Etiket: Tülay hatipoğulları

  • Samandağ’da yüzlerce yurttaş kayıpları için yürüdü: Devlet hesap vermeli- VİDEO

    Samandağ’da yüzlerce yurttaş kayıpları için yürüdü: Devlet hesap vermeli- VİDEO

    PİRHA- Maraş merkezli depremlerin yıldönümü sebebiyle 6 Şubat Samandağ Deprem Koordinasyonu yürüyüş yaptı. Samandağlılar devletin hesap vermesini istedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da “Acımız büyük. Bu acının bir nebze hafiflemesi için sorumlulardan hesap sormak gerekiyor” dedi.

    6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümü sebebiyle Antakya’nın Samandağ ilçesinde anmalar yapıldı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DEM Parti milletvekilleri Sezai Temelli ve İbrahim Akın, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, kabir ziyareti yaptı.

    Burada konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları “Acımız büyük. Bu acının bir nebze hafiflemesi için sorumlulardan hesap sormak gerekiyor” dedi.

    Öteye yandan, 6 Şubat Samandağ Deprem Koordinasyonu yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DEM Parti milletvekilleri Sezai Temelli, Perihan Koca, İbrahim Akın, Türkiye İşçi Partisi (TİP) eski milletvekili Barış Atay, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, ‘Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz, Hesap Soracağız’ yazılı pankart taşındı.

    Yaklaşık bir saat süren yürüyüş boyunca yurttaşlar tarafından depremin afet değil, katliam olduğuna dikkat çekildi. Kayıp yakınları ellerinde kaybolan aile fertlerinin fotoğraflarını taşıyarak bulunmalarını talep ettiler. Yürüyüşün sonlandığı alanda konuşmalar yapıldı, ardından sanatçılar sahneye çıkarak ağıtlar seslendirdi.

    PİRHA/SAMANDAĞ

  • HDP İnançlar Komisyonu: Alevilere yönelik inkar tandanslı tartışma haksızlık

    HDP İnançlar Komisyonu: Alevilere yönelik inkar tandanslı tartışma haksızlık

    PİRHA – İBB’nin 23 Nisan broşürlerinde İmam, Haham ve Papaz’ın yanında Dede’nin de yer almasını eleştirenlere bir tepki de HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan geldi. Yapılan yazılı açıklamada, “Bir broşürden yola çıkarak, inkâr ve asimilasyon tandanslı bir tartışmanın yürütülmesi, bir inanç topluluğuna yapılmış büyük bir haksızlıktır” denildi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 23 Nisan’da dağıtılan ve üzerinde İmam, Haham, Papaz ve Dede’nin yer aldığı broşür sonrasında Alevilere yönelik başlatılan tartışmalara ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    “Cumhurbaşkanı’nın da Diyanet’in de yurttaşlara inanç dayatma hakkı ve yetkisi yoktur” başlıklı açıklamada, “Kamuoyunda Alevi yurttaşlarımızın inancı hakkında ötekileştirici bir tartışmanın yürütüldüğünü üzülerek izlemekteyiz. Alevi yurttaşlarımızın inanç ritüellerini ve yaşam biçimlerini egemen inanç ve kültürün kalıplarına sığdırmaya çalışan bu anlayış, coğrafyamızın aydınlık yüzü Alevileri incitmektedir. Bütün halkların ve inançların ortak haklara sahip olmasını, birinin ötekini baskılamadığı bir sosyal düzeni savunan partimiz, Alevi yurttaşların da kendilerini nasıl tarif ediyor ise öyle yaşaması için mücadele etmektedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan vesilesiyle çocuklara yönelik hazırladığı bir tanıtım broşüründe İmam, Rahip, Haham gibi inanç insanlarının yanında Alevi inanç önderi bir Dede de resmedilmiş, din ve vicdan hürriyetine dikkat çekilmiştir” denildi.

    Alevilerin “Eşit yurttaşlık” talebi, yerel yönetimler ile Cumhurbaşkanlığı arasında siyasi polemiklere malzeme edilecek bir konu olmadığı belirtilen açıklamada, “Cumhuriyet tarihi boyunca gelip geçen her iktidarın ötekileştirdiği, tüm etnik ve inançsal kimlikler gibi Alevi toplumuna karşı da ayrıştırıcı politikalar izlenmiştir” diye belirtildi.

    ERDOĞAN’IN ‘ALEVİLİK’ TANIMI

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da tartışmalara dahil olduğu ve kendince bir Alevilik tanımı yaptığının kaydedildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Bir Cumhurbaşkanının görevi, yurttaşlarının inanç ve etnik kimliklerini tarif etmek olmamalıdır. Şeyhülislamların Alevi toplumuna nefret kusan fetvaları, Alevi yurttaşların belleğinde tazeliğini koruyorken, onlara egemen inancın kaftanını giydirmeye kalkmak, geçmiş travmaları hatırlatmaktadır. Ne Cumhurbaşkanı gibi devlet yöneticilerinin ne de Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurum başkanlarının, bir toplumun nasıl yaşayacağına, neye inanacağına karar verme hakkı da yetkisi de yoktur.”

    Açıklamada, “Bütün halkların ve inançların ortak haklara sahip olmasını, birinin ötekini baskılamadığı bir sosyal düzeni savunan partimiz, Alevi yurttaşların da kendilerini nasıl tarif ediyor ise öyle yaşaması için mücadele etmektedir” diye kaydedildi.

    DİYANETİN LBGTİ+ AÇIKLAMASI

    Diyanet İşleri Başkanı tarafından LBGTİ+’lara yönelik yaptığı ayrıştırıcı açıklamalara da tepki gösterilen açıklamada, şöyle denildi:

    “Birçok insan hakları ihlali mevcutken din görevlileri tarafından insanların cinsel yönelimleri üzerinden yorum ve tariflerin yapılması doğru değildir. Diyanet İşleri Başkanlığı geçtiğimiz günlerde başta Muş olmak üzere Kürt illerinde yapılan mezar saldırılarına karşı neden bir tepki göstermemiştir? Gömülme hakkının tüm inançlarda olduğu gibi Müslümanlıkta da kutsal sayıldığı kendilerinin malumuyken, mezar taşlarının kırılması konusunda iki çift laf etmemiştir. Diyanet, siyasi iktidarın politik manevralarına dâhil olmamalıdır. Hak ve hakkaniyet içinde, maneviyatın kalbi duyarlılığı ile tüm vatandaşlara eşit yaklaşım temel alınmalıdır. Ahlak da vicdan da bunu gerektirmektedir. Tüm yurttaşların farklılıklarıyla bir arada yaşamasının Anayasal güvence altına alınması dışında bir seçenek yoktur.”   (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP’li vekilden Soylu’ya: Kaç Alevi yurttaşın evi, kimler tarafından işaretlenmiştir?

    HDP’li vekilden Soylu’ya: Kaç Alevi yurttaşın evi, kimler tarafından işaretlenmiştir?

    PİRHA – HDP’li Tülay Hatimoğulları, İzmir, Adana ve son olarak Mersin’de Alevi ailelerin evlerinin işaretlenmesini İçişleri Bakanı Soylu’ya sordu. 2012’den bu yana Alevi yurttaşların evlerine benzer saldırıların olduğuna dikkat çeken Hatimoğulları, “Alevi yurttaşlara yönelik yapılan bu saldırıların failleri açığa çıkartılmış mıdır?” diye sordu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları İzmir’de evlerinin duvarına “Defol Alevi” yazılan ailenin ardından Adana ve Mersin’de de Alevi yurttaşların evlerinin işaretlenmesini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.

    2012’den bu yana Alevi yurttaşların evlerine benzer saldırıların olduğunu belirten Hatimoğulları, konuyla ilgili şimdiye dek kamuoyu vicdanını rahatlatacak herhangi bir açıklama gelmediğini tekrarlanan bu saldırıların ise önlenemediğini belirtti.

    7 yıldır süren bu saldırıların halkların birlikte güven ve huzur içinde yaşamasına sekte vurduğunu kaydeden Hatimoğulları, Sivas, Çorum ve Maraş katliamlarını hatırlatarak, “Sorumluların cezalandırılmamış olması, topluma karşı işlenen bu nefret suçlarının -evlerin işaretlenmesi- toplumdaki travmanın nüksettirilmesine neden olmaktadır” dedi.

    Bu bağlamda HDP’li Tülay Hatimoğulları, Bakan Soylu’ya şu soruları yöneltti:

    • Adana’da Alevi yurttaşların evlerinin çarpı işareti ile işaretlenmesi iddiasını araştırmak üzere soruşturma açılmış mıdır? Açıldıysa soruşturma hangi aşamadadır?
    • Mersin’de ağırlıklı olarak Alevilerin yaşadığı mahallede evlerin duvarlarına tarihler hangi amaçla ve kimler tarafından yazılmıştır? Konuyu araştırmak için soruşturma açılmış mıdır? Açıldıysa soruşturma hangi aşamadadır?
    • İzmir Gaziemir’de evinin duvarına “defol Alevi” yazılan yurttaşa polisin ilk tepkisinin “sarhoşlar veya çocuklar yapmıştır” şeklinde olması ve yazıların hemen sivil polislerce silinmiş olması, sorumluların ortaya çıkartılması için gereken önemle çalışılmayacağı algısını/endişesini yaratmaktadır. Bireysel olmayan, İzmir’in ardından Adana ve Mersin’e de sıçrayan bu olayları önlemek ve sorumluları ortaya çıkarmak için hangi adımlar tarafınızca atılacaktır?
    • İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun İzmir’deki saldırının ardından  “Benim bakanlığım döneminde bu tür olaylar çok az yaşandı ama hiçbiri faili meçhul olarak kalmadı” şeklinde açıklaması kamuoyuna yansımıştır. “faili belirlenen” bu olaylar ve sorumluları Bakanlığınızca kamuoyuna da açıklanacak mıdır?
    • 2012’de Adıyaman, Çorum, Malatya ve İzmir’de bazı semtlerdeki Alevi yurttaşların evlerine “çarpı” işaretleri konulmuş, küfürler, tehditler yazılmıştı. 2012’den bugüne kaç yurttaşın evi, kimler tarafından işaretlenmiştir? Bakanlığınız sorumluları ortaya çıkarmak için hangi çalışmaları yapmıştır? Alevi yurttaşlara yönelik yapılan bu saldırıların failleri açığa çıkartılmış mıdır?
    • Yedi yıl önce yaşanan Alevi yurttaşların evlerinin işaretlenmesi saldırılarına ilişkin dönemin İçişleri Bakanının söylediği “çocuklar yapmıştır” ifadesinin bugün de güvenlik güçlerince tekrarlanıyor olması düşündürücüdür. Olayı azımsayan bu yerleşmiş bakış açısını değiştirmek ve konuyu ciddiyetle ele alarak gerekli adımları atabilmek için Bakanlığınızca çalışmalar yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa çalışmalar nelerdir?(HABER MERKEZİ)