Etiket: türkçe

  • Mersin’de anadilinde şarkılar seslendirildi!-VİDEO

    Mersin’de anadilinde şarkılar seslendirildi!-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de 21 Şubat Dünya Anadili Günü vesilesiyle çok dilli etkinlik düzenlendi.

    Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) 1999 yılında aldığı kararla 21 Şubat gününü, “Uluslararası Anadili Günü” olarak kabul etti. “21 Şubat Dünya Anadili Günü” ilk kez 2000 yılında, dünya çapında çok dilli yaşamı ve kültürel çeşitliliği desteklemek amacıyla kutlanmaya başlandı.

    UNESCO verilerine göre, dünyada 5 bini yerli dili olmak üzere 7 binden fazla dil konuşulmaktadır. UNESCO’nun Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlasına göre Türkiye’de 18 dil yok olmuş veya yok olma tehlikesi altındadır.

    Mersin’de çok dilli etkinlik düzenlendi. Sanatolia Kültür Merkezi’nde düzenlenen 21 Şubat Dünya Anadili Günü etkinliğine çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi ve yurttaş katıldı.

    Yazar Adil Okay ana dilin önemine vurgu yaparken, sanatçılar Serdar Keskin, Mücahit Göker, Çiğdem Akdemir, Rüya Şah ve Sanatolia sanatçılarının seslendirdiği Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Ermenice şarkılarla halay çekilirken, Jana Med İnanç ve Lokman Şaman şiir okundu.

    PİRHA/MERSİN

  • Demokratik Alevi Dernekleri: Anadilde eğitim ve ibadet haktır, gasp edilemez!

    Demokratik Alevi Dernekleri: Anadilde eğitim ve ibadet haktır, gasp edilemez!

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri, yaptığı yazılı açıklamayla 21 Şubat Dünya Anadil Günü’nü kutladı. Açıklama Kurmancî, Kirmanckî ve Türkçe olarak yapıldı ve anadilin önemine dikkat çekildi.

    1999’da Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla 21 Şubat günü, Uluslararası Anadili Günü olarak kabul edilmiş, anadili ve anadilinde eğitim hakkı güvence altına alınmıştır.

    Dünyanın birçok yerinde diller bir bir yok olurken, UNESCO Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre, Türkiye’de 18 yok olmuş veya yok olma tehlikesi altında olan dil var.

    Birleşmiş Milletler tarafından 21 Şubat günü ilan edilen Dünya Anadili Günü dolayısıyla Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, anadilde eğitim ve ibadetin gasp edilemez bir hak olduğu vurgulanarak, tekçi politikalara son verilmesi çağrısı yapıldı.

    Açıklamada, insanlık kavramının tüm halkları ve onların kültürel, dilsel çeşitliliğini kapsadığı belirtilerek, 21 Şubat’ın asimilasyon ve soykırım kıskacındaki mazlum halklar açısından önemli bir farkındalık ve mücadele günü olduğuna dikkat çekildi.

    “ANADİLDE CEM YÜRÜTÜLMELİ”

    Kürt Aleviler olarak dilsel manada asimilasyon kıskacında eritilmekte, dilsel yitimle birlikte inanç dünyamızdaki pek çok manevi anlam da kaybolmaktadır. Anlam dünyamız çoraklaşmaktadır” ifadelerine yer verilen açıklamada, Raa/Rêya Heq-Alevi süreklerinin asimilasyonu reddetmesi gerektiği, cem ve ritüellerin anadilde yapılmasında ısrarcı olunması gerektiği belirtildi.

    “ANADİLİMİZDE İBADET BİR HAKTIR, GASP EDİLEMEZ”

    DAD açıklamasında şu çağrıya yer verildi:

    “Anadilinde eğitim ve anadilimizde ibadet bir haktır, gasp edilemez! Tek tipçi zihniyet ve politikalar terk edilmeli, halklarımızın ortak yaşam alanı olan bu topraklarda rızalı-ikrarlı yaşamın kapıları açılmalıdır.”

    Son olarak, “Zaman Sahipsiz, Mekân Rızasız, Mazlum Çaresiz Değildir” sözleriyle biten açıklama, Dünya Anadili Günü’nde halkların dayanışmasını ve demokratik mücadeleyi yükseltme çağrısı olarak paylaşıldı.

    HABER MERKEZİ 

  • Dersim Belediyesi, minibüs durağına Kırmancki tabela astı-VİDEO

    Dersim Belediyesi, minibüs durağına Kırmancki tabela astı-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi, minibüs durağına Türkçe ve Kırmancki tabela astı.

    UNESCO’ya göre Kırmancki (Zazaca) dili, yok olma tehlikesi altında olan diller arasında yer alıyor. 7 milyona yakın Kırmanc (Zaza) olduğu ve Kırmancki lehçesini konuşanların sayısının azaldığı biliniyor.

    Dersim Belediyesi, şehir merkezinde bulunan minibüs durağına, durak yerlerinin Türkçe ve Kırmancki adlarının bulunduğu tabela astı.

    PİRHA/DERSİM

  • “Evde Türkçe konuşun” baskısı çocuklarımın anadillerini öğrenmemelerine yol açtı’-VİDEO

    “Evde Türkçe konuşun” baskısı çocuklarımın anadillerini öğrenmemelerine yol açtı’-VİDEO

    PİRHA-Okul müdürünün “Çocuklarınız ile evde Kürtçe değil Türkçe” konuşun telkini nedeniyle çocuklarına anadillerini öğretemediğini ve bu durumdan pişman olduğunu ifade eden Hatice Güzel, ” Çocuklarımız belli bir yaşa geldikten sonra “Anne neden biz anadilimizi bilmiyoruz? Neden bize öğretmediniz?” diye sordu. Anadilimizi öğretmediğimiz için pişmanız. Herkes kendi anadilini çocuklarına öğretsin” çağrısında bulundu.

    Okullarda anadilin öğretilmesine dönük engellemeler devam ediyor. Son olarak Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 20 bin öğretmen atamasına ilişkin branş bazında açıkladığı kontenjan dağılımında Kürtçe için sadece 3 kontenjan ayırmıştı. Kürtçe için sadece 3 kontenjanın ayrılmasına yönelik tepkiler gelmeye devam ederken, en az 200 kontenjan ayrılması talebiyle sosyal medya üzerinden kampanyalar düzenleniyor.

    Yıllardır devam eden yasaklama ve talepleri görmezden gelme politikalarının eğitim yaşamında da yansımaları oluyor. Okul idareleri tarafından ‘Zorunlu din dersleri’ ve Kürtçe’nin lehçelerine uygulanan ‘ambargo’ inancı ve anadili farklı olan çocuklar üzerinde olumsuz sonuçlar doğruyor.

    Sivas’ın Kangal ilçesi Kırlangıç Köyü’nde yaşayan Hatice Güzel, çocuklarına anadilini öğretememe nedenini PİRHA‘ya anlattı. Çocuklarının okuduğu okulun müdürünün “Çocuklarınız ile evde Kürtçe konuşmayın” sözleri üzerine evde Türkçe konuştuklarını belirten Güzel, yaşananlardan dolayı şu an pişman olduğunu söyledi.

    “ANNE, BİZ NEDEN ANADİLİMİZİ BİLMİYORUZ?”

    Güzel, o dönem yaşadıklarını şöyle aktardı:

    “Çocuklarıma anadilini öğretemedim. İstanbul’da okula giderken, okul müdürü “Çocuklarınız ile evde Kürtçe konuşmayın. Okuma, yazmayı güzel şekilde öğrensinler” dedi. Ben de bilmediğim için evde konuşturmadım. Evde konuşmayınca çocuklar da öğrenmedi.

    Okul müdürü “Çocuklarınızı eğitmek için Türkçe öğrenmeleri gerekiyor ki rahat okusunlar” dedi. Çocuklarımız belli bir yaşa geldikten sonra “Anne neden biz anadilimizi bilmiyoruz? Neden bize öğretmediniz?” diye sordu. Anadilimizi öğretmediğimiz için pişmanız. Annem Kürtçe babam Zazaca konuşuyordu. Herkes kendi anadilini çocuklarına öğretsin.”

    Rohat EMEKÇİ-İsmail SİVASLI/SİVAS

  • DAD üyeleri çektikleri görüntüler ile anadilleri sahiplenmeye çağırdı- VİDEO

    DAD üyeleri çektikleri görüntüler ile anadilleri sahiplenmeye çağırdı- VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyeleri 21 Şubat Anadil Günü’nde anadilleri üzerindeki yasakçı uygulamalara karşı sosyal medya üzerinden yayınladıkları görüntüler ile mücadele çağrısında bulundu.

    Yok olmayla yüz yüze kalan anadiller üzerindeki yasakçı uygulamalara karşı mücadeleyi yükseltme ve anadili konuşarak sahiplenme çağrısında bulunan Demokratik Alevi Dernekleri farklı dillerde mesajlar yayınlayarak duyarlılık yarattı.

    21 Şubat Dünya Anadili Günü’nü kutlayan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyeleri çektikleri videolar ile anadiller, inançlar ve kültürler üzerindeki yasakçı ve baskıcı politikalar son bulması çağrımızı yineleyerek, anadillere sahip çıkmaya çağırdı.

    #Demokratikalevidernekleri, #ZoneMuwaXoQeseyke etiketi ile Türkçe, Kurmanci, Kırmancki, Ermenice ve Arapça olarak yayınlanan mesajlar sosyal medyada yoğun ilgi gördü.

    (HABER MERKEZİ)

  • HBVAKV Datça Cemevi, Udi Yervant dinletisi gerçekleştirdi

    HBVAKV Datça Cemevi, Udi Yervant dinletisi gerçekleştirdi

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi Hızırşah Kültür Evi’nde Udi Yervant dinletisi  gerçekleştirdi. Yoğun bir dinleyici kitlesinin ilgi gösterdiği dinleti öncesinde Hızırşah Kültür Evi bahçesinde misafirler için bir kokteyl düzenlendi. 

    Sunuculuğunu Nurgül Yıldırım’ın yaptığı dinleti öncesinde Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi Başkanı Murat Yıldırım açılış konuşması yaptı. Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar’ın da dinleti öncesi bir konuşma yaptığı etkinlikte, tarihi kilise hakkındaki bilgiyi ise Arkeolog ve Restoratör Okan Özalp verdi.

    Sanatçı Udi Yervant’ın iki saat boyunca sahne aldığı dinletide Türkçe, Kürtçe, Ermenice ezgiler katılan misafirlerle birlikte söylendi. Barış, kardeşlik ve sevgi mesajlarının sıkça verildiği etkinlik sonunda Udi Yervant ve Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar için Datça Cemevi tarafından hazırlanan teşekkür plaketleri takdim edildi.

    PİRHA / MUĞLA

  • Gazetecilerin yargılandığı bir ortamda özgürce gazetecilik yapmaktan bahsedilemez

    Gazetecilerin yargılandığı bir ortamda özgürce gazetecilik yapmaktan bahsedilemez

    Uluslararası Basın Enstitüsü’nün yaptığı çalışmanın sonuçları açıklandı.

    Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye’de yerel gazeteciliğe odaklanan saha çalışmasının sonuçlarını, Türkiye Gazeteciler Sendikası’na bağlı TGS Akademi’de düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. IPI Direktoru Barbara Trionfi, 150’den fazla gazetecinin hapiste bulunduğu ve yüzlerce gazetecinin yargılandığı bir ortamda gazetecilerin kaliteli ve özgürce gazetecilik yapmasından bahsedilemeyeceğini vurguladı.

    “BİRÇOK ÜLKEDE AĞIR BASKILAR VAR”

    Şişli’de bulunan TGS Akademi binasında dün gerçekleşen toplantıda konuşan IPI Türkiye Ulusal Komitesi Başkanı Gazeteci Kadri Gürsel, “Türkiye’de mevcut durumda gazeteciler çeşitli siyasi saiklerle, motivasyonlarla gazetecilik yaptığını da iddia ederken birtakım siyasi baskıların ötesinde gazeteciliğin kalitesinin yükseltilmesi sorunu da duruyor. Çok uzun sürmeyen bir zamanda bu ortamın düzelmesi beklenirken bizde nasıl kaliteli gazetecilik yapılır üzerine rapor hazırladık” dedi. IPI Direktoru Barbara Trionfi de 2016’dan itibaren daha fazla gazetecinin hapse girdiğini söyleyerek, “IPI üyelerinin olduğu birçok ülkede çok ağır baskılar var, ama bu ülkelerin her birinde bağımsız, kamu yararına gazeteciliğin yaşayabileceği belli alanlar olduğunu görebiliyoruz. Türkiye’de böyle alanlar olmasa bile gazetecilerin mesleklerini sergiledikleri irade ve azim, bizim desteklerimizi hak ediyor. Olumlu değişikliklerin olacağına dair beklentilerin yaşandığı bir dönemde, bir kuşak gazeteciyi kaybetmemek adına bu kapasiteyi nasıl geliştirebileceğimize bakmak adına bu raporda çalıştık” dedi.

    “GÜVENİLİR HABER KURUMLARI VE MUHABİRLERİ BELİRLEMEK”

    Onlarca görüşme ve atölyelere dayandırılan araştırmada yer alan öneriler şöyle:

    – Gazetecilik üzerine Türkçe, Kürtçe ve Arapça Kitlesel Çevrimiçi Kurslar ve buna uygun açık kaynaklı müfredat hazırlamak.

    – Ülkenin her yerinde toplumun yeni medya okuryazarlığını artırmak amaçlı, halk odaklı “Yaratıcı Kafeler” ve “Gazetecilik Tecrübe Merkezleri” açmak.

    – Doğaçlama haber merkezleri kurma hedefine yönelik ilk aşama olarak yereldekiler başta olmak üzere ülke çapında güvenilir haber kurumlarını ve yerel muhabirleri belirlemek.

    – Erken evredeki gazetecilik girişimlerini desteklemek amacıyla kuluçka ve hızlandırıcı programlar hazırlamak.

    – Türkiye’nin genç gazeteci nesillerine eğitim ve motivasyon amaçlı sponsorlu yurtdışı staj programı sağlamak ve yeni bir gazetecilik ödülü oluşturmak. (HABER MERKEZİ)

  • Hilmi Nar’ın albümü çıktı: ‘İsyanım zamana’

    Hilmi Nar’ın albümü çıktı: ‘İsyanım zamana’

    PİRHA- Türkiye’den Fransa’nın Strasbourg kentine göç etmek zorunda kalan ve uzun yıllardır gurbetlik yaşayan sanatçı Hilmi Nar, ilk albümünü göç ve özlem üzerine kurdu.

    Sanatçı Hilmi Nar, Bingöl Karlıova’dan siyasi nedenlerle Fransa Strasbourg’a göç etmek zorunda kaldı. Uzun yıllardır Strasbourg’ta yaşayan Hilmi Nar, Kürtçe ve Türkçe ezgilerden oluşan ‘İsyanım Zamana’ adlı albümünü, “Yurdundan ayrılmak zorunda kalmış ve bir daha dönüp dönemeyeceğini bilmeyen bir sürgünün yurduna ve aşkına duyduğu özlemin dile gelmesi” olarak yorumluyor.

    İki şiir kitabı da olan sanatçı Hilmi Nar’ın ‘İsyanım Zamana’ adlı albümünün içerisinde sekiz şarkı ve iki şiir yer alıyor beşi ise kendi eseri. Kemal Sahir Gürel’in yönetmenliğini ve düzenlemesini yaptığı albümdeki şiirleri Mehmet Çetin ve Hüseyin Şahin okuyor. KOM müzikten çıkan albümde ayrıca Meral Çoşkun vokalde yer alıyor.

    “MÜZİK HEP HAYATIMDAYDI”

    Sanat hayatının yanı sıra hayatını idame ettirmek için bir yandan da Fransa’nın Strasbourg kentinde fayans ustalığı da yapan Nar, çeşitli müzik gruplarında çalıştıktan sonra kendi albümünü yapma kararı almış.

    Nar’ın geçmişten bugüne müzik hep hayatında olmuş. “Müzik hayatımda kimi zaman ön sıralarda kimi zaman geri planda kaldı. Kollektif müzik çalışmaları içinde bulundum senelerce. Albüm çalışmamla çok geride kalan müziği yine önlerde bir yer verme çabasıdır benimki aslında” diye anlatıyor.

    Tüm bu müzik çalışmalarının ardından çıkardığı albüme adını verdiği ‘İsyanım Zamana’ aslında bir bütün olarak kendi yaşamını anlatıyor.

    “BU DÖNEMİN SLOGANI ‘İSYAN’ OLMALI”

    Nar, ‘İsyanım Zamana’ ile Bingöl Karlıova’dan siyasi nedenlerle Fransa’ya göç ettikten sonra yaşadığı hasretliği dile getiriyor:

    “İsyanım Zamana, 2002 yılında bestelediğim ve sözlerini yazdığım bir şarkıydı. Yurdundan ayrılmak zorunda kalmış ve bir daha dönüp dönemeyeceğimi bilmeyen bir sürgünün yurduna ve aşkına duyduğu özlemin dile gelmesiydi. Ama daha sonra alanı genişledi. Hiçbir şeyin yolunda gitmediği dünyamızda zorbaların kurduğu sistemlere gerek bireysel gerekse toplumsal tepkiler vermenin adı oldu benim açımdan. Bu dönemin sloganı isyan olmalı bence.”

    Nar, albümünde kendi anadili Kırmançki’den şarkıların olmasını da “vefa borcu” olarak görüyor: “Kürtçe ve Kırmançki bir vefa borcu gibi benim için. Hem söyleyerek öğreniyorum hem de borcumu ödemeye çalışıyorum.”

    İsmet SEFER

  • TRT’den Kürtçe ve Türkçe şarkılara yasak

    TRT’den Kürtçe ve Türkçe şarkılara yasak

    PİRHA – TRT Yayın Denetleme ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı yaptığı denetimler sonucu 142 Türkçe, 66 Kürtçe şarkıyı sözleri nedeniyle yayınlamama kararı aldı.

    CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel TRT yönetimine yasaklanan program ve şarkıları sordu. Bunun üzerine TRT yönetimi tarafından KİT Komisyonu üyelerine verilen yanıtta Akıl Çıkmazı, Dört Duvar Özgürlük isimli programların ve 142 Türkçe, 66 Kürtçe şarkı sözünün, 6112 sayılı yasanın 8. maddesinin 1. fıkrası ilgili bentleri çerçevesinde yasaklandığı belirtildi.

    2016’nın yasaklı listesinde Sıla, Nazan Öncel, Demet Akalın gibi isimler de bulunuyor.

    “TRT HALA NEYİN PEŞİNDE”

    Sertel konuya dair şu açıklamayı yaptı:

    “Geçmişte bestecisi Ermeni olduğu, halkı isyana teşvik ettiği, devlet memurunu yerdiği, Yassıada’yı çağrıştırdığı, erotik bulduğu, sözlerinde ‘Deniz’ adı geçtiği, halkı içmeye ve intihara teşvik ettiği gibi gerekçeyle çok sayıda şarkı ve sanatçı TRT’de yasaklanmıştı. Darbe dönemi çok gerilerde kaldı ancak AKP iktidarında hemen her konuda darbe dönemini dahi aratan gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Teknolojik gelişmeler sayesinde insanların şarkılara ve sanatçılara ulaşması bu denli kolayken, internet üzerinden milyonlarca kez dinlenebiliyorken ‘TRT hala daha neyin peşindedir’ merak ediyorum. Bu ayıptan bir an önce dönülsün.”

    Atila Sertel’in paylaştıklarına göre 2016 yılında TRT tarafından yasaklanan şarkılar ve seslendiren sanatçılar şöyle: