yas ilan edilmeli, olay aydınlatılmalı

    CHP’li Tanal: Tren kazası için ulusal yas ilan edilmeli, olay aydınlatılmalı

    PİRHA- CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, Tekirdağ Çorlu’da yaşanan tren kazası faciasına ilişkin ulusal yas öngören kanun teklif etti ve meclis araştırma komisyonu açılmasını istedi. 

    CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, Tekirdağ Çorlu’da yaşanan 24 vatandaşımızın hayatını kaybettiği tren kazasına ilişkin Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Tanal, “Kazayı engellemek yerine kazaya ilişkin bilgi akışını engellemeyi seçtiler. Olay yerine hükümet yetkililerinden önce yayın yasağı geliyorsa bu vahim kazada ihmal var mı sorusunun cevabı aranmalı” dedi.

    Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi yakınlarında 08.07.2018 tarihinde Uzunköprü-İstanbul seferini yapan 362 yolculu trenin 6 vagonu, raylardan çıkıp devrilmişti. Kaza sonucunda 24 kişinin öldü, 318 kişi de yaralanmıştı. Konuya ilişkin ihmal iddialarını hiçbir hükümet yetkilisi cevaplamazken CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, Meclis’e tren kazasının aydınlatılması için araştırma komisyonu kurulması teklifi verdi. Tanal, şunları söyledi:

    “Türkiye (08.07.2018) tarihinde çok vahim bir kaza ile derinden sarsılmıştır. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi yakınlarında Uzunköprü-İstanbul seferini yapan 362 yolculu trenin 6 vagonu, raylardan çıkıp devrilmiştir. Kaza sonucunda 24 kişinin hayatını kaybederken 318 kişi de yaralanmıştır. Vahim kaza sonrası acilen yayın yasağı getirilmesi kararı alınmıştır. Yayın yasağı neticesinde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ve yaralanan vatandaşlarımızın aileleri konuya ilişkin sağlıklı bilgiye ulaşamamaktadır. Kaza ile ilgili soru işaretleri akılları kurcalarken, kazaya açıklık getirmek, herhangi bir ihmal olup olmadığını merak konusudur. 2 gündür, medyada yer alan üzücü haberlere ilişkin olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin her bir vatandaşı hayatını kaybeden vatandaşlarımız için büyük üzüntü duymaktadır. Tekirdağ, Çorlu’da gerçekleşen vahim kazaya ilişkin toplumumuzda oluşan büyük üzüntüyü ve yaraları sarmak için toplumda “Ulusal Yas” beklentisi vardır. Bu gibi olaylara toplumumuzun devamlı duyarlı ve tedbirli olabilmesi için ülkece, hep birlikte kenetlenmek için “3 günlük ulusal yas” ilan edilmesi amaçlanmaktadır. Öte yandan 5 yıl önce yol bekçileri kadrolarının iptali ve yol çalışmalarını ihale usulü verildiği şirketlerin ihmali olduğu iddialarının açığa kavuşması, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza, ailelerine ve yaralı vatandaşlarımıza sorumluluğumuz, kazanın nedenlerinin aydınlanması açısından gereklidir. Olayın iç yüzünün araştırılması, kazada ihmalin ve ihmale karışanların tek tek tespiti, tren yolu kazalarının tekrar yaşanmaması adına Meclis’te araştırma komisyonu da kurulmalıdır.” (HABER MERKEZİ)

  • Çorlu’da tren kazası: Ölü ve yaralılar var

    Çorlu’da tren kazası: Ölü ve yaralılar var

    Tekirdağ’ın Muratlı ile Çorlu ilçeleri arasındaki Sarılar Mahallesi yakınlarında meydana gelen tren kazasında beş vagon devrildi. Ölü ve yaralılar var.

    Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, İstanbul-Kapıkule seferini yapan tren kazasında ilk belirlemelere 10 kişinin hayatını kaybettiğini, 73 kişinin yaralandığını söyledi. Bölgeye 100’ün üzerinde ambulans sevk edildiği bildirildi.

    Bakanlık açıklamasına göre, aşırı yağış nedeniyle menfez altı toprak kayması nedeniyle yaşanan kazadaki trenin 362 yolcusu, altı da personeli var. Tren, Uzunköprü-Halkalı seferini yapıyordu.

    Karadan ulaşımın güçlükle yapıldığı bölgeye, ilk ulaşabilen sağlık ekipleri yaralılara müdahale etmeye başladı. Bölgeye askeri helikopter de sevk edildi. Yaralılar hava ambulanslarıyla tahliye ediliyor.

    Yaralıların büyük bir kısmının tahliye edildiğini aktaran Tekirdağ valisi, “Ölülerimiz var, çok sayıda yaralı var, arazi çamurlu, bölgeye araçlar giremiyor, paletli araçlar sevk ediyoruz” dedi.