Etiket: urla

  • Urla’da emekliler konuştu: Geçim derdi büyüyor en büyük kaygı gençlerin geleceği-VİDEO

    Urla’da emekliler konuştu: Geçim derdi büyüyor en büyük kaygı gençlerin geleceği-VİDEO

    PİRHA – Urla Meydanı’nda oturan emeklilerin en büyük sorunu geçim sıkıntısı ve gençlerin gelecek kaygısı. Emekli maaşlarıyla temel ihtiyaçlarını karşılayamayan emekliler ya çalışıyor ya da eşleri çalışmak zorunda kalıyor.

    Türkiye’de artan enflasyon, emeklilerin geçim endişelerini de artırıyor. Geçim sıkıntısıyla her geçen gün daha fazla karşı karşıya kalan emekliler, aylıklarının temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini belirtiyor.

    Öte yandan emeklilerin en büyük kaygılarından biri de gençlerin yaşadığı ekonomik belirsizlikler, işsizlik ve eğitim alanındaki sorunlar. Çoğu emekli, çocuğunun veya torununun geleceğinden endişe duyuyor.

    İzmir’in Urla ilçesinde emeklilere mikrofon uzattık. Kimi sorunlarını dile getirip konuşmak istemezken, kimisi yaşadığı geçim sıkıntısını anlatmaktan çekinmedi. Çınar ağacının gölgesinde zaman geçirirken hem siyaseti hem de yaşam koşullarını değerlendiren emekliler, ortak sorunlarının ekonomik sıkıntılar olduğunu söyledi.

    “EN BÜYÜK KAYGIM GENÇLERİN GELECEĞİNİN BELİRSİZLİĞİ”

    13 yıldır emekli olan Ümit Gençhan, kendisinin ve eşinin emekli olduğunu ancak istedikleri her şeyi alamadıklarını belirterek, idare ederek geçinebildiklerini söyledi.

    Gençhan, “Hanım da emekli olduğu için idare ediyoruz, yoksa öbür türlü imkânsız” dedi.

    En büyük kaygısının gençlerin geleceği olduğunu ifade eden Gençhan, “Çocuk üniversiteyi bitiriyor, iş yok. Hala annesinin babasının eline bakıyor” diye konuştu.

    Gençhan, son olarak iktidarın değişmesiyle bu sorunların aşılacağını düşündüğünü belirtti.

    “EMEKLİYİM AMA HALA ÇALIŞIYORUM”

    Nurhan Uygun da 7 yıldır emekli olmasına rağmen çalışmaya devam ediyor. Bu emekli maaşlarıyla geçinmenin mümkün olmadığını belirten Uygun, en büyük kaygısının çocuklarının ve torunlarının geleceği olduğunun altını çizdi.

    Uygun, bu kaygıların giderilmesi için birlik ve beraberliğin gerekli olduğunu söyledi.

    Erdoğan Kurtoğlu ise hem Türkiye’den hem de Almanya’dan emekli. Türkiye’de sadece 6 yıl çalışarak emekli olduğunu kaydeden Kurtoğlu, tek başına yaşadığı için emekli maaşının kendisine yettiğini ifade etti.

    “EMEKLİ MAAŞLARIMIZ EN AZ 50 BİN TL OLSUN”

    22 yıldır emekli olan Selahattin Yücel, her ne kadar geçinebildiklerini söylese de istedikleri her şeyi alamadıklarını belirtti.

    Eşinin de çalıştığını ifade eden Yücel, “Hayat şartları pahalı. İstediğimiz her şeyi alamıyoruz. Gıdada da diğer ihtiyaçlarda da paramız yetersiz geliyor. En az emeklilerin 50 bin TL alması gerekiyor. Yoksa 22 bin TL ile ne alabiliriz?” dedi.

    Yücel, son olarak Türkiye’nin çok güzel bir ülke olduğunu söyledi.

    PİRHA/İZMİR

  • Varto ve Karlıova’daki JES’e karşı Ignis şirketi önünde eylem – VİDEO

    Varto ve Karlıova’daki JES’e karşı Ignis şirketi önünde eylem – VİDEO

    PİRHA – İzmir Ekoloji Koordinasyonu İzmir Urla’da bulunan Ignis şirketi önünde JES projelerine tepki gösterdi. Yaşam alanlarının gasp edilmesine izin vermeyecekleri belirtilen Platform, “Ziyaretlerimiz, nişangahlarımız, inanç yerlerimiz ve kültürel hafızamız bu projelerle tahrip edilme, yok olma riski altındadır. İnancımıza ve kutsallarımıza basarak yükselecek hiçbir santrali kabul etmiyoruz!” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Varto ve Karlıova’da yapılmak istenen Jeotermal Elektrik Santrali’ne (JES) karşı İzmir Ekoloji Koordinasyonu İzmir Urla’da bulunan Ignis şirketi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada sık sık “Toprağıma suyuma dokunma, İblis İgnis defol, Sermayenin İgnisi doğanın katili” sloganları atıldı. Şirket, ıslık ve zılgıtlarla protesto edildi.

    Basın açıklamasını İzmir Ekoloji Koordinasyonu’ndan Eylem Koşar Bağiç okudu.

    Bağiç, “Topraklarımızı insansızlaştırmak, suyumuzu zehirlemek ve geleceğimizi karartmak pahasına alınmış Jeotermal Elektrik Santrali (JES) ruhsatlarına karşı, doğanın, yaşamın ve halkın sesini haykırmak için toplandık” dedi.

    Varto ve Karlıova’nın kurdun, kuşun, bin bir çeşit canlının ve bir halkın belleği olduğunu söyleyen Bağiç, JES projesinin hayata geçirilmesinin yaşam alanlarının gasp edilmesi olduğunu söyledi.

    “İNANÇ YERLERİMİZ YOK OLMA RİSKİ TAŞIYOR”

    JES projesiyle köylerin yerinden edilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna vurgu yapan Bağiç, inanç yerlerinin ve kültürel hafızanın yok alma riski taşıdığını belirterek şunları söyledi:

    “Yeraltının kimyasal ve ağır metal yüklü akışkanlarını yüzeye çıkararak havamızı, toprağımızı ve suyumuzu geri dönülmez bir yıkıma sürükleyeceksiniz. Tarım alanlarımız kuruyacak, meralarımız yok olacak, bölgenin can damarı olan su kaynaklarımız zehirlenecektir. Bu topraklar sadece geçim kaynağımız değil, ruhumuzdur. Ziyaretlerimiz, nişangahlarımız, inanç yerlerimiz ve kültürel hafızamız bu projelerle tahrip edilme, yok olma riski altındadır. İnancımıza ve kutsallarımıza basarak yükselecek hiçbir santrali kabul etmiyoruz!”

    “TOPLUMSAL BARIŞI ZEDELEYEN BU PROJEDEN VAZGEÇİN”

    “Şirketlerin kar hırsı, halkın yaşam hakkından ve doğanın kutsallığından üstün olamaz” diyen Bağiç, halkın itirazına rağmen projenin devam etmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

    Bağiç, Ignis yöneticilerine şu çağrıyı yaptı:

    “Halkın iradesini yok sayan, ekolojik bir katliama kapı aralayan ve toplumsal barışı zedeleyen bu projelerden derhal vazgeçin! Ruhsatlarınızı geri çekin ve elinizi Varto ile Karlıova’nın üzerinden çekin!”

    Açıklama sloganlarla son buldu.

    PİRHA-İZMİR

  • Zakir Genç: Her yere cami yapsanız da inançları yok edemezsiniz!-VİDEO

    Zakir Genç: Her yere cami yapsanız da inançları yok edemezsiniz!-VİDEO

    PİRHA- Zakir Ersin Genç, İzmir’in Urla ilçesine bağlı Alevi köyü olan Bademler Köyü’ne İlçe Müftülüğü tarafından cami yapılma girişimine tepki göstererek, “Her yere cami yapsanız da inançları yok edemezsiniz. Alevi köyüne cami yapılmasın istiyoruz. Bu işin durdurulmasını istiyoruz” dedi.

    Sanatsal faaliyetleriyle tanınan İzmir’in Urla ilçesindeki Alevi köyü Bademler’de cami yapılması için kaymakamlığa başvuru yapıldı. Cami talebinin, köye yakın zaman öncesinde dışarıdan göç eden yurttaşlar tarafından yapıldığı iddia edildi.

    Bademler Köyü’ne cami yapımına ilişkin konuşan Zakir Ersin Genç, Alevi köylerine cami yapılmasına samimi Müslümanların karşı çıkması gerektiğini vurguladı.

    “OSMANLIDAN BUGÜNE ALEVİLERE YÖNELİK DEVLETİN ASİMİLASYON POLİTİKASI HİÇ DEĞİŞMEDİ”

    Alevi köylerine cami yapılmasının Hristiyan bir köye medrese kurmak gibi bir şey olduğunu belirten Zakir Ersin Genç, “Hristiyanlar gelip orada İslam’ı mı öğrenecek? Şimdi maalesef bu bugünün sorunu da değil. Geçmişte de yaşanan aynı sorunlar vardı” dedi.

    Osmanlı döneminde Alevi tekkelerine Nakşibendi şeyhlerinin atanmasını hatırlatan Genç, “Maalesef o dönem Osmanlı şimdi de Türkiye Cumhuriyeti’nin bir siyasi düşüncesi bu şekle getirdi” diye belirtti.

    İzmir’de Ula Bademler köyünde yaşayanların yüzde 99’nun Alevi olduğu bir köye cami yapılmasının kabul edilemeyeceğini belirten Genç, “Burada yaşayan insanların hepsi sanat ve kültürle uğraşan insanlar. Hatta bu insanlar cemevi de istemiyorlar, bir kültür merkezi istiyorlar” dedi.

    “ALEVİ KÖYLERİNE CAMİ YAPILMASINA SAMİMİ MÜSLÜMANLARIN KARŞI ÇIKMASI GEREKİYOR”

    Bu işleri iyi bilen samimi Müslümanların buna karşı durması gerektiğini vurgulayan Genç, “Yani sadece ben oraya bir cami yaptım. Bunların hepsi Müslüman oldu. Öyle bir düşünce yoktur. Yani bin seneden beri asimilasyon politikalarına rağmen biz hala varız ve yok edilmedik. Çünkü düşünceyi silemezler” şeklinde ifade etti.

    Geçmişte Burdur’da yaşadığını, orada birçok caminin kullanılmamaktan dolayı harap halde olduğu bilgisini paylaşan Genç, “Cami isteyen de bir sürü dağ köyleri var. Gidin oradaki vatandaşların camisine tamirat, bir tadilat yapın” dedi.

