Etiket: tüm emekli-sen

  • Emekli Hüseyin Demirton: Açlık sınırında yaşıyoruz, tercihimiz Kılıçdaroğlu olacak-VİDEO

    Emekli Hüseyin Demirton: Açlık sınırında yaşıyoruz, tercihimiz Kılıçdaroğlu olacak-VİDEO

    PİRHA – Tüm Emekli-Sen Merkez Yürütme Kurulu üyesi Hüseyin Demirton, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin konuştu. Demirton, tercihlerinin Kılıçdaroğlu’ndan yana olacağını belirterek, “Emeklilerin, insanca yaşayabilecek ücret talepleri vardı. Hükümetten herhangi bir adım atılmadığı gibi açlık sınırında yaşamaya mahkûm edildik” dedi.

    Tüm Emekliler Sendikası (Tüm Emekli-Sen) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Hüseyin Demirton, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçiminin önemini anlattı. Demirton, 16 milyon emeklinin, AKP Hükümeti süresince haklarına ulaşamadığının altını çizdi.

    “AÇLIK SINIRINDA YAŞAMAYA MAHKÛM EDİLDİK”

    Hüseyin Demirton, Tüm Emekli-Sen olarak 2017’den 2021 yılına kadar hükümetin birçok engeliyle karşı karşıya kaldıklarını vurguladı. Demokratik taleplerini dile getiremediklerini söyleyen Demirton, “Zaten emeklilerin, sendikal hak talepleri, insanca yaşayabilecek ücret talepleri vardı. Nihayetinde bu koşulları yaratma noktasında hükümetten herhangi bir adım atılmadığı gibi açlık sınırında yaşamaya mahkûm edildik” dedi.

    “EMEKLİLER, OLUMSUZLUKLARI GÖZ ÖNÜNE ALARAK TERCİH YAPACAK”

    Emekli maaşlarının yanı sıra sağlık konusunda da haklarına ulaşamadıklarını dile getiren Demirton, şöyle devam etti:

    “Sosyal devlet anlayışı olmamasından kaynaklı iyi bir hizmet alamadık. Emeklilerin maaşlarının düşük oluşu bir yana hükümetin çok çeşitli engelleri ile karşı karşıya kaldık. Emekliler, sendikal halklarından yararlanamadılar, kapatma davaları ile karşı karşıya kaldılar, insanca yaşayacak ücret alamadılar. Bu seçim döneminde emekliler bu tür olumsuzlukları göz önüne alarak 28 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçiminde, tercihlerini, kendilerinin taleplerini yerine getirebilecek cumhurbaşkanından yana yapacaklardır. Muhalefet partisinin lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bir takım öneriler geliştirdi. Bu önerilerden esinlenerek cüzi bir rakam da olsa hükümet, buna ilgisiz kalmadı, sadaka verir gibi 1.000 lira değerinde bir ikramiye önümüze koydu. Emekliler bu yapılanların farkındalar ve bu sadaka gibi verilen ikramiyeyi emekliler kesinlikle kabul etmiyor. Ayrıca bizim talebimiz yalnızca ekonomik temelde bir talep değil. Hükümetin izlemiş olduğu politikalar, ekolojik dengenin altüst edilmesi; orman katliamları, doğanın kirlenmesi… Hem doğamızla hem insanlarımızla eşit, barışık, kardeşçe, insanca yaşayacak bir ülke talebimiz de var. 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde hangi adayın, bu taleplerimize cevap verebileceği konusunda tercihimizi belirleyip, emekli arkadaşlarımızı da o yönde oy kullanmaları için teşvik edeceğiz.”

    “TERCİHİMİZ KILIÇDAROĞLU’NDAN YANA”

    Hüseyin Demirton, “Şu ana kadar emeklilerin sorunlarına değinen, kendi seçim plan ve programını anlatan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur” diyerek, “Sayın Erdoğan’ın şimdiye kadar emeklerin bu taleplerini; yani sendika haklarından sendikaların önündeki engellerin kaldırılması ve insanca yaşayacak koşulların yaratılması konusunda herhangi bir sözünü duymadık. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hakikaten konuşmalarında emeklilerin hem örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması, hem insanca yaşayacak ücret koşullarını yaratılması var. Sadece tek başına bir ücret değil, sağlık hizmetleri olsun, bir arada yaşayabilecek ülke vaatleri de bizim taleplerimizin içerisinde yer aldığı için tabii ki tercihimizi Kılıçdaroğlu’ndan yana kullanacağız ama takipçisi olma konusunda ısrarcı olacağız” diye belirtti.

