Etiket: utanç müzesi

  • Oğlu Serkan’ın acısı hiç dinmedi: ‘Madımak utanç müzesi olsun; katiller yargılansın’

    Oğlu Serkan’ın acısı hiç dinmedi: ‘Madımak utanç müzesi olsun; katiller yargılansın’

    PİRHA -Sivas Katliamı’nın üzerinden 27 yıl geçti. Katliam’da yaşamını yitiren Serkan Doğan’ın annesi Pakize Doğan, Sivas davasının takipçisi olacaklarını belirterek mücadele çağrısı yaptı ve ekledi: Madımak oteli yanığıyla, çürüğüyle, toprağıyla kalacaktı ki utanç müzesi öyle olsun.

    27 yıl geçti Sivas Katliamı’nın üzerinden. Davalar zaman aşımına uğratıldı, failler korundu, tutuklananlar ise serbest bırakıldı, 9 sanık da firarda, Almanya’da yaşıyorlar. Katliamda çocuklarını kaybeden annelerin acıları dinmedi adalet arayışları ise hala devam ediyor.

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Serkan Doğan‘ın annesi Pakize Doğan, katliama ilişkin konuşurken boğazında düğümleniyor sözcükler. Acıları ilk günkü gibi olan annenin ağzından, “27 yıl oldu. Davalar sürdü, zaman aşımına uğratıldı. Kapıların önlerinde toplandık, bunu kabul etmedik, coplandık, çoluk çocuk demeden gaz ve su sıkıldı, bunu da yaptılar bize” diyerek bir kez daha katliama lanet ediyor.

    “O YANIĞIYLA, ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜYLE, TOPRAĞIYLA UTANÇ MÜZESİ OLMALIYDI”

    Cumhurbaşkanının  ‘hayırlı uğurlu olsun’ sözlerini hatırlatan Pakize Doğan, Sivas davasının takipçisi olacaklarını söyleyerek sözlerine şöyle devam ediyor:

    “Biz yine o davamızın peşindeyiz. Sivas’a bizi koymuyorlar, yine zar zor bir şekilde giriyoruz oraya. Madımak utanç müzesi olsun diye. Ama utanç müzesi diye bir şey bırakmadılar ki… İçine döner lokantası koydular. Ocaklarını horladılar, oturdular dönerini yediler, ekmeğini yediler hiç vicdanları sızlamadan orada oturdular, o ekmeği, aşı yediler. Orasını aslında hiç yapmayacaklardı. Otel utanç müzesi olmalıydı. O yanığıyla, o çürüğüyle, o toprağıyla kalacaktı ki utanç müzesi öyle olsun.”

    KİMİ GAZETECİYDİ, KİMİ ÖĞRETMEN, KİMİ OKULU BİTİRMİŞTİ

    Anne Pakize Doğan o gün yaşananları şöyle özetliyor:

    “Cumhurbaşkanı bize bir şey bırakmıyor. Çünkü bunu devlet yaptı. O kaldırım taşlarını kaldırıp oraya koyana kadar, Sivas’ı doldurana kadar çocuklarımızı orada mağdur bıraktılar otelin içinde, kibriti çakana kadar. Polisi, askeri hepsi oradaydı. Katiller 50’sinden tut 70’ine kadar var orada. Çıkıyorlar omuzlarına birbirinin. Alkışlayarak kibriti çaktılar, çocuklarımızı içeride mağdur bıraktılar. Karamollaoğlu çıktı ‘gazanız mübarek olsun, dedi. Şimdi Meclis’te. Salonda yüz yüze de geldik hiç mi vicdanın sızlamadı. Şimdi utanmadan ben değildim bana benzeyen biri vardı diyor. Boy boy fotoğrafların çıkmış ‘gazanız mübarek olsun’ diye hiç mi vicdanınız sızlamadı. Bir dur diyen olmadı, bir sus diyen olmadı, yapma diyen olmadı. Herkes toplandı oraya, çocuklarımızın suçu neydi. Pir Sultan’ı anmaya gittiler, başka bir şey yoktu, bir şey yapmadılar çocuklarımız. Kimi okulu bitirmişti, kimi gazeteciydi, kimi öğretmendi, çocuklarımız boş değildi. Ama bunlar bilerek çocuklarımızı yaktı. Tansu Çiller ‘dışarıdaki halkıma bir şey olmadı’ diye söyledi. İçerideki halkı değildi. Sanki biz vergi vermiyoruz, biz vatandaş değildik, sadece dışarıda kibriti çakan vatandaştı. Bunların hepsini yaşadık.”

    “SUÇLU OLAN BİZ, HAKLI OLAN ONLAR OLDU HEP!”

    Pakize Doğan, adalet arayışlarının devam ettiğini ancak hakimin, savcının devletin yanında olduğunu belirtiyor.

    Doğan, “İmkânı var mı birileri bir şey söylese. Ağzımız bantlı, hâkimi, savcısı yine onların yanında. Kaç hâkim savcı değişti. Biri de demedi ki bunlar niye yakıldı? Ama suçlu yine biziz, onlar haklı hep” diyen Doğan, yurt dışında bulunan 4 kişinin akıbetine ilişkin, “Bunlar döner yeri açtılar mı, evlendiler mi, askere gitti mi, ehliyet aldılar mı? Bu devlet bunları niye yakalayıp görmedi. Birkaç ay önce yaşlıdır diye katili bıraktılar” diyerek tepki gösteriyor.

    Anne Doğan, cezaevinde açlık grevinde olan avukatlara da dikkat çekerek, “İçeride açlık grevine girdi gençler, elleri ayakları tutmuyor, yürümeye gücü yok, onlar içeride. Gazeteciler içeride. Niye? Çünkü kalemiyle gerçekleri yazmış ama katilleri teker teker bırakıyorlar” ifadelerini kullandı.

    Sivas hükümlüsü Ahmet Turan Kılıç’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından serbest bırakılmasına da tepki gösteren Doğan, buna karşı basın açıklaması yaptıklarını ancak seslerinin duyulmadığını söylüyor.

    “ADALET YERİNİ BULMADI”

    Pakize Doğan, “Cop yiyen biziz, dayağı yiyen biziz, lafı yiyen de biziz. Avukatlarımıza çakmaklar fırlatıldı, bize laf söylendi, hakaret edildi. Ağzımıza bant vurup mahkemeye öyle girip çıkıyorduk. Bir çıt deseniz hemen kapının önüne koyacağım sizi diyorlardı. Adalet yerini bulmadı aynı şekilde devam ediyor” diyor.

    “FİRARİ KATİLLER TÜRKİYE’YE İADE EDİLSİN”

    Pakize Doğan, firari katillerin Türkiye’e iade edilmesini isteyerek şunları kaydetti:

    “Yıllardır yanımızdalar hepsi, yürüyüşte, mahkemede hep yanımızda oldular. Ama bunu daha sıkı tutacağız. Bu katiller yurt dışında. Yargılanıyorsa orada yargılansın, yargılanmıyorsa Türkiye’ye gönderilsinler. Burada yargılansınlar.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Esenyurt 2 Temmuz Anma Platformu Sivas şehitlerini andı-VİDEO

    Esenyurt 2 Temmuz Anma Platformu Sivas şehitlerini andı-VİDEO

    PİRHA- Esenyurt 2 Temmuz Anma Platformu, İstanbul Esenyurt’ta Sivas katliamında yaşamını yitirenleri anarak, türkülerini şiirlerini Sivas şehitleri için söyledi. 

    2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli’nde diri diri yakılarak katledilen 35 kişi İstanbul Esenyurt’ta anıldı. Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı öncülüğünde Esenyurt’ta bulunan cemevleri, çeşitli yöre dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Esenyurt 2 Temmuz Anma Platformu tarafından düzenlenen etkinlik Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda yapıldı. Anma etkinliğine HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu ile CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Etkinlikte “Sivas 93 unutma unutturma”, “Katliam, baskı, asimilasyon politikalarına karşı eşitlik, özgürlük ve adalet için Sivas’ı unutma unutturma” yazılı pankartlar ile katliamda hayatını kaybedenlerin resimleri taşındı. “Sivas’ı unutma unutturma”, “Sivas’ın hesabı sorulacak”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Hak, hukuk, adalet” sloganları atıldı.

    Etkinlikte Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı müzik grubu türkülerini ve şiirlerini Sivas şehitleri için söyledi.

    “ALEVİLERE YÖNELİK KATLİAMLAR YÜZYILLARDIR SÜRÜYOR”

    Platform adına basın metnini Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Yavuz Selçuk okudu. Alevilere yönelik katliam ve kıyımların yüzyıllardır devam ettiğine vurgu yapan Selçuk, “Alevileri bugüne gelene kadar inancı uğruna İmam Hüseyin’i, Hallacı Mansur’u, Baba İshak’ı, Şeyh Bedrettin’i, Nesimi’yi, Pir Sultan’ı şehit verdi. Ama inancını bozmadı yolunu değiştirmedi. Bugün de aynı inançla bu yolda yürümeye devam edeceğiz” dedi.

    “TAYYİP ERDOĞAN ‘HAYIRLI OLSUN’ DEMİŞTİ”

    Sivas’ta 35 canı diri diri yakarak katledenleri lanetleyen Selçuk, Sivas Katliamı davasına verilen zaman aşımına değinerek “İnsanlık suçlarında zaman aşımı olmaz. Yargılama döneminde zamanın başbakanı Tayyip Erdoğan, zaman aşımı için ‘hayırlı olsun’ demişti” diye konuştu.

    Geçtiğimiz aylarda Ankara’nın Çubuk ilçesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı hatırlatan Selçuk, saldırganların iktidar partisi yetkililerince elleri öpülerek takdir edildiklerini belirterek bu durumu kınadı.

    TALEPLER

    Eşit yurttaşlığın herkesin hakkı olduğunu vurgulayan Selçuk, taleplerini şöyle sıraladı:

    Ayrımcılık ve inkarcılık yapılmamasını, insanlarımızın inancından, kimliğinden, dilinden ve düşüncesinden dolayı ötekileştirilmemesini istiyoruz.
    Bu acı olayın toplumda bıraktığı izi temsil etmesi açısından Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi yapılmasını talep ediyoruz.
    Ülkemizin laik bir anlayışla yönetilmesini ve din derslerinin zorunlu olmamasını istiyoruz.
    Alevi kurum ve kuruluşları üzerindeki baskıların kaldırılmasını istiyoruz.
    Devlet kadroları için işe alımlarda ayrımcılık yapılmamasını istiyoruz.
    Alevilere yönelik baskı ve asimilasyon politikalarının durdurulmasını istiyoruz.

    ESENYURT 2 TEMMUZ ANMA PLATFORMU

    Esenyurt 2 Temmuz Anma Platformu’nda yer alan kurumlar şöyle:

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı, Sivas İmranlı Topallar Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği, Damal Dernekler Federasyonu, Çiçkelidağ Köyü Derneği, Burmadere Köyü Derneği, Ardahan Kültür Evi, Tepeköy Kültür ve Dayanışma Derneği, Obrucak Köyü Derneği, Eskikılıç Köyü Derneği, Koyunpınar Köyü Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Kültür Dernekleri Örnek Cemevi, Yeşilkent Cemevi, Dereköy Köyü Derneği, Damal Merkez Derneği, Otağlı Köyü Derneği, Çat Köyü Birlik ve Dayanışma Derneği, ESAS-Der, Amasya İl Derneği, Esenyurt Dersimliler Derneği, Çaybaşı Derneği.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Madımak müze oluyor

    Madımak müze oluyor

    PİRHA – 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta katledilen 33 yurttaş anısına Ankara’da “Madımak Müze” kuruluyor.

    2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 yurttaş anısına Ankara’nın Çankaya ilçesinde “Madımak Müze” inşa ediliyor. Tanıtım etkinliği Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde yapılan programa, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, CHP Ankara Milletvekili Murat Emir ve katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları da katıldı.

    ‘Sivas’ın Işığı Sönmeyecek’ Pankartının asıldığı etkinlikte ilk olarak Madımak’ta yaşamını yitirenlerin isimleri okundu ardından deyişler ile semahlar dönüldü.

    ALEVİLERİN 25 YILLIK TALEBİ

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan “Bir daha bu acılar yaşanmasın” diyerek müzenin temelinin 31 Mart’tan hemen sonra atılacağını söyleyerek şöyle devam etti:

    “Madımak otelini müze yapana dek bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Ancak Madımak Müzesi’nin Ankara’da yapılıyor olması bir ilktir. Proje tüm Alevi örgütlerinin ortak girişimidir. Öveçler bölgesinde arsa tahsisi de yapıldı. 2 Yıl içerisinde de inşaatı bitirmeyi hedefliyoruz. Ankara’da yapmamızın nedeni ise katliamın üzerinden 25 yıl geçti ve artık kuşak kayıbı söz konusu. Bu acıların kaybolmaması lazım. Gelecek kuşaklara aktarmak için önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Müze içerisinde heykeller, şehitlere ait her türlü eşyalar olacak. Müzeye giren yeniden Sivas’ı yaşayacak.”

    “YANDI 33 GÜLÜMÜZ”

    Sivas’ta katledilen Gülsüm Karababa’nın annesi Sultan Karababa ise acılarının anca öldükten sonra dineceğini söyleyerek müze yapım kararına dair “Ölenlerin tümünün annesiyim. Buna can mı dayanır yandı 33 gülümüz. Ama halkımız sağolsun. Bu ışığı söndürmeseler iyi olur” dedi.

    Handan Metin’in annesi Sultan ise müze kararı ile acılarının diri kalacağına işaret ederek “İsterim ki çocuklarımızın anısı her yerde olsun. Pir Sultan 500 sene geçmesine rağmen unutuldu mu? 33 Kişi de unutulmayacak. Bu halk 26 senedir peşimizde durdu” dedi.

    “BENZER KATLİAMLAR BİR DAHA OLMASIN DİYE…”

    Madımak Müze Komisyon Başkanı Alaaddin Türkoğlu ise Kerbela’dan günümüze Alevilere yönelik birçok katliamın yaşatıldığını ifade ederek “Sivas Katliamı sonrasında bizler dik durduk. Yapılanların unutulmaması için mücadele ettik. Aleviliği unutturmamak ve bu katliamlar bir daha olmasın, barış gelsin diye direndik. Kerbela için nasıl matem tutuyorsak bu katliamı da bir Kerbela olarak görüyoruz. ‘Unutma, unutturma’ demeye devam edeceğiz. Bu utanç müzesini barış için yapmak zorundayız” dedi.

    PİRHA / ANKARA

  • Madımak Müze Komitesi demokratik bir ülkeden yana olan herkese çağrı yaptı

    Madımak Müze Komitesi demokratik bir ülkeden yana olan herkese çağrı yaptı

    Madımak Müze Komitesi Madımak’ın utanç müzesi olması talebinden vazgeçmeyeceklerini belirterek yüreği laik ve demokratik bir ülkeden yana olan herkesi Cumartesi günü Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde bir arada olmaya çağırarak yazılı bir açıklama yaptı.

    Madımak Müze Komitesi yüreği laik ve demokratik bir ülkeden yana olan herkesi 23 Mart 2019 Cumartesi saat 16:30’da Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde bir araya gelme çağrısında bulunarak yazılı bir açıklama yaptı.

    Yazılı açıklamayı Madımak Müze Komitesi adına Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) GYK Üyesi ve Müze Komite Başkanı Alattin Türkoğlu yaptı.

    Madımak katliamının üzerinden tam 25 yıl geçtiğini hatırlatan Türkoğlu, “25 yıldır  Sivas’a giderek canlarımızı anıyoruz. İntikam olsun diye değil bir daha olmasın, hiçbir anne, kardeş, eş, yoldaş… ağlamasın diyedir” dedi.

