Etiket: Türk Tabipler Birliği

  • ABF Alevi Kadın Meclisi TTB’yi ziyaret etti-VİDEO

    ABF Alevi Kadın Meclisi TTB’yi ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi Federasyonu Bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı’nı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapacak. Alevi kadınlar, konferansa davet etmek için TTB’yi ziyaret etti.

    3 Şubat’ta Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapılacak olan Kadın Konferası’na katılım çağrısında bulunan Alevi kadınlar; demokratik kitle örgütlerini, siyasi partileri, köy derneklerini ve kurumları ziyaret ediyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadın Meclisi adına Emel Uzman ve Ayten Gürsoy, Türk Tabipleri Birliği’ni ziyaret etti.

    TTB ile görüşen kadınlar, yapacakları kadın konferansına TTB’yi de davet etti.

    Yapılacak konferansın, kadın mücadelesi için bir motivasyon olacağının altını çizen Uzman ve Gürsoy, birlikte mücadele etmenin önemini dile getirerek konferans davetiyesini TTB’ye iletti.

    PİRHA/ANKARA

  • Sağlıkta yeniden inşa tartışmalarında örgütlülük vurgusu- VİDEO

    Sağlıkta yeniden inşa tartışmalarında örgütlülük vurgusu- VİDEO

    PİRHA- Evvel Temmuz Festivali kapsamında ‘Sağlıkta Yeniden İnşa Tartışmaları’ konulu panel gerçekleştirildi. Sağlığın toplumsal hareket olarak odağa alındığı panelde, örgütlülük vurgusu ön plana çıktı.

    Samandağ Kalkındırma Derneği ve Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen 23’üncü geleneksel Evvel Temmuz Festivali’nde sağlık konulu panel gerçekleştirildi. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Türk Tabipler Birliği (TTB) Koordinasyonundan Mihriban Yıldırım ve TTB Merkez Konseyinden Onur Naci Karahancı’nın konuşmacı olduğu panelin moderatörlüğünü Hatay Tabip Odası Başkanı Sevdar Yılmaz yaptı. Panelde toplumsal sağlık hareketi vurgusu yapıldı.

    Mihriban Yıldırım, deprem sürecindeki deneyimleri aktardı. Sağlığın toplumsal bir hareket olarak örgütlenebilirliğinden bahseden Yıldırım, “Deprem süreciyle birlikte toplumsal sağlık hareketinin varlığını somut bir şekilde görmüş olduk. Toplumsal bileşenler, en ihtiyaç duyulan anda kendini göstermiş oldu. Bundan sonraki süreçte geçmiş mücadele deneyimlerimizi yok saymadan sağlığın tüm bileşenlerini sürece dahil ederek birlikte hareket etmek önemli” dedi.

    Onur Naci Karahancı ise, sağlık alanının politik olduğuna vurgu yaptı. Örgütlü hareket etmenin önemine değinen Karahancı şunları söyledi:

    “Onların karar verdiği çalışmalarla bir daha böyle şeylerle karşılaşırsak dahi neler yapacağımıza dair hafızamız olmalı. Bunca zorluğa maruz kalmış bölgeler daha hızlı toparlanıyor. Bu süreçte en hızlı sağlık örgütlenmesini kuran TTB ve SES oldu. Kendi adımını attı ve adımını attıkça ilerleme kaydetti. Kendi öz çalışmalarımıza, meclislerimize güvenmemiz gerekiyor. Bu işi politize ettikçe var olacağız. Politik bir argümanla bundan sonraki hedefi belirlemezsek sistem içinde hafızasızlaştırılıp silineceğiz. Onlar bu kadar saldırırken bizler birbirimize daha da yakınlaşmalıyız. Örgütlenme sürecinde daha cesur olmalıyız”

    Panel, soru cevap kısmından sonra sona erdi.

