Etiket: tutuklu gazeteci

  • Tutuklu gazeteci Oruç: Kürt gazeteciler üzerinden batıya mesaj veriliyor

    Tutuklu gazeteci Oruç: Kürt gazeteciler üzerinden batıya mesaj veriliyor

    PİRHA – Diyarbakır’da tutuklanan gazetecilerden Aziz Oruç, gazetecilik faaliyetlerinden dolayı tutukladıklarını belirterek, “Bu operasyonla ‘batıya’ mesaj yine Kürtler, Kürt gazeteciler üzerinden veriliyor” dedi. 
    Diyarbakır’da 8 Haziran’da yapılan ev baskılarında 20 meslektaşıyla gözaltına alınan Mezopotamya Ajansı editörü Aziz Oruç, 16 Haziran’da sevk edildikleri mahkeme tarafından 15 meslektaşıyla birlikte tutuklandı. “Örgüt üyesi” olmak iddiasıyla tutuklanan Oruç, tutulduğu Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde Evrensel gazetesinin sorularını yanıtladı.
    11 aylık zorlu bir tutuklama sürecinden sonra tahliye olan ve gazetecilik mesleğini Mezopotamya Ajansı’nda sürdüren Oruç, gazetecilik faaliyetinden dolayı gözaltına alındığını belirterek, hukuksuz bir şekilde yine tutuklandığını belirtti. Hakkında devam eden 3 dava olduğunu aktaran Oruç, öğrencilik yıllarında da cezaevine girdi. Yeni tutuklamayla üçüncü kez cezaevinde olan Oruç, “Haksızlığa uğrayan on binlerce kişi gibi ben de bu baskı cenderesinde her defasında payıma düşeni aldığımı düşünüyorum. Cezaevi, baskı, zor ve ağır süreçler. Keşke bu kadar ağır bedeller ödemeseydik ama mevzubahis gazetecilik ise, gerçekleri duyurmaksa da yaptığımız şeyden pişman değiliz” dedi.
    DAYANIŞMAYLA AŞILACAK 
    Eşi ve iki çocuğunun bu zorlu süreçlerde zor günler yaşadıklarını ifade eden Oruç, dayanışmayla bu süreci yine birlikte aşacaklarını dile getirdi. Gözaltı ve adliye sürecinde daha önce hazırlanan ve sonucu bilinen bir senaryo süreci yaşadıklarını anlatan Oruç, dosyada “gizlik kararı”nın devam ettiğini hatırlattı.
     Savcılık sürecinin birkaç soruyla geçiştirildiğini belirten Oruç, “Ama yine de savcılıkta öğrendik ki yaptığımız haberler, çektiğimiz programlar yetmemiş sorduğumuz sorular bile suç sayılmış. Gazetecilik suçuyla karşı karşıya olduğumuzu öğrendik. Bir yıldan fazla ‘Sokağın sesi’ diye bir program yapıyorum. Tüm programlar izlenmiş, sorularımda suç unsuru aranmış ve yetmemiş bir de bana konuşan bir genci de ‘Neden konuştun’ diye gözaltına aldılar. Isparta’da gözaltına alınan ve yanımıza getirilen genç de günlerce neden gözaltına alındığını bilmeden bekledi. Tamamen trajikomik bir durumdu. Soru sormak da konuşmak da yasakmış. Bu örnek bile aslında yaşadığımız tüm süreci özetleyecek bir durumdu” diye belirtti.
    KÜRT GAZETECİLER ÜZERİNDEN MESAJ
    “Ama bilinmeli ki hiçbir arkadaşımız hiçbir suç işlemedi ve her biri çok değerli gazetecidir” diyen Oruç, şöyle devam etti: “Yıllardır özgür basın alanında emek veren kişilerdir. Tamamen gazetecilik faaliyetlerinden dolayı tutukladılar. Amaç gazetecilik yaptırmamaktır. Gerçekleri yazanlara, sorulmayan soruları soran özgür basın geleneğini sürdüren cesaretli gazetecilere yönelik yapılan bir operasyondur. Kürt basınının sesi kısılmak isteniyor. Bu operasyonla ‘batıya’ mesaj yine Kürtler üzerinden, Kürt gazeteciler üzerinden veriliyor. Ben de buradan sizin aracılığınızla herkese bir mesaj vermek istiyorum; parçalı değil, birlik olmalıyız. Sıramızı beklemeden, amasız, fakatsız dayanışma içinde olmalıyız. Kafamızı kuma gömmeden, korkmadan yazmalıyız ve birbirimizin sesi olmalıyız. Sesimiz kısılmadan her yerde çığlık olabilmeliyiz. Yoksa sonuç malum.
    GAZETECİ NE SORAR?
    Basın ve ifade özgürlüğünün geldiği yeri tutuklamalarla çarpıcı bir şekilde görüyoruz. Soru sormanın ve haber yapmanın bile suç olduğu bir süreci yaşıyoruz. Soru sormak dahi suç sayılıyor. ‘Kürt sorunu derken neyi kastediyorsunuz’, ‘Kürt sorunu var mı’, ‘Hasta tutukları neden sordun’, ‘Neden tecridi sordun’, ‘Operasyonları neden sordun’, emekçilerin 1 Mayıs’ını, ‘Savaşa hayır’ sloganını neden sordun’ ve daha nice sorular sorulmuş gibi bize geri soruldu. Sahi gazeteci ne sorar! Bu soruları sormaya devam edeceğiz. Van’da helikopter davasında da arkadaşlarımıza ‘Neden magazin ve spor haberleri yapmıyorsunuz’ diye sorulmuştu.
    APÊ MUSA, METİN GÖKTEPE…
    İktidar ‘A haber gazeteciliğinin’ yapılmasını istiyor. Ama Apê Musa’nın, Metin Göktepe’nin mirasına sahip çıkanlar inadına yazıyor, inadına gerçeğin sesi olmaya devam ediyor. Geri adım atmadıkça da baskılar artıyor. Ama her şeye rağmen gazeteciliğin güzelliğini, mirasını koruyacağız. 20 yıllık iktidar sürecinde 3 kezdir tutuklanıyorum. Yaşadığım bu durumun ülkenin de iktidarın da durumunu özetlediğini düşünüyorum.”
    ZEHRA ANNENİN DURUŞU GÜÇ VERİYOR
    Oruç, tutuklu süreciyle ile ilgili bir anısını da şöyle paylaşıyor: “Cezaevinde gazeteci arkadaşım Mehmet Ali Ertaş ile görüşe gelip, dönerken 73 yaşındaki annesi Zehra’nın anlattıklarını bana aktardı. ‘Annem Zehra, Aziz’in eşi Hülya siz tutuklanınca kıyameti kopardı sonuna kadar arkanızdaydı dedi. Sonra annem Aziz’e söyle ‘Sizin kaleminizi kırsalar bile biz sizin kalemlerinizi yerde bırakmayacağız’ dedi. İşte biz de tam bu kararlılıktaki duruştayız. Sözün ve kelimenin gücü öyle ağır ve öyle sorumluluk taşıyor. Kararlılığımız, inancımız, gazeteci aşkımız 73 yaşındaki Zehra annenin kararlılığındadır, duruşundadır. Apê Musa’nın mirasını koruduğumuz gibi Zehra annenin duruşu, dayanışması ve sahiplenişi güç veriyor. Bu vesileyle Zehra anneye teşekkür ediyor, bir kere daha dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi.”
    Görüşe gelen oğlu Aren ve kızı Nisa’nın “Baba haber yaptığın için mi buraya geldin” diye sorduklarını da anlatan Oruç, “Evet haber yaptığım için buraya geldim. Haber yazmanın ağır yükü burasıdır.” Ama ben de onlara ‘geri geleceğim’, dedim. Zor olsa da bu süreci hep beraber geçirmeliyiz ve özgür günlerde tekrar yazmaya, tekrar buluşmaya diyoruz. Özlemle özgür günlerin yakın olmasını bekliyorum” diyor. Oruç, söyleşi için Evrensel’e teşekkür ederek, “Dayanışmanız bizim için çok önemli. Tüm çalışanlara sevgiler. Özgür günlere sevgiler” diyor.

     

     

    HABER MERKEZİ

  • Savcı, gazeteci Ruken Demir’in haberleri için ‘sözde’ dedi

    Savcı, gazeteci Ruken Demir’in haberleri için ‘sözde’ dedi

    Yaptığı haberler gerekçe gösterilerek tutuklanan MA muhabiri Ruken Demir hakkındaki iddianame hazırlayan savcı, haberleri için “sözde röportaj” diyerek örgüt üyeliğinden yargılanmasını istedi. 

    İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan bir soruşturma kapsamında, 12 Kasım 2019’da gözaltına alınıp, açlık grevleri ve Kaz Dağları’ndaki eylemlere ilişkin yaptığı haberler gerekçe gösterilerek tutuklanan ajansımızın muhabiri Ruken Demir hakkında “Örgüt üyeliği” iddiasıyla iddianame hazırlandı. Ege Tutuklu Aileleri Yardımlaşma Derneği ile İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi yöneticileri ve kimi arkadaşlarıyla yaptığı telefon görüşmeleri suçlama konusu yapılan Demir, hakkındaki iddianame İzmir 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
    “DEVLETİN İMAJINI ZEDELİYOR”
    Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Cumhuriyet Savcısı Ünsal Demirci tarafından hazırlanan iddianamede, Demir’in açlık grevlerine dair haberleri ile Kaz Dağları eylemlerine ilişkin haber ve haber görüşmelerinin yanı sıra çok sayıda gündelik telefon görüşmesine yer verildi. Demir’in “KCK basın komitesi” adına faaliyet yürüttüğünü ileri süren savcı “(…) sözde siyasi tutsaklar olarak nitelendirilen cezaevlerinde tutuklu/hükümlü bulunan PKK/KCK terör örgütü mensupları ve aileleri ile irtibatlı olduğu, bu şahıslar ile sözde röportaj yaptığı, Cezaevi koşullarının kötü olduğu, devletin hasta tutuklu/hükümlülere kötü davrandığı, tedavilerini aksattığı şeklinde yalan-kurgu haber” diye belirtti. Demir’in haberleriyle ilgili “Ülkemizin imajını zedelemek” amacıyla hareket ettiğini savunan savcılık, “Türkiye’nin hukuk devleti olmadığı, cezaevinde bulunan tutuklu/hükümlülere kötü davrandığı yönünde algı oluşturarak ulusal ve uluslararası düzeyde kamuoyu oluşturmaya çalıştığı” ifadesini kullandı.
    DEMİR’İ FİZİKİ VE TELEFONLA DİNLEMİŞLER
    Demir’in fiziki takip edildiği ve telefonun dinlendiği bilgisine yer verilen iddianamede “(…) aldığı bilgi ve belgeleri terör örgütü güdümünde yayın yapan internet siteleri üzerinden yaptıkları haberler ile ideolojik, politik, ajitasyon, propaganda, aydınlanma ve bilinçlendirme ihtiyaçlarını örgütledikleri, örgütün talimatları doğrultusunda görev yaptığına dair hakkında kamu davası açmaya yeterli suç şüphesi oluşturan deliller elde edildiği” ifadelerini kullandı.
    Demir’in ilk duruşması, 5 Mart’ta İzmir Bayraklı Adliyesi 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
  • Gazeteciler tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılmasını istedi-VİDEO

    Gazeteciler tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılmasını istedi-VİDEO

    PİRHA- Gazeteciler, İstanbul Bakırköy Cezaevi önünde tutuklu meslektaşlarının yaklaşan davalarına dikkat çekerek serbest bırakılmalarını istedi. 

    ETHA muhabirleri İsminaz Temel, Pınar Gayıp, Semiha Şahin, Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanları Hicran Ürün, Reyhan Hacıoğlu, İhsan Yaşar, İshak Yasul ve Mehmet Ali Çelebi ile birlikte toplam 14 gazeteci bu hafta ikinci kez hakim karşısına çıkacak.

    İlki 29 Kasım Perşembe günü İsminaz Temel’in, 5 Aralık günü Pınar Gayıp ve Semiha Şahin’in ve 6 Aralık Perşembe günü Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi çalışanlarının duruşması görülecek.

    Tutuklu meslektaşları için İstanbul Bakırköy Cezaevi önünde bir araya gelen gazeteciler, tutuklu meslektaşlarının gelecek hafta görülecek duruşmalarına katılım çağrısı yaptı.

    Bakırköy L Tipi Kadın Kapalı Cezaevi önünde yapılan basın açıklamasına Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyeleri de destek verdi. “Gazetecilik suç değildir tutuklu gazetecilere özgürlük” pankartını açan gazeteciler “Özgür basın susturulamaz” sloganlarının atıldığı eylem polis ablukası altında gerçekleşti.

    Eylemde ilk konuşmayı yapan Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu üyesi Safiye Alağaş, “Biz tutuklu arkadaşlarımız için açıklama yaparken, gözaltına alınan Yeni Yaşam gazetesi çalışanı 7 arkadaşımızın bugün savcılık ifadeleri alınacak. Biz bu arkadaşlarımızın da tutuklu arkadaşlarımızın da serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi. Gazetecilerin gerçekleri yazdıklarından dolayı tutuklandığına dikkat çeken Alağaş, gazetecilerin iktidar gibi düşünmek zorunda olmadığını ancak gerçekleri açığa çıkarmak gibi bir zorunluluğu olduğunu söyledi.

    “BEDEL YİNE GAZETECİLERE ÖDETİLİYOR”

    Basın açıklamasını okuyan Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu Üyesi Kevser Özkaynak, gazetecilerin ve gazetecilik mesleğinin adeta terbiye edilmeye, gerçeklerin sesinin şiddet ve baskı yoluyla susturulmaya çalışıldığı bir dönemden geçildiğini söyledi. Özkaynak şöyle devam etti: “Haber yapmamız, soru sormamız, görüntü çekmemiz, hatta yaptığımız haberleri paylaşmamız bile suç sayılıyor, hakkımızda davalar açılıyor. Gazetecilerin ortaya çıkardığı gerçekler karşısında sorumluların yargılanması gerekirken bedel yine gazetecilere ödetiliyor.”

    “GAZETECİLİKLERİNİN TANIĞIYIZ”

    Tutuklu meslektaşları için Bakırköy L Tipi Kapalı Cezaevi önünde bir araya geldiklerini dile getiren Özkaynak, arkadaşlarının serbest bırakılmasını istedi. Birlikte haber takibi yaptıkları arkadaşlarının gazeteciliklerine tanık olduklarını belirten Özkaynak, “Ürettikleri haberler, çektikleri fotoğraflar da bunun kanıtıdır. Öyle ki, bu haber ve fotoğraflar dava dosyalarına dahi girmiştir. O dosyaları hazırlayan savcılar da arkadaşlarımızın haberlerine en az bizim kadar tanıktır” dedi.

    GAZETECİ EVREN DE HAKİM KARŞISINA ÇIKACAK

    Diyarbakır’da gözaltına alınarak tutuklanan gazeteci Kibriye Evren’in de ilk kez 6 Aralık’ta hakim karşısına çıkacağını söyleyen Özkaynak, “Evren, bir gizli tanığın ihbarıyla gözaltına alınıp tutuklandı. Evren’in de serbest bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu.

    TUTUKLU GAZETECİ TEMEL: MÜCADELEMİZ SÜRECEK

    Açıklamanın ardından tutuklu ETHA muhabiri İsminaz Temel’in gönderdiği mesaj okundu.

    Temel’in mesajında şu ifadeler yer aldı:

    “Sevgili dostlar, değerli meslektaşlarım; şimdi sizinle aynı gökyüzüne bakıyorum. Çünkü sesiniz hep sesim oldu, yürekleriniz yüreğimin atışını güçlendirdi. Bir yılı aşan mahpusluğumda inceliğin en değerlisi olan dayanışmayla yanımda oldunuz. Sonsuz sevgiler, iyi ki varsınız! Gözaltı, tutuklama ve baskılarla gazeteciliğin hedef alındığı bu ülkede, onurlu gazetecilik ve özgür basın geleneği bedellerle bugüne geldi. ‘Öyle basın masınla olmaz’ diyen tüm zihniyetler karanlık iktidarlarını inşa etmek için önce gazetecileri hedef aldı. Bugün yaşanan süreç bunun açık özetidir. Ancak dünden bugüne yaşanan baskı ve zora rağmen gerçeğin izinden giden gazeteciler de susmadı, susturulamadı. Tek birimiz dahi hapiste kalmayana dek, baskı ve zor sona erene dek mücadelemizi sürdüreceğiz. İçeride ya da dışarıda. Özgürlüğümüzün de, umut dolu geleceğimizin de teminatı mücadelemizdir. 29 Kasım’da görüşmek ve bu kez sarılmak umuduyla. Hepinizi dostlukla kucaklıyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazeteci Deniz Yücel hakkında tahliye kararı verildi

    Gazeteci Deniz Yücel hakkında tahliye kararı verildi

    PİRHA – Alman gazetesi Die Welt’in tutuklanan Türkiye muhabiri Deniz Yücel hakkında tahliye kararı çıktı. Yücel, 1 yıldır hakkında iddianame bulunmaksızın Silivri Cezaevi’nde tutuluyordu.  

    Die Welt’in tutuklanan Türkiye muhabiri Deniz Yücel hakkında tahliye kararı verildi. Duyuruyu Yücel’in avukatı Veysel Ok sosyal medya hesabından yaptı. Yücel, bundan sonraki süreçte tutuksuz yargılanacak. Die Welt gazetesi, Yücel için yurtdışına çıkış yasağı getirilmediğini duyurdu.

    Almanya Dışişleri Bakanlığı da Yücel’in serbest kaldığını doğrularken Die Welt gazetesi de, Türkiye ve Alman vatandaşı olan muhabirleri Yücel’in serbest bırakıldığını internet sitesinden ‘Deniz Yücel özgür!’ başlığıyla duyurdu.

  • Türkiye bir kez daha en çok gazetecinin cezaevinde olduğu ülke

    Türkiye bir kez daha en çok gazetecinin cezaevinde olduğu ülke

    Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), dünyada 262 gazetecinin hapiste olduğunu açıkladı. En fazla gazetecinin cezaevinde olduğu üç ülke sırasıyla, Türkiye, Çin ve Mısır.

    BBC Türkçe’nin aktardığına göre, Türkiye’deki tutuklu gazeteci sayısı geçen yıla göre 8 azalarak 73’e düştü.
    Türkiye’nin üst üste ikinci yıl ‘en fazla gazetecinin cezaevinde olduğu ülke’ konumu vurgulanan raporda şöyle denildi: “2016 yılında Türk basınına yönelik olarak başlayan baskı, Temmuz ayındaki darbe girişimi sonrası arttı. Yetkililer bazı gazetecileri, yalnızca bir mesajlaşma uygulaması olan ‘ByLock’ kullandıkları ve Gülenci kurumlar arasında olduğu iddia edilen bankalarda hesapları olduğu için suçladı.”

    Rapora göre, Çin’deki tutuklu gazeteci sayısı 38’den 41’e yükseldi. Mısır’da ise geçen yıl 25 olan sayı 21’e düşmüş durumda.

    CPJ, dünya çapında tutuklu konumdaki gazetecilerin yüzde 74’ünün ‘devlete karşı suçlardan’, birçoğunun da ‘geniş kapsamlı ve belirsiz terör yasaları’ nedeniyle cezaevinde tutulduğunu duyurdu.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın medyaya yönelik baskısının, gazetecilerin hapiste olduğu diğer ülkelerin liderlerine tutumlarını sürdürme imkanı verdiği yorumu da raporda yer aldı.

    CPJ’in raporuna göre ‘hatalı haber’ suçlamasıyla dünya çapında hapiste olan gazeteci sayısı ise bu yıl rekor kırarak 21’e ulaşmış durumda.