Etiket: tuncer baş

  • Baş: Cemevi önünde korsan hoparlörden ezan sesi dinlettirmek provokasyondur

    Baş: Cemevi önünde korsan hoparlörden ezan sesi dinlettirmek provokasyondur

    PİRHA- HBVAKV bir önceki Genel Başkanı Tuncer Baş, İstanbul Sarıyer’de Ayazağa Cemevi önünde ve Alevilerin yoğun yaşadığı mahallede yapılan korsan hoparlörlerle yüksek sesli ezan uygulamasına sert tepki gösterdi. Baş, “Hoparlörle ezan sesleri dinlettirmek bir provakasyondur. Çünkü orada cemevinden gelecek anlık bir tepki veya zaman içerisinde gelişebilecek bir tepkiyi şu anda ateşliyorlar, ısıtıyorlar” dedi.

    İstanbul Ayazağa’da cemevinin bulunduğu sokakta elektrik direklerine korsan hoparlör bağlanarak yüksek sesle ezan okunması tepki çekmeye devam ediyor.

    Cemevi yöneticilerinin korsan hoparlörün kaldırılması yönündeki girişimleri sonuçsuz kalırken, Sarıyer Müftülüğü hoparlörün kendi bilgileri dışında bağlandığını yazılı belge ile doğrulamıştı.

    Fakat müftülüğe, valiliğe, belediyeye ve kaymakamlığa konuya ilişkin dilekçe ile başvuruda bulunan cemevi yönetimine bugüne kadar herhangi bir dönüş yapılmadı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın (HBVAKV) Eski Genel Başkanı Tuncer Baş, İstanbul’da Ayazağa’da cemevinin bulunduğu sokağa yetkililerden habersiz hoparlör bağlanarak yüksek sesle ezan okunmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “BİZE HAFIZASIZLIĞI APTALLIĞI DAYATMASINLAR”

    Türkiye’de 12 Eylül’ün,  Maraş’ın, Çorum’un, Sivas’ın yaşandığına dikkat çeken Baş, “Biz de bu ülkenin vatandaşlarıyız. Artık bize zorla bir hafızasızlığı dayatmasınlar. Bu bir karanlık oyun, bu kirli bir oyun. Ayazağa Cemevi’nin tam karşısına hoparlörlerle camiden ezan seslerinin dinletildiği gibi bir haber var ki gerçek bu. Burada özellikle bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Bakın Diyanet’in haberi yok diyorlar, ilgili bakanlığın haberi yok diyorlar, müftülüğün haberi yok diyorlar ortada hoparlörler var” dedi.

    “BU BİR PROVOKASYONDUR”

    Hoparlörle ezan sesleri dinlettirmenin bir provokasyon olduğunu vurgulayan Baş, “Çünkü orada cemevinden gelecek anlık bir tepki veya zaman içerisinde gelişebilecek bir tepkiyi şu anda ateşliyorlar, ısıtıyorlar. Bu çok net ve açık bir provokasyondur. Bu bir şeylerin hazırlığıdır. Bu tekrardan bu ülkede karanlıktan veya kargaşadan beslenecek, terörden beslenecek olanlar için Alevileri ara malzeme yapma gayretidir. Alevileri güçsüz gördükleri için de Aleviler üzerinden geliştiriyorlar” diye konuştu.

    Tahriklere kapılmamak ve direk müdahalelerde bulunmamak gerektiğini ifade eden Baş, “Özellikle ilgili kurumlar ve makamlar bu duruma el koymalıdır. Yoksa ileride oluşabilecek istenmeyen olaylarda sorumluluk kimsenin üzerine atılmasın” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Tuncer Baş: Cemevinin Diyanet’ten Kuran talebi hükümete çanakçılıktır-VİDEO

    Tuncer Baş: Cemevinin Diyanet’ten Kuran talebi hükümete çanakçılıktır-VİDEO

    PİRHAHacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın (HBVAKV) bir önceki dönem Genel Başkanı Tuncer Baş, Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un, Diyanet İşleri Başkanı’na imam hatip ve ilahiyat mezunu iki kişiyi maaşlı dede olarak cemevine atamasını önermesine ve Kuran istenmesine tepki gösterdi. Baş “Cemevinin kuran isteme talebi, asimilasyona katkı sunar, iktidar ve hükümet politikalarına çanakçılıktır” dedi. 

    Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a imam hatip ve ilahiyat mezunu iki kişiyi maaşlı dede olarak cemevine atamasını önermesine ve Kuran istenmesine Alevilerin tepkisi sürüyor.

    PİRHA’ya konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı bir önceki dönem Genel Başkanı Tuncer Baş, Dersim nüfusunun % 90’nının Alevi olduğunu ve Dersim’in Alevi toplumunun merkez üstlerinden birisi olduğunu kaydetti.

    Devlet erkanının sürekli Dersim’i ziyaret ettiğini ama bu ziyaretlerde dişe dokunur gelişmelerin olmadığını belirten Baş, “Bu ziyaretler sırasında cemevi yönetiminin de devlet erkanı ile ilgili çok geniş bir tavır sergilediğini de her zaman gördük” dedi.

    “KURAN İSTEME TALEBİ, HÜKÜMET POLİTİKALARINA ÇANAKÇILIKTIR”

    Oradaki mevcut cemevi yönetiminde olan insanların tavırları ve tutumlarının belli olduğunu vurgulayan Baş, cemevi yönetimi, kendisinden beklenen şeyleri yaptıklarını belirterek şunları söyledi:

    “Asimilasyon süreçlerine katkı koyacak, devlet hükumet politikalarına çanakçılık yapacak uygulamalar içindeler. Sanırım Çemişgezek Cemevi’nin Diyanet İşleri Başkanı’ndan kuran talebi olmuştu.Tunceli’deki Cemevi başkanının da kadro talebi olmuş, Alevi dedelerinin, gençlerinin, imam hatip mezunu olan Alevi gençlerin gelip burada kuran öğretmesi gibi bir talepleri olmuştu. Bu çok anormal değil, bu şahıslar özellikle orası Alevi merkez üstlerinden biri olduğu için Diyanetin ve Sünni anlayışın Emevi zihniyetinin kaleyi en güçlü yerden gediği açarak yıkmak gibi bir stratejisi var ve oraya da bunlar yerleştirilmiş. Yoksa mesele bir miktar Kuran kitabı temin etmek veya bunun bedelini ödeyememek değil veya Tunceli gibi Alevi dedelerinin, ocaklarının merkezi konumunda olan bir yerde herhalde Kuranı anlatacak dede bulamamak da değil, ama özellikle ifadeye dikkat edin imam hatip mezunu kuranı anlatacak dedeler istiyorlar. Zaten burada mızrak çuvala sığmıyor.”

    “ALEVİ BAŞKANLARIN DA BU KONUDA ÇARPIK DAVRANIŞLARI VAR

    Dersim’de yaptıkları işin net ve açık bir şekilde Sünniliğe veya asimilasyona çanakçılık yapmaya çalıştıklarını kaydeden Tuncer Baş,”Bu sadece Tunceli Cemevi’yle veya Çemişgezek Cemevi’yle sınırlı bir şey değil, Alevi kurum başkanları, yöneticileri, Alevi örgütlerinin de bu konuda bir takım çarpık davranışları ve kendi başlarına buyruk, gündemsiz, ne görüştüğü belli olmayan, afaki ifadelerle, arsızca tavırlarla yaptıkları görüşmeler var” dedi.

    ARSIZLARIN CÜRETKAR TAVIRLARI

    Sistemin Aleviler üzerinde çeşitli şekillerde asimilasyon yöntemlerini denediğini vurgulayan Baş, asimilasyonun karşısında duranı başka bir şekilde teslim almaya çalıştığını, yanında duranı da başka şekilde kullandığını belirtti.

    “Bu dönem itibariyle böyle arsızlıkla yapıyorlar insanlar. Ve o arsızların bir cüretkar tavırları var ve o cüretkarlıkla da açıklamalarda bulunuyorlar” diyen Tuncer Baş, Alevi kurumlarına eleştirilerde bulunarak şunları kaydetti:

    “Tunceli’deki gibi, ‘Ya ne olmuş canım Kuranı Kerimin, imam hatip mezunu biri ancak ilmiyle dedelik yapacak’ şeklinde özellikle bunu vurguluyor Ali Ekber Yurt. İlmiyle, ilmi bir şekilde; çünkü ilmin sonuçta Sünni İslam’da olduğuna kanaat etmiş, kendisi her ne kadar dede olduğunu söylese de demek ki kendi ilmi ocağının ona verdiği yetmemiş veya o onu alamamış ilmiyle açıklayacak, imam hatip mezunu kişiler tarafından öğrenilmesi gerektiğine kanaat getirmiş.

    Bir diğer taraftan başka bir Alevi kurum yöneticisi veya iki üç tane kurum yöneticisi kafa kafaya verip birini görevlendiriyorlar. Gidip bakanla görüşüyor o da çıkıyor ne olacak ki canım diyor, biz diyor toplumumuz için gereken görüşmeleri yaparız. Peki bunu kime danıştın? Ne görüştün?  Görüşmenin içeriği neydi? Sonuçları neler? Bu konuda ciddi bir açıklama yok. Arsızlığın verdiği cüretkarlıkla bunları açıklıyorlar.

    “ALEVİLİĞİ ELBETTE YOK EDEMEZLER”

    Bunların hepsi bugün için ne bu şahısların kendisi, ne yaptıkları etkinlikler bugün için Aleviliği elbette yok etmez. Bizim binlerce yıldır getirdiğimiz kadimden gelen şekliyle ifade edilen geleneği, yolu, inancı, bilinen biçimiyle asilime etme. Ama Alevilerin özellikle değişen koşullarda kent koşularında pazarın egemenliğinin olduğu, etkin egemen güçlerin çok direk temas edebildiği bir ortamda Alevi topluluğunu dejenere edebilmek, soysuzlaştırabilmek ve asimile edebilmek için bunlar önemli kilometre taşlarıdır.

    Bu insanların bu topluma verdikleri kötü bir mesaj var, bir zehirli mesaj var o da arsızlık. Arsızca başına buyruk, kişisel çıkarları ve emelleri için hareket etmek veya bu çokta yükselen bir Alevi dili diye bir söylem var,  bununla da kamufle ediyorlar. Artık ağızlar çok fazla Ali, Kerbela, Hüseyin demeye başladı, ama gözler Ali gibi Hüseyin gibi bakmıyor. Duruşlar Hüseyni duruşlar değil, ama ağızlardan Hüseyni duruşlar hiç eksik olmuyor” ifadelerini kullandı.

    YOLUMUZA ERKÂNIMIZA CEM EVLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM”

    Bu dönemde özellikle Alevi toplumunun uyanık olması gerektiğini ifade eden Tuncer Baş, Alevilere şu çağrıda bulundu:

    “Sonuçta örgütlerimize sahip çıkmalıyız, Cemevlerinize sahip çıkmalıyız, yaşadığımız topluklar içerisinde yolu ve erkanı sürdürmenin bu inancı yaşatmanın yolu cemevlerine, cemlerimize, ritüellerimize sahip çıkmaktır. Bu tür sulandırıcı şeylere karşı tedbir almamız gerekir.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • HBVAKV’nın yeni Genel Başkanı Ercan Geçmez oldu

    HBVAKV’nın yeni Genel Başkanı Ercan Geçmez oldu

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın 11. Olağan Kurulu’nda yapılan seçimlerde Ercan Geçmez genel başkan seçildi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı 11. Olağan Genel Kurulu vakfın binasında gerçekleşti. Kongrede, “Dergahlarımızı geri istiyoruz”, “Aleviler vardır, Alevilik haktır”, “Eri dişiden ayıran, şeriata müderris olsa hakikate asidir” dövizleri asıldı.

    Bir gün süren genel kurulda Genel Başkan Tuncer Baş ile önceki dönem HBVAKV Genel Başkanlığını yapan Ercan Geçmez’in listeleri yarıştı.

    Genel kurula Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Dernekler Federasyonu Başkanı Zeynal Şahan, Erikli Baba Dergahı Başkanı Erdoğan Metin, Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz katıldı. Genel kurulda siyasi partilerden konuklar da yer aldı.

    Faaliyet, maliye, denetim kurulu, disiplin kurulu raporların okunup görüşlerin sunulmasının ardından oylandı. Bundan sonra genel kurulun 3 yılda bir yapılmasına, yönetim kademelerinde 11 kişinin olmasına karar verildi.

    ERCAN GEÇMEZ BAŞKANLIĞA SEÇİLDİ

    Konuşmaların sonunda gerçekleşen oylamada 136’ya karşı 173 oyla kırmızı listede yarışan Ercan Geçmez ve ekibi yönetimi devraldı.

    Yönetim Kurulu asil, Ercan Geçmez, Gülümser Altuntaş, Rıza Akdeniz, Binali Efe, Kamber Yurdakurban, Nusret Tunç, Hüseyin Gülseven. Yönetim kurulu yedek ise; Nurullah Gültekin, Erdal Kılınç, Hüseyin Devrim Şahin, Mehtap Kandaş, Mehmet Yıldız, Eren Alagöz, Eyüp Tek bulunuyor.

    Denetim Kurulu; Deniz Gedik, İbrahim Erzincan, İsmail Cem Aldut, Haydar Şahin, Orhan Cihaner, Bülent Çalışkan. Disiplin Kurulu; Alemdar Coşkun, Celal Özer, Mustafa Alkan, M. Yaşar Durmuş, Dursun Çakar, İlhan Çelik.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı yeni Başkanı Ercan Geçmez katılan, destek veren herkese teşekkür ederek, “Benim bir tarafım varsa o da Hacı Bektaş’tır, Alevilerdir” dedi. (HABER MERKEZİ)

     

  • HBVAKV 11. Olağan Genel Kurulu’nda oylamaya geçildi-VİDEO

    HBVAKV 11. Olağan Genel Kurulu’nda oylamaya geçildi-VİDEO

    PİRHA- 11’incisi gerçekleşen Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Olağan Genel Kurulu Vakfın Ankara’daki Genel Merkez binasında yapılıyor. Çok sayıda Alevi kurumunun konuk olarak katıldığı genel kurulda konuşan Tuncer Baş, “Gerçekleştirdiğimiz Alevi Çalıştayı ile bir taslak metin oluşturacağız ve tüm Alevi kurumları ile yeniden konuşup, tartışarak Alevi toplumunun artık bir manifestosunu oluşturacağız” dedi. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı 11. Olağan Genel Kurulu vakfın binasında gerçekleşti. Kongrede, “Dergahlarımızı geri istiyoruz”, “Aleviler vardır, Alevilik haktır”, “Eri dişiden ayıran, şeriata müderris olsa hakikate asidir” dövizleri asıldı.

