Etiket: turabdin

  • Milletvekili Aslan’dan soru önergesi: Süryanilerin hak kayıpları giderilmeli

    Milletvekili Aslan’dan soru önergesi: Süryanilerin hak kayıpları giderilmeli

    PİRHA – Mardin Milletvekili George Aslan, tapu ve kadastro çalışmaları sonucunda el konulmuş Süryanilere ait arazi ve taşınmazlara ilişkin TBMM’ye Araştırma Önergesi sundu. Aslan, “Süryanilerin mülkiyetleriyle alakalı yaşadıkları hak kayıpları ve mağduriyetler bir an önce giderilmelidir” dedi. 

    Yeşil Sol Parti Mardin Milletvekili George Aslan, Süryani toplumuna ait Mardin, Şırnak ve Hakkari’de el konulan arazilerle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)  Başkanlığı’na  Araştırma Önergesi verdi.

    Milletvekili Aslan, son 20 yılda yapılan kadastro çalışmaları sonucunda devlet kurumları ve şahıslar tarafından el konulmuş arazi ve taşınmazlarla ilgili hak kayıplarının giderilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını talep etti.

    “HAK KAYIPLARI BİR AN ÖNCE GİDERİLMELİDİR”

    Mardin Milletvekili George Aslan, önergesinin “Gerekçe” bölümünde, yaşanan çatışmalar nedeniyle Süryani nüfusunun büyük bir bölümünün yurt dışına göç etmek zorunda kaldığını belirtti. Aslan, yaşanan çatışmalı ortam gerekçe gösterilerek devlet tarafından çok sayıda köyün de boşaltıldığının altını çizdi.

    George Aslan, Araştırma Önergesinde şu ifadelere yer verdi:

    “Söz konusu bölgelerde tapu ve kadastro çalışmalarının başlatılmasıyla birlikte köy arazileri ile şahsi arazi ve taşınmazların tespitinin gerçekleştirilmesi ve hak sahiplerinin resmi olarak kayıt altına alınması için çalışmalar yürütülmüştür. Ancak kadastro çalışmalarının Süryanilerin çoğunluğunun yurt dışında bulunduğu bir zaman diliminde gerçekleştirilmiş olmasından kaynaklı pek çok sorunun, hak kaybının ve mağduriyetin yaşanmasına yol açmıştır.

    Turabdin bölgesinde bulunan başta Mor Gabriel Manastırı, Mor Evgin Manastırı, Üçyol, Taşköy, Dağiçi ve Bethkustan mahalleleri olmak üzere Süryanilere ait yerleşim yerlerinin birçoğunda söz konusu sorunlar yıllardır devam etmektedir.

    Süryaniler yurtdışındayken, köylerde kalan arazileri ve taşınmaz malları ile imkanları dâhilinde ilişkilerini koparmamışsalar da, arazilerin ve taşınmazların sayıca çokluğu, buna karşın köylerde kalan Süryanilerin sayıca azalmış olması gibi nedenlerle, arazilerin büyük bir kısmında tarımsal faaliyet sürdürememişlerdir.

    Köylerde bakımsız kalan ve zamanla doğal bitki örtüsü ile kaplanan taşınmazların, ayrıca uzun yıllar faaliyet yürütülmemiş tarım arazilerinin birçoğunun kadastro çalışmaları kapsamında kıraç arazi oldukları gerekçesiyle Hazine malı olarak tapuya tescil edilmiştir. Öte yandan köy sınırları belirlenirken Süryani köylerine komşu olan köylerin sınırları Süryani köylerinin aleyhine genişletilerek, Süryani köylerine ait taşınmazların, meraların ve ormanlık alanların bir kısmı da komşu köylerin sınırları içerisine dahil edilmişlerdir.

    Süryanilerin vergilerini ödedikleri taşınmazların ve hatta mahkeme kararı ile kendi adlarına tescil ettirdikleri taşınmazların önemli bir bölümü önce Hazine’ye ardından TOKİ’ye devredilmiştir. TOKİ tarafından ise açık arttırma yöntemiyle fahiş fiyatlara satılmaktadır. Geçtiğimiz aylarda Nusaybin’e bağlı Dağiçi Mahallesin’e ait araziler TOKİ Emlak Dairesi tarafından satılmış, ardından gelen tepkiler üzerine arazi satışı iptal edilmiştir.

    Süryanilerin söz konusu bölgelerde yaşadıkları arazi sorunlarına ilişkin her ne kadar hukuki çerçevede kimi girişimlerde bulunmuşsalar da, hukuki süreçlerin uzun sürmesi, konuyla ilgili resmi ve idari mercilerden bu sorunların çözümüne dair yeterli desteğin alınamaması nedenleriyle, hak ihlalleri ve mağduriyetler devam etmektedir. Bu durum yurtdışından köylerine dönüş yapmış veya dönüş yapmak isteyen Süryanileri de olumsuz etkilemektedir.

    Güvenlik sorunları ve diğer olağanüstü hallerde kişilerin taşınmaz mallarına ulaşamamalarından dolayı (taşınmaz mallar artık tarımsal amaçla işlenemeyecek hale gelse bile) bu durum mücbir sebeplerden kaynaklandığından Süryanilerin mülkiyetleriyle alakalı yaşadıkları hak kayıpları ve mağduriyetler bir an önce giderilmelidir.

