Etiket: ümit sarı

  • Ataşehir PSAKD Cemevi’nde anma: Maraş’ı Alevisizleştirmek istediler-VİDEO

    Ataşehir PSAKD Cemevi’nde anma: Maraş’ı Alevisizleştirmek istediler-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Ataşehir Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Cemevi’nde Maraş Katliamı’nın 40. yıl dönümüne ilişkin anma etkinliği gerçekleştirildi.

    İstanbul Ataşehir PSAKD Cemevi’nde 23 Aralık Pazar günü Güç Derneği, Köşk Derneği, Körücek Derneği, Kaşanlılar Derneği, Uzunpınar Derneği  ve Ataşehir PSAKD Şubesi’nin de katılımı ile Maraş Katliamı’nın 40. yıl dönümüne ilişkin anma etkinliği gerçekleştirildi.

    ‘40. Yılında Maraş Katliamı’nı Unutmadık, Unutturmayacağız’ pankartının açıldığı anma etkinliğinde Maraş Katliamı’nda hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından Sinevizyon gösterimi, panel, Maraş tanıklarının konuşması ve Ataşehir PSAKD Cemevi kadın grubunun müzik dinletisi ile anma etkinliği devam etti.

    Anmaya, HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Avrupa Alevi Gençler Birliği Ümit Sarı, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Çankaya, ABF bir önceki dönem Başkanı Muhittin Yıldız, İstanbul PSAKD Ataşehir Şubesi ve Cemevi Başkanı Hasan Gülüm, Maraş Katliamı tanıkları ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “MARAŞ’TA İNANÇLAR ÜZERİ ÇATIŞMAYA TANIK OLDUK”

    Anma etkinliği açılış konuşmasını yapan PSAKD Ataşehir Cemevi Başkanı Hasan Gülüm, “Maraş Katliamı’nın 40. yılındayız. Türkiye’de 1970’ler öncesi siyasal mücadele bakımından atmosferi yüksek ve siyasal süreç bakımdan da her şeyin uygun olduğu bir dönem yaşanıyordu. İşte bugün mücadele bakımından olanak ve imkanların her geçen gün geliştiği ve geliştirildiği bir dönemde önce Sivas sonra Çorum arkasından bildiğimiz Maraş katliamı yaşanmıştır. Yükselen halk hareketi, sınıf mücadelesi ve diğer yürütülen mücadelelerin toplamı siyasal iktidarlar tarafından giderek zor duruma düşürülüyordu. Bu zor dönemi ve kendi krizlerini aşmak için yeni yöntemler, yeni olaylar yaratılıyordu. Bu olaylardan bir tanesi bildiğimiz bir sol-sağ çatışması olarak ifade edilen ama diğer bir yanı ile yine hepimizin bildiği başta Alevi-Sünni olarak bilinen inançlar, kültürler üzerinde yaşatılan çatışmalara tanık olduk. Maraş Katliamı da bunlardan bir tanesidir. Sivas’ta olanları Sivaslılar bilir, Çorum’da olanları Çorumlular bilir İstanbul’da olanları da İstanbullular bilir. Herkes o dönem yaşananlara tanıklık etmiş ya da hepsi bir parçasında duyuyor ve hissediyordu” diye konuştu.

    “MARAŞ’I ALEVİSİZLEŞTİRMEK İSTEDİLER”

    Gülüm’ün açılış konuşmasın ardından yapılan panelde konuşan AABK Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Çankaya, “Kürtlerin, solcuların, devrimcilerin katledildiği bir tarih yaşadık. Maraş Katliamı’nı devlet yaptığı için bir sonuç alamıyoruz. Bütün katliamlar devlet tarafından yapılmıştır. Maraş’ı Alevisizleştirmek istediler. Ve Alevisizleştirmekte başarılı oldular. Biz her yıl Maraş anmalarına gidiyoruz ama Alevileri yanımızda göremiyoruz” dedi.

    “DEVLETİN ALEVİLERE KARŞI BİR OPERASYONU VAR”

    “Neden Türkiye’de Aleviler, Alevi hareketleri var ve neden 32 yıldır Maraş’a gidilmediği” sorusunu soran Çankaya, şunları kaydetti:

    “Aleviler katlediliyor, Kürtler katlediliyor, Devrimciler, solcular, sosyalistler katlediliyor ama 32 yıldır yandığı, yıkıldığı ve yok olduğu topraklara adım atamadı. Burada öz eleştiri vermemiz gerekiyor. Alevi konfederasyonu ve Alevi örgütleri kurmak bir şey değil. Önemli olan Alevi yüreğini ve Alevi vicdanını taşımaktır. Sivas’ı, Maraş’ı ve Çorum’u değerlendirdiğimiz zaman Maraş’a nasıl 32 yıl gidilmediyse, Çorum’a 34 yıl gidilmediyse Sivas’a yedi yıl gidilmedi. Alevi hareketi örgütleri olarak Maraş’a Aleviler’in yakıldığı, yıkıldığı ve yok edildiği yerde faşist güruhun ve devletin karşısına çıkıp Aleviler vardır, Aleviler buradadır, katledilen değerlerimize, şehitlerimize sahip çıkmak ve anmak için  gittik. Maraş’ı eğer kitlesel hale getiremezsek Maraş’a biz de gidemeyeceğiz. Bu yıl onun resmini gördük. Devlet tarafından Alevilere karşı bir operasyon var. Bir de Aleviler’in ve partilerin Aleviler’e karşı operasyonu var. Aleviler’in bu oyuna gelmemesi gerekiyor.”

    Alevilerin bu ülkede eşit yurttaşlık haklarını araması için çalışmalar yapılması gerektiğine değinen Çankaya, “Yalnız ağıtlar yakarak, cem yaparak Alevi örgütlenmesi yürüyemez” diyerek sözlerini tamamladı.

    “AÇLIK VE KORKUDAN SÜTÜM KESİLMİŞTİ”

    Çankaya’nın konuşmasının ardından söz alıp konuşan Maraş tanıklarından Elif Bozkurt, Maraş Katliamı’nda eşini kaybettiğini belirterek o dönem yaşananları şöyle anlattı:

    “Eşim beş gündür yoktu. Cuma günü öğretmenler vuruldu ve Cumartesi günü cenazeler taşındı. Pazar günü eşim Maraş’a dönerken mazotu bitiyor. Maraş girişinde bir petrol ofisine giriyor. Maraş’ta gelipte katliam yapanlar ‘Burada bir Alevi var biz bunu vuralım’ diyerek orada 40 kişi sopa ile eşime vurarak linç ediyorlar. Kocam kendini kurtarmak için elindeki tüfek ile sıkıyor. Eşimi araba ile hastaneye getiriyorlar. Eşimin bel kemiği delinmiş ve akciğerine saçmalar girmişti. Eşim 10 gün sonra hayatını kaybetti. Bizi de kışlaya taşımışlardı ve kışlada yaşıyorduk. Üç çocuğuma tek bakmak zorunda kaldım. Kışladayken  anneleri vurulan çocukları getiriyorlardı. Açlık ve korkudan sütüm kesilmişti. Emzirmemi istediler ancak sütüm kesilmişti. Çok çektik ve çok şey gördük.”

    “BİZİM TEK SUÇUMUZ DÜRÜST OLMAKTI”

    Bir diğer Maraş tanıklarından İbrahim Şahin Dal ise, o dönem yaşadığı vahşeti ve katliamı şöyle anlattı:

    “Dört öğretmeni vurmuşlardı. Cenazeye katılmak için o gün izin aldım. Ancak cenazeleri ikindi namazına kadar kaldırtmadılar. Yörük Selim’den cenazeler aşağı indirilinceye kadar Kanlı Dere denilen yere gelindiği zaman barikatlar kuruldu. Ondan sonra kitlenin üzerine damdan kiremitler ile silahlar ile saldırıldı. Cenazeleri yere atmak zorunda kaldık. Ve başımızın derdine düştük. Daha sonra oradan kaçtık. Askeriyede pek bir şey yapmadı. Bu olay dört gün sürdü. Bu olayların ardından Kayseri’de bir Tugay asker geldi. Askerin başındaki komutan vur emrini verdi. Bizim tek kabahatimiz dürüst olmak bunun cezasını çekiyoruz.”

    “ALEVİLERE, KOMÜNİSTLERE ÖLÜM DİYEREK YAKIP YIKMAYA BAŞLADILAR”

    Maraş tanıklarından Salman Bayır da o dönem yaşadıklarını ve gördüklerini şöyle aktardı:

    “Ben 15 yaşındaydım. Öldürülen öğretmenlerin cenazesine gitmiştik. Ancak cenazeler hastanede verilmiyordu. Tüm bunlar planlanmıştı. MİT’in, devletin, belediyenin herkesin haberi vardı. Oradaki Alevilerin katledilmesinde herkesin haberi vardı. Belediyelerden, camilerden anonslar yapıldı. Çevre köylerde eli silahlı olanlar, kazma, kürek ve benzi bidonları ile Maraş’a geldiler. Her taraf asker ile dolu idi. Babam ‘Korkma oğlum bize bir şey yapamazlar’ dedi. Ancak bizi en çok aldatan askeriye oldu. Çünkü askeriyenin insanı öldürmesi bizim için tuhaf oldu. Askeri ile bu eli silahlı, sopalı olanlar aralarında konuştular. Daha sonra askeriye geri çekildi eli silahlı, sopalı olanlar mahalleye dağıldı. ‘Alevilere ölüm Koministlere ölüm’ diyerek yakıp yıkmaya başladılar. Bizim evin önünü büyük bir kalabalık sardı. Biz camda baktık ki okul arkadaşlarımız, onların babası ve amcası hepsi bildiğimiz gördüğümüz insanlar. Biz de ne istiyorsunuz dedik. Bir tanesi silahla içeri dalmaya çalıştı. Babamla kavgaya tutuşunca babamın elinde odun kesme aletlerinden vardı, onunla vurdu adama. Daha sonra evi taramaya başladılar. Mermiler yağmur gibi yağıyordu. Biz yatakların altına girdik ki kurşunlar bize değmezsin diye. Babam ve komşumuz Ali Ün vurularak kapının önüne düştüler. Ben yatakların altında kalktığımda evde kimse yoktu. Beni unutmuşlardı. Ben yatakların altından çıktığımda içeri komple çekirdek mermileri ile doluydu. Yalın ayak babamların üzerinden atlamak zorunda kaldım çünkü tam kapının eşiğinde vurulmuşlardı. İkisini kanı birbirine karışarak balkondan aşağı akmıştı. Oradan kaçtım ve ileride askeri cemse arabaları vardı onlara binip kaçtık gittik. Askeriyenin içine gittiğimizde herkes oradaydı. Yiyecek hiçbir şey yoktu. Kapının önü çıktığımızda askerler ‘İçeriye girin bize sıkıyorlar’ diyorlardı. Kantinde toz şeker dahi kalmamıştı. Olan şekeri de küçük çocukların ağzına atıyorduk ki ölmesinler.”

    “MARAŞ BİR KATLİAM DEĞİL SOYKIRIMDIR”  

    Son olarak konuşan HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen de, “Bu olayı üç şekilde incelemek gerekiyor. Ekonomik, siyasi ve inançsal olarak. Maraş bu katliamları daha öncede yapmıştı. Maraş’ın tarihi böyle. 1915’te de Ermeni halkını katledip kalan Ermenileri sürgün edip mallarına el koydular. 1970’te ise Aleviler sıtmadan ölsün diye Pazarcık Ovası’nda bataklık olan yerlere yerleştirmişlerdi. 1976 ise yapılan barajlar ile bu ova en verimli hale geldi. 1978’de ise Maraş’taki sermaye el değiştirerek Alevilerin eline geçti” diye konuştu.

    Maraş’ta yaşananların bir katliam değil soykırım olduğunu dile getiren Özen, “Katliam dediğimizde iki grup karşı karşıya gelir ve bir grup diğerini katleder. Ancak soykırım ise çocukları, bebekleri ve yaşlıları katletmektir. Çünkü o soyun bir daha devam etmemesi için yapılan bir şeydir” diyerek sözlerini tamamladı.

    Anma etkinliği Ataşehir PSAKD Cemevi kadın grubunun müzik dinletisi ile son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu 20. yılına ilişkin etkinlik düzenliyor

    İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu 20. yılına ilişkin etkinlik düzenliyor

    PİRHA – İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu 20. yılı vesilesiyle bir etkinlik düzenliyor.

    İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu 20. yılına ilişkin büyük bir etkinlik düzenliyor. Etkinlik 24 Şubat 2018 Cumartesi günü  Bülach Stadhalle Zürich- İsviçre’de gerçekleşecek.

    İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonun 20. yılına ilişkin düzenlenecek olan etkinlikte Kominist Başkan olarak bilinen Fatih Mehmet Maçoğlu, AABK Onursal Başkanı Turgut Öker, Britanya Alevi Federasyon Başkanı İsrafil Erbil, Avrupa AAKB Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, AAGB Başkanı Ümit Sarı, AABK Genel Sekreteri Bülent Ant ve İABF Başkanı Cem Bitnel’in katılımı ile bir panel gerçekleşecek.  Etkinlikte bünyesinde gerçekleşecek konserde ise Kardeş Türküler, Sanatçı Hüseyin ve Ali Rıza Albayrak, Sanatçı Seval Eroğlu sahne alacak.

    Avrupa Alevi Gençler Birliği Başkanı Ümit Sarı, İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonun 20. yılına ilişkin düzenlenecek etkinliğe herkesin katılımı için çağrıda bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Avrupa Alevi Gençler Birliği Başkanı Sarı: Endişemiz ve korkumuz yok-VİDEO

    Avrupa Alevi Gençler Birliği Başkanı Sarı: Endişemiz ve korkumuz yok-VİDEO

    PİRHA – Avrupa Alevi Gençler Birliği Başkanı Ümit Sarı, Avrupa’da Alevilere ve Ermenilere yönelik suikast girişimi iddialarına yönelik PİRHA’ya konuştu. Sarı, “Avrupa’da özellikle Almanya ve Avusturya’da AKP hükümeti Osmanlı Germani diye bir örgüt oluşturdu. Bu örgütlerin birçok muhalif kesime Kürtlere, Alevilere, Ermenilere yönelik katliam girişimlerinin olduğunu ve Avrupa’daki yetkilerinin bunu bildiklerini, tedbir aldıklarını söylediler” dedi. 

    Haberin Videosu

    Avrupa Alevi Gençler Birliği Başkanı Ümit Sarı Avrupa’da yaşayan Alevi ve Ermenilere, yine Türkiye’yi terk etmek zorunda kalan gazeteci, yazar ve akademisyenlere yönelik suikast girişiminde bulunulacağına dair haberlere ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Almanya İçişleri Bakanı’nın bu konudan haberdar olduğunu ve çeşitli önlemler aldığını belirten Sarı, “Avrupa’da özellikle Almanya ve Avusturya’da AKP hükümeti Osmanlı Germani diye bir örgüt oluşturdu. Bunlarda birçok muhalif kesime Kürtlere, Alevilere, Ermenilere yönelik katliam girişimlerinin olduklarını Avrupa ve Alman yetkilerinin bunu bildiklerini ve tedbir aldıklarını söylediler” dedi.

    “BİZ BU AYAK SESLERİNİ DUYMUŞTUK”

    Biz bunun ayak seslerini görmüş ve duymuştuk diyen Sarı şöyle devam etti:

    “Birçok cemevimizin kapılarında işaretlenmeler oldu. Bize Türkiye’de yaşayanların hep bir eleştirisi oluyor. Sizler Avrupa’da çok rahatsınız deniliyor. Ancak biz de çok rahat değiliz. Bizim de endişelerimiz var. Cemevlerine yönelik saldırılar oldu. Almanya’da İçişleri Bakanı’nın bunu teyit etmesi bizim öngörümüzü doğru ve haklı çıkarttı.”

    Bakanlıkların kendileri ile görüştüğünü belirten Sarı, “Bazı ülkelerde yaptığımız etkinlikleri emniyet birimleri bildirmemizi istiyorlar. Ancak bire bir böyle bir fiili uygulama olmadı. Sadece dediğim gibi cemevlerine yönelik kapıların işaretlenmesi ve hasar vermeler oldu. Avrupa ve Almanya’da cemevlerine yönelik bu saldılar gerçekleşti” dedi.

    “ALEVİLİK HALEN KENDİ TOPRAKLARINDA KABUL GÖRMEDİ”

    Sarı, “Avrupa’nın birçok ülkesinde Alevilik kendine özgü bir inanç olarak tanınıyor” diyerek şunları dile getirdi:

    “Bu tanınma sürecinde hiçbir bakan ve yetkili bize Aleviliği tarif edin konusuna girmediler. Sen Aleviliği nasıl algılıyorsan nasıl biliyorsan devlette bunu böyle kabul ediyor. Ancak Alevilik henüz kendi topraklarında ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından pek kabul görmediği gibi pozitif yansımasınıda devletin içine sindiremediği kanısındayım. Bu noktada Türkiye’deki Aleviler’in de böyle bir talebi olursa ve Avrupa Birliğine girmek isteyen Türkiye’ye da böyle bir şart koyarsa o zaman ben ne yapacağım gibisinden bir kaygı oluştu Türkiye Cumhuriyeti Devletinde. Bu nedenle onları da susturursak, gözdağı verirsek, korkutursak belki biz bu işten bir başarı elde edebiliriz diye bir düşünceleri vardır.”

    “Biz korkuyu Kerbela’da yendik” diyen Avrupa Alevi Gençler Birliği Başkanı Ümit Sarı, “Endişemiz ve korkumuz yok. Avrupa Alevi örgütlenmesi olarak yolumuza kaldığımız yerde devam edeceğiz” dedi.  (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Maraş davası Aleviler için onur davasıdır’-VİDEO

    ‘Maraş davası Aleviler için onur davasıdır’-VİDEO

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Elbistan Şubesi Cemevi’nde yapılan muhabbet ceminde Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anılmasının Alevi yolunun gereği olduğu vurgulandı.

    Haberin Videosu

    Maraş Katliamı’nda hayatını kaybedenleri anmak için Maraş’a giden Alevi kurum temsilcilerinden oluşan heyet Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Elbistan Şubesi Cemevi’nde canlarla ile cemal cemale geldi.

    Muhabbet cemi gibi yapılan toplantıda heyette yer alan Alevi kurum temsilcileri kısa birer konuşma yaptılar.

    “MARAŞ DAVASI ALEVİLER İÇİN ONUR DAVASIDIR”

    Açılış gülbangını Nurettin Aksoy dedenin verdiği toplantıda ilk olarak HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş konuştu. Alevi kurumları olarak temel görevlerinden birinin tarihlerine sahip çıkmak olduğuna dikkat çeken Baş, Maraş Katliamı davasında hala gizlilik kararı olduğunu belirtti. Baş, şunları kaydetti: Maraş davasını iyi takip etseydik belki de Sivas davası olmayacaktı. Maraş davası Aleviler için onur davasıdır.

    “ALEVİ YOLUNU YAŞATANLARI ANMAZSAK BU YOLU YÜRÜTEMEYİZ”

    Baş’ın ardından söz alan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker, cemlerin sadece inanç anlamında hizmetlerin yerine getirildiği yerler olmadığını söyleyerek, “Bu yolda şehit olanlar anılmadan cemlerimiz birlenmez. Alevi yolunu yaşatanları anmazsak eğer bu yolu yürütemeyiz” şeklinde konuştu.

    Yeni Maraşların olmasını istemediklerini kaydeden Öker, “Amaçları Alevileri ve Aleviliği yok etmek. Bizim de görevimiz Alevileri ve Aleviliği yaşatmak” dedi.

    “MARAŞLILARI YÖRÜKSELİM’DE GÖRMEK HAKKIMIZ”

    Öker’in arkasından söz alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Maraş Katliamı’nın yapıldığı sırada insanların buradaki Alevilere yardım etmesinin engellendiğine dikkat çekerek, Pazar günü yapılacak anmaya Maraşlıların duyarlılık gösterip katılmalarını istedi.

     

    “ZULME KARŞI GEREKİYORSA SOKAĞA ÇIKILMALI”

    Demokratik Alevi Derneği (DAD) Eş Başkanı Dursun Demirtaş da herkesi eşit gören bir inanca sahip olduklarını ifade ederek Hüseyni duruş sergilemedikleri taktirde acıların süreceğini belirtti. Demirtaş, kendilerine dayatılan zulme karşı demokrasi ve barışı istiyorlarsa eğer gerekirse sokağa çıkmaları gerektiğine vurgu yaptı.

    “DEVLET KATLİAMLARLA YÜZLEŞMELİ”

    Demirtaş’ın ardından Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) adına konuşan Aydın Deniz, Aleviler olarak yakın tarihte yaşanan katliamlarla ilgili devletten katliamlarla yüzleşmesini talep ettiklerini kaydetti. Şuana kadar Aleviler olarak da sadece Sivas Katliamı ile yüzleşebildiklerini ifade eden Deniz, bütün Alevilerin Gazi, Çorum, Maraş gibi katliamlarla yüzleşmeleri gerektiğini söyleyerek, bütün canları Yörükselim’e davet etti.

    Avrupa Alevi Gençler Birliği Başkanı Ümit Sarı da kısa bir konuşma yaptı. Sarı, Maraş Katliamı gerçekleştiğinde kendisinin henüz hayatta olmadığını ancak Sivas Katliamı gerçekleştirildiğinde televizyonlar 8 saat boyunca seyrettirildiğini bildiğini ifade etti. “Alevilik bir yoldur ve biz de bu yolun yolcularıyız” diyen Sarı, Maraş’taki katliam duygusunu yaşayan herkesi Yörükselim’e beklediklerini söyledi.

    “AVRUPA’DAKİ GENÇLERLE BURADAKİ GENÇLER BULUŞMALI”

    Maraş Katliamı’ndan sonra İngiltere’ye çok göç verildiğini ve oraya giden Alevilerin çok zorluklar çektiklerini ifade eden Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil, yılar içinde bazı kazanımlardan sonra Maraş’a geri dönüşlerin de yapıldığını belirtti. Her ne kadar Avrupa’da yaşıyor olsalar da yüreklerinin Maraş’ta attığını söyleyen Erbil, Avrupa’daki gençlerle buradaki gençlerin buluşturulması gerektiğini kaydetti.

    Erbil’in ardından söz alan Haydar Aygören, örgütlü olmak gerektiğine vurgu yaparak kurumlara da sahip çıkılması gerektiğini belirtti.

    “BU YARA ALTTAN FOKUR FOKUR KAYNAMAYA DEVAM EDİYOR”

    Aygören’in arkasından söz alan PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir, birilerinin tabiriyle bu yarayı kaşımaya geldiklerini çünkü bu yaranın alttan fokur fokur kaynadığını ifade etti. Alevilerin bir araya gelmelerini istemediklerini söyleyen Tunçdemir, her şeye rağmen devlet bu katliamla yüzleşene kadar buraya gelmeye devam edeceklerini kaydetti.

    Konuşmaların ardından heyet, Ağuçan Ocağı Piri Garip Bozkurt’tan dua aldı. Konuşmaların ardından 12 hizmettin yapıldığı cem yürütüldü. Cemi, Ağuçan Ocağı Piri Garip Bozkurt yürüttü. Ayrıca postta Sinemilli Ocağı Pirlerinden Süleyman Deprem, Hüseyin Gazi Metin Dede ve Nurettin Aksoy Dede oturdu.

    Çerağların yakıldığı, deyişlerin söylendiği cemde duaz imamlar okundu, semahlar dönüldü ve lokmalar pay edildi.

    İsmet SEFER/Suay ABAK
    MARAŞ