Etiket: üçüncü yol

  • Emek ve Özgürlük İttifakı İzmir’de: Barış mücadelesinin sigortasıyız, bu iktidarı göndereceğiz-VİDEO

    Emek ve Özgürlük İttifakı İzmir’de: Barış mücadelesinin sigortasıyız, bu iktidarı göndereceğiz-VİDEO

    PİRHA- İzmir’deki halk buluşmasında ülkenin başlıca sorunlarına değinen Emek ve Özgürlük İttifakı, 3’ncü yol ile çözüm gücü olduklarını belirterek, “İlk işimiz bu iktidarı göndermek olacak” mesajı verdi. 

    Emek ve Özgürlük İttifakı, İzmir halk buluşmasını “Şimdi emek ve özgürlük zamanı” şiarıyla, Çiğli Belediyesi Fakir Baykurt Konferans Salonu’nda gerçekleştirdi. Konferans salonuna, “Kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, çocuklar ve engelliler için adalet, eşitlik, özgürlük”, “Doğanın, çevrenin ve kültürel varlıkların korunması için Emek ve Özgürlük İttifakı”, “Kürt sorununda barışçıl ve demokratik çözüm için Emek ve Özgürlük İttifakı” ve “İnsanca çalışacak ve yaşanacak bir ekonomik düzen için Emek ve Özgürlük İttifakı” pankartları asıldı.

    Buluşmaya, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkan Vekili Saruhan Oluç, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Dönem Sözcüsü Dilşad Canbaz ve Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Dönem Sözcüsü Juliana Gözen, Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz’ın yanı sıra yüzlerce yurttaş katıldı.

    Kadınlar Birlikte Güçlü (KBG), Çiğli Metro durağında bir araya gelerek, arbane, davul eşliğinde buluşmanın yapıldığı salonuna giriş yaptı. Kadınlar sık sık, “Jin, jiyan, azadi”, “Kadın yaşam özgürlük” sloganları attı. Buluşma öncesinde halaylar çekildi.  Salonda sık sık, “Biji berxwedana Rojava”, “Biji Berxwedana Öcalan”, “Jin, jiyan, azadî”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm” ve “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Savaşa değil emekçiye bütçe” sloganları atıldı. Buluşma, özgürlük uğruna yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşunun ardından Emek ve Özgürlük İttifakı’nı anlatan sinevizyon gösterimi ile başladı.

    Buluşmada, Kürtçe ve Türkçe ittifak programı okundu.

    TİP: TECAVÜZ FAİLLERİNİ YARGILAMAK İÇİN VARIZ

    -Buluşmada ilk olarak söz alan TİP Parti Sözcüsü Sera Kadıgil, İsmail Ağa Cemaati’ne bağlı Yusuf Ziya Gümüşel’in kızının 29 yaşında biriyle evlendirilmesine dikkati çekerek, “Bu bir çocuk istismarıdır. Bir tutuklu yok dosyada. 6 yaşındaki bir çocuk tecavüzcüye eş ediliyor. Bizlere reva gördükleri düzen bu. Bu ülkede çocuklara, kadınlara görülen reva budur. Biz niye varız? Din-Allah diye bizim çocuklara reva görülen bu sisteme karşı mücadele etmek için varız. Din adı altında kutsal aile ile istismarı meşrulaştıranlara karşı dur demek için varız. Bu tarikatlara karşı laikliği savunacağız. Adaleti sağlamak ve istismarı yargılamak için varız. Deniz Poyraz’ı katledenleri yargılamak ve Poyraz’ın annesine adaleti sağlamak için varız. Deniz Poyraz ölümsüzdür. Siyasi tutsaklara özgürlük için varız. Öfkenizi kuşanıp yanımızda yer alın, bu sisteme karşı duralım. ‘Jin, jiyan, azadî” diyerek konuşmasını tamamladı.

