PİRHA-İstanbul’daki CHP’li belediyelere dönük 11 Şubat’ta yapılan operasyonlarla gözaltına alınan 10 kişiye tutuklama kararı verildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan Kartal ve Ataşehir Belediye Başkan Yardımcıları, Üsküdar, Sancaktepe, Fatih, Tuzla, Adalar, Şişli ve Beyoğlu Belediye Meclis Üyeleri ile Beyoğlu Belediyesi ile irtibatlı olduğu belirlenen İ.P’nin emniyetin ardından adliyeye gönderilmişti.
‘Kent uzlaşısı operasyonu’ olarak bilinen dosya kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.
Çağlayan Adliyesi’ndeki görülen kararın ardından 10 kişinin tutuklanması kararı verildi.
PİRHA-Cengiz Holding’in Kazdağı’nda işletmek istediği altın madeninin iptali için bugün Çanakkale’de görülecek davayla dayanışmak için holdingin İstanbul Üsküdar’daki binası önünde açıklama yapmak isteyen çevre aktivistleri polis tarafından gözaltına alındı.
Cengiz Holding’in Kazdağları’ndaki altın-bakır madeni projesinin iptali için açılan dava, bugün Çanakkale’de görülecek. İstanbul’daki çevre aktivistleri de Çanakkale’deki davaya destek için Cengiz Holding’in Üsküdar’daki binası önünde basın açıklaması yapmak için bir araya geldi. Polis tarafından izin verilmeyen açıklamada 7 çevre aktivisti gözaltına alındı.
Gözaltına alınan İklim Adaleti Koalisyonu’ndan Osman Akkuş, Sultan Torbacıoğlu, Hakan Tosun, Kadir Gölcü, Aslı Kerem, Doğasu Dilek Akın ile Deniz Kuzucular Üsküdar Emniyet Amirliğine götürüldü.
3 KÖYÜ HARİTADAN SİLECEKLER
Çevre aktivistlerinin “Kazdağları’nda Cengiz Holding’e geçit yok” başlığıyla okumak istediği fakat polisin izin vermediği basın açıklamasında ise şu ifadelere yer verildi:
“Dünya üzerinde biyolojik çeşitliliği ile sayılı ekosistemlerden biri olan Kazdağları’nın ne yazık ki yüzde 79’u madenlere ruhsatlandırılmış durumda. Yörede yaşayan bizler bereketli yaşam alanlarımızı, her türlü meyve ve sebzenin yetiştiği tarım topraklarımızı, kurdu kuşu sincabıyla Kazdağları’nda yaşayan canlıların yaşam hakkını korumak için enerji ve maden şirketlerine karşı mücadele veriyoruz. Bu şirketlerden biri olan Cengiz Holding, Kazdağları ekosistemi içinde devasa bir alanda yıkıma sebep olacak, 200 metre derinliğinde ölüm çukurları açacak, 3 köyü haritadan silecek ve kimyasal zehirlerle yakınındaki diğer köyleri de yaşanmaz hale getirecek, su kaynaklarımıza el koyacak 87513 ruhsat nolu Halilağa Bakır Madeni projesindeki ısrarına devam ediyor. Halkın tüm itirazlarına, toplanan binlerce imzaya ve bilim insanlarının olumsuz görüşlerine rağmen projeye geçtiğimiz yıl bakanlık tarafından ÇED olumlu kararı verilmişti.
CENGİZ HOLDİNG’E ÜÇ AYRI DAVA
Proje ile ilgili üç ayrı dava açıldı. İlk dava, yörede yaşayan ve en doğal hakkı sağlıklı bir çevrede yaşamak olan 81 yurttaş ve Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Çanakkale Tabip Odası, İnsan Hakları Derneği Çanakkale Şubesi, Ayvalık Tabiat Derneği, Ege ve Marmara Çevreci Belediyeler Birliği, Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği tarafından açılan dava. İkincisi Tema Vakfı ve Çan Çevre Derneği tarafından, üçüncüsü ise Çevre Mühendisleri Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası tarafından açılan davalar.
Söz konusu davalarla ilgili bilirkişi keşfi, TEMA ve Çan Çevre Derneği davası üzerinden yürütüldü. Bilirkişilerin söz konusu alanda yapılacak projenin doğal ve kültürel varlıklar üzerinde geri dönüşsüz tahribata neden olacağı ve ÇED olumlu kararının hukuka aykırı oluşu yönünde verdikleri görüş sonucunda, Çanakkale 1. İdare Mahkemesi TEMA Davasında ve Oda’ların açtığı davada 17.06.2022 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verdi.
81 yurttaş ve 6 kurumun açtığı davada ise, daha önce mahkemeye sunulduğu halde tüzük, tapu vb isteme gibi nedenlerle süreç uzadı ve beklenen yürütmeyi durdurma kararı ancak 20.10.2022 tarihinde verildi. Ne yazık ki bu davada, halkın sağlıklı bir çevrede yaşaması için mücadele eden Tabip Odası ve İHD ile üç yurttaş hukuksuz yere dava açmaya ehliyetsiz sayıldı.
Ancak şirket, 2009/7 sayılı genelgeden yararlanarak, yürütmeyi durdurma kararına mesnet olan bazı hususlarla ilgili ÇED Raporunda revizyon yaparak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yeniden başvurdu ve söz konusu proje için 13 Ekim 2022 tarihinde yeniden İnceleme Değerlendirme Komisyonu toplantısı yapıldı.
KÜMÜLATİF ETKİ DEĞERLENDİRMESİ YOK!
Bugün Cengiz Holding’in yıkım projesine karşı açılan üç davanın da duruşması yapılacak. İklim krizinin etkilerini gördüğümüz, kuraklık çekmeye başladığımız ve gıda güvenliğimizin tehlikeye girdiği bu dönemde sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı, bir şirketin kazancı için feda edilemez. Kazdağları’nın korunması, gelecek kuşaklara, çocuklarımıza ve bu topraklarda yaşam hakkı olan tüm canlılara borcumuzdur. Şirketin ÇED Raporunda, bölgede yer alan sayısı metalik madencilik projelerinin sebep olacağı kümülatif etkilere değinilmemiştir.
HALKIN SU KAYNAKLARINA, İÇME SULARINA EL KONULACAK!
Ayrıca, ÇED Raporu içinde maden için su alması planlanan Hacıbekirler 1 ve 2 Göletlerinin projelerine ve çevre etkilerine yer verilmemiştir. Göletler için DSİ ile protokol hazırlığı içinde olduğu ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın da göletler için kapsam dışı kararı verdiği bilinmektedir. Oysa ÇED bir bütündür ve tüm projeyi kapsamalıdır.
Ayrıca mahkemenin yürütme kararına rağmen şirketin söz konusu göletleri en kısa zamanda inşaa etme konusunda ısrarcı davrandığı görülmektedir. Yürütmeyi durdurma kararı, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından Çanakkale Valiliği, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve DSİ’ye gönderilmiş olup söz konusu proje ile ilgili tüm işlemlerin durdurulması, protokollerin iptal edilmesi istenilmiştir.
Bölgede ciddi bir su sıkıntısı yaşanmaktadır. Köylerin içme suyu kaynakları proje alanında kalmaktadır. Ayrıca, söz konusu göletlerin bölgenin tarım arazileri için kullanılması gerekmekte iken Cengiz Holding tarafından el konulmak istenmektedir.
YÖREDE CİDDİ BİR KURAKLIK YARATILACAK
Söz konusu göletler için su temin etmek amacıyla Kocabaş Çayı’ndan derivasyon kanalı ile su alınmasının planlandığı bilinmektedir. Kocabaş Çayı nesli tehlike altındaki su samurlarının yaşam alanı ve 55 köyün de su kaynağıdır. Halihazırda Odaş Çan 2 Termik Santrali de pompa kurarak Kocabaş Çayı’ndan suyu çekmektedir. Çekilen suyun miktarı çok fazladır ve yöre halkına su kalmamaktadır. Geçtiğimiz 2021 yılı yazında Çan İlçemiz büyük bir su krizi yaşamıştır. Kocabaş Çayı’na enerji ve maden şirketlerince el konulması kabul edilemez. Bilirkişilerin raporlarında belirttiği gibi projede kullanılacak su miktarı yörede ciddi bir kuraklık yaratacaktır.
Umuyoruz ki mahkeme yaşamdan yana karar verecek ve bilirkişilerin de belirttiği gibi Kazdağları ekosisteminde doğal ve kültürel varlıklar üzerinde geri dönüşsüz yıkım yaratacak Halilağa Bakır Madeni Projesini iptal edecektir. Cengiz Holding’in karı uğruna yok etmeye çalıştığı yaşam alanlarımızdan, köylerimizden vazgeçmiyoruz. Kazdağları evimiz, maden projeleriyle delik deşik edilerek yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”
PİRHA-İstanbul’daki 1. derece doğal sit alanı olan Validebağ Korusu’na iş makineleri, kamyon ve polisler eşliğinde giren AKP’li Üsküdar Belediyesi koruya moloz ve kum döktü. Koru için aylardır nöbet tutan yurttaşlar belediye başkanına tepki gösterirken; koruya sahip çıkma çağrısında bulundular.
1.derece doğal sit alanı olan İstanbul Üsküdar’daki Validebağ Korusu‘na sabah saatlerinde AKP’li Üsküdar Belediyesi’ne ait iş makineleri ve kamyonlar girerek, moloz döktü.
Belediye çalışanları ‘peyzaj’ adı altında çalışma yürüttüklerini ifade ederken; koruya yönelik müdahaleyi Validebağ Gönüllüleri ile Validebağ Savunması sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarla duyurdu.
Planan projeye, doğa savunucularının mücadelesi ve mahkeme kararının sonucunda başlanamazken; Validebağ Savunması sosyal medya hesabından, “Üsküdar Belediyesi yine bir sabah baskınıyla onlarca polis ve iş makinaları eşliğinde Validebağ Korusu’na girdi. Birçok yargı kararına rağmen yapılan bu çalışmalar hukuksuzdur. Validebağ Üsküdar Belediyesi’nin çöplüğü değildir. Her ağacın dalının tek tek korunması gereken Validebağ korusuna şafak baskınıyla moloz dökmek hiçbir şekilde açıklanamaz” paylaşımında bulundu.
Validebağ Gönüllüleri de yaptığı paylaşımda koruyu korumak için çağrıda bulunurken, “Validebağ Üsküdar Belediyesi’nin çöplüğü değildir. Her ağacın dalının tek tek korunması gereken Validebağ korusuna şafak baskınıyla moloz dökmek hiçbir şekilde açıklanamaz. Üsküdar Belediyesi doğa katliamına devam ediyor. Yeni kamyonlar koruya girmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’e yönelik tepkiler ise sürüyor.
NE OLMUŞTU?
2014 yılında iki yıllığına İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) devredilen koruda bölge sakinlerinin tepkisi sonucu faaliyette bulunulamamıştı. 2018 yılında koru için hazırlanan “Millet Bahçesi Projesi” de hayata geçemedi ve koru doğal yapısını korudu. Mülkiyeti Hazine’ye ait olan 354 bin metre karelik Validebağ Korusu’nun 261 bin 5 metre karelik bölümünü son olarak bakım ve onarım gerekçesiyle 2020 yılının mart ayında Üsküdar Belediyesi’ne tahsis edildi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum 24 Nisan’da Üsküdar ziyaretinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Validebağ Korusu’nda, Üsküdar Belediyesi ile birlikte “Düzenleme ve Rehabilitasyon Projesi” gerçekleştireceklerini duyurmuştu. Mahalle sakinleri koruda nöbet başlatmıştı.
İstanbul 6. Bölge İdare Mahkemesi, Validebağ Korusu’na ilişkin “Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı”nın yürütmesinin durdurulmasına karar vermişti.
PİRHA- İstanbul Üsküdar’da bir erkek, camiye girmek isteyen iki kadına izin vermeyerek, tartıştığı kadına “Peygamberin hadislerinden uzaksın, sen benim gözümde havasın hava” diye bağırdı.
Üsküdar’da bir kadınla, camiye girmesini engelleyen bir erkek arasında tartışma çıktı.
Kadının camiye giremeyeceğini söyleyen erkek, “Peygamberin hadislerinden uzaksın” dedi.
Bu sözlere tepki gösteren kadın, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu olduğunu söyleyerek, “Sizden çok daha iyi bildiğime yemin edebilirim” dedi.
Erkek ise, “İstersen bin 500 tane ilahiyatı bitir. Sen benim gözümde havasın” ifadesini kullandı.
Güvenlik görevlisinin gelmesinin ardından uzaklaşan kadın ise, “Kadınlar camiye giremez, kadınlar onu yapamaz, kadınlar bunu yapamaz… Siz kimsiniz ya!” diyerek tepki gösterdi.
İstanbul Üsküdar’da bulunan Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi’nin giriş kapısı üzerinde bulunan haçı kıran Mazlum D. polisin 200 ayrı güvenlik kamera görüntüsünü incelemesinin ardından yakalandı. Zanlı emniyetteki işlemlerin ardından Kartal Anadolu Adliyesi’ne sevk edildi.
23 Mayıs Cumartesi günü saat 19.20 sıralarında Kuzguncuk Mahallesi’nde bulunan Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi’nin dış giriş kapısı üzerinde bulunan yaklaşık 50 cm uzunluğundaki sarı renkli haç kırılarak yere atıldı.
Olay gününden 3 gün sonra fark edilen ve kilise yönetimine bildirilen saldırıyla ilgili kilise vakfının yaptığı şikayet üzerine harekete geçen Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, başta kilise ve kilisenin etrafında bulunan iş yerlerindeki 200 ayrı kamera görüntüsünü incelemeye aldı.
Yapılan incelemede saldırganın Mazlum D. olduğu tespit edildi. Hırsızlık, tehdit, hakaret, mala zarar verme, başkasına ait kimlik belgesi kullanma ve ruhsatsız silah taşıma gibi suçlardan çok sayıda suç kaydı bulunan Mazlum D., adresine düzenlenen baskınla yakalanarak gözaltına alındı. Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerin ardından zanlı Kartal Anadolu Adliyesi’ne sevk edildi.
EMNİYETTEN AÇIKLAMA
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, şunlar belirtildi:
“Elde edilen 200 adet kamera görüntüsü incelemesinde Mazlum D.(26) isimli şahsın, Beykoz Kanlıca sahilinden başlayarak, Surp Krikor Ermeni Kilisesi’ne geldiği ve burada bahse konu olayı gerçekleştirdikten sonra Üsküdar ilçesi Yavuztürk Mahallesi, Ayvacı Sokak üzerinde bulunan ikametine kadar 20 km boyunca yürüdüğü tespit edilmiş ve şahıs ikametinde yakalanarak gözaltına alınmıştır. Şahsa bu suçu neden işlediği sorulduğunda, şahıs planlı bir şey olmadığını, bir anlık sinirlenerek bu suçu işlediğini görevlilerimize beyan etmiş, yapılan sorgusunda çok sayıda suç kaydının olduğu tespit edilmiştir.”
İstanbul Üsküdar’da evlerinin altından bir tünel geçtiğini tesadüfen fark eden mahalleli büyük panik yaşadı. İhbar üzerine olay yerine gelen ekipler ise içinden bir insanın geçebileceği genişlikte, 400 metre uzunluğunda bir tünel tespit etti. Tünelin bir tarikat yurduna ait olduğu belirlendi.
Üsküdar’a bağlı Bahçelievler Mahallesi’nde önceki sabah işe gitmek için evinden çıkan bir vatandaşın aracının arka tekeri bir göçüğe saplandı. Komşularının yardımıyla aracını kurtaran vatandaş, bir anda ortaya çıkan göçüğün sebebini araştırmaya başladı. Göçüğün; evlerinin altından geçen bir tünele ait olduğunu tespit eden vatandaş durumu hemen polis ekiplerine haber verdi.
400 METRE UZUNLUĞUNDA TÜNEL
Sözcü’den Tugay Saday’ın haberine göre, ihbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve belediye ekibi sevk edildi. Ekiplerin yaptığı çalışmalarda vatandaşları tedirgin eden tünelin, yaklaşık 400 metre uzunluğunda olduğu belirlendi. Tünelin yakın zamanda yapımına başlanan Süleymancılar tarikatına ait Çengelköy Sultan Murat Kur’an Kursu Talebe Yurdu’na ait olduğu tespit edildi.
YURT YETKİLİLERİNE VE MÜTEAHHİTE ULAŞILDI
Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri yurt yetkililerine ve yurdun yapımını üstlenen müteahhitte ulaştı. 4 ay önce gizlice yapımına başlanan 400 metrelik tünel için tarikat mensupları “Atık su gideri için yaptık” savunması yaptı. Tünelin kaçak ve usulsüz bir şekilde ana kanalizasyon hattına bağlandığı öğrenildi. Ancak inşaat halindeki yurda neden ‘gizli atık su giderine’ ihtiyaç duyulduğu ise aydınlatılamadı.
TÜNEL KAPATILDI
Yurt yetkilileri, mahalleliyi tedirgin eden 400 metrelik tünelin usulsüz yapıldığını itiraf ettiler. Belediye ekipleri de iş makineleriyle tüneli kapattı.
EVİ SU BASIYOR
Kaçak döşenen boru hattı sebebiyle evini sık sık su bastığını belirten Sezgin Çakmak isimli mahalle sakini “Yaptıkları yurda kaçak bir şekilde atık su gideri döşemişler. Evlerin altından geçen borular yüzünden evimi su basıyor. Borular kapandı ama ağızları hâlâ açık duruyor. Evlerin altı boş olduğu için göçmeler yaşanıyor” dedi.
DUYULAN MATKAP SESLERİ
Tünel kazılırken kendilerinin bilgilendirilmediğini söyleyen Çakmak, “Bazen matkap sesleri duyuyorduk. Seslerin inşaattan geldiğini düşünerek üzerinde durmadık. Araç geçerken oluşan çukurla ortaya çıktı. Yurt yetkilileri tüneli kapatacaklarını söylediler. Bizde kapatılmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Belediyenin yurt yetkilileri hakkında şikayette bulunduğu, polisin de olayla ilgili soruşturma başlattığı bildirildi.