    Son yıllarda deevasa büyüklükte camilerin yapıldığını ifade eden Genç, “Burada samimi Müslümanların düşünmesi lazım. Halkın vergileri böyle çar çur edilmesine karşı durması lazım. Çünkü ben camiyi buraya yaptım. Herkes İslam’a kavuştu diye bir şey yoktur” diye belirtti.

    “HER YERE CAMİ YAPSANIZDA İNANÇLARI YOK EDEMEZSİNİZ”

    Anadolu’nun binlerce asırdır birçok inancın, dinin ve kimliğin yaşandığı bir yer olduğunun altını çizen Genç, şunları söyledi:

    “Burada Hristiyanlar, Museviler, Keldaniler yaşamış. Yani Diyarbakır’da cami yaptın diye bu Keldaniler yok mu oldu? Ermeniler yok mu oldu? Hayır. Varlar ve bir şekilde yaşamlarını ve ibadetlerini sürdürüyorlar. Her yere cami yapsanız da inançları yok edemezsiniz.

    Alevi köyüne cami yapılmasın istiyoruz. Bu işin durdurulmasını istiyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Aksünger: Dinde zorlama yok deniyor ama Alevi köylerine  zorla cami yapılmaya çalışılıyor!-VİDEO

    Aksünger: Dinde zorlama yok deniyor ama Alevi köylerine zorla cami yapılmaya çalışılıyor!-VİDEO

    PİRHA- İzmir’in Urla ilçesine bağlı Alevi köyü olan Bademler Köyüne İlçe Müftülüğü tarafından cami yapılma girişimine tepki gösteren Semah Eğitmeni Zakir Fahrettin Aksünger, “Dinde zorlama yok diyorlar ama zorla Alevi köylerine cami yapmaya çalışıyorlar” dedi.

    Sanatsal faaliyetleriyle tanınan İzmir’in Urla ilçesindeki Alevi köyü Bademler’de cami yapılması için kaymakamlığa başvuru yapıldı. Cami talebinin, köye yakın zaman öncesinde dışarıdan göç eden yurttaşlar tarafından yapıldığı iddia edildi.

    Bademler Köyü’ne cami yapımına ilişkin konuşan Semah Eğitmeni Zakir Fahrettin Aksünger, İzmir’in Urla ilçesindeki Alevi köyü Bademler’de cami yapılması için kaymakamlığa başvuru yapılmasına dair konuştu.

    Resmi ideolojinin Alevilere bakışının yüzyıllardır belli olduğunu belirten Aksünger, Alevi köylerinin ‘hizmet’ adı altında baskılandığını söyledi.

    “ÜLKEDE İNSANLARIN BİRBİRİYLE PROBLEMLERİ YOK”

    Politikacıların bu işten elini çekmesi gerektiğini vurgulayan Aksünger, “Dinde zorlama yok diyorlar ama zorla Alevi köylerine cami yapmaya çalışıyorlar. Bunu kabul etmek mümkün değil. Toplumsal olarak insanların böyle bir sorunu yok” dedi.

    Her seçim süreci öncesinden böylesi düşüncelerin oluşmaya başladığını dile getiren Aksünger, “Özellikle muhafazakâr sağın kullandığı en büyük argüman din” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • AKD’li Uçarcan: Köylülerin cami yerine kültür merkezi istemeleri mevcut zihniyeti rahatsız ediyor!-VİDEO

    AKD’li Uçarcan: Köylülerin cami yerine kültür merkezi istemeleri mevcut zihniyeti rahatsız ediyor!-VİDEO

    PİRHA- İzmir’in Urla ilçesine bağlı Alevi köyü olan Bademler Köyüne İlçe Müftülüğü tarafından cami yapılma girişimine tepki gösteren Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, yaşadıkları mahallede de benzer sorunla karşı karşıya olduklarını söyleyerek, “Mahallede okul yok. Yurttaşlar okul istiyor, kaymakam cami yapacağım diyor” dedi.

    Sanatsal faaliyetleriyle tanınan İzmir’in Urla ilçesindeki Alevi köyü Bademler’de cami yapılması için kaymakamlığa başvuru yapıldı. Cami talebinin, köye yakın zaman öncesinde dışarıdan göç eden yurttaşlar tarafından yapıldığı iddia edildi.

    Bademler Köyü’ne cami yapımına ilişkin konuşan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan köylerin dışında 2 kişinin cami talep etmesine bu kadar hızlı karşılık verenlerin iktidarın zihniyetini ortaya çıkardığını söyledi.

    Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, Bademler köyünde yıllardır sanat yapıldığını vurgulayarak, “Aleviler cemi her yerde yapabilirler. Bir ağacın gölgesi, suyu soğuk pınarlar bizim ibadet yerlerimiz. Yani gidip oralarda biz her türlü ibadetimizi yapabiliriz. Bunun için bir şekle şemaile ihtiyaç yok. Ama önemli olan buradaki niyeti okumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “DERNEĞİMİZİN BULUNDUĞU MAHALLEDE OKUL YOK”

    Derneklerinin bulunduğu yerleşkeden yaşadıkları pratikten örnek veren Uçarcan, “Bizim şu an şu röportajı yaptığımız dernek yerleşkesinin olduğu mahalle Abdalların yaşadığı bir mahalle. Mahallenin sınırları içerisinde bir karakol, bir okul ve bir sağlık ocağı yeri tahsis edilmesine rağmen üçü de yok” dedi.

