Etiket: tuzluçayır cemevi

  • Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi tutuldu -VİDEO

    Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi tutuldu -VİDEO

    PİRHA- PSAKD Mamak Şubesi, Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi yürütüldü, lokmalar pay edildi. Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede insanların birliğe, beraberliğe çok ihtiyacı olduğuna vurgu yaptı.

    Aleviler, Hızır ayı dolayısıyla dünyanın bir çok yerinde lokmalarını pay etmeye ve Hızır Cemi tutmaya devam ediyor. Pir Sultan Abdal Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi, Hızır ayı vesilesiyle Tuzluçayır Cemevi’nde cem tuttu. Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede’nin yürüttüğü ceme çok sayıda yurttaş katıldı.

    “ÜLKE OLARAK ZOR BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ”

    PSAKD Mamak Şube Başkanı Rukiye Kara yaptığı konusmada şunları söyledi:
    “Hızır ayındayız, hepimiz birbirimize Hızır olmak için bir aradayız. Gerçekten zor bir süreçten geçiyoruz ülke olarak. Birliğimiz, dirliğimiz bozulmasın.”

    “HIZIR’I BİRBİRİMİZDE BULARAK BU DARDAN KURTULABİLİRİZ”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ise yaptığı konuşmada, “Üç can, bir cem deriz. Bugün üç canımızı geçtik. Bu günlerde cemevlerimize katılım çok fazla bunu iyi okumamız gerekiyor. Bir cogunuz kırsal alanlardan geldik, Hızır ayı köylerimizde buğdayların azaldığı zamandır, kara kış günlerinde en çok Hızır’a ihtiyaç olan aydır. Bu günlerde de daradayız, zordayız. Suriye’de onlarca Alevi katledilme korkusu ile yaşıyor, dardayız. Hızır’ı galipte aramayalım, birbirimizde arayalım. Hızır’ı birbirimizde bularak bu dardan kurtulabiliriz” dedi.

    “HIZIR’IN BOLLUĞU, BEREKETİ HANEMİZDEN EKSİK OLMASIN”

    Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede Hızır’ın insanın içerisinde olan güzelliğin dışa vurumu olduğunu belirterek şunları söyledi:
    “Bizler Aleviler olarak dışarıda olanlara gözünü kapatan bir toplum değiliz. Zalim ve mazlumun savaşında hep zalimin karşısında mazlumun yanında olan bir topluluğuz. İncinsen de incitme anlayışı ile yetiştik. Ama susmayacağız, demokratik haklarımız ile cevabımızı vermek zorundayız. Yezit dediğimiz kavramı da yanlış kullanıyoruz. Yezit zalim olandır. Bugün Yezit misliyle karşımızda. Cemler son zamanlarda dolup taşıyor. İnsanların birliğe, beraberliğe çok ihtiyacı var. Her zaman bir araya gelmemiz gerekiyor. Hızır Alevilerin bir nevi bayramı. Bizim sadece Hızır Cemimiz yok, onlar da unutulmaya yüz tuttu. Hızır kelime anlamı olarak yeşil demektir. Yeniden doğuşu simgeler bizlerdeki devri daim anlayışı da böyledir. Hızır bizim yolumuzda doğanın yenilenmesini, bolluğun bereketin yeniden gelmesini simgeler. Hızır insanın içerisinde olan güzelliğin dışa vurumudur. Hızır aynı zamanda bizim inancımızda Şahı Merdan Ali’dir. Birbirimizin dar gününde birbirimize destek olabiliyorsak o zaman Hızır gelmiştir. Birbirimizin Ali’si, birbirimizin Hızır’ı olmalıyız. Biz birbirimizin Hızır’ı olalım ki gençlerimizi ileri götürelim. Eğitim sistemi yerle bir olmuş durumda. Gençlerimizi yetiştirebilmemiz için bunları çoğaltmamız gerekiyor. Gençliği olmayan bir toplumun geleceği olmuyor. Cemevlerimizi birbirimizi geliştireceğimiz alanlara dönüştürmemiz gerekiyor. Muhabbet geleneğini arttırarak birbirimize destek olmalıyız. Umudumuzu yitirmeyelim. Hızır’ın bolluğu, bereketi hanemizden eksik olmasın.”

    Konuşmaların ardından 12 hizmetin yürütüldüğü cemde deyişler okundu, semahlar dönüldü. Cem’in ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ANKARA

  • Aleviler Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi tuttu: Hizmetlerimizin yürümesiyle arınıyoruz -VİDEO

    Aleviler Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi tuttu: Hizmetlerimizin yürümesiyle arınıyoruz -VİDEO

    PİRHA-PSAKD Mamak Şubesi, Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi yürüttü. Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede, Hızır Ayı’nın bir arınma ayı olduğunun altını çizdi.