    PİRHA/ HATAY

  • FEDA’dan Fincancı’ya destek: Yaşanan hukuksuzluktur, derhal serbest bırakılmalıdır

    FEDA’dan Fincancı’ya destek: Yaşanan hukuksuzluktur, derhal serbest bırakılmalıdır

    PİRHA- TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın tutuklanmasına ve gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösteren FEDA, AKP- MHP blokunun korku iklimi ile toplumu korkutarak sindirmeye çalıştığını kaydetti. FEDA, “Her dönemin hakikatinin savunucusu biz Aleviler, bu dönemde de faşizme, zulme ve nahak zihniyete karşı demokratik hak ve özgürlüklerin yanında olmak durumundayız” dedi.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), kimyasal silah kullanılmasına ilişkin yaptığı açıklamalar nedeniyle hedef gösterilen Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın tutuklanmasına ve gazetecilerin gözaltına alınmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    TTB Merkez Konseyi, Şebnem Korur Fincancı’nın tutuklanmasının hukuki zemini olmadığını ve yaptığı açıklamaların suç teşkil etmediğini belirten FEDA, Alevilerin de bu dönemde faşizme, zulme ve nahak zihniyete karşı demokratik hak ve özgürlüklerin yanında olduğunu vurguladı.

    “HEDEF GÖSTERİLEREK HUKUKSUZCA TUTUKLANMIŞTIR”

    FEDA’nın açıklaması şöyle:

    “İnsan hakları savunucusu ve TTB Merkez Konsey Başkan’ ı Şebnem Korur Fincancı, sorunu çözmekle mükellef olan siyasilerin linç kampanyasının ardından bağımlı yargı tarafından gözaltına alınıp tutuklandı.  Fincancı; “Gözlemlerime göre bir kimyasal etkisi olabilir, sinir sistemini de etkileyen, o istemsiz hareketler söz konusu. Bu temelde konunun araştırılması gerekir” demişti. Bilim insanı olarak hem kendi gözlemlerini, hem de Sınır Tanımayan Doktorlar(MSF) ve uluslararası bağımsız kuruluşların raporlarından hareketle düşünce ve görüşünü ifade etmiş, yetkilileri sorumluluklarının gereğini yapmaya davet etmişti. Aydın ve bilim insanı olmanın sorumluluğuyla kimyasal silah ile ilgili kanaatini ve düşüncesini ifade eden Şebnem Korur Fincancı, AKP ve MHP başta olmak üzere inkârcı nahak zihniyetten beslenenler tarafından hedef gösterilmiş, bağımlı yargı tarafından da hukuksuzca tutuklanmıştır.

    “TOPLUM, KORKU İKLİMİYLE SİNDİRİLMEK İSTENİYOR”

    Keza işleri bağımsız ve objektif haberlerle kamuoyunu aydınlatmak olan gazetecilerde bu hukuk dışı furyadan nasibini alıp tutuklanmışlardır. Başta Kürtler ve muhalifler olmak üzere toplum kesimlerine yönelik bu hukuksuz, kuralsız ve haksız saldırıları kabul etmiyoruz.  AKP- MHP iktidar bloku seçim satıh mahaline girdiğimiz bu günlerde korku iklimi ile toplumu korkutarak sindirmeye, iradesine el koymaya çalışarak zulmünü sürdürmek istiyor. Düşünce ve ifade özgürlüğünün Anayasal güvence altında olduğu Türkiye’de, başta Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı olmak üzere tüm siyasi tutsaklar derhal serbest bırakılmalıdır. Her dönemin hakikatinin savunucusu biz Aleviler, bu dönemde de faşizme, zulme ve nahak zihniyete karşı demokratik hak ve özgürlüklerin yanında olmak durumundayız.
    FEDA olarak her zaman olduğu gibi bugünde hak ve haklının yanında olacağız. Hukuksuz, kuralsız bu zulme karşı hak, hukuk, adalet arayışçılarını, mazlum ve mağdur halkları ve inançları özgür ve ortak yaşam için birlikte mücadeleye çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Fincancı, gözaltı öncesi PİRHA’ya konuştu: İşkencenin, şiddetin olmadığı bir dünya istiyorum-VİDEO

    Fincancı, gözaltı öncesi PİRHA’ya konuştu: İşkencenin, şiddetin olmadığı bir dünya istiyorum-VİDEO

    PİRHA-Hedef gösterildikten sonra gözaltına alınan TTB Başkanı Prof. Dr. Fincancı, gözaltına alınmadan önce PİRHA’ya yaptığı açıklamada iddiaların araştırılması için tüm tarafların adım atması gerektiğini belirtti. Fincancı, “Gözaltına da alınabilirim, tutuklayabilirler de elbette. Ama söylemek istediklerimizi engelleyecek bir durum olmamalı bu” dedi.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, geçen hafta bir televizyon kanalında, TSK’nin kimyasal silah kullandığı iddialarının araştırılmasını istediği için gözaltına alındı. Fincancı, gözaltına alınmadan önce Almanya’nın Köln kentinde hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin PİRHA ve CAN TV mikrofonlarına açıklamalarda bulundu.

    “İDDİALARIN ARAŞTIRILMASI ÇOK ÖNEMLİ”

    Kimyasal silah iddialarının araştırılması gerektiğini belirten Fincancı şunları söyledi:

    “Bir takım iddialar var. Bazı kuşkulu görüntüler var. Bunlar kişilerin kendileri tarafından çekilmiş görüntüler. Tam olarak bilebilme olanağımız yok hangi koşullarda nasıl çekildiğini. Ancak istemsiz hareketleri olan bir kişi görülüyor. Ayrıca ağzından kanlı, köpüklü sıvı geldiğini görüyoruz. Tabii bunlar özellikle de solunum yoluyla etkili olabilecek bir toksik maddeyi düşündürüyor. Bunun araştırılması gerekir. Ölümle sonuçlanmış bir olay olduğu için de özellikle etkili soruşturma ve belgeleme kılavuzumuz olan Minnesota Protokolü’ne uygun bir bağımsız araştırmaya ihtiyaç olduğunu ifade ettim.

    Bu iddiaların araştırılması açısından önemli. Çünkü kimyasal silah kullanımı uluslararası sözleşmelerle yasaklanmıştır. Kullanıldığına dair veriler de ancak araştırma sonucuyla tespit edilebilir. Videoda sadece kuşkulu bir görüntü olduğu ve bu yönde bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Araştırılması gerektiğine ilişkin her açıklamamız aslında refleks olarak bir tepkiyle karşılaşıyor. Bir savunma refleksi geliştirildiğini görüyoruz. Oysa “Evet etkili bir soruşturma tabii ki yapacağız ve bu konuyu araştıracağız” diyebilirler. Kaldı ki böyle bir toksik etki gösteren maddenin ne olduğu, kim tarafından kullanıldığı da dahil olmak üzere belirsiz. Dolayısıyla bütün taraflardan etkili bir soruşturmayı kolaylaştıracak adımlar atması beklenir.”

    “TÜM TARAFLARIN BAĞIMSIZ ARAŞTIRMAYI OLANAKLI KILMASI GEREKİR”

    Fincancı, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin de iddiaların araştırılması için adım atması gerektiğini de belirtirken, şöyle konuştu:

    “Yalnızca Türkiye’nin değil, diğer tarafların da aslında bununla ilgili bağımsız bir araştırmayı olanaklı kılmasına ihtiyaç var. örneğin bağımsız araştırma konusunda adım atmak isteyenleri engellemiş Kuzey Irak yönetimi. Dolayısıyla onlar da bunun tarafı ve bu konuda bir değerlendirme yapmalarına ihtiyaç var. Ama Türkiye hemen hızlı bir refleks gösterdi. Tabii burada gündem değiştirme, özellikle Bartın’da meydana gelen 41 işçinin katliamıyla sonuçlanan maden patlaması gündemdeyken birden gündemi bir başka yöne çekmiş oldular. Bir çarpıtma aslında.

    Daha geçtiğimiz günlerde dezenformasyon yasası adı altında bir sansür yasası çıkardı hükümet. Ama kendileri bir dezenformasyon çabası içine giriyorlar bu durumda. Ve bir savunma refleksi gösteriyorlar bir yandan da. Dezenformasyonun insanların bilgi alma hakkını ihlal ettiğini bir kez daha hatırlatayım. Hem de bununla ilgili etkili soruşturma talep etme bizim yurttaş sorumluluğumuz, devletlerin de yükümlülüğüdür soruşturmayı yapmak. Yükümlülüklerini de hatırlatmış olayım.”

    “KRİMİNALİZE EDİLMEMİZ KABUL EDİLEBİLİR BİR DURUM DEĞİL”

    Fincancı, hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin ise şunları kaydetti:

    “Gözaltına da alınabilirim, tutuklayabilirler de elbette. Ama söylemek istediklerimizi engelleyecek bir durum olmamalı bu. Çünkü bu hepimizin haklarını savunmak adına sessiz kalmamız için herhangi bir şekilde eleştiri yöneltmek, talepte bulunmak, yurttaş haklarımızı talep etmemizi engellemeye dönük bir takım çabalar olabilir. Biz tam da bunun için konuşmak zorundayız. Ben hepsini kabul ediyorum, alıyorum, başımın üstüne koyuyorum.

    İnsan hakları mücadelesi, suçu işleyen kim olursa olsun, o suçun varlığını ve sorumlularını ortaya koymaya dönük bir mücadele. O yüzden hepimizin de sorumluluğu. Bu suçu işleyenler tabi devletin organları olabilir. Bu suçu işleyenler başka örgütler olabilir, yapılar olabilir. Ama insan haklarını koruma devletlerin görevi. Devletlerin işlediği iddia edilen suçların ortaya çıkarılması talebi ya da ortaya çıkarma mücadelesinde bizim kriminalize edilmemiz kabul edilebilir bir durum değil.

    “İNSANLARIN ÖLMEDİĞİ, İŞKENCE GÖRMEDİĞİ BİR DÜNYA, TÜRKİYE İSTİYORUM”

    Her seferinde devleti bir kutsal varlıkmış gibi gösterme çabası aslında bizim yurttaş bilincimizin olmaması ile de ilgili. Bu yüzden hepimizin yurttaş olduğunu, hak özneleri olduğumuzu bir kez daha hatırlatayım. Hekim olarak da tabi ki insan sağlığına zarar veren her türlü etkinliğin varlığı veya iddiası halinde bizim orada sorumluluk almamız gerektiğini unutmayalım. Yurttaş olarak da ben bir arada, barış içerisinde yaşayabileceğim, şiddetin olmadığı, insanların ölmediği, zarar görmediği, işkence görmediği bir dünya ve Türkiye istiyorum. Onun için de mücadeleye devam edeceğim.”

    PİRHA/KÖLN

  • SES İstanbul Şubeleri: Hakikatten yana olan Prof. Dr. Fincancı’nın yanındayız-VİDEO

    SES İstanbul Şubeleri: Hakikatten yana olan Prof. Dr. Fincancı’nın yanındayız-VİDEO

    PİRHA-SES İstanbul Şubeleri hedef gösterildikten sonra gözaltına alınan TTB Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı için basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Sağlık hakkı ve emek mücadelesinde yan yana olduğumuz Türk Tabipler Birliği ve her zaman yaşamdan, hakikatten yana olan Şebnem Korur Fincancı’nın yanında olduğumuzu bir kere daha beyan ediyoruz” denildi.

    Türk Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı‘nın, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKYB) bölgesinde yürütülen askeri operasyonlar sırasında kimyasal silah kullanıldığı iddialarının araştırılması gerektiği yönündeki açıklamaları nedeniyle gözaltına alınmasına tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri de düzenlediği basın açıklaması ile Fincancı’nın gözaltına alınmasını protesto etti.

    SES: YAŞAMIN VE HAKİKATİN YANINDAYIZ

    Taksim’de gerçekleştirilen basın açıklamasını SES Anadolu Şube Eş Başkanı Erdal Güzel okudu. “Yaşamın ve hakikatın yanındayız” başlıklı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bir hekim ve insan hakları savunucusu olarak ömrünü halkın sağlığını korumaya ve insan hakları ihlalleriyle mücadeleye adayan, Türkiye’nin bu konularda kilometre taşlarından birisi olan bilim insanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı asla yalnız değildir. Medyaya yansıyan kimyasal silah iddiaları hakkında mikrofon uzatılacak ilk isim elbette ki o ülkenin hekim meslek örgütüdür. Şebnem Korur Fincancı bir hekim olarak mesleki açıdan değerlendirmiş, kimyasal silah kullanıldığı iddiası varsa ve buna bağlı ölümler meydana gelmiş ise bununla ilgili olarak Minnesota Protokolü’ne göre etkili bir şekilde soruşturma yapılması gerektiğini belirtmiştir.

    Bu uluslararası hukuka aykırılık iddiaları ancak etkin ve bağımsız soruşturma yoluyla açıklığa kavuşturulabilecek, iktidar araştırmanın yapılmasını talep etmek yerine, Şebnem Korur Fincancı nezdinde bilimi, hekimlik bilirkişiliğini hedef almıştır. Medya yoluyla yapılanlar da dâhil olmak üzere bir hekim ve insan hakları savunucusu olarak Şebnem Korur Fincancı’nın itibar ve güvenilirliğine zarar veren bir damgalama faaliyeti sürdürülmektedir. Bu yöndeki karalamalar, idari ve yargısal tacizler hiçbir şekilde kabul edilemez.

    “FİNCANCI’NIN YANINDA OLDUĞUMUZU BEYAN EDİYORUZ”

    Bununla birlikte 21 Ekim 2022 tarihinde TTB Hukuk Bürosu tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüşme yapılmış, savcılığa medyadan soruşturma  başlatıldığının öğrenildiği belirtilerek talep halinde Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın uygun bir zamanda ifadeye gelebileceği bildirilmiştir. Bunun üzerine savcılık tarafından ifade için uygun bir vakitte davet edileceği bildirilmiş olmasına rağmen Başsavcılık, Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın gözaltına alınması sürecini başlatmıştır. Bugün sabah saatlerinde bazı siyasiler tarafından hedef haline getirilmesine rağmen yurtdışından dönerek ifade vermeye gidecek iken şafak baskınıyla gözaltına alınması kabul edilemez. Halk sağlığını savunmak, savaşa karşı olmak, bilimin gerçekliğinde yapılması gerekenleri söylemek suç değildir.

    Son olarak bizler Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri olarak pandemide, sağlık hakkı ve emek mücadelesinde yan yana olduğumuz Türk Tabipler Birliği ve her zaman yaşamdan, hakikatten yana olan Şebnem Korur Fincancı’nın yanında olduğumuzu bir kere daha beyan ediyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Sağlık Bakanlığı bir yıldır TTB’ye randevu vermiyor; TTB ‘Beyaz Forum’ yapacak-VİDEO

    Sağlık Bakanlığı bir yıldır TTB’ye randevu vermiyor; TTB ‘Beyaz Forum’ yapacak-VİDEO

    PİRHA- TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, 23 Kasım’da ‘Emek bizim söz bizim’ sloganıyla yapacakları ‘Beyaz Yürüyüş’ eylemine ilişkin konuşarak; “Bir yıldır Sağlık Bakanlığı’ndan defalarca randevu istedik ancak alamadık. Gerçekleştireceğimiz ‘Beyaz Forum’da sağlık çalışanlarımızla beraber Türkiye’deki sağlık sorunlarını ve sağlıkçıların sorunlarını konuşacağız. Haklarımızı nasıl alacağımızı orada belirleyeceğiz” dedi.

    Hekimlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep eden Türk Tabipleri Birliği (TTB), 23 Kasım’da İstanbul’dan Ankara’ya ‘Beyaz Yürüyüş’ başlatacak. ‘Emek bizim, söz bizim’ sloganıyla yapılacak yürüyüş, 23 Kasım’da İstanbul’dan başlayarak 27 Kasım’da Ankara’da son bulacak. 27 Kasım’da Ankara’da buluşacak olan sağlık emekçileri gerçekleştirecekleri ‘Beyaz Forum’la sorunları konuşup, eylem takvimlerini kararlaştıracak.

    TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, yaşadıkları sürece dair sorunlarının çözümü için Sağlık Bakanlığı’ndan bir yıldır randevu istediklerini ancak alamadıklarını belirterek bundan sonraki süreçte seslerini duyurabilmek adına eylem takvimi belirleyeceklerini açıkladı.

    “SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN DEFALARCA RANDEVU İSTEDİK AMA ALAMADIK”

    23 Kasım’da İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüşlerinin başlayacaklarını ve 27 Kasım’da Ankara’da bir ‘Beyaz Forum’ gerçekleştireceklerini ifade eden Bulut şunları dile getirdi:

    “Biz bir yıldır Sağlık Bakanlığı’ndan defalarca randevu istedik. Sorunlarımızın çözülmesi için görüşme talep ettik. Her konuda da kendilerine yardımcı olabileceğimizi söyledik ancak Sağlık Bakanlığı ne sorunlarımızı dinlemek istedi ne de bizleri kabul etti. Randevu vermedi. Biz de 1 Ekim tarihi itibarıyla son kez randevu isteğimizi ilettik ve orada da 10 gün süre içerisinde bir yanıt verilmezse haklarımızı artık meydanlarda arayacağız dedik. 11 Ekim’de yaptığımız açıklamada bir program ortaya koyduk. Bu sözünü ettiğimiz programda, 23 Kasım tarihinde İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş vardı.”

    “ANKARA’DA YAPACAĞIMIZ FORUMLA EYLEM TAKVİMİMİZİ BELİRLEYECEĞİZ”

    Yapacakları yürüyüş hakkında bilgi veren Bulut, “Yürüyüş İstanbul’dan başlayacak Kocaeli’nde işçi arkadaşlarımızı ziyaretle devam edecek. Çünkü bu dönemde işçi arkadaşlarımızın sağlığı çok önemli. Onlarla bir buluşma gerçekleştireceğiz ve orada bir basın açıklamamız olacak. Daha sonrasında Bursa durağımız olacak. Bursa’ya geçeceğiz. Arkasından Eskişehir’e geçeceğiz ve son olarak da 27’sinde Ankara’da yürüyüşümüz son bulacak. Saat 12.00 gibi Türk Tabipler Birliği önünde buluşacağız. 12.30’da bir basın açıklaması yapacağız. Saat 13.00’da da Yılmaz Güney Sahnesi’nde olacağız. Türkiye’nin her tarafından gelen meslektaşlarımız, sağlık çalışanlarımızla beraber Türkiye’deki sağlık sorunlarını, sağlıkçıların sorunlarını konuşacağız. Haklarımızı nasıl alacağımızı orada belirleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “ÇALIŞMA KOŞULLARIMIZIN DÜZELTİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Bir araya geldikleri ‘Beyaz Forum’da eylemlilik planı çıkartacakları bilgisini veren Bulut, sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Bu ‘Beyaz Forum’la beraber Sağlık Bakanlığı umarız ki sorunların çözümü açısından bize kulak verir. Taleplerimiz son derece basit. Sağlık çalışanlarının 2003 yılından bu yana satın alma gücü son derece azaldı. Enflasyon ücretleri kemirdi. Emeğimize karşılık gelen ücreti alamıyoruz. Emeğinize saygı gösterilmiyor. Çalışma koşullarımızın düzeltilmesini istiyoruz. Maaşlarımıza en az % 150’lik emekliliğe de yansıyan güvenceli bir artış istiyoruz. Sağlık Bakanlığı’nda bu MRHS randevuları 5 dakikada bir veriliyor. 5 dakikada bir insana bakılarak kandırmaca yapılıyor. 5 dakikaya sağlığın sığmayacağını defalarca söyledik. Yine sağlıkta şiddet konusu var.”

    “EMEK BİZİM, SÖZ BİZİM”

    Forumda Sağlık Bakanlığı’nın pandemi sürecindeki yönetimine ilişkin eleştirilerini de gündeme getireceklerini aktaran Bulut, son olarak, “Duyarlı herkesi ‘Beyaz Forumu’muza bekliyoruz. Bu mart ayına kadar sürecek olan tüm planlamalar peyderpey Türk Tabipler Birliği tarafından yapacağımız forumda hem planlanacak hem de basın ve kamuoyu ile paylaşılacak. Ve orada tüm taleplerimizi dile getireceğiz. Emek bizim söz bizim diyoruz” dedi.

    Melis CİDDİOĞLU-Eren GÜVEN/ANKARA

  • İki sağlık emekçisi daha koronavirüs sebebiyle hayatını kaybetti

    İki sağlık emekçisi daha koronavirüs sebebiyle hayatını kaybetti

    TTB, emekli Diş Hekimi Engin Barışık ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Süreyya Salihustaoğlu’nun Covid-19 sebebiyle hayatını kaybettiğini duyurdu.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB), yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle iki sağlık emekçisinin daha hayatını kaybettiğini duyurdu.

    TTB’nin yaptığı sosyal medya paylaşımlarına göre, Bursa’da görev yapmış, emekli Diş Hekimi Engin Barışık ve İstanbul’da özel bir hastanede görev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Süreyya Salihustaoğlu koronavirüs sebebiyle yaşamını yitirdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi kurumlarından TTB’ye destek

    Alevi kurumlarından TTB’ye destek

    PİRHA – Alevi kurumları yaptıkları yazılı açıklamayla, Türk Tabipler Birliği’ne destek verdi. Açıklamada, “Türk Tabipler Birliğine karşı mesnetsiz ve antidemokratik baskılar karşısında, toplumcu bir demokratik örgütlenme olan TTB’nin yanındayız” denildi. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu(AABK) , Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF), Alevi Dernekler Federasyonu(ADFE) , Alevi Kültür Dernekleri(AKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı(HBVAKV) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) yaptıkları yazılı açıklamayla Türk Tabipler Birliği’ne (TTB) destek verdi.

    Açıklamada, halk sağlığını korumak olan ve bunun için yıllardır eğilmeden, bükülmeden, iktidarın ve paranın saltanatma boyun eğmeden mücadele eden Türk Tabipler Birliğine karşı mesnetsiz ve antidemokratik baskılar karşısında, toplumcu bir demokratik örgütlenme olan TTB’nin yanında olduklarını söyledi.

    “TTB’YE KARŞI ANTİDEMOKRATİK BASKILARIN KARŞISINDAYIZ”

    Alevi kurumlarının açıklaması şöyle:

    “2020 yılının başından beri ülkemizde ve dünyada ilan edilen pandemi süreciyle birlikte, bilimin ve ilmin ne kadar değerli olduğu ortaya çıkmıştır. Bu dönemde anlaşılmıştır ki; yüzümüzü karanlığa değil, aydınlığa dönmeliyiz,

    Ülkede iyiden, adaletten, bilimden, demokrasiden yana olan tüm yapılan yok etmeye çalışanlar, şimdi de Covit-19’la en Ön saflarda mücadele edenleri korumakta yetersiz kalanlar, suçu vatandaşa, yükü hekimlere ve sağlık çalışanlarına yıkarak pandemi sürecini yönetmeye çalışanlar, salgına karşı halkı doğru bilgilendirenleri hedef gösteriyor.

    İnsan yaşam İçin canım ortaya koyan sağlık emekçilerinin mücadelesi, azmi takdire şayandır,

    Birinci önceliği halk sağlığım korumak olan ve bunun için yıllardır eğilmeden, bükülmeden, iktidarın ve paranın saltanatına boyun eğmeden mücadele eden Türk Tabipler Birliğine karşı mesnetsiz ve antidemokratik baskılar karşısında, toplumcu bir demokratik örgütlenme olan TTB’nin yanındayız. Bizler için, halk sağlığı İçin canım veren kahramanlarımızı minnetle anıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)