PİRHA- Avcılar’da Cepte ŞOK mağazası patronunun, online sipariş sistemindeki iade ve hatalı işlemlerden kaynaklı maddi zararı işçilerin ücretlerinden kestiği duyuruldu. Kesintilerin 6.000-7.000 TL arası olduğu belirtildi.
İstanbul Avcılar’da Cepte ŞOK mağazasında çalışan market işçilerinin ücretlerinden haksız şekilde 6.000-7.000 TL arası kesintiler yapıldığı açıklandı. Sorumluların, işçilere kesintilerin geri ödeneceğini sistemdeki hatadan kaynaklandığını söyledikleri, ancak bu kesintilerin geri ödenmediği kaydedildi. Bu durumu tespit etmeye gelen denetimcilerin ise tüm sorumluluğu market işçilerinin üzerine yıktığı bildirildi.
Mağaza Market-Sen üyesi işçiler, kesintilerin ilk defa olmadığını, bir süredir devam ettiğini aktardı.
Mağaza Market-Sen ŞOK İşçileri Koordinasyonu, konuya ilişkin açıklama yayınlayarak kesinti yaşayan üyeleriyle birlikte konuyu hukuki ve sendikal alanda takip edeceklerini ifade etti.
Açıklamanın tam metni şu şekilde:
“İstanbul Avcılar’da ŞOK Market işçilerinin ücretleri gasp edildi.
İstanbul Avcılar’da Cepte ŞOK mağazasında çalışan market işçilerinin ücretlerinden haksız yere 6.000-7.000 TL arası kesintiler yapıldı. Sorumlular, işçilere kesintilerin geri ödeneceğini sistemdeki hatadan kaynaklandığını belirttiler. Ama bu kesintiler geri ödenmedi. Bu durumu tespit etmeye gelen denetimciler ise tüm sorumluluğu market işçilerinin üzerine yıktı. Haksızlığa uğrayan sendika üyelerimizden edindiğimiz bilgilere göre bu kesintilerin son zamanlarda sürdüğü kesintilerin iade edileceğini ama edilmediğini öğrenmiş olduk.
ŞOK marketin “Cepte ŞOK” isimli bir uygulama ile online sipariş sistemi geliştirmiş olması, market işçilerinin iş yükünü daha da artırıyor. İşçiler, sevkiyat ve ürün yetiştirme konusunda sürekli olarak “Az işçiyle, çok iş” yapmaya zorlanıyor. ŞOK market işçileri, bu işin çok zor ve yorucu olduğunu, sevkiyatlar nedeniyle haftanın birçok günü fazla mesai yaptıklarını da belirtiyorlar. Ayrıca, uygulamadan kaynaklanan hatalar da işçilerin alacaklarından, bayram mesailerinden ve ek mesailerinden kesiliyor.
İç denetimler, mağazalardaki açıkları, hataları kontrol etmek için geliyor. Mağaza içi kameralara bakılıyor. Kayıtlar kontrol ediliyor. Tüm sürecin sonucunda işçilerden bu meseleyle ilgili zorla savunma alınıyor. İşçiler her ayın sonunda neredeyse bu açıkları ödemek zorunda kalıyor. İşçiler kesintilerin peşine düşüyor. Baskıları sonucunda kesintilerin iade edilmesini bekliyorlar. Bölge sorumluları ve mağaza müdürleri, işçilere sadece “Bu kesintiler sizin hatalarınızdan kaynaklanıyor” demesiyle konu kapanıyor.
“TÜM TOPLUMA ANLATACAĞIZ”
ŞOK’ta yine günün sonunda kasa kazanıyor. İşçiler her işe koşturup, ter dökerken ŞOK market patronu, mağaza büyütme yarışıyla sömürüyü daha da artırıyor. Patronlar rekor büyümelerini anlatsın. Biz de market işçilerinin sesi olacağız. Onların büyümelerinin nasıl olduğunu tüm topluma anlatacağız.
ŞOK market patronlarına sesleniyoruz. Market işçilerinin ücretinden elinizi çekin. ŞOK market işçilerini marketlerde yalnız sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Market işçilerinin başı dara düştüğünde yetişen bir sendikası var. Hiçbir ŞOK işçisi patronların kurduğu bu soygun düzeninde çalışmak zorunda değil. Şimdi Mağaza Market-Sen’li olalım patronlara gücümüzü gösterelim.”
