Etiket: ücretsiz izin

  • KESK’lilerin Bakanlık önünde yapacakları eyleme polis engeli-VİDEO

    KESK’lilerin Bakanlık önünde yapacakları eyleme polis engeli-VİDEO

    PİRHA-KESK’in 24 Mart’ta İstanbul’da başlattığı yürüyüş eylemi 26 Mart’ta Çalışma Bakanlığı önünde yapılacak basın açıklaması ile son bulacaktı ancak polis, sendikanın talebine yasak koydu. KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, “OHAL fırsatçılığı yapanlar şimdi pandemi fırsatçılığı yapıyor” diyerek iktidarı eleştirdi.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) 24 Mart’ta İstanbul’dan Ankara’ya başlattığı yürüyüş son buldu.

    26 Mart sabahı Eskişehir’den Ankara’ya gelen KESK’liler, kolluk güçleri tarafından birçok kez durduruldu. İstanbul’da başlatılan yürüyüş Ankara’da, Çalışma Bakanlığı önünde yapılacak basın açıklaması ile son bulacaktı fakat polis, sendikalıları bakanlık binasına yaklaştırmadı.

    Emniyet güçleri, basın mensuplarının da bakanlık çevresinde beklemelerine izin vermedi.

    KHK’LARIN İPTALİ İÇİN 1 KM ÖTEDEN SESLENDİLER

    Çalışma Bakanlığı binasına 1 km uzaklıkta durdurulan KESK’liler, basın açıklamasını yaya kaldırımı üzerinde gerçekleştirdi. KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, yaptıkları yürüyüşün binlerce çalışanın ihracına sebep olan Kanun Hükmünde Kararnamelere (KHK) karşı bir tepki olduğunu dile getirdi. Gezen, “KHK zorbalığına karşı üç gündür yoldayız” diyerek şu açıklamayı yaptı:

    “Üç gündür geçtiğiniz tüm illerde bu kanunsuzluğu dile getirip taleplerimizi haykırıyoruz. Muhatabımız olan Çalışma Bakanlığı önüne gitmemiz bir kere daha engellendi. Bu ülkede bir çocuk, hayali olarak ‘borçlarımızı kapatalım, babam iş bulsun’ diyor ise işçiler, emekçiler tıklım tıklım çalıştırılırken, pandemi koşullarında önlem alınmadığı için ölüyor ise ahlaksızlığa dönüşmüş Kod-29 bu ülkede işverenler tarafından yaygın bir şekilde kullanılıyor ise emekçiler güvencesiz çalışmaya, sefalete mecbur bırakılıyor ise işte sizin itibarınızı asıl bunlar sarsar. Eğer itibar kazanmak istiyorsanız emekçilerin hakkını verin.

    Söyleyelim; hukuk normları içerisinde bu iş çözülebilecekken, ilgili önlemler alınabilecekken iktidar, bile isteye OHAL’i ilan etti. Çünkü grev olan yerlere anında müdahale etmek istedi.

    Sadece iftiralarla, hiçbir somut delil olmaksızın, masumiyet karinesi çiğnenerek birçok insan işinden edildi. Yetmedi insanların seyahat özgürlükleri de ellerinden alındı. Pasaportuna el konulduğu için başka bir ülkede yaşam arayışına giden insanlar sınırı geçerken bu ülkede öldü.”

    “İADE KARARLARI ÖLÜMLERDEN SONRA EVLERİNE ULAŞTI”

    KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, KHK ile ihraç edilmeleri sebebiyle en az 80 kişinin intihar ettiği bilgisini paylaşarak sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “İnsanlar, işlerinden edildikleri, sivil ölüme terk edildikleri için, eğitim-sağlık hakları ellerinden alındığı, vatandaşlıktan fiilen çıkarıldıkları için ölüme sürüklendiler bu ülkede. Üyelerimiz iade kararları aldılar ama ne zaman? Ölümleri yaşadıktan sonra en az 5 üyemiz bu haksızlığa dayanamadığı için hastalıkları tedavi olmadığı için hayatını kaybetti. İade kararları ise evlerine sonradan ulaştı.