    “DEVLET EVLATLARI YAKILAN ANALARIN ÇIĞLIĞINI DUYMADI”

    Madımak’ın Anadolu tarihinde ‘benzerine rastlanmayan bir katliam’ olduğuna dikkat çeken Türkoğlu şöyle devam etti:

    “Devlete ve devlet adına yürütme erki olan hükümetlere seslendik, davalar açtık, sokağa çıkıp haykırdık. Ama devlet evlatları yakılan anaların çığlığını ‘duymadı’. Sözde zamanaşımına uğrayan davamız için ‘hayırlı olsun…’ denildi. 2 Temmuzlarda Sivas’a anmaya gittiğimizde polis engeli, sivil faşistlerin provokasyonlarını  gördük. 25 yıldır içimizdeki ateşi bin bir tür zorluklarla hiç söndürmeden bu günlere taşıdık.”

    “UTANÇ MÜZESİ TALEBİMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Ankara’da kendi imkanları ve örgütlülükleri ile bir müze yapacaklarını kaydeden Türkoğlu son olarak şu çağrıyı yaptı:

    “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği genel merkezinin öncülüğünde başlattığımız müze çalışmaları ışığında Asım Bezirci’nin heykelinin daha önce yapımı tamamlanmıştı. Tüm şehitlerimizin heykellerinin yapım çalışması devam ediyor. Burada özellikle belirtmeliyiz ki biz Aleviler Madımak’ın UTANÇ MÜZESİ olması talebimizden vazgeçmeyeceğiz.  Ankara’da 1.000 metrekareden fazla kapalı alan üzerine kurulacak müze insanlığın vicdanına bir işaret fişeği olsun. Kuşkusuz söylenecek çok sözümüz var. 23 Mart 2019 Cumartesi saat 16:30’da, yüreği laik ve demokratik bir ülkeden yana olanları Çağdaş Sanatlar Merkezi’ne bekliyoruz. Bir arada eşit ve onurlu yaşamak için.”

    PİRHA/ANKARA

  • Asım Bezirci’nin heykeli, PSAKD 2 Temmuz Şehitleri Müzesi’ne getirildi-VİDEO

    Asım Bezirci’nin heykeli, PSAKD 2 Temmuz Şehitleri Müzesi’ne getirildi-VİDEO

    PİRHA – Madımak Müze Komitesi, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenlerden Eleştirmen Asım Bezirci’nin heykelini 3 aylık bir çalışma sonunda PSAKD Genel Merkez binası içinde bulunan 2 Temmuz Şehitleri Müze bölümüne getirip sergiledi.

    Ankara’da, PSADK ve Sivas şehitleri ailelerinin 3 aylık ortak çalışması sonucu yapılan Sivas Şehidi Asım Bezirci’nin heykeli Ankara PSAKD Genel Merkezi içinde yer alan müzeye getirilerek sergilendi.

    Asım Bezirci’nin büstünün getirilmesi esnasında şehit ailelerinden Yasemin ve Asuman Sivri’nin anne ve babası, Gülsüm Karababa’nın annesi ve ağabeyi Koray ve Menekşe Kaya’nın annesi Hüsniye Aksuna,PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, MYK üyeleri, PSAKD  Yenimahalle ve  Mamak Şubeleri  ve araştırmacı gazeteci  Turan Eser  hazır bulundu.

    “AYDINLARIN RİTÜELLERİYLE BU DAVAYI YÜRÜTECEĞİZ”

    Asım Bezirci’nin büstünün yapılması üzerine ilişkin konuşan Madımak Müze Komitesi yürütmesinden ve Sivas şehitlerinden Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa, “Bunu bir anlamda Madımak’ın müze olması için atılan ilk adım olarak değerlendirebiliriz. Sevgili Asım abi 72 yaşında hakka yürüdü öldürüldü, katledildi. Asım abinin 71 tane kitabı çıktı. Biz 25 yıl Alevi ritüelleriyle bu davayı yürüttük” dedi.

    Karababa, “25 yılın sonunda yeni başlangıcınızda aydınların ritüelleriyle bu davayı yürüteceğiz. Aydınlara ait ne kadar yazılmış eser ne kadar dokümantasyon varsa onların hepsini toparlayacağız. Yeni bir çehre yeni bir yüzle dünyanın karşısına çıkacağız” diye konuştu.

    Asım Bezirci’nin heykelinin yapımında ciddi emeği olan Alaattin Türkoğlu ise, “Biz o günden bugüne çok duygulandık. Biz inancımızdan dolayı bu işi bırakmadık sonuna kadar gideceğiz dedik ve gideceğiz. İnanıyorum ki İngiltere’de, Avrupa’da ve Türkiye’nin değişik yerlerinde aynı müzeden 30-40 tane yapılacak” dedi.

    “BU KATLİAMI UNUTTURURSAK BİZE YAZIKLAR OLSUN”

    Biz Kerbelaları unutmadık, bir sürü aşureler yaptık” diyen Türkoğlu, “Bu bizim Kerbelamızdır. Biz bu katliamı unutturursak bize yazıklar olsun. Biz Banaz’da 33 tane heykel yaptık. Biz barış istiyoruz ötekileştirilmek istemiyoruz. Biz Aleviler buradan gitmeyeceğimize göre acılarımızı da unutturmak istemiyoruz” diye konuştu.

     “ASIM BEZİRCİ EDEBİYATIMIZIN KIRKAYAKLI KARINCASIYDI”

    Türkğlundan sonra söz alan Orhan Tüleylioğlu da şunları ifade etti:

    “Asım Bezirci 1928 yılında Erzincan’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirmesine rağmen yaşamını muhasebe şefi olarak kazandı. Bu süre içerisinde dergilere, gazetelere yazılar yazıyordu. Fakat bu yazılarında kendi adını kullanmıyor pek çok takma adla yazı yazıyordu. Bu süreç içerisinde eften, püften bahanelerle gözaltına alındı. İlgili ilgisiz kovuşturmalara uğradı.”

    Tüleylioğlu, “Asım Bezirci’nin 50 yaşına geldiğinde tamamıyla edebiyata yöneldiğini, bütün gücünü araştırmaya çevirdiğini, hiç kimsenin cesaret edemediği Nazım Hikmet ve Sebahattin Ali kitaplarını ilk yazan yazarlardan ve eleştirmenlerden biri olduğunu belirterek, “Gerçekten edebiyatımızın kırkayaklı karıncasından biridir” dedi.

    “ASIM BEZİRCİ, ÇAĞIMIZIN PİR SULTAN’I DENİZ GEZMİŞ’İDİR”

    Asım Bezirci’nin Feridun Andaç ile yaptığı söyleyişiyi hatırlatan Tüleylioğlu, Bezirci ile Andaç arasında geçen diyaloğu şöyle aktardı:

    “Sayın Bezirci 70 yıl yaşadın bu 71 yılı bize özetler misiniz? Asım Bezirci bu süreyi anlattı, anlattı, anlattı. Feridun Andaç sonunda patladı. Yav bu kadar anlattın hiç mi mutluluk yok dedi. Asım Bezirci çok az dedi. Asım Bezirci son konuşmasında ona ‘Çağımızın Pir Sultan Abdalı kimdir’ sorusunu yöneltti. O da hiç duraksamadan Deniz Gezmiş yanıtını verdi. Asım Bezirci yapıtlarıyla yaşıyor. Tam 71 kitap bize armağan etti. Işıklar içinde yatsın.”

    “YAPACAĞIMIZ MÜZENİN DÜNYADA EŞİ BENZERİ OLMAYACAK

    Daha sonra söz alan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ise Madımak Müze projesinin 2015 yılında genel başkan olduğunda bir Gani kaplan projesi olarak gündeme geldiğini hatırlatarak şöyle konuştu:

    “Bu projenin bu binada olmasının imkânı yok. Dolayısıyla biz HBVAKV adına bir arsa tahsisi yaptık. Önümüzdeki süreçte asıl müzemizi orada yapacağız. Bir yanda inşaat devam ederken diğer taraftan da müzenin içindeki şehitlerimizin heykelleri ve gerekli dokümanlarını biraraya getirme işlemlerini birlikte yürüteceğiz. Biz uzmanlarla da oturup toplantılar yaptık. Müzenin iç dizaynının yapılması ve sergiye açılması 6 ay sürecektir.”

    Sivas Şehitleri Müzesi’nin 30 yıllık Alevi örgütlenmesinin bir miladı ve başlangıcı olduğunu dile getiren Kaplan şöyle devam etti:

    “Özellikle son 25 yılda bir çok araştırmacı, yazar ve sanatçının, Sivas üzerine birçok yazı yazdığını, hatta Sivas üzerinden rant sağladığını biliyoruz. Oysaki Sivas’ın gelecek kuşaklara aktarılması noktasında hiçbir çaba yok. Bugün PSAKD Genel Merkezi de dahil olmak üzere Sivas’a dair hiçbir arşiv yok. Bizim elimizde günü kurtarma adına yapılmış olan bir müze var. Bazı şehitlerimizin burada eşyaları yok. Ancak biz müzeyi hayata geçirdiğimizde Sivas şehitlerine ait eşyaları ailelerinin getirip müzeye teslim edeceklerini biliyoruz. Biz Sivas şehitlerimizin müzesini öyle bir müze yapacağız ki dünyada eşi benzeri olmayan bir müze olacak. Yarın bizim çocuklarımız müzeyi gezdikleri anda Sivas’ı orada hissedecekler.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Madımak “Utanç müzesi” oluncaya kadar mücadele edeceğiz-VİDEO

    Madımak “Utanç müzesi” oluncaya kadar mücadele edeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Madımak Katliamı’nın 24. yılında her yıl olduğu gibi binlerce yurttaş, acıları ve öfkeleri ile Sivas sokaklarındaydı. PİRHA’ya konuşan ve “unutmadık, unutmayacağız” diyen katılımcılar, Madımak Oteli “’Utanç müzesi’ oluncaya ve adalet sağlanıncaya kadar Madımak önünde olmaya devam edeceğiz” dediler.

     

    2 Temmuz 1993 yılından gerici faşist grupların saldırısı sonucu 33 aydın ve sanatçı olmak üzere toplam 35 insanın katledildiği Madımak Katliamı’nın 24. yıldönümünde Sivas’ta buluşan binlerce Alevi ve dostları katliamın hesabını sorana kadar alanlarda olmaya devam edeceklerini haykırdı.

    “MADIMAK OTELİ MÜZE OLUNCAYA KADAR MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    PİRHA’nın sorularını yanıtlayan PSAKD Samsun Şube Başkanı ve Karadeniz Bölge Sorumlusu Cemsultan Ermiş, “Madımak Oteli müze oluncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diyerek, şunları ifade etti:

    “Kerbela’dan bugüne katledilen bir toplumuz. Emevilerden, Osmanlı’ya, Osmanlı’dan cumhuriyete zulüm görüyoruz. Maraş, Çorum, Madımak, Gazi ve Gezi’de katledilen bizleriz. Tüm bunlara karşı yapmamız gereken örgütlenmek. Mevcut yapıdan rahatsızlık duyan bütün kesimler ile bir olursak, bu ablukayı dağıtırız. Madımak müze olana ve ülkeyi yönetenler özeleştiri verene kadar mücadelemiz devam edecek.”

    “ÖRGÜTSÜZ VE ZAYIF TOPLUM HALİNE GELDİĞİMİZDE ZULÜM DEVAM EDİYOR”

    İzmir Alevi Kültür Derneği Başkanı Mehmet Bozkurt ise, 1993’den günümüze kadar talepler karşılanmadığı için, aynı sıcaklık ve öfkeyle Sivas’ta olmaya devam ediyoruz diyerek, şunları kaydetti:

    “Umarım bu son yürüyüşümüz olsun. Gelecekte “Utanç müzesi” talebimiz karşılanır. Bugün bu taleplerin karşılanmamasının nedeni Alevilerin birlikte hareket etmemesi ve güç olmamasıdır. Alevi örgütlerinin genel merkez yöneticileri, bencilce hareket ettikleri için birlik sağlanamıyor. Bizler örgütsüz ve zayıf toplum haline geldiğimizde de zulüm devam ediyor. Bir daha Sivasların yaşanmamasını umut ediyorum.”

    (HABER MERKEZİ)