Etiket: trump

  • Trump, Golan’da İsrail egemenliğini tanıyan kararnameyi imzaladı

    Trump, Golan’da İsrail egemenliğini tanıyan kararnameyi imzaladı

     ABD Başkanı Donald Trump, işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki ‘İsrail egemenliğini’ tanıyan kararnameyi imzaladı. 

    Trump, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile birlikte Washington’da ortak basın toplantısı düzenledi.

    ABD Başkanı imza töreninde, “İsrail’in kendini savunmaya hakkı var. İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki hakimiyetini tanıdım” dedi. Netanyahu da “Hamas’ın saldırılarına karşı halkımızı savunmaya devam edeceğiz” dedi.

    TRUMP: İSRAİL’İN KENDİNİ SAVUNMA HAKKI VAR

    İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Beyaz Saray ziyareti sırasında iki lider kameraların karşısına geçti.

    Amerika’nın Sesi’nin aktardığına göre, Trump, İran ve Hizbullah dahil olmak üzere Suriye’nin güneyindeki “terör grupları”nın bu bölgeyi İsrail’e yönelik saldırı için kullandığını savundu.

    Bugün Gazze’den Tel Aviv’e ateşlenen ve 7 kişinin yaralanmasına yol açan roket saldırısına değinen Trump, yaralananlar arasında çocukların olduğuna dikkat çekti ve “İsrail’in kendisini savunma hakkı var” dedi.

    İsrail Başbakanı Netanyahu da “Halkımızı ve devletimizi savunmak için her şeyi yaparız. Topraklarımıza yönelik roket saldırılarını hoş görmeyiz” diye konuştu.Trump toplantının sonunda Golan Tepeleri’nde İsrail’in egemenliğini tanıyan kararnameyi imzaladı. Daha sonra da kararnameyi imzaladığı kalemi İsrail Başbakanı Netanyahu’ya verdi.

    SURİYE: BU ULUSAL EGEMENLİĞİMİZE SALDIRI

    Suriye Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Trump’ın kararı “ülkenin ulusal egemenlik ve toprak bütünlüğüne karşı bir saldırı” olarak nitelendirildi.

    BM: GOLAN’IN STATÜSÜ DEĞİŞMEDİ

    Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Trump’ın imzaladığı kararnameye ilişkin olarak, “Golan’ın statüsünün değişmediği açık” dedi. Birleşmiş Milletler sözcüsü Stephane Dujarric ise “BM’nin Golan’daki politikası Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarını yansıtıyor ve bu politika değişmedi” dedi.

    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 1981’de, İsrail’in Suriye toprağı Golan Tepeleri’ni işgal kararının yasaların ihlali olduğunu ve uluslararası bir geçerliliğinin olmadığını belirtmiş ve İsrail’den kararını iptal etmesini istemişti.

  • Trump, işgal altındaki Golan Tepeleri’nde İsrail’in egemenliğini tanıyacak

    Trump, işgal altındaki Golan Tepeleri’nde İsrail’in egemenliğini tanıyacak

    ABD Başkanı Donald Trump geçen yıl Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasının ardından, İsrail’n 1967 yılında işgal ettiği Suriye’ye ait Golan Tepeleri’nde İsrail’in egemenliğini tanıyacağını açıkladı.

    Trump, Twitter’dan yaptığı açıklamada “52 yıl sonra, ABD’nin İsrail Devleti ve Bölgesel İstikrar için kritik öneme sahip stratejik ve güvenlik açısından önem taşıyan Golan Tepeleri Üzerindeki Egemenliğini tam olarak tanıma zamanı geldi” ifadelerini kullandı.

    Golan Tepeleri hala Avrupa dahil olamak üzere dünyanın birçok ülkesi tarafından İsrail’in işgali altındaki topraklar olarak tanınıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Trump, Afganistan ve Suriye’den askerleri çekeceğini açıkladı

    Trump, Afganistan ve Suriye’den askerleri çekeceğini açıkladı

    ABD Başkanı Donald Trump, Afganistan ve Suriye’de devam eden savaştan uzak durmak için Amerikan askerlerini çekeceğini açıkladı. Kararlılıkla bu fikrini uygulamak istediğini belirten Trump “Artık zamanı geldi.” diye konuştu.

    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Trump, uzun bir süredir dile getirdiği “Ortadoğu’dan çekileceğiz’ söylemine yenisini ekledi. “Artık yorulduk” açıklamasını yapan Trump, Suriye ve Irak savaşından uzak duracaklarını açıkladı. ABD Başkanı ayrıca İran’ın durumunu kontrol etmek amacıyla Irak’ta asker bulundurmaya devam edeceklerinin de altını çizdi.

    “HEPİMİZ YORULDUK”

    Trump, Afganistan iç savaşına işaret ederek uzun yıllar mücadele ettiklerini, bu sebeple çok zaiyat verip büyük bir bedel ödediklerini söyledi. Trump ayrıca “Taliban ile neler olacak göreceğiz. Onlar barış istiyor çünkü yoruldular. Hepimiz yorulduk.” dedi.

    Suriye’deki iki bini aşkın Amerikan askerinin durumuna da değinen Trump, bu birliklerin zaman içerisinde ülkeyi terk edeceklerini ancak ‘İsrail’i ve burada kendilerine ait varlıkları korumaları’ gerektiğini söyledi. Suriye ve Irak’ta IŞİD ile yaptıkları mücadeleye de değinen Başkan Trump, “Şu anda yüzde 99 oranında temizledik. Bunu yüzde 100’e çıkaracağız” dedi.

    Trump’ın açıklamalarının ardından Amerikan istihbarat servisi yönetiminden uyarı geldi. Yetkililer Afganistan ve Suriye’den ivedi bir şekilde çekilmenin el-Kaide ve IŞİD gibi örgütlerin yeniden yapılanmasına izin vereceğini söyledi. Cumhuriyetçi Parti’de çoğunluk lideri olan senatör Mitch McConnell de, Amerikan askerlerinin her iki ülkeden hızlı bir şekilde çıkılmasına karşı olduklarını açıklamıştı.

    ABD’li yetkililer Katar’da Taliban liderleriyle görüşerek 17 yıl süren savaşın bitmesi için barış görüşmeleri yapıyordu.

     

  • ABD’de kadınlar Trump’ı protesto etmek için sokaklara döküldü

    ABD’de kadınlar Trump’ı protesto etmek için sokaklara döküldü

    ABD’de binlerce kadın Trump’ın cinsiyetçi ve ırkçı söylemlerini protesto etmek için sokaklara döküldü.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın cinsiyetçi söylemlerini protesto etme ve kadın haklarını desteklemek amacıyla ABD’deki binlerce kadın sokaklara döküldü.