    Bir gün süren genel kurulda mevcut Genel Başkan Tuncer Baş ile önceki dönem HBVAKV genel başkanlığını yapan Ercan Geçmez’in listeleri yarıştı.

    Genel kurula Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Dernekler Federasyonu Başkanı Zeynal Şahan, Erikli Baba Dergahı Başkanı Erdoğan Metin, Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz katıldı.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Milletvekilleri Zeynel Emre, Candan Yüceer, Bülent Tezcan, Necati Yılmaz, HAK-PAR adına Fazlı Taşkan telgraf ile kutlama mesajı gönderdiler.

    “24 HAZİRAN’DA İNADINA TAMAM DİYECEĞİZ”

    Açılış konuşmasını yapan HBVAKV Genel Başkan Yardımcısı Seyit Karahalil, “Cemevleri biz Alevilerin ibadethanesidir. Siz ona yasal statü verseniz ne olur vermeseniz ne olur. Bizler sizin bütün hilelerinize rağmen 24 Haziran’da inadına Şah diyeceğiz. Tamam diyeceğiz” diyerek genel kurulu açtı.

    Divan için başkanlığına Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, divan üyeliğine ise Hüseyin Han, Hüseyin Karabulut, Nevzat Türkmen, Muzzaffer Akkol seçildi.

    Nurettin Aksoy dedenin verdiği gülbang ile genel kurul başladı.

    “BU ZİHNİYETE SON VERMELİYİZ”

    İlk konuşmayı yapan HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş, “Bize biçilen bir deli gömleği var, karanlık bir gelecek bize biçiliyor. Bunu yırtmalı ve aydınlığa ulaşma çabamızı sokakta, evlerde, yaşamın her alanında devam ettirmeli ve 24 Haziran’da bu zihniyete son vermeliyiz” dedi.

    “ALEVİLER 16 YILLIK KATLİAMCI POLİTİKALARA SON VERECEK”

    Baş’ın ardından konuklar söz aldı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan konuşmasında HDP ve CHP’nin bu seçimde Alevilere yer vermemesini eleştirdi. Bu eleştirisi katılımcılar tarafından tepkiyle karşılanan Kaplan, Alevilerin buna rağmen sandık başına gidip CHP ve HDP’ye oy vereceklerini ve AKP’nin 16 yıllık katliamcı politikalarına son verileceğini ifade etti.

    “ÖRGÜTLERLE AŞILIR BÜTÜN DAĞLAR”

    Sivas Katliamı mağdur avukatlarından Şenal Saruhan ise, “Muhakkak sandık başına gidelim. Herkesi sandığa doğru oy vermeye yönlendirelim. Örgütlerle aşılır bütün dağlar” dedi.

    Konukların konuşmalarının ardından HBVAKV’nın bu dönem yaptığı çalışmalar bir video gösterimi ile anlatıldı.

    Faaliyet, maliye, denetim kurulu ve disiplin kurulu raporlarının okunup görüşlerin sunulmasının ardından oylandı.

    “DEMOKRASİ KÜLTÜRÜ BÖYLE OLUŞUYOR”

    Delegelerin faaliyet raporuna ilişkin eleştirilerine cevap veren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Tuncer Baş, çalışmalarından bahsederek  “Eleştirin. Demokrasi kültürü böyle oluşuyor. Bizi ve bizden sonra gelenleri de eleştirin. İnsana geldiği yoldan değil gittiği yoldan bakacaksın” ifadelerini kullandı.

    Raporların oylanmasının ardından genel kurulun 3 yılda bir yapılmasına, yönetim kademelerinde 11 kişinin olmasına karar verildi.

    Ardından genel başkan adayları konuşmalarını gerçekleştirdi.

    İlk konuşmayı yapan önceki dönem HBVAKV Genel Başkanlığını yapan Ercan Geçmez, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın Alevi dünyasının lokomotifi olduğunu kaydetti. Geçmez, “Türkiye varlığının en tehlikeli noktasına gidiyor. Cumhuriyetle hesaplaşmak isteyenler Alevilik üzerinden gidiyorlar. Bu yüzden Alevilerin varlığı çok önemli. Bizim tek çılgın projemiz birlik ve dirliğin olduğu bir harekettir. Bunun için yola çıkacağız.” diye konuştu.

    “BÜYÜK ALEVİ KURULTAYLARINI YENİDEN BAŞLATACAĞIZ”

    Aleviliğe dair kitapçık hazırlayacaklarını ifade eden Geçmez, kitapçıkta neler yapacaklarını yazıya döktüklerini görece gelmeleri halinde bunları hayata geçireceklerini, Alevi enstitüleriyle birlikte örgütte kurumsallaşmayı yapacaklarını da ekledi. Gençlik ve kadınlarla ilgili kurultay yapacaklarını belirten Geçmez, gençliğin ve kadınların bu kurultayda sorunlarını dile getirebileceklerini söyledi. Ayrıca Geçmez şunları ifade etti:

    “Kurumsallaşma yol haritamızı 6 ay içerisinde bildireceğiz. Bunun için danışma kurulu yapacağız. Strateji geliştirme programı oluşturacağız. Vakfın örgütlenme ve propagandaya ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Büyük Alevi kurultaylarını yeniden başlatacağız. Hepsine bütün Alevi örgütlerini davet edeceğiz. Alevilerin varlığını yeniden herkese göstereceğiz. Cem, cenaze kurban ritüelleri, paneller söyleşiler ve dedeler kurultayı yeniden başlayacağız. Cenaze hizmetlerini yeniden birleştirmek hepimizin arzusu. Bunu şubelerimizde yaygınlaştıracağız ve bölge çalışmaları yapacağız. İnanç eğitimi ile ilgili düzenli yayın ve kitaplarımız olacak. En önemlisi ise çocuklarımız geleceklerimiz. İnanç ve müfredat kurultayından başlamak üzere çocuklara yönelik eğitim çalışması yapacağız. Mali işlerle ilgili yeniden yapılandırma yapacağız. Hiç sıkıntı yaşamayacağız. Hukuk işleri birimlerini aktifleştireceğiz. 6 ayda bir dergi basacağız. Sosyal medyayı daha aktif kullanacağız. Bu konuya ilişkin personel alacağız.”

    “PROJELER ANLATMAYACAĞIZ GERÇEĞİ SÖYLEYECEĞİZ”

    Arkasından mevcut başkan Tuncer Baş konuşmasını yaptı. Baş, “Bu bir buçuk yılda mitingler ve çalıştay biz yaptık zaten. Biz de bunları yapmaya çalışacağız. Ama önce şu yapılandırmaları bir ödeyelim haciz gelmesin. Hesabı ortaya dökeceğiz öncelikle. Burada projeler anlatmayacağız, gerçekleri söyleyeceğiz. Gerçekçi olacağız imkansızı gerçekleştireceğiz. 68’in mottosu buydu. Ben büyük sözler veremiyorum. Birbirimize yalan söylemeyelim. Burası dergah izdüşümüdür.” dedi.

    “ALEVİ ENSTİTÜLERİ KURDUK NE YAPTIK?”

    “Geçen son danışma kurulunda düzen değişecek demiştik yine diyoruz haberli denetimler başlayacak” diyen Baş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bizim kendimize bir vakıf üniversitesi kurmamız gerekir. Alevi enstitüsü kurduk ne yaptık. Eğitimler yapacağız. Önce kurum kültürünü en basit hesap tutmaya başlayacağız ve şeffaf olacağız. Yılda bir kere bütün üyeleri toplayıp mali genel kurul yapacağız. Üyeler hesaplarını anlatacak. Yezit üstümüze geldiğinde ordumuz yok hesabımız var.”

    “ALEVİ TOPLUMUNUN MANİFESTOSUNU OLUŞTURACAĞIZ”

    Alevilik eğitimine vurgu yapan Baş, “Enformel eğitim diye şeyler yapmalıyız biz. Alevilik okullarda öğrenilmiyor. Alevilik muhabbette öğreniliyor. İnanç kuruluna ciddi bir destek verdik. Bunun eğitimini yapacağız. Herkes yöresinde kendi süreğinde eğitim yapacak. Cemevlerinin bir envanterini çıkaracağız. Alevi çalıştayı yaptık. Türkiye’deki bütün Alevileri çağırarak. Orada şunu vaat ettik: Taslak metin oluşturacağız ve tüm Alevi kurumları ile yeniden konuşup, tartışarak Alevi toplumunun artık bir manifestosunu oluşturacağız. Herkes yanındakine dönsün ve yanındakine niyaz versin. Tabloyu gördünüz niyaz olsun ve gönlünden geçeni vicdanına kaydetsin.” diye konuştu.

    Konuşmanın ardından oylamaya geçildi.

  • HBVAKV 11. Olağan Genel Kurulu Ankara’da başladı

    HBVAKV 11. Olağan Genel Kurulu Ankara’da başladı

    PİRHA- 11’incisi gerçekleşen Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Olağan Genel Kurulu Vakfın Ankara’daki Genel Merkez binasında yapılıyor. Çok sayıda Alevi kurumunun konuk olarak katıldığı genel kurulda siyasi partilerden konuklar da yer aldı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı 11. Olağan Genel Kurulu başladı. Vakfın binasında gerçekleşen kurulda, “Dergahlarımızı geri istiyoruz”, “Laik, bilimsel, anadilde eğitim istiyoruz”, “Aleviler vardır, Alevilik haktır”, “Eri dişiden ayıran, şeriata müderris olsa hakikate asidir” dövizleri asıldı.

    Bir gün sürecek olan genel kurulda şimdiki Genel Başkan Tuncer Baş ile önceki dönem HBVAKV Genel Başkanlığını yapan Ercan Geçmez’in listeleri yarışacak.

    Genel kurula Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Dernekler Federasyonu Başkanı Zeynel Şahan, Erikli Baba Dergahı Başkanı Erdoğan Metin, Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz katıldı.

    Genel kurula CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Milletvekilleri Zeynel Emre, Candan Yüceer, Bülent Tezcan, Necati Yılmaz, HAK-PAR adına Fazlı Taşkan telgraf ile kutlama mesajı gönderdiler.

    “İNADINA TAMAM DİYECEĞİZ”

    HBVAKV Genel Başkan Yardımcısı Seyit Karahalil açılış konuşması yaptı. Karahalil, “Cemevleri biz Alevilerin ibadethanesidir. Siz ona yasal statü verseniz ne olur vermeseniz ne olur. Sizin vereceğiniz kararlar her zaman olduğu gibi yine ancak ve ancak bizim idam fermanımızdır. Bizler sizin bütün hilelerinize rağmen 24 Haziran’da inadına Şah diyeceğiz. Tamam diyeceğiz” diyerek genel kurulu açtı.

    Divan başkanlığına Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat seçilirken divan üyeliğine ise Hüseyin Han, Hüseyin Karabulut, Nevzat Türkmen, Muzzaffer Akkol seçildi.

    Divan Başkanı olarak bir konuşma yapan Pir Celal Fırat, “İnsani değerleri büyüterek genel kurulun Hacı Bektaş Veli’nin şanına yakışır bir şekilde geçmesini diliyorum” dedi.

    Saygı duruşundan sonra Nurettin Aksoy dedenin verdiği gülbang ile genel kurul başlatıldı.

    “KADERİNİ KENDİ ELLERİYLE YAZAN BİR TOPLUMSAL GELENEKTEN GELİYORUZ”

    Gülbagın arkasından kısa bir konuşma yapan HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş, “Kaderini başkasına bırakmayan kendi kaderini kendi elleriyle yazan bir toplumsal gelenekten geliyoruz. Günümüzde bunu bir kenara bırakıp kaderimizle oynayan AKP gibi güçlerle işbirliği yapan Aleviler var. Medet umanlar var. Ona benzemeye ve Aleviliği onların yöntemleriyle uygulayan, genel kurulları basan, kavga gürültüyle sorunları çözmeye çalışanlar var. Biz bunlara meydan vermeyeceğiz. Hüseyin gibi direneceğiz. Biz Hüseyin gibi direneceğiz derken elimize kılıç alıp savaşmayacağız, kültürümüzü, değerlerimizi, inancımızı doğru yaşayarak kimlerle yan yana duracağımızı iyi bilerek ve geleceğe umutla bakarak mücadelemizi sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu.

    “BU ZİHNİYETE SON VERMELİYİZ”

    Baş, “Bize biçilen bir deli gömleği var, karanlık bir gelecek bize biçiliyor bunu yırtmalı ve aydınlığa ulaşma çabamızı sokakta, evlerde, yaşamın her alanında devam ettirmeli ve 24 Haziran’da bu zihniyete son vermeliyiz.” dedi.

    Faaliyet raporlarının okunmasının ardından genel kurul delegelerin konuşmalarıyla devam ediyor.

    PİRHA-ANKARA

     

  • HBVAKV 11. Olağan Genel Kurulu bugün

    HBVAKV 11. Olağan Genel Kurulu bugün

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın 11. Olağan Genel Kurulu bugün Ankara Dikmen’deki vakıf merkezinde yapılıyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın 11. Olağan Genel Kurulu bugün yapılacak. Ankara Dikmen’deki vakıf merkezinde yapılıyor.

    Saat 10.00’da başlayan genel kurula, Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Dr. Tuncer Baş katılım çağrısı yapmıştı.   (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nı ziyaret etti-VİDEO

    HDP, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nı ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA – HDP Ankara Milletvekili Adayı ve Parti Grup Başkan Vekili  Filiz Kerestecioğlu bugün Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) genel merkezine bir ziyarette bulundu. Ziyarette konuşan HBVAKV Başkanı Tuncer Baş, HDP’nin şu anda Türkiye’nin bağımsız adayı olduğunu belirtti. Baş, Alevilerin kime oy vereceklerini bildiklerini söyledi. 

    HDP Ankara Milletvekili Adayı ve Parti Grup Başkan Vekili Filiz Kerestecioğlu bugün Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) genel merkezine bir ziyaret bulundu.

    HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş ve Genel Sekreter Seyit Karahalil’in hazır bulunduğu ziyarette görüş alış verişinde bulunuldu.

    “ALEVİLİK KÜLTÜRÜ DEMOKRASİNİN TEMEL TAŞLARINDAN BİRİSİDİR”

    Ziyarette bulunan HDP Ankara Milletvekili Adayı Filiz Kerestecioğlu Alevilerin bulunduğu ortamların kendileri için  dost meclisi olduğunu belirterek, şunları söyledi:

    “Türkiye’nin geleceği için hepimiz birlikte çalışacağız. Sizlerin yaşadığı sorunları biliyoruz. Gerek önceki vekillerimiz vasıtasıyla gerek hep birlikte olduğumuz arkadaşlarımız vasıtasıyla ya da Türkiye’yi gözlemlediğimiz için. Devletin bir dini olduğunu biliyoruz. Diyanet işlerinin nasıl çalıştığını biliyoruz. AHİM kararlarına rağmen zorunlu din dersleri uygulamalarının devam ettiğini ve kendi kültür, gelenek ve yaşam biçimlerimizi, ibadethanelerimizi hayata nasıl geçirmekte zorlandığınızı biliyoruz. Bu kültürün sahipleri bu ülkenin temel taşlarından birisi, onun için mücadeleyi ortak ve ancak birlikte yapabilir ve birlikte başarabiliriz”

    “HDP’NİN BARAJI AŞMASINI İSTİYORUZ”

    Filiz Kerestecioğlu’na teşekkür eden HBVAKV Genel Başkanı Tuncar Baş, HDP’nin Alevilerle ilişkisinin demokratik temelli olduğunu kaydetti.

    Baş konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “HDP’nin bizimle ilişki pratiği demokratik temelli oldu. Bizi dinleyen klasik siyasetçinin dışında anlamaya çalışan bir parti oldu. Gerçekten bu konuda bizi ve bizim istediğimiz yönde taleplerimizi aldı ve gerçekten bu taleplerimiz yer buldu. Seçilmenizi ve HDP’nin barajı aşmasını istiyoruz. HDP bu seçimde bize göre ittifakların dışına itilen bağımsız olarak seçimlere giren bir parti konumunda. Ülkenin genel siyaset fotoğrafının dışına itilen bir parti konumunda. Vekilleriyle kadrolarıyla cezaevlerinde olan can siper hane bir çalışma yürüttüğünüzü görüyoruz. Her şeyden önce demokrasinin inşası için HDP’nin barajı geçmesi gerekiyor. HDP’ye karşı olanların da bunu düşünmesi gereken bir durum.

    6 milyon oy almış bir partinin siyasetin dışına itilmesi demek her şeyden önce bu ülkede demokrasinin olmadığının ifadesidir. Bunun için temennimiz HDP’nin barajı geçmesi yönünde. Kendi yurttaşlarımıza, üyelerimize modern bir bireyin siyasetten iradesini belirleme tavrımız olamaz. Ama Aleviler her zaman kimlere oy vereceğini bilirler. Çünkü mazlumdur kimin mazlum olduğunu bilirler ona göre tavırlarını belirler. Aleviler dinci ve gerici partilere oy vermezler hep mazlumdan yana tavır alan bir gerçekliğimiz olduğunu ifade edebilirim.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın 11. Olağan Genel Kurulu 3 Haziran’da

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın 11. Olağan Genel Kurulu 3 Haziran’da

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın 11. Olağan Genel Kurulu 3 Haziran Pazar günü saat 10.00’da Ankara Dikmen’deki vakıf merkezinde yapılacak.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın 11. Olağan Genel Kurulu yapılacak.

    3 Haziran Pazar günü saat 10.00’da Ankara Dikmen’deki vakıf merkezinde yapılacak genel kurula, Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Dr. Tuncer Baş katılım çağrısı yaptı.

    Baş, “Vakfımızın 11. Olağan Genel Kurulu’nu onurlandırmanızı dileriz” dedi.

     

    TUNCER BAŞ, 163 OYLA GENEL BAŞKAN SEÇİLMİŞTİ

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı 2. Olağanüstü Genel Kurulu 23 Ekim’de Ankara Dikmen’deki vakıf merkezinde gerçekleşmişti. Divan Başkanlığını Ali Öztunç’un yaptığı genel kurulda iki liste yarışmıştı. Seçimlerde Dr. Tuncer Baş’ın başkanlığında kırmızı grup 163 oyla vakfın yeni yeni yönetimini oluştururken eski genel başkan Ercan Geçmez’in listesi 130 oy almıştı.
    Dr. Tuncer Baş 163 oy ile başkanlığa seçilmişti.
    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • PSAKD’nin 15. Olağan Genel Kurulu’nda mücadeleye devam vurgusu-VİDEO

    PSAKD’nin 15. Olağan Genel Kurulu’nda mücadeleye devam vurgusu-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin 15. olağan genel kurulunda içinde bulunulan sürece dikkat çekilerek mücadeleye devam etme vurgusu yapıldı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin 15. olağan genel kurulu bugün Ankara’da başladı. İki gün sürecek olan kurulda bugün konuşmalar yapılarak raporlar açıklandı.

    “İKTİDAR KANLI BİR SÜREÇ YAŞATTI BİZE”

    Genel kurulda konuşma yapan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, içinde bulunulan sıkıntılı süreçte birlik olmak gerektiğine vurgu yaptı. Kaplan şunları belirtti: “Bizler birimizin eksikliğini tamamlamak zorundayız. 7 Haziran seçimlerini iyi tahlil edemedik. Karşılıklı anlayışın olduğu bir zemin yakalandı 7 Haziran’da ve başarılı bir sonuç alındı. Mevcut iktidar bunu hazmedemeyerek o günden bu güne kadar kanlı bir süreç yaşattı bize.

    “SOKAK İŞGAL EDİLDİ”

    15 temmuz darbe süreci ile birlikte sokak işgal edildi. Her türlü darbeye karşı olan bir toplumuz. Darbe girişiminden sonra sokağa çıkanlarla aynı tutumun sahibi olamazdık. Çünkü sokağa çıkanlar bizi hedef aldı. Demokrasiyi hedef aldı.

    “ALEVİLERDEN ÖZÜR DİLEYİN DEDİK”

    Arkasından  OHAL ilan edildi. Yapmak istediğimiz birçok etkinliğimizi iptal etmek durumunda kaldık. Devletin ve Sarayın bütün ısrarlarına rağmen davetlerine icabet etmedik. Bizimle görüşmek istiyorsanız önce Alevilerden özür dileyin dedik. Bizi aradılar özür dilemelerinde ısrarlı olduk. Onların kırmızı çizgileri içinde olduğumuzu biliyorduk. Bunu nereden biliyoruz. Gözaltına alınan yöneticilerimizden biliyoruz.

    Dokunulmazlık konusunda da muhalefet partisinin hata yaptığını düşündük ve sitemlerimizi kendilerine ilettik. Şuanda Alevi kurumlarının geldiği nokta iyi bir nokta değil. Bizler zorunlu din dersleri kaldırılsın dediğimizde arkadan dolanıp yeni dini dersler konuluyor. Diyanet işleri kaldırılsın dediğimizde ‘Diyanetten pay istiyoruz’ diyen Alevi kurumları var. Bugün cami-cemevi projesi atıl duruyor.

    “BÜTÜN SORUNLARIMIZI BİR KENARA BIRAKMAK ZORUNDAYIZ”

    Bu genel kuruldan delegasyonun sağduyusuyla çıkacak yönetim kurulu kim olursa olsun Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ni en iyi şekilde yöneteceğinden hiç kuşkum yok. Ama önümüzde 24 Haziran seçimleri var. Ona hazırlanmamız lazım. 25 Haziran’da biz ne Kürt sorununu tartışabiliriz ne de Türk sorununu. O zamana kadar bütün sorunlarımızı bir kenara bırakmak zorundayız.

    Hiçbir yayın organımız yok. Hepimizin evlere girerek birer medya olmamız gerekiyor ki bu mendeburdan kurtulalım. Yoksa salonlarda bundan kurtulmanın bir yolu yok.

    15 yıldır bu ülkeyi yönetiyorlar. Bu yönetimin travmalarından en büyüğünü Alevi toplumu yaşıyor. Protesto ederek sandığa gitmeyerek sonucun kime yaradığını hepimiz biliyoruz. Hepimiz birer cumhurbaşkanı adayı gibi çalışmalıyız.”

    “YILLARDIR DEMOKRASİ, ÖZGÜRLÜK VE EŞİTLİK KONUSUNDA YOL ALAMIYORUZ”

    Kaplan’ın arkasından söz alan CHP Milletvekili Şenal Saruhan, örgütlü bir mücadelenin hak savunuculuğunda ne kadar önemli olduğunun önemini Pir Sultan Abdal örgütlülüğünden öğrendiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz yıllardır demokrasi, özgürlük, eşitlik konusunda yol alamıyoruz. Bunun nedeninin halk için mücadelede birik konusundaki eksiklikten kaynaklandığını düşünüyoruz. OHAL’de bir seçime gidiyoruz, baskın bir seçimle karşı karşıyayız. Hepimiz biliyoruz ki yeniden yanmamak için, yeniden cezaevlerinde kalmamak için, yeniden çocuklarımızla kol kola girebilmek, cezaevlerine hapsedilmiş milli iradeyi özgür alanlara taşıyabilmek için bu seçim sürecini olağan üstü bir kararlılık ile birlikle yürütmek zorundayız. Söze değil eyleme, eve değil sokağa ama sokaktan da başka evlere girmek durumundayız.”

    “İRADEMİZİN ÇALINMASINA KARŞI İŞ BİRLİĞİ YAPACAĞIZ”

    HDP Eş Sözcüsü Ayhan Bilgen ise eşitliği, özgürlüğü ve demokratik anayasayı şu ana kadar hiç göremediklerini kaydetti. Şuandaki durumun geçmişle kıyaslanamayacak kadar tehlikeli olduğunu belirten Bilgen, “Her türlü hırsızlık gibi ekmeğimiz alın terimiz nasıl çalınıyorsa seçimlerde irademizin çalınmasına karşı iş birliği yapacağımıza demokrasi kaygısı olanlarla birlikte çalışacağımıza dair söz veriyorum partim adına. Farklılıklarımız olabilir ama sizin yıllardır yürüttüğünüz aslında Türkiye’nin bütün kesimlerinin derdinin devası olacak eşit yurttaşlık eksenli söylem birliğinin yararlı olacağını biliyoruz ve partimiz adına taahhütte bulunuyoruz. Milletvekilliği konusunda her türlü iş birliğine ortaklaşmaya açığız. Siyaset biraz da ayak oyunu. Dolayısıyla hangi turda ne kadar iş birliği yapılacak, hangisi kazandırcaksa birlikte tartışacağız.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız da faşizmin kurumsallaştığını ve hukukun, adaletin ayaklar altına alındığını kaydetti.

    “BİR TESLİM OLMA HALİ VAR”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Tuncer Baş ise ülkede uzayan bir diktatörlükle birlikte bir teslim olma halinin var olduğuna dikkat çekerek buna teslim olmayacaklarını belirtti.

    “BİRLİKTE HAREKET EDERSEK BAŞARILI OLURUZ”

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, siyasal iktidarın barışmamak için ayak direttiğini ifade ederek “Anayasayı değiştirdiler, OHAL ilan ettiler ama yönetemediler. Herkesin bunu görmesi gerekiyor. Yapılacak tek bir şey var demokrasi ve insan haklarından yana olan herkes birlikte hareket ederse başarılı oluruz.” dedi.

    “ORTAK BİR DÜŞÜNCEDE BULUŞMALIYIZ”

    Emek Partisi adına konuşan EMEP Genel Başkan Yardımcısı Şükran Doğan, “Tekçi anlayışın geldiği son noktadayız. Tek bayrak, tek dil, tek dinden sonra tek parti yönetimine geldik. Bize şu görev düşüyor. Bugün ki iktidarı 2019’a bırakmamak için ona göre mücadele etmeliyiz. Eğer barış, özgürlük, eşitlik istiyorsak yan yana gelip ortak bir düşüncede buluşmalıyız” şeklinde ifade etti.

    “EZİLEN KESİMLER BU İKTİDARA BOYUN EĞMEYECEK”

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs de “Alevi toplumu ve ezilen toplumlar bu toplumda direnirse özgürlük türküleri son bulmaz. Alevi hareketini bitirmek istediler. Ancak Alevi toplumu yaptığı miting ve eylemlerle bugün Türkiye’de bir daha var olduğunu gösterdi. 24 Haziran’da yapılacak seçimde de Türkler, Aleviler ve ezilen tüm kesimler bu iktidara boyun eğmeyecektir.” dedi.

    “DÖNEN DÖNSÜN BİZ DÖNMEYECEĞİZ”

    PSAKD’nin önceki genel başkanlarından Kazım Genç, Pir Sultancılar olarak AKP iktidarının zulmüne karşı direneceklerini vurgulayarak “Çünkü biz derisi yüzülen Nesimilerden ve Pir Sultanlardanız. Dönen dönsün biz dönmeyeceğiz. Biz susarsak bizi susturanlar çok olur. Bizi savaşa da götürürler, bizi hapishanelere de götürüler. Ancak hepimiz yan yana durup asıl olan demokrasi dersek başarılı oluruz.” şeklinde konuştu.

    “BİRİKEN BİR MÜCADELE VAR”

    Yine PSAKD’nin önceki genel başkanlarından olan CHP Milletvekili Necati Yılmaz da yaşanılan sürece dikkat çekerek şunları belirtti: “Yaşadığımız sürecin adı konulmuş durumda. Türkiye’de yeni bir devletin temelleri ve faşizmin temelleri kurumsallaşmış durumda. Ancak bunu yapacak durumları da kalmamış. Biriken bir mağduriyet, biriken bir haksızlık var. Ancak bizde de biriken bir mücadele var. Kendimizi inancımızı ve bilincimizi yeniden keşfettik.”

    “DAR MEYDANLARI YAPMAK ZORUNDAYIZ”

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı ve Kureyşan Ocağı Piri Hüseyin Güzelgül ise gelinen noktada Türkiye’nin son yüz yılın en karanlık dönemini yaşadığına işaret ederek “Bu tarihi dönemde kuruluşundaki aşk ve azimle, samimiyetle çalışmak üzere Pir Sultan Abdal örgütlülüğüne her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktayız.” dedi.

    Konuşmaların ardından geçtiğimiz haftalarda tutuklanan PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter’in ceza evinden gönderdiği mesaj okundu.

    TV10 EYLEMİNE DESTEK

    Ayrıca basına yönelik baskılara da dikkat çekilen gelen kurulda kapanan Alevi televizyonları TV10 ve Yol TV de unutulmadı. Pir Sultan örgütlülüğünün TV10 çalışanlarının her Cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda sürdürdüğü hak arama mücadelesinin yanında olduğu vurgulandı. (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD’nin 15. olağan genel kurulu başladı-VİDEO

    PSAKD’nin 15. olağan genel kurulu başladı-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) Ankara’da yapılacak olan 15. olağan genel kurulu için hazırlıklar başladı. Genel başkanlık için Gani Kaplan, Muhittin Yıldız ve Cuma Erçe olmak üzere üç aday yarışıyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) 15. olağan genel kurulunu yapıyor. Genel kurul için başka illerden gelen delegeler kongre merkezinde hazırlıklara başladı.

    Kongre merkezine “Eşit yurttaşlık istiyoruz”, “Tutuklu üye ve yöneticilerimiz derhal serbest bırakılsın”, “Laik ve demokratik bir yaşam istiyoruz”, “Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılsın”, “Zorunlu din dersleri kaldırılsın”, “Cemevleri ibadethanemizdir”, “Dedelerimiz ocaklarımızda ve dergâhlarımızda yetişir devlet güdümlü dede okullarını reddediyoruz”, “OHAL ve KHK zulmüne son” pankartları asıldı.

    Divan başkanlığını PSAKD önceki genel başkanlarından Kemal Bülbül yaparken divan üyeliğine de Müslüm Metin, Hasan Cem Yılmaz, Nurdan Şahin ve Şennur Şimşek seçildi.

    Divan başkanı Kemal Bülbül kısa bir açılış konuşması yaptı.

    Genel Kurula HDP Eş Sözcüsü Ayhan Bilgen, HDP MYK Üyesi Ali Kenanoğlu, HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Başkanı Kemal Peköz, ESP Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, CHP Milletvekili Şenal Saruhan, CHP PM Üyesi Yıldırım Kaya  katıldı. Ayrıca PSAKD’nin önceki genel başkanlarından Kemal Bülbül, Kazım Genç, Necati Yılmaz ve  Sivas Madımak’ta yakılarak katledilen canların yakınları da genel kurula katılan isimlerden.

    Diğer Alevi kurum temsilcilerinin de katıldığı genel kurula Hacı Bektaş Veli Aanadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş, Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şube Eş Başkanı Murat Işık, Hubyar Sultan Alevi Kültür Vakfı Başkanı Aydın Deniz ve çok sayıda  konuk katıldı.

    Genel başkanlık için Gani Kaplan, Muhittin Yıldız ve Cuma Erçe olmak üzere üç aday yarışıyor.

    Alevi hak yol mücadelesinde yaşamlarını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

    Alev Bektaşi İnanç Kurulu (ABK) Başkanı Kureyşan Ocağı piri Hüseyin Güzelgül açılış gülbengi verdi.

    Ağuçan Ocağı Anası Türkan Akbıyık deyişler söyledi.

     

     

     

  • Aleviler Pazar günü Kadıköy’de toplanıyor: Korkmuyoruz, sinmiyoruz

    Aleviler Pazar günü Kadıköy’de toplanıyor: Korkmuyoruz, sinmiyoruz

    PİRHA-ABF başta olmak üzere Alevi kurum başkanları, Pir sultan Abdal Kültür Derneği Erzincan Şube yöneticilerinin ve üyelerinin tutuklanmalarına karşı “Korkmuyoruz, sinmiyoruz! karanlığa karşı inancımıza ve kurumlarımıza sahip çıkıyoruz” şiarıyla yapılacak olan eyleme katılım çağrısı yaptı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Erzincan Şube Başkanı Erol Yeter’in de aralarından bulundu 16 PSAKD üyesinin tutuklanmasına tepkiler sürüyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve bağlı kurumlar, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Erzincan şube yöneticileri ve üyelerinin tutuklanmasına tepki göstermek için 01 Nisan Pazar günü saat 13:00’te Kadıköy Süreyya Operası önünde basın açıklaması yapacak.

    Açıklamaya katılacak olan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Derneği (AKD), Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE), Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği (HSAKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ve Garip Dede Dergahı başkanları eyleme çağrıda bulundu.

    “SUSMAK ONAYLAMAKTIR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) sosyal medyadan paylaştıkları afişle eyleme katılım çağrısı yaptı:

    “Alevi hareketine yönelik bur operasyona dur demek, önümüzdeki süreçte daha çok canımıza yönelimin önüne geçmek için sesimizi gür çıkartmak zorundayız. Sizin ve çevrenizdekilerin katılımı önemlidir. Susmak onaylamaktır.”

    SONGÜL TUNÇDEMİR: “ALEVİLERE YÖNELİK BASKIYI PROTESTO EDECEĞİZ

    PSAKD GYK Üyesi ve Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir, PSAKD İstanbul şubelerinin katılacağını belirterek; eylemin, özelinde Erzincan Şube üyeleri, yöneticileri ve PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter’in tutuklanmalarıyla ilgili genelinde ise Alevilere yönelik baskı, sindirme politikalarıyla ilgili olduğunu kaydetti. Tunçdemir “Tüm halkımızı desteğe bekliyoruz” diyerek eyleme katılım çağrısında bulundu.

    TUNCER BAŞ: EYLEME GÜÇLÜ KATILALIM

    HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş ise Alevilere yönelik baskıların ilk olmadığını ve güçlü bir tepki gösterilmediği sürece son da olmayacağını belirterek Pazar günü yapılacak olan eyleme güçlü katılım sağlamak gerektiğini vurguladı.

    DOĞAN DEMİR: TUTUKLANAN CANLAR BİR AN ÖNCE ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMALI

    AKD Genel Başkanı Doğan Demir, tutuklanan PSKAD üyelerinin onurları olduğunu ifade etti. Demir, bu haksızlığın en kısa sürede giderilmesini umarak tutuklanan canların özgürlüklerine kavuşmasını diledi.

    ZEYNEL ŞAHAN: TUTUKLANAN ARKADAŞLARIMIZ YALNIZ DEĞİL

    Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Şahan da eyleme katılımın önemine vurgu yaparak şunları belirtti:

    “Erzincan’daki arkadaşlarımızın haksızca herhangi bir soruşturma yapılmadan ön yargıyla gözaltına alınmalarını kınıyoruz. Bunun olmaması gerekiyor. Bu arkadaşlarımızın yalnız olmadıklarını her zaman haksızlığın karşısında olacağımızı dile getiriyoruz ve arkadaşlarımızın bir an evvel serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.”

    AYDIN DENİZ: ALEVİLERİ SİNDİRME POLİTİKALARINI PROTESTO EDECEĞİZ

     

    HSAKD Başkanı Aydın Deniz, Alevilere yönelik baskı ve sindirme politikalarına dur demek için gür bir şekilde ses çıkartmak gerektiğini söyleyerek eyleme katılacağını kaydetti.

    İMAM BALSEVER: ALEVİLERE YÖNELİK SALDIRILAR SİYASİDİR

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eyüp Şube Eş Başkanı İmam Balsever ise Alevilere yönelik baskıların diğer toplumsal kesimlere yapılan baskıların farklı bir versiyonu olmadığını ve AKP iktidarının bütün toplumsal kesimlere yönelik sindirme politikaları olduğunu kaydetti. Tutuklamaların Alevi örgütlülüğünü kırmak, Alevi toplumuna gözdağı vermek ve sindirmek üzerine politik bir yaklaşım olduğunu ifaden eden Balsever, “Bizler Erzincan’da Alevi canlara yönelik geliştirilen bu saldırının siyasi ve politik olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda Erzincan’da köylere yönelik de çok ciddi baskılar söz konusu, köy boşaltmalar söz konusu. Oranın demografik yapısını değiştirmeye yönelik iktidarın net bir pozisyon aldığını görüyoruz. Bu manada vicdanlı olan bütün toplumsal kesimlerin bu tür saldırıların kendisine de yönelebileceğini düşünmesi ve tepkilerini vermesi gerekiyor. Dolayısıyla bu saldırgan, ırkçı ve faşizan saldırılara karşı Alevi toplumu, Alevi dostları sessiz kalmamalı ve bu manada Pazar günü yapılacak olan açıklamaya bütünlüklü olarak güçlü bir destek sunmalı.” dedi.

    CELAL FIRAT: HER BİREY BİRBİRİNİN HIZIRI OLMALI

    Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, zor koşullardan geçildiğine vurgu yaparak bu koşulların ancak birlik ve beraberlik içerisinde atlatılabileceğine işaret etti. Fırat, “Bizim inancımızda her birey birbirinin Hızırı olmalı. Bu çerçevede eleştirmekten çok, sağda solda kelamlar dillendirmekten çok el ele tutuşmamız lazım. Herkesin gür bir şekilde tepkisini dillendirmesi lazım. Eksik noksanlık hepimizin olabilir. Ama herkesin özünü dara çekip o gün o meydana gelmesi gerekir. Oradaki can dostları sahiplenmek lazım. Nasıl ki şu an 1980’e baktığında 12 Eylül darbesini herkes lanetliyorsa şu süreci de 10 sene sonra lanetleyeceklerdir.” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

  • Siyaset için Alevilik değil Alevilik için siyaset-VİDEO

    Siyaset için Alevilik değil Alevilik için siyaset-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu’nun öncülüğünde düzenlenen Alevi çalıştay program taslağı toplantısı üçüncü gününde sürüyor. Taslak programın 12 başlığından biri olan Aleviler ve siyasetin anlatıldığı Hasbihal taslak raporunda, Alevi kurumlarının siyasetin arka bahçesine haline dönüştüğü belirtilerek, “Alevi kurumlarının siyasete gerçekten donanımlı, yetenekli, Alevilik inancına ve toplumuna gönülden bağlı kadroları hazırlamaları ve desteklenmeleri en acil ihtiyaçtır” denildi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu’nun öncülüğünde düzenlenen Alevi çalıştay program taslağı toplantısı son gününde sürüyor.

    Taslak programın 12 başlığından biri olan Aleviler ve siyaset (Hasbihal) taslak raporu Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Tuncer Baş tarafından açıklandı.

    Aleviler ve siyaset (Hasbihal) başlığını tartışan Çilem Küçükkeleş, Tuncer Baş, Nevzat Türkmen, Savaş Hurman, Ali Öztürk, Kemal Yıldız, Zeynel Özen adına açıklama yapan Tuncer Baş, “Birinci Dünya Savaşı’nın kaotik ortamında filizlenen genç cumhuriyet Anadolu’nun işgaline karşı direniş hattını kongreler sürecini takip eden bir meclis örgütleyerek kurmuştur. Bu haliyle cumhuriyet daha kurulmadan yöntem olarak parlamentarizmi seçmiştir. Toplum sorunlarını çözmek için olabildiğince geniş kesimleri de içine alan katılımcı bir meclis kurarak yürütme iradesini ortaya koymuştur. Türkiye’nin demokrasi yolculuğu da bu kurucu meclis ile başlamıştır. İlk meclis formel olarak daha rızalık temelli oluşmuştur. Ardından da kurucu meclisin yürütme organı olarak Cumhuriyet Halk Fırkası kurulmuştur. Cumhuriyet Halk Fırkası genç cumhuriyetin partili sisteme geçişinde ilk partisi olmuştur. 1923’te ilan edilen Cumhuriyet 1924’te oluşturulan ikinci meclis ile birlikte politik ve ekonomik hattını çizmeye başlamıştır. Cumhuriyetin ekonomik hattının temelleri 1924 yılında yapılan İzmir İktisat Kongresi ile oluşturulmuştur. Hakeza aynı yıl çıkarılan Tekke ve Zaviyeler Kanunu ve kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı ile de Türk -İslam sentezi eksenli politik hattın temelleri atılmıştır” dedi.

    ALEVİLER VE SİYASET

    Tekke ve Zaviyeler Kanunu ile inanç merkezlerine el konulan Alevilerin inanç önderleriyle buluşmaktan da men edildiğini söyleyen Baş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Devletin diyanet işleri teşkilatını oluşturup resmi dinin belirlenmesi ile beraber Alevilerin de payına düşen diğer bütün farklı gruplar gibi asimilasyon, göç ve kırım olmuştur.

    Dönüşen dünya konjonkturuyle ihtiyaçlara cevap veremeyen CHP çareyi çok çok partili sisteme geçişte bulmuştur. Aleviler çok partili sisteme geçişle birlikte yeni bir umut olan demokrat partiye büyük oranda destek vermiştir. Demokrat parti süreci 1960 darbesiyle son bulmuş ve bu vesileyle her zaman Türkiye siyasetinde belirleyici bir ağırlığı olan ordu, Milli Güvenlik Kurulunu kurarak siyaset üzerindeki töhmetini kurumsallaştırmıştır. Böylelikle Türkiye hızla gelişen bir darbeler iklimine girmiştir.

    Demokrat Parti sürecinde umduğunu bulamayan Aleviler, 1965’te ilk siyasi deneyimleri olan Birlik Partisini kurmuştur. Alevi partisi iddiasıyla kurulan Birlik Partisi dönemin siyasi atmosferinde Alevi inanç ve toplumsal değerlerini yaşatamayıp bir kısmı sağ bir kısmı da sol savrulmalar yaşayarak erimiştir.

    1970’li yıllarda da sol siyasetler içinde aktif olarak yer alan Aleviler 1980 darbesiyle birlikte ağır bedeller ödediler. Bir yönüyle 1980 darbesinin toplumda oluşturduğu depolitizasyon diğer yönüyle de yükselen alt kimlik siyaseti dalgası Alevilerİ de etkiledi. Düne kadar gerektiğinde evrensel fikirler ve siyaset için Alevi kimliğini geri plana atan Aleviler, Alevi kimliğine yeniden sarıldılar. Bu kimlikleri ile görünür olmak ve Alevi kimliğiyle siyaset yapma arayışları başladı. Geçmişi 1960’lı yıllara kadar uzanan ve “Alevi” adı resmen yasak olduğu için Alevi yol ulularının adları ile kurdukları derneklerin sayısı 1980’lerin sonuna doğru hızla çoğaldı. 1993 yılında yaşanan Madımak Katliamı Alevi toplumu için bir milat oldu. Katliamın oluşturduğu tepkisellikle Alevi dernekleri ve vakıflarında sayısal bir patlama yaşandı. Bu örgütlülükler ciddi politikalar geliştirmeyip ağırlıkla tepkisel eylemlilikler üzerinden hareket ettikleri için ilerleyen süreçte belli tıkanıklıklar ve yetmezlikler baş gösterdi.

    1980 ‘den sonra siyasetin özellikle toplumdan kaçırılarak meclise hapsedilmesiyle, siyaset arenasının daralması, bu alanın sistem tarafından kriminalize edilmesi Alevilerin ilgisinin kendi inanç ve kimlik siyasetine yönelmesine sebep oldu. Yasa ve tüzüklerin sınırlılığı içinde Alevi örgütleri, inanca, kimliğe, iç eğitimden sosyal ve siyasal ihtiyaçlarına varana kadar birçok konuda çözüm üretmek gibi bir sorunla karşı karşıya kaldılar. Ofis ve büro gibi mekanlar üzerinden yürütülen faaliyetler artan sayıda cemevinin kurulması ile birlikte mekânsal bir dönüşüm de yaşadı.”

    ALEVİ KURUMLARINA OLAN GÜVEN KAYBI

    Cemevlerinin sunduğu cem, cenaze; kurban, kurs ve eğitim faaliyetleri üzerinden toplumsal bir güç merkezi olmaya başladığını söyleyen Baş, düne kadar Alevilerin önemli bir kısmının diyanetten ve devletten yardım almayı reddetmelerine rağmen gelinen süreçte cemevleri inşa edilirken oluşan yüksek maliyetler ve cemevlerinde yürütülen hizmetlerin finasmanında yaşanan sıkıntılar nedeniyle Aleviler ve belediyeler arasında ayni ve nakti bir ilişki trafiğinin oluştuğunu vurguladı.

    Alevi kurumlarının Alevi toplumunun gözünde ciddi bir güven kaybı yaşadığına dikkat çeken Baş, “Alevi kurumlarına getirilen en büyük eleştiri kurumları ele geçiren yöneticilerin bu kurumları kişisel menfaatleri için siyasete giden yolda sıçrama tahtası olarak kullandığı yönünde oldu. Kısaca alevi kurumları alevi toplumunun gözünde de ciddi itibar kayıpları yaşadı”  dedi.

    “YÖNETİMLER PROGRAMLI, KATILIM VE ŞEFFAF OLMALI”

    Alevi kurumlarının toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilir bir hale gelebilmesi için Alevi inancına ve geleneklerine uygun bir yapılanmaya girmesinin acil bir ihtiyaç olduğu söyleyen Baş sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu kurumlar hayatın her alanında olduğu gibi siyasette de güçlenebilmesi için Alevi toplumuyla ilişkilerini yeniden gözden geçirmelidir. Bunun için öncelikli olarak yönetim bazında ve üyelik bazında daha geniş bir Alevi kitleye ulaşması gerekmektedir. Yönetimlerin daha programlı, daha katılımcı ve şeffaf olmaları gerekmektedir.

    Siyaset kurumları ile ilişkilenirken daha ilkeli ve toplumsal temsiliyeti öne alan bir tutum içerisinde olmaları gerekmektedir. Bu ilişkiyi adaylık temelli değil siyaset temelli kurmalıdır. Böylelikle partilerin kapısında bekleyen değil, partilerin kapısına geldiği siyaseti danıştığı kurumlar oluruz. Alevi kurum yöneticileri siyasetle ilişki kurarken toplumun ve kurumlarının rızalığı temelinde hareket etmelidir.

    Siyaset için Alevi olanlar değil, Alevilik için siyaset yapanlar birbirinden ayrılmalıdır. Bu ayırım sağlanmadığı takdirde Alevi kurumları siyasetin arka bahçesi haline dönüşmektedir. Bireysel siyasal hırslar Alevilerin hak mağduriyetine uğramasına ve toplumsal anlamda güçsüzleşmesine neden olmaktadır. Bu doğrultuda Alevi kurumlarının siyasete gerçekten donanımlı, yetenekli, Alevilik inancına ve toplumuna gönülden bağlı kadroları hazırlamaları ve desteklenmeleri en acil ihtiyaçtır.” (HABER MERKEZİ)

  • Alevilerden gözaltılara tepki: Kemal Bülbül ve barış savunucuları serbest bırakılsın

    Alevilerden gözaltılara tepki: Kemal Bülbül ve barış savunucuları serbest bırakılsın

    PİRHA – Sosyal medyadan Afrin’e yönelik operasyona tepki gösterenler arasında dün gece gözaltına alınan PSAKD’nin Eski Genel Başkanı Kemal Bülbül’ün gözaltına alınmasına Aleviler tepki gösterdi. Aleviler, Bülbül’ün ve diğer barış savunucularının serbest bırakılmasını istediler. 

    Sosyal medyadan Afrin’e dönük hava bombardımanına tepki gösteren aralarında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin Eski Genel Başkanı Kemal Bülbül’ün de olduğu çok sayıda sanatçı, siyasetçi ve gazetecilerin de olduğu onlarca kişinin evine yapılan baskın sonucu çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    “KEMAL BÜLBÜL SERBEST BIRAKILMALI”

    Gözaltılara birçok Alevi kurum temsilcisi, yazar, sanatçı tepki gösterdi.

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, Bülbül’ün gözaltına alınmasına tepki göstererek, “Derneğimiz önceki dönem genel başkanlarından Kemal Bülbül bu gece evinden gözaltına alındı. Kemal Bülbül serbest bırakılsın” dedi.

    HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş da Kemal Bülbül’ün gözaltına alınmasına tepki göstererek serbest bırakılmasını istedi.

    Kıbrıs Pir  Sultan Abdal Kültür Derneği Eş Başkanı Selver Kaya, Bülbül’ün gözaltına alınmasını kınayarak derhal serbest bırakılmasını  istedi.

    Yazar Erdal Yıldırım da tepkisini şöyle ifade etti.

    “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) eski genel Başkanı Kemal Bülbül gözaltına alındı. Bu iktidar kendisi gibi düşünmeyen herkese düşman… Bu nedenle hep birlikte haykırıyoruz:
    Kemal Bülbül derhal serbest bırakılsın! Kemal Bülbül yalnız değildir. Savaşa Hayır.!”

    PSAKD GYK Üyesi Gülizar Taşbilek de, Bülbülün serbest bırakılmasını istedi. Taşbilek, “Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri eski genel başkanlarından Kemel Bülbül Ankara’da gözaltına alınmıştır. Eski genel başkanımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Unutmayın ki bizler ”Pir Sultanın Yoldaşlarıyız…” ifadesini kullandı.

    “BARIŞ SAVUNUCULARI SERBEST BIRAKILMALI”

    Demokratik Alevi Derneği yöneticileri Bülent Felekoğlu ve İmam Balsever de, “Hak, yol, Alevi inancına büyük hizmetleri olan yazar, siyasetçi Kemal Bülbül derhal serbest bırakılsın” çağrısında bulundular.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi Genel Örgütlenme sekreteri Fırat Argün, ise yapılan gözaltılara tepki gösterdi. Argün,” Biz Aleviler felsefemiz ve inancımız gereği savaşa hayır demeye ve barışı savunmaya devam edeceğiz. Savaşı savunmak birleşmiş milletler sözleşmesine ve insan hakları evrensel beyannamesine göre suçtur. Biz bu suça ortak olmayacağız. Eski genel başkanımız ve tüm barış savunucuları serbest bırakılmalıdır” dedi.

    DAD Ankara Eş Başkanı Murat Işık, da “Aydın, İnsan Hakları savunucusu, Alevi toplumunun eşit yurttaşlık mücadelesine inanan, önceki dönem PSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül suçsuzdur serbest bırakılmalıdır” çağrısında bulundu. (HABER MERKEZİ)

     

  • AKD’den; ABF ve HBVAKV başkanlarına sert tepki

    AKD’den; ABF ve HBVAKV başkanlarına sert tepki

    PİRHA – ABF, AABK, HBVAKV, PSAKD’in Maraş anması sırasında ve sonrasında yaşananlar nedeniyle AKD’nin Başkanı Doğan Demir’i ve bazı yöneticilerini Alevilerden özür dilemeye çağırmasının ardından AKD Genel Merkezi çok sert bir açıklama yaptı. ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız’a ve HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş’a sert ifadelerle yüklenen AKD ise ABF Başkanını istifaya çağırdı. AKD’nin açıklamasında isim verilmeden bazı basın kuruluşları da hedef alındı. 

    39 yıl önce Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anıldığı 23 Aralık günü ve sonrasında Alevi kurum başkanlarıyla AKD’nin başkanı ve bazı şube başkanları arasında yaşanan gerginlik devam ediyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)  ile Alevi Kültür Dernekleri’nin (AKD) bazı yöneticileri arasında anma sırasında yaşanan gerginlikler ve sonrasında ABF Başkanı Muhittin Yıldız’ın ve HBVAKV Başkanı Tuncer Baş’ın yine AKD’li yöneticiler tarafından tehdit edildiği iddiaları kamuoyuna duyurulmuştu.

    Dört büyük Alevi kurumu tarafından yapılan ortak açıklamada, Maraş’ta canların anması sırasında ve sonrasında AKD Antep Şube Başkanı Yılmaz Demirdelen ile AKD Sultangazi Şube Başkanı Zeynal Odabaş’ın, AKD Genel Başkanı Doğan Demir’in bilgisi ve talimatıyla HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş’a fiili müdahale ve saldırıda bulundukları belirtilmişti.

    Açıklamada, saldırıya engel olmak isteyen ABF Genel Başkanına karşı da AKD Antep Şube Başkanı Yılmaz Demirdelen’in küfür ve hakaret içeren fiili saldırıda bulunduğu, buna tanık olan AKD Genel Başkanı Doğan Demir’in ise engel olmak yerine, ABF Genel Başkanına sözlü saldırı ve hakarette bulunduğu iddia edilmişti.

    Açıklamada bütün bu yaşanan olumsuz tutum ve davranışlar nedeniyle AKD’nin Başkanı ve bazı yöneticileri Alevilerden özür dilemeye davet edilmişti.

    ABF, AABK, HBVAKV, PSAKD’nin yaptığı ortak açıklamadaki istifa davetine ve iddialara Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi’nden karşı açıklama geldi.

    AKD, dört kurumun açıklamasının gerçekleri yansıtmadığını belirterek, ABF başkanının ve onu destekleyenlerin istifa etmesi gerektiğini savundu.

    ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız ve HBVAKV Genel Başkanı Dr. Tuncer Baş için çok sert ifadelerin kullanıldığı açıklamada, isim verilmeden sözkonusu dört kurumun açıklamasını yayınlayan haber siteleri de hedef alındı.

    AKD Genel Merkezi’nin; ABF ve HBVAKV başkanlarını ve açıklamayı yayınlayan basın kuruluşlarını hedef alan açıklamasının tamamı şöyle:

    “23 Aralık 2017 günü 39 yıl önce Maraş’ta katledilen canlarımızı anmak için engellemelere rağmen bir araya geldik. Biz ülkemiz aydınları ve Alevileri üzerine oyun oynayan karanlık güçleri ve yandaşlarını tanıdığımızı, Alevilerin birlik ve beraberliğinden korkan kargaşa, terör ve akan kandan, anaların göz yaşından beslenmeye çalışanların birleşip sorumlu davranış sergileyen AKD örgütlüğüne karşı nefretlerini kusmalarına rağmen halkımıza uygulanan baskı ve zulme karşı göğüs gererek provokatör kışkırtmalara karşı her daim sağ duyulu yaklaşıp birliğimizi, dirliğimizi daim eyleyeceğimizi açıkladık. Maraş katliamını anma etkinliğinde toplumda olmayan karşılıklarını sahte görüntü ve söylemlerle doldurmaya çalışanların gerçek yüzlerini bir kez daha gördük. Anma öncesi ve sonrasından kurumlarımızda mihman ettiklerimiz bölgedeki 25 şubemiz ve genel merkez yöneticilerimizi yok saymaya kalkanlara karşı duruş gösteren genel başkanımız, Gaziantep ve Sultangazi Şube başkanlarımızı tehdit etmeye kadar vardırdıkları davranışlarına örgütsel tepkimizi yalan yanlış haberlerle çarpıtarak tekrar kahramanlık yapmaya başladılar.
    AKD örgütlülüğü olarak Genel Başkanımız Doğan Demir ve Genel merkez yöneticilerimizle, bütün şubelerimiz ve üyelerimizle bu güne kadar sizin kirli oyunlarınıza alet olmadık ,bundan sonrada olmayacağız. Aleviler adına yapılan her anmayı kendi siyasi beklentilerine payanda yapmaya çalışanlara izin vermeyeceğimizi, bu ülkenin yöneticileri ile her zeminde görüşüp sorunlarımızı kavga ve sloganla değil özümüzden taviz vermeden sağduyu ve diyalog ile çözmeye devam edeceğimizi bir kez daha belirtiyoruz.
    AKD yönetimi olarak İç İşleri Bakanı ve bazı valilerle, belediyelerle alenen yaptığımız görüşmeleri Aleviliğe ihanet sayıp, bize hain diyenlere soruyoruz. Bu güne kadar gizlice görüştüğünüz bakan, vali veya belediye başkanlarına neyi pazarladınız, belediyelerden ne alıp ne verdiniz, geçen yıl Maraş Valisi ile neyin pazarlığını yaptınız hadi açıklayın. Tuncer Baş bu gün malları ve parası üzerinde tepindiğiniz vakfın temelini atan ve inşaatın maliyetini devletin hazinesinden karşılayan Dönemin Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’i unutmuş olamazsınız. Alevi kurumları adına hak mücadelesinde devlet erkanı ile görüşen, hak talep eden herkes size göre hainse peki siz ne oluyorsunuz.? Hadi geçtik bu balık hafızalıları, yalan ve iftiraları dillerine dolayan ve bu çirkin girişime destek olan kurumlara ve bazı yayın organlarına zamanı geldiğinde elbette söyleyecek çok sözümüz vardır.
    Dün bazı haber sitelerinde yazdıkları haberin kaynağını ve açıklama yapanı yazma cesareti gösteremeyen cesur kalemşörler AKD genel başkanımızı ve ,şube başkanlarımızı hedef gösteren alevi diline yakışmayan edepten yoksun bir açıklama yayınladılar.

    “Anmaya katılan AABK ( Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu), ABF (Alevi Bektaşi Federasyonu),HBVAKV (Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı), ve PSAKD (Pir Sultan Abdal Kültür Derneği) Alevi Kültür Dernekleri’nin anma sırasında yaşanan gerginlikler ve sonrasından yaşananları eleştirerek AKD tabanıyla hiçbir sorunlarının olmadığını yalnızca AKD içerisinde bir grubun Alevi hareketini provoke etiğini öne sürdü. Açıklamada AKD yönetimi özür dilemeye davet edildi.”

