Etiket: tunceli deprem

  • Görür: Dersim’in deprem üretme zamanı doldu, tehlikeli bir duruma geldi

    Görür: Dersim’in deprem üretme zamanı doldu, tehlikeli bir duruma geldi

    PİRHA- Türkiye’nin deprem riskine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, en çok endişe ettiği bölgenin Dersim olduğunu belirterek, “Tehlikeli bir duruma gelmiş artık. Deprem üretme zamanı dolmuş” uyarısında bulundu.

    Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Asena Kılıç’ın Youtube kanalındaki ‘Meslek Sırrı’ programına katıldı.

    Kritik faylarda yaşanan depremlere ilişkin analizlerini paylaşan Görür, “En çok endişe ettiğim yer” diyerek Dersim için deprem uyarısında bulundu. Bu bölgede deprem gerçekleşme periyodunun dolduğunu vurgulayan Prof. Dr. Görür, Marmara depremine ilişkin de konuştu. Görür, “Bas bas bağırıyoruz, Marmara’ya, İstanbul’a dikkat edin” dedi.

    “ÖNLEM ALIN DİYORUZ Kİ 6 ŞUBAT DEPREMLERİ TEKERRÜR ETMESİN”
    “Tarih tekerrür etmesin” diyerek yeni uyarılarda bulunan Görür, “Bas bas bağırıyoruz, Marmara’ya, İstanbul’a dikkat edin, depreme hazırlayın diye. 6 Şubat öncesi dikkat etmediler 50 binden fazla insanımızı bir gecede gömdük. Marmara’da önlem alın diyoruz ki 6 Şubat depremleri tekerrür etmesin. İnsanlarımız ölmesin diye bas bas bağırıyoruz. Ama siyasi iradenin, halkımızın umursadığı da yok. Korkuyorum ki yine tarih tekerrür edecek” ifadelerini kullandı.

    “TUNCELİ YÖRESİ, ERZİNCAN, BİNGÖL ENDİŞE ETTİĞİMİZ YERLER”
    Prof. Dr. Görür, “Çok endişe ettiğim yer” diyerek üç il için uyarıda bulundu. Koordinat olarak “Tunceli Yöresi” diyen Görür, “Erzincan, Bingöl-Karlıova arası endişe ettiğimiz yer. Deprem olma periyodu dolmuş, tehlikeli bir duruma gelmiş artık. Deprem üretme zamanı dolmuş” diyerek uyardı.

    “Marmara depremi mi daha yakın yoksa Tunceli’de beklenen deprem mi” sorusuna ise Görür şöyle yanıt verdi:
    “Onu kestirmek zor ama Marmara Bölgesi ve Tunceli yöresi dikkat etmemiz gereken bir noktada. Stratejik olarak ilk müdahale edeceğimiz yerler orası. Bizim söylediğimiz buraları deprem dirençli hale getirilmesi.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de deprem hazırlıkları: 12 konteyner kent kuruldu, Mutu Köprüsü yeniden yapılacak

    Dersim’de deprem hazırlıkları: 12 konteyner kent kuruldu, Mutu Köprüsü yeniden yapılacak

    PİRHA- Bilim insanlarının sürekli deprem uyarısında bulunduğu Dersim’in merkez ve 7 ilçesinde 12 konteyner kent kuruldu. 1600 kişiye arama kurtarma eğitimleri verildi. Ayrıca Dersim-Erzincan bağlantısını sağlayan depreme dayanıksız Mutu köprüsünün yeniden yapılıyor. Vali Bülent Tekbıyıkoğlu deprem hazırlıklarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Başta Prof. Dr. Naci Görür olmak üzere, bilim insanlarının sürekli deprem uyarısında bulunduğu, Ovacık ve Nazimiye fay hatlarını içinde barındıran ve Doğu Anadolu Fay Hattı ile Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kesiştiği noktada yer alan Dersim’in merkez ve 7 ilçesinde depreme hazırlık çalışmaları kapsamında, 12 adet konteyner kent kuruldu. 1122 konteynerin inşası için de çalışmaların sonuna gelindiği belirtildi.

    6 Şubat depremlerinde ‘koordinatör vali’ olup, kararname ile Dersim’e Vali olarak atanan Bülent Tekbıyıkoğlu’nun talimatı ile polis ve jandarma ekiplerinden oluşan 1600 kişiye arama kurtarma eğitimleri verildi, kamu binalarından numuneler alınarak yapı stoku elden geçirilmeye başlandı. Yapılan performans analizinde, 63 okulun 17’sinin yıkılmasına karar verildi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından imar planına esas jeolojik-jeoteknik mikro bölgeleme etüt çalışmaları başladı. Ayrıca Dersim-Erzincan karayolu bağlantısını sağlayan ama depreme dayanıksız olan Mutu köprüsünün yeniden yapılması için çalışma başlatıldı.

    Vali Bülent Tekbıyıkoğlu şehir merkezinde tamamlanan konteynır alanı ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

    “6 ŞUBAT DEPREMİNDEN ETKİLENENLERİN SAYISI 3000’E YAKIN”

    Bilim insanlarının uyarılarına kulak vererek Tunceli’yi depreme hazırlamak için çalışmalar yürüttüklerini belirten Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, “Çevremizdeki bütün deprem olan yerlerden Erzincan, Elazığ ve Maraş depreminden Tunceli ilimiz etkilendi. En son 6 Şubat depremiyle beraber etkilenen vatandaşlarımızın sayısı 3000’e yakın. Dün itibariyle hak çalışmasını da bitirdik. 1808 tane hak sahibini belirledik. Bunların içerisinde, iş yeri sahipleri de konut sahipleri de var. Bunlarla ilgili hazırlık çalışmalarımız bir yandan devam ederken bir yandan da yeni depremlere hazırlık mahiyetinde çalışmalar var” dedi.

    “MERKEZ VE 7 İLÇEDE 12 ADET KONTEYNER KENT KURULDU”

    Vali Tekbıyıkoğlu şunları kaydetti:

    “Tabii bazı bilim adamları özellikle Erzincan, Bingöl hattında Karlıova hattında, Yedisu hattında bir kırılmanın olacağını söylüyor ve tek parçada yüksek şiddette yoğun bir kırılmanın olacağından bahsediyor. Biz de ilimizi buna hazırlamaya çalışıyoruz. Bütün unsurlarımızla ve bakanlıklarımızla beraber bir çalışma içerisindeyiz. 6 Şubat depreminden etkilenen insanlar ve hak sahipleri için her ilçemizde birer konteyner kent oluşturduk. İl merkezi ve 7 ilçemizde toplam konteyner sayımız 1122. Bu konteyner kentleri oluştururken, daha hak sahipliği belirlenmemişti. İşin açıkçası bunları biraz da geniş tutmamızın sebeplerinden bir tanesi de şuydu. Eğer vatandaşımız evini yıkacaksa, yeni ev yapacaksa, kalacak yeri de yoksa bu konteyner kentlerden istifade etmesini çok önemli bir imkan olarak görüyoruz.

    “MERKEZDE YAPILACAK 190 KONUTUN KAPASİTESİNİ 500’E ÇIKARDIK”

    Sadece vatandaşlarımızın evleri değil bununla beraber tüm kamu binalarımızın hepsini elden geçiriyoruz. İlimizde bilhassa 2006 öncesinde hazır beton kullanımı yok. Bu yılı bir milat olarak belirledik. Ondan önce yapılmış kamu lojmanlarının ve kamu binalarının, hizmet binalarının hepsinin performans analizlerini çıkartıyoruz. Bir yandan yıkılıyor bir yandan da yapılıyor. Bununla beraber kimilerinin de sonucu kötü geldi. Buna ilişkin yıkım çalışmalarına da çok hızlı bir şekilde başladık. Toplu konut idaremiz, merkezde yapılacak 190 konutun kapasitesini 500’e kadar çıkardı. Yani ilimizdeki kamu konut stoku problemi de bir nebze olsun giderilmiş olacak.

    “1200 TANE HAZIR ARAMA KURTARMA PERSONELİMİZ VAR”

    Belki Türkiye’de hiçbir ilde muadili olmayan jandarma ve polis sayımız var. Bunlarla beraber arama kurtarma ekiplerini oluşturduk. Jandarma Özel Harekatın ve jandarma komando birliklerinin eğitimini tamamladık. 1200 tane hazır arama kurtarma personelimiz var. Riskli alanların teşvikiyle ilgili bir öneride bulunduk. Burada hem Ovacık hem Pülümür hem Nazımiye ilçesinde hem de merkezde bazı riskli alanları yani deprem olduğu zaman bunlar kesin yıkılacak dediğimiz alanları belirledik. Bunlarla ilgili bir dönüşüm planı bakanlığımız tarafından yürütülüyor. Yani herhangi bir can kaybı olmadan biz bu binalar hasar görür dediğimiz yerlerde etkin proaktif bir çalışmanın içerisindeyiz.

    “MUTU KÖPRÜSÜ YENİDEN YAPILACAK”

    Aslında yerel yönetimlerin sorumluluğunda olan ama bizim altyapısını oluşturduğumuz mikro bölgeleme jeolojik etüt çalışmalarımız da ilimizde devam ediyor. 1206 hektarda riskli dediğimiz ilçelerde bir mikro bölgeleme çalışması şu an halihazırda devam etmekte. Bunlar tabii imar planlarının yapılması için çok ama çok önemli teknik veriler. Belediyelerimizin bu verileri mutlak surette imar revizyonlarında kullanıp izinleri, ruhsatları ilmine, fenine, tekniğine uygun bir şekilde ya vermemesi ya da buna uygun bir şekilde vermesi icap ediyor. O yüzden bu çalışmalar çok ama çok kıymetli. İlimizin malumunuz olduğu üzere bir Elazığ, bir de Erzincan bağlantısı var. Erzincan bağlantısını sağlayan Mutu Köprümüz var. Mutlu Köprüsü artık miadını doldurmuş, mukavemetini de neredeyse kaybetmiş durumda. Bunu bakanlığımız ve Ulaştırma Bakanlığımızla yaptığımız çalışmalar sonucunda Mutu Köprüsü’nün yapımı kararı alındı.  Bu hafta inşallah sondaj çalışması yapılacak.”

    PİRHA/DERSİM

  • Yurttaşlar: Dersim depreme hazır değil -VİDEO

    Yurttaşlar: Dersim depreme hazır değil -VİDEO

    PİRHA- Dersim’de son günlerin en çok konuşulan konuların başında deprem geliyor. Deprem tehlikesi halkı endişelendirken, yurttaşlar gerekli önlemlerin alınmadığı ve hazırlıkların yapılmadığı konusunda hem fikir.

    Başta yerbilimci Prof. Dr. Naci Görür olmak üzere, akademisyen ve uzmanların uyarılarıyla Dersim’de giderek baş gündem maddesi olan deprem tehlikesi halkı da endişelendirmiş durumda. Peşpeşe yapılan uyarılara rağmen kentte ve ilçelerde belli yerlere konumlandırılan konteynerler, halktaki endişeleri dindirmeye yetmiyor.

    Dersim’de beklenen depremi, bu depremle ilgili alınan/alınmayan önlemleri ve duydukları endişeleri halka sorduk.

    “SOKAKTA İNSANLAR TEDİRGİN”

    Hülya Arslan adlı yurttaş, yurttaşlar olarak çok tedirgin olduklarını belirterek, “Çünkü hala yıkılmayıp da içinde insan barındıran binalar duruyor. Belediye binamız örneğin henüz yıkılmadı. Bu çok ciddi bir sorun teşkil ediyor. Tabii ki sadece yıkılmakla kalmayıp, “bu insanlar nereye yerleştirilecek?” sorusuna da 11 ay içerisinde bir cevap veren olmadı. Bizler hiçbir hazırlık göremiyoruz. Yani deprem anında yeterince konteyner, çadır, vesaire var mıdır, ne durumdayız? Bu konuda hiç kimseden bir açıklama alamadık ve sokakta insanların tedirginliği de bu yönde. Ben Dersim’in bu konuda hazırlıklı olduğunu düşünmüyorum” dedi.

    “KÖPRÜLER YIKILDIĞINDA RAFTING KULÜBÜNÜ MÜ ÇAĞIRACAĞIZ”

    “Neye sahibiz, neye sahip değiliz? Yeterince çadırımız var mı yok mu?” diye soran Arslan, “Deprem anında köprüler yıkıldığı takdirde acaba rafting kulüplerini mi dahil edeceğiz yoksa kayık mı var? Biz karşıdan karşıya geçmeyi nasıl başarabileceğiz? Kurumlar arası bir iş birliğinin yapılması ve bundan halkın haberdar edilmesi gerekirdi. En azından broşürlerle vesaire falan ama biz bunlardan hiç haberdar değiliz. Demek ki bu yönde hiçbir çalışma yok” şeklinde konuştu.

    “ÇALIŞMALAR PEK İSTEDİĞİMİZ ORANDA DEĞİL”

    Enver Devletli adlı yurttaş da, “İlimizdeki depremlere yönelik çalışmalar sürekli belediyemiz tarafından yapılıyor. 5 yılda bir denetleniyor. Özellikle 1999 depreminden sonra, 6 Şubat depreminden sonra yine ilgileniyor buradaki TMMOB olsun, buradaki seçilmişler, arkadaşlar uğraşıyorlar. Bu çalışmalar Dersim merkezini pek etkilemez ama yine de depreme dayanıklı çalışma yapılması lazım. Açık konuşmak gerekirse bu ildeki seçilmişler ve bu ildeki atanmış kadrolar bu konuda daha duyarlı. Daha iyi çalışma yapmaları gerekiyor. Ama pek benim istediğim oranda değil” diye konuştu.

    “DEVLET GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRMİYOR”

    Babikhan Adır ise, yurttaş olarak kendilerinin depreme karşı duyarlı olunması gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

    “Elimizden gelen çabayı gösterip önlemlerimizi almamız gerekir. Kurumsal olarak da biliyorsunuz deprem büyük bir yıkılma felaketi oluyor. Deprem kuşağında olmamıza rağmen devletin geçmişten bugüne kadar görevlerini yeterince yerine getirdiğini düşünmüyorum.  Burada en büyük sorumluluk devlete düşüyor. Tabii burada yerel yönetimlerin de koordinasyon içinde çalışması gerekiyor. Kamuoyunun baskısıyla bazı ilçelerde yeni yeni konteyner kentler kurulduğu söyleniyor. Bu kadar büyük bir yıkımın olmasına rağmen bunun yapıldığını düşünmüyorum. Başka bir ülkede vatandaş demiş ki bizim ülkemizde insanlar tesadüfen ölür. Bizim ülkemizde de insanlar tesadüfen yaşadığı için bu hazırlıkların her alanda olmadığı bir gerçektir.”

    “KENDİMİZİ GÜVENDE HİSSETMİYORUZ”

    Özlem Aygül, “Kendimizi güvende hissetmiyoruz” derken, Sibel Taş da, “Biz bir deprem ülkesiyiz. Deprem kuşağında olduğumuz gerçeğini kabul etmemiz gerekiyor. Çok yakın vakitte de çok ciddi bir felaket yaşadık ama hala tedbirlerin alındığına kimse inanmıyor. Ya da depreme yönelik ciddi bir hazırlığın olduğuna dair resmi ağızlardan gerek belediye gerek daha üst makamlardan herhangi bir beyan yok. Yeteri kadar çalışma yapılmıyor. Dolayısıyla insanlar ciddi şekilde tedirginlik yaşıyor ve kimse evinde gecesini rahat geçirmiyor. Çoluk çocuğuyla beraber rahat bir uyku uyumuyor. Deprem profesörlerinin yaptıkları açıklamalar maalesef sadece halkı tedirgin etmeye yarıyor. Keşke bu konuda daha ciddi tedbirler alınsa ve halk da kendini biraz daha güvende hissetmeye başlasa ama maalesef herkes çok tedirgin ve çok güvencesiz hissediyor” ifadelerine yer verdi.

    “DERSİM’E KİMSE SAHİP ÇIKMIYOR”

    Hüseyin Varlık, “Ne tedbir var ne bir şey var ne konteyner var, öyle duruyoruz işte” diyerek tepkisini dile getirirken, Süleyman Gül de, “50-55 bin tane adam öldü, bir önlem almadılar. Şimdi buraya önlem mi alacaklar? Yani Tunceli’ye önlem mi alacaklar? Kim önlem alacak ki? Adamlar herkes cebini doldurmaya geliyor. Yani gelen yiyor, giden yiyor” dedi.

    “DERSİM SAHİPSİZ MEMLEKET”

    Hüseyin Uygun ve Efendi Emir adlı yurttaş da, Dersim’in sahipsizliğinden şikayet ederken, Cemal Çamdeviren, Dersim’de yaşayanların yüzde 80-90’ının endişe içinde olduğunu aktardı.

    PİRHA/DERSİM

  • Naci Görür Dersim için uyardı: Malatya ve Ovacık faylarında deprem daha erken olabilir-VİDEO

    Naci Görür Dersim için uyardı: Malatya ve Ovacık faylarında deprem daha erken olabilir-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kent Sempozyumu’na konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Naci Görür, önemli uyarılarda bulundu. Dersim ve çevresindeki deprem riskine dikkat çeken Görür, “Maraş’taki depremler, önemli miktarda stresi Malatya ve Ovacık faylarının içine transfer etmiş olabilir. Eğer öyle olursa beklenenden daha erken deprem olabilir. Bu işin şakası yok. Önlem alalım. Önlem, bizim zarardan en az etkilenmemiz için tek yol” dedi.

    Dersim Kent Koruma Kurulu ve TMMOB Dersim İl Koordinasyon Kurulu ortaklığında düzenlenen Dersim Kent Sempozyumu’na Prof. Dr. Naci Görür, konuşmacı olarak katıldı.

    “HALK İLE YÜZLEŞMEYE GELDİK”

    Özellikle 6 Şubat depremlerinde on binlerce insanı kaybettikten sonra hak ettiği farkındalığı bulan ve önemli gündem maddesi olan deprem gerçeğini, bugün de Tunceli’ye gelip anlatmak istediklerini belirten Bilim Akademisi Kurucu Üyesi, Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, “Bilim insanları olarak bizler de halk ile yüzleşmeye, insanlarımıza sorunu anlatmaya karar verdik. Çok enderdir ki herhangi bir kent deprem tehdidi altında olmasın. Hangi fay dolmuş, kayaları kırma gücüne erişmişse çat diye kırılır. Orada deprem üretir. Deprem dediğimiz de budur” dedi ve olası bir depremde Dersim’i etkileyebilecek üç fay zonunu tek tek anlattı.

    “TUNCELİ, NAZİMİYE FAY ZONUNUN İÇİNDE”

    Dersim’in, Bingöl Karlıova’dan başlayıp Hatay’a kadar giden Doğu Anadolu Fayı’na yakın olduğunu ve Nazimiye, Ovacık, Malatya faylarının etkisinde olduğunu söyleyen Görür, şunları aktardı:

    “Bakın Tunceli çok güzel, cennet gibi bir yer. Buraya gelirken ben Elazığlı olarak Dersim türküsünü de söyledim; ‘Dersim’i hak saklasın, bir yarim var içinde.’ Burası hepimizin gönlünde ama unutmayın bu bölge Türkiye’nin tektonik yönden en hareketli olabileceği, zamanı gelince en tehlikeli olabileceği bir yer. Nedenini de söyleyeyim. Tunceli’nin kendisi Nazımiye dediğimiz fay zonunun içinde. Nazımiye Fayı Kuzeybatı-Güneydoğu yönlüdür. Güneydoğu yönüne doğru gelir. Karakoçan fayıyla birleşir. Bu birinci fay.

    Şimdi bu fayın bir özelliği var. Bu düşey hareketleri daha fazla bunun. Ama bu fay hakkında bugüne kadar tarihi dönemde bu deprem, şu fayın üzerindedir diye doğru dürüst bilmiyoruz. Ve bu fayın deprem üretme periyodu da yeterince bilinmiyor. Yani ne kadar zaman aralıklarla deprem üretir? Bilmiyoruz.”

    “OVACIK FAYININ ETKİSİ İNANILMAZ FAZLA OLUR”

    Deprem durumunda önemli etkileri olabilecek ikinci fayın, Dersim’in batı ve kuzeybatısında yer alan Ovacık Fayı olduğunu ve bunun da Erzincan’ın batısında Kuzey Anadolu Fayı’yla birleştiğini ifade eden Görür, bu fayın incelendiğini ve yılda 1,4 milimetre hareket hızı olduğunu, bu hız 2 milim olsa bile, bunun bin yılda 2 metre harekete tekabül ettiğini, bu durumun da 7 büyüklüğünde bir deprem üretebileceğini söyledikten sonra Ovacık Fayı ile ilgili şu bilgilerin altını çizdi:

    “Yani Ovacık Fayı her 2500 senede bir 7 ve üzeri deprem üretebilir. Bu fay 3-4 koldan ibaret ve bu kollardan biri üzerinde çalışmalar yapıldı. Orada 6 bin senede 3 tane deprem tespit edildi. Demek ki Ovacık fayı çok yavaş hareket eden bir fay. 7’nin üzerinde deprem üretmesi için 2000-2500 seneye ihtiyaç var. En son deprem milattan sonra 54 yılında oluşmuş. 2023 yılında olduğumuza göre demek ki bu fay üzerinde yeni bir deprem olabilmesi için birkaç yüz sene ya var ya yok. Bu fayın Tunceli’ye etkisi çok inanılmaz şekilde fazla olur.”

    “MALATYA VE OVACIK FAYLARINDA DEPREM DAHA ERKEN OLABİLİR”

    Olası bir depremde Dersim’i etkileyebilecek üçüncü fayın, Dersim’in batısı ve güneybatısında yer alan Malatya Fayı olduğunu söyleyen Görür, “Malatya fayı daha yavaş. Yılda yaklaşık bir milimetre hareket ediyor, onun da tekerrür periyodu 2000-2500 sene oluyor. Çünkü orada yapılan araştırmada 10 bin sene içerisinde 4 tane deprem bilimsel olarak tespit edilmiş. Bu da büyük bir deprem üretebilir. Fakat bir şey var dikkat etmemiz gereken. Faylar böyle düzenli olarak dolmaz. Yani stres doldu doldu illa da 2500 sene geçince de hemen deprem üretir diye düşünürsünüz. Bu doğru değil. Çok hızlı, daha erken doldurulabilir ve deprem öne çekilebilir” dedi.

    Antep ve Maraş’ta olan 7.7 ve 7.6 gibi depremlerin önemli miktarda stresi Malatya fayının içine enjekte etmiş, transfer etmiş olabileceğini ve hatta Ovacık fayına da bu transferin gerçekleşmiş olabileceğini vurgulana Görür, “Eğer öyle olursa o fay deprem üretmek için tekerrür periyodunun dolmasını beklemeden deprem üretebilir” diyerek uyardı ve Malatya Fayı’la ilgili şu önemli notu düştü:

    “Şimdi bir de Malatya Fayı’nın bir özelliği var. En son deprem milattan önce 900-500 yılları arasında olmuş. Yani milattan önce 500 yıl geçmiş. 2023 yıl da şimdi geçmiş, yani son depremden beri, en az 2500 yıl geçmiş. Malatya fayının deprem üretme periyodu ise 2475 yıldır. Bu durum beni endişelendirdi.”

    “NE KADAR FAZLA YIKIM VE ÖLÜM OLURSA BİLİN Kİ TOPLUM O KADAR BOZULMUŞTUR”

    “Bu ülkenin bilim insanları olarak öngörülerimiz doğrultusunda bir uyarı yapıyoruz. Yani illa şu olacak bu olacak gibi bir iddiamız da yok ama uyarıyoruz. E siz de bu uyarıları, bilimin bu uyarılarını dikkate alıp önlem alın diye uyarıyoruz” diyen Prof. Dr. Naci Görür konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Ne kadar fazla yıkım ve ölüm olursa, bilin ki o toplum o kadar tefessüh etmiştir. O kadar bozulmuştur. Ahlak dışı birtakım hareketler o kadar yaygındır. Yani bu gerçekten öyle. Güneydoğu’da deprem büyüktü tamam. Çok doğru. Yerbilimci olarak biz biliyoruz. Ama bu kadar ölüm ve yıkımın nedeni, orada yapılan hırsızlık, arsızlık, demirden, çimentodan, şundan bundan çarpma ve olmayacak yerlere bina yapmaktır. Rant uğruna yapılmayacak şeyleri yapmış olmaktır. Herkes bunu biliyor. Bütün dünya da biliyor.

    Tuncelilinin cennet gibi ülkesi var. Zemini sağlam. Yapısını, temelini bütün bu tehlike analizlerini, parametrelerini bu zemine uygun çıkartıp ona göre de hayatını idame ettirsin. Deprem geldiği zaman minimum zarar verir. Ama siz hazırlanmazsanız olmaz. O zaman hepimiz çok üzülürüz. Bu işin şakası yok. Yani bunu yapalım, önlem alalım. Önlem de bizim zarardan en az etkilenmemiz için tek yol.”

    Eyüp HANOĞLU/DERSİM