    Aleviler Hızır Ayı dolayısıyla dünyanın bir çok merkezinde lokmalarını pay etmeye ve Hızır Cemi tutmaya devam ediyor. Pir Sultan Abdal Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi, Hızır ayı vesilesiyle cem tuttu. Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede’nin yürüttüğü ceme çok sayıda yurttaş katıldı.

    12 hizmetin yürütüldüğü cemde deyişler okundu, semahlar dönüldü. Cem’in ardından lokmalar pay edildi.

    Hızır ayının arınma dönemi olduğunun altını çizen Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede, “Su bedeni nasıl kirden, pastan arındırıyorsa biz de Hızır ayında pirlerimizin gelmesiyle, hizmetlerimizin yürümesiyle aklanıp, paklanıyoruz” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Tuzluçayır Cemevi Başkanı: Biz faturaları ödeyemezken, başka ibadethaneler alttan ısıtmalı-VİDEO

    Tuzluçayır Cemevi Başkanı: Biz faturaları ödeyemezken, başka ibadethaneler alttan ısıtmalı-VİDEO

    PİRHA- Tuzluçayır Cemevi Başkanı Mehmet Uzuner, cemevlerine gelen fahiş oranlardaki faturalara ve ‘ticarethane’ yazılmasına tepki gösterdi. Uzuner, Alevi kurumlarının ‘ödemeyeceğiz’ çağrısının olumlu olduğunu belirterek, “Cemevlerimizi ibadethane statüsüne almıyorsunuz bari ticarethane statüsünü kaldırın. Evet direnmek gerekiyor ama örgütsel olarak çalışma yapmak gerekiyor” dedi. 

    Elektrik kullanımına yapılan zamların ardından cemevlerine ulaşan yüksek faturalar tepkilere neden oldu. Cemevlerinin ‘Ticarethane’ statüsünde görülüp faturalarının yüksek meblağlara ulaşması Alevi kurumlarının sivil itaatsizlik eylemlerini de beraberinde getirdi.

    Ankara’da faaliyet yürüten cemevleri de ‘ticarethane’ statüsünde kabul ediliyorlar ve birçok kalemde vergi ödemek zorunda kalıyorlar.

    Tuzluçayır Cemevi Başkanı Mehmet Uzuner, Alevilerin ve cemevlerinin maruz kaldığı bu duruma ilişkin konuşarak, yaşanan durumun eşit yurttaşlık hakkına aykırı olduğunu ve Alevi kurumlarının federasyon çatısı altında örgütlü bir çalışma yürütmesi gerektiğini ifade etti.

    “FATURALARININ UYGUN GELDİĞİNİ SÖYLEYEN KİMSE DUYMADIM”

    Uzuner, bankaya otomatik ödeme talimatı verdikleri için henüz bu ay gelen elektrik faturalarının ne kadar olduğunu bilmediklerini belirterek, “Tahmin ediyorum ki 1000 TL civarı olacaktır. Önceki aylarda kullanmamıza bağlı olarak ortalama 500 TL civarı geliyordu. Biz bu ay 1000 lirayı göze aldık. Çünkü çevremizden duyduğumuz kadarıyla faturalar çok yüksek geliyor. Benim evime diğer aylara oranla üç katı orana sahip bir fatura geldi. Ben şu ana kadar görüştüğüm, konuştuğum kimseden faturalarının çok uygun geldiğini söyleyen duymadım. Bugün bir emekli maaşı ortalama 2000-2500 lira. Baktığımız zaman bu paranın neredeyse yarısından fazlası faturalara gidiyor” şeklinde konuştu.

    “BİZ FATURALARIMIZI ÖDEYEMİYORKEN BAZI İBADETHANELER ALTTAN ISITMALI”

    Cemevi olarak devletten 25 kuruş dahi destek almadıklarını söyleyen Uzuner, camilere sunulan olanakları hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti:

    “Lafa gelince herkes eşit. Kesinlikle böyle bir eşitlik yok. Biz bu yüzden zaten eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz. Bu cemevi ilk kurulduğu zamanlarda elektrik bağlatmaya ben gitmiştim. Dediler ki, sizin yeriniz ticarethane statüsüne giriyor. Ben de dedim, bizim ticaretle ne ilgimiz var? Bizim burası bir dernek, bir inanç merkezidir. Biz ticaret yapmıyoruz ki ticarethane olalım. Tabii o zamanlar rakamlar bu kadar fahiş oranlarda gelmiyordu. Ödemede yine zorluk çekiyorduk ama bir şekilde ödeyebiliyorduk. Bazen yönetim olarak aramızda para topluyorduk. Elektriğimizi, suyumuzu karşılayabiliyorduk. Biz bu durumdayken sabahlara kadar her yerinde lambalar yanan ibadet yerleri var. Hatta bazıları alttan ısıtmalı. Camilere karşı değiliz ama bizim cemevlerimizi ibadethane statüsüne almıyorsunuz bari yardımcı olun. Hiçbir şey yapmasalar bile bu ticarethane statüsünü kaldırmaları gerekir.”

