Etiket: Tütün yasası

  • Kenanoğlu açıkladı: Alevi kasabası Kısas’ta ne su ne elektrik ne de yol var!-VİDEO

    Kenanoğlu açıkladı: Alevi kasabası Kısas’ta ne su ne elektrik ne de yol var!-VİDEO

    PİRHA-Milletvekili Ali Kenanoğlu, Meclis basın toplantısında Urfa’daki Alevilerin sorunlarına dikkat çekerek “Atatürk Barajı’nın hemen yakınındaki bir mahallede elektrik ve suyun olmasının ne anlama geldiğini hepimiz biliriz. Kısas’a 4 kilometre uzaklıkta başka köyler de. O köylerde ise hiçbir sorun yok” diyerek ayrımcılığı gözler önüne serdi. Kenanoğlu ayrıca çıkarılan tütün yasasına da değinerek üreticinin taleplerini sıraladı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu Meclis’te yaptığı basın toplantısında Urfa’daki Alevilerin sorunları, Tütün Yasası ve din alimlerinin gözaltına alınmaları hakkında konuştu.

    Soma işçilerinin Ankara’daki hak arama mücadelesine de değinen Ali Kenanoğlu, “Acı bir haber aldık. Tahir Çetin ve Faik İnter’in trafik kazası sonucu yaşamını yitirdiğini öğrendik. Bu kişiler neden yollardaydı? Soma Uyar madenciliğinin 8 yıldır tazminatlarını ödemesinden kaynaklı olarak Ankara’ya gelmişlerdi ve Meclis’te görüşmeler yapmak ve verilen sözler haricinde haklarını talep ediyorlardı. ‘Bu ölümün suçlusu, sorumlusu trafik kazası mı?’ diye soracak olursak, bu işin sorumlusu o insanları yollara düşürenlerdir” dedi.

    “YERLİ TÜTÜNÜ BİTİRME OPERASYONU”

    Ali Kenanoğlu, tütün üreticilerinin sorunlarına da dikkat çekti. Tütün yasasının 1 Temmuz’da yürürlüğe girmesi ardından tütün üreticilerinin “feryat ve figan halinde” olduklarını söyleyen Kenanoğlu, şu konuşmayı yaptı:

    “Malesef ki AKP iktidarı, yasa yaparken muhatap olarak büyük holdingleri alıyor ve onların önerileri neticesinde yasaları meydana getiriyor. İktidar çıkarılan yasalarla ilgili halkı dinlemiyor. Şu anda tütün konusunda bir yetki belgesi süreci başlatıldı. Bu belgesi olmayan, tütün ticareti yapamıyor. Bölgedeki İnsanlar, kendi küçük arazilerinde ‘sarımlık tütün’ dediğimiz üretimi yapıyorlar ve bunları doğrudan kendileri pazara emeklerinin karşılığını alarak satıyor. Şimdi bu yasayla birlikte ticaret yasaklandı. Peki yetki belgesi kimlere veriliyor? Ancak büyük kooperatifler kuracaksınız ve bu şekilde yetki belgesi alacaksınız. Bu bir bütün olarak tütün piyasasını tekelleştirmeye yol açıyor. Buradaki handikap, sarımlık tütün yetiştiren küçük üreticinin, emeğinin karşılığını alamamasına yol açıyor. Tıpkı fındıkta ve çayda olduğu gibi bir fiyat belirlenecek ve ‘tütünüzü şu fiyattan alıyoruz’ diyecekler. Yani o fiyat küçük üreticinin maliyetini karşılayabilecek boyutta mı bunlara bakmayacaklar. Ve üretici, belirlenen fiyattan tütününü satmak zorunda kalacak. Bunu yerli tütünü bitirme operasyonu olarak da görebiliriz. Böylelikle yabancı sigara satıcıları da desteklenmiş oluyor.”

    “ÜRETİCİLER KAÇAKÇI DURUMUNA DÜŞTÜ”

    Ali Kenanoğlu tütün tartışmasına dair önerileri de sıralayarak şöyle devam etti:

    “Meclis’te bir komisyon kurulmalı ve üreticinin görüşlerini alarak yeniden bir düzenleme yapılmalı. Üretici şunu diyor; ‘piyasamızı öldürmesinler. Bizleri belirlenen fiyatlara mecbur bırakmasınlar’. Bir taraftan serbest piyasa yöntemini savunup diğer taraftan üreticiyi bir rakama mahkum etme durumu söz konusu. Şu anda üretim yapıp yetki belgesi olmayan üreticiler kaçakçı durumuna düştü. 1 Temmuz’dan itibaren tütün üreticileri kendi ürettikleri tütünü satarlarsa kaçakçılıktan dolayı hapis cezasıyla karşı karşıya kalacaklar. Bu anlamı ile Meclis’i göreve çağırıyor, öncelikle yasanın ertelenmesini ve bir araştırma komisyonu kurulmasını öneriyoruz.”

    ŞENYAŞAR AİLESİNE DESTEK MESAJI

    Milletvekili Ali Kenanoğlu, Şenyaşar ailesinin adalet arayışını da gündemine aldı. Yakın zamanda aileye ziyaret yaptıklarını belirten Kenanoğlu şunları söyledi:

    “Şenyaşar ailesi fertleri, AKP’li milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınlarının saldırısı sonucu öldürüldü.

    Hem iki oğlunu hem de eşini kaybeden bir anne, şu an Urfa Adliyesi önünde eylem yapıyor. Adaleti aramak mağdur edilmiş kesimler açısından söz konusu olduğu zaman hele hele de katliamı yapanlar bir AKP’li milletvekilinin yakınları olduğu zaman maalesef ki Adalet arayışınız ses bulmadığı gibi engelleniyor da. Partimizin önünde her gün şov yaparak nöbet tutanlar, onları besleyenler, eminim ki Emine Şenyaşar’ın yaşadıklarını bir gün yaşasalar ikinci gün orada durmazlar.”

    “BÜTÜN BU IZDIRABI, ZÜLMÜ ALEVİ OLDUĞUMUZ İÇİN YAŞIYORUZ”

    Milletvekili Kenanoğlu Urfa ziyareti esnasında 2 Temmuz Madımak anması yaptıklarını söyleyerek Kısas Mahallesi’nde yaşayan Alevilerin sorunlarına da dikkat çekti. Kısas’ın 10 bin nüfuslu bir mahalle olduğuna işaret eden Kenanoğlu şunları söyledi:

    “Kısas, yolumuza bağlı kişiler ve ozanlar yetiştiren, önemli insanları bağrında barındıran insanlardan oluşuyor. Ama gördük ki orada büyük sorunlar var. İnsanın temel ihtiyacı olan su, elektrik ve yol sorunu… Kısas’ta bu üçü de yok. 2021 yılında Atatürk Barajı’nın hemen yakınındaki bir kasabada bunun olmasının ne anlama geldiğini hepimiz az çok biliriz. Bölgede düzenli elektrik kesintileri oluyor. Elektrik kesintileri de suyun kesilmesine yol açıyor. Çünkü elektrik olmayınca dinamolar çalışmıyor. Bölgede 1970 yılında yapılmış, etrafı kırık, mikrobun barındığı bir depo var. Ama insanlar ona da razılar ve diyorlar ki ‘yeter ki suyumuz aksın’. Kısas’a 4 kilometre uzaklıkta başka köyler de. O köylerde ise hiçbir sorun yok. Kısas Alevi kasabası. O coğrafyada Alevi inancını ayakta tutan insanların yaşadığı bir yer. Köylülerin beyanı şu yönde ‘bütün bu ızdırabı, zülmü Alevi olduğumuz için yaşıyoruz. Başka hiçbir sebebini bulamazsınız.’ Burası 10 bin nüfuslu bir kasaba ve Vaziyet bu şekilde.”

    “BİZ DE DİN ALİMLERİNİN YANINDAYIZ”

    HDP’li Ali Kenanoğlu, din alimlerine yönelik operasyona da değinerek şöyle devam etti:

    “Bu kişiler Sünni İslam’ın alimleri ama iktidarın Muaviye siyasetini reddeden din alimleri. Demokratik İslam Kongresi adı altında bir araya gelmişler. Devletin Sünniliğini de İslamını da reddediyorlar. Bunun bir tür Emevi İslamiyeti olduğunu söyleyerek kendi anlayışlarına göre yaşıyorlar. Bu kişilerin hepsi 70 ve üzeri yaşta 25 kişi. Birçoğu ilaçlarla orada tutuluyor. Buna rağmen her türlü gözaltı zulmü yapılıyor. Din alimlerinin bir an önce serbest bırakılması gerektiğini ifade ediyoruz. Siyasal İslamcıların bu zulmüne karşı biz de din alimlerinin yanında olacağımızı ifade ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Change.org’da imza kampanyası: Tütünüme Dokunma

    Change.org’da imza kampanyası: Tütünüme Dokunma

    PİRHA – 1 Temmuz’dan itibaren yürürlüğe girecek 5607 sayılı Yasanın 3/20. Maddesi’nde yapılan değişiklikle sarmalık tütün ticareti yapan tütün üreticilerine 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasının verileceği belirtiliyor. Change.org’da ‘Tütünüme Dokunma’ imza kampanyası başlatan üreticiler, bu yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte büyük bir işsizliğin ortaya çıkacağını belirterek yasanın ertelenerek tekrar gözden geçirilmesini istedi. 

    Tütün yasası, 01/07/2020 tarihinde yürürlüğe girecek 5607 sayılı Yasanın 3/20. Maddesi’nde yapılan değişiklikle sarmalık tütün ticaretine 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası getirilmişti.

    Tütün üreticileri bu yasanın ertelenmesi ve tekrar gözden geçirilmesi için Change.org’da ‘Tütünüme Dokunma’  diyerek imza kampanyası başlattı.

    “TÜTÜN BİRÇOK AİLENİN GEÇİM KAYNAĞI”

    Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle büyük bir işsizliğin ortaya çıkacağı belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Bilindiği üzere tütün ülkemizde yetişen diğer tarım ürünleri gibi yerli ve milli bir üründür. Birçok ilimizde (26 il) birçok ailenin geçim kaynağı tütün tarımıdır. Bizler yıllardır geçimimizi tütünden sağlamaktayız. Çocuklarımızı tütün sayesinde okutmaktayız. Oğullarımızı tütün sayesinde evlendirmekteyiz. Kızlarımız tütün sayesinde çeyizlerini almaktadır. Askerimize tütün sayesinde harçlık göndermekteyiz. Kısacası tütün sayesinde başımız dik, alnımız ak gezmekte ve namerde muhtaç değiliz.”

    “BU YASA MİLLİ BİR İHTİYAÇ DEĞİLDİR”

    Bu yasa değişikliği milli bir ihtiyaç değildir ve vatanımıza ve birliğimize hiçbir katkısı olmayacaktır. Aksine vatandaşı küstürecektir. Zira sadece evini geçindirmek için tütün üretip ve/veya satan kişiler 3 yıl hapis cezası ile karşı karşıya kalacaktır. Düşünsenize bu ülkede bazı dolandırıcılık, hırsızlık, sahtecilik ve kaçakçılık suçlarının cezası 1 yıl hapis cezasından başlarken, kendi tarlasına tütün ekip, yerli tütünü satan ya da alıp satan için en az 3 yıl hapis cezası öngörülmüştür. Bir üreticinin yerli ve milli ürün olan tütün satması ya da pazarda tezgahta yerli sarmalık kıyılmış tütünün satılmasının vatanımıza milletimize ne gibi zararı olabilir ki hırsızdan, dolandırıcıdan ve sahtekardan daha fazla ceza öngörülmüştür. Vergi derseniz kesinlikle kabul etmiyoruz. Zira ülkemizde vergi borcunu ödememek suç olmadığı gibi nitekim halihazırda ülkemizdeki bütün büyük holding ve şirketlerin milyonlarca lira vergi borcu bulunmaktadır. Kaldı ki üretici ve satıcıların tamamının vergi kaydı bulunmakta ve vergilerini ödemektedir. Ayrıca yabancı çok uluslu sigara firmalarının aksine çok zor şartlarda tütünden para kazanan üretici/satıcı, kazandığını ülke içerisinde harcadığından ekonomiye ve dolaylı vergi alımına yine katkı sağlamaktadır.

    “BU YASAYLA MİLLET TÜKETİCİ TOPLUMA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR”

    Bu arada ülkemiz sigara pazarının toplam %90’ına hakim olan ilk üç sigara fabrikası yabancı çok uluslu sigara şirketi olup üretmiş oldukları sigarada kullanmış oldukları tütün harmanının sadece %10’luk kısmında yerli ve milli Türk tütünü kullanmakta, kalan %90’lık kısmı ise ithal tütün kullanılmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda tütün fonunun da kalkması sonucu dışarıdan çok ucuza bu tütünleri ithal etmektedirler. Aslında bu yasayla dolaylı olarak milli değerimiz olan Türk tütünü bitirilmek istenmektedir. Bu yasayla üretici serbest ekonomi piyasasından mahrum bırakılıp sadece bahsi geçen yabancı çok uluslu sigara şirketlerine mahkum edilmek istenmektedir. Ve bu şirketler zaten çok ucuza tütün ithal ettiklerinden, sigara harmanında sadece %10 yerli tütün kullandıklarından, üreticiye çok düşük bedellerle tütün almayı teklif edecek. Nihayetinde maliyeti karşılamadığı için üretici tarlasına tütün ekmekten vazgeçecek ve neticede milli ve yerli değerimiz olan tütün ekimi zamanla bitirilecektir. Tıpkı diğer tarım ürünlerinde olduğu gibi, yavaş yavaş bu millet üretici toplumdan tüketici topluma dönüştürülecek ve dışa bağımlı hale getirilecektir.

    “YASA ERTELENMELİ VE TEKRAR GÖZDEN GEÇİRİLMELİ”

    Yasa yürürlüğe girerse 02 temmuz 2020 itibarıyla yüz binlerce kişi hapis cezası yaptırımı sebebiyle tütün üretip, alıp satmayacak ve bunun doğal sonucu olarak büyük bir işsiz sınıf ortaya çıkacaktır. Bu durum ilk etapta yerel, ilerleyen aşamada ulusal ölçekte ekonomiyi etkileyecektir. Aileler mağdur olacaktır. Nesillerdir tütün alıp satan aileler bir anda işsiz aşsız kalacaktır.

    Tüm bu gerçekler dikkate alınarak, yerli ve milli değerimiz olan tütün tarımının bitmemesi ve geçimlerini tütünden sağlayan ailelerin mağdur olmaması için yasanın önce ertelenmesini ve ertelendikten sonra mağduriyetlerin önlenmesi ve adaletin sağlanması için yasa değişikliğinin gözden geçirilmesini arz ederim.”