    Washington’da bulunan Freedom Plaza’da bir araya gelen eylemciler, Trump’ın kadınlar hakkındaki cinsiyetçi söylemlerini protesto etmek amacıyla taktıkları şapkalarla Pennsylvania Caddesi’nde bulunan Trump International Hotel’in önünden yürüdü.

    Eylemcilerden bazıları Trump’ı bir Rus “kuklası” olarak gösteren posterler taşırken, Trump’ın kadınlar ve azınlık gruplar hakkında yaptığı yorumlara dikkat çekerek Trump’ı, görevini kötüye kullanmakla suçladı. Eylemcilerden 27 yaşındaki Ann Caroline, “Irklar, cinsiyet, cinsel yönelimler için, dünyadaki bütün kadınlar için harekete geçmeliyiz” dedi.

    TRUMP AÇIKLAMA YAPMADI

    Suriye’de öldürülen 4 Amerikan askerinin cenazesini karşılamak üzere Delaware eyaletine gitmeden önce, eylemlerin gerçekleştiği sırada Beyaz Saray dışında gazetecilerin sorularını cevaplayan Trump, söz konusu eylemler ile ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadı.

  • Trump’ın eski avukatı Michael Cohen itirafçı oldu

    Trump’ın eski avukatı Michael Cohen itirafçı oldu

    ABD başkanlık seçimindeki kampanya dönemine ilişkin suçlamalarla yargılanan Trump’ın eski avukatı Michael Cohen’in uzlaşma yoluna gittiği kaydedildi.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın eski avukatı Michael Cohen’in hakkındaki iddialarla ilgili Federal Soruşturma Bürosuyla (FBI) uzlaşma yoluna gittiği bildirildi. New York’ta FBI yetkililerine teslim olan Cohen öğleden sonra mahkemeye çıkarıldı.

    ABD basınında yer alan haberlere göre, 2016’daki ABD başkanlık seçiminde Trump’ın kampanya sürecine ilişkin suçlamalarla New York’ta yargılanan Cohen’in uzlaşma yoluna gittiği kaydedildi.

    Cohen’in hakkındaki vergi kaçırma ile kampanya bütçesiyle ilişkili 8 farklı suçlamayı kabul ettiği belirtildi. Mahkemede konuşan Cohen’in “Adayın lehine kampanya finans kurallarını ihlal ettim.” dediği aktarıldı.

    Trump, seçim kampanyasından önce Cohen’e porno filmlerinde rol alan Stormy Daniels’a susması için verilen paranın kampanya fonundan sağlanmadığını belirtmişti ancak Cohen’in mahkemeye bu konuda farklı bilgi verdiğine vurgu yapıldı. ABD basını, Cohen’in, Trump’ın bu ödemeyi kampanya parasıyla yaptırdığını itiraf ettiğini yazdı.

    Basında yer alan haberlere göre Cohen, “Birisinin susması için 130 bin dolarlık bir ödeme yapıldı.” ifadesini kullandı.

    Cohen, daha önce yaptığı açıklamalarda Trump için kurşun yemeyi bile göze alacağını söylemiş ancak daha sonra, ailesi ve ülkesine olan sadakatinin eski patronuna olan sadakatinden önce geldiğini belirtmişti.

    Trump’ın seçim kampanyasında usulsüzlük bulunduğu gerekçesiyle, kampanyada görev yapan isimlerin FBI tarafından sorgulanmasına devam ediliyor.    (HABER MERKEZİ)

  • ABD ‘iki katı vergi tarifesi’ için tarih verdi

    ABD ‘iki katı vergi tarifesi’ için tarih verdi

    ABD hükümeti, Türkiye’den ithal ettiği çelik üzerindeki gümrük tarifesi oranını iki katına çıkararak yüzde 50’den uygulamaya 13 Ağustos’ta başlayacağını duyurdu.

    Beyaz Saray tarafından Başkan Donald Trump ’ın imzasıyla yayımlanan açıklamada, “ Çelik ithalatını daha da azaltmak ve yerli kapasite kullanımını artırmak için 13 Ağustos’tan başlayarak Türkiye’den ithal edilen çelik üzerindeki gümrük tarifesini yüzde 50 oranında uygulamanın gerekli ve uygun olduğuna karar verdim” denildi.

    ABD Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan ve Bakan Wilbur Ross’un ifadeleri aktarılan yazılı açıklamada ise “Başkan Trump , Türkiye Cumhuriyeti’nden ithal edilen çelik üzerindeki gümrük tarifesi oranını yüzde 25’ten yüzde 50’ye yükseltti.” bilgisine yer verildi.

    Trump, cuma sabahı kendi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, ABD’nin Türkiye’den ithal ettiği çelik ve alüminyum üzerindeki gümrük tarifesi oranlarını iki katına çıkartarak bu ürünlere sırasıyla yüzde 50 ve yüzde 20 gümrük vergisi uygulamak için talimat verdiğini bildirmişti.

  • ABD İran’a yönelik yeni kararname imzalandı

    ABD İran’a yönelik yeni kararname imzalandı

    ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik yaptırımlara dair yeni bir kararname imzaladı.Trump’ın imzaladığı yeni başkanlık kararnamesi Beyaz Saray tarafından yayımlandı. Kararnameyle, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımların ihlal edilmesinin önlenmesi amaçlanıyor.

    Kararnameyle İran’ın ABD dolarına ve değerli metallere erişimine, enerji sektörüne, ABD’nin kara listesindeki vatandaşlarına, nakliyat ve gemi yapımı ve liman operasyonlarına destek verenlere yaptırım uygulanması talimatı verildi.

    Donald Trump yönetiminin İran’la nükleer anlaşmadan çekildikten sonra açıkladığı yeni yaptırımların ilk dilimi, 7 Ağustos Salı TSİ 07.01’de yürürlüğe giriyor.

    Kararnameye göre 7 Ağustos ve sonrasında, İran hükümetinin ABD doları ve değerli madenleri satın almasına ve temin etmesine yardım eden, sponsorluk yapan, finansal, maddi veya teknolojik destek sağlayanlar ABD’nin yaptırımlarına tabi tutulacak.

    Ayrıca, İran otomotiv sektörünü ilgilendiren ürün ve hizmetleri satan, tedarik veya transfer edenler yine 7 Ağustos tarihinden itibaren yaptırımlarla cezalandırılacak.

    Yine, 5 Kasım’dan itibaren İran Ulusal Petrol Şirketi, Naftiran Ticaret Şirketi ve İran Merkez Bankası’na yardım eden, sponsorluk yapan, finansal, maddi veya teknolojik destek sağlayanlara da yaptırım uygulanacak.