    “İCRAATA GELDİĞİ ZAMAN ALEVİLER YOKMUŞ GİBİ DAVRANILIYOR”

    Tuzluçayır Cemevi’nin senelik üye aidatının 20 TL olduğunu ifade eden Uzuner, üyelerden para toplayıp bankaya yatırdıklarında bile paranın bir kısmının vergi olarak kesildiğini aktardı.

    Alevi kurumlarının elektrik faturalarını ödemeyin çağrılarını doğru bulduğunu da kaydeden Uzuner, “Alevi kurumları dün bir açıklama yaptı. Umarım bu işi çözecekler. Lafa geldiğinde 20-25 milyon Alevinin olduğu söyleniyor, icraata geldiği zaman sanki Aleviler yokmuş gibi davranılıyor. Bizim bu cemevimize Mamak Belediyesi’nden ve diğer belediyelerden yetkililer geldi. İncelediler, eksiklerimizi gidereceklerini söylediler. Biz de, elinize bir kamera alın tek tek eksiklerimizi çekin ve ona göre bir çalışma yapın, dedik. Tamam dediler. Geldiler çekim yaptılar, notlar aldılar ama icraata gelince bir şey yok. Burada lavabomuzun kapısı çürüdü onu bile değiştiremedik ama kendilerinin alttan ısıtmalı ibadet yerleri var. O ibadet yerlerinde bir kişi cebinden çıkarıp para vermiyor. Bunların hepsini devlet karşılıyor. Vergi zamanı geldi mi peşimizi bırakmıyorlar. Bizi her konuda oyalayıp duruyorlar” dedi.

    “DAHA ÖNCE BAZI CEMEVLERİ FATURALARI ÖDEMEDİ AMA DEVLET AFFETMEDİ, ALDI”

    Yapılan zamların hepsinin geri alınmasını istediklerini vurgulayan Uzuner, şunları kaydetti:

    “Devlet kurumlarına, bakanlıklara bakıyorsun sabaha kadar her tarafı ışıl ışıl yanıyor. Cumartesi, pazar devlet daireleri kapalı ama bakıyorsun her yanı ışıl ışıl yanıyor. Bunlar boş israf. Bunların kısılması, buralardan tasarruf edilmesi gerekir. Bu kadar zammın önüne de geçilmiş olur. Alevi kurumlarımız elektrik faturalarını ödemeyeceklerini söylediler. Bundan 10-15 sene önce Şahkuluna, Karacaahmet’e, Erikli Baba’ya, Garip Dede’ye aynı şekilde elektrik ödemelerinden dolayı icralar geldi. Aralarda kampanyalar yapıp bu icraların çoğunu durdurdular. Devlet o zaman affetmedi. Herkes bir kültür merkezidir, ibadethanedir kapanmasın, dedi ve destek verdi. Ödendi o paralar.

    “FATURALARA KARŞI FEDERASYON ÖNCÜLÜĞÜNDE ÖRGÜTLÜ BİR ÇALIŞMA YAPILMALI”

    Evet direnmek gerekiyor ama örgütsel olarak çalışma yapmak gerekiyor. Alevi Bektaşi Federasyonu’muz bizim en üst kurumumuz. Kimse kurumların önüne geçmemeli. Toplu bir iş yapılacaksa federasyon öncülüğünde bu girişimlerin yapılması lazım. Bizim Alevi toplumumuz sabırlı. Hiçbir yerde eşit yurttaşlık hakkımızı kullanamıyoruz. Bir ramazan oluyor devlet televizyonları, kurumları bir ay önceden çalışmaya başlıyor. Bizim de bugün Muharrem ayımız var, kutsalımız. 12 gün oruç tutuyoruz. 12 gün onların adına yemekler veriyoruz. Bunların bir gün bile bir duyurusu yapılmıyor. Muhammed’in torununa saygıları yoksa diyecek bir şeyimiz yok.”

    Eren GÜVEN-Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • Tuzluçayır Cemevi Başkanından mescit tepkisi: Biz ‘Haydi cemevine’ demeyiz-VİDEO

    Tuzluçayır Cemevi Başkanından mescit tepkisi: Biz ‘Haydi cemevine’ demeyiz-VİDEO

    PİRHA – Garip Musa Ocağı mensubu, Ankara Tuzluçayır Cemevi Başkanı Mehmet Uzuner, çocukların okullardan camiye götürülmesine tepki gösterdi. Uzuner, “Çocuklar hangi şartlar altında olursa olsun okutulması lazım. Devletin de birinci görevi budur. Okuyamayan çocuklara sahip çıkılması lazım. Devlet, cami projesi için şirketlere vereceği parayı eğitim için okula ve ihtiyacı olan çocuklara versin” dedi.

    İnsan ve Medeniyet Hareketi’ne bağlı İnsan Vakfı’nın (İV) başlattığı “Mescitsiz okul kalmasın” projesinin, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından onaylanmasına ve sponsor olunmasına tepkiler sürüyor.

    Okullarda mescit zorunluluğuna ve çocukların camiye götürülmesine tepki gösteren Garip Musa Ocağı mensuplarından Tuzluçayır Cemevi Başkanı Mehmet Uzuner, PİRHA’ya konuştu.

    Uzuner, “Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak bunlara hep bizim Alevi toplumu tepki koymak zorunda değil. Sosyal demokrat insanlar var. Alevidir, Sunnidir…İnsan olarak bakmak lazım kim olursa olsun. Memlekette bu kadar ekonomik sıkıntı varken, siyasi sıkıntılar, işsizlik oranı başını almış gitmiş bir durumdayken, ibadethaneleri, camileri siyasete alet etmek çok çirkin bir şey. Bugün bir cemevi başkanı olarak bir kampanya başlatabilirim, ‘haydi çocuklar cemevine” diye. Biz bunu yapmayız. Çünkü bu kadar düşmedik, düşmeyiz de” ifadelerini kullandı.

    “KİTAPLARA KARŞI BİR TOPLUM DEĞİLİZ”     

    Uzuner, şartlar ne olursa olsun birleştirici olmak gerektiğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Hiçbir zaman ikilik memleketimize hayır getirmez. Ama bunlar, her gün yeni yeni projeler üretiyorlar. Cami, sinagog, kilise, havra, bunlar dini inanç yerleri. Benim hiçbirine karışmaya hakkım yok, onların da hiçbirine karışmaya hakları yok. Hıristiyan, Hıristiyan gibi yaşamalı, bir Musevi kendine göre yaşamalı. Çünkü o kültür o felsefeyi o yolu öğrenmiştir. Türkiye’de yüzlerce kişi duyduğuma göre Hıristiyanlığa geçmiştir. Ama biz yargısız infaz yapıp öldüremeyiz veya büyük cezalara çarptıramayız. O onun düşüncesidir. O felsefeye meyil vermiştir, o tarafa gitmiştir. Bunu çok büyük bir suç gibi kabul etmek doğru değildir.”

    Kendi torunlarından örnekler veren Uzuner, çocukların oyun hakkı olduğunu, bunun engellenemeyeceğini belirterek, çocukların camiye götürülmesinin doğru olmadığına işaret etti.

    Aleviler olarak camiye karşı olmadıklarını ifade eden Uzuner, “Çocuklar camiye de gitse, bisikletini alıp gelecek. Alevi çocuklar camiye de gitse bisiklet alıp gelecek ama o felsefeye o yola hiçbir zaman gitmeyecek. Biz gidenlere de karşı değiliz. Ama ne olursa olsun bu çocukların her şeyden evvel böyle siyasete veya küçük yaşta camiye götürmesine karşıyım.”

    “Haydi çocuklar camiye” projesinde rant olduğunu söyleyen Mehmet Uzuner, “Gençliğe saygı duymak, çocuklarımıza sahip çıkmamız lazım. O çocukların beyni şimdi su gibi, ne tarafa çevirirsen o tarafa akar. Bunun Alevisi, Sünnisi yok. Hiç bir zaman bizim cemevlerine normal gözle bakmadılar. Birisi dedi cümbüş evi, birisi dedi dans yapıyorlar. Bunlar çirkin şeyler. Biz burada saz çalıyorsak saz her ibadette var” diye konuştu.

    “KÜLTÜR BİZİM DEĞİŞMEZ DOKTRİNİMİZDİR”

    Caminin okula alternatif olmadığını belirten Uzuner, şunları kaydetti:

    “İnanç Allah ile kul arasında olan bir olay buna senin karışmaya hakkın yok. Her şeyden evvel eğitim gelir. Bizim Alevi toplumunda Hacı Bektaş’ın dediği gibi oku, oku, oku. Ne kadar eğitimli, kültürlü olursa memlekete o kadar faydalı olur. Ama cehalet hiçbir zaman affedilecek bir durum değildir. Çocukların hangi şartlar altında olursa olsun okutulması lazım ve devletin de birinci görevi bu. Okumayan çocuklara sahip çıkacak, eğitim verecek. Oraya harcayacak paraları getirip bu okulda ihtiyacı olan çocuklara versin. Biz istiyoruz ki okul her şeyin önünde gelir, eğitim, kültür bizim değişmez doktrinimizdir.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA