Etiket: ulucanlar

  • Bu hastanede ne can güvenliği var ne de yönetim!

    Bu hastanede ne can güvenliği var ne de yönetim!

    PİRHA-Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan personelin yüzde 70’inin enfekte olduğu iddia edildi. Hastane yönetiminin adeta kriz içerisinde olduğu belirtilirken, servislerde güvenlik personeli olmayışı sebebiyle hasta ziyaretlerinde de sınırlamaya gidilmediği aktarıldı.

    Covid-19 pandemisiyle birlikte sağlık sektöründeki sorunlar da çığ gibi büyümekte. Aksayan sağlık hizmetlerinin yanı sıra hastane çalışanlarının da hayati tehlike barındıran ortamlarda iş üretmesi, var olan krizi daha da derinleştirdi.

    Yaşadıkları hak ihlalleri sebebiyle Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi çalışanları da “Sesimizi duyun artık” dedi. Hastane ortamının bir bütün olarak tehlike barındırdığını dile getiren çalışanlar, hastane yönetiminin sorumsuz davrandığını aktardı.

    HASTANEDE GÜVENLİK SKANDALI!

    İsminin yazılmasını istemeyen bir sağlık çalışanı, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde maruz kaldığı tüm şiddet ve ihlalleri PİRHA’ya anlattı. Sağlık hizmeti verilen tüm hastanelerde fiziksel saldırıların arttığına dikkat çeken hastane çalışanı, can güvenliğinden yoksun olduklarını söyleyerek şu bilgileri paylaştı:

    “Birincisi servislerde güvenlik elemanları yok. Gündüzleri çalışıyor gibi gözüken ama aslında ortada olunmayan bir durum var. Resmiyette de bu güvenlik elemanları var görünüyorlar ancak belirli aralıklarla gelip bir iki saat durup, onun dışında gidiyorlar. Geceleri ise hastanede hiç güvenlik yok. Yani bu hastanede güvenlik elemanı yok diyebiliriz. Bu da şöyle bir sorunu beraberinde getiriyor; bir hastanın yanına geceleri istenildiği kadar hasta yakını gidebiliyor. Hatta tanımadığımız, bilmediğimiz insanlar bile gelip hastanenin koridorundaki sedyede yatıyor. Hemşire ve doktor, uyarı yaptığında, ‘dışarı çıkın’ dediğinde bu defa bizlere şiddet uyguluyorlar. Onun için bizler de geri adım atmak zorunda kalıyoruz. Yakın zamanda anestezi ve poliklinik bölümünde örnekleri oldu. Dayak yememek için artık herkes geri adım atıyor ve bütün çalışanlar tedirgin. Bu da sağlık çalışanının verimli çalışmasını sağlayacak bir durum değil. Durum böyle olunca sağlık çalışanları ‘nasıl iyi hasta bakarız’ yerine ‘işi nasıl hızlı bitirip kişiyi göndeririz’ diye düşünüyor.”

    ZİYARETÇİ SINIRLAMASI OLMAYAN HASTANE!
    Ankara Hastanesi çalışanı, bütün servislerde düzensiz çalışmaktan dolayı hemşire ve asistanların sürekli Covid olduklarını da söyledi. Hastane yönetiminin, salgınla ilgili hiçbir önleminin olmadığını aktaran sağlık çalışanı şu bilgileri verdi:

    “Mesela bir hastanede hasta servise yatacaksa eğer hastadan Polymerase Chain Reaction (PCR) testi alınır. Eğer hasta ‘pozitif’ ise Covid servisine yönlendirilir ve o serviste tedavisine devam edilir. Ama eğer hasta ‘negatif’ ise bu defa tedavi olacağı alandaki servise yatırılır. Ve o hastanın bakımı için bir refakatçiye ihtiyaç varsa evrensel uygulanan testler yapılır. Ama bu hastanede kesinlikle böyle kural yok. Hiç kimseden test alınmıyor, hasta yatacaksa eğer hemen yatırılıyor. Hastaların yanlarına günler boyunca 20-30 kişi; hasta yakını girip çıkabiliyor. Bu gelen ziyaretçilerden hangisinin pozitif hangisinin negatif olduğunu anlayamıyorsunuz. Doğal olarak şu anda sağlık çalışanları enfekte durumda.”

    HASTANE YÖNETİMİNDEN ÇALIŞANLARA ‘NEDEN HASTALANIYORSUNUZ?’ SORGUSU!
    Verilen bilgiler doğrultusunda Ankara Hastanesinde şu anda tam bir kriz hali söz konusu. Aktarılanlara göre, her serviste çalışanların yüzde yetmişinin hasta olduğu iddialar arasında.

    Covid sebebiyle servisteki asistan ve hemşire sayısının azaldığı, bu nedenle de mecburen gelen hasta sayısında da sınırlamaya gidildiği iddialar arasında. Hastane işleyişinde hiçbir işin yetiştirilemediğini söyleyen sağlık çalışanı, “Basına hiçbir şekilde bilgi sunmayacağımıza dair zaten yazı imzalatıyorlar. Belirtmek isterim ki bu işte o kadar çok siyaset dönüyor ki, halbuki biz bir hastaneyiz ve önceliğimiz hasta bakmak olmalı. Ancak seçilen yöneticilerinin hepsi iş bilmez ama iktidar yanlısı karakterler. İdare amiri olarak belirlenmiş biri biz sağlık çalışanlarına ‘Siz neden hasta oldunuz?’ diye soruyor” diyerek yaşadıkları baskıya işaret etti.

    FAHİŞ KANTİN FİYATLARI!
    Altındağ ilçesindeki Ankara Hastanesi’nde yaşananlar bunlarla da sınırlı değil. Çalışanların aktarımlarına göre hastane içerisindeki kantinlerin de usulsüz şekilde fiyatlandırma yaptıkları söylendi. Ankara Hastanesi’ni tercih edenlerin, düşük gelirli kesimden oluştuğuna dikkat çeken sağlık çalışanı “Kurye aracılığı ile dışarıdan getirdiğim bir gıda ürünü 4,75 liraya mal oluyor ancak hastane kantininde aynı ürün 10 liraya satılıyor” ifadelerini kullandı.

    EREN GÜVEN/ANKARA

  • HDP polise rağmen Ulucanlar önünde açıklama yaptı

    HDP polise rağmen Ulucanlar önünde açıklama yaptı

    HDP, bir dönem işkence ve direnişlerle gündemden düşmeyen Ulucanlar Cezaevi önünde açıklama yaptı. Açıklamada, “Binlerce insan bu cezaevinde işkenceden geçirildi. Bütün bu ülkeyi Ulucanlar Cezaevi’ne, Amed Cezaevi’ne çevirmek isteyenlere karşı bizler mücadele etmeye devam edeceğiz” denildi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Mücadele Programı kapsamında başlattığı “Demokrasi Buluşmaları”nın ilkini Ulucanlar Hapishanesi Müzesi önünde gerçekleştirmek istedi.

    Polis, açıklamayı engelledi. Ulucanlar Hapishanesi Müzesi önüne HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran ve HDP Meclis Amiri Mahmut Toğrul ile milletvekilleri geçebildi.

    Polis, gazetecilerin de geçmesine izin vermedi. HDP Milletvekillerinin tartışması üzerine sadece iki gazetecinin çekim yapmasına izin verildi. Gazetecilerin yanına giden polis, “Ben sizin basın özgürlüğünüze bir şey demiyorum ama çekemezsiniz” dedi.

    Ulucanlar Hapishanesi Müzesi önünde konuşan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, “Uzun süredir ülkede görülen utanç manzaralarından birini daha yaşadık. Bahane her zaman ki gibi pandemiydi. Ancak açıklama için pandemi tedbirlerini bahane gösterenler gözaltında müdahalede pandemiyi unutup hem kendilerini  hem de bizim yaşamımızı riske atmaktan geri durmuyorlar” dedi.

    “HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ASKIYA ALINDI”

    Uzun süredir hak ve özgürlüklerin askıya alındığını kaydeden Başaran, şöyle devam etti:

    “Yola çıkarken ‘işkenceye sıfır tolerans’ diyenler darbeye karşı özgürlüğü getireceğini ifade edenler bugün işkenceyi darbeyi bir yönetim haline getirdi. 60’larda 70’lerde işkenceler cezaevinin içerisindeydi artık iktidar o kadar pervasızlaştı ki işkenceyi sokaklara, meydanlara taşıdı. Bugün burada yaşananlar tam da buydu. Demokratik siyaseti yürüten bu ülkede özgürlüğü, barışı eşitliği yükseltme iddiasında olan parlamentonun en büyük üçüncü siyasi partisi HDP bu ülkede yok sayılıyor. HDP’nin yaptığı her türlü eylem ve etkinlik vali yasaklarına zor gücüne karşı karşıya kalıyor.”

    “AKP-MHP İTTİFAKINA DİZ ÇÖKÜLMEYECEK”

    AKP’nin emekçilere, yoksullara, kadınlara ve ülkenin tümüne  vaat ettiği hiçbir şeyi olmadığını ve ülkeyi, zor gücüyle yönetmeye çalıştığına dikkat çeken Başaran, “Biz bu yaklaşımı çok iyi biliyoruz. 1980 döneminde Amed zindanında biliyoruz. Özgürlük talepleri olanlar günlerce işkence ile yüz yüze kaldılar. Kimliği ifade eden Kürtlere  Türkçe konuş  çok konuş dayatmasında bulundu. Hepinizi Türkleştireceğiz diyenler şu an tarihin çöp sepetine ancak buna karşı büyük ölüm orucu direnişiyle mücadele edenler hala mücadele ediyorlar. 1980 dönemine, Kenan Evren’e, Esat Oktay’a diz çökmeyenler bugün AKP-MHP ittifakına diz çökmeyecektir. Esat Oktay’ın köpeği ile işkenceye maruz kalan sakine Cansız ve Gültan Kışanak gibi teslim olmayacaktır” diye belirtti.

    “KADIN MÜCADELESİ HEDEF ALINIYOR”

    Kadınların erkek egemen sisteme karşı direndiğini dile getiren Başaran, “Tam da bu nedenle kadınlara karşı bu sabah yine bir siyasi operasyon düzenlediler. Kadınlar sabah evlerine baskın yapılarak, gözaltına alındılar. Biz biliyoruz ki Kürt kadınları nezdinde kadın mücadelesi hedef alınmıştır. İktidar da bilsin ki kadınlar hiçbir zaman geri adım atmadılar. Bu dönemde özgürlük ve eşitlik mücadelelerinden bir adım geri atmayacaklar. Kadının adı hakkını ortadan kaldırmak isteyen AKP iktidarına karşı kadınlar her alanda mücadele etmeye devam edecek” diye konuştu.

    “HALKLAR, AKP-MHP’NİN UTANÇ YÜZÜNÜ ÇOK İYİ GÖRÜYOR”

    Başaran, şöyle devam etti:

    “Ulucanlar Cezaevi’nde insanlar bir çok işkence ile yüz yüze kaldı. Direnenler bu ülkede özgürlük mücadelesi yürüten 19 insan idam edildi. Binlerce insan bu cezaevinde işkenceden geçirildi. İşkence sesleri bütün Türkiye’de yankılandı. Bütün bu ülkeyi Ulucanlar Cezaevine, Amed Cezaevi’ne çevirmek isteyenlere karşı bizler tıpkı döneminde mücadele edenler gibi mücadele etmeye devam edeceğiz. Siz bu ülkede anti demokratik uygulamalarla faşizan yöntemlere bu ülkeyi yönetebileceğinize inanabilirsiniz ama bilin ki Türkiye toplumun halkları AKP-MHP ittifakının utanç yüzünü çok iyi görmektedir.

    “MÜCADELEMİZ HER ZAMAN SÜRECEK”

    Bu halkın zihninde kaldıkları tek zerrenin de utanç olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. Bugün bir yoldaşımız yine 2000’li yıllarda cezaevinin zulmü ile kolunu kaybeden utanç müzesinin önünde yaka paça gözaltına alındı. Arkadaşımız büyük bir zulmün karşısında direnip, ayakta kaldı. Kolunu kaybetti ama mücadelesinden ve cesaretinden vazgeçmedi. Veli arkadaşımızın burada gözaltına alınması kınıyoruz. Buradan da bütün bu zulmün karşısında yaşamını yitirenleri tekrar saygı ve minnetle anıyoruz. Mücadelemizin her zaman devam edeceğini de bir kez daha söylüyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’nin Ulucanlar Cezaevi önünde yapmak istediği açıklamaya müdahale-VİDEO

    HDP’nin Ulucanlar Cezaevi önünde yapmak istediği açıklamaya müdahale-VİDEO

    PİRHA- HDP’nin “Demokrasi Buluşmaları” kapsamında Ankara’da Ulucanlar Cezaevi önünde yapmak istediği açıklamaya polis müdahale etti. HDP MYK Üyesi Veli Saçılık gözaltına alındı.

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) “Demokrasi Buluşmaları” kapsamında Ulucanlar Cezaevi önünde yapmak istediği açıklamaya polis müdahale etti. Müdahale sırasında HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Veli Saçılık, darp edilerek gözaltına alındı.

    Ulucanlar Cezaevi Müzesi önüne çıkan tüm yollar polis tarafından kapatılırken, yurttaşların girmesine de izin verilmiyor.

    Ulucanlar Cezaevi’ne giden yollarda bulunan parklarda oturan yurttaşlar da polis tarafından zorla kaldırılırken, gazetecilerin de görüntü alması engellendi.

    PİRHA/ ANKARA