    Kararnamede, ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nin (OFAC) yaptırım listesinde yer alan şahıslara destek verenlerin de 5 Kasım’dan itibaren yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı bildirildi.

     

  • ABD ile Brunson krizi: Kimse Türkiye’ye dayatmada bulunamaz

    ABD ile Brunson krizi: Kimse Türkiye’ye dayatmada bulunamaz

    ABD Başkanı Donald Trump, “Pastör Brunson’ın uzun süreli tutukluluğundan ötürü Türkiye’ye büyük yaptırımlar uygulayacağız” dedi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Trump’a yanıtı, “Kimse Türkiye’ye dayatmada bulunamaz” oldu.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Twitter’dan yaptığı açıklamada ayrıca, “Kimden gelirse gelsin, tehditlere asla müsamaha göstermeyeceğiz. Hukukun üstünlüğü herkese uygulanır, istisnası yoktur” ifadelerini kullandı.

    Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da, “ABD yönetimini bir an önce bu yanlış söylemi bir kenara bırakarak bugüne kadar sürdürdüğümüz yapıcı diyalog çerçevesine dönmeye davet ediyoruz” denildi.

    Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin tam bağımsız ve egemen bir ülke olduğunu vurguladı.

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da, “ABD yönetiminin açıklamalarının, bir NATO müttefiki olan ülkemize yönelik kullanılan tehditkar dilin kabul edilmesi mümkün değildir” dedi.

    Reuters haber ajansı ise Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı haberinde ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Çavuşoğlu’nun yaşanan gerilimin ardından bir telefon görüşmesi yaptıklarını bildirdi.

    TRUMP: MASUM DİN ADAMI HEMEN SERBEST BIRAKILMALI

    ABD Başkanı Trump, yardımcısı Mike Pence’in Pastör Brunson’ın serbest bırakılmaması halinde Türkiye’ye yaptırım uygulanacağına yönelik sözlerine destek vermişti.

    Mike Pence’in konuşmasının ardından Twitter üzerinden bir açıklama yapan Trump, “Amerika Birleşik Devletleri, çok iyi bir Hristiyan, aile adamı ve harika bir insan olan pastör Andrew Brunson’ın uzun süreli tutukluluğundan ötürü Türkiye’ye büyük yaptırımlar uygulayacak. (Pastör Brunson) Çok acı çekiyor. Bu masum din adamı hemen serbest bırakılmalı!” ifadelerini kullandı.

    Pence ise bu mesajdan hemen önce dini özgürlüklerle ilgili bir konferansta yaptığı açıklamada, Brunson’ın “masum” olduğunu ve Brunson’a yöneltilen suçlamalarda “inandırıcı bir delil” olmadığını söylemişti.

    Din ve inanç özgürlüğü ile ilgili yaptığı konuşma sırasında pastör Andrew Brunson’ın anılmadan geçilmemesi gerektiğini kaydeden Pence, Türk yetkililerin darbe girişiminin ardından on binlerce gazeteci, aktivist, hakim, ordu mensubu ve öğretmeni tutukladığını, Brunson’ın da bu çerçevede 2016 yılında tutuklandığını belirtmişti.

    Brunson’ın “kendisine yönelik bir suçlama yöneltilmeden bir yıldan uzun bir süre cezaevinde kaldığını” söyleyen Pence, “Türkiye hükümeti sonunda onunla ilgili iddianameyi açıkladığında, Hristiyanlık inancını yaydığı için onu ülkeyi bölmek ve ayrıştırmakla suçladı” diye konuşmuştu.

    PENCE: BRUNSON’UN EV HAPSİ ÖNEMLİ AMA YETERLİ DEĞİL

    Brunson’ın dün ev hapsine konulmasının önemli bir ilk adım olduğu ancak yeterli olmadığını söyleyen Mike Pence, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye hükümetine Amerika Birleşik Devletleri Başkanı adına bir mesajım var. Pastör Andrew Brunson’ı şimdi serbest bırakın ya da sonuçlarına katlanmaya hazırlanın” demiş ve sözlerini şöyle sürdürmüştü:

    “Eğer Türkiye bu masum din adamını serbest bırakıp, ülkesine göndermezse ABD, pastör Andrew Brunson özgür kalana kadar Türkiye’ye önemli yaptırımlar uygulayacak.”

    MAHKEMENİN EV HAPSİ AÇIKLAMASI

    Çarşamba günü İzmir’de yargılanan Amerikalı pastör Andrew Brunson’ın tutukluluğu ev hapsine çevrilmişti.

    Mahkeme, tutukluluğun ev hapsine çevrilmesi kararını şu gerekçelerle açıklamıştı:

    “Her ne kadar 18 Temmuz 2018 tarihli oturumda sanık ve müdafi tarafından yapılan tahliye talebi reddedilmişse de CMK 104 ve 105. maddeleri uyarınca mahkememizce dosya üzerinde yapılan yeniden değerlendirme neticesinde sanığın savunmasının alınmış oluşu, sanığa isnat olunan suçlar yönünden delillerin büyük oranda toplanmış oluşu, sanık ve müdafi tarafından iletilen sağlık mazereti, sanık her ne kadar yabancı ülke vatandaşı ise de tutukluluktan elde edilecek faydanın etkin adli kontrol hükümleriyle sağlanabilecek oluşu hususları nazara alınarak tahliyesine karar verildi.”

    ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Brunson’ın tutukluluğunun ev hapsine çevrilmesini memnuniyetle karşıladıklarını ancak bu bu adımı yeterli bulmadıklarını açıklamıştı.

    Mike Pompeo, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Pastör Brunson’un cezaevinden çıkarılmasını uzun süredir beklediklerini belirtmişti.   (BBC TÜRKÇE)

  • Trump Putin görüşmesi sonrası basın açıklaması: İlişkilerimiz daha iyi olacak

    Trump Putin görüşmesi sonrası basın açıklaması: İlişkilerimiz daha iyi olacak

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump’la düzenlediği ortak basın toplantısında Soğuk Savaş’ın çok uzun süre önce sona erdiğini, ikili ilişkilerdeki zorluklar için objektif bir gerekçe bulunmadığını söyledi.

    Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de liderler arasında yapılan ilk kapsamlı görüşmenin ardından gerçekleştirilen ortak basın toplantısında konuşan Putin, ikili ilişkileri ve uluslararası gündemdeki konuları ele aldıklarını belirterek, “Soğuk Savaş çok uzun süre önce sona erdi. Dünyadaki durum ciddi biçimde değişti. İkili ilişkilerdeki zorluklar için objektif bir gerekçe bulunmuyor” dedi.