    EHP: İKTİDARI GÖNDERECEĞİZ 

    EHP Merkez Komite Üyesi Özge Akman, “Büyük sorunlar varsa, büyük çözümleri konuşmalıyız. İttifakımız bu sorunlara karşı çözüm olmak için çıktı” diyerek, ülkede derinleşen ekonomik krize işaret etti. Akman, ittifakın ekonomik krize karşı çözümlerini anlatarak, halktan yana bütçe ile mevcut sorunların çözülebileceğini aktardı. Ülkedeki sorunların tek çözümün Emek ve Özgürlük İttifak’ı olduğunu söyleyen Akman, “İlk işimiz bu iktidarı göndermek olacak. Gidecekler tıpış tıpış gidecekler. Üreten kimse yöneten de onlar olacak. Özgürlük, barış emeğimiz için yola çıkıyoruz. Güzel ve güneşli günleri barış içerisinde yaşayacağız. Biz bu iktidara ve sisteme karşı meydan okuyoruz. Yolumuz açık olsun”

    EMEP: SÖMÜRÜYÜ İŞÇİLER BOŞA ÇIKARACAK

    EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, “Anlattığımız her bir sorun kapitalist sistemin yarattığı sorunlardır. 20 yılık AKP iktidarın etkileri yıkıcı bir şekilde sürüyor. İşçilerin kanı canı pahasını verdiği emeği görmeyen bir iktidar ekonomi krizi çözemez. Sömürü sistemini görmeyenler demokrasiden bahsedemez. Bu sömürü sistemini tersine çevirecek olan işçi direnişi ve mücadelesidir. Emek ve Özgürlük ittifakıdır. Ülkede demokrasi, bölgede barış. Halkların kardeşliği esastır” dedi. Gürkan da, halkın öznesi olduğu bir siyasetle kazanılabileceğini yineledi.

    HDP: 3’NCÜ YOL İLE ALTERNATİFİZ

    HDP Grup Başkan Vekili Saruhan Oluç, ülkenin müthiş bir baskı, adaletsizlik zorbalıkla yönetildiğini belirterek, “Bu yeni değil, ülke daha önce de bu şekilde yönetildi. Ama bu iktidar bu adaletsizlikleri zirveye taşıdı. Türkiye’de yaşanan hukuksuzlukları anlatmakla bitmez. Bu ülke 2023’de bir karar verecek. Bu iktidar değişecek mi? Yoksa devam mı edecek? Ona karar verilecek. Cumhur ve millet ittifakına karşı çıkan bir yerden Türkiye’nin tüm sorunlarını çözmek için yola çıktık. Çözme iradesine sahibiz. 2 bloğa karşı 3’ncü yol ile alternatifiz. Bu ülkede sürekli iktidar tarafından bir beka sorunu olduğu anlatılıyor. Bu ülkede beka sorunu yoktur, tek beka sorunu iktidardır. İktidar kendi bekasını korumak için her gün yaptığı politikalarla gösteriyor” diye belirtti.

    “İKTİDAR KÜRT DÜŞMANLIĞINDA BİRİNCİLİĞİ KİMSEYE BIRAKMADI”

    İktidarın bekasını özelikle Kürt düşmanlığı üzerinde sürdürdüğünü belirten Oluç, “Bu iktidar Kürt düşmanlığını birinciliğini kimseye bırakmadı. Sadece ülke içinde değil dünyanın neresinde olursa olsun Kürtlere karşı savaş açtı. Rojava’yı her gün bombalıyorlar. Orada yaşayan halklar Türkiye’ye barış eli uzatmışlar. Ama bu iktidar Kürtleri öldürerek kendisini var etmek istiyor. Suriye’deki demokratik bir rejimin oluşması için mücadele etmesi gerekirken, mezhepçi politikalarıyla IŞİD’i yeniden ihya etmek için saldırıyor. Savaşla seçime gitmek için bu oyunu oynuyor. Emek ve Özgürlük İttifakı bu oyuna gelmeyecek, bu tuzağı boşa çıkaracak. Hiç kimse bu tuzağa gelmemelidir. IŞİD’e karşı mücadele eden, dünyanın kalbi olan Rojava’ya buradan selam gönderiyoruz. İyi ki İŞİD barbalarına karşı savaştılar. Bunu ne bizler, nede dünya unutmayacak” diye kaydetti.

    SMF: MÜCADELEYİ BÜYÜTELİM

    SMF Dönem Sözcüsü Dilşad Canbaz, 20 yıllık faşizm iktidarının her yanı kuşattığını belirterek, savaş politikalarına değindi. Cambaz, “Rojava’da bir kazanılmışlık vardı. Enternasyonal bir akıl vardı. O kolektife yönelik aynı saldırı aynı faşizm koşullarında saldırıyorlar. Kendi iktidarını ayakta tutabilmek için bu savaş konseptini Kürtlerden başlatmak istiyor. Şunu da görmek lazım yalnızca bu iktidar değil o savaş tezkerelerini onaylayanlar da en az bu iktidar kadar sorumludur” şeklinde konuştu. Kadın, emek ve özgürlük mücadelelerine değinen Cambaz, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın önünde uzun bir mücadele yolu olduğunu söyledi. Cambaz, tüm toplumsal kesimleri mücadeleye davet etti.

    TÖP: ÖZGÜRLÜK İTİFAKINDA BULUŞALIM

    TÖP Dönem Sözcüsü Juliana Gözen, 24 Eylül’de başlayan yürüyüşlerinin ülkenin her yerinde daha güçlü adımlarla ilerlediğini belirterek, “Hayatlarımızı karartanlara karşı, bu yol halkın yoludur. Tarihsel bir süreçteyiz. İttifakımız bu tarihsel sürecin ana öznesidir. Bu tarihseli sürecin farkındayız. Yeni bir başlangıç yapıyoruz. Hepinizin güç vermesiyle bu yolu yürüyeceğiz. Kürtlere savaş açan kadınları katleden, çocukların özne olmadığını iktidara karşı sesimizi birleştiriyoruz. Halkın söz yetki ve karar sahibi olması için mücadele ediyoruz. Savaş, açlık, sömürü düzenine karşı gemileri yaktık. AKP karanlığı dayatıyor. Diğer yandan kurulan Millet İttifak ise tekçi, sağcı restorasyon programını önümüze koyuyor. Ne ölüme, ne de sıtmaya razı değiliz. Kendi ittifakımızla yürüyeceğiz. Masa başı ittifaklar kurmuyoruz. Sokaklarda meydanlarda halklarla ittifakı kuruyoruz. Toplumun ezilen ve sömürülen ittifakıyız. Geleceğimize hayatımıza sahip çıkma çağrısı yapıyoruz. Yeni bir düzeni kurmak için herkesi Emek ve Özgürlük İttifakı’nda yer almaya çağırıyoruz” diye konuştu.

    Buluşma, slogan, alkış ve çekilen halaylar eşliğinde son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • Evvel Temmuz Festivali’nde ‘3’üncü Yol’ tartışıldı-VİDEO

    Evvel Temmuz Festivali’nde ‘3’üncü Yol’ tartışıldı-VİDEO

    PİRHA- 22’inci Evvel Temmuz Festivali kapsamında düzenlenen “Demokrasi ittifakı ve üçüncü yolun inşası” panele yoğun katılım olurken, tartışmalarda gelinen nokta paylaşıldı.

    Samandağ Kalkındırma Derneği ve Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen 22’inci geleneksel ‘Evvel Temmuz’ festivali “Demokrasi ittifakı ve üçüncü yolun inşası” paneli ile devam etti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Cavit Uğur, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Temsilcisi Mahir Gürz’ün katılımıyla yapılan panelin moderatörü Cansel Aslan oldu.

    Ortak bir adres oluşturma gibi sorumluluğun olduğunun altını çizen katılımcılar, 7 siyasi parti ve oluşumun önemli bir çalışma yaptığını ve yakın zamanda toplumla yapılan çalışmanın paylaşılacağını aktardılar.

    PİRHA/HATAY

  • HDP 5’inci Olağan Kongresi Ankara’da başladı

    HDP 5’inci Olağan Kongresi Ankara’da başladı

    PİRHA- Halkların Demokratik Partisi’nin Çözüm Biziz, Sözümüz Var” şiarıyla 5’inci Olağan Kongresi başladı.

    HDP 5’inci Olağan Kongresi Ankara Spor Salonunda başladı. Halkın yoğun ilgi gösterdiği kongre için birçok şehirden binlerce yurttaş, erken saatlerde kongrenin yapılacağı salona akın etti.

    Yoğun polis önleminin alındığı salon çevresinde birçok arama noktası kuruldu. Polisler,  salon içerisine telefon şarj aleti de dahil bir çok eşyanın alınmasına yasak getirdi. Kolluk güçleri, sarı, kırmızı, yeşil renkli flamaların salona alınmasına da izin vermedi. Katılımcılar, kolluğun bu uygulamasını tepkiyle karşıladı.

    Çözüm Biziz, Sözümüz Var” şiarıyla saat 10’da başlayan kongrede coşku bir hayli yüksek oldu. Müzik dinletisi ile başlayan kongrede sık sık “Biji Biratiya Gelan, Biji berxwedana zindanan. HDP halktır halk burada” sloganları atıldı.

    ALEVİ ÖRGÜTLERİNDEN YOĞUN KATILIM

    Kongreye ayrıca Demokratik Alevi Derneği (DAD) Eş Genel Başkanları Kadriye Doğan ve Musa Kulu, Koçgiri Kültür Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Nusret Tunç, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yönetim Kurulu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşbaşkanı Nevin Kamilağaoğlu, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Nurullah Esat Ünsal, Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat da katılım gösterdi.

    SALONDA ‘ÜÇÜNCÜ YOL’ VURGUSU

    HDP kongre salonuna asılan pankartlarda ise Kürt sorununun çözümü konusunda mesajlar yer aldı. “Savaş ve tecrit değil barış ve çözüm. Kürt sorununda demokratik çözüm” mesajının yanı sıra “Üçüncü yol” mesajı da öne çıkan bir diğer başlık oldu.

    “Eşbaşkanlık mor çizgimizdir” mesajının verildiği salonda İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine karşılık “İstanbul sözleşmesinden vazgeçmeyiz” vurgusu da yapıldı.

    Ekonomik kriz, engelli bireylerin yaşadığı sorunlar, Kürt basınına dönük baskı ve demokrasi vurgusu da kongre salonunda verilen mesajlar içerisinde yer aldı.

    Eş Genel Başkanların salona girişi ise 10:15’te gerçekleşti. Yoğun alkışlar eşliğinde salona giren eş genel başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar, salonu selamladıktan sonra protokolde yerlerini aldı.

    KONGRENİN DAVETLİLERİ

    Kongre için birçok kesime davet gönderildi. Bileşen partilerinin yanı sıra, HDK, DTK, CHP, DEVA, Gelecek, Saadet, Tek Parti, Sol Parti, TKP, Kürdistan İttifak partilerinin temsilcileri, Cumartesi Anneleri, Barış Anneleri, Roboski, Sivas, Suruç ve Ankara, Konya, Gezi, Paris katliamlarında ve Cizre bodrumlarında katledilenlerin aileleri; Şenyaşar, Tahir Elçi, Medeni Yıldırım, Deniz Poyraz ve Garibe Gezer’in ailesi ile tutuklu siyasetçilerin aileleri; aydın, yazar ve sanatçıların da aralarında bulunduğu 400’ü aşkın kurum temsilcisi ve şahsiyet kongreye konuk olarak davet edildi.

    Avrupa ve Ortadoğu’dan çok sayıda siyasi parti temsilcisi ve aktivistin de aralarında bulunduğu 100’ü aşkın yabancı delegasyon da kongre için davetliler listesi arasında yer aldı.

    1050 delegenin oy kullanacağı kongrede, 100 kişilik asil, 50 kişilik yedek ve 30 kişilik fahri Parti Meclisi (PM) üye listeleri ve Eş Genel Başkanlar seçilecek. PM’nin büyük oranda değişeceği belirtilirken, Merkezi Disiplin Kurulu ve Uzlaşma Kurulundaki isimlerin de yenileneceği açıklandı.

    PİRHA / ANKARA

  • EMEP ittifak platformunu açıkladı: Halk seçeneğini yaratmak için birleşelim-VİDEO

    EMEP ittifak platformunu açıkladı: Halk seçeneğini yaratmak için birleşelim-VİDEO

    Millet İttifakı’nın önerdiği ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’in köhne düzenin sürdürülmesi anlamına geldiğini söyleyen EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, buna karşı gerçek halk seçeneğini yaratmak için birleşmek ve mücadele etmek gerektiğini ifade etti.

    Emek Partisi (EMEP), Cumhur ve Millet ittifakları dışında bir ittifak seçeneği için yaptığı çalışmalar kapsamında ‘Bağımsız, Demokratik Bir Ülke ve İnsanca Yaşam Bildirgesi’ni açıkladı.

    Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Genel Başkan Ercüment Akdeniz, parti merkez yöneticileri, il başkanları ve aydınlar katıldı.

    Akdeniz, toplantıda yaptığı konuşmada, “Ülkede yolsuzluk ve çete, mafya ilişkilerinin yaygınlaştığını, ‘dış güçlere karşı mücadele ediyoruz’ diyenler yeni yılda Türk Lirası’nı dolara endeksledi” dedi. Halkın temsilcilerinin yerine kayyımlar atandığını ve gerici faşist bir rejimin kurulmaya çalışıldığını belirten Akdeniz, CHP ve İYİ Parti’nin projesinin ise bir restorasyondan öteye gidemediğini belirtti.

    “Millet İttifakı’nın sözcüleri sık sık devri sabık yaratmayacağız diyor, bu halkın ve ülkenin değerlerini yağmalayanlardan hesap sorulmayacağı anlamına geliyor” diyen Akdeniz, “Bu işçi ve emekçilerin baskı altında tutulduğu köhne düzenin devamından başka bir anlam taşımıyor” şeklinde konuştu.

    “GÜÇLÜ BİR HALK SEÇENEĞİ YARATILMALI”

    İşçi ve emekçilerin kendi bağımsız politik çıkarları doğrultusunda seçimlere de müdahale ederek yeni bir toplumsal düzen kurmaları gerektiğini belirten Akdeniz, bir yıldır bu yönde partiler, sendikalar, meslek örgütleri ve aydınlarla görüştüklerini söyledi. HDP, TİP, TKP ve Sol Parti ile yaptıkları görüşmelerin devam ettiğini ifade den Akdeniz, “Bu bildirge, ilk elden yapılması gereken güçlü bir çağrıdır. Biz sosyalist bir partiyiz, dünyanın ve ülkemizin kurtuluşunun üretim araçlarının ve ilişkilerinin değişmesi ile olacağını biliyoruz. Ancak tek adam rejiminden kurtuluş için güçlü bir halk seçeneği yaratılmasının gerektiğini de biliyoruz” dedi.

    Bu çerçevede yaptıkları çağrının sloganını, “Birlikte kazanacağız, halk kazanacak” olarak açıklayan EMEP Genel Başkanı, ittifak platformlarını yeni bir anayasa yapılmasından başlayarak, devletin her türlü gerici örgütlenmeden arındırıldığı, YÖK’ün kaldırıldığı, tarikat ve cemaatlere ait her türlü okul ve yurdun kamuya devredildiği, sağlıkta özelleştirmenin durdurulduğu politikalar uygulanacağını belirterek açıkladı.

    “TEK DEVLET DİLİ UYGULAMASINA SON VERİLMELİ”

    “Kürt sorununun ulusların gönüllü birliği ilkesi çerçevesinde çözülmeli, tek devlet dili uygulamasına son verilmeli” diyen Akdeniz, yapılan bütün askeri anlaşmaların açıklanarak NATO’dan çıkılması gerektiğini belirtti.

    Akdeniz şöyle devam etti: “Zamlar durdurulmalı, asgari ücret dört kişilik bir işçi ailesinin ihtiyaçları göz önüne alınarak belirlenmelidir. Çalışma süresi günde 7 saati, haftada 5 günü geçmemeli, eşit işe eşit ücret ödenmeli, evden çalışma ve kısa çalışma gibi her türlü güvencesiz çalışmaya son verilmeli, işten atmalar yasaklanmalı, herkesin yetenekleri doğrultusunda iş sahibi olması devlet tarafından garanti altına alınmalıdır, zenginlere servet vergisi konmalı temel tüketim mallarından alınan KDV ve ÖTV kaldırılmalıdır, yoksul üreticilerin borçları silinmeli ve faizsiz kredilerle desteklenmeli, küçük esnaf desteklenmeli, insanlığa karşı suç işleyenler hariç Türkiye’ye sığınanlara mülteci olma ve dönmek isteyenler için bölgede barış koşulları sağlanmalıdır.”

    ‘EKONOMİYİ YİNE BABACANLAR YÖNETECEKSE VAY BU ÜLKENİN HALİNE’

    Toplantının soru cevap bölümünde de üçüncü bir ittifak için halkı seçeneksiz bırakmayacaklarını söyledi. Bu konuda epey yol alındığını ve mücadele birliğini devam ettireceklerini belirten Akdeniz, “Bazı partiler ve gruplar daha dar bir oluşum isteyebilir, saygı duyarız. Ancak bir iktidar alternatifi olarak bunu yaratmalıyız” dedi.

    Akdeniz ekonomiyle ilgili bir soruya “Ekonomiyi bir kez daha Ali Babacanlar, dış politikada Davutoğlular yönetecekse, dümene Akşener geçecekse vay bu ülkenin haline” yanıtını verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP: İstanbul seçimi tavrımızda değişiklik yok

    HDP: İstanbul seçimi tavrımızda değişiklik yok

    HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, Abdullah Öcalan’ın 23 Haziran seçimine yönelik mektubuna ilişkin bir açıklama yaparak, HDP’nin İstanbul seçimi tavrında değişiklik olmadığını söyledi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 23 Haziran seçimine yönelik yazdığı mektuba ilişkin bir açıklama yaptı. Buldan ve Temelli tarafından yapılan açıklamada, İstanbul seçiminde HDP’nin tavrında değişiklik olmayacağı vurgulandı.

    Yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:

    Dün itibarıyla sürdürülen bir tartışmaya ilişkin HDP’nin görüş ve saptamalarını kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz:

    1. HDP, demokratik siyasetin ve demokratik müzakerenin sembolü olan bir partidir. Türkiye’de yeni bir tarz-ı siyasetin temsilcisi olan HDP hakkında Sayın Öcalan’ın yaptığı açıklamalar, iktidar partisinin güncel siyasi hesaplarının ve seçim polemiklerinin çok üstünde tarihsel bir anlam ve derinliğe sahiptir.

    2. HDP, bir bütün olarak demokratik uzlaşma kültürü üzerinden toplumun demokratik dönüşümünü hedefler. Demokratik ittifakın gerçekleşmesi, demokrasi ve barış mücadelesinin başarıya ulaşması için çabalar. Bu nedenlerle de Sayın Öcalan’ın aynı bağlamdaki açıklamalarını demokrasi ve barışın kazanılması mücadelesi için çok hayati ve kıymetli görür. İktidar ve muhalefeti ile tüm toplumsal kesimlerin de sorunların çözümü konusunda bu demokratik yaklaşıma sahip olmaları beklentisi içindeyiz.

    3. İmralı ada hapishanesinde kendi görüş ve düşüncelerini çok sınırlı koşullarda açıklama imkanı olan ve halen tecrit ortamında tutulan Sayın Öcalan’ı ve tarihsel bir bağlam içinde söylediklerini taraflı-tarafsız, niyetli-niyetsiz güncel siyasal hesapların ve seçim polemiklerinin aracı haline getiren söylemler, başta Kürt sorununun demokratik çözümü olmak üzere toplumsal sorunlarımızın demokratik siyaset zeminindeki çözümünün imkanlarını zayıflatır, demokrasi ve barış mücadelesine zarar verir.

    4. Sayın Öcalan’ın demokrasi ve barış mücadelesinde önemli bir politik konuma sahip olan HDP’nin de kurucu fikriyatının mimarlarından olduğu unutulmamalıdır. Kürt sorununun demokratik çözümünün ve toplumsal barışın en önemli muhataplarından birisi olan Sayın Öcalan’a yönelik güncel faydacı ve ahlaki olmayan tutum Türkiye’nin barış, adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesini de akamete uğratır. Eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamın toplumsal sözleşmesini hedefleyecek demokratik bir anayasa ittifakının ve demokratik uzlaşı kültürünün kök salması için, tarafı ne olursa olsun hukuk, adalet, evrensel değerler ve özgür siyaset temelinde herkesin tavrını belirlemesi gereklidir.

    5. İktidarın bir ajansı olarak çalışan AA’nın, sorumsuz tutumu basın ahlakının siyasal çıkarlar için nasıl ayaklar altına alındığını göstermek açısından ibretliktir. AA’nın tutumu İmralı’daki hukuk güvensizliğinin ve ihlalinin bir ispatıdır. Savcılığın ve idarenin sorumluluğundaki bir metin muhataplarına henüz ulaşmışken, AA’ya sızdırılmış olması 20 yıllık hukuk ve ahlak dışılığın da ispatıdır. Demokratik kamuoyu asıl bu keyfiliğe odaklanmalıdır. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AA’ya etik dışı bir şekilde sızdırılan bu metin üzerinden partimizi ve Sayın Öcalan’ı karşı karşıya getirmeye çalışması, siyasette ne kadar pragmatist davrandığını ve çaresiz kaldığını da göstermektedir.

    6. Sayın Öcalan’ın ürettiği Üçüncü Yol Stratejisinde ve çağrısında da belirtildiği gibi HDP, Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı arasındaki kutuplaşma siyasetinde taraf değildir. Çatışmacı ve kutuplaştırıcı bir dille her şeyi ‘siyah-beyaz’ olarak tarif eden, karşıtlıklar üzerine inşa edilen, belli bir gerilim stratejisi eşliğinde sürdürülen, dikte edici bir siyaset tarzının Kürt sorunu dahil, bütün sorunları kronikleştirdiği ve demokratik çözüm imkanlarını tükettiği, giderek birlikte yaşama imkanlarını yok etmeye başladığı görmezden gelinemez. Seçim öncesi sürece damgasını vuran kibirli ve üstenci dil yerine, çatışmacı ve kutuplaştırıcı bir siyaset tarzı yerine, ikna edici bir dili ve demokratik siyaset tarzını egemen kılmak, sorunları demokratik müzakere yöntemleriyle çözmek, demokratik bir uzlaşma kültürünü geliştirmeye çalışmak yeni bir siyasi iklimin de başlangıç adımı olacaktır.

    7. Sayın Öcalan’ın yaptığı açıklamanın geniş siyasal perspektifi son derece nettir ve ‘üçüncü yol sizsiniz’ demiştir. HDP’nin ‘üçüncü yol’ diye ifade ettiği demokrasi yoludur, barış yoludur. Bütün toplumsal kesimlerin demokrasi ortak paydasında buluşması yoludur.

    8. HDP nereden gelirse gelsin zulmün, haksızlığın ve zorbalığın karşısındadır. Bugüne kadar HDP olarak izlediğimiz politik strateji ve taktiklerle, güç kazandıkça oligarşik bir karaktere bürünen AKP iktidarını zayıflatarak demokratik değerlere dönmesini sağlamaya çalışmaktadır. Stratejimiz aynı zamanda toplumsal muhalif tüm güçleri de başta Kürt sorunu olmak üzere Türkiye’nin tüm sorunlarına karşı demokratik duyarlılığa çekmeyi amaçlamaktadır. Bu bakımdan Sayın Öcalan’ın açıklaması ile HDP’nin şimdiye kadar yürüttüğü siyaset birbiri ile örtüşmektedir. Sayın Öcalan da HDP de demokratik siyaset tarzında ısrarcıdır ve Türkiye’nin siyasi ve toplumsal sorunlarının çözümünü güncel bir gelişme olan sadece İstanbul seçimlerine indirgenmeyecek tarzda ele alınmasını önermektedir.

    9. İki tarihsel blok arasında taraf olmamaya ve Üçüncü Yol stratejisini kararlı ve ısrarlı bir şekilde sürdürmeye dayalı olarak HDP’nin İstanbul seçimlerine yönelik seçim stratejisinde ve taktik adımlarında bir değişiklik söz konusu değildir.