Etiket: türban

  • İlkokulda ÇEDES kapsamında çocuklara türban ve takke taktırıldı

    İlkokulda ÇEDES kapsamında çocuklara türban ve takke taktırıldı

    PİRHA- Eğitimde laiklik karşıtı dinci uygulamalar her geçen gün artıyor. Bu kez Ordu’nun Perşembe İlçesi’nde ÇEDES projesi adı altında bir devlet okulunda ilkokul öğrencilerine okulun mescidinde takke ve başörtüsü taktırıldı.

    Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nın birlikte hayata geçirdiği “Çevreme Duyarlıyım ve Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) projesi kapsamındaki skandallara bir yenisi daha eklendi.

    BirGün’den Onur Durmuş’un haberine göre, Ordu’nun Perşembe ilçesinde 22 Mayıs 2024’te Kırlı Mahallesi’deki Kırlı İlkokulu’nun yıl sonu etkinliğinde mescit içerisinde 9-10 yaşlarındaki kız çocuklarına başörtüsü, erkek çocuklara ise takke taktırıldı.

    Kırlı İlkokulu’nda yıl sonu etkinliğinde öğrenciler çeşitli koreografiler ve gösteriler düzenledi.

    Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, Perşembe Kaymakamı Fatma Turhan Keser, Ordu İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu, İlçe Jandarna Konutanı ve İlçe Emniyet Müdürü de protokolde yerini aldı.

    Okul içerisinde bulunan mescitte öğrenciler önlerinde rahle ve Kuran, başlarında başörtü ve takkeyle protokolü karşılamak için hazır bekletildi.
    Daha sonra ise protokol, mescitte bulunan öğrencileri ziyaret etti.

    Okulun internet sitesinde söz konusu yıl sonu etkinliğinin görüntüleri paylaşıldı. Paylaşılan fotoğraflarda öğrencilere takke ve başörtüsü taktırılmasına ait görüntüler yer almadı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim Kadın Platformu’ndan başörtüsü tepkisi: Referandum konusu yapılamaz-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu’ndan başörtüsü tepkisi: Referandum konusu yapılamaz-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, TBMM Anayasa Komisyonu’nda, başörtüsüne ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Temel hak ve özgürlükler referandum konusu yapılamaz, çoğunluk arkasına sığınılarak ortadan kaldırılamaz” denildi.

    Dersim Kadın Platformu, TBMM Anayasa Komisyonu’nda, başörtüsüne ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine başlanmasına ilişkin açıklama yaptı. Platform adına açıklamayı Yeşil Sol Parti PM Üyesi Nurşat Yeşil okudu.

    “BAŞÖRTÜSÜ MESELESİNİN GÜNDEME TAŞINMASININ SİYASİ BİR ANLAMI OLDUĞUNU BİLİYORUZ”

    Başörtüsü hakkını temel bir insan hakkı olarak gördüklerini ve herhangi bir anayasal güvenceye ihtiyaç duyulmaksızın korunmasının zorunlu olduğunu söyleyen Yeşil, “Türkiye’nin çoklu ve ağır bir krizle pençeleştiği, kadınların ve LGBTİ+ların hayatta kalma mücadelesi verdiği, kadına ve çocuğa yönelik şiddet ve istismarın artarak devam ettiği, kadın cinayetlerinin katliama dönüştüğü bir süreçte, başörtüsü meselesinin gündeme taşınmasının siyasi bir anlam ve sonucu olduğunu biliyoruz. Türkiye’nin ikinci yüz yılının nasıl şekilleneceğini belirleyecek olan seçim sürecinin başlamış olması ile eş zamanlı yapılan başörtü tartışmalarında meselenin haklar meselesi olmadığını da görmek gerekiyor.  İktidarıyla, muhalefetiyle kadın bedeni, giyimi, kuşamı kadınların taleplerinden bağımsız olarak seçim sürecinin malzemesi haline getirilerek manipüle ediliyor. Anayasa’nın bizzat iktidar bloku eliyle fiilen askıya alındığı, ülkenin anayasasızlık cenderesine sıkıştırıldığı, iktidar-hukuk ilişkisinin iç içe geçtiği bir dönemde, meclise sunulan anayasa değişikliğinin çok ciddi tehlikeler barındırdığının farkındayız” dedi.

    “KADINLARIN HAYATLARINA KASTEDENLERİN YAPACAKLARI ANAYASAYI KABUL ETMEYECEĞİZ”

    Bugün başını örten ya da örtmeyen milyonlarca kadının acil ihtiyacının meclisin ne giyeceği hakkında yapacağı anayasa değişikliği olmadığını belirten Yeşil şöyle devam etti:

    “Kadınların içine itildiği ekonomik çöküş ve yoksullaştırılmadan çıkış için somut ekonomik planlar, şiddetten etkin bir şekilde korunması için acil önlemler, bütünlüklü ve eşitlikçi politikalardır. Yasaları uygulamayan, failleri cezalandırmayan, başta Medeni Kanun ve Ceza Kanunu olmak üzere yasaların altını oyanlar, kadınlara ve kız çocuklarına karşı şiddeti ortadan kaldırmayı hedefleyen İstanbul Sözleşmesi’nden hukuka aykırı şekilde çıkanlar, çocukları cinsel istismar ve sömürüden korumayı amaçlayan Lanzarote Sözleşmesi’ni hedef alanlar, kadınların kazanılmış haklarına ve hayatlarına kastedenler ve onların işbirlikçilerinin yapacakları anayasayı kabul etmeyeceğiz. Temel hak ve özgürlükler referandum konusu yapılamaz, çoğunluk arkasına sığınılarak ortadan kaldırılamaz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Ortaokul ve liselerde türban serbestisi kararı kesinleşti

    Ortaokul ve liselerde türban serbestisi kararı kesinleşti

    PİRHA- Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, oy çokluğu ile ortaokul ve liselerde türban serbestisi getiren yönetmeliğin iptal istemini reddetti.

    Emekli Yargıç Ömer Faruk Eminağaoğlu, düzenlemenin iptal istemiyle açtığı dava sonuca bağlandı. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, oy çokluğu ile ortaokul ve liselerde türban serbestisi getiren yönetmeliğin iptali istemini reddeden dairenin kararını onayarak,  türbanın serbestisini kesinleştirdi. Cumhuriyet gazetesinden Alican Uludağı’ın haberine göre, kararda, “Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir” denildi. Danıştay üyeleri Gürsel Mekik, Ziya Özcan, Turgay Tuncay Varlı ve Mühsin Yıldız karara muhalefet ederek, karşı oy yazdı.

    Kararın gerekçesinde, ortaokul ve liselerde açıkça başörtüsünü yasaklayan herhangi bir anayasal ya da yasal hüküm bulunmadığı belirtilirken, dava konusu yönetmelikle ise bir sınırlama değil, din ve vicdan hürriyeti kapsamında devlete düşen pozitif yükümlülük gereği serbestlik getirildiği savunulmuştu.

    Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullardaki öğrencilerin kılık ve kıyafetlerine dair yönetmelik 2014 yılında değiştirilerek lise ve ortaokul öğrencilerine türban serbestisinin önü açılmıştı.

    HABER MERKEZİ

  • Oruç tutmadığı için dersten kovulan öğrenci: Savunmam zorla yazıldı

    Oruç tutmadığı için dersten kovulan öğrenci: Savunmam zorla yazıldı

    İstanbul Eyüpsultan İMKB Lisesi’nde oruç tutmadığı için dersten kovulan E.T., “Astım hastasıyım, ilaç kullanan bir insanım. Hoca elimdeki yemeği görünce ‘Çık çabuk sınıftan, karaktersiz, nasıl bir insansın’ diyerek bağırdı ve ben de sınıftan çıktım. Savunmamda zorla pişman olduğum yazıldı” açıklamalarını yaptı.

    Astım hastası E.T. isimli öğrencinin geçen günlerde, okullarında görev yapan din dersi öğretmeni O.S. tarafından, oruç tutmadığı için sınıftan atıldığı iddia edilmişti. Olayda, öğretmenin “Oruç tutmayanlar Müslüman değildir” dediği, yaşanan skandalın gerekçesini soran öğrencilere ise “Bir kızın ancak özel durumlarda oruç tutamayacağını” söylediği kaydedilmişti.

    Yaşananların ardından Sol Haber’e konuşan E.T., olay günü yaşananları şu şekilde anlattı:

    “Ben astım hastasıyım, ilaç kullanan bir insanım. Kantinden yemek aldım. Yemeğimi daha yiyemeden zil çaldı. Sınıfa gittim, peşimden Orhan Salim isimli Eyüp Sultan Camii imamı olan ve öğretmenliğe dair hiçbir vasfı olmayan hoca sınıfa girdi. Saygıdan elimde yemekle ayağa kalktım. Elimdeki yemeği görünce ‘Çık çabuk sınıftan, karaktersiz, nasıl bir insansın’ diyerek bağırdı ve ben de sınıftan çıktım. Hocaya yaptığının yanlış olduğunu, ateist de olabileceğimi söyledim. Daha sonrasında hoca bana dilekçe yazacağını söyledi. Ben de yaptığım her şeyin arkasında olduğumu ve ailemin bu saatten sonra devreye gireceğini söyledim. Hoca da ‘Benim kimseden korkum yok’ dedi. Zil çaldı ve hoca sınıftan çıktı.”

    “SAVUNMAMDA ZORLA PİŞMAN OLDUĞUM YAZILDI”

    Yaşanan skandalın ardından öğretmenlerin yanında durmadığını söyleyen E.T., “İlk benim özür dilemem istendi. Savunmamda zorla pişman olduğum yazıldı. Bazı hocalar yanlış yaptığımı, haksız olduğumu düşünüyorlar. Bazı hocalarsa yanımda oluyorlar” dedi. İki yıl önce aynı öğretmenin, kız öğrencilere zorla başlarını kapattırmaya çalıştığını söyleyen E.T., “Türban takmadıkları zaman düşük not vereceğini söylüyordu. Sınavlarda abdesthaneyi sordu. Okul korosunda ilahi söyletiyordu ve öğrencileri zorluyordu. Teneffüs zilini Plevne Marşı ile değiştirdiler. Oturup kalkmamıza kızıyordu, yakın bir arkadaşım bacak bacak üstüne atıp oturuyor diye bayağı lafını etmişti. Yani kısacası dinsel baskıyı senelerdir yapıyor. Benim bu olayım ilk değil” dedi.

    “SONUÇTA ALEVİLİĞİNE LAF ETMEDİ”

    E.T., “Okul müdürü basına çıktığını görünce babama “Gidin kendiniz halledin, elinizden geleni yapın” dedi. Ailem ilk gittiği gün “Aramızda halledelim, duyulmasın” demişlerdi hatta müdür yardımcısı, “Yok öyle bir şey olmamıştır, yanlış anlamıştır öğrenci” demişti. Okul müdürü “Sonuçta Aleviliğine laf etmedi, müslümanlığına laf etti” gibi şeyler söyledi. Hatta o sıra Alibeyköy Cemevinden gelen bir kadın buna tepki göstererek, ‘Bu hocayı okula getiren de okul müdürü zaten örtbas etmekten başka bir şey yapmıyor’ şeklinde konuştuğunu” söyledi.

    “EĞİTİM SİSTEMİ ARTIK DEĞİŞMELİ”

    Din dersi eğitiminin alınacak bir ders olmadığını ifade eden E:T, “İnsanlar aynı görüşe sahip olacak diye bir şey yok. Farklı görüşlere sahip insanların olduğu sınıflara din dersi eğitimi verilmesi çok saçma. Hele ki bu tarz eğitim almamış imamların eğitimci diye ortalıkta gezmesi ve o kadar üniversite okumuş diplomalı hocalar yerine imamların gelmesi daha da saçma. Üniversite sınavlarında matematik ve Türkçe ağırlıklı olacak diye bilgilendiren milli eğitimin din dersini ön planda tutması anlamsız. Hepimizin hedefi okumak, bir yerlere gelebilmek. Hayatımızın ilerisinde din dersi olmayacak, din hep bizim vicdanımız, inancımız, kişiden kişiye göre değişen bir kavram olarak devam edecek. Ama onun haricinde matematik çok farklı bir konumda olacak. Bu eğitim sistemi artık değişmeli diye düşünüyorum” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • 3-6 yaşındaki çocuklara takke, türban giydirip namaz kıldırdılar

    3-6 yaşındaki çocuklara takke, türban giydirip namaz kıldırdılar

    PİRHA – İstanbul Pendik’te MEB’e bağlı özel bir anaokulunda üç yaşındaki çocuklara takkeli türbanlı namaz kıldırıldı.

    Dini vakıf ve derneklerle imzalanan işbirliği anlaşmaları ile dinselleştirilen eğitimde yaşanan gerici uygulamalara bir yenisi daha eklendi. İstanbul Pendik’te MEB’e bağlı özel bir anaokulunda üç yaşındaki çocuklara takkeli türbanlı namaz kıldırıldı.

    Birgün’den Mustafa Mert Bildircin’in haberine göre; İstanbul Pendik’te bulunan bir anaokulundaki çocuklara takke ve türban taktırılarak namaz kıldırıldı.

    Yaşları 3 ile 6 arasında değişen çocukların namaz kıldığı görüntüler anaokulunun sosyal medya hesabı üzerinden, “Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olmamız Müslümanlığın gerektirdiklerini öğrenmemizi engelleyemez çok şükür” notuyla paylaşıldı.

    PEDAGOGLAR: ÇOCUKTA TAHRİBATA YOL AÇAR

    Pedagogların, “Küçük yaşta çocuklara dini kavram ve ritüellerin öğretilmesi ilerleyen yaşlarda çocukta tahribata yol açar” uyarısına karşın İstanbul’da MEB’e bağlı özel bir anaokulundaki çocuklara namaz kıldırıldı. En küçüğü 3 en büyüğü ise 6 yaşında olan 7 çocuğun başlarında takke ve türban ile namaz kıldığı görüntüler kurumun sosyal medya hesaplarından da paylaşıldı.

    İstanbul’da 2012 yılında kurulduğu öğrenilen anaokulunun internetten paylaştığı videonun altına, “Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir kurumuz. Bağlı olmamız değerlerimizi, Müslümanlığın gerektirdiklerini öğrenmemizi engelleyemez çok şükür” notu düşüldü.

    DEĞERLER EĞİTİMİ ADI ALTINDA DİNİ EĞİTİM

    Dört ayrı sınıfta 3, 4, 5 ve 6 yaşındaki çocuklara okul öncesi eğitimi veren anaokulunun, “Değerler Eğitimi” adı altında dini eğitim de verdiği anlaşıldı. Değerler eğitiminin son yıllarda yaygın bir şekilde tüm kurumlarda verildiğini belirten kurumun internet sitesinde anaokulunun amacına ilişkin şunlar iddia edildi:

    “Gayemiz Milli ve ahlaki değerleri kazandırmak, öğrencilerimize okulu sevdirmek, zihinsel, bedensel, duygusal, sosyal yönden gelişmelerini ve temel alışkanlıkları kazanmalarını sağlamak. Kendilerini ifade edebilmelerine imkan sağlamak. Yaşayarak ve gözlemleyerek öğrenmelerine fırsat vermek. Ülkemizin gelişmesine katkıda bulunabilecek sağlam kişilikli bireyler yetiştirmek.” (HABER MERKEZİ)

  • Milli Eğitim Müdürü’nün görevi midir?; ortaokulda türban dağıttı

    Milli Eğitim Müdürü’nün görevi midir?; ortaokulda türban dağıttı

    PİRHA – Silopi Milli Eğitim Müdürü, Şehit Binbaşı Ercüment Türkmen İ.H. Ortaokulu’na giderek kız öğrencilerine türban dağıttı. Sabahları İmam Hatip olarak eğitim verilen okulda, öğleden sonra ise normal eğitim veriliyor.

    Şırnak Silopi Milli Eğitim Müdürü Bülent Dayanan, Şehit Binbaşı Ercüment Türkmen İ.H. Ortaokulu’na giderek kız öğrencilerine türban dağıttı.

    SABAH İMAM HATİP AKŞAM NORMAL EĞİTİM VERİLİYOR

    Şehit Binbaşı Ercüment Türkmen İ.H. Ortaokulu’nda ikili eğitim yapılıyor. Sabahları İmam Hatip olarak eğitim verilen okulda, öğleden sonra ise normal eğitim veriliyor. Okulun sosyal medya hesabından 1 Mart’ta yapılan paylaşımlar dikkat çekti. Kız öğrencilere Silopi İlçe Milli Eğitim Müdürü Bülent Dayanan, Okul Müdürü Ferhat Ünaldı ve Müdür Yardımcısı Beyza Güler tarafından türban dağıtıldı.

    Okulun sosyal medya hesabından 1 Mart’ta türban dağıtma fotoğrafları paylaşılırken, 2 Mart’ta ise tüm kız öğrencilerin türbanlı olarak çekilmiş toplu fotoğrafı paylaşıldı. (CUMHURİYET)

  • ‘Kapanma partisi’nin yapıldığı okulun yetkilileri suçu küçük öğrencilere yıktı

    ‘Kapanma partisi’nin yapıldığı okulun yetkilileri suçu küçük öğrencilere yıktı

    PİRHA-Urfa’da küçük yaşta kız çocuklara türban dayatarak düzenlenen ‘Kapanma partisi’nin’ yapıldığı okul yönetimi yaptığı açıklamada partiyi öğrencilerin istediğini iddia etti.

    Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada paylaşılan ve hangi okulda çekildiği belli olmayan fotoğraflarda öğrencilere türban dayatıldığı gözlenmişti. Hazırlanan dövizlerde “Kapandım mutluyum”, “Şükür ki kapandım”, “Haydi sen de kapan”, “Ben de artık kapalıyım”, “Hamdolsun kapandım” şeklinde ifadeler bulunuyordu.

    Hürriyet’in haberine göre etkinliği Urfa’daki Bozova Hacılar Ortaokulu’nda görevli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni G.İ.’nin düzenlediği öğrenildi.

    “TALEP ÖĞRENCİLERDEN GELDİ” İDDİASI

    Konuya ilişkin açıklama yapan okulun yetkilileri, etkinlikten haberleri olmadığını, öğrencilerden böyle bir talep geldiğini iddia etti. Okul yetkililerinin yaptıkları açıklama şöyle:

    “Okul yönetiminin böyle bir etkinlikten haberi yok. Öğretmenlerin hepsini aynı anda denetleyemiyoruz. ‘Kapanma partisi’ni cuma günü öğrendik. Bunu düzenleyen öğretmenle telefonda konuştuk, durumu anlattı. Böyle bir etkinlik talebinin öğrencilerden geldiğini söyledi. Herhangi bir zorlama olmamış. Hafta sonu olduğu için herhangi bir inceleme, soruşturma olmadı. Hafta içi okullar açıldığında olayın detaylarını araştıracağız.”