    “GOLAN TEPELERİ’NDEKİ DURUM 1974 TARİHLİ ANLAŞMAYA UYGUN HALE GETİRİLMELİ”

    Suriye’deki gelişmeleri istişare ettiklerini kaydeden Putin, Golan Tepeleri’ndeki durumun 1974’te İsrail ve Suriye arasında yapılan anlaşmaya uygun hale getirilmesi çağrısında bulundu.

    Putin, Rusya ve ABD’nin Suriye’de çözümün liderliğini üstlenebileceğini söyleyerek, “Suriye’de barış ve uzlaşının tesis edilmesi görevinin yerine getirilmesi iki ülke arasındaki ortak başarılı çalışmanın örneği olabilir” dedi.

    Rus liderin basın toplantısında üzerinde durduğu bir diğer konu, Rusya’nın 2016 başkanlık seçimlerine müdahale ettiği iddiaları oldu.

    Putin, Rusya’nın ABD’nin iç işlerine karışmadığının ve karışmayı planlamadığının altını çizdi ve şu ifadeleri kullandı: “Başkan Trump, ABD’deki seçim sürecine ilişkin sözde ‘Rus müdahalesi’ konusunda bir kez daha temas etti. Trump’la yaptığım bireysel görüşmeler de dahil daha önce birçok kez söylediğim şeyi tekrar etmek durumunda kaldım: Rusya devleti, seçim süreçleri de dahil olmak üzere ABD’nin iç işlerine hiçbir zaman müdahale etmedi ve etmeyi planlamıyor.”

    ABD’NİN NÜKLEER ANLAŞMADAN ÇEKİLMESİ

    Putin, görüşmesi sırasında ABD tarafına Washington’un Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) olarak da bilinen, İran ve P5+1 ülkeleri arasında imzalanan nükleer anlaşmadan çıkmasından duydukları rahatsızlığı doğrudan dile getirdiklerini kaydetti. Rus lider, “ABD tarafı tutumumuzu gayet iyi biliyor, tutumumuzda bir değişiklik olmadı. İran’ın nükleer anlaşma sayesinde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından en fazla denetlenen ülke oldu” diye konuştu.
    Putin, Trump’a ikili ilişkilerdeki sorunlar için çözüm yolu bulunması amacıyla ortak uzmanlar komitesi kurulmasını önerdiğini de söyledi.

    TRUMP: DÖRT SAAT ÖNCE DURUM DEĞİŞTİ

    Putin’den sonra sözü alan Trump ise şunları söyledi: “Bir çok kritik konuda detaylı görüşmeler yaptık. Anlaşmazlık olan konuları detaylı olarak görüştük. Rusya ile yapıcı diyalog yeni yolları açacaktır. ABD seçimlerine müdahele konusunu doğrudan konuştum. Küresel terör belası konusunda işbirliği sürdürülmeli. Parlak bir gelecek için daha güçlü bir diyaloğun ilk adımlarını attık. İran’ın IŞİD ve terörle mücadeledeki başarımızdan fayda sağlamaması gerektiğini söyledim. Birlikte geçirdiğimiz saatler ülkelerimizin çıkarına oldu. Dünyamızın problemlerini ve bu problemlerle ortak çıkarlarımızı da göz ardı etmeden nasıl başa çıkabileceğimizi konuştuk. Soğuk savaş döneminde bile bu kadar kötü değildi ilişkilerimiz. Ancak dört saat önce bu toplantıyla durum değişti. Buna inanıyorum. Medyadan gelen tüm eleştirilere karşı barışcıl diplomasiye inanıyorum. Politik riskler almayı dünyadaki barışı tehlikeye atmaya yeğlerim. Bugün tartıştığımız bütün sorunları aşacağımızı düşünüyorum. Bu sadece daha parlak geleceğe doğru ilk adımdı. Şu anda umut doluyum. İşbirliği yapacağımız biliyorum. Sayın Putin bu açık diyaloğa katıldığından dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu toplantıları daha sık yapacağız diye düşünüyorum. Rusya ile diyaloğumuzu çok daha önce sağlamalıydık. Buradaki soruşturma ülkemizi için tam bir felaket oldu. Seçimde kara bulut yok, Hillary Clinton’ı çok kolay yendim. Halk ve insanlar bunu anlıyor. Bu soruşturma iki nükleer güç arasındaki ilişkileri bozuyor.”

    İSRAİL KONUSU

    İsrail’le çok uzun zamadır dostuz. Suriye konusunda birşeyler yapmamız gerektiği konusunda hem fikiriz. Suriye ve İsrail’in güvenliği için işbirliği arıyoruz. İsrail’in güvenliğini sağlamak hem benim hem de Putin’in görmek istediği bir konu. İsrail için güvenli ortamı Putin’de istiyor. Suriye’ye insani yardım konusunda ikimiz de istekliyiz. Ordularımız çok iyi anlaşıyorlar.”

     

  • Trump: Güvenlik ve refahın olduğu yeni bir döneme giriyoruz

    Trump: Güvenlik ve refahın olduğu yeni bir döneme giriyoruz

    ABD ve Kuzey Kore liderlerinin Singapur’daki zirvesi sonrası imzalanan anlaşmada Washington güvenlik garantisi verirken Pyongyang nükleer silahsızlanma taahhüdünde bulundu. Kuzey Kore Lideri ile görüşmesinin ardından konuşan ABD Başkanı, ‘Güvenlik ve refahın olduğu yeni bir döneme giriyoruz’ dedi.

    ABD ve Kuzey Kore arasında “kalıcı” ve “sağlam” bir barışın oluşturulmasını hedefleyen anlaşmada ABD’nin “güvenlik garantileri” karşılığında Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan tamamen arındırılması öngörülüyor.

    Anlaşmada dört madde bulunuyor:

    1- ABD ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC), iki ülke halklarının barış ve refah yönündeki arzuları doğrultusunda yeni bir ilişki kuracak.

    2- ABD ve KDHC, Kore Yarımadası’nda kalıcı ve istikrarlı bir barış rejiminin tesis edilmesi için ortak çaba gösterecek.

    3- 23 Nisan 2018 tarihli Panmunjom Deklarasyonu uyarınca KDHC, Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan tamamen arındırılması yönünde çalışmayı taahhüt eder.

    4- ABD ve KDHC, hali hazırda kimliği tespit edilenlerin ülkelerine derhal geri gönderilmesi de dahil olmak üzere, savaş esirleri ve kayıplardan geriye kalanları kurtarmayı taahhüt eder.

    “BARIŞ MESAJI GETİRMEKTEN ÇOK MEMNUNUM”

    Trump konuşmasının başında Singapurlu yetkililere, Sinapur Başbakanı Lee’ye, Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in, Japonya Başbakanı Şinzo Abe’ye ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e teşekkür etti. Kim Jong-un’a da teşekkür eden Trump, “Başkan Kim’e aydınlık gelecek için attığı adımdan dolayı teşekkür ederim. Kim, dürüst, doğrudan ve verimli bir kişi” dedi.

    Dünyaya da barış mesajı veren ABD Başkanı, “Barış mesajı getirmekten çok memnunum. Savaşın korkularının yerine barışın kutsamalarını koyabiliriz. Güvenlik ve refahın olduğu yeni bir döneme giriyoruz” şeklinde konuştu.

    YAPTIRIMLAR KALKMIYOR

    Kim Jong un’un nükleer deneme sitesini yıktığını söylediğini belirten Trump “Kuzey Kore’nin nükleer silahlarından vazgeçtikten sonra başaracağı şeylerin sınırı yok.” dedi. ABD Başkanı bununla birlikte Kuzey Kore’ye yönelik yaptırımların kaldırılmadığını söyledi ve “yaptırımlar nükleer silahların artık bir unsur olmadığından emin olduğumuz zaman düşecek” diye konuştu.

    GÜNEY KORE İLE TATBİKATLAR DURDURULACAK

    ABD Başkanı ayrıca Pyongyang ile görüşmelerin ilerlemesi halinde Güney Kore ile yapılan askeri tatbikatların durudurulacağını söyledi ve “Askerlerimizin eve dönmesini istiyorum” dedi.

    Kuzey Kore’ye olası bir ziyaret hakkında da konuşan Trump, “uygun zamanda Pyongyang’ı ziyarete hazırım” dedi.Trump ayrıca Kuzey Kore liderinin Beyaz Saray davetini kabul ettiğini de belirtti.

  • Trump: Suriye’den çekileceğiz

    Trump: Suriye’den çekileceğiz

    ABD Başkanı Donald Trump yakın zamanda Suriye’den çekileceklerini belirterek, ‘Bırakalım Suriye’yle diğerleri uğraşsın’ dedi.

     ABD Başkanı Donald Trump, Ohio eyaletinde katıldığı bir etkinlikte Suriye’yle ilgili açıklamalarda bulundu.IŞİD nedeniyle Suriye’de olduklarını söyleyen Trump, “Orada bulunmamızın tek nedeni IŞİD’di. Başka bir nedeni yoktu. Bu hedefe büyük ölçüde ulaştık. Bırakalım Suriye’yle diğerleri uğraşsın” diye konuştu.

    SÖZCÜ: HABERİM YOK

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert ise  günlük basın brifinginde bu konuyla ilgili sorulan bir soruyu cevaplarken haberinin olmadığını söyledi. Nauert, “Suriye’den çekilme politikasından haberdar değiliz. Açıklamayı görmedim şu an yorum yapamam” dedi.

    ABD’nin Suriye’de özellikle de Kuzey Suriye’de 2000 askeri bulunuyor.

  • Türkiye bir kez daha en çok gazetecinin cezaevinde olduğu ülke

    Türkiye bir kez daha en çok gazetecinin cezaevinde olduğu ülke

    Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), dünyada 262 gazetecinin hapiste olduğunu açıkladı. En fazla gazetecinin cezaevinde olduğu üç ülke sırasıyla, Türkiye, Çin ve Mısır.

    BBC Türkçe’nin aktardığına göre, Türkiye’deki tutuklu gazeteci sayısı geçen yıla göre 8 azalarak 73’e düştü.
    Türkiye’nin üst üste ikinci yıl ‘en fazla gazetecinin cezaevinde olduğu ülke’ konumu vurgulanan raporda şöyle denildi: “2016 yılında Türk basınına yönelik olarak başlayan baskı, Temmuz ayındaki darbe girişimi sonrası arttı. Yetkililer bazı gazetecileri, yalnızca bir mesajlaşma uygulaması olan ‘ByLock’ kullandıkları ve Gülenci kurumlar arasında olduğu iddia edilen bankalarda hesapları olduğu için suçladı.”

    Rapora göre, Çin’deki tutuklu gazeteci sayısı 38’den 41’e yükseldi. Mısır’da ise geçen yıl 25 olan sayı 21’e düşmüş durumda.

    CPJ, dünya çapında tutuklu konumdaki gazetecilerin yüzde 74’ünün ‘devlete karşı suçlardan’, birçoğunun da ‘geniş kapsamlı ve belirsiz terör yasaları’ nedeniyle cezaevinde tutulduğunu duyurdu.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın medyaya yönelik baskısının, gazetecilerin hapiste olduğu diğer ülkelerin liderlerine tutumlarını sürdürme imkanı verdiği yorumu da raporda yer aldı.

    CPJ’in raporuna göre ‘hatalı haber’ suçlamasıyla dünya çapında hapiste olan gazeteci sayısı ise bu yıl rekor kırarak 21’e ulaşmış durumda.

  • Hatay Emek ve Demokrasi Güçleri: Filistin’in kaderini Trump değil halkı belirleyecek

    Hatay Emek ve Demokrasi Güçleri: Filistin’in kaderini Trump değil halkı belirleyecek

    PİRHA- Hatay Emek ve Demokrasi Güçleri ortak bir açıklama yaparak “Filistin’in kaderini Trump değil yıllardır işgale direnen Filistin halkı belirleyecek” dedi.

    ABD başkanı Trump’ın Kudüs kararına tepkiler devam ediyor. Hatay Emek ve Demokrasi Güçleri, Antakya Köprübaşında bir araya gelerek Trump’ın kararını protesto etti.

    Emek ve Demokrasi Güçleri adına açıklamayı okuyan Eylem Mansuroğlu, Ortadoğu halkları arasındaki yüzlerce yıllık gerilim kaynaklarının en hassas sinir uçlarından biri olan Kudüs’e ilişkin alınan bu karar, halkları bir kez de Müslüman, Yahudi, Hıristiyan eksenlerinde karşı karşıya getirmek, savaşı, yoksulluğu ve yıkımı sürdürmek dışında hiçbir anlam taşımamaktadır diyerek şunları belirtti:

    “Batı Şeria ve Gazze sınırında İsrail işgal güçleri ile Filistinliler arasında 20 noktada yaşanan çatışmalarda, iki Filistinli yaşamını yitirdi, onlarcası yaralandı. Gazze’de direniş güçlerinin mevzileri bombalandı. Filistin halkının maruz kaldığı bu saldırılar ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasının ardından gerçekleşti. Ortadoğu’da sıkışan ABD kendi açmazlarını yeni müdahalelerle aşma çabasında. Suriye’den Tunus’a; Yemen’den Lübnan’a Ortadoğu’nun bütününde toplumun sinir uçlarına saldırılarda bulunarak emperyalist emellerine ulaşma çabası son olarak karşımıza ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasıyla çıktı.

    Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınmasının Trump öncesine dayandığına dikkat çeken Eylem Mansuroğlu şunları ifade etti:

    “İsrail’in bölgede askeri ve ekonomik en büyük işbirlikçilerinden olan AKP 28 Haziran 2016 tarihinde İsrail ile yapılan “Mavi Marmara krizi sonrası Normalleşme” anlaşmasını Ankara ve Kudüs’te imzalayarak Kudüs’ü fiilen İsrail’in başkenti olarak tanımıştı. Mavi Marmara’da hayatını kaybedenleri siyasi malzeme olarak kullanıp ardından “Giderken bana mı sordunuz” demiş, İsrail ile milyarlarca dolarlık askeri ve ekonomik işbirliği anlaşmaları yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. Emperyalizmin ve Siyonizm’in saldırılarını iyice arttırdığı bugünlerde, Türkiye’de yolsuzluk ve rüşvet skandalları nedeniyle iyice köşeye sıkışmış olan Erdoğan ve AKP, “Mavi Marmara”da olduğu gibi bugün de Kudüs’ü kendilerini kurtaracak bir gündem haline getirmeye çalışmaktadır.”

    Eylem Mansuroğlu son olarak “Çözümün metro tabelalarından Trump’ın ismini çıkarmak değil, İsrail’le tüm askeri, ekonomik ve teknolojik ikili antlaşmaları iptal etmek, İsrail Büyükelçisini ülkemizden göndermek ve Filistin Devleti’ni resmen tanımaktır. Bunu yapacak olan da Ortadoğu halklarını birleşik mücadelesinden başka hiçbir güç olamaz” dedi.

    Diren KESER/MERSİN

  • ABD’de saldırı: 8 ölü, 15 yaralı

    ABD’de saldırı: 8 ölü, 15 yaralı

    PİRHA-ABD’nin New York kentinde bir sürücü, aracıyla bisiklet yoluna girdi. New York Belediye Başkanı, sekiz kişinin hayatını kaybettiği olayı “korkakça yapılmış bir terör eylemi” diye niteledi.

    ABD’nin New York şehrinin Manhattan semtinde bir araç yayaların arasına daldı. Tribeca bölgesinde de insanlara ateş açıldığı öğrenildi. New York polisi, 11 Eylül’de terör saldırısıyla yıkılan Dünya Ticaret Merkezi’nin yakınlarında silah sesleri duyulduğuna ilişkin ihbar üzerine harekete geçti.

    Bir kamyonet sürücüsü aracını bisiklet yolundaki insanların üzerine sürdü. Çok sayıda kişiyi ezen sürücü, daha sonra acından indi ve insanlara ateş açmaya başladı.

    Saldırı sırasında tekbir sesiyle ateş açan ve kimliğinin Özbekistan asıllı Sayfullo Saipov olduğu belirlenen saldırganın ayağından vurularak gözaltına alındığı açıklandı. Araçtaki diğer kişinin kaçtığı belirtiliyor.

    Operasyon başlatan bölge polisi, vatandaşların aşağı Manhattan’da bulunan Chambers ve West sokaklarından kaçınmasını istedi.

    Saldırının ardından basın toplantısında konuşan New York Belediye Başkanı Bill de Blasio, olayda 8 kişinin hayatını kaybettiğini en az 15 kişinin de yaralandığını açıkladı. “Şehrimiz için çok acı bir gün” diyen De Blasio, saldırının korkakça bir terör saldırısı olduğunu söyledi.

    ABD Başkanı Trump saldırıdan sonra Twitter hesabından açıklama yaptı. Trump , “Görünen o ki New York’ta bir başka saldırı çok hasta ve dengesiz birisi tarafından gerçekleştirildi. Emniyet birimleri çok yakından takip ediyor” açıklamasında bulundu.

     

  • ABD ve Rusya, Suriye’nin güneybatısında ateşkes için anlaştı

    ABD ve Rusya, Suriye’nin güneybatısında ateşkes için anlaştı

    PİRHA-Associated Press (AP) haber ajansı, ABD ve Rusya’nın Suriye’nin güneybatısında ateşkes için anlaşmaya vardığını duyurdu.

    ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen G20 zirvesinde bir araya gelmişti.

    AP’nin haberine göre taraflar, iç savaşın sürdüğü Suriye’de ateşkes için anlaşmaya vardı.

    Ülkenin güneybatısında uygulanacak ateşkesin 9 Temmuz Pazar günü yürürlüğe gireceği belirtildi.(HABER MERKEZİ)

  • Martin Schulz: Trump, Putin ve Erdoğan zorba hükümdarlar gibiler

    Martin Schulz: Trump, Putin ve Erdoğan zorba hükümdarlar gibiler

    HABER MERKEZİ -Eski Avrupa Parlamentosu başkanı olan şimdilerde Almanya’da merkez-sol Sosyal Demokrat Parti’nin lideri Martin Schulz, Trump, Putin ve Erdoğan’ın ‘zorba hükümdarlar gibi davrandığını’ savundu.
    Almanya’da merkez-sol Sosyal Demokrat Parti’nin lideri Martin Sculz, Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Türkiye’de güç kaybeden demokrasiye karşı daha güçlü hale gelmesi gerektiğini savundu.

    Eski Avrupa Parlamentosu başkanı olan Schulz, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Başkanı Vladimir Putin ve AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “zorba hükümdarlar” olmakla suçladı.

    Reuters’ın haberine göre Schulz, şöyle dedi:  G-20 üyesi olan bazı ülkelerin liderleri zorba hükümdarlar gibi davranıyor: Erdoğan, Putin ve Trump. Avrupa’yı canlandırmalıyız ve daha güçlü hale getirmeliyiz. Sadece sözle olmaz, somut politikalarla bunu gerçekleştirmeliyiz.

  • NATO Zirvesi’nde yoğun görüşme trafiği yaşandı

    NATO Zirvesi’nde yoğun görüşme trafiği yaşandı

    PİRHA- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün NATO Zirvesi için Belçika’nın başkenti Brüksel’de Avrupalı liderlerle bir araya geldi. NATO zirvesi, 28 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarını biraraya getirdi.

    Perşembe günkü NATO liderler zirvesine ev sahipliği yapan Brüksel’de, hükümet ve devlet başkanları arasında yoğun bir görüşme trafiği yaşandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da anayasa değişikliği referandumundan sonra ilk kez bir araya geldiği birçok Avrupalı liderle temaslarda bulundu.
    Erdoğan, daha önce açıklanan Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean- Claude Juncker görüşmesinden önce Fransa’nın yeni Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile ilk kez bir araya geldi.

    MACRON :TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNE YENİDEN İVME KAZANDIRILMALI

    Macron, Türkiye’de gözaltına alındıktan sonra açlık grevine başlayan Fransız gazeteci Mathias Depardon’un durumunu gündeme getirirken,  Erdoğan’ın konuyla hızlı bir şekilde ilgileneceğini söylediği savunuldu.
    Türkiye-Fransa ilişkilerini daha da güçlendirme konusunda kararlılıklarını vurgulayan Macron ve Erdoğan’ın görüşmesinde, savunma sanayiinde işbirliğinin yanı sıra terörün her türüyle ortak mücadelenin önemine işaret edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Fransız mevkidaşı Macron, Türkiye- AB ilişkilerine yeniden ivme kazandırılması gerektiğine de dikkati çekti.

    TUSK ve JUNCKER GÖRÜŞMESİNİN ODAĞINDA İNSAN HAKLARI VARDI

    Erdoğan AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile de bir araya geldi. Görüşme sonrası herhangi bir açıklama yapılmadı.
    AB Konseyi Başkanı Tusk görüşme sonrası Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “İşbirliğinin gerekliliği” konusunu görüştüklerini belirterek, “İnsan hakları konusunu Erdoğan ile görüşmenin odağına taşıdığını” kaydetti.

    MERKEL: İNCİRLİĞİ TERKEDERİZ

    Erdoğan’ın görüştüğü bir diğer lider ise Almanya’nın Başbakanı Angela Merkel’di. Merkel görüşme öncesinde, Alman vekillere İncirlik’teki askerleri ziyaret izni verilmemesi durumunda İncirlik’i terk etmek zorunda kalacaklarını belirtti. Ayrıca görüşmede tutuklu gazeteci Deniz Yücel’in serbest bırakılmasını talep ettiği de kaydedildi.

    TRUMP AVRUPALI LİDERLERLE İLK KEZ BULUŞTU

    ABD Başkanı Donald Trump Göreve gelmesinin ardından dün Brüksel’de Avrupalı liderlerle ilk buluşmasını gerçekleştirdi. Zirvedeki konuşmasında Trump, “NATO gelecekte terörle, göçün yanı sıra, Rusya ve NATO’nun doğu ile güney sınırlarından gelecek tehditlere odaklanmalıdır” dedi. Ayrıca ittifak üyelerinin savunma harcamaları konusunda kendi paylarına düşen katkıyı sağlaması gerektiğine vurgu yaparak, “Büyüyen tehditler karşısında üye ülkelerin savunmaya toplam bütçelerinin yüzde 2’sinin ayrılması bile yetersiz ama minimum bu olmalı” ifadesini kullandı.

    Öte yandan Brüksel sokaklarında Trump karşıtı protestolar düzenlendi. Kentte Erdoğan karşıtı gösteriler de gerçekleşti.

  • TRUMP İLE ERDOĞAN 20 DAKİKA GÖRÜŞTÜ

    TRUMP İLE ERDOĞAN 20 DAKİKA GÖRÜŞTÜ

    PİRHA- ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ilk yüz yüze görüşme Beyaz Saray’da gerçekleşti.  Trump, Erdoğan’ı görüşmenin yapılacağı salonun kapısında karşıladı. Yaklaşık 20 dakika süren görüşmenin ardından Erdoğan ve Trump, Beyaz Saray’da ortak basın toplantısı düzenledi.

    Erdoğan görüşme sonrası yaptığı açıklamada ABD’nin YPG’yi silahlandırmasını eleştirdi. “Özellikle YPG/PYD terör örgütünün hangi ülke tarafından olursa olsun muhatap olarak alınması uygun değildir” diyen Erdoğan,  “Aynı şekilde terör örgütlerinin faaliyetlerini bahane ederek bölgenin etnik ve dini yapısını değiştirmek isteyenlere izin vermemelidir.”  şeklinde konuştu.

    TRUMP TÜRKİYE’NİN BEKLEDİĞİ KONUŞMAYI YAPMADI

    Trump  ise görüşme sonrasında yaptığı açıklamada “Yıllar sonra ABD-Türkiye arasındaki ilk ziyaret. Türk askerleri Amerikan askerleriyle Kore savaşı boyunca yıllarca birlikte savaştılar ve yaptıklarını unutmadık” dedi.

    Türk halkının korkunç terör saldırılarına maruz kaldığını ifade eden Trump, “Türkiye DEAŞ ve PKK gibi terör örgütleriyle mücadelede yanında yer alıyoruz. Suriye’de şiddetin azaltılması ve barışın önünün açılmasına destek veriyoruz. Erdoğan ile ticaretin güçlendirilmesini konusunda görüştük. Askeri ekipman siparişi verilmişti ve bunun hızlı bir şekilde teslimatını sağlayacağız.” şeklinde konuştu.

    GÖRÜŞMEYE ABD BASINI GENİŞ YER VERDİ

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesi ABD basınında geniş yer gördü.

    Washington Post gazetesi başyazısında Erdoğan’ın Washington’a ‘kabul edilmesi zor bir talep listesiyle geldiğini’ belirterek, “Trump bu taleplere doğrudan hayır demeli, aynı zamanda Türk lideri rotasını değiştirmesi konusunda uyarmalı” dedi.

    Amerikan internet gazetesi Politico, Trump’ın insan hakları ihlalleriyle eleştirilen Çin ile kurduğu yakın ilişkilerden yola çıkarak Erdoğan’la ilişkilerine referans yaptı. Haberde, “Muhalifler, Trump’ın dünya genelinde baskıcı liderlere cephanelik verdiğini söylüyor” yorumu yer aldı.

    The Boston Globe gazetesinde de Colombia Üniversitesi İnsan Hakları Enstitüsü’nden David L. Phillips imzalı  yer alan makalade “Erdoğan’ın ‘ABD’nin YPG’yi silahlandırmaktan vazgeçmesi ve Fethullah Gülen’in iadesi talepleri savunulamaz” denilerek, Zarrab davasının da öncelikli konular arasında olduğu belirtildi.

    Foreign Policy dergisi de  “YPG’yi silahlandırmak ABD-Türkiye ilişkilerinde tabuta son çiviyi çakar mı?” sorusuna  “Muhtemelen hayır (…) ABD yönetimi, Kürtleri silahlandırmaya durduk yerde karar vermedi. Askeri yetkililer, Rakka’nın geri alınmasının gerekli olduğunu uzun zamandır söylüyordu. Freedom House’dan Nate Schenkkan, Foreign Policy’ye bu adımın iki yıllık bir çalışma sonucu çıkmış olabileceğini söylüyor.”yorumunu yaptı. Dergi, “Türkiye, Kuzey Irak’ta PKK’nin kalelerinden Şengal’e saldırı düzenleme karşılığında Rakka’yı ABD ve Suriyeli Kürt müttefikleriyle takas edebilir” yorumunu yaptı.

     

  • Trump ve Erdoğan bugün görüşecek

    Trump ve Erdoğan bugün görüşecek

    PİRHA- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın bugün TSİ 19.40’ta bir araya geleceği bildirildi.  

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak “CAN” ile TSİ 23.50’de Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington’a iniş yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile Milli Savunma Bakanı Fikri Işık da Washington’a gitti.

    Washington’da Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa ve heyetlerarası görüşmeler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın TSİ 19.40’ta bir araya geleceği bildirildi.

    KONGREDEN UYARI MEKTUBU

    Öte yandan, Erdoğan’ın ABD’deki resmi temaslarının başlamasından saatler önce Cumhuriyetçiler ve Demokratlardan oluşan bir grup Kongre üyesi Trump’a hitaben bir mektup yazarak Erdoğan’ı Türkiye’de özgürlükleri tahrip etmekle suçladı.

     ABD Başkanı Donald Trump’a hitaben kaleme alınan ortak mektupta, Erdoğan’ın insan hakları, ifade özgürlüğü gibi konularda Türkiye’de verdiği tahribatın gündeme getirilmesi talep edildi.

    Türkiye’de demokratik değerlerin tehdit altında olduğu ve insan haklarının ihlal edildiği ifade edilen mektupta Türkiye’nin hem NATO hem de bölge için önemine dikkat çekildi. Mektupta, Erdoğan ve yandaşlarının ülkedeki muhalefeti mahkemeler aracılığıyla ezdiği belirtildi.  Mektupta, cezaevinde bulunan gazetecilere ve aydınlara dikkat çekilirken, insanların kendi geleceklerinden korkar hale getirildiği ifade edildi.

    FT: ERDOĞAN VE TRUMP’IN ÇOK FAZLA ORTAK NOKTASI VAR

    Bu arada, İngiltere’de yayınlanan Financial Times gazetesinin dış haberler baş yazarı Gideon Rachman, “Trump, Erdoğan ve demokrasiler nasıl ölüyor” başlığıyla yazdığı makalede, ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Salı günü gerçekleşecek toplantıda ortak çok fazla nokta bulabileceklerini yazdı.

    “İkisi de ülkelerini yeniden büyük yapmaya söz veren milliyetçi liderler. İkisi de ülke yönetimini bir aile işine dönüştürdü, damatları Jared Kushner ve Berat Albayrak’a fazlasıyla güveniyorlar” diye yazan Rachman, “Amerikalıları en çok Trump ve Erdoğan’ın medya ile mahkemelere karşı tavırlarındaki benzerlik korkutmalı” vurgusunu yaptı.

    Rachman ayrıca “Erdoğan’ın bazı özgürlükleri askıya alışının Amerikalılar için alarm zillerinin çalmasına yol açması” gerektiğini belirtti.

    Tehlike arz eden durumlardan ilkinin ‘lidere bağlılık’ olduğunu söyleyen Rachman’a göre Türkiye’de Erdoğan’ın güttüğü politikalar partisi tarafından ne olursa olsun desteklendi, aynı şekilde ABD’de de bazı Cumhuriyetçilerin Trump’a desteği her kararında sürdü. Rachman ikinci uyarının ise ‘Erdoğan’ın terörizm ile ilişkili tehdidi kullanışından kaynaklandığını’ kaydetti.

    ERDOĞAN’DAN PYD/YPG AÇIKLAMASI

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile yapacağı görüşme öncesinde ABD’nin YPG’ye silah desteği verilmesini öngören kararına ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Çin ziyareti sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Washington’da yaptığı öngörüşmelerde Gülen ile ilgili bilgilendirmede bulunduğunu, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın Beyaz Saray’da yaptığı temaslarda ise Suriye ağırlıklı görüşmelerin gerçekleştiğini söyledi.

    Erdoğan öngörüşmelerde amacın ABD ve Türkiye’nin PYD/YPG konusundaki duruşlarının netleştirilmesi olduğunu kaydetti. Türk heyetin temaslarında birçok belge sunduğunu belirten Erdoğan, “Şimdi de nihai görüşmeyi biz yapacağız. Sonra da nihai kararımızı vereceğiz” diye konuştu. Erdoğan ABD için “Eğer stratejik müttefiksek ittifak içinde karar almamız lazım. İttifaka gölge düşecekse başımızın çaresine bakmamız lazım. Biz bu ittifakı Türkiye’nin aleyhine olacak yaklaşımlara boğduramayız” açıklamasında bulundu.

  • Füze denemesinin ardından İran’a ABD’den yaptırım kararı: Bu daha başlangıç

    Füze denemesinin ardından İran’a ABD’den yaptırım kararı: Bu daha başlangıç

    Trump yönetimi, İran’ın balistik füze denemesinin ardından 25 şahıs ve kuruma yaptırım kararı aldı.
    Bu kararın sadece bir başlangıç teşkil ettiği, Washington’un İran’ın düşmanca eylemlerini artık görmezden gelmeyeceği belirtildi.
    Yaptırım  kararı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’in balistik füze denemesi yapan İran hükümetini ‘resmen uyardıklarını’ açıklamasının ardından geldi.

    Flynn füze denemesini işaret ederek, ABD’nin çıkarlarını tehdit eden ‘provokatif davranışları’ son bulmadığı müddetçe İran’a yeni ve daha ciddi yaptırımlar uygulanabileceğine dikkat çekti

    Trump ise İran’la iplerin gerilmesi neticesinde Twitter hesabı üzerinden “İran ateşle oynuyor, Obama’nın onlara karşı ne kadar ‘nazik’ davrandığını anlamıyorlar. Ama ben öyle değilim!” dedi.


    2015 yılında kabul edilen BM kararnamesiyle İran’a nükleer silah yapımında kullanılabilecek füzelerin geliştirilmesi yasaklanmıştı.

    İran’dan karşı yaptırım

    ABD’nin, İran’ın füze programına katkı sunduğu gerekçesiyle bazı İranlı şirket ve kişilere yaptırım kararına İran’dan yanıt gecikmedi.

    Tahran ‘yerel terörist gruplara destek verdikleri’ gerekçesiyle ABD’li şirket ve kişilere ‘yasal kısıtlamalar’ uygulayacağını açıkladı.

    İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ise Twitter üzerinden, “Güvenliğimiz halkımızdan kaynaklandığı için tehditlerden etkilenmiyoruz. Asla savaş başlatmayacağız, ama kendi savunma imkanlarımıza güvenebiliriz” diye yazdı.

    Bakan Zarif, “Meşru müdafaa haricinde silahlarımızı kimseye karşı kullanmayacağız. Şikayet edenler de aynı açıklamayı yapabilir mi bakalım” dedi.