Yeni yılla birlikte köprü ve otoyol ücretlerine zam yapıldı.
Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), yeni yılla birlikte köprü ve otoyol ücretlerine zam yapıldığını duyurdu. Sanal medya hesabından yapılan paylaşıma göre, KGM’nin işlettiği otoyollarda otomobil için en düşük geçiş ücreti 9, en yüksek geçiş ücreti 84, boğaz köprüleri tek yön otomobil geçiş ücreti ise 15 TL oldu.
PİRHA – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç A.Ş’de çalışan DİSK’e bağlı Birleşik Tarım Orman Sendikası üyesi işçiler, düşük zamma tepki göstererek, Saraçhane’de açıklama yaptılar. “Ağır çalışma koşullarına karşı asgari değil insanca yaşamak istiyoruz” diyerek Saraçhane’de toplanan işçiler, talepleri karşılanmazsa iş bırakacaklarını belirttiler.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı DİSK Birleşik Tarım-Orman İşçileri Sendikası üyesi Ağaç Anonim Şirketi işçileri, asgari standart olarak belirtilmiş olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin DİSK üyesi Genel-İş Sendikası’yla yaptığı toplu iş sözleşmesi kapsamındaki haklardan yaralanmayı talep ediyorlar.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç A.Ş’de çalışan DİSK’e bağlı Birleşik Tarım Orman Sendikası üyeleri düşük zamma karşı İBB Saraçhane binası önüne bir araya geldi.
İşçiler, Beykoz’dan Sultanbeyli’ye birçok şantiyeden yürüyüşlerle Saraçhane Parkı’na ulaştı.
Birleşik Tarım Orman Sendikası tarafından yapılan açıklamada, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu, Boğaziçi AŞ ile konfederasyonumuz DİSK üyesi Genel-İş sendikamız arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi kapsamındaki hakların, tüm İstanbul Büyükşehir Belediyesi işçileri açısından asgari standart olacağını söylemiş olmasına rağmen, Ağaç A.Ş. işçileri bu hakların kapsamı dışında tutulmaya çalışılmaktadır. Biz, Ağaç A.Ş işçilerinin bu yöndeki haklı talepleri karşılanmadığı gibi ne Ağaç A.Ş. ne de İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimince, hak kayıplarımız görüşülmek bile istenmemektedir. Ağaç A.Ş. işçileri olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının itilip kakılanı, üvey evladı, ötekisi olmak istemiyoruz” denildi.
Saraçhane Parkı’nda toplanan işçiler adına DİSK’e bağlı Birleşik Tarım Orman Sendikası saat 15:30’da basın açıklaması yaptı.
DİSK Birleşik Tarım-Orman İşçileri Sendikası, asgari standart olarak belirtilmiş olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin DİSK üyesi Genel-İş Sendikası’yla yaptığı toplu iş sözleşmesi kapsamındaki haklardan yaralanmayı talep etti.
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu, Boğaziçi AŞ ile konfederasyonumuz DİSK üyesi Genel-İş sendikamız arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi kapsamındaki hakların, tüm İstanbul Büyükşehir Belediyesi işçileri açısından asgari standart olacağını söylemiş olmasına rağmen, Ağaç A.Ş. işçileri bu hakların kapsamı dışında tutulmaya çalışılmaktadır. Biz, Ağaç A.Ş işçilerinin bu yöndeki haklı talepleri karşılanmadığı gibi ne Ağaç A.Ş. ne de İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimince, hak kayıplarımız görüşülmek bile istenmemektedir. Ağaç A.Ş. işçileri olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının itilip kakılanı, üvey evladı, ötekisi olmak istemiyoruz.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanı diğer işçi kardeşlerimizle eşit haklara sahip olmak istiyoruz. Çünkü aynı ülkede, aynı ekonomik koşullar altında yaşıyoruz.
Ağaç A.Ş. işçilerine karşı ayrımcılığa artık YETER, diyoruz.
Aldığımız her yüzdelik zammın bir süre sonra asgari ücret olmasını, açlık sınırı altında kalmasını kabul etmediğimiz için SARAÇHANE’ye geldik.
Ağaç A.Ş. işçileri olarak, diğer İstanbul Büyükşehir Belediyesi işçileri gibi bizlerin de yan hakları olsun diye SARAÇHANE’ye geldik.
Ağaç A.Ş. işçileri olarak, asgari standart olarak belirtilmiş olan Boğaziçi A.Ş. sözleşmesinden bizlerin de yararlanmasının sağlanması için SARAÇHANE’ye geldik.
“NEFES ALAMIYORUZ”
Biz, İstanbul’un nefesi park ve bahçelerde çalışan Ağaç A.Ş. işçileri, sefalet ücretinin nefesimizi kesmesine izin vermemek için, nefes alabilmek için SARAÇHANE’ye geldik.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin en ağır işini yaparken en düşük ücreti almaya, açlık sınırının bile altında olan 11.402 Türk Lirası tutarındaki asgari ücret köleliğinde yok olmaya artık YETER demek için SARAÇHANE’ye geldik.
Bir simitin 10 Türk Lirası olduğu İstanbul’da, Ağaç A.Ş. işçileri olarak, aileleriyle, çocuklarıyla, ev kirasıyla, okul masrafıyla… günlük 380 Lira ile geçinmeye çalışırken yoksul ve yoksun bırakılmanın ağır yükü altında, ölümlerden ölüm beğenerek tek tek yitip gitmeye hep birlikte artık YETER demek için SARAÇHANE’ye geldik.
Eylül’de çocuklarımızı okullarına gönderebilmek için; çocuklarımız, öğrenci kardeşlerimiz aldığımız düşük ücretler yüzünden yetersiz beslenme nedeniyle bu eğitim-öğretim yılında da öğrenme güçlüğü çekmesinler diye bugün SARAÇHANE’deyiz.
SARAÇHANE’de, hakkımızı istememize engel olmak için her birimizi tek tek tehdit edenlere, baskı yapanlara, hep birlikte artık YETER diyeceğiz.
Sesimizi duymayanların kulaklarına artık YETER diye haykırmak için SARAÇHANE’deyiz.
“ARTIK BEKLEMEYE TAHAMMÜLÜMÜZ KALMADI”
Ağaç A.Ş. işçileri, sürekli boş vaatlerle oyalanmaya TAHAMMÜLÜ KALMADIĞI için SARAÇHANE’deyiz.
Ağaç A.Ş. işçileri, işveren ile sarı sendikaların anlaşarak sendikal yetki süreçlerini yargıya havale etmesine, sonra da danışıklı döğüşlü bitirilmeyen yargı süreçlerinin arkasına saklanarak yıllar boyunca işçileri asgari ücret sarmalına mahkûm etmelerine TAHAMMÜLÜ KALMADIĞI için SARAÇHANE’deyiz.
Ağaç A.Ş. işçileri; en temel sorunların ve haksızlıkların dahi bir türlü çözülmemesine, kızgın güneş altında kimi zaman su bile verilmeden çalıştırılmaya, İBB tesislerindeki tuvaletleri bile kullanmalarının sağlanmamasına, liyakatın değil yalakalığın ödüllendirilmesine, sorunların konuşulmasının bile birilerinin keyfine göre mümkün olmasına, sorun çıkmadan bunu çözme becerisini gösteremeyen yöneticilere TAHAMMÜLÜ KALMADIĞI için SARAÇHANE’ye geldi.
Ağaç A.Ş. bünyesinde üyesi bulunan tüm sendikalara çağrımızdır.
Ağaç A.Ş. işçisinin artık beklemeye sabrı kalmadı…
Bugüne kadar yaşanan bütün sorunları… birkaç haftalığına bir kenara koyalım.
Gelin birlik olalım, birlikte kazanalım…
Hangi sendikanın üyesi olduğuna bakmaksızın, bütün Ağaç A.Ş. işçileri, isterlerse kendi sendikalarının ismi altında, ortak iyiliğimiz için bir araya gelelim, sonuç alana kadar birlikte nöbet tutalım. Çünkü hepimizin sorunları ortak, çözümlerimizi de ortaklaşarak yaratalım.
Kazanan Ağaç A.Ş. işçileri olsun…
“UYARILARIMIZI ŞİMDİDEN YAPIYORUZ”
Daha önce işçiyi tehdit etmiş, baskı uygulamış, ayrımcılık yapmış olan yöneticiler ile bu tarz yaklaşımları düşünen yöneticileri şimdiden uyarıyoruz…
İşveren ve işveren vekillerinin işçilerin sendikal faaliyetleri ile ilgili kararlarına müdahale etme hakları bulunmamaktadır! Bu kararlar ile ilgili olarak işçiyi etki altında bırakacak davranış ve yorumlardan uzak durmaları gerekmektedir!
Yasalara uyun, Anayasal hakkımız olan Sendikal Faaliyetlerimize müdahale etmeye kalkışmayın, işçiyi tehdit etmeyin, emek düşmanı olmayın, isminizin saygınlığını koruyun … Aksi durumda, ADALET önünde her türlü bedeli ödemeniz için elimizden geleni yapacağımızı şimdiden belirtiyoruz.
“BUGÜN ARTIK SARAÇHANE’DEYİZ”
Ağaç A.Ş. işçileri olarak, bu Pazartesi sabahı hep beraber buraya geldik. Sadece haklılığımızdan aldığımız gücümüze güveniyoruz… Taleplerimiz karşılanana kadar SARAÇHANE’den gitmiyoruz.”
PİRHA- İstanbul’da toplu taşımaya yüzde 51.52 oranında zam yapıldı. Zamla birlikte 9.90 olan tam biniş ücreti, 15 TL’ye yükseldi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), toplu taşıma ücretlerine zam yapılması gündemiyle bugün olağanüstü toplandı. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Buğra Gökçe başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, taşıma ücretlerine yüzde 51.52 zam yapılması teklif edildi. Teklif, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın şerhiyle oy birliğiyle kabul edildi. Yapılan zamla birlikte 9.90 olan tam biniş ücreti, 15 TL’ye yükseldi.
Taksilerin açılış ücretine yüzde 51.52 zam yapılarak, bindi-indi ücreti 40 TL’den 70 TL’ye çıkarıldı. Taksi açılış ücreti ise, 12.65 TL’den 19.17 TL’ye yükseldi.
Minibüs ücretleri de gelen zamla birlikte mesafeye göre 12 TL ile 15 TL arasında değişecek. Minibüs öğrenci ücreti 8 TL olarak belirlendi.
Okul serisi 0-1 kilometre aylık ücreti 792 TL’den bin 200 TL’ye, personel servis ücretleri de 10-17 koltuk kapasiteli taşıt 422,40 TL’den 640.40 TL’ye yükseldi.
PİRHA- İktidarın sadece doktorların bir kısmına ilişkin ekonomik düzenlemenin iş barışı zedelediğini ifade eden SES Mersin Şubesi ve Mersin Tabip Odası, sağlık emekçileri olarak, haksız ve adaletsiz bir uygulamanın durdurulmasını istedi.
SES Mersin Şubesi ve Mersin Tabip Odası, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Poliklinikleri önünde sağlık emekçileri arasında ayrımcılığa yol açan ve Meclis’ten geçen düzenlemeye ilişkin basın açıklaması yaptı.
Sağlık emekçilerinin katılım gösterdiği açıklamada konuşan SES Mersin Şube Eş Başkanı Zeki Sinan Doğan ve Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen, ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde iş barışını zedeleyen bir adımın atıldığına dikkat çekerek, iktidar yetkililerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Basın açıklamasını okuyan SES Temsilcisi Sevgi Başkavak da, hastanenin sağlık emekçileri olarak; yine haksız ve adaletsiz bir uygulamanın karşısında olmak ve haklarını talep ettiklerini belirterek, “Sağlık Bakanı tarafından ’’bütün sağlık çalışanlarına müjde’’ diye sunulan, ancak sadece hekimlere yönelik yapılan düzenleme ile hekim dışı sağlık emekçileri yok sayılarak ekip ruhu bozulmuş, iş barışımız sekteye uğratılmıştır” dedi.
Yapılan düzenleme ile ilgili kanun teklifinin TBMM’de kabul edilmesi rakamlardan bağımsız 39 branşta hizmet veren sağlık emekçisini devre dışı bıraktığınının ve aradaki rakamsal uçurumu iyice derinleştirdiğinin altını çizen Sevgi Başkavak, “Son 20 yıldır sağlık hizmetini tamamen piyasa koşulları ile yönetilirken, sağlık emekçileri hasta ile karşı karşıya getirilmiş ve bunun sonucunda sağlıkta şiddet tırmanmıştır” diye konuştu.
Sevgi Başkavak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ekonomik krizi, her geçen gün biraz daha iliklerimize kadar hisseden biz sağlık emekçilerinin aldığı maaşlar yoksulluk sınırının bile altında kalarak hep birlikte sefalete mahkum edildik. Değil konforlu yaşamak günlük zorunlu ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamaz duruma geldik. Her ay bizlerden kesilen vergilerle yap-işlet devret modeli ile yapılan ve kullanım garantisi verilen havaalanı, köprü, otoyol ve h geçmediğimiz köprünün, kullanmadığımız havaalanının parasını her ay biraz daha yoksullaşarak ödemek zorunda kaldık.”
“SAĞLIK BİR EKİP İŞİDİR”
Sağlık çalışanlarının ürettiği hizmetin çok kıymetli olduğunu söyleyen Sevgi Başkavak, önerileri şöyle sıraladı:
“*Sahada iş barışını bozan, performans sistemi kaldırılarak bütün ödemeler tek kalemde yapılsın,
*Sabit ücretlerimize gerçek enflasyon oranında ek zam verilerek yoksulluk sınırının üzerine çıkarılsın,
*4-B süresiz sözleşmeli ve 3+1 sözleşmeli çalışan arkadaşlarımız kadroya alınsın,
*Hastanelerde bütün sağlık emekçilerinin çocuklarını güvenle bırakabileceği kreşler açılsın,
*Ek gösterge seçim vaadi olmaktan çıkarılıp 3600’den başlayarak kademeli olarak 7200’e kadar tüm sağlık emekçilerine uygulansın,
*Vergi dilimi soygununa son verilerek asgari ücretten vergi alınmayıp, bunun üstündeki gelirimizde % 10’ a sabitlensin,
*Gıda, elektrik, doğalgaz gibi zorunlu temel ihtiyaç kalemlerinden dolaylı vergiler kaldırılsın.”
PİRHA- Kamu emekçileri ile hükümet arasındaki toplu sözleşme görüşmelerine az bir süre kala açıklama yapan KESK Malatya Şubeler Platformu, söz konusu mutabakatlarda hiç bir sorunun çözülmediğini belirtti.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Malatya Şubeler Platformu adına SES Şube Başkanı Zuhal Güler, kamu emekçileri ve hükümet arasında 1 Ağustos günü başlayacak olan toplu sözleşme öncesi açıklama yaptı.
16-31 Temmuz 2019 tarihleri arasında iş yerlerinde yemekhane ve toplantı salonlarında TİS taleplerini içeren bildiri ve broşürlerimizi dağıtacaklarını ifade eden Güler, 1 Ağustos günü ise merkez PTT önünde basın açıklaması yapacağını duyurdu.
“OHAL VE KHK’LER İLE SORUNLAR DERİNLEŞTİ”
“Üstelik ülkemizde bir yıldır devam eden ekonomik kriz, Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ve bunların kalıcı hale getirildiği düzenlemeler çalışma yaşamımızı daha güvencesiz hale getirmiş, yaşadığımız sorunları daha da derinleştirmiştir” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kamu emekçileri ve emeklikleri olarak önemli bir sürece giriyoruz. 2020-2021 yıllarını kapsayan ‘Toplu Sözleşme’ görüşmeleri 1 Ağustos 2019 Perşembe günü başlayacak. 3 milyon kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emekçisi emeklisinin gözü kulağı iki hafta sonra kurulacak masada olacak.
Bilindiği üzere bugüne kadar mevcut iktidar ve bu iktidarın ‘sendikamız’ diye tanımladığı yapı arasında 2012 yılından bugüne tam dört kez danışıklı dövüş oyunlarına dayalı mutabakatlar imzalanmıştır. Söz konusu mutabakatlarda; insanca yaşamaya yetecek bir ücretten, güvencesiz, sözleşmeli istihdama son verilmesine, gelir vergisi adaletsizliğinin ve ek gösterge adaletsizliğinin ortadan kaldırılmasından ek ödemelerimizin emekli aylıklarımıza yansıtılmasına kadar hiçbir temel sorunumuz çözülmemiştir.
Üstelik ülkemizde bir yıldır devam eden ekonomik kriz, Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ve bunların kalıcı hale getirildiği düzenlemeler çalışma yaşamımızı daha güvencesiz hale getirmiş, yaşadığımız sorunları daha da derinleştirmiştir.”
KESK Malatya Şubeler Platformu toplu sözleşme görüşmeleri öncesinde taleplerini şöyle sıraladı:
*Grevli Toplu Sözleşme ve Örgütlenme Özgürlüğü İstiyoruz!
* İnsanca yaşanabilir bir ücret istiyoruz! Bugün dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 6.750’TL’yi aşmıştır. En düşük ücrette bu yoksulluk sınırının temel alınmasını, eşi çalışmayan iki çocuklu en düşük maaşı alan kamu emekçisinin maaşının buna göre artırılmasını, eş ve çocuk, kira, yakacak, yemek ve ulaşım yardımları ile cebine giren paranın yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını, tüm kamu emekçilerinin maaşlarının bu durum gözetilerek artırılmasını istiyoruz.
*Sözleşmeli, taşeron, ücretli, vekil gibi hür türlü güvencesiz istihdama son verilmesini, tüm kamu emekçilerinin güvenceli-kadrolu istihdam edilmesini,
*Asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını, maaşlarımızın asgari ücret tutarını aşan kısmı için gelir vergisinin ilk dilim olan %15 oranın uygulanmasını,
*Tüm lisans ve ön lisans mezunu kamu emekçilerinin ek göstergesinin 3600’e çıkarılmasını, bunun dışında kalan kamu emekçilerinin mevcut ek göstergelerinin 800’er puan artırılmasını,
*Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışanların öğrenim durumlarına göre diğer hizmet sınıflarına sınavsız atanmalarını, ek gösterge konusunda en mağdur kesim olan Yardımcı hizmetlilere ek gösterge cetveli çıkarılmasını,
*Hangi ad altında olursa olsun tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmasını, mevcut emekli maaşlarının artırılmasını, Emeklilikte Yaşa Takılma (EYT) haksızlığına son verilmesini,
*İşe almada ve görevde yükselmede, unvan değişikliğinde mülakatın güvenlik soruşturması arşiv kaydı araştırmasının kaldırılmasını,
*Mahkeme kararı olmadan, hukuksuz bir şekilde KHK ile ihraç edilen tüm kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesini,
*0-6 yaş grubundaki çocuklarımız için tüm kamu kurumlarında tam gün hizmet veren ücretsiz kreşler açılmasını,
*Maaşlarımızdan isteğimiz dışında %3 kesinti yapmaya dayalı zorunlu BES sistemine son verilmesini,
*Kadınların sürekli ve güvenceli işlerde istihdamının sağlanmasını, ayrımcılığın son bulmasını istiyoruz.
Emekliye yüzde 10 zam yapan AKP hükümeti, Avrasya tüneline yüzde 38 zam yaptı. Avrasya Tüneli’nin geçiş ücretlerine gece yarısından itibaren geçerli olmak kaydıyla zam yapıldı.
Açıklamada, “1 Şubat 2019 saat 00.00 itibarıyla geçerli olmak üzere Avrasya Tüneli tek yön geçiş ücretleri otomobiller için 32,10 TL, minibüsler için ise 48,10 TL olarak belirlenmiştir” denildi.
Avrasya Tüneli’nden geçiş ücreti otomobiller için 23,30 TL, minibüsler için ise 34,90 TL’ydi.
PİRHA- Çalıştıkları şirketin konkordato ilan etmesi ve TOKİ’nin ücretlerini ödememesi üzerine direnişe geçen işçiler, dün gece saatlerinde gözaltına alındı. İşçiler, para cezası kesilerek serbest bırakıldı.
Ankara Mamak’ta çalıştıkları TOKİ 2. Etap inşaatında 1 yılı aşkındır maaşlarını alamayan ve 10 gündür grevde bulunan 7 işçi dün gece saatlerinde gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından işçiler serbest bırakıldı.
Grevdeki işçiler, yaşanan bu haksız ve hukuksuz uygulamalara karşı bugün de TOKİ Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, işçilere “259 TL para cezası” kesilerek serbest bırakıldıklarını vurguladı.
Mamak 2. Etap TOKİ’de işçilerin sigortasız çalıştırıldığına ve ücretlerin ödenmediğine dikkat çekilen açıklamada, “Başta devlet yetkililerine ve duyarlı kamuoyuna sesleniyoruz. Sorunumuzu çözün!” ifadelerine yer verildi.
ÜCRET TALEP EDEN İŞÇİLERE TEHDİT
TOKİ işçilerinin açıklama yapacağı yere destek için gelen hiçbir kurum temsilcisinin girmesine izin verilmedi.
‘İşçiyiz, haklıyız TOKİ mağduruyuz’ pankartının taşındığı eylemde HDP Mamak ilçe, Emep Mamak ilçe, Halkevleri, Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği Aka-Der Mamak ilçe örgütü, Devrimci Hareket, TKP, BDSP, Öğrenci Kolektifleri, Hüseyin Gazi Kültür Derneği üyeleri destek verdi.
Direnişteki TOKİ işçileri adına açıklamayı yapan İnşaat Mühendisi Ömer Özkaya ücretlerin ödenmesi yönünde yaptıkları tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını, ücret talebinde bulunan işçilerin tehdit edildiğini vurguladı.
GÖRÜŞMELER SONUÇSUZ KALDI
Özkaya açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“1 yıldır yaptığımız bütün başvurular, başta TOKİ, Bakanlık ve Mamak Kaymakamı ile görüşmelerimiz sonuç vermemiş maaşlarımız ödenmemiştir. Şunu da bir kez daha belirtmek isteriz. Ankara Mamak 2. Etap TOKl’de işçiler sigortasız çalıştırılmaktadır. Ücretleri ödenmemektedir. Ücret talebinde ısrar eden işçiler tehdit edilmektedir. Daha da acısı bu durumu başta TOKİ yetkilileri olmak üzere tüm sorumlular bilmektedir. Ancak bu hukuksuzluğa kimse ses çıkarmamaktadır.”
“SORUNUMUZU ÇÖZÜN!”
Özkaya, ‘hak verilmez alınır’ bilincinde olan TOKİ işçileri olarak tüm tehdit ve oyalamalara karşılık direnç ve inançla mücadeleyi yükselteceklerini söyledi. Başta devlet yetkililerine ve duyarlı kamuoyuna seslenen Özkaya, “Sorunumuzu çözün! Bu onurlu mücadelemizde herkesi dayanışmaya çağırıyoruz.” dedi.
PİRHA – İstanbul Avcılar’da bulunan Canan Dağdeviren öğrenci yurdunda çalışan işçiler paralarını alamadıkları için oturma eylemi başlattı.
İstanbul Avcılar’da bulunan Canan Dağdeviren Yurdu’nun yapımında çalışan 30 işçi, 5 aydır ücretlerini alamadıkları için inşaat önünde ateş yakarak, oturma eylemi başlattı.
Oturma eylemlerinin ilk gününde polis ve zabıtaların engeliyle karşılaşan işçiler, maaşlarını alana kadar başlattıkları eylemi devam ettireceklerini söyledi. Öte yandan işçiler dayanışma çağrısı da yaptı.
Haberin yayınlanması üzerine Pirha’yı telefonla arayan Avcılar Belediye Başkanı Dr. Handan Toprak Benli, haberde olayın geçtiği yer ve görüntülerin gerçeği yansıtmadığını, böyle bir olayın belediyeleriyle alakası bulunmadığını ileri sürdü.