Etiket: türkoğlu

  • Maraş’ta yurttaşlar taş ocağı projesine tepki gösterdi: Mücadele edeceğiz!-VİDEO

    Maraş’ta yurttaşlar taş ocağı projesine tepki gösterdi: Mücadele edeceğiz!-VİDEO

    PİRHA- Maraş’ın Tut Dağı etrafındaki köyleri etkileyecek Taş Ocağı projesine tepki gösteren yurttaşlar, “Bizler yaşadığımız çevreyi, suyumuzu, toprağımızı ve geleceğimizi koruma sorumluluğu taşıyoruz. Bu sorumluluk doğrultusunda demokratik ve hukuki haklarımızı kullanarak mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

    Maraş’ın Türkoğlu İlçesi’ne bağlı Cennetpınarı Köyü’nde (Mole Uson) yapılmak istenen Taş Ocağı’na yurttaşların tepkisi yükseliyor. Tut Dağı etrafındaki köyleri etkileyecek projeye karşı Alevi kurumları, yöre dernekleri ve çevre örgütlerinin temsilcileri yanı sıra yurttaşlar Cennetpınarı’nda ve bölgemizde taş ocağı istemiyoruz” pankartı açarak açıklama yaptı.

    “DOĞA BİZİM ORTAK MİRASIMIZ”

    Basın açıklamasını okuyan Filiz Yornuk, söz konusu maden projesinin doğal yaşam alanlarını, tarım arazilerini, su kaynaklarını ve bölgenin ekolojik dengesini ciddi şekilde tehdit ettiğini vurgulayarak, “Maden faaliyetleri yaratacağı çevresel tahribatlar yanı sıra bölge halkının sağlığını, ekonomik faaliyetlerini ve yaşam kalitesi üzerinde de olumsuz etkiler yaratacağı açıktır. Bizler doğanın ve çevrenin yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin de ortak miras olduğunu inanıyoruz” dedi.

    “PROJE İPTAL EDİLSİN”

    Kısa vadeli ekonomik kazançlar uğruna doğal kaynakların tahrip edilemesine ve geri dönülmez çevresel zarar görülmesini kabul etmediklerini belirten Filiz Yornuk, “Maden projeleri ile ilgili kararlar alınırken bölge halkının görüşleri dikkate alınmalı. Çevresel etkileri bilimsel ve şeffaf bir şekilde değerlendirilmeli ve kamu yararı her türlü ticari çıkarın üzerinde tutulmamalıdır. Ancak bugüne kadar yürütülen süreçte halkın endişelerini yeterince dikkate alınmadığını görmekteyiz. Burada yetkililere çağrımızdır; Projenin çevresel etkilerini bağımsız uzmanlar tarafından yeniden değerlendirilmeli” diye konuştu.

    “MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ!”

    Filiz Yornuk, doğal yaşamı, su kaynakları ve tarımsal üretimi tehdit eden uygulamalardan vazgeçilmesi çağrısında bulunarak, “Kamu yararı esas alınarak karar verilmelidir. Bizler yaşadığımız çevreyi, suyumuzu, toprağımızı ve geleceğimizi koruma sorumluluğu taşıyoruz. Bu sorumluluk doğrultusunda demokratik ve hukuki haklarımızı kullanarak mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerine yer verdi.

    Yurttaşlarda, tarım ve hayvancılık yaptıklarının altını çizerek, taş ocağının açılması durumunda doğanın ve ekonomik faliyetlerinin yok olacağını söyleyerek, projeye tepki gösterdi.

    PİRHA/MARAŞ

  • Elif Ana, hem şiir yazıyor hem ağıt yakıyor: Madımak Katliamı olduğunda çok yandım-VİDEO

    Elif Ana, hem şiir yazıyor hem ağıt yakıyor: Madımak Katliamı olduğunda çok yandım-VİDEO

    PİRHA-Maraş’ın Türkoğlu ilçesinde yaşayan Elif Ana, yıllar önce bir İsviçre yolculuğunda yazmaya başladığı şiirlerine devam ederken, aynı zamanda ağıt olarak da seslendiriyor. 

    Elif Ana, 6 Şubat’ta gerçekleşen depremlerin merkez üssü olan Maraş’ın Türkoğlu ilçesinde yaşıyor. Yıllar önce gittiği İsviçre’de ilk kez şiir yazan Elif Ana, daha sonra yaşadığı, gördüğü bir çok konu üzerine yazmaya başladı. 1996 yılında kardeşini kaybetmesiyle uzun süre yazamadığını belirten Elif Ana, yazdıklarını ağıt olarak da seslendiriyor.

    “MADIMAK KATLİAMI OLDUĞUNDA ÇOK YANDIM”

    Ayrıca Hakk’a yürüyenleri yıkadığını da belirten Elif Ana şunları söyledi:

    “Daha önce de şiir yazıyordum. 1996 yılında kardeşim intihar etti. Öksüzdü onu ben büyüttüm. Edebiyat öğretmeniydi. İlk şiirimi İsviçre’ye gittiğimde yazdım. Hava çok soğuktu. Dışarıda kaldım. Karın altında çocuklarım donmasın diye sabaha kadar uğraştım. İlk şiirimi orada yazdım. Kardeşimi kaybettikten sonra psikiyatriye gittim. Belki size tuhaf gelebilir ama bana beynimde ölümün olmadığını söylediler. “İnsana zarar vermemek için kılı kırk yarar, öldükten sonra da ölümü reddeder” dedi. O yüzden kardeşim için çok yazamıyorum. Ne görsem yazardım. Kardeşimi kaybettikten sonra 15 yıl hiçbir şey yazıp, söylemedim. 20 yıl gözümden yaş çıkmadı. Öksüz büyüdüm. Okulum, öğretmenim olmadı. Ne dedemi ne de nenemi gördüm. Dinlemeyi çok severim. Madımak Katliamı olduğunda çok yandım. Ayıca canlar cenazesinde Hakk’a yürüyen bacıları yıkıyorum. Bir gün beni çağırdılar. Gittim ki 20 yaşında genç bir kadın. Beni aradıklarında ilk olarak “Genç mi yaşlı mı?” diye sorarım. Bekar biri ise cebimdeki kınayı çıkarır, eline sürer, kapatırım.”

    Rohat EMEKÇİ-Murat Kamil DEMİR/MARAŞ