Etiket: tüm emekliler sendikası

  • Tüm Emekliler Sendikası: Emeklinin yaşam hakkına ve özgür basına dil uzatamazsınız-VİDEO

    Tüm Emekliler Sendikası: Emeklinin yaşam hakkına ve özgür basına dil uzatamazsınız-VİDEO

    PİRHA – TELE 1’e kayyım atanması ve SGK Başkanı Raci Kaya’nın emeklilere yönelik açıklamalarına tepki gösteren Tüm Emekliler Sendikası üyeleri, özgür basının susturulamayacağının altını çizerek, iktidarın emeklilerin yaşam hakkını gasp ettiğini dile getirdi.

    Tüm Emekliler Sendikası, TELE 1’e kayyım atanması ve SGK Başkanı Raci Kaya’nın emeklilere yönelik “Eskiden 50-55 yaşında ölüyorduk, şimdi emekliler 78 yaş ortalamasına geldi” açıklamasına tepki gösterdi. Basın açıklamasını sendika adına Keçiören Şube Başkanı Zerrin İğleyen, TÜİK Genel Müdürlüğü önünde yaptı.

    Zerrin İğleyen, AKP iktidarının 23 yıllık döneminin siyasal ve ekonomik çıkmazlarla dolu olduğunu vurgulayarak, “Ülke kaynakları bir avuç rantiyeciye peşkeş çektirilmiş, çalışanlar ve emekliler sefalete mahkum edilmiş, siyasi ve ekonomik çöküntüyü gizlemek için basın büyük ölçüde kontrol altına alınmıştır. Kontrol edemediği birkaç gazete ve televizyon kanalına akıl almaz sansür uygulanmakta ve ekonomik olarak sıkıştırılmaktadır. Bununla da yetinmeyen iktidar, baskılara direnen TELE 1’e kayyım atayarak susturmuştur” dedi.

    TELE 1’e KAYYIM ÖZGÜR BASINA DARBE 

    TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın gözaltına alınarak akla ziyan suçlamalarla tutuklandığı ifade edilen açıklamada, “Bu ülkenin önemli entellektüellerinden, yazar, aydın ve gazeteci Merdan Yanardağ’a casusluk suçlaması yapışmaz. Merdan Yanardağ bir yurtseverdir” ifadeleri kullanıldı.

    İğleyen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinden CHP’yi güçsüz düşürme ve İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını engelleme amaçlı kumpası hatırlatarak, “Merdan Yanardağ’ı bu kumpasın bir parçası yapıp TELE 1’i susturdular. Özgür yayın yapan basına da gözdağı verdiler. Özgür basın susturulamaz. Bu halk gerekirse dumanla, gerekirse ıslık çala çala haberleşir. Mutlaka bir yol bulunur. Özgürlüğün çığlığı susturulamaz” dedi.

    SGK BAŞKANI RACİ KAYA’YA SERT ELEŞTİRİ

    Açıklamada, SGK Başkanı Raci Kaya’nın emeklilerle ilgili açıklamaları da sert bir dille eleştirildi: “Mesela, bir an önce emeklilerin ölmesini isteyen SGK başkanının saçmalığını gizleyemezler. TÜİK’in enflasyonu düşük gösterme manipülasyonunu gizleyemedikleri gibi… Mantığa bakar mısınız! Emekliler uzun yaşadığı için aylıklar düşük kalıyormuş! Bu zatın, hem ömür uzadığında hem de emekli yaşının kademeli olarak 65 yaşına çıkarıldığından haberi yok herhalde! Bu zat GSMH’dan SGK’ya, özel olarak da emeklilere ayrılan payın düşürüldüğünden haberdar olmadığı düşünülemez. Daha doğrusu bu mevkide birisinin bu kadar pervasız, bu kadar sorumsuz bir açıklama yapma gafletinde bulunması düşünülemezdi. Ama oldu! AKP iktidarı artık şaşırtmıyor” denildi.

    EMEKLİLER AÇ YAŞAM HAKLARI GASP EDİLİYOR

    Emeklilerin ekonomik olarak zor durumda olduğu vurgulanan açıklamada, “Emekliler, kendileri gibi çok yerden maaş almıyorlar. Emeklilerin yan geliri yoktur. Emekliler açtır. Raci Kaya’nın anlamadığı çok belli. Tekrar edelim: Emekliler açtır. Aç bıraktığınız, yaşam haklarına çöktüğünüz emekliler, açlıktan değilse sağlıksız koşullardan çok yaşayamazlar diyorsanız haklısınız! Bu aylıklarla yaşanmaz! Çözüm üretmesi konumunda olan birinin, emekliye öl demesi kabul edilemez. Bu SGK Başkanı liyakatsızdır, insafsızdır. SGK Başkanı Raci Kaya derhal görevden alınmalıdır” ifadeleri yer aldı.

    2026 yılı bütçesinden emekliye ayrılan payın dünya ortalamasının neredeyse yarısı olduğu hatırlatılan açıklamada, “Açıkladıkları Orta Vadeli Programda emekliye zırnık koklatılmıyor. Çalışanların maaş ve ücretleri çok düşük olduğundan, SGK primi düşük olacağının sorumlusu emekliler midir? Çalışma yaşında olanların geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 33’leri bulmuş. İstihdam düşüktür. Haliyle prim ödenemiyor. Kayıt dışı çalışanlara bir de kayıt dışı göçmenler eklendiğinden Raci Kaya’nın haberi yok mudur! Türkiye’de enflasyon Pakistan’daki enflasyonun 7-8 katı. O da TÜİK soslu enflasyona göre! Cumhuriyetin 102. yılında, Cumhur ne hale düşürülmüş. TÜİK ve Raci Kaya bunlara kafa yorsun” denildi.

    Açıklama, “İktidarın özgür basını susturması, TELE 1 ile uğraşması, Merdan Yanardağ’ı tutuklaması ve Raci Kaya’nın emeklinin yaşam hakkına dil uzatması kabul edilemez. TÜİK’in enflasyonu gizlemesine alışmayacağız. Özgür basın, demokratik Türkiye ve insanca yaşam hakkımız için mücadelemizi sürdürecek ve mutlaka biz kazanacağız” sözleriyle sona erdi.

    CEBRAİL ARSLAN/ANKARA 

  • Emekliler, 25 Mayıs’ta alanlarda olacak; ‘AKP hükümeti yoksulluğun sorumlusu’

    Emekliler, 25 Mayıs’ta alanlarda olacak; ‘AKP hükümeti yoksulluğun sorumlusu’

    PİRHA- Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Sekreteri Ali Rıfat Temel, tüm emeklileri 25 Mayıs’ta ülke genelinde yapılacak olan emekli mitinglerine çağırdı. Temel, “AKP hükümeti bu yoksulluğun ve sefaletin sorumlusudur ve çözüm üretmesi gereken de onlardır. Biz hakkımız olanı, emeğimiz olanı talep etmeye devam edeceğiz” dedi

    Tüm Emeklilerin Sendikası 25 Mayıs’ta ülke genelinde Emekli Mitingleri düzenleyerek açlığa ve sefalete hayır diyecek. Mitingler; İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya, Eskişehir, Tarsus, Burhaniye ve Fatsa olmak üzere 8 bölgede yapılacak.

    PİRHA’ya konuşan Tüm Emekliler Sendikası Genel Sekreteri Ali Rıfat Temel, tüm emeklileri ve emekten yana olan herkesi yapılacak mitinglere katılmaya davet etti.

    “ALANLARDA, HAKKIMIZ OLANI TALEP ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Ali Rıfat Temel, yoksulluğun ve sefaletin sorumlusunun AKP hükümeti olduğunun altını çizdi. Çözümü de AKP hükümetinin üretmesi gerektiğini belirten Temel, şunları söyledi:

    “Mitingleri, emeklilerin ekonomik ve sosyal talepleri için yapıyoruz. Türkiye’de 8 bölgede mitingler yapılacak. İç Anadolu Bölgesi için de Eskişehir’de yapılacak. Ankara’yı Eskişehir’e taşıyoruz. Emek ve emekçilerden yana olan tüm duyarlı insanları bekliyoruz. İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya, Eskişehir, Tarsus, Burhaniye ve Fatsa olmak üzere 8 bölgede mitinglerimizi yapacağız.

    “TASARRAUF ÖNCE SARAYDAN BAŞLAMALI”

    Son olarak Tasarruf Genelgesi yayınladılar. Tasarruf edeceklermiş! Emeklilerin yoksulluğu zaten hat safhada, çalışanların yoksulluğu hat safhada. Lojmanlardan tasarruf edeceklermiş, emekçileri taşıyan servislerden tasarruf edeceklermiş. Tasarruflar bunlar olmamalı. Tasarruf önce saraydan başlamalı. Ülkenin ekonomisi biz yönetmedik 21 yıldır, 21 yıldır ülkenin ekonomisini AKP hükümeti yönetti. Bu yoksulluğun ve sefaletin sorumlusu onlardır ve çözüm üretmesi gereken de onlardır. Biz hakkımız olanı, emeğimiz olanı talep etmeye alanlarda devam edeceğiz.
    Emekli arkadaşlarımızı ve emekten yana olan herkesi, emek ve demokrasi dayanışmasına davet ediyorum. Mitinglerimiz 13.00 ve 18.00 arasında olacak.”

    Buse Nehir DEMİR/PİRHA

  • Emeklilerden hükümete ‘Zammını al başına çal’ isyanı-VİDEO

    Emeklilerden hükümete ‘Zammını al başına çal’ isyanı-VİDEO

    PİRHA- Tüm Emekliler Sendikası, aldıkları maaş oranının açlık ve yoksulluk sınırı altında kaldığına işaret ederek meydanlara çıktı. Ankara’da yapılan açıklamada “Sefalet yaşamına mahkum edildik. Zammınızı alın başınıza çalın” denildi.

    Tüm Emekliler Sendikası, artan hayat pahalılığı karşısında maaşlarının erimesi nedeniyle ülke genelinde eş zamanlı basın açıklaması yaptı.

    Emeklilerin Ankara’daki adresi Ulus Meydanı oldu. Yapılan eylemde sık sık “Açız, yoksuluz, geçinemiyoruz” sloganı atıldı.

    Basın metnini okuyan Tülay Bağış, öncelikle örgütlenme konusunda emekli sendikalarının önündeki engellere vurgu yaptı. Bağış, iktidarın, emeklilere yönelik politikalarını eleştirerek şunları söyledi:

    “Her kademede her türlü devlet olanaklarını partisi ve kendileri için kullanmaktan çekinmeyen iktidar, şu an sayıları 15 milyonu aşkın emekli, dul ve yetim haklarına sahip bizleri açlık ve yoksulluk sınırı altında maaşlarla sefalet yaşamına mahkum etmekte. Adeta bizleri yok sayan böylesi bir iktidarın devamıyla sonuçlandığı görülen bu süreç sonunda bizler ve bu ülke baş başa bırakılmıştır. Bizler mevcut iktidar eli ve desteğiyle bu soygun düzenin de üçer, beşer maaş ve huzur hakkı alalım diye değil, insanca ve onurumuzla yaşamımızı sürdüreceğimiz bir maaş ve bu haklarımızı koruyup, sürdürebilmek adına oluşturduğumuz Emekli Sendikalarımızın örgütlülüğünün önünde haksız ve hukuksuz şekilde faaliyetlerimizin engellenmesine son verilmesini istiyoruz.”

    “ZAMMINI AL BAŞINA ÇAL”

    Bağış, yürürlüğe konulan yeni asgari ücretin emeklilere olan etkisinin altını çizerek şöyle devam etti:

    “Gerçekçi olmayan, düşük gösterilen enflasyon sonuçlarıyla da olsa memur ve işçi emekli maaşlarının bu aydan itibaren uygulamaya girmesi sonucu, bu iktidar iki seçenekle karşı karşıya kaldığını hissetmiş ve “ya dışarıdan zorlanarak da olsa yüksek faizli kredi bulabilme, ya da şu an olduğu gibi, emeğiyle veya emekliliği ile yaşamını kıt kanaat sürdürmeye çalışan vatandaşlarımızı, yani en geniş halk kesimlerini hedefleyen ‘Deli Dumrul’ hikâyesini hatırlatır şekilde ‘Vergilendirme ve Harçlar’ adı altında olağanüstü ve hukuk dışı ödenti planlarını yine bizlerin sırtına yüklemeyi seçmiş ve uygulamaya sokmuştur.

    “İNSANCA YAŞAM ŞARTLARIMIZIN YERİNE GETİRİLMESİNİ İSTİYORUZ.”

    Sizlerden ayrıcalıklı bir lütuf beklemiyor ve istemiyoruz. Ancak en doğal hakkımız olan insanca yaşam şartlarımızın yerine getirilmesini istiyoruz. En düşük emekli maaşımızın çalışan memurlara dair yürürlüğe sokulan en düşük maaş oranına endekslenmesini, maaşlarımıza süratle seyyanen ek zam ve ülke kalkınmasından ortaya çıkan parasal oranın derhal maaşlarımıza eklenmesi ile geçmişte seçim vaadi olarak verilen 3600 göstergesinin kamuda çalışan tüm personele ve emeklilerine ödenmesini istiyoruz. Emekli maaşlarındaki adaletsiz maaş farklılıklarını giderici ve geniş kapsamlı intibak düzenlemesinin yapılmasını talep ediyoruz. Ayrıca yılda 4 kez olmak üzere birer maaş tutarında ikramiye ödemelerinin yürürlüğe sokulmasını, sağlığımızla ilgili her türlü tedavilerimizin sonucunda maaşlarımızdan kesilen ödemelere son verilmesi istiyoruz. En doğal insan ve anayasa hakkımız olan sendikalı örgütlenme gerçeğiyle yaşam şartlarımızın korunup geliştirilmesinin önünde engel olunmaması ve sendika statümüzün tanınması amacıyla uluslararası antlaşmalar ve Anayasamızın 90. Maddesine uygun hale getirilmesini bekliyor ve istiyoruz.”

    “YAMALI BİR BOHÇA GİBİ EKONOMİ”

    Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da emeklilerin eylemine destek verdi. Gergerlioğlu yaptığı konuşmada “Çalışan tüm insanlar bir gün emekli olacak ve emeklinin yaşadığını yaşayacaktır. Kimse ‘bana ne emeklerin halinden’ demesin. Emekli hayattan emekli olmuyor. Çığırından çıkmış bir ekonomik sistemle karşı karşıyayız. Zembereği boşalmış bir saat gibi, bir yamalı bohça gibi ekonomi. Bizler de bunu görüyor ve Mecliste halkımız adına eleştiriyoruz. Enflasyon almış başını gidiyor ve bunu toparlamak için her şeye zam yapılıyor. Seçim sonrası her şeye zam yapıldı, yetmedi bir de KDV %18’den %20’ye çıkarıldı. Zam üstüne zam yaşandı. Çalışanlar ve emekliler iyice çığırından çıkmış bir hayatı yaşıyor. Açlık sınırının 12.000 TL olduğu yoksulluk sınırının ise 34.000 TL olduğu bir dönemde emekliye biçilen maaş son derece yetersiz ve haksızdır” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Artık Yeter! İnsanca yaşamak istiyoruz’-VİDEO

    ‘Artık Yeter! İnsanca yaşamak istiyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Meclis’te görüşülen 2023 bütçesine dair açıklama yapan Tüm Emekliler Sendikası Merkez Yürütme Kurulu üyesi Nihal Sırdaş, emeklilerin açlık ve sefalet içinde yaşadığına dikkat çekerek, “Biz emeğimizi verdiğimiz ülkemizde insanca yaşamak istiyoruz!” dedi.

    Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi, TBMM’de görüşülen 2023 bütçesine dair Mersin’de basın açıklaması yaptı. Özgür Çocuk Parkı’nda yapılan açıklamada, emekliler taleplerini dile getirirken, açıklamayı Tüm Emekliler Sendikası Merkez Yürütme Kurulu üyesi Nihal Sırdaş okudu.

    “BU BÜTÇEDE HALK YOK!

    Nihal Sırdaş, AKP iktidarının emekçileri, emeklileri değil, sermayeyi, yandaşları tercih eden bir bütçe sunduğunu aktarak, “Bu bütçede emekliler yok! Bu bütçede emekçiler yok! Bu bütçede halk yok! Bu bütçede yandaş var! Bu bütçede sermaye tercihleri var! Bu bütçede savaş yatırımları var!” dedi.

    “EMEKLİLERİN AÇLIK VE SEFALET İÇİNDE YAŞIYOR

    Kasım ayı verilerine göre yoksulluk sınırının 25.365 TL, açlık sınırının, 7.786 TL olduğu Türkiye’de bugün en düşük emekli maaşının 3.500 TL olduğunu açıklayan Nihal Sırdaş, “Yani açlık sınırının yarısından bile az. Yani ölüm sınırı artık. Ve iki milyondan fazla emekli bu maaşı almakta, aynı zamanda açlık sınırının çok altında maaş alan yaklaşık sekiz milyon emekli var. Bu durum emeklilerin açlık ve sefalet içinde yaşadığının açık göstergesidir” diye belirtti.

    “EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ASGARİ ÜCRET DÜZEYİNDE OLMALI

    Emeklilerin “Artık yeter!” diye haykırdığını vurgulayan Nihal Sırdaş, şunları dile getirdi:

    “Biz emeğimizi verdiğimiz ülkemizde insanca yaşamak istiyoruz! Bizler, çalışırken maaşlarımızdan kesilen primlerimiz sonucunda hakettiğimiz emekli maaşlarımızı istiyoruz. Ödediğimiz bedelin gerçek karşılığını istiyoruz. Hiç kimsenin bize lütufta bulunuyormuş gibi ahkam kesmesini istemiyoruz, hakkımız olanı istiyoruz! Emekliler olarak ne örgütsüzleştirme ne de sefalet içinde yaşatma dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz! Saraya,savaşa, sermayeye değil halka , emekliye ,emekçiye bütçe istiyoruz! Tüm Emeklilerin Sendikası olarak; 2023 bütçesinde emeklilerin insanca yaşayacağı bir ücretin sağlanmasını, en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyinde olmasını, asgari ücretin açlık sınırının üzerinde insanca yaşanacak bir ücret olarak belirlenmesini, sağlıkta yapılan kesintilerin kaldırılmasını, intibak yasasının bir an önce çıkarılmasını, bütün emeklilere “bayram harçlığı” değil; yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye verilmesini, emeklilere temel tüketim maddeleri olan,doğalgaz, elektrik, su, akaryakıt ödemelerinde indirim yapılmasını , EYT sorunun çözümünde gevelemelerin bırakılmasını, mağduriyetlerinin giderilmesini istiyoruz! Bütün emeklileri de birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Emekliler birleşirse karşısında hiç bir güç duramaz.”

    PİRHA/MERSİN

  • Dersim’de emeklilerden açıklama: AKP iktidarı emeklileri açlığa mahkum etti-VİDEO

    Dersim’de emeklilerden açıklama: AKP iktidarı emeklileri açlığa mahkum etti-VİDEO

    PİRHA-Tüm Emekliler-Sendikası Dersim İl Temsilciliği, ekonomik krizde emeklilerin yaşadığı sıkıntılara ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “İktidarın emeklilere karşı acımasız politikaları devam etmektedir. Ülkemizin kaynakları yoksullara, çalışanlara ve emeklilere değil, zenginlere ve yandaşlara peşkeş çekilmektedir” denildi. 

    Tüm Emekliler-Sendikası Dersim Şubesi, ekonomik krizde emeklilerin yaşadığı sıkıntılara ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, ‘İnsanca yaşamak istiyoruz’ pankartı açıldı. Tüm Emekliler-Sendikası Dersim İl Temsilciliği adına basın açıklamasını Yaşar Yamaç okudu.

    “EMEKLİLER AÇLIĞA MAHKUM EDİLDİ”

    İktidarın emeklilere karşı acımasız politikalarının devam ettiğini vurgulayan Yamaç, “Bu politikaların özü, ülkemizin kaynaklarını yoksullara, çalışanlara ve emeklilere değil zenginlere ve yandaşlara peşkeş çekmektir” dedi.

    Yamaç şöyle devam etti:

    “20 yıllık AKP iktidarında yandaşlar ve patronlar daha zengin olurken, milyonlarca çalışan ve emekliler daha da yoksullaştı ve açlığa mahkum edildi. İktidar sahipleri bizlerin ekonomik, sosyal ve demokratik taleplerimizi görmüyorlar emekliler açlıkla mücadele ediyorlar. Memleketin bütçe kaynaklarından ve milli gelirden paylarını alamıyorlar. Milyar dolarlar, yandaş şirketlere, gerici vakıflara ve sığınmacılara aktarılıyor. Yılda iki kez verilen bayram ikramiyelerimize ödeme dengesi bozulur denilerek bir kuruş artış yapılmıyor. Bütçenin en büyük payı savaşa, yandaşa ve sermaye gruplarına aktarılırken, bizler sürekli yoksullaşmaktayız. Milyonlarca emekli ve emekli ailesi, iktidarın emeklileri açlık ve yoksulluğa mahkum ettiğini asla unutmayacaktır.”.

    PİRHA/DERSİM

  • Binlerce emekli, talepleri için Ankara’da buluştu: Sorunlarımıza çözüm, insanca bir yaşam istiyoruz-VİDEO

    Binlerce emekli, talepleri için Ankara’da buluştu: Sorunlarımıza çözüm, insanca bir yaşam istiyoruz-VİDEO

    PİRHA – Tüm Emekliler Sendikası ile Emekliler Dayanışma Sendikası, “Aylıklara ek zam ve sendikal hakların tanınması” başta olmak üzere taleplerini duyurmak için Ankara’da miting yaptı.

    Ülkenin birçok ilinden Ankara’ya gelen binlerce emekli, artan hayat pahalılığına “Hayır” demek için Anıtpark’ta buluştu.

    Yakın zamanda yapılan zamlara karşı dövizlerle miting alanına giren Emekliler Dayanışma Sendikası ve Tüm Emekliler Sendikası üyeleri, “Zam, zulüm, işkence işte AKP. Savaşa hayır barış hemen şimdi. Bu zamlarla yaşanmaz zamlar geri alınsın” sloganları atarak iktidarı protesto etti.

    “KREDİ KARTLARI YAŞAMIMIZI ESİR ALMIŞ DURUMDA”

    Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Mahinur Şahbaz, yaptığı konuşmada iktidarın, ekonomik krizi algı karmaşası yaparak gizlemeye çalıştığını ifade etti. Şahbaz, “Yoksulluğu, açlığı, sefaleti, dışlanmışlığı yaşıyoruz” diyerek şu konuşmayı yaptı:

    “Dün söylendiği gibi küreselleşmenin, özelleştirmenin ülkenin ve bizim bütün sorunlarımızı çözmediğini çalışıyorken de emekli olduktan sonrada gördük. Bizleri yanıltarak, aldatarak, korkutarak irademizi sakatlayanları da artık fark ediyoruz, biliyoruz.

    Bağımsız, özgür irademizle kolektif akıl ve bilinç yürüttüğümüz birlik olma çalışmalarımızın bugünkü adımı olarak sorunlarımıza çözüm istemek taleplerimizi iletmek için Ankara’dayız.

    7 Haziran 2015 tarihinden bu yana seçme seçilme hakkına kayyumlarla el koyarak, KHK’larla çalışma hakkını engelleyerek, adil yargılanma ve savunma hakkını yok sayarak siyasi iradeleri tutsak eden, sağlıklı çevrede yaşama, barınma hakkına kadar yapılan saldırıların hızı artarak devam ediyor. Gelir adaletsizliğine, eşitsizliğe ayrımcılığa kimliklerin çatıştırılmasına hizmet eden, ülke kaynaklarının yerli ortaklı uluslararası sermaye çevrelerine aktaran, halkı yoksullaştıran, çocuklarımızın torunlarımızın bugününü karartan, geleceğine ipotek koyan politikaların, sınırlarımızın içinde dışında şiddetin ve savaşın tarafı değiliz karşısındayız.

    Biz emekliler, yaşlılar toplumsal yaşamın önemli bir parçasıyız, toplumun vicdanıyız. Eşitlikten, özgürlükten, barıştan, hukuk devletinden adaletten, demokrasiden yanayız.

    Bütçede yok sayılmayı, yoksulluğu, ayrımcılığı eşitsizliği hak etmiyoruz! Bizler birilerini zengin etmek için sözde reformla ekonomik sağlık, sosyal haklarımızı kaybettik muhtaç duruma düşürüldük. Yoksulluk şiddeti, insanlarımızın onurunu kırıyor bunalıma sokuyor içten içe çürütüyor. Demans alzheimer hastalarının sayısında patlama yaşanıyor. Açlık sınırının altındaki aylıklar kiraya faturalara gıda ihtiyacına yetmiyor. Aylığımızın yüzde 42’si vergilere gidiyor. Kredi kartları yaşamımızı esir almış durumda. 4 milyon emekli dul ve yetimin aylığı 2500 lira ve altında. Bununla yaşamaya zorlanırken bir bakan yardımcısı 125 emeklinin aylığını alıyor bir ayda. Buna vicdanınız kurumuş denmez de ne denir?

    İhtiyacımız olan sağlık hizmeti için bugün on dört kalemde ödeme yapıyoruz. Emekli aylığı artışlarının on bir yıldır enflasyon oranına bağlanması, milli gelirden ve ülkenin büyüme hızından pay verilmemesi, emekli aylığının güncellenmemesi, ekonomik güvencemizi yok etti.

    Aynı prim-gün çalışmış işçilerin emekli aylık ve ikramiye hesabını değiştirip ayırım yaparak dünyada benzeri olmayan eşitsizliğe imza atıp yıllardır ‘intibak yasası çıkaracağız bekleyin’ diye çaresizlik üretildi. Kazandığımız emeklilik hakkımızı; hukuk geriye doğru işletildiği için kullanamaz olduk, yaşa takıldık. EYT’li olduk.

    Bizleri görmezden gelen, sorunlarımızı çözmeyen, erteleyen siyasilere sesimizi duyurmak, sorumluluklarını hatırlatmak ve taleplerimizi iletmek için Ankara’dayız. Kamu emekliliği hakkımızdan asla vazgeçmiyoruz, sorunlarımıza çözüm istiyoruz. İnsanca onurlu bir yaşam için Ankara’dayız.

    Emekli aylıklarımızın güncellenmesi için,

    Ücretsiz erişilebilir güvenli sağlık hakkımız için,

    Bayram ikramiyelerimizin, bayram yaptıracak düzeyde olması için,

    Akaryakıt doğalgaz, elektrik ve temel gıda ürünlerine yapılan zamların geri alınması için,

    Sendikal haklarımızın önündeki engellerin kaldırılması için,

    Türkiye’nin her yerinden Ankara’ya geldik.”

    PİRHA/ANKARA

  • Tüm Emekliler Sendikası: Zamlardan sonra evden çıkamaz olduk; böyle yaşanmaz

    Tüm Emekliler Sendikası: Zamlardan sonra evden çıkamaz olduk; böyle yaşanmaz

    PİRHA- Tüm Emekliler Sendikası, ülke genelinde “Zamlar Geri Alınsın / Ek Zam İstiyoruz” talebiyle başlattığı imza kampanyasının ardından basın açıklaması yaptı. Sendika, “Topladığımız binlerce imzayı iktidara iletmesi ve taleplerimize çözüm üretmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisine teslim edeceğiz. Artık duyun bizi. Böyle yaşanmaz. Hemen doğalgaza, elektriğe, akaryakıta, temel ihtiyaç maddelerine yapılan zamları geri alın. Emekliye ek zam verin” dedi.

    Tüm Emekliler Sendikası 1-17 Şubat 2022 tarihleri arasında TBMM’ye vermek üzere yapılan “Zamlar Geri Alınsın / Ek Zam İstiyoruz” başlıklı imza kampanyasına ilişkin basın açıklaması yaptı.

    “ZAMLARDAN SONRA EVDEN ÇIKAMAZ OLDUK”

    Tüm Emekliler Sendikası binası önünde yapılan açıklamayı Merkez Yürütme Kurulu adına Zeynel Abidin Ergen okudu. “Emekliye yapılan maaş artışı, elektrik ve doğalgaz zamlarına dahi yetmiyor” denilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “AKP iktidarınca tüketim maddelerine yapılan son zamlardan sonra, biz emekliler haftalardır sokaklarda imza topluyoruz. Nedeni çok basit: Geçinemiyoruz, faturalarımızı ödeyemiyoruz. Zamlar geri alınsın. Bu zamlarla yaşanmaz diyoruz. Sadece elektrik ve doğalgaza değil, akaryakıta da çılgın zamlar geliyor. Zamlardan sonra evden çıkamaz olduk. Ulaşım da çok pahalandı.

    Marketlere girmeye korkuyorduk, şimdi pazara da gidemiyoruz. Temel gıda da % 7’lik vergi indirimi olumlu olsa da, yeterli değildir. Zira temel gıdaya % 100’ün üstünde zam yapılırken %7 anlamsız kalıyor.

    İmza stantlarında vatandaşlarımız ağlıyor. Hele emekliler isyanda. İnsanlar ellerinde ne kalmışsa satıp faturalarını ödemeye çalışıyorlar. İmza stantlarında çok sayıda emekli, hatta kimi emekli olmayan vatandaşlarımız, ‘artık satacak hiçbir şeyimiz yok’ diye serzenişte bulundular. İnsanlar fırınların arka kapılarından daha ucuz olduğu için kuru ekmek almak için fırsat kolluyor. Utanıyorlar. Utançlarından kimse görmesin istiyorlar. Aslında bu durumdaki vatandaşlarımızın utanacak bir şeyleri yok. Esas utanması gerekenler, insanlarımızı, emeklilerimizi bu hale getirenlerdir.

    “ARTIK DUYUN BİZİ, BÖYLE YAŞANMAZ”

    Bir tarım ülkesinde, taze ekmek almanın ayrıcalık haline geleceğini rüyada görsek dahi inanmazdık, ne yazık ki gerçek oldu. Artık duyun bizi. Böyle yaşanmaz. Sesimize kulak verin. Hemen doğalgaza, elektriğe, akaryakıta, temel ihtiyaç maddelerine yapılan zamları geri alın. Emekliye ek zam verin.

    Türkiye Büyük Millet Meclisinden talebimizdir:

    Derhal enerji tekellerine son verin. Özelleştirmeleri iptal edin. Dağıtım şirketlerini kamulaştırın. Bu taleplerimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi aracılığıyla siyasi iktidara duyurmaya geldik. Bu bizim en meşru ve en demokratik hakkımızdır. Sesimiz olun. Buradan tüm milletvekillerine, siyasi partilere, özellikle iktidar bileşeni milletvekillerine sesleniyoruz: Bir şeyler yapın. Türkiye’nin dört bir yanında topladığımız binlerce imzayı iktidara iletmesi ve taleplerimize çözüm üretmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisine teslim edeceğiz.

    Umuyoruz ki Türkiye Büyük Millet Meclisi biz emeklilerin sesini duyar ve gereğini yapar.”

    PİRHA/ANKARA

  • Tüm Emekli Sen: Silahlara değil, emekçiye, emekliye, halka bütçe istiyoruz!

    Tüm Emekli Sen: Silahlara değil, emekçiye, emekliye, halka bütçe istiyoruz!

    PİRHA- Tüm Emekliler Sendikası, 2022 bütçesine yönelik “Savaşa, yandaşa değil, emekliye, emekçiye bütçe” talebiyle hükümete seslendi. Yapılan açıklamada “Anlaşılan o ki, böyle bir bütçeden bize ekmek çıkmayacak” denildi.

    Tüm Emekliler Sendikası, 2022 bütçesine yönelik Ankara’da sokağa çıkarak basın açıklaması yaptı. “Savaşa, yandaşa değil, emekliye, emekçiye bütçe” diyen sendika üyeleri “Enflasyon yükseldi maaş eridi, geçinemiyoruz” pankartı açarak taleplerini sıraladı.

    Tüm Emekli Sen adına basın açıklamasını Ömer Tunce okudu. “Maaş zamları, asgari ücret, faiz, bir tek kişinin ağzından çıkacak iki cümleye bakıyor” diyen Tunce, şu açıklamayı yaptı:

    “2022 Bütçesi de, biz biliyoruz ki yine emeklilerin, emekçilerin, işsizlerin, gençlerin, atanmayan öğretmenlerin, yoksulların yani bizim bütçemiz olmayacak. Çünkü 2022 Bütçesi daha 2022 başlamadan eridi. Komisyonlarda görüşülen bütçenin yüzde otuzu o günden bu yana buharlaştı. Anlaşılan o ki, böyle bir bütçeden bize ekmek çıkmayacak.

    Asgari ücret görüşmeleri devam ediyor. Ve ‘lütfen’ anlayışı öne çıkarılıyor. Burada sendikaların, emekçilerin talepleri değil; yine iki dudak arasından çıkacak ‘işçimizi ezdirmeyeceğiz’ edebiyatı lütfuna bakılıyor. Şu anda asgari ücret 200 dolar. Daha doğrusu biz alana gelirken öyleydi. Şimdiye kadar belki o da kalmayacak. Bizi kıskanan Avrupa’nın hiç bir ülkesinde iki gün bile yaşanamayacak bir asgari ücret var. Nereye kadar yükselteceksiniz ki? Üstelik artık buna asgari ücret denmesi de doğru değil. En fazla ücret desek yanlış olmaz. Herkes biliyor ki milyonlarca insan bu ücretin de altında çalışıyor. Emekçilerin durumu böyle iken, biz emeklilerin durumu zaten belli. Pandemi de en az 1500 liraya çıkarılan emeklinin maaşı 100 dolar. Şaka değil. Biliyorsunuz. Son bir ayda yüzde otuz yoksullaştık. Ama kimilerine göre, ekonomi uçuyor. Her şey tıkırında. Onların yaşadığı yerlerde öyle demek ki! Halkın nasıl yaşadığını bilmeyenler, ekonominin çok iyi olduğunu söyler tabi. Çok yerden maaş alan arsızlar, ‘iki kilo et alma da yarım kilo al, ölür müsün’ der tabi.”

    “KİMSEDEN, LÜTUF, SADAKA, HAYIR İSTEMİYORUZ!”

    Bizler bugün bu alanda olan, bu ülkenin üreten, alınteri ile yaşayan insanları olarak buna isyan etmek, demokratik tepkilerimizi göstermek için bir kez daha alanlardayız. 2022 Bütçesinin emeklilerin, emekçilerin insanca yaşayacağı bir durumda olması için taleplerimizi haykırmak, bunu gerçek olarak görmek için buradayız. Kimseden, lütuf, sadaka, hayır istemiyoruz! Döktüğümüz alınterimizin karşılığını istiyoruz. Ve biliyoruz ki bunun kaynakları mevcut. Eğer ki sermayeye rantiyeye, savaşa, yandaşa değil de emekçiye, emekliye bütçe anlayışını ortaya koyarsanız kaynak oradadır. İnsanca yaşamak bizim hakkımızdır. Toplu sözleşmeli sendika hakkı istiyoruz.

    Paramız pul, emekli zamları zul oldu. Emeklilere verilmesi düşünülen yüzde 7-8’lik zam bir haftada eriyip gidecek. Tüketim zamları yüzde 50 ile yüzde 100 arasında. Çarşı pazar çıkılacak gibi değil. Bayram ikramiyeleri dört yıldır yerinde sayıyor. Maaşlarımız kademeli olarak düşürülüyor. İntibak yasası çıkarılmadığından maaşlar arasındaki farklar büyüyor. Sağlık alanında muayene, ameliyat, ilaç tahlil can yakıyor. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, siyasi iktidar, emeklilerin örgütlenmesinden rahatsız. Sendikalarımızı kapatmaya çalışıyor. Ama başaramayacaklar. 13.5 milyon emekli, 6 milyon EYT’li eninde sonunda, bu iktidardan kurtulacak gücü kendi örgütlü mücadelesinde bulacak. Buradan bu taleplerimizin karşılanması gerektiğini haykırıyoruz. 2022 Bütçesi halkın taleplerinin karşılandığı bir bütçe olsun. Tüm Emekliler Sendikası olarak, tercihlerini halktan yana yapan iktidarları yaratmak için, emek, demokrasi, barış ve adalet için herkesi, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Sermayeye, faize, silahlara değil, emekçiye, emekliye, halka bütçe istiyoruz!”

    PİRHA/ANKARA

  • Emeklilerin bir sendikası daha kapatılmak isteniyor!-VİDEO

    Emeklilerin bir sendikası daha kapatılmak isteniyor!-VİDEO

    PİRHA- Tüm Emekliler Sendikası Yönetim Kurulu, sendikalarının kapatılması kararının ardından bir açıklama yaparak “Bu karar hukuki değil, siyasi bir karardır. Bu karar idarenin her istediğini yaptırma niyetinin bir göstergesidir” diyerek 21 Mayıs’ta görülecek duruşmaya ilişkin çağrı yaptı.

    Tüm Emekliler Sendikası’nın kapatılma kararına ilişkin Genel Merkez binasında basın toplantısı yapıldı. Genel Başkan Salman Hürkardeş, “Hukukun, iktidar tarafından kendisine biat etmeyen kesimlere karşı baskı, hatta bir tasfiye silahı olarak kullanıldığını” ifade etti.

    Salman Hürkardeş, Tüm Emekliler Sendikasının, 20 Şubat 2017’de kurulmasıyla birlikte birçok engelle karşı karşıya kaldığına vurgu yaparak, Ankara Valiliğinin açtığı kapatma istemli davayı kınadıklarını belirtti. Genel Başkan Hürkardeş, davanın 21 Mayıs 2021’de saat 10.45’te görüleceği bilgisini paylaşarak şu açıklamayı yaptı:

    “Bu karar hukuki değil, siyasi bir karardır. Bu karar idarenin her istediğini yaptırma niyetinin bir göstergesidir. Bu kararın örgütlenme hakkının kullanılmasına yönelik bir engel olduğu açıktır. Hukukun üstünlüğünün hala geçerli olduğuna, buna uyan yargıçların olduğuna inanmak istiyoruz.

    İdarenin ve idarenin gözüne bakan mahkemelerin her türlü engelleme, yasaklama, görmezden gelme girişimlerine rağmen herkes şunu iyi bilsin, Tüm Emekliler Sendikası emeklilerin ekonomik, demokratik hakları için mücadelesini her şartta yükselterek sürdürecektir.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Emeklilerin daha fazla açlığa, aşağılanmaya gücü kalmamıştır’-VİDEO

    ‘Emeklilerin daha fazla açlığa, aşağılanmaya gücü kalmamıştır’-VİDEO

    PİRHA-Tüm Emekliler Sendikası, 67 il ve ilçede eş zamanlı olarak “Geçinemiyoruz” temalı basın açıklaması yaptı. Açıklamalarda, “Geçinemiyoruz, isyandayız” diyen emekliler, siyasi iktidarın tercihini emekçilerden, emeklilerden, yoksullardan yana değil sermayeden yana kullandığı ifade edildi.

    Tüm Emekliler Sendikası 67 farklı il ve ilçede sokağa çıktı.

    “Geçinemiyoruz, isyandayız” diyen emekliler, Ankara’da Genel Merkez binası önünde, Mersin’de şube binasında basın açıklaması yaptı.

    Ankara’daki açıklamayı Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş okudu. Hürkardeş, “İktidarın yönetememe krizi” içerisinde olduğunu söyleyerek, “Baskıcı ve otoriter uygulamalar artmakta, hukuk düzeninden hızla uzaklaşılmakta, sistem değişikliği ile iyice işlevsizleşen parlamento ise adeta yok sayılmakta, her şey Cumhurbaşkanının iki dudağı arasına yerleştirilmiştir. Kadın hakları açısından önemli bir kazanım olan İstanbul Sözleşmesi’nden bütün tepkilere rağmen bir gece yarısı kararnamesiyle çıkılması, sendikalara açılan kapatma davaları, HDP’ye açılan kapatma davası, Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi, son zamanlarda gördüğümüz antidemokratik uygulamalara örnektir. Bütün bir ülke kararnamelerle yönetilir hale gelmiştir” dedi.

    “8 MİLYON EMEKLİ 2000 TL’NİN ALTINDA MAAŞ ALMAKTA”

    Dünya ve ülke gündeminde bir yılı da geçen koronavirüs salgınında yaşananların sağlık sisteminin kamusal bir hizmet olması bir zorunluluk olarak kendini gösterdiğine dikkat çeken Hürkardeş, emekli aylıklarının uzun yıllardır yoksulluk sınırının altında yer aldığına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ülkenin bütün değerlerini yaratan, emekleriyle bugünleri yaratan emekliler açlığa yoksulluğa mahkum edilmiş durumdadırlar. Sözün kısası geçinemiyoruz. Emeklilere insanca yaşam sağlayacak bir aylık verilmesi zor değil, siyasi bir tercihtir. Siyasi iktidar tercihini emekçilerden, emeklilerden, yoksullardan yana değil sermayeden yana kullanmaktadır. Emeklilerin daha fazla açlığa, yoksulluğa ve aşağılanmaya gücü kalmamıştır.

    BIÇAK KEMİĞE ÇOKTAN DAYANMIŞTIR

    Emekliler kendilerini açlığa mahkum edenlere, yok sayanlara, görmezden gelenlere karşı seslerini duyurmaya, demokratik tepkilerini göstermeye kararlıdırlar. Sağlıklı, barış ve kardeşlik içinde, insanca bir yaşam hepimizin hakkıdır.”

    Mersin Emekli-Sen üyeleri de yaptıkları açıklamada “Emeklilerin daha fazla açlığa, yoksulluğa ve aşağılanmaya gücü kalmamıştır” denildi.

    PİRHA/ANKARA-MERSİN

  • Tüm Emekliler Sendikası: 13 milyon emeklinin örgütlendiğini bir düşünün-VİDEO

    Tüm Emekliler Sendikası: 13 milyon emeklinin örgütlendiğini bir düşünün-VİDEO

    PİRHA-25 yıllık Tüm Emekliler Sendikası, örgütlenme yasasına aykırı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararıyla 2016’da kapatıldı. 2017 yılında yeniden kurulan sendika, “İnsanca yaşamdan git gide uzaklaşan bir kesimiz. Taleplerimize kulak verin” diyerek 13 milyon emeklinin durumuna dikkat çekti.

    1995 yılında kurulan Tüm Emekliler Sendikası, faaliyet yürütmesinin yasal olmadığı gerekçesiyle 2016 yılında kapatıldı. Ancak emekliler, 2017 Şubat ayında yeniden Tüm Emekli Sen’i kurarak faaliyetlerine devam etti.

    Sendikanın Genel Sekreteri olan İshak Kocabıyık, 3 yıllık çabadan sonra “Devlet ceberrut yüzünü gösterdi ve Ankara Valiliği’nin açmış olduğu kapatma davası sonuçlandı” diyerek sendikal mücadelelerindeki süreci anlattı.

    “13 MİLYON EMEKLİNİN ÖRGÜTLENDİĞİNİ BİR DÜŞÜNÜN”

    İshak Kocabıyık, emeklilerin sendikal engel nedenini, “Hak temelli bir örgüt olduğumuz için” sözleriyle açıkladı. Türkiye’de emekli maaşı alanların sayısının 13 milyona yakın olduğunu belirten Kocabıyık, şunları söyledi:

    “Biz emekçiler, gerçekten bir toplumsal kategori ve sınıf olarak sanırım bütçeden en az pay alan, insanca yaşamdan git gide uzaklaşan, yoksulluk, açlık sınırında dolaşan bir kesimiz. Sanırım bu egemenleri, sermayeyi, devleti korkutuyor, tedirgin ediyor. 13 milyon emeklinin örgütlendiğini, haklarını istediğini düşünün. Tabii ki egemenleri korkutan, tedirgin eden bir durum. Bu nedenle örgütlenmemizi istemiyorlar. Ama onlara inat, önümüze ne türlü engel çıkarırsa çıkarsınlar 25 senelik bu örgütlenme geleneğini sürdürmeye kararlıyız.”

    EMEKLİLERİN MAAŞI ASGARİ ÜCRETİN DE ALTINDA

    İshak Kocabıyık, 3 yıllık sendikal faaliyetleri ile Türkiye’nin 108 yerinde örgütlendiklerini vurgulayarak, üye sayılarının 13 bine ulaştığını ifade etti.

    Bütçe görüşmelerinde emeklilerin taleplerine kulak verilmesi gerektiğine dikkat çeken Kocabıyık, sözlerine şöyle devam etti:

    “8 milyon civarında emeklinin maaşı 2000 TL’nin altında. Bunun yaklaşık 1 milyonu 1000 TL’nin altında maaş almakta. Felaketin vahim boyutunu siz düşünün. Ama sendikalaşma hareketimiz daha büyük bir başarıya ulaştığında, sesimizin yankılandığını ve karşılık bulduğu bir dönemi de elbette göreceğiz. Birlik en temel görevlerimizden birisidir. Bütün emekli sendikalarının bir çatı altında birleşmesi, aynı yolda yürüyen sendikaların yan yana gelmesi en temel hedeflerimizden biri. Ama bu salgın nedeniyle bütün toplumsal ilişkiler bir duraksama dönemine girdi.”

    “TALEBİMİZ İNSANCA BİR YAŞAM”

    İshak Kocabıyık, emekliler olarak taleplerinin “insanca bir yaşam” olduğunu söyleyerek, “Çok ihtiyacımız olan barış ve eşitlik. Bunun için de bu ülkede bütün ürettiklerimizi ortaklaşa tüketebilmek için mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini de kullandı.

    “BİRLİKTE GÜÇLÜ OLALIM”

    Tüm Emekliler Sendikası gibi yargı ile faaliyetleri engellenen bir diğer örgüt ise DİSK’e bağlı Emekliler Sendikası. İshak Kocabıyık, iki örgütlenmenin tek çatı altında birleşebilme ihtimaline de değinerek sözlerine şu cümlelerle son verdi:

    Birleşme bizim en önem verdiğimiz noktalardan birisi. DİSK’e bağlı olan Emekli Sen ile bu tür görüşmelerimiz var. Ancak salgın nedeniyle bu başvurular gerektiği gibi yerine getirilemiyor. Buradan birlik çağrımızı bir kez daha bizim dışımızdaki sendikalara tekrarlayalım; Bir olalım, iri olalım, güçlü olalım.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Tüm emekliler Sendikası: 2021 bütçesi savaşın bütçesidir-VİDEO

    Tüm emekliler Sendikası: 2021 bütçesi savaşın bütçesidir-VİDEO

    PİRHA-Tüm Emekliler Sendikası, Mecliste görüşmeleri devam eden 2021 bütçesi ve haklarında süren kapatma davasına ilişkin basın açıklaması yaparak, “Açlık düzenine karşı insanca bir yaşam istiyoruz” dedi.

    2021 Bütçe tasarısı görüşmeleri sürerken emekliler de taleplerini dile getirdi. Tüm Emekliler Sendikası, yurt genelinde eş zamanlı basın açıklaması yaptı.

    Ankara’da Genel Merkez binası önünde bir araya gelen sendika üyeleri, “İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganı atarken “Emekliye ücretsiz ulaşım hakkı verilsin. Emekliye %5 temel gıdaya %48 zam” dövizleri taşındı.

    Tüm Emekliler Sendikası Genel Sekreteri İshak Kocabıyık, “İnsanca bir yaşam ve savaşa karşı barış için hala taleplerimizle yollardayız” diyerek şunları dile getirdi:

    “2021 bütçe tasarısı sarayın istekleri doğrultusunda hazırlanmaktadır. Bu bütçe ne yazık ki savaşın bütçesidir. Bu bütçe sağlıksızlığın bütçesidir. Bu bütçe yoksulluğun, açlığın bütçesidir. Savaşa karşı barış, halkların eşitliği, insanca bir yaşam şiarıyla sendika olarak 108 şubemizle beraber söz konusu taleplerimizi dile getiriyoruz. Dile getirdiklerimiz sadece yazılı kağıtta olan taleplerimiz değil. Biz anı zamanda doğa ile barışık bir yaşam için mücadelemize devam edeceğiz. Tüm Emekli Sen için çıkarılan ne kadar engel, baskı var ise 25 senelik mücadele tarihimizde olduğu gibi yırtıp bir tarafa atacağız.”

    “GÖRÜŞLERİMİZE BAŞVURULMUYOR”

    Sendika açıklamasını ise Çankaya Şube Yönetim Kurulu Üyesi Halil Özdemir okudu. İktidarın, halkın ihtiyaçları yönünde hiçbir değişikliğe izin vermeyeceğini söyleyen Özdemir, şunları kaydetti:

    “Bu görüşmelerde, bizlerin görüşlerine başvurulmamakta, temsil ettiğimiz kesimler yok sayılmaktadır. Bu sarayın ve TBMM çoğunluğunun siyasi tercihidir. Bu siyasi tercihte yoksullardan, kadınlardan, çalışanlardan, emeklilerden, işçilerden değil, sermayeden, rantiyeden yana kullanılmaktadır.

    Bunun yanı sıra emekliler için uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan sendika kurma hakkımız mahkemeler vasıtasıyla elimizden alınmaya çalışılmakta, devletin uluslararası sözleşmelere uygun iç hukukta düzenlemeler yapmak yerine emeklilerin 25 yıllık sendikal geçmişini yok saymaya çalışmakta, sendikaları kapatmakla tehdit etmektedir.”

    BU BÜTÇE SAĞLIKSIZLIĞIN BÜTÇESİDİR”

    Açıklamada, salgını önleyici tedbirler içerisinde yaşlılara engel konulmasının “onur kırıcı” olduğuna vurgu yapılarak şöyle devam edildi:

    “Bu tedbirler yerine halk sağlığı önlemlerinin, koruyucu hekimliğin, sağlığın bütünüyle kamusal ve parasız bir hizmet olmasının koşulları yaratılması gerekirken, sağlıkta özelleştirmenin simgesi olan şehir hastaneleri yapımına hız verilmiştir. Oysa çoğu şehirlerde pek çok hastane binası boşaltılmış, işlevsizleştirilmiş, yıkılmaya terk edilmiştir. Bu bütçede de emeklilerin sağlık haklarını iyileştirici ne bir madde ne de böyle bir niyet vardır. Açlığa mahkum edilen emeklilere bir de salgının yükü eklenmiş, sağlık hizmetlerinden parasız olarak yararlanması gereken kesimler adeta para kazanmanın yolu gibi görülmüş ve görülmeye devam edilmektedir.

    Son günlerde devreye giren, güya salgına karşı önlem diye adlandırılan kısıtlamalar ise, tedbir olmaktan daha fazla, halkın yaşam biçimini değiştirmeye ve baskıcı bir sistemi iyice yerleştirmeye, toplumsal muhalefetin her adımını engellemeye yönelik hale gelmiştir.

    “DOĞA KARŞITI VE BİLİMSELLİKTEN UZAK BİR BÜTÇE”

    Son yıllarda artan ölçüde, sel gibi, deprem gibi felaketler yaşanmaktadır. En son İzmir ve civarında yaşanan deprem gerek can kaybı açısından gerekse de kamunun sorumlulukları açısından acı gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiştir.

    Ülkenin doğal zenginliklerini sermayeye peşkeş çekmenin bir sonucu olarak yaşanan ve adeta cinayete dönüşen felaketlere karşı bütçede her hangi bir kaynak yoktur. Aksine bu tür felaketleri önleme ve sonrası önlemleri almakla yükümlü kurumlara bütçeden ayrılan pay komik dencek orandadır. Bir örnek olması açısından Diyanet İşleri Başkanlığına 13 milyar lira AFAD’a ise 2 milyar lira ödenek ayrılması söylenebilir.”

    Halil Özdemir, Tüm Emekliler Sendikası’nın taleplerini de şu şekilde sıraladı:

    *Emeklilerin sendikalarına karşı açılmış kapatma davaları geri çekilmeli, Valilikler bu davalara taraf olmamalıdır.

    *Uluslararası sözleşmeler ve 25 yıldır emeklilerin zorluklarla baş ederek sürdürdüğü kazanımlar ve sendikal örgütlenmesi tanınmalı, anayasal güvence altına alınmalıdır.

    *En düşük emekli aylığı brüt asgari ücret tutarına yükseltilmelidir.

    *Emekliler arasındaki ücret dengesizliği bir an önce giderilmeli.

    *Yılda 4 sefer aylık tutarında ikramiye verilmelidir.

    *Sağlık hizmetleri tamamen kamusal olmalı, kamu eliyle yürütülmelidir.

    *Emeklilerden sağlık ve tedavi katkı payları alınmamalıdır.

    *Ekmek, et, su, elektrik, doğalgaz gibi temel ihtiyaç ürünlerine zam yapılmamalıdır.

    *Coronavirüse karşı bulunduğu söylenen aşıların tıbbi olarak onaylanmasından sonra ücretsiz olarak (Sağlık çalışanları ve ardından 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olanlardan başlamak üzere) aşılanmasına başlanmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kadınlar 8 Mart’ı Ankara’da coşkulu bir şekilde kutladı-VİDEO

    Kadınlar 8 Mart’ı Ankara’da coşkulu bir şekilde kutladı-VİDEO

    PİRHA – Ankara Kurtuluş Parkı’nda Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayan kadınlar “Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla 5 Martta Çankaya belediyesinin önünde yapılan etkinliğin engellenmesi ve çok sayıda kadının darp edilerek, sürüklenerek gözaltına alınmasının ardından kadınlar inatla ve coşkuyla yeniden sokağa çıkarak istediğimiz dünyayı kadın eliyle kurana kadar mücadeleye devam edeceğiz” dedi. 

    Ankara’da kadınlar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlamak için Kurtuluş Parkı’nda bir araya geldi. KESK, DİSK, TMMOB, TTB, HDP, EMEP, SYKP, SEP, Halkevleri, Aka-Der, Köy Dernekleri, Tüm Emekliler Sendikası ve çok sayıda üniversite gençliğinin katıldığı etkinlik coşkulu bir şekilde gerçekleşti.

    “KADINLARI BASKILARLA SİNDİREMEZSİNİZ”

    Ankara Kadın platformu adına 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü ortak basın metnini okuyan Gülşah Öztürk  konuşmasında şunları kaydetti:

    “Pazar günü kadınlar şiddetle, hakaretle gözaltına alındı. Kadınların bir arada olmasından korkanlara hatırlatalım: Bizleri baskılarla sindiremezsiniz, çocuk istismarına tepkilerin çoğaldığı bir dönemde, suçluları hadım ve idam etmekten bahsedildiğini, cinsel suçları tedavi edilecek hastalıklar gibi göstermenin faillerin cezai sorumluluğunu, devletin de cinsel saldırıyı önleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmak anlamına gelir.

    İstismar ile rızaya dayalı cinsel ilişkiyi ‘zina’ kavramı üzerinden tartışmanın da hem cinsel suçları normalleştirmek hem de dini kuralları topluma dayatma fırsatçılığı olduğunu Hadım cezası, zina tartışması şerri hukuk demektir, yargının ancak dini referans alarak adil olacağı fikrinin topluma dayatılmasıdır, bunu asla kabul etmiyoruz.”

    “CİNSEL ŞİDDET DEVLET ŞİDDETİYLE ÇÖZÜLEMEZ”

    “Cinsel şiddet, devlet şiddetiyle çözülemez” diyerek konuşmasını sürdüren Öztürk, “Kadın cinayetlerinin bir önceki yıla göre yüzde 25 arttığını kaydederek “Diyanetin kadın düşmanı fetvaları, 6284 sayılı yasanın uygulanmaması, OHAL bahanesiyle bir gecede geçen yasalar, yargıda kadın düşmanı kararlar eliyle şiddet failleri cesaretlendiriliyor” dedi.

    “SAVAŞ, KADINLAR İÇİN AÇLIK, TECAVÜZ, ÖLÜM DEMEKTİR”

    “Savaş politikalarının yarattığı travmanın en ağır sonuçlarını kadınlar ve çocuklar yaşıyor. Savaş kadın ve çocuklar için açlık, yoksulluk, taciz, tecavüz ve ölüm demektir” diyen Öztürk, “Kadınlar savaş karşıtı olmaktan, barış talep etmekten asla vazgeçmeyecekler. Bir araya gelerek dayanışmamızı büyütecek mücadelemizi daha da büyütüyoruz diyerek sözlerini sürdüren Öztürk, “Bu güne kadar mücadele eden LGBTİ bireylerin olduğunu, bu korkunç tabloyu değiştirebilecek inanç da var, umut da var, direnç de var. Bizler bu kararlılıkla hep birlikte kadının yükselttiği mücadele ile başaracağız” diyerek sözlerini tamamladı.

    “KADIN YAŞAM ÖZGÜRLÜK”

    Kadın cinayetlerine, tacize, tecavüze, kadın haklarına yönelik saldırılara, çocuk istismarına direneceklerini haykıran kadınlar, “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganları attılar. 8 Mart bildirisi Türkçe, Kürtçe ve Arapça olarak üç farklı dilde okundu.

    Sonrasında “itaat etmiyoruz, boyun eğmiyoruz” simgeli kısa oyundan sonra yoğun yağan yağmura rağmen Türkçe ve Kürtçe türküler eşliğinde halaylar çekilerek etkinlik tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Tüm Emekli-Sen Başkanı: Tek adam rejiminin taşları adım adım döşeniyor-VİDEO

    Tüm Emekli-Sen Başkanı: Tek adam rejiminin taşları adım adım döşeniyor-VİDEO

    PİRHA – DİSK’e bağlı Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Veli Beysülen TTB’ye yönelik operasyon ve ülke gündemine dair düşüncelerini PİRHA’ya anlattı. Beysülen, “Deyim yerinde ise iktidar kendi paralelinde olmayan bütün kurumları bir şekilde ele geçirme taktiği güdüyor” dedi. 

    Haberin videosu

    Geçtiğimiz günlerde Türk Tabipleri Birliği’ne yönelik gerçekleştirilen operasyona ilişkin PİRHA’ya konuşan DİSK’e bağlı Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Veli Beysülen, “Yaşanan gelişmeleri bir bütün olarak değerlendirdiğimizde; Türkiye’de kurulmak istenen ya da getirilmek istenen tek adam rejiminin kilometre taşlarının adım adım döşendiğini görüyoruz. Bu hedefe ulaşabilmenin yolu da demokratik kurumları, demokratik kamuoyunu susturmaktan ve baskı altına almaktan geçiyor” ifadelerini kullandı.

    “TTB’NİN MERKEZ KONSEYİNİ ELE GEÇİRME TAKTİĞİ”

    Operasyonun TTB’ye yapılmış olmasının özel bir nedeni olduğunu düşünüyorum” diye konuşan Beysülen, şunları kaydetti:

    “Çünkü TTB’de yıllardır iktidar mevcut yönetime ya da yönetim anlayışına karşı liste çıkarmakta ve bütün genel kurullarda da seçimi kaybetmektedir. Ben özellikle TTB’nin bu anlamda seçildiğini, yaklaşmakta olan genel kurulda TTB’nin merkez konseyini ele geçirme taktiği var. Deyim yerinde ise iktidar kendi paralelinde olmayan bütün kurumları bir şekilde ele geçirme taktiği güdüyor.
    Bu anlamda da çok tehlikeli bir süreç olduğu, çok açıkça ifade etmeli. Yani ülkenin tek sesli olduğu, halkın %80-90 arkamızda diye bir şey yok. Olmadığı için pervasızca saldırılıyor. TTB’nin temsil ettiği değerler açısından yaptığı açıklamaya baktığımızda gerçekten söylenmesi gerekenleri söylenildiğini görüyoruz.”

    “SAVAŞ DOĞA SAĞLIĞI SORUNUDUR”

    Beysülen, “Savaş bir insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunu değil mi” diyerek tepki gösterirken şunları belirtti:

    “Halk sağlığı sorununu da geçiyoruz, bir doğa sağlığı sorunudur. Yani sadece bir halk sağlığı sorunu olarak görmüyoruz, savaşta bombalanan yerlerde kuş yaşar, börtü böcek yaşar, yılan yaşar, kurt yaşar yani canlılar yaşar, bitki yaşar.
    Bütün bunları bir bütün olarak ortadan kaldırırız. Dolayısıyla sadece bir halk sağlığı sorunu değil, aynı zamanda bir doğa sağlığı sorunudur.”

    “YAŞAMAYI, YAŞATMAYI SAVUNAN BİR MESLEĞİN TEMSİLCİLERİ”

    Demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesinin içerisinde olacaklarını belirten Beysülen, “Yaşamayı, yaşatmayı savunan bir mesleğin temsilcilerinin dikkat çekmesi kadar doğal bir şey olabilir mi? Buna dikkat çekmiş olmanın suç olarak kabul edilmesi ve operasyon yapılması kabul edilebilecek bir tutum değildir” dedi.

    Beysülen sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dediğim gibi bu, adım adım oluşturulmak istenen rejimin yeni Türkiye dedikleri, tek tek diyerek gittikleri, şimdi de milli milli diyerek gittikleri bir sürecin kilometre taşlarıdır. Bunların yabancısı değiliz, olabileceğini çok iyi biliyoruz. Ama biz eminiz ki Türkiye’de demokrasi, barışa ve özgürlüğe inanan herkes tüm toplumsal kesimler, katmanlar bu saldırıyı, bu pervasız saldırıları bertaraf edecek dirence ve inanca sahiptirler. Biz bütünün bir parçası olarak bu mücadelenin içerisinde olacağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Tüm Emekliler Sen: Barış isteyen hekimler derhal serbest bırakılsın

    Tüm Emekliler Sen: Barış isteyen hekimler derhal serbest bırakılsın

    PİRHA – DİSK’e bağlı Tüm Emekliler Sendikası ülkede yaşananlara dikkat çekmek için kendi merkez binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Basın toplantısına DİSK Genel Başkanı Gani Beko ve üyeler katıldı. Basın metnini Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Veli Beysülen okudu.

    Açıklamada, “Türkiye’de, ülkeyi yönetenlerce sürekli ihmal edilen, ihmal edildikleri kadar da istismar edilen önemli bir toplumsal katmanı oluşturan emekliler, insanı merkeze koymayan, ekonomik ve sosyal politikalardan olumsuz etkilenen kesimlerin başında gelmektedir” denildi.

    EMEKLİLERİN İNSAN ONURUNA YAKIŞIR YAŞAM İÇİN TALEPLERİ

    Açıklamayı okuyan Beysülen, taleplerini şöyle sıraladı:

    -Emeklilerin, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmeleri için, acil bir yaşlılık politikası oluşturulmalı ve izlenmekte olan ekonomik ve sosyal politikalar derhal terk edilmelidir.

    -Tüm bu tespitlerden hareketle, emeklilerin yaşam kalitesinin yükseltilmesi için, taleplerimiz gözönüne alınarak gerekli düzenlemeler derhal yapılmalıdır.

    -Türkiye’de emeklilerin, ülke koşullarında insanca yaşayacakları bir gelire sahip olmaları için öncelikle, emekli aylıkları ülke koşullarına uyumlu hale getirilmelidir. Bunun için sahte değil, gerçek bir “intibak yasası” derhal çıkarılmalıdır.

    -Anayasanın 2. Maddesi ile hüküm altına alınmış olan sosyal devlet ilkesi hayata geçirilmeli, emeklilerin, sağlıklı bireyler olarak yaşlanmaları için, kendilerine, nitelikli, ulaşılabilir ve ücretsiz sağlık hizmeti devletçe sunulmalıdır.

    -Emeklilere yılda iki ikramiye, kış aylarında yakacak yardımı verilmelidir.

    -Çalışanların aldıkları tüm yan ve ek ödemeler, SGK primine (emekli keseneğine) dahil edilmeli ve emekli olan çalışanların gelir kaybına uğramaları engellenmelidir.

    “YARGI İKTİDARIN MUHALİFLERİ SUSTURMA ARACINA DÖNÜŞMÜŞ”

    “16 yıldır ülkeyi tek başına yöneten iktidar ve ortakları gerilimi ve çatışmayı tırmandırarak ülkede kurmayı hedefledikleri tek adam yönetimine zemin hazırlamanın peşindedir. Bu nedenle toplumun değişik kesimlerini baskı altına almak ve susturmak için adeta cadı avı yaşanmakta ve insanlar evden, iş yerinden, sokaktan toplanarak gözaltına alınmaktadır” ifadeleri kullanılırken açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Yargı iktidarın muhalifleri susturma aracına dönüştürülmüş, iktidarın politikasına karşı çıkan herkes suçlu, hatta hain ilan edilmektedir. Yani iktidar partisinin politikalarına karşı çıkmak, eleştirmek vatana ihanetle eşdeğer tutuluyor artık.
    Bunun en son örneği, insanı yaşatmaya ant içmiş ve görevleri insanların sağlıklı bir şekilde yaşamalarını sağlamak olan hekimlik mesleğinin temsilcileri TTB merkez konseyi üyelerine yapılan saldırıdır. Tekrar ediyorum hekimlik insanı yaşatmayı amaçlayan, insan sağlığını bozacak ortamı reddeden onurlu bir meslektir ve insan hayatına kasteden her duruma karşı çıkmak en kutsal görevidir. Bu nedenle savaş şiddet ve her türlü kötü muameleyi ret etmesi mesleğinin olmazsa olmazıdır. TTB Merkez Konseyi, “savaş insan eliyle ortaya çıkan bir halk sağlığı sorunudur” demek suretiyle uyarı görevini yapmıştır.”

    KURUMLARA TTB’NİN YANINDA OLMA ÇAĞRISI

    Beysülen, kurumlara TTB ile dayanışma çağrısı yaparak şunları dile getirdi:

    “Buradan mesleğinin gereğini yapan TTB merkez konseyine karşı linç girişiminde bulunanları uyarıyoruz. Türkiye’nin imzaladığı ve taraf olduğu uluslararası belgeler, barışı savunmayı değil, savaş istemeyi ve savaşın propagandasını yapmayı, insanlık suçu olarak belirlemiştir. Bu nedenle mesleklerinin gereğini yaparak, barış isteyen hekimler derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılsınlar diyoruz. Buradan siyasi parti, sendika, meslek örgütü, demokratik kitle örgütü farkı gözetmeksizin tüm demokratik kurumları, TTB’nin yanında olmaya, iktidarın, bireyleri ve kurumları çoktan aşmış olup, yüzyıllar süren mücadelelerle kazanılmış olan, insanlığın ortak değerlerini hedef alan, saldırılarına karşı ortak tutum almaya çağırıyor ve yaşasın dayanışma diyoruz.”

    HABER MERKEZİ/ANKARA

     

  • Tüm Emekliler Sendikası hak mücadelesi için alanlara çıkıyor

    Tüm Emekliler Sendikası hak mücadelesi için alanlara çıkıyor

    PİRHA – Tüm Emekliler Sendikası “Saraya, savaşa, cemaate değil emekliye, emekçiye bütçe” sloganıyla 12 Aralık Salı günü tüm şube ve temsilcilikleriyle alanlara çıkıyor. 

    Tüm Emekiler Sendikası Genel Merkezi tüm şube ve temsilciliklerle beraber “Sürünmeyeceğiz, el açmayacağız, örgütleneceğiz, el açmayacağız” şiarıyla 12 Aralık Salı günü alanlarda olacağını duyurdu. Saat 10.00’da başlayacak etkinlikte Tüm Emekliler Sendikası taleplerini dile getirecek.