Etiket: ttb dava

  • Dersim’de açıklama: TTB’ye yapılan saldırı, toplumun sağlık hakkına da yapılmıştır -VİDEO

    Dersim’de açıklama: TTB’ye yapılan saldırı, toplumun sağlık hakkına da yapılmıştır -VİDEO

    PİRHA- Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyelerinin hukuksuz bir şekilde görevden alınmasıyla ilgili Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Sanat Sokağı’nda bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “TTB’nin maruz kaldığı bu saldırı, sadece bir meslek örgütüne değil, toplumun genel sağlık hakkına yönelik bir tehdittir” denildi.

    Türk Tabipler Birliği (TTB) merkez konsey üyelerinin mahkeme kararıyla görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasıyla ilgili Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Sanat Sokağı’nda bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şube yöneticisi Dr. Meral Gülbanat Şimşek okudu.

    “TTB, PİYASALAŞTIRILAN SAĞLIK SİSTEMİNE KARŞI ÇIKIYORDU”

    TTB’nin, sağlık emekçilerinin ve halkın hakları için mücadele eden, demokratik değerlere önem veren bir meslek örgütü olarak görev yaptığını belirten Meral Gülbanat Şimşek, “TTB, kurulduğu günden bu yana piyasalaştırılan sağlık sistemine karşı çıkarak, koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği, ücretsiz, nitelikli ve ulaşılabilir bir sağlık sisteminin savunucusu olmuştur” dedi.

    İktidarın Suriye’de yaşanan savaşa müdahalesinin bir halk sağlığı sorununa da yol açmasına da karşı çıkan TTB’nin, iktidarın öfkesini daha da büyüttüğünü ifade eden Şimşek, “Pandemi ve 6 Şubat depreminde iktidarın halka hizmet için parmağını bile kıpırdatmaz hale gelmesi TTB’nin iktidarın ‘Sağlıkta Dönüşüm’ adı altında sürdürdüğü sağlık politikalarına yönelik eleştirilerinin ne kadar haklı oluğunu da göstermiştir” diye kaydetti.

    “BAHÇELİ, TTB’Yİ SÜREKLİ HEDEF GÖSTERİYORDU”

    Mahkemenin aldığı bu kararın, iktidarın TTB, TBB, TMMOB gibi yandaşlar tarafından bir türlü ele geçirilemeyen emek ve meslek örgütlerine yönelik saldırıları kapsamında verilmiş olduğunu belirten Şimşek, TTB’nin, iktidarın küçük ortağı MHP’nin Genel Başkanı Bahçeli tarafından, 2020 yılından beri her vesile ile hedef haline getirilmeye çalışıldığının altını çizdi.

    “EMEK VE MESLEK ÖRGÜTLERİNE KORKU SALMAK İSTİYORLAR”

    TTB Merkez Konseyi üyelerinin görevden alınmasını, hukuki değil siyasi bir karar olarak niteleyen Şimşek, şunları kaydetti:

    “TTB’nin maruz kaldığı bu saldırı, sadece bir meslek örgütüne değil, toplumun genel sağlık hakkına yönelik bir tehdittir. Türkiye tarihinde bir ilkin gerçekleştirilip kamu kurumu niteliğindeki bir meslek örgütüne kayyım atamanın alternatif baro açma, sarı sendikalar kurma, emek meslek örgütlerinin yasal zeminini ortadan kaldırma çalışmaları yeterli olmadı ki; iş kayyım uygulamasına kadar geldi. Bu uygulama ile mesleklerini etik değerleri ile liyakat sahibi olarak gerçekleştirmeye çalışan emek-meslek örgütleri, sendika, demokratik kitle örgütleri aktivistlerine korku salmak ve özgün çalışmalarına son verilmek istenmektedir.

    “KAYYIMCI ZİHNİYET TEKRAR KARŞIMIZA ÇIKMIŞTIR”

    Siyasi iktidar ve ortaklarının, her fırsatta hedef gösterdiği, TTB Merkez Konseyi üyelerinin görevden alınma kararı, olabilecek en demokratik söylemlere bile tahammül edilmeme halidir. TTB Merkez Konseyi’nin görevi olmayan işler yapıp yapmadığına da ancak özgür iradesiyle TTB Genel Kurulu, Kongresi karar verebilir.

    Maalesef kayyımcı bir zihniyetle, uzunca bir süredir adım adım gerçekleştirilen kurumsuzlaştırma ve anayasasızlaştırma politikası, bir kez daha karşımıza çıkmıştır.”

    PİRHA/DERSİM

  • Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Fincancı: Hiçbir yere gitmiyoruz!

    Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Fincancı: Hiçbir yere gitmiyoruz!

    PİRHA- Yaptıkları çalışmaların hükümetin hoşuna gitmediğini belirten TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, ‘görevden alınmaları’ için açılan davaya dair, “Hiçbir yere gitmiyoruz” dedi.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey (MK) üyelerinin görevden alınması istemiyle açılan ve 30 Kasım’da Ankara’da görülecek davanın duruşmasında karar çıkması bekleniyor. Davaya dair konuşan TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı, TTB’nin kuruluşundan bu yana hep saldırıya maruz kalmış bir meslek örgütü olduğunu söyledi.

    “DEVLETLER DENETLENMEKTEN HOŞLANMIYOR”

    Mezopotamya Ajansı’ndan Rukiye Adıgüzel’e konuşan Fincancı, “TTB, kurulduğu andan itibaren çeşitli dönemlerde hep saldırılara uğramış bir meslek örgütü. Diğer örgütlere yönelik de tabii yapısını değiştirmeye dönük birtakım değişiklikler yapıyorlar. Aslında devletler denetlenmekten hoşlanmıyor. Biz ne kadar güçlü bir şekilde, toplumsal yapıyla o denetimin zorunluluğunu hatırlatır ve demokratik bir ortam yaratmaya çalışabilirsek, devleti o kadar denetlemeye açık olmak zorunda hissettireceğiz. Ama Türkiye’de bu olanak zaten yok. Toplum, devlet-yurttaş ilişkisi doğru kurulmadığı ve tebaa olarak kendini hissettiği, bir hak öznesi olmaktan kolayca vazgeçtiği için ister istemez bu denetim sürecinde de sanki devletlere karşı suç işleniyormuş gibi bir algıya yol açıyor. TTB, bu denetimi çok sıkı yapan meslek örgütlerinden biridir. Çünkü halk sağlığını ilgilendiren konulara müdahil olunması, mesleki haklarımız ve değerlerimiz için sağlam bir duruş sergilememiz gerekiyor. Bu da ister istemez Türkiye’de hiçbir hükümetin hoşuna gitmiyor” dedi.

    “DAVA USULSÜZLÜKLERLE DOLU”

    Dava açılışının ve dava sürecinin usulsüzlüklerle dolu olduğunu söyleyen Fincancı, şunları söyledi:

    “Bu TTB’yi toplum nezdinde değersizleştirmeye, itibarsızlaştırmaya yönelik bir girişim. Hem de TTB’nin diğer çalışmalarının yürütülmesini engellemek, felç etmek ve davalarla bizi uğraştırmak gibi bir art düşüncesi de muhtemelen vardır. Ama biz TTB olarak kocaman bir meslek örgütüyüz ve pek çok gönül ve emek veren meslektaşlarımızla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bir kısmımız davalarla uğraşırken, bir kısmımız halk sağlığının korunması için, deprem sürecinde bölgedeki çalışmalar için, meslektaşlarımızın hakları için mücadeleye devam ediyor. Dolayısıyla çok da başarılı olamadılar.”

    “HİÇBİR YERE GİTMİYORUZ”

    Fincancı, kendilerinin görevden uzaklaştırılabileceği riskinin olduğunu hatırlatarak, “Bizim konseyde seçilmiş üyeler olmamız gerekmiyor. Konsey üyesi olmadığımız dönemde de çalışmalar yürütüyorduk. Yine çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Hiçbir yere gitmiyoruz” diye belirtti.

    (HABER MERKEZİ)