Etiket: turizm

  • ‘Bu kararname ile turizm ve madenciliğin önü açılıyor’-VİDEO

    ‘Bu kararname ile turizm ve madenciliğin önü açılıyor’-VİDEO

     PİRHA- TMMOB Dersim İKK Sekreteri Uğur Beycan, Munzur ve Pülümür Vadilerinin ‘kesin korunacak hassas alan’ ilan edilmesiyle ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Munzur Vadisinin birinci derece sit alanı olmaktan çıkarıldığını ve bu kararla yapılaşmanın önünün açılacağını ifade ediyor.

    Munzur ve Pülümür vadileri, 28 Ağustos 2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe giren 7517 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Potansiyel Doğal SİT Alanı’nın koruma statüsünün değerlendirilmesi sonucunda ‘kesin korunacak hassas alan’ olarak ilan edildi. Bu karar belli bir kesimde sevinç, bazılarında ise endişe yarattı.

    Munzur ve Pülümür vadilerinde gölet, gözeler, kaya, ulu ağaç gibi yeryüzü kültleri, açık inanç mekânları var. Bu vadiler Dersimli Aleviler için inanç merkezleri aynı zamanda.

    Munzur ve Pülümür Vadilerinin, Cumhurbaşkanlığı Kararıyla ‘kesin korunacak hassas alan’ ilan edilmesinin ne anlama geldiğini ve olası sonuçlarının neler olabileceğini TMMOB Dersim İKK Sekreteri Uğur Beycan’a sorduk.

    “NİTELİKLİ KORUMA ALANLARINDA BAŞKA FAALİYETLER DE YÜRÜTÜLEBİLİYOR”

    Konuyla ilgili 28 Ağustos’ta bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayımlandığını ve bu kararnameyle Munzur ve Pülümür Vadilerinin hassas koruma alanları ilan edildiğini söyleyen Beycan, “Bu topluma, kamuoyuna, vadilerin tamamının birinci derece Sit alanı ilan edilmiş gibi yansıdı ama biraz teknik veya yasal-hukuki boyutuna girdiğimiz zaman, daha önceden Türkiye’de sit alanları birinci, ikinci ve üçüncü derece diye nitelendiriliyordu. Sonra yapılan bir değişiklikle birinci derece sit alanları, ‘hassas koruma alanları’ olarak nitelendiriliyor. İkinci derece sit alanları ‘nitelikli koruma alanları’, üçüncü derece sit alanları ise ‘sürdürülebilir koruma alanları’ olarak nitelendiriliyor” dedi.

    Üç dereceli bu koruma sistemiyle ilgili detayları ise Beycan şöyle açıklıyor:

    “Hassas koruma alanları, üzerinde herhangi bir beşeri faaliyetin yürütülemediği, bir yapılaşmanın geliştirilemediği, turizm, madencilik faaliyetlerinin yürütülemediği, insan baskısından ve beşeri yapılaşmadan tamamen izole edilen, tabiri caizse çivi çakılmayan, doğanın, ekolojinin korunması üzerine şekillendirilmiş alanlardır. Nitelikli koruma alanlarında da bir koruma alanı mevcut ama bu koruma alanı içinde yürütmek istediğiniz faaliyetler bakanlık düzeyinde bir kurulun iznine tabi tutulmak zorunda. Nitelikli koruma alanlarında HES’ler (Hidroelektrik santralleri), baraj gölleri, GES’ler (Güneş enerjisi santrali), maden faaliyetleri yürütülebiliyor. Geçen sene yapılan bir düzenleme ile hidroelektrik santralleri ve barajlar bu kapsamdan çıkarıldı ama diğer faaliyetler hala yürütülebiliyor.”

    “MUNZUR GÖZELERİ BİRİNCİ DERECE SİT ALANINDAN ÇIKARILMIŞ OLDU”

    Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ilgili olarak da, yekünüyle ele alındığı zaman olumsuzlanacak bir durum olmadığını belirten Beycan, “Munzur Gözeleri daha önce birinci derece sit alanı içindeydi. Bu kararname ile Munzur Gözeleri birinci derece sit alanı içerisinden çıkartıldı ve ikinci derece yani nitelikli koruma alanı statüsüne dahil edildi. Hassas ve birinci derece dediğimiz koruma alanları ise Munzur Gözelerinin çıktığı üst kotları kapsıyor. Gözelerin üst tarafında bir çıplak dağ var. O alanı kapsıyor. Çap olarak vermek gerekirse Ziyaret, Yeşilyazı (Zeranik), Koyungölü (Kedek) bölgesinin üst kotlarını kapsıyor” şeklinde konuştu.

    “KARARNAME MADENCİLİK VE TURİZM FAALİYETLERİNİ ENGELLEMİYOR”

    Kararnameyle ortaya çıkan yeni durumu hem toplumsal hem de TMMOB olarak değerlendirdiklerini ifade eden Beycan, şunları aktardı:

    “Munzur nehrinin tabanıyla, Pülümür nehrinin tabanı, şu anda ikinci derece olarak nitelendirdiğimiz, nitelikli koruma alanı statüsüne alınmıştır. Bu, şu anlama geliyor: Munzur nehrinin tabanıyla, Pülümür nehrinin tabanı, bu hat boyunca burada HES yapamazsınız ama GES yapabilirsiniz. Günübirlik tesisler yapabilirsiniz. Buralar insan baskısına açılabilir. Turizm işletmeciliğine açılabilir. Bunların yapılabilmesi bakanlık ve kurul onaylarına tabi ama bu kararname, bunun önünü açan bir yasal düzenlemedir. Pülümür nehri ilk defa bir yasal statü kazanıyor. Bu anlamda önem arzediyor ama bu yasal statü ile nehir tabanından ziyade kapsamının daha da genişletilmesi uygun olacaktır. Munzur nehrinin tabanı hakeza ikinci derece koruma alanını kapsıyor ve bu madencilik, GES, turizm faaliyetlerini engelleyen bir nitelik taşımıyor. Buranın da çapının genişletilmesi, hatta her iki nehrin tamamının birinci derece hassas koruma alanları kapsamına alınması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü oradaki ekolojik flora ve faunadan tutun da oradaki canlı yaşamına, endemik türünden tabiat parklarına kadar; kesinlikle insan baskısından uzaklaştırılması, beşeri yapılaşmaya kapatılması gerekiyor. Burası Türkiye’nin en büyük, dünyanın da sayılı milli parklarından biri ve çok ciddi korunması gerekiyor ve bu korumanın devletin statüsüyle yapılması gerekiyor.”

    Eyüp Hanoğlu-Cihan Berk/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:

    – Munzur Ve Pülümür Vadileri ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’ Ilan Edildi
    ‘Vadilerimiz Sadece Ekolojik Olarak Değil Inanç Merkezi Oldukları Için De Korunmalıdır’
    “Bu Karar Yürürlükte Kalırsa Coğrafyamızı Kaybederiz”
    ‘Coğrafyamız için son derece tarihi öneme sahip olumlu bir karardır’
    Şaroğlu: Alınan karar Tunceli açısından çok faydalı ve doğru, sevinçle karşılıyorum
    – ‘Bu kararname ile turizm ve madenciliğin önü açılıyor’

  • Onur Şener için İzmir’de eylem: Caydırıcı cezalar verilmeli-VİDEO

    Onur Şener için İzmir’de eylem: Caydırıcı cezalar verilmeli-VİDEO

    PİRHA- Ankara’da bir eğlence mekanında istek parçayı bilmediği için 3 kişi tarafından katledilen müzisyen Onur Şener için toplanan Turizm, Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası (TEHİS), şiddet olaylarında caydırıcı yaptırımlar uygulanması çağrısında bulunarak davaların takipçisi olacaklarını kaydetti.

    Ankara’da bir eğlence mekanında istek parçayı bilmediği için 3 kişi tarafından katledilen müzisyen Onur Şener için İzmir’de açıklama gerçekleştirildi.

    Turizm, Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası (TEHİS) Ankara’da katledilen sanatçı Onur Şener için Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. “Hayatımız, emeğimiz, sanatımız değersiz değildir” pankartinin açıldığı açıklamada “Sermayeye değil muzisyene bütçe”, “Müzik, Jiyan,Azadi” ve “Emeğe, sanata, muzisyene özgürlük” dovizleri taşındı. Açıklamada sık sık “Onur Şener isyanımızdır”, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Müzik susmaz, susturamaz” sloganları atıldı.

    “İKTİDAR, MÜZİSYENLERİ HEDEF HALİNE GETİRDİ”

    Basın açıklamasını okuyan TEHİS üyesi Helin Randa, pandemiyle geçen 2 yılı aşkın sürede, eğlence yerlerindeki kapatmalar ve canlı müzik yasakları sonucu müzik emekçilerinin birçoğunun işsiz kaldığını aktardı. Kimi sanatçıların yıllarca çalışıp aldığı çalgılarını satmak zorunda kaldığını dile getiren Randa, “Bu da yetmezmiş gibi iktidar pandemi sürecinde yeterince yoksulluk çeken müzisyeni hedef haline getirdi. Kayıt dışı çalışma konusunda herhangi denetim ve kural getirmeye gerek duymayan devlet kurumları, müzik emekçilerini kendi kaderine terk etti. Bunun sonucunda değerli müzisyen dostumuz Onur Şener’i canice aramızdan kopardılar” dedi.

    ‘TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’

    Ölümlerin bahaneler altına gizlenerek işlendiğini vurgulayan Randa, “Bir yandan ekmek kavgası verirken diğer yandan hayatımızı nasıl güvence altına alırız kaygısı gütmek istemiyoruz. Barların, cafelerin denetim altında olması ve bizler için güvenli alanlar oluşturulmasını istiyoruz. Denetimlerin saat 1’de yapılan müzik yasaklarına değil bizleri güvence altına alacak kanunlar ile yapılmasını istiyoruz. Müzik emekçileri ölümlerle, intiharlarla, yoksullukla, ayrımcılık ve yasaklarla gündeme gelmeyi reddediyor. Müzisyenler seslerin, sözlerin, lisanların birbirine karıştığı, birbirinden güç aldığı ezgilerle gündemde olmak için mücadele ediyor. Ölmek değil güvenceli bir hayat istiyoruz. Zehra’nın da Onur’un da katledilen tüm müzisyen arkadaşlarımızın da davasının takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İZMİR

  • Adanalı esnaf isyan etti: Vergimizi neyle ve nasıl ödeyelim?

    Adanalı esnaf isyan etti: Vergimizi neyle ve nasıl ödeyelim?

    Adana-Turizm Gastronomi Yeme İçme Eğlence İşletmeleri Derneği, pandemi sürecinde yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi amacıyla, Türkiye’nin 21 ilinde eş zamanlı basın açıklaması yaptı.

    Adana’da Baraj Yolu Gençlik Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasında konuşan Turizm Gastronomi Yeme İçme Eğlence İşletmeleri Derneği Adana İl Başkanı Feridun Özkan, yeme içme ve eğlence sektörünün, kısıtlamalardan en fazla yara alan sektör olduğunu söyledi.

    Türkiye genelinde sektörde, işvereni, tedarikçisi ve aileleriyle 10 milyon kişi olduğunu belirten Başkan Özkan, Covid-19 sürecinde sektördeki herkesin mağdur edildiğini ve bu konuya bir an önce çözüm üretilmesi gerektiğini savundu.

    “ÜLKEDEKİ İŞLETMELERİN YÜZDE 90’I AÇIK”

    Feridun Özkan, “Sektörümüzün ana bulaş kaynağı olduğuna dair hiçbir bilimsel veri yokken, sadece biz kapalıyız” diyerek şöyle devam etti:

    “Ülkedeki işletmelerin yüzde 90’ı açık. Fabrikalar, AVM’ler, pazarlar, marketler, toplu ulaşım, havayolları ve kapalı ortamdaki ofisler faaliyetlerine devam ederken, bizim sektörümüzdeki kimi işletmeler 15 aydır, kimileriyse 9 aydır kapalı. Üstelik turizmin ayrılmaz parçası olan sektörümüzde çalışan personel aşı önceliği dahi alamıyor. Neden?”

    70 BİN İŞLETME İFLAS ETTİ!

    Türkiye’de 70 bin işletmenin iflas ettiğini, yüzlerce işletmeci, çalışan ve müzisyenin de intihar ettiğini açıklayan Feridun Özkan şunları söyledi:

    “102 müzisyenimiz virüs nedeni ile ölmedi; açlıktan intihar etti. Varımızı, yoğumuzu kaybettik. İflasın eşiğindeyiz. Borç batağındayız. Bu soruna bir an önce çözüm bulunmazsa, birçok işletme yasaklardan sonra faaliyetine devam edemez hale gelecek. Yalnız bırakıldık ve hiçbir şekilde destek görmüyoruz. Ölüme terk ediliyoruz. Sektörde en çok istihdamı sağlayan, kanunlara harfiyen uyan, kayıt dışı faaliyetlere asla tenezzül etmeyen, vergisini, işçinin sosyal güvencesini günü gününe yatıran bizim gibi orta ve büyük ölçekli işletmeler hiçbir destek paketinden faydalanamıyor. Yeter artık! Duyun sesimizi ve bize destek verin. İşyerlerimizi açın, personelimizi aşılayın, yapılandırmaları erteleyin. Biz vergimizi neyle ve nasıl ödeyelim? Kasa kapalı, mekan kapalı! Devlet bu yıl alacaklarından vazgeçmeli. Biz virüsten değil açlıktan ölüyoruz. Bu virüsün sebebi biz değiliz; bulaştıran hiç değiliz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Turizm için ülke sağlığı tehlikeye atılıyor!

    Turizm için ülke sağlığı tehlikeye atılıyor!

    PİRHA-Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün ülkeye girişlerde 16 ülkeden PCR Testi istenmeyeceği kararını “Turizm için ülkemizin sağlığı tehlikeye atılıyor. Salgın sona ersin diye halkımızı gelir güvencesi bile olmadan evlere kapatanlar, 16 ülkeden gelecek turistler için PCR testi bile istemiyor” dedi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün resmi yazısında, ‘Hong Kong, Çin, Tayvan, Vietnam, Avustralya, Yeni Zelanda, Singapur, Tayland, Güney Kore, İsrail, Japonya, Birleşik Krallık, Letonya, Lüksemburg, Ukrayna, Estonya’dan kara, hava, deniz yolu ile Türkiye’ye gelen kişilerin Türkiye’ye girişlerde PCR testi istenmemesi’ ifadelerinin yer aldığını belirterek, durumu Meclis Gündemine taşıdı.

    “TURİSTLERE NEDEN PCR TESTİ YAPMIYORSUNUZ?”

    Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, turizmin ülke ekonomisi için hayati bir sektör olduğunu ifade ederek “Gelecek turistlere PCR testi yapmamak kendi halkını riske atmaktır. Turizm için gerekli önlemleri alıp turistlerin PCR testi ile ülkeye girişlerinin sağlanmasında ne sakınca var?” dedi.

    CHP’li Akkuş İlgezdi, “Hong Kong, Çin, Tayvan, Vietnam, Avustralya, Yeni Zelanda, Singapur, Tayland, Güney Kore, İsrail, Japonya, Birleşik Krallık, Letonya, Lüksemburg, Ukrayna ve Estonya vatandaşlarının ülkemize covid-19 getirmeyeceğinin bir garantisi mi var da PCR testi yapmıyorsunuz?” diye sordu. Gamze Akkuş İlgezdi, alınan kararın ülke sağlığını tehlikeye attığını bir kez daha vurgulayarak, “Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün kararı ile 15 Mayıs’tan sonra dünyada görülen tüm varyantların ülkemize daha kolay girme riski ile karşı karşıya kalıyoruz. Turist gelsin diye kendi halkının sağlığını tehlikeye atan başka bir ülke yok” açıklamasında bulundu.

    PİRHA/ANKARA

  • DİSK Dev Turizm-İş: Pandemi sürecinde elektrik, su ve doğalgaz ücretsiz olmalı-VİDEO

    DİSK Dev Turizm-İş: Pandemi sürecinde elektrik, su ve doğalgaz ücretsiz olmalı-VİDEO

    PİRHA-Disk Devrimci Turizm İşçileri Sendikası Marmara Bölge Şubesi pandemi sürecinde gelir güvencesi isteyerek, “Elektrik, su ve doğalgaz ücretsiz olmalıdır. İşyerlerinin açılması için sektör çalışanları bir an önce aşılanmalıdır” dedi.  

    Disk Devrimci Turizm İşçileri Sendikası Marmara Bölge Şubesi pandemiden dolayı turizm sektöründe yaşanan mağduriyetlere yönelik basın toplantısı yaptı.

    Şube merkezinde yapılan basın toplantısında “çarklar dönsün” diye fabrikalarda hiçbir önlem alınmadan çalıştırılmayı, AVM’lerin açık tutulmasını eleştiren Dev Turizm İş Sendikası Marmara Şube Başkanı Turgay Özdemir, lokanta ve kafelerin kapatılmasıyla çalışanların güvencesiz kaldıklarını, pahalılık ve açlıkla mücadele ettiklerini söyledi.
    Pandeminin zengini daha fazla zenginleştirdiğine vurgu yapılan açıklamada “Koç Holding, 2020 yılında 9,27 milyar TL’lik konsolide net kâr elde etti. Böylelikle 2020’de holdingin konsolide net kârı 2019 yılına göre yüzde 111 artmış oldu.” denilirken, emekçilerin mağduriyetinden gelir güvencesi sağlamayan hükümet kadar patronların da sorumluluğunun altı çizildi.

    Sektör çalışanlarının büyük bir kısmının yasal haklarından mahrum olduğunu, güvencesiz çalıştıklarını söyleyen Özdemir “İşyerlerinin açılmadığı koşullarda mağduriyet artmaktadır. Ancak gerekli tedbirlerin alınmadığı koşullarda açılma talebi “çarklar dönsün” yaklaşımıyla aynı zeminde durmaktadır. Hele ki işletme sahibi olan patronların bizim mağduriyetimizdeki payını konuşmamak gelecek açısından sıkıntılıdır. İşyerleri açıldığında sigortasız, uzun çalışma saatleri, mobbing ve taciz yine bizi beklemektedir. Bu sorunları, kaynağını ve çözüm yollarını konuşmak son derece elzemdir.” dedi.

    Şubeye bağlı Öğrenci Komisyonu’ndan Gökhan Alkan da söz alarak sektörde en güvencesiz şekilde çalışan öğrencilerin mağduriyetinin daha da derinleştiğini ifade etti. Kayıtsız çalıştırıldıkları için hiçbir ödeneğe ulaşamadıklarını, kiralarını, faturalarını ödeyemediklerini, online derslere katılım için gerekli olan teknolojik aletlere sahip olmadıklarını ve internet faturalarını dahi ödeyemediklerini söyledi.

    Öğrenci Komisyonu’nun bir diğer üyesi Tuana Öztunçel sektörde kadın işçilerin yaşadığı mobbing, cinsel taciz sorunlarını dile getirdi ve kadın işçilerin bu sorunlarla başa çıkabileceği mekanizmaların kurulmasını talep etti. Ayrıca DİSK-AR’ın bir araştırmasını referans vererek kadınların erkeklere göre %31,4 daha az gelir elde ettiğini bu nedenle bir kez daha eşit işe eşit ücret talebini dile getirmek istediklerini vurguladı.

    TALEPLER

    Sendikanın acil olarak belirlediği talepler şu şekilde ifade edildi:

    “Gelir Güvencesi istiyoruz. Bunun için İşsizlik Fonu’ndaki para hiçbir şarta bağlı olmaksızın tüm işsizlere dağıtılmalı, ayrıca servet vergisiyle kaynak oluşturulmalıdır. Bu süreçte elektrik, su ve doğalgaz ücretsiz olmalıdır. İşyerlerinin açılması için sektör çalışanları bir an önce aşılanmalıdır.  Güvencesiz çalışma koşullarına karşı tüm çalışanlar sigortalı hale getirilmelidir. Günlük çalışma süresi en azından yasal mevzuata göre düzenlenmelidir.”

    PİRHA/ İSTANBUL

     

     

  • Mehterle başlayan Çeşme-Atina seferlerinin ömrü 2 ay sürdü

    Mehterle başlayan Çeşme-Atina seferlerinin ömrü 2 ay sürdü

    PİRHA – Mehter töreniyle başlayan Çeşme – Atina arasındaki feribot seferleri şirketin tasfiye sürecine girmesi gerekçe gösterilerek iflas etti.

    Çeşme ile Atina’nın Lavrion Limanı arasında 30 Haziran’da mehterli törenle başlayan feribot seferleri, iki kez ‘teknik nedenler’ ileri sürülerek ertelendi. Rezervasyon yaptıran vatandaşlara gönderilen mesajlarla, şirketin tasfiye sürecine girdiği belirtilerek iflas duyurusu yapıldı.

    Turizmin gelişmesine katkı sağlayacağı, ihracat açısından büyük önem taşıdığı, yolcu taşımacılığının yanı sıra yaş sebze ve meyve, balık gibi ürünlerin Avrupa’ya ulaşmasını kolaylaştıracağı ve Çeşme Limanı’ndan ayrıldıktan 7 saat sonra Atina Lavrion Limanı’nda olacağı vurgulanarak başlayan seferler son buldu.

    Çeşme Ulusoy Limanı’ndan mehter takımlı bir tören yapılmasının ardından başlayan seferler için firma, feribotların önce 30 Temmuz tarihine, daha sonra da 7 Ağustos tarihine kadar durdurulduğu açıklamıştı.

    BİLET ALANLARA MESAJ GÖNDERİLDİ

    Feribot bileti alan vatandaşlara Türkçe ve İngilizce olarak gönderilen mesajda şöyle denildi:

    “30 Haziran 2019 tarihi itibariyle başlattığımız Lavrion-Çeşme feribot hattımızda, kapasite yetersizliği nedeniyle oluşan zarar karşılanamaz boyutlara geldiğinden, seferler sonlandırılmış ve şirket tasfiye sürecine girmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Bilet iadeleri için lütfen kullandığınız kartın bankasına müracaat ediniz.”

    PİRHA / ANKARA

  • NASA kapılarını turizme açıyor

    NASA kapılarını turizme açıyor

    PİRHA-Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Uluslararası Uzay İstasyonu’nu ticari şirketler ve özel astronotlara açacağını duyurdu. 

    Amerika Birleşik Devletleri merkezli NASA, Uzay İstasyonu’nu şirketlere kar amaçlı hizmete sunacağını duyurdu. Yapılan açıklamada uzay araçlarını özel astronotlara çalışmaları için açma kararı aldıklarını da duyuran NASA, ilk uzay turistlerini 2020’den itibaren ağırlamaya başlayacak.

    Alınan kararla birlikte şirketler, film çekmek ya da reklam çalışmaları yapmak için Uluslararası Uzay İstasyonu’nda zaman geçirebilecek. Ancak burada ticari çalışmalar için şirketlerin ağır bedeller ödemesi bekleniyor.

    NASA’nın yeni planı kapsamında “Özel astronotlar” olarak bahsedilen uzay turistlerine 30 güne kadar görev izni verecek. Turistler burada ticaret ve pazarlama faaliyetlerini, NASA tarafından belirlenen kurallarla sınırlandırılarak yapabilecek.

    Turistlerin göreve çıkmadan önce Uzay İstasyonu’nda güvenli olmalarını sağlamak için NASA’nın tıbbi standartlarını ve eğitim prosedürlerini geçmesi gerekecek.

    PİRHA/ANKARA

  • Peribacalarına yapılan otel inşaatı durduruldu

    Peribacalarına yapılan otel inşaatı durduruldu

    UNESCO Dünya Miras listesinde bulunan Kapadokya’daki peribacalarının bulunduğu bölgeye yapılan otel inşaatı, tepkiler üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından durduruldu.

    Nevşehir merkez ilçeye bağlı Göreme beldesinde, Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesinde bulunan peribacalarının bitişiğindeki otel inşaatı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından durduruldu.

    Yılda 2 milyona yakın turistin ziyaret ettiği Kapadokya bölgesinde, Mesit mevkisindeki Müze Yolu üzerinde peribacalarının bitişiğine yaklaşık 2 ay önce otel inşaatına başlandı. İş adamı M.K. tarafından yaptırılan ve 5 ayda tamamlanması planlanan, yan yana 2 binadan oluşan otel inşaatı, görenlerin tepkisini çekti.

    “İNŞAAT DURDURULMUŞTUR”

    Kültür ve Turizm Bakanlığı, peribacaları yanında yükselen otel inşaatıyla ilgili basına yansıyan haberlerin ardından açıklama yaptı.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, Nevşehir ili, Göreme beldesinde otel inşaatı yapıldığına dair haberlerin basına yansıdığı hatırlatılarak şöyle denildi:

    “Konu Bakanlığımız tarafından ivedilikle incelemeye alınmış olup, Anadolu ve dünya kültürünün istisnai değerlerinden olan peri bacalarına yakın bir noktada, 2 pafta 9423 parselde başlatıldığı belirlenen inşaat durdurulmuştur.”

    (HABER MERKEZİ)