    Demirton, Millet ittifakının adayı olan Sayın Kılıçdaroğlu’nun samimi olduğuna inandıklarını belirterek, “Çünkü toplumun bütün kesimini kapsayan bir yerden bakıyor. Barışık bir ülkede kardeşçe yaşayabilecek, ekolojik dengenin bozulmadığı, İstanbul sözleşmesi gibi kadın haklarına yönelik olumlu bir sözleşmenin AKP iktidarı tarafından iptal edilmesi ve kadın cinayetlerinin görmezden gelinmesi konusu da tabii ki bizim tercihimizi etkileyen bir tutum olacak” dedi.

    EMEKLİLERE ÇAĞRI!

    Hüseyin Demirton, “İnsanca yaşayabilecek koşullar” konusunda mücadelelerinin süreceğini belirterek emeklilere şu çağrıyı yaptı:

    “Mevlana’nın bir sözü var;
    ‘Dünle beraber gitti cancağızım,
    Ne kadar söz varsa düne ait
    Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.’

    Değişik görüşlerimiz olabilir, farklı partilere oy vermiş olabiliriz. Emeklilerden ricamız talebimiz ve isteğimiz gerçekten emekli sorularına sahip çıkabilecek, insanca yaşayabilecek koşulları yaratabilecek Cumhurbaşkanı adayının desteklenmesi yönünde. Şimdiye kadar Cumhurbaşkanı adayları tarafından yapılan söylemlere baktığımızda da bizim taleplerimize yakın duran Sayın Kılıçdaroğlu’nun daha güvenilir bir aday olduğunu açıkçası belirtmekte hiçbir sakınca görmüyorum. Emekli arkadaşlarımızın buna göre sandıkta oy kullanmalarını ve buna göre tutum belirlemelerini istiyoruz.”

    Eren GÜVEN–Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Tüm Emekli Sen’in kapatılma davası istinaf mahkemesinde reddedildi

    Tüm Emekli Sen’in kapatılma davası istinaf mahkemesinde reddedildi

    PİRHA-Tüm Emekli Sen hakkında Ankara 34. İş Mahkemesi’nce açılan davada verilen kapatma kararı, Ankara Bölge Adliyesi 29. Hukuk Dairesi tarafından bozuldu.

    Tüm Emekli Sen hakkında Ankara Valiliğinin isteği üzerine Ankara 34. İş Mahkemesi’nce açılan davada verilen kapatma kararı, Ankara Bölge Adliyesi 29. Hukuk Dairesi tarafından bozuldu.

    Tüm Emekli Sen kararın bozulmasına, “Bu karar çok önemli hukuksal bir belge ve kazanımdır” dedi. Tüm Emekli Sen Merkez Yürütme Kurulu tarafından yapılan açıklamada, “29. Hukuk Dairesi, Birleşmiş Milletler Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı gibi Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri esas alarak ve Anayasamızın 17. Maddesinde yer alan ‘herkes yaşama maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir’ ilkesine dayanarak emeklilerin sendika kurabileceğine ve üye olabileceğine hükmetmiştir. Bu kararla birlikte 13.500.000 emeklinin sendikamıza üye olabilir, örgütlenebilir hale gelmesinin önünde hiçbir engel kalmamıştır. Bu karar çok önemli hukuksal bir belge ve kazanımdır” denildi.

    PİRHA/ANKARA

  • Tüm Emekli-Sen’den vekillere çağrı: Duruma el koyun-VİDEO

    Tüm Emekli-Sen’den vekillere çağrı: Duruma el koyun-VİDEO

    PİRHA- Tüm Emekli -Sen, Ulus Heykel’de yapmak istediği açıklama polis tarafından yasaklanınca sendika binasında açıklama yaptı. Genel Başkan Veli Beysülen, “Kriz halkı inim inim inletirken halkın temsilcilerinin bulunduğu parlamento tatilde, tek bir kişi ne derse o karara dönüşüyor. o uygulanıyor” dedi. 

    DİSK’e bağlı Tüm Emekli-Sen meclisin ve yeni rejimin emekçi halkın sorunlarına sahip çıkması ve çözüm üretmesi için, Ulus Heykel’de saat 12.30’da basın açıklaması gerçekleştirecekti. Ancak polis izin vermedi.

    Yasaklamanın ardından Tüm Emekli Sendikası’nda gerçekleştiren basın açıklamasında konuşan Tüm Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen, “Kriz halkı inim inim inletirken halkın temsilcilerinin bulunduğu parlamento tatilde. Bu ülkede dolayısıyla hükümet seçilmişlerden değil ki, halka hesap verme durumları da yok” dedi.

