Etiket: Uğur Kurt

  • Okmeydanı Cemevi’nde Uğur Kurt anması: 12 yıldır olduğu gibi bugün de sadece adalet istiyoruz-VİDEO

    Okmeydanı Cemevi’nde Uğur Kurt anması: 12 yıldır olduğu gibi bugün de sadece adalet istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- 2014 yılında Okmeydanı Cemevi avlusunda polis kurşunuyla hayatını kaybeden Uğur Kurt, ölümünün yıl dönümünde vurulduğu yerde anıldı. Törene katılan aile üyeleri, Alevi kurumları, siyasetçiler ve sivil toplum temsilcileri 12 yıldır süren davaya dikkat çekerek ortak adalet çağrısında bulundu.

    Polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt için Okmeydanı Cemevi’nde anma düzenlendi.

    Okmeydanı Cemevi’nde düzenlenen anma programına, Kurt ailesinin yanı sıra davayı takip eden hukukçular ve çok sayıda kişi katıldı. Adalet talebinin öne çıktığı törende ilk olarak cerağ yakıldı.

    Çerağ yakılırken söz alan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı ve Yalıncaksultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Sevim Yalıncakoğlu Ana, adaletin önemine vurgu yaptı.

    Törende söz alan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez ise konuşmasında adalet sistemine ve çifte standartlara dikkat çekti. Yüzyıllardır ayrım yapmadan birlikte yaşamı savunduklarını belirten Geçmez, şöyle konuştu:

    “Uğur Kurt’un vurulduğu gün buradaydım ve ‘Bu katliam bir cami avlusunda olsaydı bugün Türkiye’de ne olurdu?’ diye sormuştum. Türkiye’yi yönetenlere bu soruyu bir kez daha tekrarlıyorum: Acaba adaletiniz yine bu mu olurdu? Adaletinizin ne olduğunu Gezi’den, Berkin’den, Denizler’den ve Uğur’u bizden ayıran polis memuruna verilen cezadan biliyoruz. Bize düşen tek bir şey var; birlikte olmayı başarabilmeliyiz. Mesele kimin Alevi, Sünni, Kürt, Türk, dinli ya da dinsiz olduğu meselesi değildir. Birlikte yaşamanın yolu, haklarımıza ortaklaşa sahip çıkmaktır. Haksızlıklara karşı sesimizi daha çok yükselteceğiz. Sözüm ona Adalet Bakanı, adaletin yerini bulmadığı davaların üstüne gideceğini söylüyor. Hiçbir umudum yok ama yine de buradan sesleniyorum: Uğur Kurt’un davası ortada duruyor; eğer cesaretiniz varsa onun da üstüne gidin.”

    Anma töreninde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat da söz aldı. Türkiye’de toplumsal bir çürüme yaşandığını ifade eden Fırat, adaletin sağlanması için tüm kesimlerin bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:

    “Egemen bir zihniyet nedeniyle Türkiye’nin toplumsal bir çürümenin içinde olduğunu hepimiz görüyoruz. Bir olmayıp bu acılarla yüzleşmediğimiz sürece, bu acıları yaşamaya devam edeceğiz. Bu ülkede on binlerce faili meçhul var. Her gün bu topraklarda anmalar yapılıyor, adalet özlemini dillendiren topluluklar var ancak buna karşı bir araya gelip acılarımızı ortaklaştıramıyoruz.”

    Fırat, faillerin belli olmasına rağmen olayı görmezden gelen bir zihniyet olduğunu savundu. Çözümün demokrasi ve toplumsal birliktelikten geçtiğini ifade eden Fırat, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “12 sene önce Uğur Kurt burada katledildiğinde bunu kimin yaptığı belliydi ancak görmeyen, duymayan bir zihniyet var. Onun için daha çok yan yana gelmemiz, beraber yürüme koşullarını yaratmamız lazım. Bunun da yegane koşulu demokrasidir. Demokrasinin olmadığı ülkelerde bu tür zalimlikler oluşuyor ve olmaya devam ediyor. Türkiye’de Alevilerin, Sünnilerin, Kürtlerin ve Türklerin yan yana gelip el ele vermesi gerekiyor. Bu ceberut mantığın üstesinden ancak böyle gelebiliriz.”

    Türkiye’deki mevcut siyasi ve toplumsal iklime dair değerlendirmelerde bulunan Fırat, Hz. Ali’nin “Devletin dili adalet olmalı” sözünü hatırlatarak Adalet Bakanlığına çağrıda bulundu:

    “Yanı başımızda, Orta Doğu’da büyük bir vahşet var, savaşlar yapılıyor. ABD’de Donald Trump geçmişte ‘Orta Doğu’da demokrasinin olup olmaması umrumda değil, bana biat edecek zihniyetler, kişiler lazım’ demişti. Bu ülkede de demokrasinin olmamasının yegane koşulunun, tüm halkların bu zalimliklere gereken cevabı ortak bir şekilde verememesi olduğunu görmeliyiz. Uğur Kurt’un davasını hepimizin gür bir sesle savunması gerekiyor. Adalet Bakanı şu an faili meçhullerle, Gülistan Doku dosyasıyla ve 20 sene önceki soruşturmalarla ilgili geri dönüleceğini dillendiriyor. Eğer gerçekten vicdan sahipleriyse, bu katliamı yapan ve parayla cezaevinden çıkan katil polise karşı Adalet Bakanı gerekeni yapacaktır.”

    Törende söz alan Uğur Kurt’un eşi Narin Kurt ise davanın toplumsal vicdanı ilgilendirdiğini belirterek duyarlılık çağrısında bulundu. Kurt, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

    “Bu dava vicdanı olan herkesin davasıdır. Keşke bugün bu bahçeye sığmayacak kadar büyük bir kalabalık ve duyarlılık olsaydı; belki o zaman davanın seyri değişir, hukuk konuşurdu. Güvenliğimizi sağlaması gereken bir polisin, amirinin talimatını dinlemeyerek ateş etmesi bir ocağı söndürdü, çocuğumu babasız bıraktı. Kayınvalidem de rahatsızlığı ve gördüğü tedavi nedeniyle bugün buraya gelemedi. Biz yine de umudumuzu kaybetmiyoruz, adaletin yerini bulacağına inanıyoruz.”

    Uğur Kurt davasını üstlenen Avukat Aslı Kazan, 12 yıldır süren adli sürece ve hukuki gelişmelere dikkat çekti. Olay gününe ve sonrasındaki yargılama aşamalarına dair teknik ayrıntılar paylaşan Kazan, şunları söyledi:

    “Bundan 12 yıl önce bu cemevinin avlusunda, bir cenaze töreni sırasında Uğur Kurt, polis memuru S.K. tarafından vuruldu. Sanık polis, amirlerinin defalarca ‘sıkma’ yönündeki talimatına ve avludaki kalabalığa rağmen silahını ateşlemiştir. Yaşananların ardından zırhlı aracın kaydettiği görüntülerle oynanmış ve deliller karartılmıştır. Fail S.K. bir gün bile tutuklu kalmadı. Duruşma savcısının ‘olası kastla adam öldürme’ yönündeki mütalaasına rağmen, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi hukuka aykırı bir karar verdi.”

    Hukuki mücadelenin Anayasa Mahkemesi boyutuna değinen Kazan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığımız başvuru sonucu ihlal kararı verildi ve dosyada adaletin sağlanmadığı hükmedildi. Ancak 11. Ağır Ceza Mahkemesi bu ihlale uymayarak kararını sürdürdü ve dosya bugün yeniden AYM önündedir. Bizim umudumuz hala tükenmedi. Uğur’un dosyası faili meçhul değil, katili bellidir. 12 yıldır olduğu gibi bugün de sadece adalet istiyoruz.”

    Anma töreni, konuşmaların ardından katılımcıların Uğur Kurt’un vurulduğu noktaya karanfiller bırakmasıyla sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Uğur Kurt 11. yılında anıldı: Erdoğan, o adliyeleri sadece kendisi için mi kurdu?-VİDEO

    Uğur Kurt 11. yılında anıldı: Erdoğan, o adliyeleri sadece kendisi için mi kurdu?-VİDEO

    PİRHA – Okmeydanı Cemevi’nde polis Sezgin Korkmaz tarafından vurularak öldürülen Uğur Kurt, katledildiği yerde anıldı. Anne Gülnaz Kurt, yaptığı konuşmada “Erdoğan, o adliyeleri sadece kendisi için mi kurdu? Oğlumun katilini bir gün olsun içerde göreyim, ben öleceğim artık, kanser hastasıyım. Bu adalet hep size mi çalışıyor?” diye feryat etti.

    Uğur Kurt, Okmeydanı Cemevi’nde 22 Mayıs 2014’te bir akrabasının Hakk’a uğurlama erkanına katıldığı esnada polis Sezgin Korkmaz tarafından vurularak katledildi.

    29 yaşındayken hayattan koparılan Uğur Kurt, katledilişinin 11. yılında vurulduğu yerde anıldı.

    Anma törenine çok sayıda Alevi kurum yöneticisinin yanı sıra yurttaşlar da yoğun ilgi gösterdi.

    Uğur Kurt için yapılan saygı duruşu ardından anma, Yalıncak Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Sevim Yalıncakoğlu‘nun çerağ uyandırmasıyla başladı.

    Törenin sunuculuğunu yapan Hüseyin Kelleci, “Uğur Kurt’u unutmadık, unutmayacağız, onu yüreğimize gömdük. Uğur Kurt’u Mayıs ayında kaybettik. Mayıs ayı aynı zamanda direnenlerin, diri diri toprağa verilenlerin günüdür” dedi.

    “BU ÜLKEDE ALEVİLERE ADALET YOK”

    Okmeydanı Cemevi Başkanı Eren Yıldırım, yaptığı konuşmada, Uğur’a yönelik saldırının tüm Alevi toplumuna yönelik olduğunu vurguladı. Yıldırım, “Susmayacağız!” diyerek şu konuşmayı gerçekleştirdi:

    “Bundan tam 11 yıl önce bu ibadethanenin bahçesinde bir can katledildi. Uğur Kurt, bir köylüsünü uğurlamak için buraya gelmişti ama ne yazık ki o gün en güvende hissettiği yerlerden birinde, bir polis kurşunuyla toprağa gömüldü. Ve bu kurşunun bedeli 12 bin 100 lira oldu. Bu yalnızca bir cinayet değil, Alevilerin ibadet, yaşam, varoluş hakkına sıkılmış bir kurşundur. 11 yıldır yüksek sesle haykırıyoruz; bu ülkede Alevilere adalet yok. Bugün sadece Uğur’un değil, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarını da üniversite gençlerini de hukuksuz bir şekilde görevden alınıp tutsak edildiği bir adaletsizlik düzeni ile karşı karşıyayız. Bu dava yalnızca Uğur’un davası değil. O kurşun hepimize sıkıldı. Adaletsizliğe alışmayacağız, sessiz kalmayacağız. İnancımızın inkarına karşı susmayacağız. Buradayız ve haktan, hakikatten yana olmaya devam edeceğiz.”

    “ANCAK BU BÖYLE GİTMEYECEK”

    Okmeydanı Cemevi önceki dönem başkanı Zeynel Şahin de “Türkiye’de adalet yok” diyerek başladığı konuşmasında şunlara değindi:

    “Yıllardır verdiğimiz mücadelede hiçbir netice alamadık. Resmen tabancayı çekip bile bile vurdu ancak ispat edemiyoruz. Cezası 12 bin 100 lira oldu. Bugün meclis başkanının, Alevilere yönelik konuşmasına bakın. Halen o kin ve nefret bugün de devam ediyor. Ancak bu böyle gitmeyecektir. Biz, her zaman doğruları söylemeye devam edeceğiz. Mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz.”

    “BU CUMHURİYET İSLAM KARDEŞLİĞİ ÜZERİNDEN KURULAMAZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya ise Uğur Kurt’un öldürülmesinin tesadüf olmadığını vurguladı. Karakaya, Gezi Parkı eylemleri döneminde katledilen Alevi yurttaşlara işaret ederek şöyle devam etti:

    “Uğur’un, bir cemevi bahçesi içerisinde polis kurşunuyla katledilmesi tesadüf değil. Alevilere yönelik ırkçı politika coğrafyanın her yerinde devam ediyor. Bugün Suriye’de de bir Alevi soykırımı var. Bu soykırımı meşru gösteren ne yazık ki bu ülkenin cumhurbaşkanından MİT başkanına kadar hepsi Emevi zihniyetinin devamını sürdürüyor. Eşit yurttaşlık mücadelemizi mutlaka sürdürmeliyiz. Bu ülkede toplumlar arası bir bağ kurulacaksa bu İslam kardeşliği üzerinden olmayacaktır. Bu cumhuriyet İslam kardeşliği üzerinden kurulamaz. Devletin bütün bu politikalarına karşı demokratik, laik, eşit yurttaşlık mücadelesinden başka durumumuz yok.”

    “EL ELE VERİRSEK BU TAHAMMÜLSÜZLÜĞE SON VERİLİR”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat da törende konuşan isimler arasındaydı. Fırat, “Bu topraklarda çok acılar yaşandı, yaşanıyor. Umut ediyorum ki bu tahammülsüzlük bu bahar ayında sevgiyle bürünür. Bütün ezilen topluluklar el ele verirsek bu tahammülsüzlüğe elbette ki son verilir. AKP Genel Başkanı, iktidara geldiği dönemde ‘biz mağdur edildik’ diyordu. Belki haklı olduğu noktalar vardı ama şu an herkesi mağdur etmekte. Kendi gibi düşünmeyenleri cezaevine tıkıyor. Şimdi de oy devşirme mantığına girdiler. Elbette ki bir gün mutlaka barış gelecek. El ele verip birbirimizin Xızır’ı olmalı, mücadeleyi yükseltmeliyiz” diye konuştu.

    DAVA DOSYASI ANAYASA MAHKEMESİ’NDE!

    Uğur Kurt dosyasını üstlenen Av. Aslı Kazan da dava sürecine dair bilgi paylaştı. Kazan, şunları söyledi:

    “Uğur Kurt burada vurulduktan sonra benim sadece müvekkilim olmadı, Uğur benim tanımadığım bir kardeşim oldu. Aileyle birlikte acıyı birlikte yaşayıp, hukuk mücadelesini birlikte vermeye devam ediyoruz. Soruşturma aşamasında görüntüler karartılmıştı. Savcı, iddianameyi düzeltmek, buraya gelip keşif yapmak istemiyordu ve bunları bize açık açık ifade ediyordu. İnanılmaz bir cinayetti. Dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne götürdük ve ‘Yaşam hakkı ihlal edilmiştir’ denildi. Süreç böyle ilerliyor ve sonuna kadar adalet mücadelemiz devam edecek.”

    “BU ADALET HEP SİZE Mİ ÇALIŞIYOR”

    Uğur’un annesi Gülnaz Kurt ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Hani bizim yanımızdaydın, şimdi neredesin?” diye seslendi. Anne Gülnaz Kurt, “Tayyip Erdoğan bu cezayı bana verdi. 11 senedir dışarı çıkamıyorum. Benim oğlumun katili de elini kolunu sallayarak geziyor. Erdoğan, o adliyeleri sadece kendisi için mi kurdu? Oğlumun katilini bir gün olsun içerde göreyim, ben öleceğim artık, kanser hastasıyım. Bu adalet hep size mi çalışıyor?”

    “HEPİMİZİN VURULDUĞU YERDEYİZ”

    HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez ise yaptığı konuşmada “Aslında şu anda hepimizin vurulduğu yerdeyiz. Toplumsal çürümenin en yoğun yaşandığı yerdeyiz. Adaletle birlikte basının da çürüdüğü bir yerdeyiz. Ama adaleti bulacağımıza dair hiç umutsuz değilim. Şayet bu durum bir cami avlusunda olsaydı Türkiye nüfusunun söyleyeceği sözü çok merak ediyorum. Ama biz sessiz kalmayacağız, her an burada yaşananları dile getireceğiz. Sevgili Uğur’u ve Uğur gibi toprağa düşen bütün canlarımızı sevgiyle anıyorum” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Uğur Kurt için adalet arayışımız devam edecek’- VİDEO

    ‘Uğur Kurt için adalet arayışımız devam edecek’- VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Okmeydanı Cemevi’nin bahçesinde Polis Sezgin Korkmaz tarafından vurularak hayatını kaybeden Uğur Kurt, katledildiği yerde anıldı. Anmada konuşan Avukat Aslı Kazan, “Yaya polislerden ekip başkanı,’sıkma’ diye 5 kere bağırdı. Ama Sezgin Korkmaz cemevine doğru hedef aldı ve silahına sarıldı. Uğur başından vuruldu ve onu kaybettik. Mahkeme heyeti Uğur’un vurulduğu ana ilişkin görüntüleri izlemeden sanık polis memuru Sezgin Korkmaz’a ödül gibi ceza verdi” dedi.

    22 Mayıs 2014 tarihinde bir yakınının Hakk’a uğurlama erkanına katıldığı Okmeydanı Cemevi’nin bahçesinde Polis Sezgin Korkmaz tarafından vurularak katledilen Uğur Kurt, bugün ölümünün 10. yılında vurulduğu yerde ve saatte anıldı. Anmaya çok sayıda yurttaş ve Alevi kurumlarının yöneticileri katıldı.

    “CEMEVİNDEKİ KALABALIK HEDEF ALINDI”

    Anmada konuşan Uğur Kurt‘un ailesinin avukatı Aslı Kazan, sanık polis Sezgin Korkmaz’ın kasıtlı bir şekilde cemevindeki kalabalığı hedef alarak ateş ettiğini ve Kurt’un ölümüne sebep olduğunu vurguladı. Olay anına ilişkin önemli detaylara yer veren Aslı Kazan şunları söyledi:

    “Polis memuru, Uğur’u vurmadan önce zırhlı araçtaydı ve gösteri devam ediyordu. Zırhlı aracın içinde elinde FN boyalı topla ateş etme imkanı vardı. Göstericileri işaretleme imkanı vardı ve o zırhlı araç içerisinde çok sayıda gaz bombası vardı. O polis 5 yıldır polislik yapıyordu, eğitimi vardı, FN silah kullanma eğitimi almıştı ve Okmeydanı’nda çalışıyordu. Burada cemevi olduğunu çok iyi biliyordu, mahalleye çok hakimdi.

    “SANIK POLİS, ELİNDE SİLAHI YOKTU, ZIRHLI ARACA GERİ DÖNDÜ TABANCASINI ALDI”

    O gün olaylar başlarken cemevini çok iyi gören bir noktada araca molotof kokteyli gelirken araçtan indi, elinde silahı yoktu. Sonrasında sanık polis memuru Sezgin Korkmaz zırhlı araca geri döndü ve tabancasını aldı. O sırada gösterici kaçıyordu, burada 30 kişilik bir cenaze kalabalığı vardı. Yukarıdan gelen yaya polislerden ekip başkanı,’sıkma’ diye 5 kere bağırdı. Ama Sezgin Korkmaz cemevine doğru hedef aldı ve silahına sarıldı. Uğur başından vuruldu ve onu kaybettik.”

    “ÖDÜL GİBİ CEZAYA KARŞI ADALET MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    Mahkeme heyetinin olay anına dair görüntüleri izlemeden, ödül gibi bir cezaya karar verdiğini belirten Av. Aslı Kazan, “Yargılamanın başında duruşma savcısı olası kasttan 25 yılla cezalandırılmasını istedi. Heyet görüntüleri hiç izlememişti, izlenmesi yönündeki talebimizi reddetti heyet. Ve ödül gibi adli para cezası verildi. Onu da 10 takside böldüler. Polis memuru iyi halden yararlandı. Biz tabi istinafa ve Anayasa Mahkemesi’ne gittik. AYM ihlal kararı verdi. Bu karardan sonra mahkeme yeniden yargılanmaya karar vermedi, itiraz ettik. Zorla yeniden yargılama kararı verildi ve görüntüler hiç izlenmeden ödül gibi hapis cezası verildi. Bugüne kadar hiç hapis yatmadı sanık, bir gün dahi gözaltında kalmadı. Adalet arayışımız devam edecek” şeklinde konuştu.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul-Okmeydanı’da 22 Mayıs 2014’te düzenlenen gösterilerde polisin açtığı ateş sonucu cemevinin bahçesinde bir yakınının cenaze töreni için bekleyen Uğur Kurt, başından vurularak hayatını kaybetti.

    Olayla ilgili yargılanan Polis Sezgin Korkmaz, 12 bin 100 TL para cezasına çarptırıldı.

    Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) “hak ihlali” kararının ardından İstanbul-Okmeydanı’nda 2014’de cemevi avlusunda polis kurşunuyla hayatını kaybeden Uğur Kurt’un ölümüne ilişkin dava yeniden görüldü.

    Mahkeme heyeti, Sezgin Korkmaz’ın 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

    İLGİLİ HABER

    Polisin öldürdüğü Uğur Kurt, katledildiği Okmeydanı Cemevi’nde anıldı -VİDEO

  • Uğur Kurt katledilişinin 10. yılında Okmeydanı Cemevi’nde anılacak

    Uğur Kurt katledilişinin 10. yılında Okmeydanı Cemevi’nde anılacak

    PİRHA – Okmeydanı Cemevi avlusunda beklerken polis Sezgin Korkmaz tarafından başından vurulan Uğur Kurt, katledilişinin 10. yılında  cemevinde anılacak.  

    Uğur Kurt, katledilişinin 10. yılında 22 Mayıs Çarşamba Günü Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı(HBVAKV) Okmeydanı Cemevi tarafından vurulduğu yer olan Okmeydanı Cemevi’nin avlusunda anılacak. Kurt’un anması, vurulduğu saat 11.15’te başlayacak.

    NE OLMUŞTU?

    Uğur Kurt, 22 Mayıs 2014 tarihinde Okmeydanı Cemevi’nde bir yakınının cenazesi için cemevinin bahçesinde bulunduğu sırada polis Sezgin Korkmaz tarafından başından vurularak hayatını kaybetmişti. Mahkeme Uğur Kurt’u katleden polise 25 Nisan 2017’de 1 yıl 8 ay hapis cezası vermişti ancak verilen ceza 12 bin 100 lira para cezasına çevrilmişti. Anayasa Mahkemesi kararıyla sanık polis Sezgin Korkmaz yeniden yargılanmaya başlamıştı.Uğur Kurt’un davası en son Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. Mahkeme, Sanık Sezgin Korkmaz’a 2 yıl 6 ay hapis cezası vermişti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Uğur Kurt’u katleden zihniyeti ve adaletsiz yargıyı lanetliyoruz’

    ‘Uğur Kurt’u katleden zihniyeti ve adaletsiz yargıyı lanetliyoruz’

    PİRHA – Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu ve Mahfuz Güleryüz, Okmeydanı Cemevi’nde Uğur Kurt’u öldüren polise 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmesine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada “Bu karar, Alevilerle ilgili mevcut devlet aklının yargıya yansıyan gerçek yüzüdür” denildi.

    Uğur Kurt, 22 Mayıs 2014’te Okmeydanı Cemevi’nde bir yakınının cenazesi için gittiği Okmeydanı Cemevinde polis Sezgin Korkmaz tarafından başından vurularak öldürüldü.

    Uğur Kurt’u katleden polis memuruna 25 Nisan 2017’de 1 yıl 8 ay hapis cezası verilmiş, ancak verilen ceza 12 bin 100 lira para cezasına çevrilmişti. Anayasa Mahkemesi kararıyla sanık polis Sezgin Korkmaz 1 Mart’ta yeniden yargılandı. Mahkeme, son kararında polis Sezgin Korkmaz’a 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) mahkemeden çıkan karara tepki gösterdi. Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu ve Mahfuz Güleryüz, konuya ilişkin yazılı açıklama yaparak “Uğur Kurt’u katleden zihniyeti ve adaletsiz yargıyı lanetliyoruz” ifadelerini kullandı.

    DEVLET AKLININ YARGIYA YANSIYAN GERÇEK YÜZÜDÜR”

    Açıklamanın devamında şu cümlelere yer verildi:

    “Uğur Kurt, 14 Mayıs 2014’te bir köylüsünün Hakka yürüme erkanına katılmak için gittiği Okmeydanı Cemevinin avlusunda bir polis kurşunuyla katledildi.

    Katil polis Sezgin Korkmaz, 3 yıl boyunca tutuksuz yargılandığı davada 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Bu ceza da 12 bin 100 lira para cezasına çevrilerek taksitlere bölündü. Anayasa Mahkemesi kararıyla yeniden yargılanan sanık Sezgin Korkmaz’a bugün gerçekleşen duruşmasında ise 2 yıl 6 ay gibi vicdanları yaralayan bir hapis cezası verildi.

    Bu karar, Alevilerle ilgili mevcut devlet aklının yargıya yansıyan gerçek yüzüdür. Aleviler için sözde başkanlıklar kurup tuğla, beton, boya badana gibi yardımlarla gözlerini boyamaya çalışanlar, Alevilerin katillerine göz yumarak gerçek yüzlerini göstermişlerdir.

    Öte yandan akıl almaz bir iddianame hazırlayan savcılık tarafından Uğur Kurt’un annesi hakkında katil polise saldırıp saatini kırdığı gerekçesiyle 6 buçuk yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Bu süreçte oğlunun acısına yüreği dayanamayan baba kanser oldu ve akabinde kısa bir süre içerisinde yaşamını yitirdi.

    Alevilerin ve Kürtlerin katillerini cezasızlıkla ödüllendiren mevcut yargı sistemi bu katliamlardan birinci derecede sorumludur.

    Uğur Kurt’u bir kez daha anarken, onu katleden zihniyeti ve adaletsiz yargıyı lanetliyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • ADFE: Ülkemizin adaletini sarsan bir karar, Uğur Kurt için adalet istiyoruz

    ADFE: Ülkemizin adaletini sarsan bir karar, Uğur Kurt için adalet istiyoruz

    PİRHA- Alevi Dernekleri Federasyonu, Okmeydanı Cemevi’nde Uğur Kurt’u başından silahla vurarak öldüren sanık polis Sezgin Korkmaz’a 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmesine tepki gösterdi. Yazılı bir açıklama yapan ADFE, “Sanık polise verilen 2 yıl 6 ay ceza, toplumumuzun vicdanını derinden yaralamıştır. Bu karar, adaletin olmadığına dair bir kez daha toplumumuzun gözleri önünde açık bir kanıttır” denildi.

    Uğur Kurt, 22 Mayıs 2014 tarihinde Okmeydanı Cemevi’nde bir yakınının cenazesi için cemevinin bahçesinde bulunduğu sırada polis tarafından başından vurularak hayatını kaybetmişti. Mahkeme Uğur Kurt’u katleden polis Sezgin Korkmaz’a 25 Nisan 2017’de 1 yıl 8 ay hapis cezası vermişti ancak verilen ceza 12 bin 100 lira para cezasına çevrilmişti. Anayasa Mahkemesi kararıyla sanık polis Sezgin Korkmaz yeniden yargılanmaya başladı.

    Uğur Kurt’un bugün yeniden görülen duruşmasında sanık Sezgin Korkmaz’a 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), yazılı açıklama yaparak verilen karara tepki gösterdi.

    “GERÇEK ADALET SAĞLANMALIDIR”

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), “Bugün, ülkemizin huzurunu ve adaletini sarsan bir kararla karşı karşıyayız. Polis kurşunuyla cemevi bahçesinde hayatını kaybeden Uğur Kurt’un davasında verilen 2 yıl 6 ay ceza, toplumumuzun vicdanını derinden yaralamıştır. Bu karar, adaletin olmadığına dair bir kez daha toplumumuzun gözleri önünde açık bir kanıttır. Adaletin herkes için eşit ve tarafsız olması gerektiğine inanıyoruz. Ancak bu karar, adaletin ne yazık ki siyasi etkiler ve ayrımcılıkla nasıl gölgelendiğini göstermiştir” dedi.

    Açıklama’da şunlar kaydedildi:

    “Adaletin yerini bulması için çağrımız, bu haksız kararı gözden geçirmek ve gerçek adaleti sağlamaktır. Adaletin olmadığı bir toplumda huzur ve barışın tesis edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, yetkilileri bu yanlış kararı düzeltmeye ve gerçek adaleti sağlamaya çağırıyoruz. Hep birlikte, adil bir toplum için mücadele etmeye devam edeceğiz, Uğur Kurt için adalet istiyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -Uğur Kurt Davası’nda karar: Sanık polis Sezgin Korkmaz’a 2 yıl 6 ay hapis cezası -VİDEO
    -Uğur Kurt’u öldüren polise ödül gibi cezaya tepki: Hukuksuzlukla baş başa kaldık – VİDEO
    -Uğur Kurt davasında karara tepki: Sanık polis için her türlü imkan sağlanıyor- VİDEO

  • Uğur Kurt’u öldüren polise ödül gibi cezaya tepki: Hukuksuzlukla baş başa kaldık – VİDEO

    Uğur Kurt’u öldüren polise ödül gibi cezaya tepki: Hukuksuzlukla baş başa kaldık – VİDEO

    PİRHA- Okmeydanı Cemevi’nde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un bugün görülen duruşmasında sanık Sezgin Korkmaz’a 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, “Bir kez daha hukuksuzlukla baş başa kaldık” dedi. Uğur Kurt’un eşi Narin Kurt ise “Bir insanın hayatının, bir çocuğun babasız bırakılmasının, bir anne babanın kanser olmasına sebep olup ölmesinin, eşimin elimden alınmasına sebep olmanın karşılığı 2 yıl 6 ay olamaz” diyerek tepki gösterdi. 

     

    Uğur Kurt, 22 Mayıs 2014 tarihinde Okmeydanı Cemevi’nde bir yakınının cenazesi için cemevinin bahçesinde bulunduğu sırada polis tarafından başından vurularak hayatını kaybetmişti. Mahkeme Uğur Kurt’u katleden polis Sezgin Korkmaz’a 25 Nisan 2017’de 1 yıl 8 ay hapis cezası vermişti ancak verilen ceza 12 bin 100 lira para cezasına çevrilmişti. Anayasa Mahkemesi kararıyla sanık polis Sezgin Korkmaz yeniden yargılanmaya başladı.

    Uğur Kurt’un davası Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Uğur Kurt’un eşi ve ailesi, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, Okmeydanı Cemevi Dedesi Eren Yıldırım, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik katıldı.

    Mahkeme, Sanık Sezgin Korkmaz’a 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

    “BİR KEZ DAHA ÖLDÜĞÜMÜZLE BAŞ BAŞA KALDIK”

    Duruşma sonrası Çağlayan Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı(HBVAKV) Başkanı Ercan Geçmez, “Bu bir cami avlusunda olsaydı ne olurdu bilmiyorum. Bir cemevi avlusunda vurularak öldürüldü ardından adaleti bekliyoruz, bize tekrar ceza veriliyor. Bu Türkiye’nin önemli davalarından bir tanesiydi. Sokakta yürüyen herkesin can güvenliğini ilgilendiren bir davaydı. Türkiye’de hukukun var olup olmadığını gösteren bir davaydı. Bir kez daha hukuksuzlukla baş başa kaldık. Bir kez daha öldüğümüzle baş başa kaldık. Alevilerden ziyade Sünni yurttaşlara sesleniyorum. Bu dava sadece Alevilerin davası değildir. Bu dava sadece Uğur’un davası değildir” dedi.

    “MAHKEME HEYETİNİ KINIYORUM”

    Uğur Kurt’un eşi Narin Kurt ise 10 yıldır mücadele verdiklerini belirterek şöyle konuştu:

    “10 yıldır adalet için mücadele veriyoruz. Ben bir önceki mahkeme heyetini verdiği karardan ötürü kınamıştım. Bu mahkeme heyetini de kınıyorum. Bir insanın hayatının, bir çocuğun babasız bırakılmasının, bir anne babanın kanser olmasına sebep olup ölmesinin, eşimin elimden alınmasına sebep olmanın karşılığı 2 yıl 6 ay olamaz.”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -Uğur Kurt Davası’nda karar: Sanık polis Sezgin Korkmaz’a 2 yıl 6 ay hapis cezası -VİDEO
    -Uğur Kurt davasında karara tepki: Sanık polis için her türlü imkan sağlanıyor- VİDEO
    -ADFE: Ülkemizin adaletini sarsan bir karar, Uğur Kurt için adalet istiyoruz

  • Uğur Kurt Davası’nda karar: Sanık polis Sezgin Korkmaz’a 2 yıl 6 ay hapis cezası -VİDEO

    Uğur Kurt Davası’nda karar: Sanık polis Sezgin Korkmaz’a 2 yıl 6 ay hapis cezası -VİDEO

    PİRHA- Okmeydanı Cemevi’nde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un davası Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Sanık Sezgin Korkmaz’a 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Avukatlar ve Kurt’un ailesi “Adalet istiyoruz” dediler. 

    Uğur Kurt, 22 Mayıs 2014 tarihinde Okmeydanı Cemevi’nde bir yakınının cenazesi için cemevinin bahçesinde bulunduğu sırada polis tarafından başından vurularak hayatını kaybetmişti. Mahkeme Uğur Kurt’u katleden polis Sezgin Korkmaz’a 25 Nisan 2017’de 1 yıl 8 ay hapis cezası vermişti ancak verilen ceza 12 bin 100 lira para cezasına çevrilmişti. Anayasa Mahkemesi kararıyla sanık polis Sezgin Korkmaz yeniden yargılanmaya başladı.

    Uğur Kurt’un davası Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Uğur Kurt’un eşi ve ailesi, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, Okmeydanı Cemevi Dedesi Eren Yıldırım, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik katıldı.

    Sanık Sezgin Korkmaz duruşmaya SEGBİS ile katıldı.

    “YURTTAŞLAR İÇİN ÇOK KÖTÜ UYGULAMALARA DESTEK OLACAK BİR KARAR VERMEYİN”

    Eski İstanbul Baro Başkanı Avukat Turgut Kazan duruşmada hazır bulundu.

    Kazan, duruşmada “Fail deneyimlerine göre o sonucun beklenen bir sonuç olduğunu öngörmesine rağmen yine de yapmışsa kabul etmiş sayılır. Cemevindeki kalabalığa ateş etmek olası kastla doğan sonucun istenmiş olması gerekmez. FN Silahı orada duruyor ama sanık gidip tabancasını alıyor. Sanığın tabancasını alıp sıkma uyarılarına rağmen kayıtlarda sanığın sıktığı görülüyor” dedi.

    Kazan, kot farkı iddiasına dair konuşarak “Polis yukarıda, cemevi aşağıda gün gibi duruyor. Cemevinde cenaze töreni var. Uğur’a değmeyince başkasına değecek. Buna rağmen ateş ettiği apaçık ortadadır. Olası kast vardır. Önceki mütaalaya taban tabana zıt olarak taksir delil olabileceğini kabul etmek mümkün değildir. Para cezasını bir hukukçu olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Bu anlayış hepinizin, sizin, bizim gelecek kuşakların yaşam hakkını tehlikeye sokmaktadır” diye konuştu.

    Kazan, mahkeme heyetine seslenerek “Bütün yurttaşlar için çok kötü uygulamalara destek olacak bir karar vermeyin” dedi.

    “BU DAVA AÇISINDAN GEREKLİ YAPTIRIMIN UYGULANMASI GEREKİYOR”

    Avukat Hasan Kılıç da şunları söyledi:

    “İlgili taleplerin kabul edilmesi, kamera kayıtlarının izlenmesi gerekirdi. Ama izlenmedi maalesef bu üzücü. Olay açık ve net olarak her yönüyle ortada. Bu dava kişilerle ilgili değil, bu dava toplumsal anlamda önem taşıyan, herkesin yaşam hakkını ilgilendiren bir dava. İnanılmaz bir kararla karşı karşıya kaldık. Bu kararı kabul etmek mümkün değil. Böyle bir olayda bu tarz kararın verilmesi kelimelerle tarif edilemez. Anayasanın kararına karşı sayın mahkemeniz bir değerlendirme yapmadı. Yeniden yargılama bu değil. Burada o görüntülerin saniye saniye yeniden izlenmesi gerekir. Saniye saniye her şey açık bir şekilde ortada. Bu kararların sağlıklı bir şekilde verilmesi için delilerin izlenmesi gerekir. Esas olan bunların yaşanmamasıdır. Soruşturma aşaması, yürütülen süreçler bu dosyada sayısız engellerle karşı karşıya kaldı. Lütfen bunu yeniden değerlendirin. ‘Sıkma’ cümleleri gorüntülerde duruyor. Sanığın süreci başka bir şekilde bertaraf edebileceğine dair her şey orada duruyor. Bu dava açısından gerekli yaptırımın uygulanması gerekiyor.”

    “SANIK DELİL YOK ETMEK İÇİN MÜCADELE VERDİ, ADALET BEKLİYORUZ”

    Kurt’un avukatlarından Aslı Kazan ise şunları dile getirdi:

    “Önümüzdeki dosyada olası kastla adam öldürmekten yargılanan Sezgin Korkmaz’a en ağır cezayı vermenizi talep ediyoruz. Biz 10 yıldır mahkemede adalet bekliyoruz. Sanık sokağın tepesinde durmuş kaçmakta olan hedefe silahı doğrultmuş. Sanık cemevinin nerede olduğunu biliyor. Beylik tabancasıyla vuruyor. ‘Adam vuruldu ya’ diyor. O kalabalığın içinde Uğur’u ensesinden vuruyor. Sonrasında delil yok etmek için mücadele veriyor. Olası kastla cinayet işlediği açıktır. Sizden adalet bekliyoruz.”

    NARİN KURT: ADALET İSTİYORUM

    Uğur Kurt’un eşi Narin Kurt, duruşmada şöyle konuştu:

    “Adalet istiyorum. Oğlunun acısına dayanamayıp ölen Kemal Kurt için, oğlunun acısına dayanamayıp kanser olan Uğur’un annesi Güllünaz Kurt için kendim için adalet istiyorum. Sokaktaki sivil halkın can güvenliği için adalet istiyorum.”

    Sanık Sezgin Korkmaz duruşmada savunma yapmayarak, “Takdiri mahkemenize bırakıyorum, başka bir şey demek istemiyorum” dedi.

    Mahkeme Sanık Sezgin Korkmaz’a 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -Uğur Kurt’u öldüren polise ödül gibi cezaya tepki: Hukuksuzlukla baş başa kaldık – VİDEO
    -Uğur Kurt davasında karara tepki: Sanık polis için her türlü imkan sağlanıyor- VİDEO
    -ADFE: Ülkemizin adaletini sarsan bir karar, Uğur Kurt için adalet istiyoruz

  • Polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un davası görüldü! -VİDEO

    Polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un davası görüldü! -VİDEO

    PİRHA- Okmeydanı Cemevi’nde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un davası Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma 1 Mart 2024 tarihine ertelendi. Dava sürecine dair konuşan HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, “Cemevinde bir cenazeye gelen bir kişinin kasten nişan alınarak öldürülmesi kabul edilebilecek bir şey değildir. Cemevi değil de cami veya kilisede gerçekleşseydi acaba bu karar verilir miydi?” diye sordu. 

    Uğur Kurt, 22 Mayıs 2014 tarihinde Okmeydanı Cemevi’nde bir yakınının cenazesi için cemevinin bahçesinde bulunduğu sırada polis tarafından başından vurularak hayatını kaybetmişti. Mahkeme Uğur Kurt’u katleden polise 25 Nisan 2017’de 1 yıl 8 ay hapis cezası vermişti ancak verilen ceza 12 bin 100 lira para cezasına çevrilmişti. Anayasa Mahkemesi kararıyla sanık polis Sezgin Korkmaz yeniden yargılanmaya başladı.

    Okmeydanı Cemevi’nde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un davası Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Uğur Kurt’un eşi ve ailesi, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, Okmeydanı Cemevi Dedesi Eren Yıldırım, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Bahçelievler Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Ufuk Emre Bektaş ve çok sayıda kişi katıldı.

    Duruşma 1 Mart 2024 tarihine ertelendi. Duruşma sonrasında adliye önünde basın açıklaması yapıldı.

    “HERKESİ 1 MART’TA ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NE BEKLİYORUZ”

    Uğur Kurt davasının çok önemli bir dava olduğunu belirten HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, “Cemevinde bir cenazeye gelen bir kişinin kasten nişan alınarak öldürülmesi kabul edilebilecek bir şey değildir. Cemevi değil de cami veya kilisede gerçekleşseydi acaba bu karar verilir miydi? Bu dava sadece Uğur Kurt’un davası değil Türkiye’de yaşam hakkının olup olmaması davasıdır. Duruşma 1 Mart 2024 tarihine ertelendi, herkesi o tarihte Çağlayan Adliyesi’ne bekliyoruz” dedi.

    “DAVANIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Ailenin bir adalet arayışı olduğunu söyleyen CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Uğur Kurt’un eşi mahkemede “eşim katledildiğinde oğlum 2 yaşındaydı bugün 11 yaşında artık oğluma bir şeyler söylemem gerekiyor” dedi. Ailenin adalet arayışı var ve bu dava sadece Uğur Kurt’un ailesinin davası değil aynı zamanda Türkiye toplumunun davası. Adaletin vicdanlarda tesis edilebilmesi için davanın takipçisi olacağız” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Uğur Kurt davası yeniden görüldü: Mahkeme bilirkişi raporu istemeyi reddetti-VİDEO

    Uğur Kurt davası yeniden görüldü: Mahkeme bilirkişi raporu istemeyi reddetti-VİDEO

    PİRHA – Okmeydanı Cemevi’nde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un davası Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü. 15 Aralık’a ertelenen ve bilirkişi inceleme talebinin reddedildiği duruşma sonrası Kurt’un eşi Narin Kurt, “Biz  dokuz yıldır adalet bekliyoruz” diyerek karara tepki gösterdi.

    Uğur Kurt, 22 Mayıs 2014 tarihinde Okmeydanı Cemevi’nde bir yakınının cenazesi için cemevinin bahçesinde bulunduğu sırada polis tarafından başından vurularak hayatını kaybetmişti. Mahkeme Uğur Kurt’u katleden polise 25 Nisan 2017’de 1 yıl 8 ay hapis cezası vermişti ancak verilen ceza 12 bin 100 lira para cezasına çevrilmişti. Anayasa Mahkemesi kararıyla sanık polis Sezgin Korkmaz yeniden yargılanmaya başladı.

    Okmeydanı Cemevi’nde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un davası Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü.

    Duruşmaya Uğur Kurt’un eşi ve ailesi, Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, Okmeydanı Cemevi Dedesi Eren Yıldırım, Esenler Cemevi Başkanı Cemal Özdemir, Yeşil Sol Parti Milletvekili Celal Fırat, İBB ve Beşiktaş Belediye Meclis üyesi İnan Güney, CHP Beyoğlu İlçe Başkanı Muharrem Bulut ve ilçe yönetimi, CHP Beyoğlu meclis üyeleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği( PSAKD) ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yönetiminden İmam Balsever, CAN TV yayın kurulu üyesi Veli Büyükşahin, Bahçelievler Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Ufuk Emre Bektaş, İstanbul Tuncelililer Kültür ve Dayanışma Derneği Metin Yıldız ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

    Sanık polis Sezgin Korkmaz, savunmasında, “Araçtan indikten sonra bize doğru molotofla gelen şahsa ateş ettim. Ancak kurşun 75 metre mesafede olan Kurt’a isabet etti. Bundan dolayı üzgünüm. Verdiğiniz karara saygı duyuyorum” dedi.

    “BİLİRLİŞİ İNCELEMESİ GEREKİYOR”

    Uğur Kurt’un avukatı Serdar Laçin, bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiğini aktararak olay gününe ait kayıtlarda sanık polis Korkmaz’ın amirlerinin kayıtta “sıkma, sıkma” dediğini aktardı.

    “ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI BÜTÜN YARGI ORGANLARINI BAĞLAR”

    Eski İstanbul Baro Başkanı Avukat Turgut Kazan “Karar veren heyetin de başka bir heyet olduğunu, bunun bile başlı başına sorun yaratacağını vurguluyorum. Suç sayılan eylemin cezalandırılması niçin önemlidir. Birincisi canı yanan tarafın devlet tarafından korunduğunu hissettirmek için. İkinci bir sebep de topluma mal olması ve caydırıcı bir sonuç yaratmak içindir. Anayasa Mahkemesi kararları yasamayı, yürütmeyi, bütün kesimleri bağladığı gibi bütün yargı organlarını da bağlar. Türkiye’yi cezasızlığın hüküm sürdüğü bir ülke olma izleminden kurtarınız” dedi.

    “SANIĞI BU DURUŞMA SALONUNDA HİÇ GÖRMEDEN İYİ HAL İNDİRİMİ UYGULADILAR”

    Kurt’un avukatlarından Aslı Kazan ise “Sanık zırhlı araçta bulunduğunu ve üstüne molotof atıldığını söyledi. Zırhlı araç içinde çok sayıda gaz bombası olmasına rağmen yokuşun tepesinden kaçmakta olan şahsa hedefi isabet ettiremiyor. Sanığın kurşunu Uğur’a isabet ediyor. Atış yaptıktan sonra “Adam vuruldu ya” diyor. Yani maktülü o kadar net görmekte. Ekibin amiri 5 defa “sıkma” diyor ama sanık silahını ateşliyor. Sanığın babası olan Kağıthane Emniyet Müdürü ile spor salonuna giderek zırhlı aracı oraya çekip görüntüleri izleyerek elemelerde bulundular. Değişen heyet görüntüleri bile izlemedi. Sanığı bu duruşma salonunda hiç görmeden iyi hal indirimi uyguladılar. Olaya ilişkin görüntülerin bu salonda izlenmesini talep ediyorum” dedi.

    “DURUŞMA 15 ARALIK’A ERTELENDİ”

    Mahkeme heyeti verilen aranın ardından kararı açıkladı. Duruşmanın 15 Aralık 2023 tarihine ertelenmesine, bilirkişi raporu isteminin reddine ve esas hakkında mütala için savcılığa gönderilmesine hükmetti.

    Duruşma sonrası Kurt’un eşi Narin Kurt, “Biz  dokuz yıldır adalet bekliyoruz” diyerek karara tepki gösterdi.

    “CEMEVLERİNDE ADAM ÖLDÜRMENİN BEDELİ 12.100 LİRADIR”

    Duruşmanın ardından basına açıklama yapan Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin “9. yıla gireceğiz her gün aynı acıyla bu kararı bekliyorduk. Cemevlerinde adam öldürmenin bedeli 12.100 liradır. Bunu açıkça söylemiş oldular. Bu, Alevileri cezalandırmaktır. Bizim gayemiz intikam değil adalet istiyoruz” dedi.

    NE OLMUŞTU?

    Uğur Kurt, Okmeydanı’nda 22 Mayıs 2014’teki eylemde, cenaze için bulunduğu cemevinin bahçesindeyken üzerine açılan ateş sonucu başından vurularak hayatını kaybetti.  Polis Sezgin Korkmaz hakkında önce “taksirle ölüme neden olma” suçundan 6 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İddianamenin gönderildiği 85. Asliye Ceza Mahkemesi, şüpheli polisin “taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 ile 6 yıl arasında değişen hapis istemiyle değil “Olası kastla öldürme” suçundan 25 yıla kadar hapis istemiyle yargılanması gerektiğini ifade ederek dava dosyasını Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Bu karara polis memurunun avukatı itiraz etti. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 85. Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, itirazı reddetti. Polis Sezgin Korkmaz’a “olası kastla insan öldürmeden” 20 yıldan 25 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Yapılan yargılamanın sonunda duruşma savcısı da sanık polis hakkında “olası kastla insan öldürme” suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar değişen oranda hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Ancak Kurt davasında sanık polis “taksirden ölüme sebebiyet vermek”ten suçlu bulundu. 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan polisin cezası 12 bin 100 TL adli para cezasına çevrildi.

    Daha sonra Uğur Kurt’un eşi Narin Kurt, AYM’ye bireysel başvuruda bulunmuştu. AYM de Kurt’un yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmetmiş, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vermişti. AYM’nin kararında, olayla ilgili görüntülerin mahkeme heyeti tarafından izlendiği ancak bu konuda bir bilirkişi incelemesi yapılmadığı aktarılmıştı. Davanın hükmünün de hâkim değişiklikleri nedeniyle başka bir mahkeme heyeti tarafından verildiği belirtilmişti.

    Dilan ŞİMŞEK – Devrim FINDIK / İSTANBUL

  • Cemevi bahçesinde polisin katlettiği Uğur Kurt’un davası yarın yeniden görülecek

    Cemevi bahçesinde polisin katlettiği Uğur Kurt’un davası yarın yeniden görülecek

    PİRHA – Okmeydanı Cemevi’nde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un davası yarın saat 11.00’de Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülecek. Okmeydanı Cemevi, Uğur Kurt davasının duruşmasına katılım için çağrı yaptı.

    Uğur Kurt, 22 Mayıs 2014 tarihinde Okmeydanı Cemevi’nde bir yakının cenazesi için cemevinin bahçesinde bulunduğu sırada polis tarafından başından vurularak hayatını kaybetmişti. Mahkeme Uğur Kurt’u katleden polise 25 Nisan 2017’de 1 yıl 8 ay hapis cezası vermişti ancak verilen ceza 12 bin 100 lira para cezasına çevrilmişti.

    Okmeydanı Cemevi’nde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un davası yarın saat 11.00’de Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülecek. Okmeydanı Cemevi yönetimi Uğur Kurt’un davasını sahiplenme çağrısı yaptı.

    “CÜMLE CANLARI DURUŞMAYA BEKLİYORUZ”

    Çağrıda şu ifadelere yer verildi:

    “Hakk’a yürüme erkanına katılmak için geldiği ibadethanesinin/cemevinin bahçesinde polis kurşunu ile Uğur Kurt’u katleden polis 3 yıl sonra 25 Nisan 2017 tarihinde ödül gibi bir ceza aldı. 1 yıl 8 ay hapis cezası, 12.100 lira para cezasına çevrildi. Bir cemevinin bahçesinde canımızı öldürmenin karşılığı ödül gibi 12 bin 100 lira. Adaletin Alevilere görünen yüzü! Haksız ve hukuksuz kararlar ile sonuçlanan bu dava şimdi tekrar görülmek üzere açılıyor. 10 Ekim Salı günü saat 11.00’de İstanbul Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Uğur Kurt canımızın Okmeydanı Cemevimizde polis kurşunu ile vurularak öldürüldüğü davaya sahip çıkmaya, Alevi kurumlarımızı ve cümle canları bekliyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Uğur Kurt, öldürülüşünün 9. yılında anıldı

    Uğur Kurt, öldürülüşünün 9. yılında anıldı

    PİRHA – Cenaze için bulunduğu Okmeydanı Cemevi’nde polisin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Uğur Kurt, katledilişinin 9. yılında Okmeydanı Cemevinde anıldı.

    Okmeydanı Cemevi, Uğur Kurt’u andı. Okmeydanı Cemevi tarafından yapılan açıklamada şunlara yer verildi:

    “Katledilişinin 9. yılında, aynı gün aynı saatte vurulduğu yerde Uğur Kurt canımızın anmasını gerçekleştirdik. Ülkemizde adaletsizce verilen kararların tekrarlanmaması için Okmeydanı Cemevinde biraraya geldik… Bugün bizleri yalnız bırakmayan, dostlara çok teşekkür ederiz…”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Kenanoğlu: Alevi ve Kürtlerin katillerini cezasızlıkla ödüllendirenlerden hesap soracağız-VİDEO

    Kenanoğlu: Alevi ve Kürtlerin katillerini cezasızlıkla ödüllendirenlerden hesap soracağız-VİDEO

    PİRHA – Milletvekili Ali Kenanoğlu, Okmeydanı Cemevinde polis kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt’un yeniden görülecek davasına ilişkin Meclis’te söz aldı. Kenanoğlu, davanın takipçisi olacaklarını belirterek “Genel bir politika hâline dönüştürülen, Alevilerin ve Kürtlerin katillerini cezasızlıkla ödüllendirenlerin hepsinden hesap soracağız” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 2014 yılında Okmeydanı Cemevinde akrabasının cenazesindeyken polis kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt’un yeniden görülecek davasını Meclis gündemine getirdi.

    Genel Kurul’da söz alan Kenanoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin katil polis Sezgin Korkmaz’a verilen cezayı yeterli bulmadığını ve davanın yeniden görüleceğini ifade ederek “Takipçisi olacağız” vurgusunu yaptı.

    “HESAP SORACAĞIZ”

    Ali Kenanoğlu, Alevi ve Kürt halkına yönelik dosyalardaki cezasızlık politikasına değinerek şunları söyledi:

    “Uğur Kurt 14 Mayıs 2014 tarihinde akrabasının cenazesi için gittiği Okmeydanı Cemevinde polis kurşunuyla katledildi. Katil polis Sezgin Korkmaz üç yıl boyunca tutuksuz yargılandığı davada bir yıl sekiz ay hapis cezası aldı. Bu ceza da 12.100 lira para cezasına çevrilerek taksitlere bölündü. Şimdi, Anayasa Mahkemesi verilen cezayı yeterli bulmadı haklı olarak, çok komik bir cezaydı ve davayı iade etti. Şimdi, dava yeniden görülecek. Tabii ki davanın takipçisi olacağız, katilin hak ettiği cezaya çarptırılmasını izleyeceğiz ve takip edeceğiz. Genel bir politika hâline dönüştürülen Alevilerin ve Kürtlerin katillerini cezasızlıkla ödüllendirenlerin hepsinden hesap soracağız, bugünler yakındır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Uğur Kurt, öldürülüşünün 8. yılında anıldı-VİDEO

    Uğur Kurt, öldürülüşünün 8. yılında anıldı-VİDEO

    PİRHA-Cenaze için bulunduğu Okmeydanı Cemevi’nde polisin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Uğur Kurt, katledilişinin 8. yılında anıldı. Anmada konuşan Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, “Burada cenaze olduğunu bildikleri halde güvenlik güçleri üzerimize kurşun yağdırdı. Uğur Kurt’u bilerek vurdular. Vurduktan sonra da müdahale etmemize müsaade etmediler. Bu sefer de bizi gaza boğdular” dedi.

    İstanbul Okmeydanı’nda 22 Mayıs 2014’te bir cenaze için bulunduğu cemevinin bahçesindeyken üzerine açılan ateş sonucu başından vurularak hayatını kaybeden Uğur Kurt, katledilişinin 8. yılında anıldı. Okmeydanı Cemevi’ndeki anma programına Kurt ailesinin yanı sıra, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İnanç Masası’ndan Vedat Kara, Emek Partisi (EMEP) GYK Üyesi Levent Tüzel de katıldı.

    Baba Mansur Ocağı’ndan Eren Yıldırım’ın gülbengiyle başlayan anmada ilk olarak Hacı Bektaş Veli Vakfı Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin konuştu. Uğur Kurt’un vurulduğu güne ilişkin hatırlatmada bulunan Şahin, “Burada cenaze olduğunu bildikleri halde güvenlik güçleri üzerimize kurşun yağdırdı. Uğur Kurt’u bilerek vurdular. Vurduktan sonra da müdahale etmemize müsaade etmediler. Bu sefer de bizi gaza boğdular” dedi.

    “CEMEVLERİMİZE GAZ BOMBALARIYLA, KURŞUNLARLA GİRİP, CANLARIMIZI KATLEDEBİLİYORLAR”

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ise Türkiye’de Türk ve Sünni olmak üzere bir makbul vatandaş tanımı olduğunu söylerken, “Onun dışında kalan herkes ve her şey katliama da, acıya da maruz kalabilir. Bu onlar için hak görülüyor. “Camiye ayakkabıyla girdiler” diye kıyameti koparanlar, cemevlerimize gaz bombalarıyla, kurşunlarla girip, buradaki canlarımızı katledebiliyorlar. Yaşadığımız ülke böyle bir ülke” diye konuştu.

    ADFE Genel Başkanı Celal Fırat da Uğur Kurt’u vuran polise verilen 12 bin 100 TL’lik cezaya tepki gösterirken, “Hem bir insanı katledeceksin hem de parayla onu salıvereceksin. Böyle bir zulmü bu ülkede yaşıyoruz. Aleviler olarak inancımız ve kimliğimizden dolayı hep katliama maruz kaldık” dedi. İBB İnanç Masası’ndan Vedat Kara da yaşanan katliamları unutmadıklarını kaydetti.

    “DEVLETİN GELENEĞİNDE POLİS TERÖRÜ HEP VAR”

    EMEP GYK Üyesi Levent Tüzel ise, “Cenaze için burada bulunan insanların üzerine açık şekilde ateş açıldı. Devletin anlayışı ve geleneği devam ediyor. Bu devletin geleneğinde polis terörü, polis şiddeti hep var” diye konuştu.

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz de “Bu ülkede hiçbir insan bir ibadethane içinde öldürülmedi. Yalnız Uğur Kurt’ta bu gerçekleşti. Bir ibadethanede inancından dolayı katledilen bir canımız var. Ayrıca bu hukuk sistemi 12 bin 100 lira ile katil polisin aklanmasına sebep oldu” ifadelerini kullandı.

    Baba Mansur Ocağı’ndan Eren Yıldırım Dede ise şöyle konuştu:

    “Devlet şu aklımı ortaya çıkartıyor: Gidip cemevinde bir Alevi’yi öldürün. 12 bin liranız varsa dışarıda paşa paşa gezersiniz. Böylece insanların önünü mü açıyor? Açıyor zaten. Bu katliamı gerçekleştirenlere binlerce kez lanet olsun.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt, Okmeydanı Cemevinde anılacak

    Polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt, Okmeydanı Cemevinde anılacak

    PİRHA-Cenaze için bulunduğu Okmeydanı Cemevi’nde polisin açtığı ateş sonucu başından vurularak hayatını kaybeden Uğurt Kurt, katledilişinin 8. yılında anılacak. 22 Mayıs Pazar günü saat 11.00’de başlayacak olan anmaya çağrı yapıldı. 

    İstanbul Okmeydanı’nda 22 Mayıs 2014’te bir cenaze için bulunduğu cemevinin bahçesindeyken üzerine açılan ateş sonucu başından vurularak hayatını kaybeden Uğur Kurt, katledilişinin 8. yılında anılacak.

    Baba Mansur Ocağı’ndan Eren Yıldırım dede yaptığı paylaşımda “Uğur Kurt. Katledilişinin 8. yılı. Bu acıyı yaşatanlara, adaletsizce verilen kararlara, bir ibadethanede bir insanı öldürmenin bedeli olan 12 bin 100 liraya tepkimizi bir kez daha göstermek ve Uğur Kurt canımızı anmak için tüm canları 22 Mayıs Pazar günü saat 11.00’de Okmeydanı Cemevimize bekliyoruz” dedi.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Kenanoğlu’ndan Soylu’ya: Alevi açılımını, katlettiğiniz Uğur Kurt’un çocuğuna anlatın!-VİDEO

    Kenanoğlu’ndan Soylu’ya: Alevi açılımını, katlettiğiniz Uğur Kurt’un çocuğuna anlatın!-VİDEO

    İçişleri Bakanlığı’nın cemevlerine ihtiyaç ziyaretleri yapmasını eleştiren HDP’li Ali Kenanoğlu, “Siz Alevi açılımını, Okmeydanı Cemevi avlusunda katledilen, o sizin koruyup kolladığınız kişilerin mağdur ettiği Uğur Kurt’un 2 yaşında babasız bıraktığınız evladına anlatın” dedi.

    Meclis Genel Kurulu’nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile bağlı kuruluşların bütçe görüşmelerinde HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu konuştu. İçişleri Bakanlığı’nın “Alevi açılımı”na değinen Kenanoğlu, bin 600’e yakın cemevinin danışmanlar tarafından ziyaret edildiğini belirtti.

    Bakan Soylu’nun da zaman zaman ziyaret ettiği cemevleri olduğunu kaydeden Kenanoğlu, “Buralarda tabii, soruyorlar: ‘Ne lazım? Çay, çorba, boya, badana ondan sonra beton, tuğla, masa, sandalye ne istersiniz?’ falan diye. Kimi cemevi yöneticileri de diyor ki: ‘Hayır, biz sadaka istemiyoruz, biz ibadethane statüsü istiyoruz.’ O zaman da Sayın Bakan geçen gün buna cevap verip diyor ki: ‘Bu benim boyumu aşar’ Bu Sayın Bakanın boyunu aşıyor” dedi.

    “ALEVİLİK SUÇ MU?”

    “Okmeydanı Cemevi’ne gittiniz mi bilmiyorum” diyen Kenanoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Gitmediyseniz gidin hani cemevlerini ziyaret ediyorsunuz ya, oraya da gidin. Uğur Kurt var, Uğur Kurt, orada, cemevi’nin avlusunda katledildi. Onun katledildiği yere bir bakın, polis kurşunuyla katledildi, polisin ateş ettiği yere de bir bakın. Şimdi, cemevi avlusunda suçu ne? Suçu sadece Alevi olmak. Alevilik bir suç mu? İşte, sizin boyunuzu aşan noktadan sonraki suç, orada suçlu oluyoruz işte. Şimdi sizin boyunuza kadar ki kısmında sorun yok. Ama boyunuzu aşan kısmında suçlu ilan ediliyoruz.

    “KATİL SEZGİN KORKMAZ 12 BİN 100 LİRA PARA CEZASIYLA ÖDÜLLENDİRİLDİ”

    Şimdi, katil Sezgin Korkmaz -paniklemeyin Baran’ı yok bunun sadece Sezgin Korkmaz, tesadüfen benzerlik var anladığım kadarıyla- ne ceza aldı? 12 bin 100 lira para cezası. 12 bin 100 lira para cezasıyla ödüllendirildi, şu anda da personeliniz olarak görevine devam ediyor. Peki, burada daha ilginç bir şey var: O dönemde Emniyet Genel Müdürlüğü, Uğur Kurt cinayetiyle ilgili bir inceleme başlatıyor, bu daha sonra disiplin soruşturmasına dönüşüyor ve rapor burada. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği bir disiplin raporu hazırlıyor. Bu disiplin raporuna göre Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı’nın ihlal ve sorumluluğu nedeniyle disiplin suçu işlediği rapor ediliyor. Ne zaman? 2015’te.

    “ALEVİ AÇILIMINI, KATLETTİĞİNİZ UĞUR KURT’UN OĞLUNA ANLATIN”

    Peki, ne oluyor? Tabii, o süreçte -2015, güvenlik konseptine geçilmiş, artık mekanizma orada işliyor- raporu hazırlayan müfettiş emekliye sevk ediliyor, daha sonra, sizin Bakanlığınız döneminde bu kişi 2017’de Ankara Emniyet Müdürü oluyor ve şu anda hâlen de Ankara Emniyet Müdürü olan Servet Yılmaz.
    Servet Yılmaz disiplin suçunu alsa hiçbir şekilde yükselemeyecek, işleyiş böyle ama hiçbir şekilde o suçu almıyor ve ödüllendiriliyor. Şimdi, biz şunu söylüyoruz: Sizin politikanız cezasızlık üzerine kurulu, sizin Alev açılımınız budur. Siz Alevi açılımını, Okmeydanı Cemevi avlusunda katledilen, o sizin koruyup kolladığınız kişilerin mağdur ettiği Uğur Kurt’un 2 yaşında babasız bıraktınız evladına gidin anlatın onu. Şimdi, Aleviler sadaka istemiyor, Aleviler eşit yurttaşlık statüsü çerçevesinde, eşit yurttaşlık hakkı çerçevesinde kendi haklarını; ana sütü gibi helal olan, vergileriyle ödenmiş, ortaklaşmış ve bu ülkenin yurttaşı olmaktan kaynaklı haklarını istiyor. Alevilere sadaka dağıtma mantığından vazgeçin. Sizin boyunuzu aşabilir ama boyu uzun olanlar var, o uzun boylular bunun gereğini yerine getirsinler.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Uğur Kurt’un katledilmesinde sorumluluğu olan Servet Yılmaz’ın emniyetteki yükselişi Meclis gündeminde

    Uğur Kurt’un katledilmesinde sorumluluğu olan Servet Yılmaz’ın emniyetteki yükselişi Meclis gündeminde

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Uğur Kurt’un Okmeydanı Cemevinde katledilmesinde sorumluluğu olan Servet Yılmaz’ın emniyetteki yükselişini İçişleri Bakanı Soylu’ya sordu. Kenanoğlu  “Bakanlığınız bir taraftan cemevlerine danışman gönderip sorunlarını öğrenmeye çalışırken, diğer taraftan cemevi bahçesinde katledilen Uğur Kurt’un ölümünde sorumluluğu bulunan bir şahsın terfi etmesine nasıl göz yummaktadır?” dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 2014 yılında Okmeydanı Cemevi bahçesinde Uğur Kurt‘un polis kurşunuyla katledilmesinde görevini yapmadığı gerekçesiyle sorumluluğu bulunan Servet Yılmaz‘ın emniyetteki yükselişine ilişkin soru önergesi verdi.

    Kenanoğlu, İçişleri Bakanlığı‘na verdiği soru önergesinde, Uğur Kurt’un öldürülmesine ilişkin açılan davada Servet Yılmaz hakkında soruşturma açıldığını ve bu soruşturmaya istinaden Servet Yılmaz’ın ceza alması gerekirken Ankara Emniyet Müdürlüğü‘ne kadar terfi ettirildiğini belirtti.

    Servet Yılmaz hakkında açılan soruşturmayı yürüten başmüfettişin yaşı dolmadığı halde zorla emekliliğe sevk edildiği de ifade edilen soru önergesinde Kenanoğlu, İçişleri Bakanlığı’na; ‘Bakanlığınız bir taraftan cemevlerine danışman gönderip sorunlarını öğrenmeye çalışırken, diğer taraftan cemevi bahçesinde katledilen Uğur Kurt’un ölümünde sorumluluğu bulunan bir şahsın terfi etmesine nasıl göz yummaktadır?’ diye sordu.

    “CEZA ALMASI GEREKEN SERVET YILMAZ TERFİ ETTİRİLMİŞ”

    Ali Kenanoğlu’nun vermiş olduğu soru önergesinin metninde şu ifadeler yer aldı:

    “İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca düzenlenen disiplin raporuna göre; 2014 yılında Okmeydanı Cemevi bahçesinde polisin ateş açması sonucu yaşamını yitiren Uğur Kurt’un ölümünde ‘görevi savsaklama’ suçundan ceza alması gereken dönemin, Şişli ilçesinden sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Servet Yılmaz, bırakın ceza almasını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından önce Emniyet Genel Müdür Yardımcılığına terfi ettirilmiş, daha sonra da 2017 yılında Ankara Emniyet Müdürü göreviyle taltif edilmiştir.

    Servet Yılmaz hakkında ‘görevi savsaklama’ nedeniyle cezalandırılması gerektiği yönünde disiplin raporu düzenleyen başmüfettiş ise yaşı dolmadığı halde zorla emekliliğe sevk edilmiştir.

    Servet Yılmaz’ın, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı olduğu dönemde müfettişlerce araştırıldığı suç konusu; Soma’da 13 Mayıs 2014’teki maden kazasında 301 madencinin yaşamını yitirmesi nedeniyle, 22 Mayıs 2014 günü Okmeydanı’nda protesto gösterisinde bulunan grubun dağıtılması amacıyla yapılan polis müdahalesinde, cemevi bahçesinde Uğur Kurt’un polis tarafından öldürülmesi öncesinde, olayların yaşandığı bölgede sorumlu olduğu halde gerekli güvenlik önlemlerini almadığı iddiasıdır.

    MÜFETTİŞ RAPORU: GÖREVİNİ YAPMAMIŞ

    Bu iddia, İçişleri Bakanlığı’nca görevlendirilen bir Mülkiye Başmüfettişi ile Polis Başmüfettişi tarafından kapsamlıca araştırılmıştır. Araştırma kapsamında müfettişler, olayların yaşandığı Okmeydanı bölgesinin Beyoğlu, Kâğıthane ve Şişli İlçe Emniyet Müdürlükleri’nin sorumluluk alanlarının kesiştiği bölge olduğunu tespit etmiş, Çevik Kuvvet, Terörle Mücadele ve Güvenlik Şubelerinin yanı sıra Beyoğlu, Kâğıthane ve Şişli İlçe Emniyet Müdürlüklerinin resmi yazı ile görevlendirildiği anlaşılmıştır.

    Ancak, söz konusu müfettiş raporuna göre, cemevi bahçesinde polis kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt’un da yaşamını yitirdiği olaylar sırasında, Şişli ilçesinden sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Servet Yılmaz ile Şişli İlçe Emniyet Müdürü Muhammed Fatih Sarıyıldız’ın, “Görev emrinde isimleriyle talimat verilmesine” karşın, olayların yaşandığı yerde olmadıkları tespit edilmiştir.

    Müfettişler, Yılmaz ve Sarıyıldız’ın resmi talimat yazısında görev yerine gelmedikleri gibi herhangi bir rütbeli personel de görevlendirmedikleri, sadece rutin devriye görevi yapan üç kişilik shortland aracını görevlendirilmiş gibi yaptıkları, söz konusu ekibin de protesto eyleminin başlangıç aşamasında gözaltına aldıkları bir çocuğun adli işlemleri ile ilgilenmelerinden dolayı eylem süresince olay mahallinde bulunmadıklarını ortaya koymuştur.

    Bakanlık araştırması sırasında müfettişler, haklarında inceleme yaptıkları Yılmaz ve Sarıyıldız’ın bilgisine de başvurmuş ancak, verdikleri beyanlarının gerçek olmadığı rapora yansımıştır. Her iki polis müdürünün verdikleri bilgilerden ikna olmayan müfettişler raporda şu değerlendirmeyi yapmıştır;

    “(…) Şişli ilçesinden sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Servet Yılmaz’ın olay yerinde olduğu yolundaki beyanının gerçeği yansıtmadığı, zira adı geçenin, olay yerine Uğur Kurt’un vurulmasını müteakip olayların kitleselleşmesinden sonra intikal ettiği, İlçe Emniyet Müdürü Muhammet Fatih Sarıyıdız’ın da Adliye Sarayı önünde başka bir görev ifa ettiği yolundaki beyanına da itibar etmenin mümkün olmadığı, zira Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü kayıtlarında Adliye Sarayı önünde herhangi bir olay olacağı veya olduğuna dair tedbir planı veya olay tutanağı belgelerine rastlanmadığı anlaşılmıştır. (…)”

    “SERVET YILMAZ SOYLU’NUN SAĞ KOLU”

    Nihayetinde İçişleri Bakanlığı Müfettişleri, Yılmaz ve Sarıyıldız hakkında Emniyet Disiplin Tüzüğü’nün 13. maddesinde düzenlenen “Görevin takdir ve yerine getirilmesinde savsaklama eylemi” çerçevesinde “kınama” cezası verilmesi gerektiğini talep etmişlerdir.

    Bu konuda yetkisini kullanan Disiplin Kurulu, müfettişlerin görevi savsaklama, yanlış beyanda bulunma tespitlerine karşın Yılmaz ve Sarıyıldız’ın yaşananlarda bir eksiğinin bulunmadığı gerekçesiyle herhangi bir ceza verilmesine gerek olmadığına hükmetmiştir.

    Böylece, kınama cezası alması halinde bulunduğu görevden alınması gereken ve sonrasında başkaca bir üst yönetici görevine getirilemeyecek olan Yılmaz, emniyet teşkilatındaki görevine devam etmiştir.

    Devletin görevlendirdiği başmüfettişin tespitleri sonrasında hazırlanan raporda hakkında somut deliller olmasına rağmen kurul kararıyla cezadan kurtulan, adı organize suç örgütü liderinin videolarında “Soylu’nun adamı’ olarak gündeme gelen Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz, Trabzonlu hemşehrisi Soylu’nun sağ kolu olarak beş yıla yakın süredir emniyet teşkilatının biçimlendirilmesinde bizzat etkin rol oynamaktadır.

    Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olduktan sonra 2017’deki Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun doğal üyesi olarak terfi, atama ve emeklilik kararlarının altına imza atan Servet Yılmaz’ın tahmin edileceği gibi yaptığı ilk işlerden biri de kendisi hakkında ceza istemli raporu hazırlayan polis başmüfettişinin emekliliğe sevk edilmesi olmuştur.

    “SERVET YILMAZ’A CEZA İSTEYEN POLİS BAŞMÜFETTİŞİ NEDEN ZORLA EMEKLİ EDİLDİ?”

    Bütün bunlara göre;

    -Cemevi bahçesinde polis kurşunuyla vurulan Uğur Kurt’un ölümünde, başmüfettiş raporuna göre görevini yapmadığı gerekçesi ile ceza verilmesi gereken Servet Yılmaz’a neden ceza verilmemiştir?

    -Cemevi bahçesinde polis kurşunuyla vurulan Uğur Kurt’un ölümünde, başmüfettiş raporuna göre görevini yapmadığı gerekçesi ile ceza verilmesi gereken Servet Yılmaz emniyet bürokrasisinde nasıl yükselmiştir?

    -Doğru beyanda bulunmadığı Müfettiş raporuyla da tespit edilen bir Emniyet yetkilisi ceza alması gerekirken nasıl terfi edebilmektedir?

    -Servet Yılmaz’a ceza isteyen polis başmüfettişi neden yaşı dolmadığı halde zorla emekliliğe sevk edilmiştir?

    -Hakkında rapor hazırladığı polis başmüfettişinin, Yılmaz’ın genel müdür yardımcısı olarak katıldığı ilk YDK’da emekli edilmesi bir tesadüf müdür?

    -Kamuoyuna yansıyan bu bilgiler doğrultusunda Servet Yılmaz hakkında yeniden bir soruşturma başlatılacak mıdır?

    -Bakanlığınız bir taraftan Cemevlerine danışman gönderip sorunlarını öğrenmeye çalışırken, diğer taraftan Cemevi bahçesinde katledilen Uğur Kurt’un ölümünde sorumluluğu bulunan bir şahsın terfi etmesine nasıl göz yummaktadır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi toplumundan, Uğur Kurt için anma mesajları

    Alevi toplumundan, Uğur Kurt için anma mesajları

    PİRHA-Polis kurşunuyla 22 Mayıs 2014’te Okmeydanı Cemevinde öldürülen Uğur Kurt için Alevi toplumundan mesajlar paylaşıldı.

    Bir yakınının cenaze erkanı için Okmeydanı Cemevi’ne giden Uğur Kurt, 22 Mayıs 2014’te polisin açtığı ateş sonucu başından vurularak öldürülmüştü.

    Hakka yürümesinin 7. yılında Uğur Kurt için Alevi toplumundan birçok mesaj paylaşıldı.

    Garip Dede Dergahı Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, Cemevi avlusunda katledilen Uğur Kurt için açıklama yaparak “Cemevlerimize her tür şiddeti yapanlara da siyaset erkanından ortak bir tepki koymalarını bekliyoruz… Okmeydanı Cemevimizin içinde, 7 yıl önce başından polis kurşunuyla vurularak katledilen Uğur Kurt’u unutmuyoruz. Uğur’u katleden polise 12 bin TL para cezası verilmişti. Zalim İsrail devletinin, Filistin halkına Mescidi Aksa’da yaptığı katliamın, başka bir versiyonu değil midir?” ifadelerini kullandı.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ise “Uğur Kurt 7 yıl önce Okmeydanı Cemevi avlusunda polis kurşunuyla katledildi. Uğur Kurt’u öldüren polis, diğer katil polisler gibi cezasızlıkla ödüllendirildi. Uğur Kurt ve polis kurşunuyla katledilen tüm Can’ları saygıyla anıyor katilleri lanetliyorum” mesajını paylaştı.

    Sosyolog Veli Saçılık ise “Bütün katliamlarda yaptıkları gibi imza olarak cansız bedenin üzerine gaz bombası attılar” dedi.

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği de Uğur Kurt’u unutmadı. Sosyal medya hesaplarından paylaşılan mesajda “Bir Can’ın bedeli 12.000 TL! 22 Mayıs 2014’de Okmeydanı Cemevi önünde katledilen Uğur Kurt’u saygı ve sevgiyle anıyoruz” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Bülbül: Cemevlerimizde Uğur Kurt için çerağ uyandıralım

    HDP’li Bülbül: Cemevlerimizde Uğur Kurt için çerağ uyandıralım

    PİRHA- Alevi yurttaş Uğur Kurt’un, Okmeydanı Cemevinin bahçesindeyken üzerine açılan ateş sonucu başından vurularak katledilişinin 7. yılına dair konuşan HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, “adaletin katilden yana taraf olması ve katliamı savunması, katliama ortak olmasıdır” derken, cemevlerinde Uğur Kurt ve katliamlarda yaşamını yitirmişler için çerağ uyandırılması çağrısında bulundu.

    İstanbul Okmeydanı’nda 22 Mayıs 2014’te cenaze için bulunduğu cemevinin bahçesindeyken üzerine açılan ateş sonucu başından vurularak hayatını kaybeden Uğur Kurt’un katledilişinin 7. yıl dönümü.

    Uğur Kurt’un katledilişinin 7. yılına dair konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül “Okmeydanı Cemevine asılan pankarttaki, “Burası ibadethanedir. Burada bir insanı öldürmenin cezası mahkeme kararıyla 12 bin 100 lira olarak belirlenmiştir” sözü gibi Uğur Kurt’u öldüren polis memuru ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan 25 yılla yargılanır iken, kendisine 12 bin 100 lira TL para cezası verilerek adeta ödüllendirildi ve dosya kapatıldı” dedi.

    “CEZASIZLIK POLİTİKASI SİSTEMATİK BİR POLİTİKADIR VE DEĞİŞMİYOR”

    Bu tür katliamların tamamında bir cezasızlık politikası olduğunun altını çizen Bülbül,  “adalet dağıtan kurumların bu tür katliamlarda cezasızlık politikasını sistematik olarak devam ettirmesi, aslında zımni olarak katliama devam etmesi anlamına geliyor. Bu katliam suç değildir, anlamına geliyor. Üzeri örtülerek veya küçük cezalarla bir geçiştirme söz konusu. Bu Cumhuriyet tarihinde Alevi toplumuna ya da farklı kesimlere yapılmış tüm katliamlar için söz konusudur. Cezasızlık politikası sistematik bir politikadır ve değişmiyor” diye konuştu.

    “SADECE BİR İNSANA DEĞİL; BİR İNSANIN İNANÇSAL DEĞERLERİNE YAPILAN BİR KATLİAM SÖZ KONUSU”

    Uğur Kurt Okmeydanı Cemevinin avlusunda, cenaze erkanı yürütülürken katledildiğini hatırlatan Bülbül, “Dolayısıyla burada sadece bir insana değil; bir insanın maddi, manevi, kültürel, inançsal değerlerine yapılan bir katliam da söz konusu” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yargılama sırasında polis Sezgin Korkmaz, tavrı gerekçe gösterilerek önce 2 yıl ceza alıyor, sonra 1 yıl 8 aya indiriliyor ve arkasından 12 bin yüz liralık bir para cezasına dönüştürülüyor. Bu tamamen adaletin katilden yana taraf olması ve katliamı savunması, katliama ortak olmasıdır. Bu, 12 bin lira ceza verilerek geçiştirilecek bir şey değil. Katil polis Sezgin Korkmaz’ın hangi iyi hali varmış da bundan dolayı bu ceza verilmiş? Açık bir katliam söz konusuyken, burada iyi hal gibi bir şey gözetilebilir mi?

    Çok ilginç bir şey daha var. Suçlunun avukatı Tolga Yurdakul, anne Gülnaz Kurt’a ceza talep ediyor. Sebep; anne Gülnaz Kurt’un kendisini darp etmesi. Kendi katillerini cezadan kurtardıkları yetmiyormuş gibi katledilen canın annesine de ceza verdirmek için kurnazca bir Osmanlı oyunu gerçekleştiriyorlar.”

    “Şu anda müesses nizamın, ırkçı tekçi sistemin kendi dışında gördüğü herkesin katledilebileceğine dair bir tutumu var” ifadelerine yer veren Bülbül, “Dolayısıyla Uğur Kurt’un katili, Uğur Kurt’un katilini yargılayan mahkeme, İçişleri Bakanlığı’nın kendisi ve tüm yetkili kurumları, İstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkili kurumları ve bu polisin direk bağlı olduğu kurum bu suçun ortağıdır” diye belirtti.

    “BURADA YARGILANMASI GEREKEN DEVLETİN GELENEKSEL IRKÇI, TEKÇİ ZİHNİYETİDİR”

    Bugün cemevlerinin avlusunda, önünde, içinde, yanında ve yöresinde, cemevinde yürütülen ibadete talip olan herkes aynı tehdit, aynı katliam, aynı tehlike ile karşı karşıya olduğunu vurgulayan Bülbül,  “Burada yargılanması gereken sadece İçişleri Bakanlığı ve benzeri kurumlar değil, devletin derin zihniyeti, devletin geleneksel ırkçı, tekçi zihniyetidir” ifadelerini kullandı.

    “MEŞRU, DEMOKRATİK MÜCADELEYİ YÜKSELTMELİYİZ”

    Bülbül, “Alevi toplumu ve Alevi toplumunun paydaşları, müsahipleri yarına dair tutumunu belirlemeli ve buna göre anmayı, karşı duruşu, meşru, demokratik mücadeleyi yükseltmeliyiz ve her cemevimizde Uğur Kurt ve benzeri katliamlara tabii tutulmuş, Hakk’a yürümüş canlarımız için de çerağ uyandırılması gerektiği kanısındayım” diyerek sözlerini tamamladı.

    Diren SATI/İSTANBUL

  • Cemevi bahçesinde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un acısı 7 yıldır hiç dinmedi!-VİDEO

    Cemevi bahçesinde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un acısı 7 yıldır hiç dinmedi!-VİDEO

    PİRHA- Alevi yurttaş Uğur Kurt, Okmeydanı’nda 22 Mayıs 2014’teki eylemde, cenaze için bulunduğu cemevinin bahçesindeyken üzerine açılan ateş sonucu başından vurularak hayatını kaybetti. Kurt’u katleden polise 12 bin lira para cezası verildi. Kurt, katledilişinin 7. yılında Okmeydanı Cemevinde anılacak.  

    İstanbul Okmeydanı’nda 22 Mayıs 2014’te cenaze için bulunduğu cemevinin bahçesindeyken üzerine açılan ateş sonucu başından vurularak hayatını kaybeden Uğur Kurt’un katledilişinin 7. yıl dönümü. Koca bir 7 yılın ardından Uğur Kurt’un ailesi hala adalet bekleyişini sürdürüyor.

    Okmeydanı Cemevine asılan pankarttaki, “Burası ibadethanedir. Burada bir insanı öldürmenin cezası mahkeme kararıyla 12 bin 100 lira olarak belirlenmiştir” sözü gibi Uğur Kurt’u öldüren polis memuru ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan 25 yılla yargılanır iken, kendisine 12 bin 100 lira TL para cezası verilerek adeta ödüllendirildi ve dosya kapatıldı.

    POLİS KURŞUNU İLE BAŞINDAN VURULDU

    Uğur Kurt 22 Mayıs 2014 tarihinde bir yakınının cenazesine katılmak için geldiği Okmeydanı Cemevinde polis silahından çıkan kurşun ile başından vuruldu.

    Polisler bir eyleme müdahale ederken ve silah seslerinin duyulduğu anda cemevindeki yurttaşlar sağa sola kaçışmıştı. O sırada sıkılan kurşunların hedefi olan Uğur Kurt yere düştü. Uğur Kurt’un vurulduğunu gören cemevi içerisindeki yurttaşlar çıkarak yanına geldi. Havluyla kendisine tampon uygulandı. Uğur Kurt başından vurulup kanlar içerisinde kalmasına rağmen polisler cemevi içerisine biber gazı atmaktan geri durmuyordu. Ambulans girişine tam 30 dakika izin verilmemişti.

    Ambulansa alınan Uğur Kurt hastaneye kaldırıldı. Uğur Kurt’un yakınları, tedavinin sürdüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin önüne akın etti. Sivas’ta yaşayan annesi Gülnaz Kurt ve babası Kemal Kurt’un da İstanbul’a gelmek için yola çıkmışlardı.

    VALİDEN, ARINÇ’TAN VE EMNİYETTEN AÇIKLAMALAR

    İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Uğur Kurt’un polis kurşunuyla öldürülmesi ile ilgili,  “Elbette kullanılan bir silah var. Medyaya da yansıyan silahlı görüntüler var” demişti.

    Olayla ilgili hükümetten ilk açıklama da öğleden sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’tan gelmişti. Uğur Kurt’un ‘çatışan gruplar içerisinde olmadığını’ söyleyen Arınç, Kurt’un kafasına isabet eden kurşunun sekmiş olabileceğini iddia etmişti.

    Arınç’ın açıklamasında, “Bilgi aldığım yetkililer olayla ilgili olarak savcılığın el koyduğunu, polislerin kullandığı silahların balistik muayenesinin yapılacağını ve bu şahsın başındaki kurşunun tespit edilerek sorumluları hakkında da derhal bir tahkikatın sonuçlanacağını ifade ettiler… Eğer bir polisin silahında çıkan bir kurşunla, hiç günahı olmayan, meseleye uzaktan bakan bir yurttaşımız, seken kurşunla yaralanmış dahi olsa böyle bir olaya adı karışanların derhal adliye önüne çıkartılmasını ve gereken cezaların verilmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullanmıştı.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden de konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Bu olaylar devam ederken Çınar Sokak içinde bulunan bir vatandaşımız, nereden geldiği belli olmayan ateşli bir silahla yaralanmış, akabinde Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alınmıştır. Bu olayla ilgili olarak fail veya faillerin bir an önce tespit edilmesi ve olayın aydınlatılması için çalışmalarımız titizlik ve kararlılık içinde sürdürülmektedir” deniliyordu.

    SAVCI BİR TÜRLÜ CEMEVİNE GELEMEDİ

    Uğur Kurt’un vurulmasıyla ilgili avukatlar Şükriye Erden, Oya Aslan ve Tahir Kemal Bozkır, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Avukatlar başsavcılığın olay yerine gidip acilen keşif yapmasını ve kamera kayıtları gibi delillerin yok edilmeden toplanmasını talep etti.

    Teslim ettikleri suç duyurusu dilekçelerinde avukatlar, olay yerinde görev yapan tüm polislerin tespit edilmesi ve ateş açan polisler hakkında “Kasten öldürmeye teşebbüs”, “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” ve “kasten yaralama” suçlarından dava açılmasını istedi.

    Avukatlar dilekçelerinde, “Görgü tanıklarının belirttiğine göre, polis, dört çocuğu kovalarken Okmeydanı Cemevinin 200 metre ilerisinde beklemiş, nişan alarak cemevinde bulunan insanlara (altı el) ateş açmıştır. Bu nedenle orada bulunan herkesin yaşam hakkı tehlikeye sokulmuştur. Bu olay nedeniyle, etkin bir soruşturmanın yürütülebilmesi için savcılığın deliller yok olmadan, olay yerinde keşif yapması ve delilleri toplaması zorunluluğu doğmuştur” ifadelerine kullanmıştı.

    BİNLER UĞUR KURT’U UĞURLADI

    Uğur Kurt, vurulduğu Okmeydanı Cemevinden binlerce kişi tarafından toprağa verilmek üzere memleketi Sivas’a uğurlandı. Hakk’a yürüme erkanında ağıtlar bir biri ardı yükseliyordu.

    Kurt, Okmeydanı Cemevinde olduğu gibi Sivas’ın Hafik İlçesi bağlı Üzeyir Köyü’nde çok sayıda kişinin katılımı ile toprağa sırlandı.

    ERDOĞAN, KURT’UN AİLESİNİ ARADI

    Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Uğur Kurt’un babası Kemal Kurt’u telefonla arayarak taziyelerini iletti.

    Uğur Kurt’a rahmet, aileye de sabır dileyen Erdoğan, acılı babaya olayın takipçisi olacaklarını söyledi.

    Başbakan Erdoğan, Uğur Kurt’un hayatını kaybetmesine yol açan hadisenin aydınlatılması için balistik incelemeler başta olmak üzere gereken her şeyin titizlikle yapılacağını belirtmişti.

    Anne Gülnaz Kurt, dönemin başbakanı olan Erdoğan’ın, oğulları Uğur Kurt’un öldürülmesine yol açan olayın aydınlatılması için kendilerine verdiği sözün tutulmadığını dile getirerek isyan etti.

    İLK MAHKEME VE SANIK POLİSİN TUTUKSUZ YARGILANMASI

    Uğur Kurt’un öldürülmesi ilgili ilk duruşma 20 Mart 2015 tarihinde görülmeye başlandı.

    Duruşmada tanık olarak dinlenen Ali Turan olay anında polislerin ambulans geçişine izin vermediklerini kaydederek, “Gaz attıkları esnada Uğur yan döndü, yere düştü. Polislere, ‘Ambulans çağrılması için anons edin’ dedim. Polisler beni ciddiye almadı, ‘Seni de götürürüz’ dediler. Ambulans, polisler izin vermediği için 40 dakika sonra geldi. Olay anında silah sesi duymadım” demişti.

    Uğur Kurt’un ailesi şikayetçi olduklarını belirterek, polis S.K.’nın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

    Tanıkların dinlenmesinden sonra söz alan Kurt ailesinin avukatı Turgut Kazan, sanık polisin her ne kadar eylemcilere yönelik ateş ettiğini söylese de, yakında bulunan cemevinde cenaze için toplanan insanları görmemesinin mümkün olmadığını, ateş etmesi durumunda eylemcinin dışında olayla ilgisiz birini de vurabileceğini öngörmesi gerektiğinden, sorumsuzca davrandığını ve bu durumun da “olası kasıt” suçunu doğurduğunu söyledi.

    Turgut Kazan, sanık S.K.’nın tutuklanması talebinde bulundu. Mahkeme, sabit iş ve ikametgahı bulunan S.K.’nın, toplanmayan delillere tesir etme ve onları karartma durumunun bulunmadığını gerekçe göstererek, sanığın tutuklanması yönündeki talebini reddetti.

    SANIK POLİSE 12 BİN 100 LİRA PARA CEZASI

    Sanık polisin 3 yıldır tutuksuz yargılandığı davada 25 Nisan’da karar çıktı.İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık polise 12 bin 100 TL adli para cezası vermişti. Karara gerekçe olarak sanığın mahkemedeki tutum ve davranışları gerekçe gösterildi. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada savcının esas hakkındaki mütalaasında “olası kastla öldürme” suçundan 20 yıla kadar hapis cezası isteniyordu.

    Uğur Kurt’u öldüren polisin avukatı doğrudan taksirle öldürme suç maddesinin uygulanması olayın oluş şekline aykırı olduğundan cezada indirim talep etti. Mahkemenin bir canı öldürmenin bedeli olarak önüne koyduğu 12 bin lira sanık polise çok gelmiş olmalı ki avukatı indirim talebinde bulundu.

    Kararın açıklanmasının ardından Uğur Kurt’un yakınları karara tepki gösterdi. Kurt’un eşi Narin Kurt, tepkisini “Oğluma ne diyeceğim ben? Hakim senin çocukların da babasız kalsın!” diyerek gösterdi.

    İBADETHANEDE İNSAN ÖLDÜRMENİN CEZASI 12 BİN 100 LİRA

    Uğur Kurt’un katili polise mahkemenin 12 bin 100 lira para cezası vermesi ailesini derinden yaralamış ve kamuoyunda büyük tepki almıştı. Karar Okmeydanı Cemevi tarafından cemevine asılan pankartla protesto edildi. Pankartta, “Burası ibadethanedir. Burada bir insanı öldürmenin cezası mahkeme kararıyla 12 bin 100 lira olarak belirlenmiştir” ifadeleri yer aldı.

    UĞUR KURT’UN ANNESİNE SAAT KOPARMA DAVASI

    Bu sefer sanık koltuğunda olan Uğur Kurt’un annesi Gülnaz Kurt olmuştu. Sanık polisin avukatı Tolga Yurdakul’un saatinin kordonunu kopardığı iddiasıyla yargıç karşısına anne Gülnaz Kurt, “3 kişinin katilini bıraktılar, bana dava açtılar. Oğlumu geri getirsin ben saat alırım” demişti.

    30 Mayıs 2017 tarihinde hakim karşısına çıkan anne Gülnaz Kurt, dava sonucunda beraat etti.

    BABASI KANSERE YAKALANIP HAKK’A YÜRÜDÜ

    Uğur Kurt için adalet mücadelesi veren babası Kemal Kurt’un da olay sonrasında yakalandığı kanser hastalığını yenemeyerek Hakk’a yürüdü. Baba Kemal Kurt Okmeydanı Cemevi’nde cenaze töreni sonrasında memleketi Sivas’ta toprağa sırlandı.

    ANNE GÜLNAZ KURT: DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI

    Oğlu Uğur Kurt’un öldürülmesinin ardından geçen 7. yılda PİRHA‘ya konuşan Anne Gülnaz Kurt, oğlu Uğur Kurt’un ölümüne yol açan polisin aldığı hapis cezasının 12 bin TL para cezasına çevrilmesine isyan etti. Kurt, sanık polis ve avukatının mahkeme çıkışı yüzlerine gülerek gittiklerini hatırlattı.

    Gülnaz Kurt oğlunun ölümüyle birlikte eşi ve kendisinin de öldüğünü kastederek, yaşamın kendileri için dayanılmaz bir hal aldığına vurguda bulundu. Anne Kurt, ayrıca dönemin başbakanı olan Erdoğan’ın, oğulları Uğur Kurt’un öldürülmesine yol açan olayın aydınlatılması için kendilerine verdiği sözün tutulmadığına da dikkat çekti.

    Kurt ailesi halen adalet bekliyor….

    PİRHA/İSTANBUL