    Bir bölge milletvekilinin kendilerini ziyarete geldiğinde okul sorununu kendisine aktardıklarını belirten Uçarcan, “Ondan sonra gelen amirler içerisinde ilçe kaymakamı ‘Buraya çok hızlı bir cami yapmamız gerekir’ diyor. Buradaki yerleşik canlarımız şöyle bir itirazda bulunuyorlar. Burada camiden önce bir okula ihtiyacımız var. Burada okul yok. Kaymakam ise okul projede yok. Şu anda acil bir cami yapmamız gerekir cevabı veriyor” dedi.

    CAMİDEN ÇOK EĞİTİM KURUMLARINA İHTİYACIMIZ VAR”

    Zeytinköyde yaşayan halkın ısrarla camiye değil okula ihtiyaçları olduğunu ifade etmelerine rağmen dikkate alınmadığını ifade eden Uçarcan, “Burada 600 tane öğrenci taşımalı olarak başka mahalleye gidip eğitim görüyor. Şimdi bu yüzyılda bir mahallede bir okul yok” diyerek tepki gösterdi.

    Israrla ‘cami yapacağız’ demelerinin aslında mevcut zihniyetin dışa vurumu olarak algıladıklarını belirten Uçarcan, bu ülkenin camiden çok eğitim kurumlarına ihtiyacı olduğunu söyledi.

    Bademler Köyü’nde yaşayan köylülerin herkesi kucaklayıcı sanatsal çalışmalarından dolayı karşı tarafta rahatsızlık yarattığını dile getiren Uçarcan, “Oysa onlar şunu da söylüyorlar. Biz cemevi istemiyoruz cami de. Buraya olacaksa bir kültür merkezi olsun diyorlar. Bundan daha doğal bir talep olamaz. Bu anlamıyla Bademler köyünün taleplerini bizde sahipleniyoruz” diye belirtti.

    “ALEVİLERİN TEMEL SIKINTISI KENDİSİ DIŞINDAKİLERLE YETERLİ İLETİŞİM KURAMAMASI

    Alevilerin temel sıkıntısının daha geniş kesimlerle doğru orantılı doğru iletişim kurmakta sıkıntılar olduğunu vurgulayan Uçarcan, “Bizim temel taleplerimizde onların da bizim yanımızda olmalarını öne çıkaran yaklaşımlar içerisinde olmalıyız. Bunu başaramadığımız sürece bürokratlar çıkacaklar, kafalarının estiğince işte bu alanlarda böyle mühendislik yapacaklar. Bu da bizim daha fazla kutuplaşmamızı beraberinde getirir” diye belirtti.

    “DİYALOĞ GELİŞTİRMEMİZ GEREKİYOR”

    Hangi dinden hangi inançtan olursa olsun birlikte ve yan yana yaşayan insanlar olduklarının altını çizen Uçarcan, kendilerine düşenin her türlü ayrılığı, ayrımcılığı ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Akpınar: Devlet inançlardan elini çeksin! -VİDEO

    Akpınar: Devlet inançlardan elini çeksin! -VİDEO

    PİRHA-Alevi köyü olan Bademler’e cami yapmanın bir başkasının inancını yok saymak olduğunu vurgulayan Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Şube Başkanı Tahsin Akpınar, “Okula giden çocuğa ekmek veremeyen, sağlık sorununu çözemeyen devlet, Alevi köylerine zorla cami yapacağına köylerin yollarını yapsın, sorunlarını çözsün” dedi.

    Sanatsal faaliyetleriyle tanınan İzmir’in Urla ilçesindeki Alevi köyü Bademler’de cami yapılması için kaymakamlığa başvuru yapıldı. Cami talebinin, köye yakın zaman öncesinde dışarıdan göç eden bir grup site sakini tarafından yapıldığı iddia edildi.

    Bademler Köyü’ne cami yapımına ilişkin konuşan Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Şube Başkanı Tahsin Akpınar, Alevi köyüne cami yapmanın doğru olmadığını belirtti.

    “DEVLET İNANÇLARDAN ELİNİ ÇEKSİN”

    Aleviler olarak farklı inançlara her zaman saygılı olduklarını belirten Akpınar, “Siyasal iktidar halkın dinini halka bırakmayıp devletin dini haline getiren siyasetin sorunudur bu. Onun için siyaset halkın dininden elini çekmezse bu ülkede sorunlar bitmez” dedi.

    Alevi köyüne cami yapmanın doğru olmadığını ifade eden Akpınar, devletin okula giden öğrencilere bir öğün yemek veremediğini, onun yerine camii yapıp imam atamasını eleştirdi: “Okula giden çocuğa ekmek veremeyen bir devlet, bugün sağlık sorununu çözemeyen bir devlet, Alevi köylerine zorla cami yapacağına Alevi köylerinin yollarını yapsın, asıl sorunlarını çözsün, toplumu ayrıştırmasın. Devlet insanların inancında elini çeksin.”

    ANAYASA GEREĞİ KÖYÜN YÜZDE 51’İ İSTİYORSA CAMİ YAPILSIN”

    Alevi köyüne cami yaparken halkın görüşünü alması gerektiğini vurgulayan Akpınar, “Yanlış olan budur. Madem ki ülkemizde anayasal olarak seçimler yüzde 51’e göre belirleniyorsa, o köyün yüzde 51’i cami istiyorsa yapsınlar” dedi.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Şube Başkanı Tahsin Akpınar, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Alevi köyüne cami yapmak bir başkasının inancını yok saymaktır. İnsanlar buna izin vermeyecektir. Bizde Alevi kurumları olarak üzerimize düşen desteği vermeliyiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Yüzde 95’i Alevi olan köye cami yapma girişimi!

    Yüzde 95’i Alevi olan köye cami yapma girişimi!

    PİRHA – Urla ilçesine bağlı Alevi yerleşkesi olan Bademler köyüne cami yapılması için kaymakamlığa başvuru yapıldı. Yerel halk, herhangi bir ibadethaneye ihtiyaç duymadıklarını belirtirken, Muhtar Ali Bey Şen ise “Tiyatroyla anılan bir köyüz. Bademler sınırları içerisinde bu hayırsever vatandaşlarımız bir şey yapmak istiyorsa gelsinler tiyatro yapalım” diye konuştu.

    Sanatsal faaliyetleriyle tanınan İzmir’in Urla ilçesindeki Alevi köyü Bademler’de cami yapılması için kaymakamlığa başvuru yapıldı. Cami talebinin, köye yakın zaman öncesinde dışarıdan göç eden Folkart Sitesi sakinleri tarafından yapıldığı iddia edildi.

    Bademler Köyü Muhtarı Ali Bey Şen, Bademler Köyü’nde altı adet site olduğunu, yerleşke planlaması yapılırken ibadethane alanının da ayrıldığını söyledi. Muhtar Şen, Folkart isimli site içerisinde cami yapılmak istendiğini belirterek şu bilgileri aktardı:

    “Şu anda site içerisindeki vatandaşlar, kaymakamlığa cami yaptırabilmek için başvurmuşlar. Kaymakam bey de belediyeye yazı yazmış. Belediye ise ibadethane için ayrılan yerin diyanete tahsisini istemiş. Biz de belediye başkanına sorduk. Belediye başkanı da doğru olduğunu söyledi.

    “CAMİ İHTİYACINI DİLE GETİREN KİMSE OLMADI”

    Muhtar Ali Bey Şen, cami talebinin, iki yıl önce Folkart Sitesi’ne taşınan vatandaşlar tarafından yapıldığı bilgisini verdi. Muhtar Şen, gelişme üzerine köydeki sivil toplum örgütleriyle toplantı yaptıklarını belirterek şu bilgileri paylaştı:

    “Belediye başkanımızı da toplantıya çağırdık. Bizler, arz talep olmadığı için; yani bir cami ihtiyacımız olmadığı için cami yapılmaması gerektiğini düşündük. Çünkü yüzde 95’i Alevi olan bir köy burası. Hatta bir cemevine de ihtiyacımız olmadığını belirttik. Çünkü 1953 yılından bugüne kadar cem de yapmıyoruz. Tüm bunları belediye başkanının yüzüne karşı toplantıda söyledik. Ama şunu belirtelim; biz din karşıtı bir köy değiliz. Herkesin görüşüne saygımız var. İhtiyacı olan yerlere cami yapılırsa bizim için bir mahsur yok ama şu anda yüzde 95’i Alevi olan bir köyde ihtiyacımız olmadığını belirtmek için böyle bir toplantı yaptık. Bu yönlü bir ihtiyacı dile getiren kimse yok.”

    “DAHA ÖNCELİKLİ İHTİYACIMIZ VAR!”

    Folkart sitesinde 144 hane olduğunu belirten Muhtar Şen, köy nüfusunun ise 2500’e ulaştığını aktardı. İlçe bazında eğitim alanında Bademler Köyü’nün birinci olduğunu da söyleyen Muhtar Ali Bey Şen, şunları söyledi:

    “Herkesin dini özgürlüğü var ama bizim daha öncelikli işlerimiz var. Biz tiyatroyla anılan bir köyüz. Bademler sınırları içerisinde bu hayırsever vatandaşlarımız bir şey yapmak istiyorsa gelsinler tiyatro yapalım. 25 yıldır bir çivi çakılmadı. 57 Yıldır salonda tiyatro hizmeti veriyoruz. 93 yıllık tiyatro köyüyüz. Bizim daha öncelikli ihtiyacımız olduğunu söylüyoruz. Tiyatro binamızın yenilenmesine ihtiyaç var. Din düşmanı değiliz. Arz talep meselesi doğrultusunda böyle bunları söylüyoruz. Herkesin dini görüşü Allah’la arasındadır.”

    Eren GÜVEN/İZMİR

  • Urla’da 500 yıllık Samut Baba Türbesi haftanın 5 günü ziyarete açık -VİDEO

    Urla’da 500 yıllık Samut Baba Türbesi haftanın 5 günü ziyarete açık -VİDEO

    PİRHA- İzmir’in Urla ilçesinde bulunan Samut Baba Türbesi, her yıl binlerce ziyaretçinin akınına uğruyor. Alevi kurumları öncülüğünde bu yıl 12’ncisi düzenlenen anma etkinliklerinin yanı sıra yurttaşlar çerağlarını uyandırarak dileklerini tutuyor. 

    Urla ilçesindeki İçmeler mevkiinde bulunan Samut Baba Türbesi’nin yaklaşık 500 yıllık tarihi olduğu biliniyor. Uzun yıllardır define avcılarının hedefi olan ve doğa koşulları ile birlikte bakımsızlıktan yıkılmak üzere olan türbe, 2012 yılında Urla Belediyesi’nin restorasyon çalışmasıyla yeniden eski görüntüsüne kavuştu.

    Yıkılmaktan kurtarılan Samut Baba Türbesi, bu tarihten itibaren haftanın 5 günü ziyarete açılmış durumda. 2012 yılında ilki gerçekleşen Samut Baba Anma Etkinlikleri’nin bu sene 12’ncisi gerçekleşen anma etkinliklerine ise çok sayıda yurttaş katıldı.

    Samut Baba’nın bölgeyi ‘Müslümanlaştırmak’ ‘Türkleştirmek’ için geldiği kimi sayfalarda bilgi kaynağı olarak verilse de, Alevi kurumları Samut Baba’nın bölgede topluma hizmet için gönderilen bir Alevi evliyası olabileceği çok daha kabul görmüş durumda.

    EVLİYA ÇELEBİ’NİN ZİYARETİ

    Samut (Samud) Baba ile ilgili Alevi Kültür Dernekleri Urla Şubesi’nin yaptığı araştırmada Samut Baba’nın kişiliği hakkında herhangi bir kayda rastlanmasa da, Urla’da halk arasında anlatılan menkibesine göre Samut Baba Urla’ya uzak diyarlardan gelip savaşmış ve bu savaşta kellesini kaybetmesine rağmen savaşı bırakmamış, savaş zaferle sona ererken elinde tuttuğu başı ile olduğu yara yığılmış ve bu yere gömülerek üzerine, bugün gördüğümüz türbesi inşa edilmiş.

    1671 yılında Urlayı ziyaret eden Evliya Çelebi ise Urla’nın ziyaretgahlar içerisinde “Evvela Tekke Karyesi’nde Samud Baba” diyerek, Samut Baba’nın adını vermekle yetinmiş, ayrıca Girit Adası’ndaki Kandiye şehrinin kuşatılması sırasında (1669) kendisinin özellikle yaşadığı mağaraya kadar gidip ziyaret ettiğini, sohbette bulunduğunu, şu fani dünyadan elini eteğini çekmiş Söylemez oğlu Ali Dede’nin Samut Baba olarak da anıldığını belirtmektedir.

    “SAMUD BABA, HEM ALEVİLİK HEM DE BEKTAŞİLİK İÇİNDE GEÇERLİ BİR İSİM”

    Araştırmanın devamında şunlar kaydediliyor:

    “Evliya Çelebi’nin yukarıda belirttiğimiz üzere sadece adını vermekle yetinmesi de bu görüşü destekler mahiyettedir. Ancak Sivas ili sınırları içerisinde “Tekke” adında iki köy ve bir de mezra vardır (7). Her üçünde de Hacı Bektaş Veli’nin halifeleri veya o dönemin önde gelen din adamlarına ait olduğu sanılan yatırlar bulunmaktadır. Bunlardan biri de Kangal’ın Tekke köyündeki Samud Baba’dır. Türbenin giriş kapısı üzerinde yer alan kitabesine göre eser, 1573 tarihinde inşa edilmiştir. Bu bilgi doğrultusunda da Samud Baba’nın Bektaşi olabileceği de anlaşılmaktadır. Veriler dikkate alındığında Samud Baba kavramının hem Alevilik hem de Bektaşilik için geçerli olduğunu belirtmek uygun görülmektedir. 1563 yılına ait Maraş tahrir defterlerine göre, Göynük, Maraş’a bağlı bir nahiye merkezidir ve bu tarihte nahiyeye bağlı mezraların arasında Samud Mezrasının adı da sayılmaktadır..”

    “YOL KAYBOLACAK DEĞİL, SAHİP ÇIKSINLAR”

    Sivas’ta doğup büyüyen ve 11 yaşında Ankara’ya giden Hüsne Özbek, son 3 yıldır yerleştiği Urla’da bulunan Samut Baba Türbesi’nin rüyasında kendisine ayan olduğunu belirtti. Çıkıp gelerek Samut Baba Türbesi’ni bulan Özbek, “Sivas’ta doğup büyüdüm. 11 yaşında Ankara’ya taşındım. Evlendim ve tekrar Sivas’a döndüm. 3 yıldır İzmir’deyim. Bu türbeyi ben rüyamda gördüm ve burası bana lokma verdi. Kimse inanmadı ve gelip buldum. Burada huzur buluyorum, ne varsa erler, evliyaların hürmetine var. Şimdi er de, pir de kalmadı. Gençlerimiz gelmiyor, küçüklükten bunu veremedik. Hata çocukların değil, biz aileler onlara bunu aşılamadık. Köydeki Alevilik ile şehirlerdeki Alevilik birbirinden uzakta. Eskileri özlüyoruz. Bizler geldik gidiyoruz, bu yol kaybolacak değil, sahip çıksınlar” diye konuştu.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • İzmir’deki yangınlarla ilgili 7 gözaltı

    İzmir’deki yangınlarla ilgili 7 gözaltı

    PİRHA- İzmir Valisi Süleyman Elban, Menderes ve Urla’da çıkan orman yangınının elektrik tellerinin kopmasıyla çıktığını açıkladı. Vali Elban, 7 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

    İzmir’deki orman yangınlarıyla ilgili 7 kişi gözaltına alındı.

    İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir’deki orman yangınları sonrası gerçekleştirilen hasar tespit çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Vali Elban, yangınların çoğunun ihmal kaynaklı olduğunu söyleyerek 7 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

    Elban, Menderes ve Urla’da çıkan yangının elektrik tellerinin kopmasıyla çıktığını aktardı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İzmir’de bir günde 18 yangın çıktı, 11’i söndürüldü

    İzmir’de bir günde 18 yangın çıktı, 11’i söndürüldü

    PİRHA- İzmir’de bir günde 18 yangın çıktı. Bunlardan 11’i kontrol altına alınırken, 7’sine müdahale sürüyor. 

    İzmir’de gün boyu 8’i orman, 8’i kırsal ve 2’si makilik alanda olmak üzere toplam 18 yangın çıktı. Yangınlara 11 uçak, 27 helikopter, 171 arazöz ve iş makinesi, 972 personel ile müdahale edildi. Yangınlardan 11’i kontrol altına alındı, Çeşme, Menderes, Menemen, Selçuk ve Torbalı ilçelerindeki yangınların kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.

    Menderes Şaşal’da orman, Urla Kuşçular ile Menemen Koyundere’de otluk alan, Tire Bülbüldere’de makilik alan, Menemen-Manisa yolu üzerinde, Çiğli Harmandalı’da otluk ve makilik alanda, Bayraklı çevre yolu tünel çıkışında yol kenarındaki otluk alanda, Bornova Işıkkent ormanlık alanda çıkan yangınlar kontrol altına alındı, bazı bölgelerde soğutma çalışmaları sürüyor.

    Çeşme ilçesi Germiyan ile Reisdere mahallelerini birbirine bağlayan yol üzerindeki makilik ve zeytinlik alanda çıkan yangın kontrol altına alındı, alanda soğutma çalışmaları sürüyor.

    Menderes Çamönü Köyü’nde ise ormanlık alanda çıkan yangına karadan müdahale sürüyor. Bazı noktalarda yangın kontrol altına alınırken, soğutma çalışmaları yapılıyor. Bazı evler güvenlik nedeniyle tahliye edildi.

    Selçuk ilçesi ile Aydın’ın Kuşadası ilçesinin sınırındaki Arvalya mevkiinde, yerleşim yerine uzak ormanlık alanda çıkan yangına havadan ve karadan müdahale sürüyor. Yangına 4 uçak ve 5 helikopter olmak üzere 9 hava aracı ile 18 arazöz, 5 su ikmal, 5 dozer ile müdahale ediliyor.

    Öte yandan akşam saatlerinde Bornova Çamiçi Köyü’nde makilik alanda, Ödemiş Birgi’de otluk ve makilik alanda çıkan yangına müdahale ediliyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Amerika’dan gelip Samut Baba Türbesini ziyaret etti: Aleviler darlığı bolluk ediyor-VİDEO

    Amerika’dan gelip Samut Baba Türbesini ziyaret etti: Aleviler darlığı bolluk ediyor-VİDEO

    PİRHA- Amerika’dan gelerek Urla’da bulunan Samut Baba türbesini ziyaret eden Mutlu Uğur, Alevi toplumunda sevgi, kardeşlik ile karşılaştığını dile getiriyor. Uğur, “Aleviliğin ne kadar güzel inanç olduğunu gördüm. Sofraları açıktır, darlık olsa da bolluk vardır. Bu ziyaretlerde huzur buluyorum” diye konuşuyor.

    ABD’de yaşayan Mutlu Uğur ile İzmir Urla’da bulunan Samut Baba Ziyaretinde karşılaştık. Gelininin Alevi olduğunu ifade eden Uğur, Aleviler ile tanışma hikayesini Can TV mikrofonuna duygulanarak anlattı.

    Gelini ile birlikte Amerika’da yaşayan Mutlu Uğur, Urla’da bulunan Samut Baba Türbesine ikinci kez uğramış. Bu ziyaretlerde kaygı ve korkudan uzak olarak dileklerde bulunduğunu ifade eden Uğur, Alevi dostları ile tanışmasını ise, “Onlar, kim gelirse gelsin herkesi kabul ediyorlar, sofraları açıktır. Darlık olduğu zaman bile bolluk vardır, sevgi vardır.” sözleri ile anlatıyor.

    “BU ZİYARETLERDE HUZUR BULUYORUM”

    Samut Baba Türbesini ikinci kez ziyaret ettiğini belirten Uğur, “Urla’ya ilk geldiğimde gezilecek yerlerin neresi olduğunu sormuştum. Buranın Alevi türbesi olduğunu duymuştum ve gelmek istedim. Buraya gelir gelmez başka hisler duydum; sevgi, kardeşlik, kadınlara saygı. Benim için bunları ifade ediyordu. Kaygılardan, korkulardan uzak, huzur var. Dua edip dileklerde bulunuyorum. Çok huzur veren bir yer, çok mutlu oluyorum” dedi.

    “SOFRALARI AÇIK, DARLIĞI BOLLUK EDİYORLAR”

    Tanıştığı Alevi dostlarını, “Onlar, kim gelirse gelsin herkesi kabul ediyorlar, sofraları açıktır. Darlık olduğu zaman bile bolluk vardır, sevgi vardır” diye tarif eden Uğur şöyle konuştu:

    “Eskiden beri Alevi komşularımız vardı. Alevi bir gelinimiz var ve Amerika’da beraber oturuyoruz. Gelinimizin Alevi olduğunu duyunca havalara uçtuk. Bütün ailesiyle kardeş gibiyiz. O yüzden Alevilik benim için çok önemli. Ne kadar güzel bir inanç ve insan olduklarını gördüm. Gelinimin annesi ve babası ile olduğum gibi burada kendimi öyle hissettim. Onlar, kim gelirse gelsin herkesi kabul ediyorlar, sofraları açıktır. Darlık olduğu zaman bile bolluk vardır, sevgi vardır. Birbirimize sarılırız, destek oluruz. Umarım torunlarım da aynı onlara benzer ve büyürler.

    Bu ilk ziyarete gelişim olmayacak. Kendimi daha çok geliştirmeye, farklı ziyaretleri gezmeye devam edeceğim. Bir Alevi arkadaşım, “Biz birbirimizin yüzüne bakarak ibadet ederiz” demişti. Hakikaten öyle. Ben de artık yüz yüze bakarak sohbet etmek istiyorum. Çok güzel bir kültür.”

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir Urla açıklarında 5.1 büyüklüğünde deprem

    İzmir Urla açıklarında 5.1 büyüklüğünde deprem

    PİRHA- Ege Denizi’nde saat 07.00 sularında 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi’nden edinilen bilgilere göre saat 07.00 sularında Ege Denizi’nde 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

    Depremin merkez üssünün İzmir Urla’ya 56.2 kilometre uzaklıkta olduğu ve yerin 4 kilometre altında gerçekleştiği belirlendi.

    Saat 07.09 sularında ise 4,3 büyüklüğünde ikinci deprem meydana geldi.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer de Twitter adresinden yaptığı açıklamada, “Ege Denizi’nde meydana gelen ve şehrimizde de hissedilen deprem sonucunda herhangi bir hasar gerçekleşmemiştir. Tüm hemşerilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

    AFAD’dan yapılan açıklamada, “Urla ilçesi açıklarında meydana gelen deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir ihbarın bulunmadığı bilgisi alınmıştır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İzmir Düşünce Topluluğu’ndan ekolojik yıkıma karşı toplantı

    İzmir Düşünce Topluluğu’ndan ekolojik yıkıma karşı toplantı

    İzmir Düşünce Topluluğu, Çeşme ve Urla’daki acele kamulaştırma kararları ile ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi.

    İzmir Düşünce Topluluğu’nun, Urla’da gerçekleştirdiği panele hak savunucularının ve doğa ve çevre dostlarının çok yoğun bir katılımı oldu. 

    İDT temsilcilerinden İbrahim Akın‘ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda kamulaştırma kararı sonrası gündeme gelen projelere karşı dava açılması konusunda fikir birliğine varıldı.

    Çevreci Avukat Senih Özsoy, kamulaştırmaların iptali için Danıştay’a dava açacaklarını söylerken, çevre uzmanı Avukat Şehrazat Mercan da hukuki sürecin kaçırılmaması gerektiğine işaret etti.

    Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Sekreteri Zafer Mutluer, kararnamelerle belirlenen Çeşme’deki yeni turizm alanının vahşi yapılaşma ve betonlaşmaya yol açtığını belirtti.

    Çevre Mühendisleri İzmir Şube Başkanı Helil İnay Kınay da doğru planlanmamış projelerin çok kötü sonuçlar verebileceğini belirterek, “Tüm çevresel etkiler, doğal yaşam göz önüne alınarak halk ile birlikte planlanma yapılmalı” dedi.

    PİRHA/İZMİR

  • CHP’li Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz tutuklandı

    CHP’li Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz tutuklandı

    CHP’li Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz, “FETÖ üyeliği” iddiasıyla tutuklandı. Karara ilişkin açıklama yapan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, “FETÖ’nün CHP’de yaşama şansı yoktur. Seçimle gelenlerin hukuk eliyle bertaraf edilmesini kınıyoruz. Başkanımızla dayanışma halindeyiz” dedi.

    İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada “Örgütün mahrem imamları ile telefonla görüştüğü” ileri sürülen CHP’li Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz ifadesi alınmak üzere bugün adliyeye çağırıldı.

    Bir dönem FETÖ iltisaklı kapatılan İzmir Genç İşadamları Derneği (İGİD) yönetim kurulu üyesi olduğu belirtilen Oğuz, örgütte sohbet hocalığı yapmak ve mahrem imamlarla da iletişim kurmakla suçlandı.

    Oğuz’un savcılık ifadesinin ardından tutuklanma talebi ile Nöbetçi Mahkemeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkan Oğuz, ‘FETÖ silahlı terör örgütünene üye olmak suçlamasıyla tutuklandı.

    “KINIYORUZ”

    İl Başkanı Deniz Yücel yaptığı açıklamada “Urla Belediye Başkanımız Burak Oğuz tutuklandı. FETÖ’nün CHP’de yaşama şansı yoktur. Seçimle gelenlerin hukuk eliyle bertaraf edilmesini kınıyoruz. Başkanımızla dayanışma halindeyiz. Hukuki süreci takip ediyoruz. Yarın bu konuda ayrıntılı açıklama yapacağız” dedi.

    İbrahim Burak Oğuz kimdir?

    Dokuz Eylül Üniversitesi, İİBF Maliye Bölümü’nden mezun olduktan sonra aynı üniversitenin Maliye Ana Bilim Dalı’nda, “Serbest Bölgelerin Mali Yapısı” üzerine uzmanlık tezini yazarak Yüksek Lisans derecesi aldı. Halen doktora çalışmasını tez aşamasında sürdürüyor.

    İş hayatına, ağırlıklı olarak uluslararası sermayeli şirketlerin vergi, muhasebe ve finans bölümlerinde çalışarak başlayan Burak Oğuz, 2003 yılında Serbest Muhasebeci Mali Müşavir unvanını aldı.

    Kendi şirketinde çalışma hayatına devam eden Burak Oğuz aynı zamanda Kamu Gözetimi Kurumu’ndan Bağımsız Denetçi unvanına sahiptir.