    Bir arkadaşımızın dosyası başlı başına ibretlik. Önce dediler ki ‘terör örgütü iltisaklısın’. Sonra dosyası komisyona gitti. Dediler ki ‘reddediyoruz, çünkü sen çocuğunu fetö okuluna göndermişsin.’ Arkadaşımızın çocuğu yok. İşte bu kadar adaletsiz bir komisyondan bahsediyoruz. Hukuki başvuru haklarımız bile bu ülkede engellendi. Ölüme varan bir adaletsizliği halen devam ettiriyorlar.

    Kanunda Suç olmayan gerekçelerle, kanaate dayanarak, iftira ile atılan bütün kamu emekçileri derhal işlerine iade edilmeli. İşte bakanlığa gidebilseydik bunları söyleyecektik.”

    “OHAL FIRSATÇILIĞI YAPANLAR ŞİMDİ PANDEMİ FIRSATÇILIĞI YAPIYOR”

    Aysun Gezen, eylemlerinin sadece Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin olmadığını da belirtti. İktidarın pandemi politikalarını eleştiren Gezen, Kod-29 ve ücretsiz izin kararlarını da şu sözlerle eleştirdi:

    “Bugün verdiğimiz bu mücadele aynı zamanda emeği ile geçinenlerin mücadelesidir. zamanda. OHAL fırsatçılığı yapanlar şimdi pandemi fırsatçılığı yapıyor. Ücretsiz izin yasaya girdi. İşçiler günde 47 liraya yaşamaya mahkum ediliyor. Kod-29 ahlaksızlığı patronların yöntemi haline geldi. Biz bunlara karşı da yürüyoruz. Çünkü diyoruz ki; bu ülkenin her bir ferdi iş güvencesi hakkına sahiptir. İnsanca yaşayacak bir ücrete sahiptir.

    Bu ülkede ‘İnsan hakları eylem planı’ denildiğinde altından daha büyük hak gaspları çıkacağını bilecek kadar biz bu ülkeyi tecrübe ettik. Bugün yürüyüşümüz aynı zamanda temel hak ve özgürlükler içindir. Milletvekilliklerinin keyfi, hukuksuz düşürülmesine karşıdır. Parti kapatmalarına karşıdır. Yürüyüşümüz, gerici tarikat yapılanmalarına, bu ülkenin kamu kurum ve kuruluşlarının peşkeş çekilmesine karşıdır. Aynı zamanda yürüyüşümüzün amacı emekten yana, laik, demokratik, barış içerisinde bir arada yaşayabileceğimiz bir Cumhuriyettir. Çünkü artık bizler, bu ülkede kaynaklarımızın ‘güvenlik’ diye savaş politikalarına akmasından bıktık. Bizi yoksunlaştırmalarından bıktık. Vergilerimizin bir AKP vekilinin özel kalemi, özel aracında kokain çeksin diye harcamasından bıktık.

    Artık bu adaletsizlik son bulsun. Hiç kimsenin, insanların hayatlarıyla oynamaya hakkı yok. Bu adaletsizlik son bulana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • EMEP Malatya İl Başkanı: Korona aşısı ticaret aracı olmaktan çıkarılmalı

    EMEP Malatya İl Başkanı: Korona aşısı ticaret aracı olmaktan çıkarılmalı

    PİRHA-Emep Malatya İl Başkanı Şerif Demirel, pandeminin Türkiye’de tespit edilmesinin 1. yılı nedeniyle yaptığı açıklamada “Şüphe yok ki halkımızın ve insanlığın sağlığını, mutluluğunu sağlamak bu çürümüş düzeni değiştirmekle mümkündür” dedi.

    Covid-19’un Türkiye’de resmi olarak ilk kez tespit edildiği tarihin üzerinden 1 yıl geçerken konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Emep İl Başkanı Şerif Demirel, “Paketlerde aslan payı hep sermayeye aktarıldı. İşçi ve emekçilerin payına derin yoksulluk düştü” dedi.

    Şerif Demirel, “İktidar salgın karşısında bir maskeyi bile halka ulaştıramadı” diyerek şunları kaleme aldı:

    “Çok sayıda insanın ölümüne ve hastalanmasına yol açan koronavirüs salgını ilk olmadığı gibi insanlığın virüslerle imtihanı da yeni değil. En son Kovid-19’a gelinen süreçte dünyamız, kapitalistler eliyle bir ekolojik yıkım yaşıyor ve bu yıkımın sonuçlarını da en ağır şekilde işçiler, emekçiler ve yoksullar yaşıyor.

    Bu süreçte ülkemizde ‘pandemiyle mücadele’ adı altında ekonomik paketler açıklandı. İlk açıklanan 100 milyarlık paketin sadece 2 milyarı ihtiyaç sahibi ailelere verildi. Pandemiyi fırsata çeviren patronlar karlarını katladı. Erdoğan patronlar nezdinde Rifat Hisarcıklıoğlu’na ‘Neşen yerinde mi?’ diye sorabildi.”

    “PANDMİDE EMEKÇİLERE ZAM YAĞMURU REVA GÖRÜLDÜ”

    “Çarklar dönecek denerek fabrikalara sürülen işçiler koronadan ölmekle açlıktan ölmek tercihine zorlandı. Hastanelerde hekimler ve sağlık emekçileri hayatlarını kaybetti. Oysa gerekli tedbirler alınsa sonuç çok başka olacaktı.

    Ücretsiz izne çıkarılan milyonlarca işçi ve ailesi ev kirası, elektrik, su, telefon parası ve mutfak masrafları karşısında aylık 1169 liraya mahkûm edildi. İşten atmaların yasaklandığı açıklandı ama binlerce işçi kod 29 uygulaması ile tazminatsız işten atıldı. Teşvikler, krediler, vergi indirimleri patronlara sunulurken işçiye emekçiye artan enflasyon, hayat pahalılığı ve faturalara dolu zam yağmuru reva görüldü.  AKP kongreleri lebalep doldurulurken emekçilerin hak ve özgürlük talepleri engellendi. İktidar ve patronlar pandemi yasaklarını çok sevdi! ‘Sosyal mesafe’ sosyal izolasyona çevrildi.

    Okullarda yüz yüze eğitim başlarken öğretmenlere aşı sağlanmadı. Öğrenciler ve eğitim iş kolu çalışanı emekçiler aşı kapsamına alınmadı. ‘Kontrollü’ ya da ‘kademeli normalleşme’ adımları vaka sayılarını tırmandırdı. Sağlık Bakanı Koca, dün yaptığı açıklamada ‘Mavi kırmızıya en yakın renktir’ derken şehirler bir bir kırmızıya boyanmaya devam ediyor. Halk aşısız ‘sürü bağışıklığına’ terk ediliyor.”

    “AŞI VE HALK SAĞLIĞI TİCARET ARACI OLMAKTAN ÇIKARILMALI”

    Malatya’da da kademeli normalleşme süreciyle birlikte vaka sayılarının tekrar artmaya başladığını belirten Demirel “Fabrikalar ve  okullar başta olmak üzere gerekli önlemler alınmadan normalleşme sürecine geçilmesi halkı sürü bağışıklığına terk etmekten başka bir şey değildir” ifadelerini kullandı.

    Demirel, EMEP olarak taleplerini şöyle sıraladı:

    “Virüse karşı mücadele halk sağlığı sorunudur. Halkın sağlığı için bu ülkede yaşayan bütün yurttaşlara ve göçmenlere parasız, ulaşılabilir nitelikli sağlık hizmeti verilmelidir.

    İşten atma ve ücretsiz izin yasaklanarak işçi, emekçilerin kayıpları karşılanmalıdır. 21 gün tam kapanma sağlanmalı, yoksul halka ekonomik koruma sağlanmalıdır.

    Aşı ve halk sağlığı ticaret aracı olmaktan çıkarılmalı, patent kaldırılmalı ve aşı formülleri açıklanmalıdır.”

    PİRHA/MALATYA