    Devamla”Anmanın bitimine doğru AKD Antep şube başkanı Yılmaz Demirdelen ile AKD Sultangazi şube başkanı Zeynel ODABAŞ, AKD genel başkanı Doğan Demir’in bilgisi ve talimatıyla HBVAKV genel başkanına fiili müdahale ve saldırıda bulunmuşlardır. Buna engel olmak isteyen ABF Genel Başkanına karşı da AKD Antep şube başkanı Yılmaz Demirdelen küfür ve hakaret içeren fiili saldırıda bulunmuştur. Buna tanık olan AKD genel başkanı Doğan Demir engel olmak yerine, Abf genel başkanına sözlü saldırı ve hakarette bulunmuştur. “

    Burada yazılanları açıklamada yarar vardır. AKD Gaziantep Şube Başkanı Avukat Yılmaz Demirdelen ve AKD Sultangazi Şube Başkanı Zeynel Odabaşı mevcut ABF’nin Genel başkan yardımcılığını yapmış mücadeleleri ve duruşuyla her daim saygıyı hak etmiş kişilerdir. ABF nin başkanlık koltuğunu işgal eden Muhittin Yıldız rahat çalışsın bahane bulamasın diye karşı çıkmamıza rağmen mevcut görevlerinden istifa etme özverisini gösteren değerli canlarımızdır.
    Doğan Demir, AKD’nin genel başkanıdır. Ne mafya babası ,nede bizlerin şeyhi değildir. Bizim GYK üyelerimiz ve şube başkanlarımız da mürit değil yolun talibi, ayak türabıdır. Doğan Demir şube başkanlarımıza ve hiç kimseye saldırı talimatı vermez. Bu açıklamayı yapan kişiler kendi sıfatlarını genel başkanımıza yakıştırıyorlar.
    Bu çirkin iftiranın devamı açıklamada gizli.” Bir sonraki gün yani Pazar günü HBAKV başkanı ile Abf genel başkanı, eş zamanlı olarak değişik telefonlardan aranarak küfür, hakaret ve tehdide maruz kalmışlardır. Maraş’ta yaşanan bu olaydan sonra ve tehdit ve hakaret içeren bu aramalar tesadüf olamaz.”
    AKD örgütlülüğünü yok saymaya çalışan her zeminde ayar vermeye çalışanların yalanları bitmiyor. Maraş’ta AKD orada olduğu halde yok saymaya çalışanlara tepki gösteren yöneticilerimize parmak sallayıp, gözlerini belertenlere anladığı dilden cevap verilmiştir.
    Ancak ortalıkta hala ABF Genel başkanıyım sıfatıyla afra-tafra satan Muhittin Yıldız Genel Başkanımız Doğan Demir’i eşinin yanında telefonla arayarak” Gaziantep şube başkanı Yılmaz Demirdelen ve Sultangazi Şube Başkanı Zeynel Odabaşını kasderek” bağla şu köpeklerini tasmalarından, yoksa gider evlerinden aldırır, gerekeni yaparım, seni bitiririm “ diyen zattır.
    Daha önceki ABF başkanı Baki Düzgün’ün evini kimliği belirsiz çakallarına bastırıp öldürmekle tehdit eden, ABF yönetim kurulunda bulunan Kadınlar dahil bazı kişilere küfredip hakaretlerde bulunan kişi de aynı zattır. Kartal Mitinginde herkesle kavga eden yine bu zattır. Bu güne kadar şu veya bu şekilde bu zatın yaptıklarına sesini çıkarmayan, yapılan ahlak ve edep dışı davranışlarına göz yuman sorunu kişiler arası çekişme olarak gören kişilere soruyoruz? Bu zat bu küstahlığı yapma cesaretini kimlerden almaktadır? Sizce Alevilerin dili, davranışı hele de alevi kurumlarının çatı örgütü ABF’nin başkanı böylemi olmalıdır? Sizlerin üç maymun rolünü oynayarak yapılanları görmezden gelmelerinizle bu zat ABF başkanı olarak daha ne kadar o makamı işgal edip alevi kurumlarını ayrıştırmaya devam edecektir?
    Serseri bir mayın gibi nerde patlayacağı ve hangi kuruma zarar vereceği belli olmayan bu kendini bilmez kişinin davranışını hangi alevi canımız hoş görür anlamış değiliz. Mafyanın bile değerlerini alt üst eden bu zat ucuz mahalle kabadayılığı sergilerken bizi alevi hak mücadelesinde ihanetle suçlayabiliyor. Kendi pisliklerini bile eline yüzüne bulaştıranları Alevilerin vicdanlarına havale ediyoruz.
    Yaptığımız görüşmelerde Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticilerinin böyle bir açıklamadan haberleri olmadığını ve böylesi bir açıklamayı da doğru bulmadıklarını öğrendik. AKD olarak “kem söz sahibine yakışır” diyerek yapılan çirkinlikleri açıklamayı yapanlara ve buna çanak tutanlara iade ediyoruz.
    Bu yolda mücadele eden herkes isimlerini ve kurumlarını açıklama cesaretini bile gösteremeyen kişileri çok iyi tanıyorlar.
    Bize atfedilmeye çalışılan ancak sırıtan “ ağacın kurdu kendi özünden olur “özdeyişine aynen katılıyoruz. Mafyavari davranışlarla bile yönetilemeyen ve her geçen gün borç batağına sürüklenen son bir yıldır örgütsel anlama aleviler arasında saygınlığı kalmayan ABF’nin kurucusu ve en büyük kitlesel bileşeni Alevi Kültür Derneğidir.. Aldıkları bağış ve yardımları, AB proje fonlarını çarçur edip hesabını veremeyen mevcut ABF yönetimini çok uyardık, hatta rahat kadro kursunlar diye yönetim ve diğer organların asıl ve yedek üyeliklerinden çekildik. Yönetimden AKD temsilcisi dışında olup istifa eden bir çalışma üretemeyen bir çok canımıza rağmen etiket uğruna mevcut yönetimde kalmaya çalışan enkaz haline getirdikleri ABF yi üstümüze yıkmaya ve kendi pisliklerini bize bulaştırmaya çabalayanların hezeyanlarını ve mafyavari tehditlerini dikkate almıyoruz.
    Bunun yanında varlık sebebinin AKD olduğu Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı başkanı Tuncer Baş ve ABF Başkanı Muhittin Yıldız yanına aldıkları bazı kurumların yöneticilerini yalan beyanlarla kandırarak alevi hak mücadelesine zarar vermektedirler. Tuncer Baş’ın benzer davranışı daha birkaç önce Çorumda yaptığımız anma toplantısında AABK Başkamı Sayın Hüseyin Mat ‘ada yalanlar söyleyerek zor durumda bıraktıklarını biliyoruz. Yine Maraş’ta aynı gün içimizden çıkmış HDP Milletvekili Sayın Müslüm Doğan’a hakaret edip tombala milletvekilisin diyen zat aynı kişidir. Hacı Bektaş dedeler kurulu toplantısından kovulan, bana ne Alevilikten ben holding yönetiyorum diyen, kendi kurduğu şubeyi kapatıp genel sekreterini ayrıştıran , öncelikle kendi ideolojik yapısına uymayan sadece vakıf senedine göre çalışmayı düşünen şube yöneticilerini sudan bahanelerle görev alan zat Tuncer Baş’tır.
    AKD yöneticileri olarak 5 yıldır görev yaptığımız dönemde her şey mükemmel olmamıştır ama ABF ve bileşeni kurumlarımızda bu denli ayrıştırma ve kargaşa yaşanmamıştır. Yaşanan olumsuzlukları gördüğümüzde Tuncer Baş ve Muhittin Yıldız’ın göreve geldikten sonra kurumlar arasını açmak ve ayrıştırmak için özel olarak görevlendirildiğini düşünmeden edemiyoruz. Kendi yaptıkları pislikleri başkalarının üstüne atmada sınır tanımayanlar, kurumunuza vakfedilen maddi ve manevi değerlerimiz üzerinde keyfinizce tepinmeniz karşılıksız kalmayacak, demokratik ortamlarda Alevilere yakışan şekilde hesap sorulacaktır. Güneşi balçıkla sıvayamayacağınızı ve mutlaka bir gün yaptıklarınızın hesabını vereceğinizi unutmayınız.
    Bozuk saatin bile günde iki defa doğruyu gösterdiği gibi açıklamada geçen “AKD Alevi hareketinde köklü geçmişi olan bir kurumdur. Bu nedenle Alevi Hareketi açısından anlamdır ve olmazsa olmazlarımızdandır. “ cümlesi doğruyu işaret etmektedir. Ancak bunca yalan ve iftiradan sonra acaba diye düşünürken arkasından gelen cümleler utanmazlıkta sınır tanınmayacağını göstermektedir.
    “Bizim sorununuz AKD kurumu ve tabanı ile değildir. AKD içinde Alevi Hareketini bölmeye ve farklı yerlere çekmeye çalışan, sisteme ve asimilasyon politikasına hizmet etmeye çalışan kişiler ve yöneticiler ile ilgilidir. Kurumlara çöreklenmiş bu tür kişilerin Alevi Hareketine daha fazla zarar vermemesi için söküp atmak ve teşhir etmek de bizim görevimizdir. Abf olarak Akd ile yol yürüdük ve yürümeye de devam edeceğiz. Yolumuza zarar veren kişilikleri de AKD’nin değerli yöneticileri ile birlikte kurumdan arındıracağız. Bu nedenle AKD’nin değerli canları elbirliğiyle bu ihanetçi kişilikleri görevden almalıdırlar”

    Bu açıklama ile kendi kurumlarını yönetmekten aciz malum kişiler, bu defa en büyük ve vazgeçilmez kurumuna yalakalıkta sınır tanımayarak AKD içine çomak sokmaya çalışmaktadır. Nasıl olsa AKD’nin şube yöneticilerini ve üyelerini yalanla kandırıp AKD yi karıştırır mevcut yönetimlerini devirir ve şakşakçı yöneticiler seçtirir koltuğumuzu koruruz sevdasına düşmüşlerdir. Tabi emriniz olur efendim ne demek. Derhâl AKD nin mevcut şeyhinin ve müritlerinin defterleri düreriz dememizi mi bekliyorsunuz ? Daha çok beklersiniz. Anlaşılan siz AKD örgütlerini tanıyamamışsınız. Bu entrikacı tavrın adını alevi hukuku ve yolumuz koymalıdır Edep yahu illa edep diyoruz.
    Değerli canlar, AKD içi boş bir kurum değildir. Bizim hiçbir kurum veya kişiden özür dileyecek bir davranışımız yoktur. Bu yolun ve örgütün sahipleri vardır. AKD nin mevcut yöneticileri atamayla veya sahte vaatlerle paraşütle yönetime gelmedik.Üyelerimizin özgür iradeleri ve demokratik seçimleriyle göreve getirildik ve bu güne kadar yolumuzun edep ve erkanından , derneğimizin ilkelerinden taviz vermedik, bundan sonra birkaç kendini bilmezin yalanları ve iftiralarıyla yolumuzdan dönecek değiliz.Başka Genel Başkanımız Doğan Demir ve GYK üyelerimiz, şube başkan ve üyelerimizin saçının bir teline dahi zarar getirilmesine asla izin vermeyiz, bunun düşünülmesine bile asla tahammül etmeyiz. Bize hiç kimse talimat veremez.
    Alevilerin hak mücadelesi tarihi ibretlik olaylarla doludur.8.İmam Rıza döneminde Abbasi Halifesi Harun Reşit oğlu El Memnu döneminde İmam Rızanın bilgi ve tecrübesini kabul eden ancak taraftarlarından çekinen Halife, İmam Rıza’ya “velayet hakkı sizindir, velayeti size veriyorum, size biat edeceğim, yalnız devleti ben yöneteceğim” diye teklif edince İmam Rıza “ Velayet Hak’tan verilir. Eğer size velayet haktan verilmişse sizin ne haddinize ki bana velayeti devretmeye kalkışırsınız. Yok velayet Hak’tan değil zorla gasp ettiğiniz biz makamsa bizim zorla gasp edilmiş bir makamda gözümüz yoktur” der. Tabiki sonuç bilindiği gibi zehirletilip katledilir.
    Yine ortaya çıkıp ABF inanç kurulunu toplayıp kurum başkanları olarak orada özümüzü dara çekip haklıyı haksızı tespit edeceğiz söyleminiz de fiilen biten başkanlığınızı ve koltuğunuzu korumak sevdasından başka bir şey değildir. Özünü dara çekmek sizin gibi riyakar ve kendi kurumları arasına nifak sokan ayrıştıran kendini beğenmiş kibirli kişilerin işi değildir. İnanç kurulunda vicdanı ile hareket eden bir avuç dedelerimizi de tarihimizdeki HAKEM OLAYI gibi kandırmaya mı çalışıyorsunuz. Biz sizlerin kurduğu tuzağa düşmeyeceğiz.
    ABF başkanı ve yandaşlarına son sözümüzdür. Siz kendinizi ne sanıyorsunuz. Yalanla, sahte vaatlerle oturduğunuz ve entrikalarla işgal ettiğiniz o koltuktan derhal kalkıp onurluca istifa edin, sağa sola çamur atmaktan vazgeçin, emaneti sahibi olan kurumlara terk edin. Çünkü ABF bizim gözümüzde sizin gibilere terk edilemeyecek kadar değerlidir.
    Bazı gerçeklerin farkına varan duyarlı kurum yöneticilerini göreve çağırıyoruz. Bu bataklıktan ABF ‘yi kurtarıp ve doğru yolu bulacağımıza inancımız tamdır.
    AKD olarak bundan sonra şikayet ve sızlanma yerine YA YOLU AÇACAĞIZ yada YOLDAN ÇEKİLEĞİZ. DOĞRU YOLDA GİDEN KURUMLARLARLA YOLDAŞ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ.“
    Hak bizi doğru yoldan ayırmasın. Boz atlı Hızır hepimizin yardımcısı olsun. Muhabbet ehline ve yol için mücadele verenlere aşk ola.”

    ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ GENEL MERKEZİ

    İlgili Haberin Linki:

    ABF, AABK, HBVAKV, PSAKD; AKD yöneticilerini Alevilerden özür dilemeye çağırdı

     

  • Aleviler, AKD Pazarcık ve Narlı şubelerini ziyaret ederek anmaya katılım çağrısı yaptı-VİDEO

    Aleviler, AKD Pazarcık ve Narlı şubelerini ziyaret ederek anmaya katılım çağrısı yaptı-VİDEO

    PİRHA-Maraş Katliamı’nı anmak için Maraş’a giden Alevi kurum temsilcileri Alevi Kültür Derneği (AKD) Pazarcık Şubesi Cemevi’ni ve AKD Narlı Şubesi Cemevi’ni ziyaret ederek burada Maraş’taki anmaya katılım çağrısı yaptı.

    Haberin Videosu

    Alevi kurum temsilcileri yarın Maraş’ta yapılacak anma için çalışmalarına devam ediyor. Bugün Alevi Kültür Derneği (AKD) Pazarcık ve Narlı Şubelerini ziyaret eden kurum temsilcileri yarın Yörükselim’de yapılacak anmaya kitlesel olarak katılım çağrısında bulundu.

    “ALANA KISITLI SAYIDA İNSAN ALINACAK”

    Toplantıda Maraş Valisi ile görüşmelerini aktaran Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, valiliğin OHAL’i bahane ederek anmayı yasakladığını ifade ederek valiliğin bu sene alana kısıtlı sayıda insan alacağını ancak doğudan gelen araçları almayacağını söyledi.

    “SORUNUN GÜVENİK BOYUTU BİZİ İLGİLENDİRMİYOR”

    Yıldız’ın arından söz alan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker ise, kurumlardan kaynaklı sıkıntılar olduğunu belirterek, “Bütün Alevi toplumu olarak katliamlar olmasın diye seferber olmak temel görevimizdir. Maraş bu topraklarda gördüğümüz en kanlı katliamı yaşadı. Biz inancımızın gereği olarak şehitlerimizi anmak ve lokma dağıtmak için cemevimize gidiyoruz. Sorunun güvenlik boyutu bizi ilgilendiren bir durum değil. Biz cemevimizde bir araya geleceğiz.” dedi.

    “ÖNCE MARAŞLILAR SAHİP ÇIKMALI”

    Öker’in arkasından söz alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Maraşlıların sorunlarına önce Maraşlıların sahip çıkması gerektiğine vurgu yaptı. Kaplan, dışarıdan insanların gelmesiyle olmayacağını ancak yerel katılımın çok önemli olduğunu kaydetti. Kaplan, taleplerinin yarın Yörükselim Mahallesi’nde yapılacak anmaya kitlesel katılım sağlaması olduğunu belirtti.

    “ŞEHİTLERİMİZİ ANMAK ALEVİ İNANCININ GEREĞİ”

    Kaplan’dan sonra söz alan Demokratik Alevi Derneği (DAD) Eş Genel Başkanı Dursun Demirtaş da şehitleri anmanın Alevi inancının gereği olduğunu söyleyerek tüm Alevilerin birlikte bu zulmün üstesinden gelebileceğine işaret etti.

    Demirtaş’ın arkasından konuşan Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil de otobüslerin alana alınmasa bile orada olmasının çok önemli olduğuna dikkat çekti.

    “MARAŞ ALEVİSİZLEŞTİRİLDİ”

    Erbil’in ardından söz alan AABK Yönetim Kurulu Üyesi Zeynel Özer, Maraş’ın Alevisizleştirildiğini ifade ederek Maraş’ta bir yürüyüş ya da miting yapmadıklarını sadece lokmalarıyla birlikte canları andıklarını kaydetti.

    “ÜYELERİMİZİ ZOR DURUMDA BIRAKMAK İSTEMİYORUZ”

    AKD Pazarcık Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ali Cem Gencer, bölgesel olarak bir sindirilmişlik olduğunu ve üyelerini zor durumda bırakmak istemediklerini ancak ortak bir dille katliamın lanetlenmesi gerektiğini ifade etti.

    Heyet Maraş Katliamının olduğu dönemde Maraş’ın girişinde gerici güruha karşı direnen Mehmet Mengücek’in mezarını ziyaret ederek karanfil bıraktı. Mezarlık ziyaretinin ardından Alevi kurumları, AKD Narlı Şubesi Cemevi’ni ziyaret ederek yarın Yörükselim’de yapılacak anmaya katılım çağrısı yaptı.

    Suay ABAK/İsmet SEFER
    MARAŞ

  • ‘Bakan, aklımızla alay ediyor; zorunlu din dersi Alevi inancına bir saldırıdır’-VİDEO

    ‘Bakan, aklımızla alay ediyor; zorunlu din dersi Alevi inancına bir saldırıdır’-VİDEO

    PİRHA – Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın “Aleviler din derslerinin kaldırılmasını istemiyor” sözlerine tepki gösteren HBVAKV Başkanı Tuncer Baş, Alevilerin kesinlikle zorunlu din derslerinin kaldırılmasını istediklerini söyledi. Baş, “Zorunlu din dersleri Alevilerin direk varoluşuna, inancına, yoluna ve erkanına yapılmış bir saldırıdır ve ciddi bir asimilasyon politikasıdır. Trajikomik bir şekilde insanların aklıyla alay edecek ifadeler kullanıyorlar” dedi.  

    Haberin Videosu


    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın “Alevilerin zorunlu din derslerinin kaldırılmasını istemiyor” sözlerine HBVAKV Başkanı Dr. Tuncer Baş tepki gösterdi.

    “MISIR’DA SAĞIR SULTAN DUYDU, HÜKÜMETLER DUYMADI”    

    Baş, “Alevilerin yıllardır meydanlarda, sokaklarda zorunlu din dersi istemiyoruz sözleri hala yankılanıyor” diye konuştu. Baş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Mısır’da sağır sultan duydu. Bizdeki hükümetler bunu duymadılar. Duymazdan geliyorlar, lafı çeviriyorlar. Trajikomik bir şekilde insanların aklıyla alay edecek ifadeler kullanıyorlar. Bunu 15 Temmuz’dan önce FETÖ’nün yarattığı paralel Alevi örgütleriyle, çakma Alevi örgütleriyle dillendirmeye çalıştılar. Olmadı FETÖ ellerinde patladı. Şimdi yine çakma Alevi örgütleri kurarak saçma sapan bir iki kişinin bunu ifade edeceğini biliyorum. ‘Biz zorunlu din dersleri kaldırılmasını istemiyoruz’ diyebilirler. Bunlar yeni dönemin çakma Alevi örgütleri, devletin kendi Alevileri bunu söyleyebilir; henüz söylemediler onu söyleyecek cesarete ve özgüvene sahip değiller. Çünkü milyonlarca Alevinin meydanlarda, sokaklarda haykırdığı her yerde söylediği sözler hala sokaklarda yankılanmaya devam ediyor. Herhalde onun yankısı bitsin diye bekleyecekler. Ama bu komik ve gündeme alınmayacak bir ifadedir.”

    “ZORUNLU DİN DERSİ CİDDİ ASİMİLASYON POLİTİKASIDIR”

    Tuncer Baş, Alevilerin kesinlikle zorunlu din derslerinin kaldırılmasını istediklerini belirterek, “Zorunlu din dersleri Alevilerin direk varoluşuna, inancına, yoluna ve erkanına yapılmış bir saldırıdır ve ciddi bir asimilasyon politikasıdır. Devlet, AİHM’in, devlet iç mahkemelerinin verdiği kararları uygulaması gerekir. Bizimle bir spekülasyon yarıştırmasına gerek yok. Aleviler bunu asla ve asla istemiyor çünkü bu bir asimilasyon politikasıdır” dedi.   (HABER MERKEZİ)

  • ‘Maraş davası Aleviler için onur davasıdır’-VİDEO

    ‘Maraş davası Aleviler için onur davasıdır’-VİDEO

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Elbistan Şubesi Cemevi’nde yapılan muhabbet ceminde Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anılmasının Alevi yolunun gereği olduğu vurgulandı.

    Haberin Videosu

    Maraş Katliamı’nda hayatını kaybedenleri anmak için Maraş’a giden Alevi kurum temsilcilerinden oluşan heyet Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Elbistan Şubesi Cemevi’nde canlarla ile cemal cemale geldi.

    Muhabbet cemi gibi yapılan toplantıda heyette yer alan Alevi kurum temsilcileri kısa birer konuşma yaptılar.

    “MARAŞ DAVASI ALEVİLER İÇİN ONUR DAVASIDIR”

    Açılış gülbangını Nurettin Aksoy dedenin verdiği toplantıda ilk olarak HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş konuştu. Alevi kurumları olarak temel görevlerinden birinin tarihlerine sahip çıkmak olduğuna dikkat çeken Baş, Maraş Katliamı davasında hala gizlilik kararı olduğunu belirtti. Baş, şunları kaydetti: Maraş davasını iyi takip etseydik belki de Sivas davası olmayacaktı. Maraş davası Aleviler için onur davasıdır.

    “ALEVİ YOLUNU YAŞATANLARI ANMAZSAK BU YOLU YÜRÜTEMEYİZ”

    Baş’ın ardından söz alan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker, cemlerin sadece inanç anlamında hizmetlerin yerine getirildiği yerler olmadığını söyleyerek, “Bu yolda şehit olanlar anılmadan cemlerimiz birlenmez. Alevi yolunu yaşatanları anmazsak eğer bu yolu yürütemeyiz” şeklinde konuştu.

    Yeni Maraşların olmasını istemediklerini kaydeden Öker, “Amaçları Alevileri ve Aleviliği yok etmek. Bizim de görevimiz Alevileri ve Aleviliği yaşatmak” dedi.

    “MARAŞLILARI YÖRÜKSELİM’DE GÖRMEK HAKKIMIZ”

    Öker’in arkasından söz alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Maraş Katliamı’nın yapıldığı sırada insanların buradaki Alevilere yardım etmesinin engellendiğine dikkat çekerek, Pazar günü yapılacak anmaya Maraşlıların duyarlılık gösterip katılmalarını istedi.

     

    “ZULME KARŞI GEREKİYORSA SOKAĞA ÇIKILMALI”

    Demokratik Alevi Derneği (DAD) Eş Başkanı Dursun Demirtaş da herkesi eşit gören bir inanca sahip olduklarını ifade ederek Hüseyni duruş sergilemedikleri taktirde acıların süreceğini belirtti. Demirtaş, kendilerine dayatılan zulme karşı demokrasi ve barışı istiyorlarsa eğer gerekirse sokağa çıkmaları gerektiğine vurgu yaptı.

    “DEVLET KATLİAMLARLA YÜZLEŞMELİ”

    Demirtaş’ın ardından Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) adına konuşan Aydın Deniz, Aleviler olarak yakın tarihte yaşanan katliamlarla ilgili devletten katliamlarla yüzleşmesini talep ettiklerini kaydetti. Şuana kadar Aleviler olarak da sadece Sivas Katliamı ile yüzleşebildiklerini ifade eden Deniz, bütün Alevilerin Gazi, Çorum, Maraş gibi katliamlarla yüzleşmeleri gerektiğini söyleyerek, bütün canları Yörükselim’e davet etti.

    Avrupa Alevi Gençler Birliği Başkanı Ümit Sarı da kısa bir konuşma yaptı. Sarı, Maraş Katliamı gerçekleştiğinde kendisinin henüz hayatta olmadığını ancak Sivas Katliamı gerçekleştirildiğinde televizyonlar 8 saat boyunca seyrettirildiğini bildiğini ifade etti. “Alevilik bir yoldur ve biz de bu yolun yolcularıyız” diyen Sarı, Maraş’taki katliam duygusunu yaşayan herkesi Yörükselim’e beklediklerini söyledi.

    “AVRUPA’DAKİ GENÇLERLE BURADAKİ GENÇLER BULUŞMALI”

    Maraş Katliamı’ndan sonra İngiltere’ye çok göç verildiğini ve oraya giden Alevilerin çok zorluklar çektiklerini ifade eden Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil, yılar içinde bazı kazanımlardan sonra Maraş’a geri dönüşlerin de yapıldığını belirtti. Her ne kadar Avrupa’da yaşıyor olsalar da yüreklerinin Maraş’ta attığını söyleyen Erbil, Avrupa’daki gençlerle buradaki gençlerin buluşturulması gerektiğini kaydetti.

    Erbil’in ardından söz alan Haydar Aygören, örgütlü olmak gerektiğine vurgu yaparak kurumlara da sahip çıkılması gerektiğini belirtti.

    “BU YARA ALTTAN FOKUR FOKUR KAYNAMAYA DEVAM EDİYOR”

    Aygören’in arkasından söz alan PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir, birilerinin tabiriyle bu yarayı kaşımaya geldiklerini çünkü bu yaranın alttan fokur fokur kaynadığını ifade etti. Alevilerin bir araya gelmelerini istemediklerini söyleyen Tunçdemir, her şeye rağmen devlet bu katliamla yüzleşene kadar buraya gelmeye devam edeceklerini kaydetti.

    Konuşmaların ardından heyet, Ağuçan Ocağı Piri Garip Bozkurt’tan dua aldı. Konuşmaların ardından 12 hizmettin yapıldığı cem yürütüldü. Cemi, Ağuçan Ocağı Piri Garip Bozkurt yürüttü. Ayrıca postta Sinemilli Ocağı Pirlerinden Süleyman Deprem, Hüseyin Gazi Metin Dede ve Nurettin Aksoy Dede oturdu.

    Çerağların yakıldığı, deyişlerin söylendiği cemde duaz imamlar okundu, semahlar dönüldü ve lokmalar pay edildi.

    İsmet SEFER/Suay ABAK
    MARAŞ

  • ‘Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak inancımızın bir parçasıdır’-VİDEO

    ‘Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak inancımızın bir parçasıdır’-VİDEO

    PİRHA – Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak ve katliamı lanetlemek için Maraş’a giden Alevi kurum temsilcileri Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAVK) Nurhak Cemevi’nde canlarla buluştu.

    Haberin Videosu

    Alevi kurum temsilcileri ve dedelerden oluşan heyet Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Nurhak Şubesi ve Cemevi’nde Nurhak halkı ile cemal cemale oldu. Maraş Katliamı’yla ilgili sohbetlerin edildiği toplantıda divanda Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker, Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil, Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Aksoy, Pir Süleyman Deprem ve Hüseyin Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Gazi Metin yer aldı.

    Nurettin Aksoy Dede toplantı öncesi gülbeng okudu.

    “EN GÜZEL CEMLER HAK ARAMADA YAPILIR”

    Maraş Katliamı ile ilgili dörtlükler okuyan Hüseyin Gazi Metin dede şunları belirtti: “Ne kadar davanıza sahip çıkarsanız dede olarak bizleri o kadar mutlu edersiniz. Kerbela bitmedi devam ediyor. Devam etmemesi için kimliğinize sahip çıkın. En güzel cemler meydanlarda yapılır. En güzel cemler hak aramada yapılır. Sazımızla sözümüzle meydanlarda hakkımızı arayacağız.”

    Sanatçı Hüseyin İpek, Hüseyin Gazi Metin dededen rızalık alarak deyişler okudu.

    “CANLARIMIZI ANMAK YOLUMUZUN, İNANCIMIZIN GEREĞİDİR”

    Açılış konuşmasını yapan AABK Onursal Başkanı Turgut Öker, 39 yıl önce yaşanan katliamı önleyecek imkanları olmadığını, ancak katledilen canları anmanın Alevi inancının gereklerinden olduğunu kaydetti. Yakın tarihlerde yaşanan katliamların anılmadığı taktirde yeni katliamlara zemin hazırlanacağına dikkat çeken Öker, “Bu çabamız bir daha bu katliamlar yaşanmasın diyedir. Bu yolda şehit düşmüş canlarımızı anmayı inancımızdan bir parça olarak görüyoruz. Bu yolda başını vermiş canlarımızı anmadan cemlerimizde birleme yapamayız. Canlarımızı anmazsak yolumuzdan sapmış oluruz. 2 Temmuz’da Madımak’ın önünde olmak, 3 Temmuz’da Çorum’da olmak, 19-24 Aralık’ta Yörükselim’de olmak yolumuzun gereğidir” dedi.

    “YEZİT ZİHNİYETİNE TESLİM EDİLEMEYECEK KADİM TOPRAKLAR”

    Öker’in ardından söz alan PSAKD genel Başkanı Gani Kaplan, 20 yıl önce Maraş’a geldiğinde “Aleviler bu toprakları neden terk etti?” diye düşündüğünü belirterek devletin bu topraklarda amacına ulaştığını, Maraş’ın yurt içi ve yurt dışına birçok göç verdiğine işaret etti. Dışarıya göç edenlerin bu topraklara tekrar dönmeleri gerektiğini ifade eden Kaplan, “Bu topraklar Yezit zihniyetine, Muaviye zihniyetine teslim edilemeyecek kadar kadim topraklardır” dedi.

    “ALANLARDA SİZLERİ YANIMIZDA GÖRMEK İSTERİZ”

    Tarih boyunca bir inancı yok etmek için önce ibadethanelerinin ele geçirildiğine dikkat çeken Kaplan, bugün Alevi dergahlarının işgal altında olduğunu, bu dergahları Alevilere tekrar kazandırmak için mücadele ettiklerini ve haberleşmelerini de televizyon kanalları sayesinde yaptıklarını kaydetti. Kapatılan TV 10 ve YOL TV’nin bu konuda çabalar sarf ettiğini de vurgulayan Kaplan, “Kanallarımızı da yeniden kazanmak için mücadele veriyoruz. Ancak bu mücadele tek başına kurum başkanlarının mücadelesi değil. Alanlarda sizlerin haklarını savunurken sizleri de yanımızda görmek isteriz” şeklinde konuştu.

    “ŞEHİT OLAN TALİBİMİ ANAMIYORSAM DEDELİK GÖREVİMİ YERİNE GETİREMEM”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu adına konuşan Nurettin Aksoy, Maraş Katliamı yaşandığında 18 yaşında olduğunu ve Çorum’da kendi mahallesinde bir buçuk yıl boyunca nöbet tuttuğunu ifade ederek şöyle devam etti.

    “Maraş’ın sesine ses veremedik. Çorum’da kendi can derdimize düştük. Bir buçuk yıl sonra Çorum’da aynı zihniyet katliam yapmaya kalkıştı. Çorum’da katliam amacına ulaşsaydı Amasya’da da olacaktı, Tokat’ta da olacaktı. Onun için biz Maraş’ı unutursak, Çorum’u unutursak, Sivas’ı unutursak daha çok katliam olur. Canlarımızı anmak bizim erkanımız, inancımız. Eğer ben şehit olan talibimi anamıyorsam, onun öldürüldüğü yerde cem olamıyorsam ben inancımı yerine getirmemiş olurum. Dedelik görevimi yerine getirmemiş olurum.”

    “NURHAK TARİH BOYUNCA ZULME BAŞKALDIRANLARA MİHMANDARLIK YAPTI”

    Aksoy’un ardından konuşan Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil, Nurhak’ın Alevi tarihindeki yerine ve önemine dikkat çekerek şöyle konuştu.

    “Nurhak zulme başkaldıran Kalender Çelebi’yi ve binlerce canını mihman eyledi. Onlar hiçbir yere sığınamadı Nurhak’a sığındı. Yüzyıllar sonra bu ülkenin devrimcilerine mihmandarlık yaptı. Bugün bize mihmandarlık yapıyorsunuz. Maraş’ta katledilen canlarımızı anmak için birkaç gün öncesinden burayı ziyaret etmemiz sizden aynı yardımı beklediğimizi gösteriyor. Kaybettiğimiz tüm canların devirleri daim olsun.”

    “İNKAR VE ASİMİLASYON POLİTİKALARI TÜM DEVLETLERİN POLİTİKASI”

    Erbil’in arkasından söz alan Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman Deprem, Alevilere yönelik inkar ve asimilasyon politikalarının tüm sistem ve devletlerin genel politikası olduğuna vurgu yaparak, günümüzde zorunlu din dersleriyle Alevi çocuklarının kendi değerlerinden kopartılmaya başlandığını belirtti.

    Alevilerin aralarında fark gözetmeksizin Alevi kurumlarına sahip çıkmaları gerektiğini ifade eden Deprem, Alevi yol ve erkanının bozulmaması için gençlerin ve çocukların kurumlarda bir araya gelmelerinin sağlanması gerektiğini belirterek “Var olmak için hür olmak lazım, hür olmak için de bir olmak lazım” sözleriyle konuşmasını bitirdi.

    Ardından söz alan yurttaşlar Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak sadece Alevilerin değil bütün ötekileştirilenlerin bir araya gelmeleri gerektiğini vurguladılar.

    “İNSANLIK SUÇLARINDA ZAMAN AŞIMI OLMAZ”

    Kısa bir konuşma yapan Nurhak Belediye Başkanı Ahmet Akkuş, cemevlerinin ibadethane olarak sayılabilmesi için top yekun mücadele etmek gerektiğini belirterek katliamların insanlık suçu olduklarını ve insanlık suçlarında zaman aşımı olamayacağını vurguladı.

    “NEDEN ALEVİLER SİGORTA? BİZİM SİGORTAMIZ ATTI”

    Akkuş’un ardından tekrar söz alan Hüseyin Gazi Metin Dede, “Aleviler cumhuriyetin sigortasıdır” sözlerini hatırlatarak “Koçgiri’de sigortamız attı, Maraş’ta attı, Sivas’ta attı, artık sigorta tutmuyor. Neden bu ülkede 6, 7 bakanlık kadar bütçesi olan Diyanet sigorta değil de Aleviler sigorta? Bu gidişle sigortanın tutması mümkün değil” dedi.

    Maraş katliamı tanığı Elif Tabak ise Maaş Katliamı’nı yaşamış birisi olarak 34 yıl boyunca Maraş’a giremediğini, sadece araçlarla Yörükselim Mahallesi’ne gittiğini söyledi. Maraş’ın sokaklarında gezmekte sıkıntı çektiğini, hala o günleri hatırladığını kaydeden Tabak, Maraş Katliamı’nda kaybedilen tüm canların sahiplenilmesi gerektiğini belirtti.

    İsmet SEFER/Suay ABAK
    MARAŞ

     

  • YOL TV’nin duruşması Ankara’da görülmeye başladı-VİDEO

    YOL TV’nin duruşması Ankara’da görülmeye başladı-VİDEO

    PİRHA- RTÜK tarafından Türksat’ta yayını durdurulan YOL TV’nin yeniden yayına geçmesi için açılan davanın duruşması Ankara 10. İdare Mahkemesi’nde görülmeye başladı. Davayı takip etmek için birçok Alevi kurum temsilcisi Ankara’ya geldi. 

    Haberin Videosu

     

    RTÜK tarafından  30 Aralık 2016 tarihinde yayını durdurulan Alevi kanalı YOL TV’nin tekrar açılması için açılan davanın duruşması Ankara 10. İdare Mahkemesi’nde görülmeye başladı.

    Davayı takip etmek için birçok Alevi kurum temsilcisi Ankara’ya geldi. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkanı Hüseyin Mat, AABK Onursal Başkanı Turgut Öker, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan ve önceki başkanlarından Kemal Bülbül, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş ve önceki genel başkanlarından Ercan Geçmez, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Demokratik Alevi Derneği (DAD) Mamak Şube Eş Başkanı Hülya Türkmen, ayrıca PSAKD Ankara Şubesi, Yenimahalle Şubesi, Mamak Şubesi, Kartal Şubesi; HBVAKV Mamak Misket Şubesi yönetimi ve üyeleri ile CHP Milletvekilleri Mehmet Tüm, Sezgin Tanrıkulu, HDP Milletvekili Alican Önlü destek verdi. (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevi kurumlarından Tv10, Yol TV ve Maraş anması açıklaması

    Alevi kurumlarından Tv10, Yol TV ve Maraş anması açıklaması

    PİRHA – Alevi kurumlarının yöneticileri, 20 Aralık Çarşamba günü Ankara’da görülecek olan Yol TV davasına ve 39. yılında Maraş Katliamı’na yönelik ortak bir açıklama yaptılar. Alevi kurumları yaptıkları ortak açıklmada, “Yol TV ve TV10’un Alevilerin sesi olduğunu” söylediler.

    HABERİN VİDEOSU

    Alevi kurumlarının yöneticileri, Ankara’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda bir araya gelerek 20 Aralık Çarşamba Günü Ankara 10. İdare Mahkemesi’nde görülecek Yol TV duruşmasına ve Maraş anmasına ilişkin ortak bir açıklama yaptılar.

    “TV10 VE YOL TV ALEVİLERİN SESİYDİ”

    Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, “Maraş’a gidişe yasak getirildi. Ama biz Maraş’a gideceğiz dolayısıyla bugün burada toplandık. Birlikte mücadele etmenin ne kadar doğru olduğunu görüyoruz. Yol TV ve TV10 Alevilerin sesiydi. Umarım hukuksal anlamda da çarşamba günü görülecek duruşmadan olumlu bir sonuç çıkarırız” dedi.

    “TV10 BİRİLERİNE PEŞKEŞ ÇEKİLMİŞTİR”

    Ülkemizde hukuk adına adalet adına neler yaşandığını, anti demokratik bir ülke ololduğunu çok iyi bildiklerini belirten Demir, “Ne olursa olsun Yol TV nin tekrar açılması için elimizden geleni yapacağız. Biliyorsunuz ki TV10’un da mal varlığı satışa çıkarıldı. Alevi kurumları olarak almak için müracaatta bulunmak istedik. Ancak aldığımız bilgilere göre TV10 birilerine peşkeş çekilmiştir. TV10 ve Yol TV gibi televizyon ve gazetelerimiz kapatıldı. Aleviler olarak yeni televizyonlar yeni gazeteler kurar ve birlikte de mücadele ederiz” dedi.

    “YOL TV AVRUPA VE TÜRKİYE’DEKİ ALEVİ LOKMALARI İLE KURULDU”

    Avrupa Alevi Birlikler Federasyonu Onursal Başkanı Turgut Öker ise, “Bu ülkede Aleviler tüm demokrasi güçlerinin içinden geçtiği bir süreçte, bir araya gelme ve dayanışma noktasında önemli olduğunu gösteriyor. Yol TV Avrupa’da ve Türkiye’deki Alevilerin lokmalarıyla kurmuş oldukları bir televizyondu. Bu televizyon Alevilerin hem iç asimilasyon hem de dıştan dayatılan Alevi değerlerinden uzaklaşma ve Sünnileştirmeye yönelik baskılar karşısında Alevilerin kendi inancını yolunu, kültürünü ekranlara taşıyarak önemli bir işlev gördü” diye konuştu.

    Yol TV’nin kapatılma gerekçesinin anlamsız ve mantık dışı olduğuna vurgu yapan Öker, şunları kaydetti:

    “Attıkları adımda akıl, vicdan gibi değerler yok. Ezidi kadınlarının, çocuklarının İŞİD barbarları tarafından tecavüze uğramasını, YPG taraflarının insanlık adına ödedikleri bedeli ve kadınlara, çocuklara sahip çıkmasını Yol TV gündeme getirdiği için televizyonumuz kapatıldı. Ancak Almanya’da yayın yaptığı ve lisansı Türkiye’den olmadığından kapatamadılar. Sadece TÜRKSAT’tan bizi uzaklaştırdılar. Yol televizyonu TÜRKSAT’ta olmadığı için izleyemiyorsunuz ama Yol TV Avrupa’da yayınını sürdürüyor.”

    “TELEVİZYONLARIMIZ İLE KÖYLERİMİZE ULAŞTIK”  

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Gani Kaplan ise, “Televizyonlarımız yayına başladıktan sonra biz köylerimize ulaştık. Ve Alevi kurumlarının sesi Alevilerin yaşadığı her bölgeye ulaşıyordu. Dolaysıyla bu televizyonlarımızın tekrar açılması tekrar bu haklarımızın elde edilmesi bizim için çok önemlidir. Bu davaya kitlesel ve örgütlü katılırsak mahkemenin olumlu bir karar vereceğini düşünüyorum” dedi.

    Maraş anmalarını yasaklayan Maraş Valiliği’ne de tepki gösteren Kaplan şunları ifade etti:

    “Maraş Valisi anmayı yasakladı. Geçen sene de ve ondan önceki sene de yasakladı. Daha önceki yıllarda yasaklamıştı. 20 Aralık’ta saat 13.00’te Yıldızeli mahallesinde cemevinin önünde olacağız. Valinin yasaklaması bizim orada olmamızı engelleyemeyecektir.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Tuncer Baş da, “Maraş Katliamı yıldönümü ile ilgili Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde biz Alevi kurumları olarak oraya bir program yaptık. Ancak 20 Aralık Çarşamba günü Yol TV davasından olacağız. Sonra kurum başkanları ile birlikte Maraş’a gideceğiz. Ve özellikle yerelde, ilçelerinde sohbetler, söyleşiler, ziyaretler yapacağız” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA