Etiket: üniversite öğrencileri

  • Maltepe Mitingi’ne katılan üniversite öğrencileri: Geleceğimize sahip çıkacağız-VİDEO

    Maltepe Mitingi’ne katılan üniversite öğrencileri: Geleceğimize sahip çıkacağız-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da Maltepe Mitingi’ne katılan üniversite öğrencileri, demokratik bir Türkiye için alana geldiklerini söyleyerek, “Haklarımız için mücadele edebilmemizin türlü türlü yollarını gerçekleştirmek için buradayız. Durum sadece üniversitelere ait bir durum değil, geleceğimize sahip çıkıyoruz” dediler.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen tutuklama kararının ardından İstanbul’da ve birçok şehirde protestolar gerçekleştirildi.

    Saraçhane’de yapılan mitinglerden sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yapacakları miting için halkı Maltepe’ye çağırmıştı. Yüzbinlerin alanıdoldurduğu mitingte, “Hak, hukuk, adalet” sloganları yükseldi.

    Miting alanına farklı üniversitelerden öğrenciler de katıldı. Daha laik, demokratik bir ülke için alanları dolduran üniversite öğrencileri, okullarda yaşanılan baskılara, ekonominin toplumdaki etkisini, belediyelere atanan kayyımlar, öğrencilerin gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla alanda olduklarını söylediler.

    Üniversiteli gençler, sorunun sadece İmamoğlu’nun tutuklanması olmadığını, ülkede yaşanan birçok sorunun artık topluma yansıdığını ve bu yaşanan sorunları dile getirmek amacıyla mitinge geldiklerini ifade ettiler.

    “HAKLARIMIZ İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”

    İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okuyan iki üniversite öğrenci ise mitinge ne için katıldıklarını şu sözlerle belirtti:

    “Bugün öğrencilerin yaptığı eylemlere baktığımızda öğrencilerin her birisi tek adam rejiminin antidemokratik uygulamaların son bulması, polis saldırılarının son bulması ve haklarımız için mücadele edebilmemizin türlü türlü yollarını gerçekleştirmek için buradayız. Durum sadece üniversitelere ait bir durum değil.”

    Türkiye’de hak, hukuk ve adalet istediklerini belirten bir başka üniversitede öğrenci ise, “Bir mikado taşı gibi ilerliyor bizim sorunlarımız. İlk başta bu kayyım sorunun gündeme gelmesi, gereksiz tutuklamalar, sonrasında üniversitemize gelen öğretmenlerimizin sözleşmesinin iptal edilmesi direnişe etki eden önemli olan sorunlardan birkaçıdır” diye konuştu.

    Kamber YILDIZ/İSTANBUL         

                                                                                                                                                     

  • Ankara’da ‘Büyük Üniversite Buluşması’: Geleceğimiz için üniversiteler ayakta -VİDEO

    Ankara’da ‘Büyük Üniversite Buluşması’: Geleceğimiz için üniversiteler ayakta -VİDEO

    PİRHA- Ankara’da üniversite öğrencileri bir araya geldi. Öğrenciler düzenlenen forumda, ülke genelinde başlayan direnişlerin nasıl büyütüleceğine ilişkin konuşurken birlikte mücadele vurgusu yaptılar.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alınmasıyla başlayan protestolar, üniversitelerde boykot çağrıları ve öğrenci yürüyüşleriyle devam ediyor.

    Ankara’da üniversite öğrencileri Seğmenler Parkına forum çağrısında bulundu. Üniversite öğrencileri, “Söz bizim, gelecek bizim! Özgürlüğümüz, haklarımız ve geleceğimiz için üniversiteler ayakta” diyerek Seğmenler Parkı’nda bir araya geldi. Seğmenler tiyatro amfisine Hacettepe Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, ODTÜ, Atılım Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, TED Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, TOBB ETÜ’den öğrenciler katılırken “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz”, “AKP defol üniversiteler bizimdir”, “Üniversiteler faşizme mezar olacak”, “Bu böyle gitmez, gençlik biat etmez” sloganları atıldı.

    Alana, “Tutsak sıra arkadaşlarımıza özgürlük”, “Özgürlüğümüz, haklarımız ve geleceğimiz için üniversiteler ayakta”, “Bu abluka dağıtılacak” pankartları asıldı.

    Öğrencilerin forumuna CHP Milletvekilleri Mahmut Tanal, Aliye Timisi Ersever ve Okan Konuralp de destek verdi.

    ÜNİVERSİTELERDEN ORTAK MÜCADELE VURGUSU

    Düzenlenen forumda üniversitesi öğrencileri Ekrem İmamoğlu’nun önce gözaltına alınıp sonra tutuklamasının son nokta olduğunu belirtti. Üniversiteler başta olmak üzere ülke genelinde yaşanan direnişin nasıl büyütüleceğine ilişkin konuşulan forumda üniversitesi öğrencilerinin gözaltına alınarak, tutuklanarak büyüyen direnişin kırılamamayacağının altı çizildi.
    Okulları temsilen konuşan öğrenciler, kendi kampüslerinde yürütülen direnişi aktarırken mücadelenin devam edeceğine vurgu yaptılar.

    “BAYRAMDAN SONRA DA NE OLURSA OLSUN ALANLARDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Eğitim Sen MYK üyelerinin üniversitelerde yapılan boykot eylemlerine destek verdikleri için ev hapsi almalarını kınayan öğrenciler, “Bayramdan sonra da ne olursa olsun alanlarda olmaya devam edeceğiz. Geleceğimizi kazanmak için birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” dediler.

    Forum müzik dinletisi ile sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Üniversite öğrencilerinden ‘Akademik boykot’ kararı-VİDEO

    Üniversite öğrencilerinden ‘Akademik boykot’ kararı-VİDEO

    PİRHA- “Üniversiteler ayakta, akademik boykotta” şiarıyla boykot çağrısı yapan öğrenciler, bugün itibariyle derslere girmeme kararı aldı.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve gözaltına  alınıp tutuklanmasıyla birlikte başlayan protestolar 1 haftadır sürüyor. Yurt genelinde çok sayıda gözaltı ve polisin sert müdahaleleri tepki toplarken, protestolarda ön saflarda yer alan üniversite öğrencileri boykot kararı aldı.

    İstanbul Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, ODTÜ, Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nden öğrenciler derslere girmeyerek boykot çağrısı yaptı.

    Boykot kararı alan öğrenciler, pek çok yerde eylemlerini sürdürüyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yamanlar Cemevi, barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencilerine kapılarını bu yıl da açtı-VİDEO

    Yamanlar Cemevi, barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencilerine kapılarını bu yıl da açtı-VİDEO

    PİRHA- İzmir Alevi Kültür Derneği/Yamanlar Cemevi, barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencileri için bu sene de kapılarını açtı. Barınma sorunu yaşayan öğrencileri inşa ettikleri 11 kişilik misafirhanede ağırlayamaya başladıklarını ifade eden Yamanlar Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt, “Yaptığımız bu misafirhaneler kalıcı olacak ve istedikleri kadar kalabilecekler. Kahvaltılarından elektriklerine, ısınmadan ders çalışmalarına kadar her şeyi karşılayacağız. Elimizden geldiğince bunu devam ettirmek istiyoruz” dedi.

    Devlet yurtlarının yetersizliği, özel yurtların ve ev kiralarının yüksek olmasına karşı gece dışarıda kalarak durumu protesto eden üniversite öğrencilerinin eylemleri birçok kentte devam ederken, öğrencilerin yaşadığı barınma sorununa ilişkin İzmir Alevi Kültür Derneği/ Yamanlar Cemevi 11 kişilik misafirhane inşa ederek kapılarını öğrencilere açtı.

    Cem salonunun üst katında bulunan odalar barınma ihtiyacı olan öğrencilerin kalması için yatakhaneye dönüştürüldü. Ayrıca öğrenciler için yeni bir mutfak yapılarak, buzdolabından çamaşır makinesine kadar bir çok eşyada kendilerine tahsis edildi.

    11 KİŞİLİK MİSAFİRHANE OLUŞTURDUK

    Bozkurt, devlet yurtlarının yetersizliği, özel yurtların ve ev kiralarının yüksek olması ile birlikte barınma sorunu yaşayan öğrenciler için çözüm odaklı hareket ettiklerini kaydederek, “Cemevine gelirken yolda bir canımız aradı ve İstanbul’daki Alevi kurumlarının öğrencilerin yer bulamaması sıkıntısından kaynaklı cemevlerinin kapısını öğrencilere açtığını söyledi. Bu duygu bizi de harekete geçirdi ve cemevimizde bunu nasıl sağlayabiliriz diye düşündük. Öncesinde 4 kişilik bir misafirhanemiz vardı. Bu sayı yetersizdir diyerek bunu 11 öğrenciye çıkardık. Uygun bir alana duvar ördük, elektrik çektik. Bu durumu paylaşınca bir çok kişi aradı. Bu arada yatak ve yorganları halk ve belediye getirdi. Dışarıda öğrenciler için bir mutfak yapıyoruz. Isınma, duş alma, ders çalışma gibi tüm sorunlarını çözdük” diye konuştu.

    “MİSAFİRHANE KALICI OLACAK, HİZMET VERMEKTEN MUTLUYUZ”

    Birçok faklı yerden öğrencileri ağırladıklarını ifade eden Bozkurt, öğrencilerin kahvaltısından otobüs kartlarına kadar tüm ihtiyaçlarını karşıladıklarını dile getirerek, “Birçok yerden 11 kız öğrenci var. Hatta biri arayarak, ‘Orası bir cemevi, inançsal olarak bizden ne bekliyorsunuz?’ diye sormuştu. Anlıyoruz ki öğrenciler yurtlar ve cemaatlere gidince dayatma ile karşı karşıya kalıyorlar. Evlerinde kendilerini nasıl hissediyorlar ise burası da öyledir. Bir tanışma kahvaltısı yaptık. Maddi sıkıntılarını çözmeye, otobüs kartlarını yüklemeye kadar hazırız. Yaptığımız bu misafirhaneler kalıcı olacak ve istedikleri kadar kalabilecekler. Kahvaltılarından elektriklerine, ısınmadan ders çalışmalarına kadar her şeyi karşılayacağız. Ülke olarak çocuklarımızın bu duruma düşmesinden üzgünüz ama bu hizmeti onlara vermekten de mutluyuz” dedi.

    CEMEVİNDE 3. YILINI DOLDURAN ÖĞRENCİLER YABANCI DİL KURSU VERMEYE BAŞLADI

    Cemevindeki misafirhanelerde 3. yılını dolduran öğrencilerin ‘Bizler burası için neler yapabiliriz’ önerisi üzerine çocuklara yabancı dil dersi vermeye başladıklarını ifade eden Bozkurt, “Buradaki kapılarımızı açtıktan sonra kalan öğrenciler buraya katkı sunmak istediklerini söylediler. Bizler de hafta sonları burada olan küçük öğrencilerimiz için yabancı dil kursu verebileceklerini söyledik. Onlar da kabul etti ve hafta sonları belli zamanlarda yabancı dil dersi vererek katkı sunuyorlar” diye belirtti.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • ‘Üniversitelerde sorunlara karşı ses çıkardığımızda baskılara maruz kalıyoruz’- VİDEO

    ‘Üniversitelerde sorunlara karşı ses çıkardığımızda baskılara maruz kalıyoruz’- VİDEO

    PİRHA – YÖK’ün kuruluşunun 42. yılı.  Üniversite öğrencileri, 12 Eylül darbesiyle özdeşleşen YÖK’ün kapatılmasını istediler. Öğrenciler, barınma sorununa da değinerek, eğitim ve barınma hakkının YÖK tarafından gasp edildiğini vurguladılar. 

    Yükseköğretim Kurulu’nun(YÖK), kuruluşunun üzerinden 42 yıl geçti. Öğrencilerin sorunları ise başta barınma sorunu olmak üzere 42 yıldır artarak devam ediyor.

    Üniversite öğrencileri, son dönemde yurtlardaki ihmaller sonucu öğrenci ölümlerinin artmasını, yoksulluk, barınma gibi sorunların devam etmesini PİRHA’ya değerlendirdiler.

    “YÖK’ÜN İLGA EDİLMESİNİ, KAPATILMASINI SAVUNUYORUM”

    Barınma sorunu hakkında konuşan Timurhan Çamyar, “Bu ülkeyle alakalı olmak üzere genel bir problem ama öğrencilerin özellikle nitelikli eğitim ve barınma hakkı YÖK tarafından gasp ediliyor”dedi.

    “YÖK’ün karakteri zaten darbeyle özdeşleşmiştir. Kimliğini buna göre inşa eden bir yapı olduğu için de doğrudan ilga edilmesini, kapatılmasını savunuyorum”diyen Çamyar, şunları söyledi:

    “YÖK biliyorsunuz müfredatla da ilgilenen bir kurum. Egemen ideolojinin birçok izdüşümünü eğitimin birçok sekansında da görebiliyoruz. Bu sekansların temel niteliği de zaten egemen inanç biçimini ve ideolojinin tüm aygıtsal niteliğini öğrencilere kilitleme çabası. Bir nevi kitleyi hipnoz etme cihazları gibi düşünebiliriz bunları. Eğitim sistemi buna göre organize edilmiş ve sistematik bir biçimde kitlelerin pasifize edildiği, onların elde ne varsa ona mecbur kılındığı ve başka bir demokratik hak söylemlerinin söz konusu dahi edilmediği bir düzlemde biz öğrenciler olarak politize olmak zorundayız. Ve bir politik topluluk biçimi olarak öğrenciler politik mücadeleyle, devrimci mücadeleyle demokratik haklarının elde edilmesi için öğrencilerin eylemlere sıkça katılmalarını ve çağrılarımıza kulak vermelerini aynı zamanda YÖK’ün de bu çağrıları göz ardı etmemesini diliyorum.”

    “ZİNCİRLEME SORUNLARIN BİR ÇIKTISI OLARAK ÖĞRENCİLER KATLEDİLİYOR”

    YÖK’ün, 12 Eylül askeri faşist cuntasının ürünü bir yapı olduğunu söyleyen Yusuf Rencüzoğulları ise, “YÖK’ün, üniversitelerde kazanılmış hakları gasp eden ve o hareketi sindirmek, gençliği depolitize etmek üzere doğrudan cunta yönetiminin oluşturduğu bir yapı olduğunu görüyoruz”dedi.

    Barınma sorunu hakkında konuşan Rencüzoğulları, yurt kapasitelerinin üniversiteyi kazanan öğrencilerin sayısına nazaran düşük olduğunu anladıklarını söyleyerek, “Yurtlar gerçekten öğrencilerin kendi öğrenim hayatlarını verimli bir şekilde geçirebilmelerinden oldukça uzak bir durumda nitelik bakımından. Sağlık bakımından da aynı şekilde, bozuk yemeklerden bile bunu anlayabiliyoruz. Onlarca öğrencinin aynı anda zehirlenmesinden bunu anlayabiliyoruz” dedi.

    Tarikat yurtlarındaki baskılar yüzünden çaresiz olduğunu düşünen öğrencilerin intihar etmelerine değinen Rencüzoğulları, “İhmaller, umursamazlıklar sonucundaki zincirleme sorunların bir çıktısı olarak da insanların bile bile katledildiğini görüyoruz. Zeren Ertaş bunun en çarpıcı örneği” diye konuştu.

    Rencüzoğulları, şunları kaydetti:

    “Gençlik geleceksizlik ve yoksulluk kıskacındaki bu girdapta boğulmaya çalışılmaktadır. Öğrenciler bu sistem içerisinden başka gidecek bir yerleri olmadığına ikna edilmeye çalışılıyor. Bilinçleri bu şekilde karartılmaya çalışılıyor. Fakat bu köhne düzene mahkum değiliz. Bundan çıkış kendi ellerimizde, gençlik bu gücü ellerinde barındırıyor.”

    “SORUNLARA SES ÇIKARDIĞIMIZDA HEMEN TEHDİT VE BASKIYA MARUZ KALIYORUZ”

    Türkiye’nin dört bir yanındaki öğrencilerin barınma sorununu ciddi bir şekilde yaşadığını söyleyen Melisa Yılmaz da, kira fiyatlarının artmasıyla birlikte KYK yurtlarına bile giremeyen öğrencilerin ucuza barınmak için tarikat yurtlarına yöneldiklerine dikkat çekti.

    Öğrencilerin tarikat yurtlarında yaşama tutunamadıklarını belirten Yılmaz, “Öğrenciler, orada çözümü intihar etmekte buluyor”dedi. KYK yurtlarında da sorunların bitmediğini söyleyen Yılmaz, KYK yurtlarında ihmaller sonucu hayatını kaybeden öğrenciler için ve devam eden sorunlara karşı ses çıkardıklarında ise YÖK’ün çeşitli saldırılarına maruz kaldıklarına vurgu yaptı.

    Yılmaz, şöyle devam etti:

    “Üniversitelerde, kampüslerde bu sorunlara karşı ses çıkardığımızda hemen tehdit, baskı gibi saldırılara maruz kalıyoruz. Ne kadar örgütlü olursak o kadar bu sorunların üstesinden gelebiliriz.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Üniversite öğrencileri: KYK yurtlarında can güvenliğimiz yok!- VİDEO

    Üniversite öğrencileri: KYK yurtlarında can güvenliğimiz yok!- VİDEO

    PİRHA- Barınma, beslenme, yoksulluk başta olmak üzere birçok sorunla boğuşan üniversite öğrencileri seslerinin duyulmasını talep ederek, “İktidarın başarısız politikaları sürekli öğrencilere mal oluyor. Artık bunu canımızla ödemeye başladık. Yaşadığımız sorunlar içerisinde tamamen terk edilmiş durumdayız. Sesimizin duyulmasını, sorunlarımızın çözülmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Aydın’daki Kredi Yurtlar Kurumu’na (KYK) ait yurtta yaşanan asansör faciasında Zeren Ertaş isimli öğrencinin hayatını kaybetmesi ve 15 öğrencinin yaralanması ülkede büyük bir tepkiye neden oldu.

    Asansör ihmalinde can kaybının yaşanmasıyla birlikte öğrencilerin yaşadığı sorunlar bir kez daha gün yüzüne çıktı. Barınma, beslenme, niteliksiz eğitim, KYK yurtlarındaki baskı ortamı ve yoksullukla boğuşan öğrencilerin sorunlarına, can güvenliğinin olmaması da eklendi. Temelini ekonomik kriz ve yoksulluğun oluşturduğu bu sorunlar gençlerde derin bir ümitsizlik yaratarak öğrenci intiharları vakalarını da arttırmış durumda.

    Karşı karşıya kaldıkları sorunlar yumağını PİRHA’ya anlatan üniversite öğrencileri, sistemin temelden değişmesi gerektiğinin altını çizdiler.

    “KYK YURTLARINDA CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK”

    KYK yurtlarında kalan Yusuf Çelik, geçen hafta Mersin KYK Kız Yurdunda çıkan yangındaki ihmalleri hatırlatarak, “KYK’daki asansörlerimiz kapatıldı. Benzer bir ihmal olmasın diye kasıtlı kapattılar bence. Geçtiğimiz günlerde kız yurdunda yangın çıktı ve alarmlar çalışmadı, yangın merdivenleri kilitliydi. Arkadaşlarımız orada diri diri yanabilirlerdi. Arkadaşlarımız yangın çıkan yurtta hala barınmaya çalışıyorlar. Sıcak suları yok, yemekleri yok doğru düzgün. Tüm bunlara rağmen arkadaşlarımız yaşam mücadelesi veriyor” sözlerini kullandı.

    KYK yurtlarında can güvenliklerinin olmadığını belirten Çelik, mevcut ekonomik koşullarda başka alternatifleri olmadığı için KYK’larda yaşamaya mecbur bırakıldıklarını söyledi.

    ÖĞRENCİLERİN EN BAŞAT SORUNU: BARINMA

    Bir diğer öğrenci Onur Gök ise “Pazartesi günü bir kadın arkadaşımız bir erkek tarafından tüfekle vurularak yaralandı. Bir sonraki gün KYK yurdunda yangın çıktı. Ülkemizde sürekli bir şeylerin hesabının sorulması için bir arkadaşımızın ölmesi gerekiyor. Mevcut iktidarın anlayışı bu” diyerek, öğrenci intiharlarına, beslenme ve barınmaya da değindi.

    Gök, “1+1 evler bile 10 bin liradan başlayan fiyatlarla kiraya veriliyor ve bu duruma kimse bir dur demiyor. Yani açık ve net bir biçimde devlet şunu söylüyor: Ya tarikata gideceksiniz ya da 10 bin liraya eve çıkacaksınız. Bu ekonomik koşullarda çalışmamız gerekiyor. Hem öğrenci hem işçi olarak hayatı devam ettirmemiz gerekiyor. Bu sosyal bir intihar demek aynı zamanda” diye konuştu.

    KADIN ÖĞRENCİLERİN SORUNLARI KATLANARAK ARTIYOR

    İrem Serin, kadın öğrencilerin yaşanan sorunlar yumağından daha fazla etkilendiğini dile getirerek, “Kadınlar okullarda, KYK yurtlarında, iş yerlerinde mobbinge, cinsiyetçi akademiye, yurtlardaki ahlak bekçiliğine çok fazla maruz kalıyor. Kadın öğrencilerin kısa sürede örgütlenerek seslerini duyurmaları mağduriyetlerinin çok fazla olmasından kaynaklanıyor. Barınma sorunu başlı başına dev bir problem. Ne kadın öğrencilerin ne de Türkiye halklarının tüm bunlara katlanacak sabrı kalmadı” ifadelerini kullandı.

    Duygu Paycıoğlu da, “İktidarın başarısız politikaları sürekli öğrencilere mal oluyor. Artık bunu canımızla ödemeye başladık. Psikolojik ve maddi anlamda hiçbir destek alamıyoruz. Yaşadığımız sorunlar içerisinde tamamen terk edilmiş durumdayız. Umarım sesimize kulak tıkanmaz” dedi.

    Deniz Bingöl adlı öğrenci ise “Her dönemde öğrenciler birçok sorun ve ihmaller zincirine maruz kalıyor. Devletin birçok kurumunda olduğu gibi burada da kimse üstüne düşeni yapmıyor. Biz sesimizi yükseltmeye çalışacağız” diye belirtti.

    “OKUMAYA ÇALIŞAN DEĞİL YAŞAMAYA ÇALIŞAN ÖĞRENCİLER HALİNE GELDİK”

    Bir diğer öğrenci ise şunları söyledi:

    “Eğitim öğretim sisteminde okumaya çalışan değil yaşamaya çalışan öğrenciler haline geldik neredeyse. Normalde öğrenciler olarak ülkenin yarınları olduğumuz söyleniyor bizlere fakat hiçbir arkadaşımız yarınlara uyanamıyor. Bu ülkede öğrenciler bu denli ekonomik sıkıntı çekiyorsa bize hangi yarınlardan, gelecekten bahsediliyor? Toplanan milyonlarca vergi bir asansörün bakımını yapmaya yetiyordur bence. Özne olmamız gerekirken nesne konumuna düşürülüyoruz ve öğrencilerden rant elde etmeye çalışılıyor. Öğrenci dostu, öğrencinin yanında olabilecek politikalar izlenirse bu sistemin öznesi olmamız gereken konumda, asıl olmamız gereken yerde olmuş olacağız.”

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ MERSİN

  • Munzur Üniversitesi öğrencileri: Barınma ve ulaşım konularında sorun yaşıyoruz-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencileri: Barınma ve ulaşım konularında sorun yaşıyoruz-VİDEO

    PİRHA-Barınma ve ulaşım konularında sorun yaşadıklarını ifade eden Munzur Üniversitesi öğrencileri, “Ev kiraları çok yüksek, yurtlar da çok kalabalık. Dört kişilik odaya altı kişi vermişler o yüzden odada adım atacak yer yok. Ulaşım açısından araçlar yetersiz kalıyor, bazen araçlara binemiyoruz. Okula saat başı belediye otobüsü gelse hiçbir sıkıntı yaşanmaz” dedi.

    Üniversite öğrencileri, eğitim için gittikleri illerde barınma sorunu yaşamaya devam ediyor. Hükümet, her ne kadar mevcut sorunu görmese de öğrenciler, sorunlarına çözüm bekliyor.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri, yaşadıkları sorunları PİRHA’ya anlattı.

    “ÜNİVERSİTEDE ÇOK FAZLA GÜVENLİK GÜÇLERİ VAR, RAHATSIZ OLUYORUZ”

    Ev kiralarının yüksek, yurtların da kalabalık olduğunu söyleyen Eray Yılmaz, “Üç yatağın olduğu odaya dört öğrenci koyuyorlar. Yemeklerdeki porsiyonlar azaltılmış durumda. Ulaşım açısından araçlar yetersiz kalıyor, bazen araçlara binemiyoruz. Ev kiraları çok yüksek, fahiş fiyatlar söylüyorlar ve öğrenciye ev vermiyorlar. Hiçbir yetkili sorunlarımıza ilişkin çözüm üretmiyor. Üniversitede çok fazla güvenlik güçleri var. Bu durum bizi rahatsız ediyor, üniversitede rahat hareket edemiyoruz sürekli çevremizde dolaşıyorlar” dedi.

    “DÖRT KİŞİLİK ODADA 6 KİŞİ KALIYOR”

    Dersleri bittikten sonra üç saat araç beklediklerini ifade eden Osman Yıldız, “Okula saat başı belediye otobüsü gelse hiçbir sıkıntı yaşanmaz. Öğrenciler otobüslerin az olmasından kaynaklı sınavlardan kaldı, o yüzden çözülmesi gereken başlıca sorunlardan birisi ulaşım sorunu. Dört kişilik odaya altı kişi vermişler o yüzden odada adım atacak yer yok. Suriyeli bir arkadaş üniversiteyi kazandı ama yurtta yer vermediler, arkadaşı üniversiteye aldıysanız ona yurtta vermeniz gerekiyor” diye belirtti.

    “YAŞADIĞIMIZ SORUNLAR DÜZELTİLSİN”

    Devran Gündoğdu, ise yaşadığı sorunları şöyle anlattı:

    “Yemeklerde çeyrek ekmek veriliyor ve bir tane daha aldığımızda ücret isteniyor, çay içtiğimizde bize en fazla iki tane şeker atabilirsiniz deniliyor. Yurtta resmiyette beş yatak gözüküyor ama odada üç tane yatak var. Toplu taşıma araçlarını çok fazla bekliyoruz, bazen derslere geç kalıyoruz. Yaşadığımız sorunların düzeltilmesini talep ediyorum.”

    Cihan BERK/DERSİM

  • Öğrencilerden, Kültür ve Turizm Bakanlığı önünde açıklama: Barınamıyoruz!-VİDEO

    Öğrencilerden, Kültür ve Turizm Bakanlığı önünde açıklama: Barınamıyoruz!-VİDEO

    PİRHA-Barınamıyoruz Hareketi, her 10 öğrenciden 9’unun barınma sorunu yaşadığını belirterek, Kültür ve Turizm Bakanlığı önünde eylem yaptı. Talepleri görülmezse çadırları ve tulumları ile sokaklara döneceklerini vurgulayan öğrenciler, taleplerini açıkladı. 

    Üniversite öğrencileri, eğitim için gittikleri illerde barınma sorunu yaşamaya devam ediyor. Hükümet, her ne kadar mevcut sorunu görmese de öğrenciler, “Barınamıyoruz” diyerek sorunlarına çözüm bekliyor. Öğrenciler, yaşadıkları sorunların çözümü için ilgili kurumların önüne giderek basın açıklaması yapıyor.

    Barınamıyoruz Hareketi, seslerini duyurmak için hazırladıkları ‘Barınma Raporu’nu yetkili isimlere vermek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı binası önünde bir araya geldi.

    Barınamıyoruz Hareketi adına konuşan Çayan Zeki Aksu, barınma sorunun istenilirse çözülebilecek bir sorun olduğuna dair detaylı bir rapor hazırladıklarının altını çizerek, “Bizler üniversite öğrencileri olarak sesimizi duyurmak, çözülebilir sorunlarımızı göstermek ve çözümü için aktif rol almak istiyoruz. Bunun için ilk önce barınmamız ve burslarımız konusundaki ilk ve doğrudan muhatabımız Gençlik ve Spor Bakanlığı’na gittik. Bizler bu saptadığımız sorunların çözümü için gerçek bir uğraş içerisindeyiz. Bu nedenle devletin tüm kurumlarına bu gerçekliği yansıtmak istiyor ve bu sorumluluğu üstlenmeye davet ediyoruz. Aşağıda verilerle desteklediğimiz Bakanlık faaliyetlerinin doğru ve uygun kullanımlarla gençlerin barınma ve geçinme krizinde işlevli ve çözüm sağlayan yönleri olabileceğini düşünüyoruz” dedi.

    “BAKANLIĞIN BÜTÇESİ HANGİ YATIRIMLARA GİDİYOR?”

    Barınamıyoruz Hareketi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu yılki bütçesinin 16 milyar 505 milyon 839 bin TL olduğunu belirterek, bakanlığa şu soruları yöneltti:

    “Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre bunun 11 milyar 933 milyon 584 bin TL’si cari bütçe, 4 milyar 572 milyon 255 bin lirası yatırım bütçesi. Ancak Bakanlık her yıl ödenek üstü harcama yapıyor. Sayıştay tarafından hazırlanan 2021 Yılı Genel Uygunluk Bildirimi Raporu’na göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı 3.8 milyon TL ödenek üstü harcama yapmıştır. Peki, bakanlığın bu bütçesi hangi yatırımlara gidiyor? Bütçe ayrılan işler yerine getiriyor mu?
    Sayıştay raporları, Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesinin nasıl kullanıldığını gözler önüne seriyor.
    Bakanlığın devasa rakamlara ulaşan ve zengini daha zengin eden, doğayı talan eden otel teşviklerine ve geri dönüşü olmayan, denetlenmeyen, plansız ödemelerine bir son verilecek ve bu kaynaklar ülkenin dört bir yanındaki gencin gerçek sorunları için kullanılacak mı?
    Bin 656 taşınmaz hangi vakıflara, derneklere, kamu kurumlarına verildi? Bu taşınmazlar hangi amaçlarla kullanıldı? 14 üniversiteye verilen taşınmazların kullanım amacı nedir? Bu alanlar üniversite içi yurtlar olarak değerlendirilemez mi? Bu taşınmazların kaç tanesi yurt olarak kullanıyor? Bu taşınmazlar denetleniyor mu?
    Belediyenin binaları niçin derneklere veriliyor? Bu binalar yurt için kullanılamaz mı?
    Bakan Ersoy’a 4 milyar 5000 milyon teşvik verilirken barınamayan öğrencilere kira desteği verilemez mi?”

    “ÖĞRENCİLER TALEPLERİNİ SIRALADI”

    Talepleri görülmezse çadırları ve tulumları ile sokaklara döneceklerini vurgulayan öğrenciler, taleplerini sıraladı:

    “*Oteller barınma sorunu olan öğrenciler için geçici konaklama alanı olsun.

    *Yatırım teşviklerine ayrılan devasa bütçeler burs ve yurt hizmetlerine aktarılsın.

    *Gençlik ve Spor Bakanlığına tahsis edilerek KYK yurduna çevrilsin.

    *Dernek adı altında çeşitli kurumlara akıtılan bütçelerin nelere harcandığı şeffaflıkla açıklansın.”

    Yapılan açıklamanın ardından öğrenciler, hazırladıkları ‘Barınma Raporu’nu bakanlığa iletti.

    PİRHA/ANKARA

  • İstanbul’da Beyazıt ve Halepçe anması: Unutma, unutturma!-VİDEO

    İstanbul’da Beyazıt ve Halepçe anması: Unutma, unutturma!-VİDEO

    PİRHA- Öğrenci gençlik örgütleri ve 78’liler Girişimi’nin çağrısıyla Beyazıt ve Halepçe katliamlarının yıldönümünde İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde eylem yapıldı. Açıklamada, 7 devrimci öğrencinin faşistler tarafından katledilmesi, Halepçe’de 5 bin Kürt’ün katledilmesi lanetlendi. 

    16 Mart 1978 Beyazıt Katliamı ve 16 Mart 1988 Halepçe Katliamı’nın yıldönümünde üniversite öğrencileri ve 78’liler Girişimi’nin çağrısıyla, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde açıklama yapıldı.

    Üniversite öğrencilerinin “Beyazıt ve Halepçe katliamını unutmadık, hesap soracağız”, 78’liler Girişimi’nin “16 Mart 78 Katliamı davamız toplum vicdanında sürüyor” yazılı pankartları açtığı eylemde “Beyazıt faşizme mezar olacak”, “Beyazıt Katliamı’nın hesabı sorulacak”, “16 Mart’ı unutma, unutturma”, “Halepçe’yi unutmadık”, “Unutmayacağız, affetmeyeceğiz” yazılı dövizler taşındı.

    “16 MART DAVASI BİTMEDİ, ADALETİN PEŞİNDEYİZ”

    78’lİler Girişimi, HDK, HDP İstanbul, Karşı Sanat Çalışmaları, ortak yaptıkları açıklamada, 16 Mart davasının, doğrudan bir kontrgerilla davası ve alanında açılan ilk ve tek dava olduğunu belirtti.

    Açıklamayı 78’liler Girişimi’nden İsmail Ağan okurken, “Suç ilişkileri, MİT’e, Emniyet’e ve askere kadar uzanıyordu. Her üç kurum da mahkemeye hiçbir bilgi vermedikleri gibi bu yollu en küçük çatlağı süratle kapattılar. Soykırım, katliam, işkence gibi insanlık suçlarında zaman aşımı olamayacağı biçimindeki insanlığın hukuki müktesep hakkına rağmen dava zamanaşımı ile bitirildi. 16 Mart davası bitmedi, adaletin peşindeyiz” ifadelerini kullandı.

    Öte yandan, Üniversite öğrenci gençlik dernekleri de İstanbul Üniversitesi önünde “Beyazıt ve Halepçe Katliamını Unutmadık, Hesap Soracağız!” başlığıyla bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Bugün Beyazıt Katliamı’nın 45. Yılı. 1978’de yükselen devrimci dalgayı zayıflatmak için düzen halka karşı örtülü iç savaş ilan etti. Devlet destekli faşist çetelerce  kontrgerilla yöntemleri kullanıldı. İstanbul Üniversitesi’nde devrimci, demokrat, yurtsever öğrencilerin kampüse toplu girişleri engellenmek isteniyor, toplu halde giriş ve çıkış yapan öğrencilere planlı saldırılar gerçekleştiriliyordu. 16 Mart 1978 tarihinde Beyazıt’ta 7 devrimci öğrencinin ölümü ile sonuçlanan planlı saldırı tam burada gerçekleşti. Beyazıt Katliamı’nda yaşamını yitiren devrimci öğrencilerin mücadelelerinin daima devamcısı olacağız. Bu meydanda yitirdiğimiz yoldaşlarımızın hesabını soracağız” denildi.

    “HALEPÇE KATLİAMI, HALKLARA DÖNÜK KANLI SALDIRILARDAN BİRİ”

    Açıklamada, Irak’ta yapılan Halepçe katliamı da lanetlenirken, şunlar kaydedildi:

    “16 Mart 1988’de Irak, Halepçe’de çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden bölgede yaşayan Kürtlerin kimyasal silahlarla katletmesinin üstünden 35 yıl geçti. Halepçe semalarından gaz bombaları yağdırılırken, arka planda Ortadoğu’da akan bütün kanın ve gözyaşlarının asıl sorumlusu olan emperyalist devletlerdir. Halepçe Katliamı, iktidarların tarih boyu direnen halklara dönük yapılan kanlı saldırılarından biridir. Katledilen, kanı dökülen, yurtlarından edilen yüz binlerin hesabını sorma bilinciyle bir kez daha yan yana geldik. İnsanlığa karşı işlenen suçların affedilemez olduğunu buradan bir kez daha, Beyazıt’tan yineliyoruz. Faşizme karşı omuz omuza!”

    PİRHA/İSTANBUL

  • KYK yurtlarında zehirlenme vakaları: Son bir ayda 203 öğrenci hastanelik oldu

    KYK yurtlarında zehirlenme vakaları: Son bir ayda 203 öğrenci hastanelik oldu

    PİRHA- KYK yurtlarında yaşanan zehirlenme vakalarına ilişkin sosyal medya hesaplarından açıklama yapan Barınamıyoruz Hareketi, son bir ayda 4 ayrı KYK yurdunda toplu zehirlenme olayı yaşandığını belirterek, Karabük’te 130, Ankara’da 21, Tunceli’de 12, Gümüşhane’de 40 olmak üzere toplamda en az 203 öğrencinin hastaneye kaldırıldığını açıkladı.

    Yeni eğitim öğretim yılına barınma ve beslenme sorunu ile başlayan üniversiteliler, Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarında ise birçok sorunla karşı karşıya kalıyor.

    Son olarak Dersim ve Gümüşhane’de öğrenciler yedikleri yemekler sonrası zehirlenme şüphesiyle hastanelik oldu. Öğrenciler, yemek sorununun büyük problem olduğunu belirterek, ‘Gelen yemekleri çoğu zaman yiyemiyoruz, çok kötü. Sürekli yemeklerden arkadaşlarımız zehirleniyor. Hem fiziken hem psikolojik olarak yıpranıyoruz’ diyerek ses yükselttiler.

    SON BİR AYDA 4 AYRI KYK YURDUNDA 203 ÖĞRENCİ ZEHİRLENDİ

    Üniversite öğrencilerinin yaşadıkları barınma sorunları sonrası bir araya gelerek oluşturdukları Barınamıyoruz Hareketi, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımlar yaptı.

    KYK yurtlarının 6 hafta önce açıldığını anımsatan hareket, son bir ayda 4 ayrı KYK yurdunda toplu zehirlenme olayı yaşandığını belirterek, Karabük’te 130, Ankara’da 21, Tunceli’de 12, Gümüşhane’de 40 olmak üzere toplamda en az 203 öğrencinin hastaneye kaldırıldığını açıkladı.

    “YEMEKHANE İHALELERİ HANGİ ÖLÇÜLERLE HANGİ ŞİRKETLERE VERİLİYOR?”

    ‘Yemekhane ihaleleri hangi ölçülerle hangi şirketlere veriliyor?’ diye soran hareket, “Yurtlarda mutfak hijyen denetimi yapılıyor mu ya da kim tarafından hangi sıklıkla yapılıyor? Onlarca haber yapıldı, öğrenciler tweet atıp duruyor. Zehirlenme vakaları hakkında bir açıklama yapacak mısınız? Bu zehirlenmeler yıllardır sürüyor. KYK yurtlarında kalan bütün öğrencilere söylüyoruz. Her nerede bir zehirlenme vakası yaşıyorsanız gönüllü hukuk ve alternatif KYK destek ekibimizle koşulsuz şekilde yanınızdayız. Örtbas etmelerine izin vermeyin” dedi.

    Yaşanan zehirlenme vakalarına ilişkin KYK yurtlarının bağlı olduğu Gençlik ve Spor Bakanlığı ise hala sessizliğini koruyor.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Çatımız Gökyüzü: Ne evsizliği kabulleniyoruz ne de tarikat yurtlarına mahkum olmak istiyoruz-VİDEO

    Çatımız Gökyüzü: Ne evsizliği kabulleniyoruz ne de tarikat yurtlarına mahkum olmak istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Üniversite öğrencileri yüksek kira, yurt ücretleri ve mahkum edilmedik istendikleri tarikat yurtlarına tepki olarak bütün öğrencileri, ‘Çatımız Gökyüzü’ çatısı altında dayanışmaya çağırdı.

    Üniversitelerin yüz yüze eğitime geçmesiyle şehirler arası öğrenci göçü başladı. Uzaktan eğitim döneminde ev ve yurtları boşaltan öğrenciler, döndüklerinde aynı rakamlara barınacak yer bulamadı. Artan ev kiraları, yetersiz devlet yurtları ve özel yurt fiyatlarının yüksekliği karşısında öğrenciler dayanışma çağrısında bulundu.

    ‘Çatımız Gökyüzü’ adlı sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Bugün ev ve yurt sorunu yaşayan öğrenciler olarak; ne evsizliği ve yurtsuzluğu kabulleniyoruz ne de tarikat yurtlarına mahkum olmak istiyoruz! Ev ve yurt sorunu yaşayan bütün arkadaşlarımızı taleplerimizi gerçekleştirene dek dayanışmaya çağırıyoruz! Bizler ev ve yurt sorunu yaşayan öğrenciler olarak çatımızı gökyüzü evimizi sokaklar belledik. Ne ekonomik krizin faturasını ne de eğitim sisteminin cefasını bizler çekmeyeceğiz. Taleplerimiz karşılanana dek herkesi sahiplenmeye çağırıyoruz!” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Munzur Üniversitesi Rektörlüğü ‘izinsiz halay çeken’ öğrencilere soruşturma açtı

    Munzur Üniversitesi Rektörlüğü ‘izinsiz halay çeken’ öğrencilere soruşturma açtı

    PİRHA-TÜGVA ve AKP’nin Gençlik Ofisleri’ni protesto ettikleri için gözaltına alınan Munzur Üniversitesi öğrencilerine Rektörlük tarafından soruşturma açıldı.

    Munzur Üniversitesi’nde TÜGVA ve AKP’nin Gençlik Ofisleri’ni protesto eden öğrenciler, darp edilerek gözaltına alınmış ve soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan öğrencilere Munzur Üniversitesi Rektörlüğü tarafından soruşturma açıldı.

    Munzur Üniversitesi rektörlüğü “İzinsiz halay çekmek ve oturmak suretiyle izinsiz gösteri yapmak” gerekçesiyle öğrencilere soruşturma açtı. Öğrencilere gönderilen tebligatta 17 Haziran’da rektörlük tarafından görevlendirilen öğretim üyelerine savunma yapmaları isteniyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de öğrencilere Newroz gözaltısı!

    Dersim’de öğrencilere Newroz gözaltısı!

    PİRHA- Dersim’de bu sabah yapılan operasyonlarda Newroz kutlamalarına katılan Munzur Üniversitesi öğrencisi 20 kişi gözaltına alındı. 

    Dersim’de 19 Mart tarihinde kutlanan Newroz etkinliğine katılan Munzur Üniversitesi öğrencileri bu sabah yapılan ev baskınlarıyla gözaltına alındı.

    Dün, Munzur Üniversitesi’nde okuyan öğrenciler, AKP’nin Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Genç Ofis ve Gençlik Merkezi gibi isimlerle üniversitede faaliyet göstermesine karşı yürüyüş düzenlemiş, 11 üniversite öğrencisi “halay çektikleri” gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılmışlardı.

    Newroz kutlamasında “örgüt propagandası” yapıldığı gerekçesiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınanların emniyet müdürlüğüne götürüldüğü bildirildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Üniversiteliler Ankara’da ulaşım zamlarını protesto etti, çok sayıda öğrenci gözaltında-VİDEO

    Üniversiteliler Ankara’da ulaşım zamlarını protesto etti, çok sayıda öğrenci gözaltında-VİDEO

    PİRHA-Ankara’da Yurtsuzlar ve Barınamıyoruz Hareketi’nden üniversiteliler toplu taşıma ücretlerine gelen yüzde 44 zammı protesto ederek Kızılay Metro İstasyonu’nda turnikeden atladı.

    Ankara’da toplu taşıma ücretlerine 11 Mart’ta yüzde 44 zam geldi. Son iki ay içinde gelen ikinci zamla birlikte toplu taşıma ücretleri iki ayda iki katına çıkmış oldu.

    Ankara’da gelen bu zamlara ilk tepki üniversitelilerden geldi. Yurtsuzlar ve Barınamıyoruz Hareketi’nden üniversiteliler, Kızılay Metro İstasyonu’nda buluşarak eylem yaptı. Metro altında yürüyüş yapan üniversiteliler, yaptıkları konuşmalarla peş peşe gelen zamlara ve üniversitelilerin derinleşen yoksulluğuna dikkat çekti. Üniversiteliler yürüyüşün ardından kart basmayarak turnikelerden atladı. Çok sayıda üniversiteli gözaltına alındı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Çankaya Belediyesi, üniversite öğrencilerine ücretsiz yemek verecek

    Çankaya Belediyesi, üniversite öğrencilerine ücretsiz yemek verecek

    PİRHA-Çankaya Belediyesi, üniversite öğrencilerine hafta içi saat 18.00 – 19.00 arasında ücretsiz akşam yemeği vereceğini duyurdu.

    Ankara’nın Çankaya ilçesindeki CHP’li Çankaya Belediyesi, öğrencilerin hayatını kolaylaştıran uygulamalarına bir yenisini daha ekledi. Belediye, üniversite öğrencilerine hafta içi her gün saat 18.00 ile 19.00 arasında ücretsiz akşam yemeği vereceğini duyurdu.

    Ücretsiz yemekten faydalanmak isteyen öğrenciler, Çankaya Belediyesi Başkanlığı’nın 3. katında bulunan yemekhanede konuk edilecek. Söz konusu uygulama Çarşamba (24.11.2021) gününden itibaren başlatılacak.

    “BİZE KATILIR MISINIZ?”

    Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Üniversiteli arkadaşlarım, soframızı sizinle paylaşmak istiyoruz. Hafta içi her gün 18.00-19.00 saatleri arasında, Kızılay’da bulunan belediyemizin yemekhanesinde sizleri akşam yemeğine bekliyoruz. Bize katılır mısınız?” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Yurtsuzlar Hareketi: Güvencesiz ve rezil geleceğin kölesi olmayacağız -VİDEO

    Yurtsuzlar Hareketi: Güvencesiz ve rezil geleceğin kölesi olmayacağız -VİDEO

    PİRHA- Barınma hakları için eylem yapan öğrencilerin aileleri polis tarafından arandı. Duruma tepki gösteren üniversite öğrencileri, meşru taleplerini dile getirdiklerini vurgulayarak; “bizler güvencesiz, rezil bir geleceğin kölesi olmayacağız. En temel haklarımız için, insanca bir yaşam için mücadele etmeye devam edeceğiz. İktidarın üzerimizde kurmaya çalıştığı korku politikaları boşunadır” dedi.

    Ankara’da ‘Yurtsuzlar’ adı altında toplanan ve barınma hakları için eylemeler yapan üniversite öğrencilerinin aileleri polis tarafından aranarak tehdit edildi. Ailelere, çocuklarının 6 Kasım’da eyleme gideceklerini söyleyen polisler üniversiteliler üzerinde baskı kurmaya çalıştı.

    Üniversite öğrencileri, konuya ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısının yapıldığı salona ‘Boşuna aramayın, her kampüste her sokaktayız’ yazılı pankartı asıldı. Açıklamayı öğrenciler adına Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencisi İrem Naz Çelik okudu.

    “40 YIL ÖNCE KENAN EVREN VARDI, BUGÜN SARAY”

    6 Kasım’ın Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) 40’ıncı kuruluş yıldönümü olduğunu hatırlatan Çelik şunları dile getirdi:

    “40 yıl önce üniversitelerin özerkliğini ortadan kaldırmak, üniversiteyi sermayeye açmak, üniversitelileri baskı altına almak için kurulan YÖK, bugün baktığımızda işlevini yitirmiş bir şekilde saray kuklalığı yapan bir kurumdan başka bir şey değildir. Emirlerini saraydan almakta ve sadece saraya karşı sorumlu tutulmaktadır. Üniversitelerin özerk ve demokratik yapısı tarih boyunca saldırıya maruz kalmıştır. 40 yıl önce Kenan Evren yönetiminin YÖK aracılığıyla yapmaya çalıştığı saldırılar, bugün ise saray eliyle bizzat yapılmaktadır. Üniversitelerimize seçilmiş rektörler değil, cumhurbaşkanı tarafından kayyum rektörler atanmakta, üniversitelerde halk yararına bilim üretilmesi gerekirken üretilen bilim devlet eliyle sermayeye peşkeş çekilmektedir. Kampüslerimiz sermayedarların cebini doldurmak için ranta açılıp millet bahçelerine, külliyelere dönüştürülmekte, üniversite içindeki kadın ve LGBTİ+ çalışmaları engellenmekte ve cinsel tacizi önleme birimleri işlevsizleştirilmektedir. Pandemiyle birlikte kampüslerin kapısı tamamıyle kapatılmıştı, şimdi ise üniversitelerin kapılarını açtık denilerek belirsiz online ya da hibrit eğitim süreçleri öngörülmektedir.”

    “GÜVENCESİZ VE REZİL GELECEĞİN KÖLESİ OLMAYACAĞIZ”

    Üniversite öğrencilerinin yoksulluğa ve geleceksizliğe mecbur bırakıldığını belirten Çelik, artan kira fiyatları nedeniyle ev kirası ödeyemeyen, özel yurtlara parası yetmeyen, kalacak yurt bulamayan, barınma imkânı olmadığı için üniversitesine gelemeyen, aile evinden çıkamadığı için baskıya ve şiddete maruz kalan, geçinemediği için güvencesiz iş koşullarında çalışan milyonlarca öğrenci olduğunu söyledi. Çelik; “Fakat bizler güvencesiz, rezil bir geleceğin kölesi olmayacağız. En temel haklarımız için, insanca bir yaşam için mücadele etmeye devam edeceğiz. İktidarın üzerimizde kurmaya çalıştığı korku politikaları boşunadır. Bizler hayatın her alanında üzerimizde kurmaya çalıştığınız baskılara rağmen karşınızda dimdik duruyoruz. Kayyum rektörlere karşı kampüslerde, rant ve talan politikalarıyla yok etmeye çalıştığınız ormanlarda, kadın ve LGBTİ+ düşmanlığına karşı sokaklarda, evsiz ve yurtsuz bırakılmaya karşı parklarda, tüm kampüslerdeyiz.”

    “POLİSİN BU TÜR ARAMALAR YAPMASI HUKUSUZDUR”

    Geçtiğimiz günlerde Yurtsuzlar Hareketini bahane göstererek üniversite öğrencilerinin ailelerinin kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce arandığını söyleyen Çelik son olarak şunları aktardı:

    “Ailelerimiz bizim üzerimizden korkutulmaya çalışılarak üniversitelilerin barınma hakkı mücadelesi engellenmek istendi. Yapılan aramalar tamamıyla hukuksuzdur. Biz üniversitelilerin kalacak yurdu yok, hali hazırda olan KYK Yurtları hem yetersiz hem niteliksiz, öğrenci semtlerinde kiralara fahiş zamlar yapıldı, 650 liralık KYK kredileriyle özel yurtlarda kalmaya paramız yok, tarikat-cemaat yurtlarında kalmak istemiyoruz derken bizlere kalacak nitelikli, tam kapasiteli yurtlar oluşturması gerekenler barınma hakkını isteyen üniversitelilerin ailelerini aramakla meşgul olmaktadır. En meşru ve haklı taleplerimizi dile getiriyor, yurtsuz binlerce sıra arkadaşımızın hakkını savunuyoruz. Nitelikli yurt istemek ve kendi yaşam alanlarımızı savunmak suç değildir. Söz konusu üniversiteliler olunca elinden geleni ardına koymayanlar aynı hassasiyeti kadın ve LGBTİ+ düşmanlarına, faşist çetelere, uyuşturucu satıcılarına göstermemektedir. Boşuna aramayın. Şimdiye kadar yurtsuzların sesini parklarda, sokaklarda, kent meydanlarında, kampüslerde dile getirdik. Bundan sonrasında da ‘Yurtsuzlar’ olarak mücadele etmeye, üniversitelerimizi ve barınma hakkımızı savunmaya devam edeceğiz. Üniversitelilerin, yurtsuzların sesini kısamayacaksınız.”

    PİRHA/ANKARA

  • Dersim’de öğrencilerin yurttan atılmaları protesto edildi-VİDEO

    Dersim’de öğrencilerin yurttan atılmaları protesto edildi-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Atatürk Mahallesi’nde bulunan Tunceli Kız Öğrenci Yurdu’nda yedek olarak kalan öğrencilerin yurt yönetimi tarafından gece yarısı yurttan çıkartılmasını öğrenciler protesto etti.

    Dersim merkez Atatürk Mahallesi’nde bulunan Tunceli Kız Öğrenci Yurdu’nda öğrenciler yurt görevlileri tarafından gece yarısı yurttan çıkartıldı. Yurt önünde toplanan yüzlerce öğrenci, öğrencilerin gece yarısı yurttan çıkarılmasını protesto etti. Duruma tepki gösteren öğrencileri alkış ve ıslıklar çalarak “susma sustukça sıra sana gelecek” sloganları attı.

    Aynı kampüs içerisinde yer alan Munzur Erkek Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrenciler ise, eyleme destek vermek için Kız Öğrenci Yurdu’nun önüne kadar yürüdü. Bina önündeki protestoların ardından öğrenciler bu kez Ehlibeyt Kız Öğrenci Yurdu’na doğru yürüyüşe geçti. Öğrenciler yol boyunca ıslık ve alkışlarla “Barınma hakkımız söke söke alırız” sloganları attı. Yaşadıkları barınma sorunlarına dikkat çekmek için sürekli alkış, ıslık, zılgıt ve sloganlar atan öğrencilere, balkon ve pencerelerine çıkan yurttaşlar da yine alkışlarla destek verdi. Gece saat 03.30’a kadar sürdüren öğrenciler, bir süre oturma eylemi gerçekleştirdikten sonra dağıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Eğitim Sen: Öğrencilerin ev veya yurt bulamamasından iktidar sorumludur

    Eğitim Sen: Öğrencilerin ev veya yurt bulamamasından iktidar sorumludur

    PİRHA-Eğitim Sen, üniversite öğrencilerinin barınma sorununa ilişkin açıklama yaptı. Artan ev kiraları ve yurt fiyatlarının yüksekliğine dikkat çekilen açıklamada, “Çok sayıda üniversite öğrencisinin ev veya yurt bulamayarak dışarda kalmasından iktidarın sorumludur. Bu şekilde öğrenciler dini vakıf ve derneklere yönlendirilmeye çalışılıyor” denildi.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), üniversite öğrencilerinin barınma sorununa ilişkin açıklama yaptı.

    Açıklamada, “AKP’nin, ‘her ile bir üniversite’ projesi ile birlikte 2002’de 93 olan üniversite sayısı, 2020’de 203’e yükselmiş, öğrenci sayısı ise 1 milyon 882 binden, 8 milyon 241 bine çıkmıştır. 2002’de Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) bağlı 191 yurt varken 2020’de bu sayı 773’e çıkmış, ancak yurt sayısının öğrenci sayısı ile orantılı artmaması sonucunda çok sayıda öğrenci barınma sorunu yaşamaya başlamıştır. Aynı dönemde özel yurtların sayısı iki kat artışla 2 bin 210’dan 4 bin 406’ya yükselmiştir. Özel yurtların 2 bin 894’ü dernek, 416’sı vakıf yurdu, diğerleri şahıs yurtları (368), ticari yurt (666) ve üniversite yurtlarıdır” denildi.

    “ÖĞRENCİLER DİNİ VAKIFLARA YÖNLENDİRİLİYOR”

    Çok sayıda öğrencinin “barınamıyoruz” diyerek parklarda yatarak seslerini duyurmaya çalıştığının ifade edildiği açıklamaya şöyle devam edildi:

    “İktidarın tutumu ise öğrencilerin barınma sorununu çözmek yerine kalacak yeri olmayan öğrencileri kolluk kuvvetleri aracılığıyla sürekli taciz etmek ve gözaltına almak olmaktadır. Yıllardır kamu kaynaklarıyla yapılan destekler sonucunda dini vakıf ve derneklere ait yurtlara daha fazla öğrencinin yönelmesi sağlanmıştır. İktidar, KYK yurtları önündeki uzun kuyruklar karşısında, önümüzdeki birkaç yıl kendisine sıra gelmeyeceğini gören ve kirasını ödeyebileceği bir ev bulmaktan umudunu kesen öğrenci kitlesini bilinçli bir şekilde TÜRGEV, TÜGVA, Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti gibi tarikat-cemaat yurtlarına doğru adeta itmektedir. İlim Yayma Cemiyeti’nin 107; Ensar Vakfı’nın 60; TÜGVA’nın 38; TÜRGEV’in 18 yurdu vardır. Bu yurtlar için vakıflara halkın vergilerinden her yıl milyonlarca lira aktarılmaktadır. Dini vakıf ve derneklere ait yurtlarda kalan öğrencilere öğrenci başına geçtiğimiz yıl 650-800 TL destek verilmiştir. Bu yılın ilk 9 ayında yapılacak destek miktarı ise toplamda 173 milyon 704 bin liradır.”

    “EĞİTİM TEMEL İNSAN HAKKIDIR”

    Öğrencilerin yıllardır tarikat-cemaat yurtlarına yönlendirilmesinin iktidarın “Dindar nesil yetiştirme” yönündeki siyasal-ideolojik hedeflerinden bağımsız olmadığına vurgu yapılan açıklamada, “Ekonomik olanakları yetersiz öğrencilerin eğitim alma haklarını kullanmalarını sağlamak sosyal devlet olmanın ve toplumsal adalet ve fırsat eşitliği ilkelerinin temel gereklerindendir. Bunun için talep eden tüm öğrencilere her kademede, ama özellikle orta ve yükseköğretimde yurt olanağı sunmak sosyal devletin temel sorumluluğudur. Eğitim bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkıdır. Öğrencilerimizin insanca yaşayabilecekleri beslenme ve barınma hakkı, anayasal bir hak,  kamusal bir sorumluluktur.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim Barosu: Barınma Anayasal haktır, öğrenciler bu haktan mahrum bırakılamaz!

    Dersim Barosu: Barınma Anayasal haktır, öğrenciler bu haktan mahrum bırakılamaz!

    PİRHA- Dersim Barosu, barınmanın anayasal bir hak olduğunu, öğrencilerin bu haktan mahrum bırakılamayacağını açıkladı. Baro, “KYK yurtlarının öğrencilerin tümünün barınma ihtiyacını karşılayacak sayıya çıkarılmasını ve mevcut yurtlardaki koşulların iyileştirilmesini talep ediyoruz” dedi. 

    Barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencilerine Dersim Barosu’ndan bir destek geldi. “Barınma Anayasal bir haktır, öğrenciler bu haktan mahrum bırakılamaz” başlığıyla yazılı bir açıklama yapan baro, “Üç yarı yıl boyunca “uzaktan eğitime” mahkûm edilen öğrenciler bin bir zorlukla üniversiteyi “kazandık” diye sevinirken, yüz yüze eğitime girme heyecanındayken çok ciddi bir sorunla karşılaştı: Barınma sorunu!” dedi.

    “Yaklaşık on gündür Munzur Üniversitesi öğrencileri stres içinde barınma sorunun çözülmesini bekliyor” denilen açıkla şöyle devam etti:

    “KYK yurtlarında yer bulamamak, kiraların yüksekliği, asil ve yedek uygulamalar 7 bin öğrencinin olduğu yerde 2 bin gibi yurt kontenjanının olması 5 bin öğrenciyi kara kara düşündürüyor.
    Üstelik bu sefer karşı karşıya olunan barınma sorunu, öğrencilerin önceki yıllardaki barınma sorunuyla karşılaştırılamaz büyüklükte; yüzde üç yüz artışa varan ev kiraları ve özel yurt fiyatlarıyla, tarikat-cemaat yurtları dayatması ve KYK yurtlarının yetersizliği ile!

    Ailesinin yaşadığı il dışında üniversiteye giren çoğunluğu Bölge ilerinden emekçi ailelerin çocukları için barınma sorunu bütün öteki sorunların önüne geçmiş bulunuyor. Bu durum yurt genelinde de sıcaklığını koruyor.
    Kimi öğrenciler, “Barınamıyoruz” diyerek parklarda yatarak seslerini duyurmaya çalışırken, kimi öğrenciler okullar açılıncaya kadar bütçesine uygun bir ev ya da yurt bulmak için umutsuz bir çaba içinde, kimileri de yarım gün çalışacağı bir iş aramaya başlamış bile! Azımsanmayacak bir öğrenci kitlesi ise -örneğin İlimizde- barınma imkânı bulamadığı için kayıtlarını dondurup eve dönerek “barınma sorunlarını” çözmeye çalışıyorlar.
    KYK yurtları ve kirasını ödeyebileceği bir ev bulmaktan umudunu kesen öğrencilerin bir bölümü adım adım TÜRGEV, TÜGVA, vd. tarikat-cemaat yurtlarına doğru itmektedir.

    YURT YAPTIRMAYI HÜKÜMET NİYE AKIL ETMİYOR?

    Parasal bakımdan onların fiyatları da ortalama bir emekçi ailesinin karşılamasının çok ötesindedir ama bu yurtlara devlet öğrenci başına 650-800 TL destek vermektedir. Yani, yeni yurtlar yaptırmak ve mevcut yurtların koşullarını iyileştirmek için para harcamayan devlet, tarikat-cemaat yurtları söz konusu olduğunda kesenin ağzını açmaktadır.
    Ancak tarikat-cemaat yurtlarına girmenin bir olmazsa olmaz şartı vardır: Tarikat merkezinden gönderilecek “hocaların” yapacağı “dini sohbetlere” ve “etkinliklere” katılmak!
    Yani yoksul ailelerin gençleri için tarikat-cemaat yurtlarında barınmak, seçenekler arasında bir seçenek değil “Zorunlu kalınmış bir hal”, “bir dayatmadır!”

    Öğrencilerin barınma sorununun rastlantı olmadığını belirten Dersim Barosu, bu durumun AKP iktidarının “Dindar nesiller yetiştirme” stratejisinin bir ürünü olduğunu belirtti.

    Pandeminin bu krizi sadece görünür hale getirdiğini belirten baro şunları kaydetti:

    “Çünkü iktidar, Yargıtay açılışını dua ile yaparken; anaokullarında Kur’an kursları açmaya; üniversiteye kadar eğitim müfredatını İslamist bir çizgide yeniden oluştururken pratikte de tarikat ve cemaatleri, onların vakıflarını, milli eğitimin başlıca “paydaşı” olarak devreye sokmuştur. Cemaat-tarikat yurtları bu “Dindar nesiller yetiştirme” stratejisiyle üniversite öğrencilerini kuşatmanın bir boyutunu oluşturmuştur.

    “LAİKLİK HİÇE SAYILIYOR”

    Cemaat-tarikat yurtları bu amacın bir dayanağı olarak, üniversite gençliğini fikri olarak kazanmak, böylece ülkede bir türlü oluşturamadıkları “fikri iktidarı” sağlamanın dayanaklarının birisi olarak devreye sokulmuştur.
    Kısacası iktidarın KYK yurtlarının sayısını artırarak ve var olanların da koşullarını iyileştirerek üniversite öğrencilerinin barınma sorununun gerektirdiği biçimde çözmek gibi bir amacı olmadığı gibi asıl olarak öğrencileri cemaat-tarikat yurtlarına gitmeye zorlayan önlemleri devreye sokarak, kendi ideolojik-siyasi amaçlarını laikliği hiçe sayarak gerçekleştirmek istemektedir.

    16 metrekarelik bir odaya 4 öğrencinin “istif edilmesi”, her yıl enflasyona bağlanan zamlarla, bu yıl 480 TL’ye çıkmış ücretleriyle, KYK yurtlarından da öğrenciler hiç ama hiç hoşnut değildir. Bir dokunsanız öğrencilerden “bin ah işitilen” yurtlardır.
    Hükümet “Biz iktidara geldiğimizde 45 TL olan kredileri 650 TL’ye çıkardık. Gözünüze dizinize dursun” diyerek faiziyle geri alınmak üzere öğrencilere verilen kredinin 480 TL’si KYK yurdunun çıplak ücreti olarak geri alınmaktadır.

    Bu yüzden öğrenciler; Anayasal bir hak olan MADDE 17” uyulmasını istemektedir; “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi de Anayasa Madde 42. de düzenlenmiştir: “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.”

    TALEPLER

    *KYK yurtlarının öğrencilerin tümünün barınma ihtiyacını karşılayacak sayıya çıkarılmasını ve mevcut yurtlardaki koşulların iyileştirilmesini,

    *Öğrencilerin üniversite hayatı boyunca sağlıklı, nitelikli ve ücretsiz koşullarda barınma hakkının devlet tarafından karşılanmasını, mevcut KYK borçlarının iptal edilmesini, kredilerin burs olarak verilmesini,

    *Ayrıca ve ivedilikle Baro yönetim kurulu olarak Yerelde ve Yurtta Anayasa 57. maddeye uymaya ve şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, yurt ihtiyacını karşılanmasını öğrenciler ve kamuoyu adına talep ederiz.

    PİRHA/ DERSİM

  • İstanbul’da Barınamıyoruz Hareketi: Çantalarımızı yastık, bankları yatağımız yaptık-VİDEO

    İstanbul’da Barınamıyoruz Hareketi: Çantalarımızı yastık, bankları yatağımız yaptık-VİDEO

    PİRHA-Türkiye’nin dört bir yanında ev ve yurt ücretlerinin pahalılığını ‘Barınamıyoruz’ diyerek protesto eden öğrencilerin parklardaki nöbetleri sürüyor. Çantalarını yastık, bankları ise yatak yaptıklarını belirten öğrenciler barınma haklarını kazanana kadar mücadeleye devam edeceklerini ifade ettiler. 

    ‘Barınamıyoruz’ diyerek fahiş yurt ve ev kiralarını protesto etmek için Türkiye’nin birçok noktasında sokaklara çıkan, parklarda sabahlayan öğrenciler eylemlerine devam ediyor.

    Öğrenciler yalnız barınma kalemindeki pahalılıktan şikayetçi değil. Aynı zamanda ulaşım, beslenme, iletişim, sosyal aktivite gibi noktada yaşanan zamlar ve fahiş fiyatlardan da şikayetçiler.

    Taleplerini dillendirmek üzere İstanbul Beşiktaş’taki Sporcular Parkı’nda dördüncü gün nöbeti için bir araya gelen öğrenciler PİRHA‘ya açıklamalarda bulundular.

    “BARINAMAYANLAR OLARAK HEPİMİZ SOKAKTA KALDIK”

    Mimar Sinan Üniversitesi öğrencisi Kardelen Şahin, okuluna gün içinde 4-5 saatlik mesafede oturduğunu söylerken; “Yurda yerleşemediğim ve ev tutamadığım için ben de buradayım. Barınamayanların genel ilkesi, hepimiz sokakta kaldık. Yurtlar yetersiz. Fahiş ev kiraları malum. Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’nün (KYK) verdiği bütçe belli” dedi.

    Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın “Yurt konusunda Türkiye’de bugüne kadar hiçbir iktidarın yapmadığı yatırımları yaptık. Göreve geldiğimizde üniversite öğrencilerinin altığı burs 45 liracıktı, 45 liracık. Ya elinize dilinize dursun ya. Şu anda 650 TL’ye çıktı nereden nereye geldi” şeklindeki açıklamasını da değerlendiren Şahin, şunları söyledi:

    “Önemli olan verilen paranın rakamı değil değeridir. 45 TL’ye o zamanlar 3 gram altın alınıyorken; şu an 650 TL ile 1 gram altın alamıyorsunuz. İnsanlarla dalga geçermiş gibi 650 lira verdim demek hakaret gibi öğrencilere. Hiçbir öğrencinin 650 lirayla geçinmesi mümkün değil. Yapılanlar ahlak dışı.”

    “BARINMA HAKKIMIZI ALANA KADAR MÜCADELE DEVAM EDECEĞİZ”

    İstanbul’daki bir vakıf üniversitesinde okuyan Aleyna isimli öğrenci de okuluyla evi arasında 2 buçuk saatlik bir mesafenin olduğunu kaydetti. “Bana yurt çıkmadı ve nerede kalacağımı bilemiyorum” diyen Aleyna, “Okulumun yanındaki evlerin kiraları pandemiden önceki fiyatlara göre %150 artmış durumda. Kiraya çıkma durumum da yok. KYK bursunun 45 TL olduğu döneme baktım. O dönem birçok şey daha uygunmuş. Şu an KYK bursu 650 TL iken; KYK yurtları 500-550 TL. İstanbul’daki en uygun evler 1700-1800 TL’den başlıyor.

    Bunun dışında sağlıklı beslenebilmemiz imkânsız hale geldi. Ulaşım aynı şekilde çok pahalı durumda. Bizden barınma, beslenme ve ulaşım giderlerimizin 650 TL ile karşılamamız bekleniyor. Barınamıyoruz hareketi olarak eylemlerimize devam edeceğiz. Barınma en temel hakkımız. Bunu alana kadar da nöbetlerimiz sürecek. Mücadeleye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “20-30 KİŞİNİN DEĞİL 10 MİLYON ÖĞRENCİNİN TALEBİNİ İLETİYORUZ”

    Yine bir vakıf üniversitesinde öğrenci olan Hasan Doğan ise son zamanlarda artan kira zamlarını protesto etmek için sokaklara çıktıklarını belirterek, “Mevcut kira ve yurt ücretlerini ödeyecek ne bizim ne de ailemizin durumları var. Bizler bugün burada 20-30 kişi değil 10 milyon öğrencinin talebini iletiyoruz herkese. Yurtların 700 bin barınma kapasitesi var. Bizler ise 10 milyon öğrenciyiz. Mağduriyeti yaratan ve çözüm sunmayan da devletin kendisidir. Taleplerimiz açık ve net. Ev fiyatlarının düşürülmesi. Öğrencilere ev bursu verilmesi. Herkese insanca yaşayabileceği barınma şartlarının oluşturulması. Aynı zamanda yurtların denetlenmesi ve daha sağlıklı bir yaşam için fiyatların düşürülmesi” şeklinde konuştu.

    “ÇANTALARIMIZI YASTIK, BANKLARI YATAĞIMIZ YAPTIK”

    Doğan, Türkiye’nin farklı yerlerinde nöbetlerinin sürdüğünü ifade ederken, “Çözüm bulunana dek bütün yolları deneyerek; parkları ve bankları yatağımız yapıp, gökyüzünün altında sokaklarda nöbetimizi devam ettireceğiz. 10 milyon öğrenciyiz ve sorun çözülene kadar her yerde onları rahatsız etmeye devam edeceğiz” dedi.

    2017 yılında İstanbul’a üniversite okumak için geldiğinde kaldığı evin kira ücretinin 750 TL olduğunu vurgulayan Doğan son olarak şöyle konuştu:

    “Şu an kaldığım ev Kartal’da. Okulum ise Avcılar’da. Okulun yakınında ev tutma ihtimalim yok. Merkezi yerlerde kalamıyorum. Ulaşım, yemek, sosyal aktivite, faturalar, internet masraflarımız var. Sorunlar çok. Bütün bunları 650 TL ile çözmek mümkün değil. Bütün arkadaşlarımızı kent meydanlarına, sokaklara davet ediyoruz. Çantalarımızı yastık yaptık. Parklarda banklarda sabahlıyoruz.”

    “CUMHURBAŞKANI EV VE YURT FİYATLARINA HİÇ BAKMIYOR”

    Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde eğitimine devam eden Fatma Sümeli de, devam eden nöbetlere ilişkin, “Barınamıyoruz hareketi adı altında dördüncü gecemizdeyiz. Barınma sıkıntısı yaşadığımız için bir araya geldik. Bunu duyurmaya çalışıyoruz. Bu durumun yaşam koşullarımızı ve eğitim şartlarımızı ne kadar zorlaştırdığını göstermek istedik. Cumhurbaşkanı ev ve yurt fiyatlarına hiç bakmıyor. 650 TL burs veriyor ama 480 TL yurt kirası alıyor. Geri kalan 170 lira ile geçinmemi istiyor. Kitaplarımın tanesi 70 lira. Ben nasıl geçinebilirim? Yalnız barınma sıkıntısı değil bir bütün olarak eğitim sıkıntımıza tepki gösteriyoruz. Bu noktada herkese çağrıda bulunuyoruz” yorumunda bulundu.

    Barış KOP / İSTANBUL