    Mardin, Şırnak ve Hakkari’de son 20 yılda yapılan kadastro çalışmaları sonucunda gerek devlet kurumları tarafından gerekse kimi gerçek veya tüzel kişiler tarafından haksız biçimde el konulmuş Süryanilere ait arazi ve taşınmazlara ilişkin yürütülen tapu ve kadastro çalışmalarının araştırılması ve yaşanan hak kayıplarının giderilmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci, İçtüzüğün 104’üncü ve 105’inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.”

    PİRHA/ANKARA

  • TOKİ bu kez Süryanilerin arazilerine yöneldi!

    TOKİ bu kez Süryanilerin arazilerine yöneldi!

    PİRHA – Avrupa’daki Süryani kurumları, Midyat ve çevresindeki bölgeyi kapsayan Turabdin’deki Süryani köylerine yakın arazilerin TOKİ’ye devredilmesine itiraz etti. Yapılan açıklamada “Yerel yetkililer, ilgili kurumlar ve hükümetin konu hakkında gerekli işlemeleri yapmasını ve halkımızı rahatlatacak adımları atılmasını bekliyoruz” denildi.

    Avrupa Süryaniler Birliği (ESU), Dachverband der Entwicklungsvereine Tur-Andin (DETA), Kano Suryoyo ile Turabdin Föreningarnas Förbound i Sverige (TFFS) isimli kurumlar, Turabdin’deki Süryani köylerine yakın arazilerin Hazine Bakanlığı tarafından TOKİ’ye devredilmesi ve fahiş fiyatlarla satışa çıkarılmasına ilişkin ortak basın metni yayınlandı.

    “SÜRYANİLERİ HEDEF ALAN SALDIRILAR!”

    Yapılan açıklamada, “Son dönemlerde, dünyanın farklı yerlerine göç etmiş Süryanilerin tekrardan bütün engellemelere, zorluklara ve güvenlik sorununa rağmen Turabdin bölgesini ziyaret etmeleri, geri dönmeleri, kendi köy, kilise ve manastırlarını onarma ve yeni evlerin inşa etmeleri süratli bir şekilde devam etmektedir. İki yıl devam eden pandemiden sonra, diaspora Süryanileri yoğun bir şekilde Turabdin’i ziyaret etmekte ve bölgeye renk katmaktadır. Bununla beraber Süryanileri hedef alan saldırılar, olumsuz pratikler endişe edici durumdadır” denildi.

    “SÜRYANİLERİN TOPRAKLARINA SAHİP ÇIKTIĞI DÖNEMDE…”

    Süryanilere ait arazilerin TOKİ’ye devredilmesinin kabul edilemez bir karar olduğu ifade edilirken açıklamanın devamında şu cümlelere yer verildi:

    “Turabdin Süryani köylerinin çoğunda devam eden kronik mal ve mülk sorunları, devam eden hukuki süreçler, tapu kadastro çalışmaları esnasında belirlenen yanlış ve eksik sınırlar dururken, son aylarda Süryanilerin endişe ile takip ettiği diğer bir gelişme ise Süryani yerleşim yerlerine yakın, Hazine Bakanlığı’na ait arazilerin TOKİ’ye devredilmesidir. Türkiye’nin farklı illerinde benzer uygulamalar yapıldıysa da, Süryani köylerine yakın arazilerin TOKİ’ye devri ve muhtemel yeni imar planları Süryanilerin kaygıyla izlediği bir süreçtir.

    Farklı kaynaklardan elimize ulaşan bilgilere göre, TOKİ de arazileri fahiş ve şeffaf olmayan bir şekilde Süryani vatandaşlara satmaktadır. Süryanilerin yoğun bir şekilde topraklarına sahip çıktığı bir dönemde ortaya çıkan bu gelişme kaygı vericidir. TOKİ’de var olan fiyat uygulaması esasları nedir? TOKİ’nin bu hususta belirlenmiş bir planı var mı? Bir plan var ise, halk ile şeffaf bir şekilde paylaşılacak mı?

    Türkiye’nin seçim arifesinde, toplumsal, ekonomik, siyasi ve sosyal bir değişime hazırlanırken, ülkede varlığını sürdürmeye çalışan savunmasız ve azınlık gruplardan olan Süryaniler, süreci yakından takip etmekte ve bu değişimin bütün kesimlere adil ve eşit bir şekilde gerçekleştirilmesini arzulamaktadır. Demokratikleşme, insan ve azınlık hakları ile temini, özgürlükler temel insan hakları ve mülkiyet hakkı temel haklardır. Uzun bir dönem çatışma ortamının ortasında kalan Süryaniler, bölgeyi terk etmeye zorlandı, köyleri boşaltıldı ve faili meçhul cinayetlere kurban oldular.

    Süryani halkının özelde Turabdin bölgesinde huzur ve güvenli bir şekilde geleceğini inşa edebilmesi için öncelikle anayasa ve kanunların gerçek anlamda işlediği ve haklarının garanti altına alındığı bir ortamda olacaktır.

    Özelde TOKİ arazileri ve genelde bölgedeki özgün Süryani varlığı ile mirasını korumak ve güçlendirmek, hem Süryaniler hem de ülkenin ve özellikle bölge turizminin menfaatinedir. Bölgedeki yerel yetkililerin, ilgili kurumların ve hükümetin konu hakkında gerekli işlemeleri yapmasını ve halkımızı rahatlatacak adımların atılmasını bekliyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)