Etiket: tunceli cemevi başkanı ali ekber yurt

  • Tunceli Cemevi Başkanı’ndan Bahçeli’ye ziyaret: Cami de cemevi de bizimdir, hepimiz Müslümanız

    Tunceli Cemevi Başkanı’ndan Bahçeli’ye ziyaret: Cami de cemevi de bizimdir, hepimiz Müslümanız

    PİRHA- Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti. Yurt yaptığı açıklamada, “Cemevi taleplerimizin karşılanmasında büyük katkı sahibi olan Sayın Devlet Bahçeli beyefendiye teşekkürlerimizi sunduk” dedi.

    Aleviler, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Cumhurbaşkanı Kararı ile kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve Meclis’te görüşülen torba yasaya karşı ülkenin birçok yerinde alanlara çıkarak tepki göstermiş, “Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz” mesajı vermişti.

    Bugüne kadar Alevilerin ibadethanesi olan cemevlerini tanımayan, kamusal haklardan faydalanmasının önüne geçen AKP-MHP bloğunun Alevilere yönelik politikaları devam ediyor.

    Dersim’de bulunan Hacı Bektaşi Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt, Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan ve beraberindeki heyet, Elazığ’da miting için bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti.

    BAHÇELİ’YE TEŞEKKÜR ETTİ

    Ziyarette Bahçeli’ye Zülfikar kılıcı hediye eden Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt, “Alevi vatandaşların talepleri karşılanmalı. Cami de cemevi de bizimdir, hepimiz Müslümanız. Cemevi hayatımızın vazgeçilmez gerçeğidir. Bizim gönlümüzde herkese yer vardır’ sözleri ile cemevi taleplerimizin karşılanmasında büyük katkı sahibi olan MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Beyefendiyi İl Valimiz Sayın Mehmet Ali Özkan Bey ile birlikte ziyaret ederek teşekkürlerimizi sunduk” paylaşımında bulundu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dersim PSAKD Başkanı’ndan asimilasyon tepkisi: Alevi Yol ve erkanıyla ilgileri yoktur

    Dersim PSAKD Başkanı’ndan asimilasyon tepkisi: Alevi Yol ve erkanıyla ilgileri yoktur

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un “Tarikatların Tunceli’ye zarar vereceğine inanmıyorum” açıklamasına tepki gösterdi. Kaya, “Ali Ekber Yurt ve onun izini sürenler devlet Alevisi. Bunların Alevilikle, yol ve erkanla ilgileri yoktur” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un “Tarikatların Tunceli’ye zarar vereceğine inanmıyorum” açıklamasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “BUNLARIN ALEVİLİKLE, YOL VE ERKANLA İLGİLERİ YOKTUR”

    Ali Ekber Yurt ve onun izini sürenlerin devlet Alevisi olduğunu söyleyen Ekber Kaya, “Bunların Alevilikle, yol ve erkanla ilgileri yoktur. Sahibine hizmet etmekte yarışırlar, inancımıza baskıda, yok saymada, asimilasyonda, halkımızın yaşadığı tüm acılarda bunların payı vardır. Bu gibi kişi ve kurumlar tarih boyunca hep var olmuşlardır, hiç bir çaba Mansurların, Seyit Nesimilerin, Pir Sultanların, Şeyh Bedrettinlerin öğretilerini yok edememiştir. Kaldı ki Yurt ailesi tarihsel görevlerini, Türkleştirme ve Sünnileştirme görevlerini ifa etmekteler, bu gaye ile Dersim’de işlerini yapmaktalar.

    “ACI OLAN DERSİM’DE İNANCA GÖRE HİZMET YÜRÜTECEK BİR CEM VE HİZMET EVİNİN YOKLUĞUDUR”

    Ali Ekber Yurt’un, bu görevi Cumhurbaşkanına yazdığı mektupta ifade ettiğini söyleyen Kaya, şunları kaydetti:

    “Asıl acı olan Dersim’de inanca göre hizmet yürütecek bir cem ve hizmet evinin yokluğudur. Bu yönlü girişimlerimizin sonuçsuz kalması yer tahsisinin yapılmamasıdır. İvedi görev bu asıl ihtiyacın giderilmesi, halkımızın benimsemediği bu yerlere gitme zorunluluğundan kurtulmasıdır. Bu inanç kurumunun da gerçek işlevine kavuşturulmasıdır.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Tunceli Cemevi Başkanının açıklamaları Dersim’e ve Aleviliğe yakışmıyor’ -VİDEO

    ‘Tunceli Cemevi Başkanının açıklamaları Dersim’e ve Aleviliğe yakışmıyor’ -VİDEO

    PİRHA-Dersimli yurttaşlara Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un ‘Tarikatların Dersim’e bir zararı olmaz. Cemevinden cenazeleri cami hocaları kaldırıyor’ şeklindeki açıklamalarını sorduk. “Cemevi başkanının fikirleri bizim için önem arz etmiyor” diyen yurttaşlar zaten kendisinin Dersim’i temsil etmediğini ve onu dede olarak görmediklerini ifade ettiler. 

    Pir Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayan Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un ‘Tarikatların Dersim’e bir zarar vereceğine inanmıyorum. Cemevinde cenazeleri Sünni hocalar kaldırıyor” şeklindeki açıklaması tepki çekti. Sokağa çıkarak mikrofon uzattığımız Dersimli yurttaşlar  Tunceli Cemevi Başkanı Yurt’un açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, bu açıklamanın Dersim’e yakışmadığını belirtiller.

    “ÇOK SEVDİĞİ TARİKATLARIN YANINA GİTSİN”

    Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un fikirlerinin önem arz etmediğini söyleyen Engin Büyüktaş, “Burada tarikatların amacını hepimiz biliyoruz. Dersim’in tarikatlara ihtiyacı yok. Böyle adamların burada yeri olmamalı, çok sevdiği tarikatların yanına gidip orada ne yapmak istiyorsa yapabilir, Dersimli olarak böyle bir açıklamayı kabul etmiyorum” dedi.

    “DERSİM HALKININ BÖYLE BİR DEDEYE İHTİYACI YOK”

    “Böyle bir açıklama yapmış ama zaten kendisi Dersim’i temsil etmiyor” diyen Adil Turan ise, “Biz onu dede olarak da görmüyoruz. Bu kadar savunduğuna göre demek ki o tarikatların dedesi. Gidip onlarla dursun, bir an önce cemevini terk etse iyi olur. Dersim halkının böyle bir dedeye ihtiyacı yok” diye konuştu.

    “DERSİM’E VE ALEVİLİĞE YAKIŞMIYOR”

    Yaptığı açıklama tamamen hayal kırıklığı, artık bir şey yapılması gerekiyor çağrısında bulunan Haydar Kapar da, “Alevilerin cenazelerini oradan kaldırmaması gerekir. Çok tuhaf şeyler oluyor, söylemler yapılanlar hiç hoş değil. Oranın (cemevi) birinin tekelinde olması hiç hoş değil sonuçta bir inanç. Cemevinde Alevi dedelerinin olması gerekirken cami hocaları var bu işte bir terslik var. Dersim’e ve Aleviliğe yakışmıyor” dedi.

    “Bizim kendimize has kültürümüz, inancımız var” diyen Ali Hıdır Yıldırım, “Bu kültürümüzü toplum çok önemsemeli bunları hiçbir zaman yitirmemeliyiz. İnsanın en önemli değerleri; dilleridir, inançlarıdır, kültürleridir. Bir başkasının bu bölgeye gelip, inançlarımız hakkında hiçbir bilgisi olmamasına rağmen inancımızı farklı mecralara çekerek zaman zaman dil uzatabiliyor. Biz buna sessiz kalabiliyoruz. İnsanlar yaşadığı bölgede inançlarına sahip çıkmalı ve bir başkasının da buna dil uzatmasına müsaade etmemeli” dedi.

    “Kendince haklılık payı da vardır, haksız olduğu yönü de vardır” ifadelerini kullanan Hıdır Çil de şunları kaydetti:

    “Haklı olduğu taraf, gerçekten bizim sol görüşlü insanlar kültürüne, örfüne aslında sahip çıkmadığımızı belirtmek amaçlıdır. Tarikatlar, burada kendi kültürümüze sahip çıktığımız müddetçe hiçbir zaman bir varlık gösteremez. Öncelikle biz kendi kültürümüze sahip çıkmamız lazım.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dede Öztürk’ten Diyanet tepkisi: Sen kimsin ki bir ocağa dede atıyorsun!-VİDEO

    Dede Öztürk’ten Diyanet tepkisi: Sen kimsin ki bir ocağa dede atıyorsun!-VİDEO

    PİRHA- Güvenç Abdal Ocağı dedesi Sefa Öztürk, Tunceli Cemevi Başkanı’nın Diyanet’ten cemevine imam hatipli kişilerin dede olarak atanması talebinin kabul edilmeyeceğini belirterek, bunun ocaklar sistemine bir saldırı olduğunu vurguladı. Bunun Aleviliğin doğasına aykırı olduğunu belirten Öztürk, “Ocaklar bugün mutlaka bir deklarasyon yayınlamalı ya da biraraya gelmeli” dedi. 

    Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Tunceli Cemevi’ni ziyareti sırasında kendisinden cemevine imam dede atanmasının talep edilmesine tepki gösterdi. Öztürk, Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un Diyanet’ten imam hatip mezunu iki kişinin cemevine dede olarak atanmasını talep etmesinin Alevice bir tavır olmadığını kaydetti.

    “ALEVİLER KENDİ ELLERİYLE İNANÇLARINI BOĞUYOR” 

    önceden Alevilere egemen güçlerin saldırdığını şimdi ise Alevilerin kendi elleriyle inançlarını boğmaya çalıştıklarını vurgulayan Öztürk, yıllardır fiziki saldırılara maruz kalan Alevilerin bugün ideolojik ve inançsal boyutta bir saldırıyla karşı kaşıya olduklarını belirtti. Dersim’in özellikle seçilerek oranın doğasına, havasına, suyuna, kimliğine, kişiliğine bir saldırı olduğunu ifade etti.

    “CEMEVİ ÖZELİNDE DERSİM TOPRAKLARINA BİR SALDIRI VAR”  

    Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Aynı zamanda Dersim özellikle seçilerek doğasına, havasına, suyuna, kimliğine, kişiliğine de bir saldırı var. Bir inancı tanımlarken sadece kutsal kitaplar, sözler üzerinden değerlendirilemez. Her inancın aynı zamanda bir coğrafyası, bir mekanı, evi var. Alevi inancında binalar kutsal değildir. Alevi inancında doğanın kendisi kutsaldır. Hava, su, ateş, toprak. Yani onları savunamadığınız sürece orayı vatan yapamazsınız. Bugün o Tunceli Cemevi özelinden Dersim topraklarına bir saldırı var. Bugün Alevilerin yaşadığı bölgeler hızla demografik değişikliklere uğruyor. Oralarda Aleviler azaltılıyor. Bilerek Alevilerin yoğun olduğu bölgelere Suriye’den gelen şaibeli insanlar yerleştiriliyor. Bu coğrafyanın insanları aşsız ve işsiz gezerken onlara büyük bir para ödeniyor. Bu neyin karşılığı? Hiçbir şey doğada boş değildir, her şeyin bir karşılığı vardır. Bunlar mutlaka bir hazırlıktır diye düşünüyorum.

    “NEDEN DERSİM?”

    Alevilerin bağlı olduğu coğrafyalar büyük bir saldırı altında. Şimdi biz bunları da görmek zorundayız. Tesadüfen değil, Diyanet İstanbul’da, Ankara’da yüzlerce cemevi dururken eğer bir ziyaret gerçekleştirecekse neden Dersim? Bunun üzerinde biraz daha durulması gerektiğine inanıyorum. Oradan çözmeye çalıştıkları bir Aleviliği Türkiye genelinde çözebileceklerine inançları var ve oranın havasına, suyuna, toprağına bir saldırıdır aynı zamanda. Bizler bunları kesinlikle Alevi kabul etmiyoruz. Bu Alevilik değil, bu başka bir şey. Dolayısıyla biz Alevler bu tür saldırıların karşısında direnmeye, düşüncelerimizi, toprağımızı, havamızı, suyumuzu, güneşimizi savunmaya devam edeceğiz.”

    “ALEVİLİĞİN DİYANET’İN ÜST AKLINA İHTİYACI YOK”

    Aleviliğin Diyanet’in üst aklına ihtiyacı olmadığını hatırlatan Öztürk, Aleviliğin yıllardır bu coğrafyada kadim bir inanç olarak kendini var ettiğini, bundan sonra da böyle olacağını kaydetti. Aleviliği farklı taraflara çekmek isteyenlerin, Şiileştirmek, Sünnileştirmek, asimile etmek isteyenlerin kendilerinden olmadığını ifade eden Öztürk, ellerinden geldiği kadar Alevi inancını, felsefesini, değerlerini, pirlerini, ocaklarını, taliplerini, aşıklarını, sadıklarını var etmeye çalışacaklarına işaret ederek zaman zaman bu gerilemelerin olabileceğini belirtti. Tüm gerilemelere ve eksikliklere rağmen Aleviliğin kendisini tekrar diriltmeyi başarabileceğini dile getiren Öztürk, “Alevilik yüzlerce tuzaktan geçmiştir. Kendi değerini, kendi ahlak anlayışını, sorgu anlayışını, görgüsünü, o cem anlayışını bırakmayacaktır. Terk eden kendi adına terk eder. Biz onlara dönek, tarihine ihanet eden, değerlerine ihanet eden gözüyle bakıyoruz” dedi.

    “OCAKLAR SİSTEMİNE BİR SALDIRI VAR”

    Diyanet ile görüşüp Aleviler adına bir şeyler talep edenlerin ‘Aleviler’ diye değerlendirilmemeleri gerektiğine dikkat çeken Öztük, “Bunlar adı Alevi soyadı başka bir şey. İşin özünde bunları sinsi, kurnaz, tuzak kuran, insanları aldatmaya ve kandırmaya çalışan bir grup olarak değerlendirmekte fayda var” şeklinde ifade etti.

    Cemevine dede atanmasının başlı başına ocaklar sistemine bir saldırı olduğuna vurgu yapan Öztürk, şunları belirtti:

    “Her ocak kendi piri ve kendi talibiyle ilişkilidir. Ocaklar sistemini çözdüğünüzde Aleviliği çözersiniz. İşin özünde ocakların bugün buna karşı bir tavır göstermesi gerekir. Çünkü ocak sistemine karşı müthiş bir saygısızlık var. Hiçbir talip başka bir ocağın pirine ikrar vermek zorunda değil. Kendi ikrarlı olduğu ocaklar vardır onu sorgulayabilecek, onunla cem tutabilecek, onun sorunlarını çözebilecek. Yani onun görgüsünü yapabilecek, musahip cemini bağlayabilecek kendi ocak dedeleridir. Sen kimsin ki bir ocağa dede önerebiliyorsun, atayabiliyorsun. Aleviliğin öyle bir kültürü, öyle bir tavrı yok, öyle bir anlayışı yok. Ocaklar bugün mutlaka bir deklarasyon yayınlamalı ya da biraraya gelmeli. Çünkü bu bize büyük bir saygısızlıktır. Bizde özgür irade ile seçilir dede. Dedeyi talip seçer. Kimse talibe dede öneremez, pir öneremez, mürşit öneremez. Her mürşit ve her talip kendi ocak sistemi içerisinde birbirleriyle haşır neşir olur, birbirini görgü, sorgu noktasında yargılar, birbirine ikrar verir. ‘Benim önerdiğime benim gönderdiğime ikrar vereceksin’ bu Aleviliğin doğasına aykırı. Bu kabul edilebilir bir şey değil, tartışılamaz dahi. Yani kimsin ki Alevilere sen dede öneriyorsun, hangi akılla. Bu inanç icat etmek, inancı deforme etmek, hırpalamak demektir. Onun üzerinde tepinmek demektir. Bu inancın üzerinde bugün birileri çıkmış tepiniyor. Bu asla kabul edilebilir bir şey değil. Bu hem tutmaz hem bunu biz kabul edemeyiz. Ocaklar kabul edemez, ocakzadeler kabul edemez. Yıllarca varlıklarını talipleri, rayberleri, zakirleri ve mürşitleri, pirleri üzerinden sürdüren Alevilik bugün bu tür Alicengiz oyunlarıyla alaşağı edilmek isteniyor. Buna asla izin veremeyiz.”

    “HİÇBİR DERNEK ARTIK ALEVİLİĞİ TEMSİL ETMİYOR”

    Alevi kurumlarının ciddi anlamda zayıflık gösterdiklerini söyleyen Öztürk, “Ben hiçbir derneğin artık Aleviliği temsil ettiğine inanmıyorum. Alevilik farklı bir mecrada duruyor. Bakın Alevilik somut olarak bir yerde duruyor. Ne derneğin içinde, ne inanç kurulunun içinde ne de diğer tarafta. Alevilik kendini yeniden gizlemek ve saklamak zorunda hissediyor şu anda. Çünkü gördüğü yerde ifade edilen Alevilikle onu yaşadığı Alevilik arasında korkunç bir tezat var. Biz bu zıtlıkları aşmak zorundayız.” dedi.

    Aleviliğin inanç içerisinde örgütlülüğünü aşağıdan yukarıya doğru yarattığını dile getiren Sefa Öztük Dede, Alevi kurumlarının ciddi anlamda kendini tekrar gözden geçirmesi gerektiğini de ekledi.

    PİRHA/İSTANBUL