    “Kriz halkı inim inim inletirken halkın temsilcilerinin bulunduğu parlamento tatilde, tek bir kişi ne derse o karara dönüşüyor, o uygulanıyor” diyen Beysülen şunları belirtti:

    “Türkiye’de seçimlerden sonra başlayan süreç seçimlerden önce çok açık olan ekonomistlerin de bağıra bağıra söyledikleri, iktidarında çok yakından bildiği ve bunun için seçimi öne aldığı bir krizin içine girdik. Bu krizin içine girmekle birlikte olan yoksul halkla emekçi halka oldu. Bunun için de 12 bin 200 emekli de var. Kriz halkı inim inim inletirken halkın temsilcilerinin bulunduğu parlamento tatilde. Yani parlamento yok. Tek bir kişi ne derse o karara dönüşüyor o uygulanıyor. Bu ülkede dolayısıyla hükümet seçilmişlerden değil, halka hesap verme durumları da yok, yargının hesap sorması da kaldırılmıştır. Halka ve yargıya hesap vermeyecek olan bakanlarda, çok rahatlıkla sermayenin istediği kanunları çıkartıp kararları alıp uygulamaya koymaktadırlar.”

    Valiliğin ilk elden basın açıklamasının yapılmasına onay verip, açıklamaya son 1 saat kalmasına yakın yasaklamasına tepki gösteren Beysülen “Bu nedenle özellikle halkın temsilcisi olan TBMM milletvekillerinin görev üstlenmesi inisiyatif almaları gerekiyordu. Biz de inisiyatif almaları için bir imza kampanyası başlatıyorduk Türkiye’nin 19 Eylül- 19 Ekim tarihleri arasında. 1 ay sürecek TBMM başkanlığına ve siyasi parti grup başkan vekillerine sunacağımız bir imza kampanyası vardı. Diyoruz ki mademki siz halkın temsilcilerisiniz, milletvekilisiniz bu duruma el koyun ve millet mağdur bu konuda” diye konuştu.

    “DERDİNİ SÖYLEMEYE ÇALIŞAN HERKES HÜKÜMET ŞİDDETİNE MARUZ KALIYOR” 

    Açıklamada söz alan Dev Maden-Sen Genel Başkanı, DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün ise şunları kaydetti:

    “Bildiğiniz gibi Türkiye’de şartlar günden güne kötüleşiyor, sıkıntılar, şartlar günden güne artıyor. Gelinen noktada bu sıkıntıları bu dertleri her aşamada ifade etmek yasaklanıyor. Sadece artık hükümeti öven ve oraya güzellemeler dizen, yalan söyleyen insanlara ve gruplara izin veriliyor. Onun dışında derdini söylemeye çalışan herkes tehdit altında gazlanıyor, yasaklanıyor ve adeta bir hükümet şiddetine maruz bırakılıyor. Bu ülkenin yurttaşı 12 milyondan fazla emeklinin sesini ve dertlerini duyurmak için biraraya gelen sendikamıza yapılan muameleyi kınıyoruz. Bu demokrasilerde olmaz, cumhuriyetlerde olmaz, bu ancak faşizm olan yönetimlerde olabilir.”

    “HAK İSTEYENLER CEZAEVLERİNE KONULMAKLA TEHDİT EDİLİYOR”

    Son olarak söz alan HDP Ankara İl Eşbaşkanı Halil Yıldız, “Hak isteyen kitleler baskılarla, tartaklamalarla gözaltına alınmakta ve cezaevlerine konulmakla tehdit edilmekte” diye belirterek şunları vurguladı:

    “Türkiye’de kendisinden olmayan emekçilerin, köylülerin hak ve taleplerini bastırmak için elinden geleni yapmaktadırlar. Bu insanlar OHAL’i kaldırdıklarını ifade ediyorlar. Fakat OHAL Cumhurbaşkanına verilen olağanüstü yetkilerle devam ettiriliyor. Hak isteyen kitleler baskılarla, tartaklamalarla gözaltına alınmakta ve cezaevlerine konulmakla tehdit ediliyor. Biraz önce de gördüğümüz gibi egemen sınıflar sokaktan çok korkarlar. Onun için gidin açıklamalarınızı nerede yaparsanız yapın diyorlar. Yüksel’de yapamıyorsun, Sakarya’da yapamıyorsun, Ulus’ta yapamıyorsun. Nerede yapacaksınız? Buna ilişkin yer de gösterilmiyor. Bunun kısaca anlamı, “Padişahım çok yaşa demekten” başka hiçbir konuşma hakkınız şansınız yok’ demektir.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA