Etiket: utku çakırözer

  • Çakırözer, Basın Özgürlüğü Raporu’nu paylaştı: Kara bir leke daha!

    Çakırözer, Basın Özgürlüğü Raporu’nu paylaştı: Kara bir leke daha!

    PİRHA- CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Mart ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu paylaştı. Çakırözer, “Gazetecilerin haber yapmasını engelleyen, hakkındaki usulsüzlük, görevi suistimal, rüşvet iddialarını konu alan haberleri erişime engelleyen AKP’li yöneticiler, belediye başkan adayları basın özgürlüğüne kara bir leke daha bıraktı” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Türkiye’de 31 Mart yerel seçim sürecinde gazetecilere yönelik sansür, engelleme, şiddet, hapis cezalarının damga vurduğunu belirterek ‘Mart ayında Basın Özgürlüğü Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı.

    “GAZETECİLER MART AYI’NDA 42 KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKARAK HABERLERİNİ SAVUNMAK ZORUNDA KALDI”

    Çakırözer, “AKP’nin basına yönelik yasakçı, sansürcü, baskıcı anlayışı, bu seçim döneminde de değişmedi. Gazetecilerin haber yapmasını engelleyen, hakkındaki usulsüzlük, görevi suistimal, rüşvet iddialarını konu alan haberleri erişime engelleyen AKP’li yöneticiler, belediye başkan adayları, basın özgürlüğüne kara bir leke daha bıraktı. Ama millet sandıkta sadece yerel yöneticilerini seçmedi, bu sansürcü baskıcı iktidara da dersini verdi. Basın özgürlüğü ve demokrasi mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi

    Çakırözer‘in paylaştığı mart ayı Basın Özgürlüğü Raporu’na yansıyan bazı hak ihlalleri şöyle:

    • Gazeteciler Mart ayı boyunca 42 kez hakim karşısına çıkarak haber ve paylaşımlarını savunmak zorunda kaldı.
    • BirGün Yazı İşleri Müdürü Uğur Koç ve gazeteci Levent Gültekin’e Cumhurbaşkanına hakaret gerekçesiyle 11 ay 20 gün hapis cezası verildi.
    • Gazeteci Dilan Esen, haberine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un şikâyeti üzerine 7 bin 80 TL adli para cezasına mahkum edildi.
    • Birgün muhabiri İsmail Arı’ya AKP’li bakan ve ile eski Adalet Bakanı AKP’li Abdülhamit Gül’ün şikâyetiyle açılan beş soruşturmanın ardından Kızılay yönetiminin Menzil Cemaati ile ilişkisine ilişkin haberleri nedeniyle bir soruşturma daha açıldı.
    • Yine BirGün’den editör Kayhan Ayhan hakkında Bursa’da güvenlik güçlerinin köylülere yönelik şiddet iddialarını haberleştirdiği için soruşturma başlatıldı.
    • Kanunen bir engel olmamasına rağmen bazı seçim bölgelerinde oy sayımı sırasında görüntü çeken gazeteciler, polis tarafından sandıkların bulunduğu alanlardan çıkarıldı.
    • Cumhur İttifakı’nın Eskişehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu seçim günü kendisinden görüntü almak isteyen gazetecilere sansür uyguladı. Hatipoğlu ‘Siz CHP’nin yayın organısınız’ diyerek bazı gazetecilerin görüntü almasına izin vermedi.
    • Gazeteci Mahmut Bozarslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 27 Mart’ta Diyarbakır’da düzenlediği miting için akreditasyon alamadı.
    • 1 Ocak’ta başlayan seçim kampanyalarında sadece AKP’nin adaylarına yer veren, CHP adaylarını ise yayınlarında yer vermediği için eleştirilen TRT Haber, seçim günü de yasakları çiğneyerek taraflı yayıncılık tavrını sürdürdü. TRT Haber, 31 Mart günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP’nin İstanbul, İzmir ve Kepez Belediye başkan adaylarının yer aldığı reklam filmlerini gün boyunca ekranlara yansıttı.
    • Mart ayında gazetecilerin birçok toplumsal olayı izlemesi engellendi. İstanbul’da Nevruz etkinliklerini takip eden gazeteciler darp edildi. AFP muhabiri Eylül Deniz Yaşar darp edilerek gözaltına alındı. Bianet’ten Tuğçe Yılmaz, Ali Dinç ve Aren Yıldırım polisler tarafından engellendi.
    • BirGün yazarı Attila Aşut, gazeteciler Güray Öz, Erdem Gül ve şair Abdülkadir Paksoy ile yaptığı telefon görüşmeleri sebebiyle sorgulanıp gözaltına alındı.
    • Batman Devlet Hastanesi’nde tedavi gören babasının refakatçiliğini yapan gazeteci Bilal Güldem’e AKP gençlik kolları üyeleri hastanede saldırı girişiminde bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bakan Ersoy, Cemevi Başkanlığı ve Ali Rıza Özdemir ile ilgili soruları yanıtsız bıraktı

    Bakan Ersoy, Cemevi Başkanlığı ve Ali Rıza Özdemir ile ilgili soruları yanıtsız bıraktı

    PİRHA- Meclis bütçe görüşmelerinde ‘Alevi Diyaneti’ olarak bilinen Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’da görüşüldü. Görüşmede MHP’li vekillerin başkanlığa övgü dolu sözleri dikkat çekerken, Bakan Mehmet Nuri Ersoy, ülkücü Ali Rıza Özdemir ve Cemevi Başkanlığı ile ilgili milletvekillerinin sorularını yanıtsız bıraktı. 

    Türkiye’de Alevi inancı ve cemevi hala devlet tarafından yasal olarak tanınmazken, AKP-MHP ivedilikle Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Mahkeme kararlarını dahi tanımayan AKP ve küçük ortağı MHP’nin, Alevi kurumlarını ve Alevi toplumunu hiçe sayarak kurduğu bu asimilasyon merkezi olan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na maaşlı dede ve çalışan arayışına çıkması, başına da ülkücü olarak bilinen Ali Rıza Özdemir’in getirilmesi tepkileri iyice yükseltti.

    Dün Meclis’te bütçe görüşmelerinde ‘Alevi Diyaneti’ olarak bilinen Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı da görüşüldü.

    Plan Bütçe Komisyonu bütçe görüşmeleri boyunca söz alan MHP vekillerinin tamamının, Alevi toplumunun reddettiği Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na övgüler dizmeleri dikkat çekti. Bu durum, kurumun başına Türk Ocaklarında yetişen ülkücü Ali Rıza Özdemir’in de atanmasıyla beraber Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın bir MHP projesi olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

    BAKAN ERSOY: 620 CEMEVİNİN TALEPLERİ DEĞERLENDİRMEYE ALINDI

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bakanlık bütçe sunumunda Alevilerle ilgili bölümde ‘Alevi Diyaneti’ olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın faaliyetlerinin Alevilere hizmet olduğunu iddia etti.

    Ersoy, “Alevilik-Bektaşilik’in korunması ve desteklenmesi adına önemli bir adım atarak Alevi – Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığımızı kurmuştuk. Başkanlık teşkilatlanma çalışmalarını tamamlayarak 2023 yılında faaliyetlerine başlamış bulunmaktadır. Kuruluş amacı kapsamında Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapmış olduğu saha çalışmaları neticesinde 620 cemevinin bakım, onarım, tefrişat giderlerine ilişkin talepleri değerlendirmeye alınmıştır; ayrıca 605 cemevinin de aydınlatma giderleri ödenmektedir. Cemevlerini destekleme çalışmalarının yanında Alevilik-Bektaşilik’in korunmasına, desteklenmesine ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkıda bulunacak çalışmalar da yapılmaktadır. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı 2023 yılı içerisinde bu amaç doğrultusunda Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri gerçekleştirmiştir. 2024 yılının Şubat ayı içerisinde Alevilik Bektaşilik İhtisas Kütüphanesi hizmete açılacaktır” dedi.

    ÇELENK: CEMEVLERİ İBADETHANE STATÜSÜNDE OLMALIDIR

    HEDEP Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk bütçe görüşmelerinde, Alevilerin cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesine ilişkin yürüttüğü hukuk mücadelesinin uzun yıllardır sürdüğünü hatırlatarak, “AİHM’in ‘Cemevleri ibadethanedir’ kararına rağmen, bu statü kabul görmüyor. Bu ülkenin vatandaşları olarak vergi ödüyorlar ve cemevlerinin ibadethane olduğunu bile kabul ettirmekte güçlük çekiyorlar. Aleviler ısrarla karşı çıkmasına rağmen Bakanlık bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruldu; onların yine istekleri hilafına bu kurumun başına bir atama gerçekleştirildi. Alevilerin hilafına Alevi kültürünü mü tanımlamaya çalışıyorsunuz? Sayın Bakan, Alevilerin ve aslında tüm kamuoyunun isteği olan Madımak hafıza ve utanç müzesinin hayata geçirilmesi için ne yapmayı düşünüyorsunuz?” diye sordu.

    TEMELLİ: ALEVİ İNANCINI YOK SAYAN BİR YAKLAŞIM SÖZ KONUSU

    HEDEP Muş Milletvekili Sezai Temelli ise, “Aleviliği her şeyden önce, kültür kodlarıyla okumak mümkün değildir” diyerek şunları kaydetti:

    “Alevi-Bektaşiler için kutsal olan Hacı Bektaş Veli dergahı müze statüsündedir. Yani Süleymaniye Camisi müze olabilir mi? Burası da Alevi toplumu için ibadethane ama müze statüsünde. Bunun gibi, Alevi toplumunun özellikle cemevlerinin birer ibadethane olduğundan hareketle dile getirilen birçok mesele dikkate alınmadı, alınmadığı gibi, adeta, Alevi toplumunu bu kültür anlayışının içine sıkıştırarak bu inancı yok sayan bir yerden bir yaklaşım söz konusu. Oysa, yine, bütün inançların bir arada yaşadığı bir coğrafyadayız. Bütün inançlara eşit mesafede yaklaşabilecek bir kültür politikamızın olması bir zarurettir. Bir arada yaşama dediğiniz bundan, bu yoldan geçer, eşit yurttaşlık dediğimiz mesele buradan geçer.”

    BAKIROĞLU: HÜKÜMETİN YAPTIĞI ÇALIŞMALAR, ALEVİLERİN İSTEKLERİNİ YERİNE GETİRMEKTEN UZAK

    CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakıroğlu da, Alevilerin her türlü baskıya rağmen inançlarını yaşattıklarını ve yaşatmaya devam edeceklerini vurguladı. Bakıroğlu şöyle devam etti:

    “Alevi inancı, Aleviler bu topraklarda, Anadolu’da bin yıldan beri inançlarını koruyarak bugünlere kadar gelmişlerdir. Her türlü baskıya rağmen, her türlü zulme rağmen bunu becermişler, her türlü asimilasyon çalışmalarına rağmen bunu becermişler ve bugünlere kadar gelmeyi başarmışlardır ve bundan sonra da inançlarını yaşatacaklardır. Şimdi, bizim burada anlayamadığımız bir şey var, yıllardan beri iktidarınız, Alevilerle, Alevi Bektaşi inancına sahip yurttaşlarla, onların dernekleriyle, temsilcileriyle bir araya geliyor, çalıştaylar yapılıyor. Ancak gelinen noktada, bakıyorsunuz, bir tane Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı2na indirgenmiş durumda. Muhataplarınızın, yani Alevi Bektaşi inancına inanan insanların talepleri çok basit esasında. Diyorlar ki, ‘Cemevi bizim ibadethanemizdir, ibadethane statüsünde olması lazımdır ve eşit yurttaşlık istiyoruz.’ Yaptığınız bütün çalışmalar, bu çok basit, çok temel isteklerini yerine getirmekten ne yazık ki uzaktır.”

    KAYA: ‘MADIMAK UTANÇ MÜZESİ OLSUN’ TALEBİYLE İLGİLİ BİR ÇALIŞMANIZ VAR MI?

    HEDEP Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:

    “*Sayın Bakan, Alevi ve Bektaşilerin kutsal inanç mekânları Bakanlığınıza bağlı olarak müze statüsünde ve izne bağlı olarak ziyaret edilen mekânlara indirgenmiştir. Alevileri inciten bir uygulama bu. Dolayısıyla, AİHM ve iç hukuktaki yüksek yargının kararlarına göre yani birçok hukuki karara göre ibadethane statüsü tescillenen cemevleriyle ilgili gerekli yasal düzenlemeleri yapmayı düşünüyor musunuz?

    *Bir diğer mesele, Sivas Katliamı’nın Alevi toplumunda yarattığı durumla ilgili bir daha yaşanmaması ve toplumun hafızasından silinmemesi açısından, Alevi toplumunun ‘Madımak utanç müzesi olsun’ diye talepleri var. Buranın utanç müzesine dönüştürülmesiyle ilgili bir çalışmanız var mı?”

    ÇAKIRÖZER’DEN ‘ALİR RIZA ÖZDEMİR’ SORUSU

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer‘in ise, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir ile ilgili, soruları oldu.

    Çakırözer, Bakan Ersoy’a, “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nda üç ayda değişiklik yapılmasının gerekçesi nedir? Yeni Başkan Ali Rıza Özdemir’in “Aleviliğin Yazılmayan Tarihi” “On İki İmam” “Yahudiliğin Büyük Sırrı” gibi kitapları hem kendi ismiyle hem başka bir isimle yani bir sahte isimle yazmasının gerekçesi nedir? Bu konuda Bakanlığınızın bu görev değişikliği konusundaki gerekçesi nedir?” sorusuna cevap istedi.

    BAKAN ERSOY, SORULARI YANITLAMADI

    Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın soru cevap kısmında, soruları yanıtsız bıraktığı görüldü.

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    > Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı açıldı; Alevilerden ise tepkiler yükseldi: Asimilasyon başkanlığı!

    > Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na Ali Rıza Özdemir getirildi

    > ‘Cemevi Başkanlığı; Alevi örgütlerine, pirlerine, yoluna atanmaya çalışan bir kayyumdur’- VİDEO

    > ‘Özdemir, ülkücü faşist bir gelenekten geliyor; Alevilere vereceği bir şey yok’- VİDEO

  • Gazeteciler Mayıs ayında 60 kez hakim karşısına çıktı, 4’ü tutuklandı

    Gazeteciler Mayıs ayında 60 kez hakim karşısına çıktı, 4’ü tutuklandı

    PİRHA- Gazeteci milletvekili Utku Çakırözer Mayıs ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, gazeteciler 60 kez hakim karşısına çıktı, 4 gazeteci tutuklandı.

    CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in hazırladığı Mayıs ayı Basın Özgürlüğü Raporu’na göre, gazeteciler son bir ayda 60 kez hakim karşısına çıktı.

    Barış Pehlivan’ın da aralarında olduğu 4 gazeteci tutuklanırken, çok sayıda gazeteci hapis ve para cezalarına çarptırıldı. CHP’li Çakırözer, “AKP’nin ‘Türkiye Yüzyılı’ yine baskı, sansür, gözaltı ve tutuklamalarla başladı. Seçim öncesindeki sansür, baskı ve yasaklar dönemi, seçimler bitince de aynen devam ediyor. AKP’nin Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü alanındaki baskı ve sindirme politikalarına karşı halkın haber alma hakkı için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz. Habercilik görevini en zor şartlar altında yürüten dürüst gazeteciler de bu baskılara asla boyun eğmeyeceklerdir” dedi.

    Çakırözer’in her ay düzenli olarak hazırladığı Mayıs ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nda Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gazetecilere uygulanan baskı, sansür ve engellemeler dikkat çekti.

    Seçim sürecinde muhalefet ve Cumhurbaşkanları adayları ile AKP ve adayı Erdoğan arasında adil olmayan bir yarış yaşandı. Adaletsizliğin en çok gözlendiği alan basın imkanlarına erişim oldu. Muhalefet partileri ve adayları başta devlet televizyonu TRT olmak üzere basında eşit ve adil imkanlardan faydalandırılmadı.

    Seçim gününde de haber takibi yapan gazetecilerin yeri stüdyolar yerine adliye ve karakollar oldu. Seçimlerdeki usulsüzlük iddialarını takip eden gazeteciler engelleme ve saldırılara maruz kaldı. KRT Muhabiri Sultan Eylem Keleş’in yayın yapması engellenirken, gazeteci Fatoş Erdoğan fiziki saldırıya uğradı.

    KAMERALAR KIRILDI
    Batman’da seçim kutlamaları sırasındaki gözaltıların haberini yapan gazeteci Vedat Aker gözaltına alındı.
    Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda oy sayma işlemi devam ederken sozcu.com.tr’ye siber saldırı düzenlendi.
    İstanbul Başsavcılığı seçim dönemindeki haber ve yayınlar nedeniyle aralarında Sevilay Yılman, Arif Kocabıyık, Derya Büyükuncu’nun da olduğu gazeteciler ile Solcu Gazete, Artı Gerçek, Artı TV ve Aykırı.com.tr gibi haber siteleri hakkında soruşturma başlattı.

    SEÇİM SONRASINDA RTÜK’TEN SORUŞTURMA

    Seçim biter bitmez RTÜK, Halk TV, Tele 1, KRT, TV 5, Flaş Haber ve Sözcü TV hakkında seçim günü yaptıkları yayınlar nedeniyle inceleme başlattı.
    ‘Demokrasinin sandıktan ibaret olmadığı’ şeklindeki sözleri iktidar yanlısı gazeteciler tarafından ‘darbe çağrısı’ diye hedef gösterilen Çiğdem Toker ve katıldığı Fox TV yayını hakkında bu kez RTÜK devreye girerek rapor hazırlattığını duyurdu.

    Çakırözer’in raporunda Mayıs ayında yaşanan diğer basın özgürlüğü ihlalleri ise şöyle:

    Gazeteciler 60 kez hakim karşında haber ve yorumlarını savunmak zorunda kaldılar. Bunlardan Sedat Yılmaz, Dicle Müftüoğlu ve Nadiye Gürbüz tutuklandı.
    Libya’da şehit olan MİT mensubunun cenazesine ilişkin haber nedeniyle tutuklanan ve denetimli serbestlikle cezaevinden çıkarılan Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan yaptığı başka bir haber nedeniyle ceza alınca yeniden cezaevine girmek zorunda kaldı. Pehlivan aynı gün tahliye edildi.
    Gazeteciler Ertan Çıta, Banu Acun, Caner Aktan, Ferhat Çelik ve Delal Akyüz gözaltına alındı.
    BirGün muhabiri Mustafa Mert Bildircin 11 ay 20 gün, Mezopotamya Ajansı’ndan Ferhat Çelik ve İdris Yayla 1’er yıl 3’er ay, DW Türkçe İstanbul Koordinatörü Bülent Mumay 1 yıl 8 ay, gazeteci Metin Yoksu haber fotoğrafı gerekçe gösterilerek 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldılar.
    Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül hakkında yazdığı bir köşe yazısı gerekçe gösterilerek hapis cezası istendi.
    Yazar Cengiz Çandar sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek 4 bin 500 TL, Gerçek Gündem editörü Furkan Karabay 20 bin TL para cezasına çarptırdı.
    Gazeteci Ruşen Takva ve Oktay Candemir hakkında haberleri gerekçe gösterilerek yeni davalar açıldı.

    TEHDİT VE SALDIRILAR

    Çanakkaleli gazeteci Muhammed Yavaş yaptığı haber nedeniyle Ülkü Ocağı Çan İlçe Başkanının saldırısına uğradı.
    Gazeteci Ahmet Kanbal sosyal medya paylaşımı sonrasında Nusaybin Kaymakamı tarafından tehdit edildi.
    Medyascope muhabiri Ali Macit, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde AKP’li Meclis üyesi tarafından darp edilerek çekim yapmasına engel olundu.
    Halk TV programcısı Şule Aydın hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla yakalama çıkarıldı.
    BirGün muhabiri İsmail Arı hakkında haberleri, Yüsra Batıhan hakkında sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturma başlatıldı.
    Tele 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkında CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na bir grubun suikast yapmak için Türkiye’ye girdiğine ilişkin iddiayı içeren paylaşımına soruşturma başlatıldı.

    ERİŞİM ENGELLEME RAPORUNA ENGELLEME

    Mayıs ayında erişim engelleme kararları ile de halkın haber alma hakkı kısıtlandı.

    Mayıs ayında erişim engeli getirilen haber ve içerikler şöyle:

    Ekşi Sözlük yeni kullandığı alan adı da yeniden erişime engellendi. Erişim engellerini kamuoyunun gündemine getiren İfade Özgürlüğü Derneği’nin 2021 ‘EngelliWeb Raporu’ da erişime engellendi.
    Esenler Medipol Hastanesi’nde yaşanan çocuk istismarı hakkındaki haberler, Cumhurbaşkanının aile şirketine haciz tebligatı gittiği iddiası ile ilgili haberler, Ali Yeşildağ’ın iktidar yöneticilerine ilişkin açıklamalarda bulunduğu videolar ile adına açılan twitter hesapları, Hizbullah Davası hükümlülerinin Kızılay’da çalıştığı iddiası ile ilgili haberlere, AKP Karaman Gençlik Kolları İl Başkanının emniyet görevlilerine tokat attığı iddialarına ilişkin haber, Kemal Kılıçdaroğlu’nun borsa manipülasyonlarına yönelik açıklamaları, İBB’ye haciz kararı aldıran inşaat şirketi ile ilgili haberlere getirilen erişim engeli kararlarını haberleştiren gazetecilere verilen ceza haberleri, Cumhuriyet yazarları Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu‘nun yayımladıkları ‘SS’ kitabıyla ilgili haberlerin erişime engellenmesi haberleri, Diyarbakır’da seçimlerde müşahitlere tutanak vermeyen bir sandık başkanı ile ilgili haberlere Mayıs ayında erişim yasağı getirilerek kamuoyunun bilgi sahibi olması engellendi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mücella Yapıcı yeni yaşına cezaevinde girdi: Kaçacak olsam kaçardım

    Mücella Yapıcı yeni yaşına cezaevinde girdi: Kaçacak olsam kaçardım

    PİRHA-CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Gezi davasından tutuklanan Mücella Yapıcı, Mine Özerden ile Çiğdem Mater’i ziyaret etti. Yapıcı’nın yeni yaşına cezaevinde girdiği belirtilirken Mine Özerden ziyaret sırasında “Bir hakim net biçimde burada suç yok, delil yok beraat etmeleri gerekir derken, AKP’den aday adayı olmuş diğer hakim bize en ağır cezaları veriyor” ifadelerini kullandı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Gezi davasında haklarında 18’er yıl hapis cezası verilen Mücella Yapıcı, Mine Özerden ile Çiğdem Mater‘i kaldıkları Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde ziyaret etti. Mücella Yapıcı‘nın yeni yaşına cezaevinde girdiğini belirten Çakırözer, “Masum insanlara haklarında delil olmadan hukuksuz şekilde ağır cezalar verilmesi; doğum gününde, bayramda insanların cezaevinde tutulması büyük vicdansızlık. Türkiye’nin ayıbı” dedi.

    “AKP’DEN ADAY OLMUŞ BİR HAKİM BİZE EN AĞIR CEZALARI VERİYOR”

    Çakırözer, ziyareti sırasında geçen konuşmalara da değindi. “Hukukun gücü değil, gücün hukuku çalışıyor” diyen Mine Özer‘den şunları söyledi:

    “Bir hakim net biçimde burada suç yok, delil yok beraat etmeleri gerekir derken, AKP’den aday adayı olmuş diğer hakim bize en ağır cezaları veriyor. Bu nasıl adalet? Tiyatro bile diyemeyeceğimiz bir müsamere bu yaşanan ve bize yaşatılan! Ayrıca garibimize giden bir başka husus daha var. Bakın 61. hükümetin tüm bakanları, işte Arınç’ı, Çiçek’i, Babacan’ı Davutoğlu’su bu davada mağdur olarak karşımızda. Toplam 740 müşteki var. Hiçbiri ama hiçbiri de şikayetini geri çekmiş değil. Siyasetçilerin de biraz onurlu olmasını bekliyor insan.”

    “KAÇACAK OLSAM KAÇARDIM”

    Yeni yaşına cezaevinde girdiği kaydedilen Mücella Yapıcı ise “Yaşlansak da gönül aynı gönül! Mücadeleye devam! Dimdik ayakta duruyoruz” dedi. Herkesin bayramını kutladığını belirten Yapıcı “Mahkeme aşamasında da söyledim. Bir daha söylüyorum; 2014 yılında açılan davada biz beş kişi beraat ettik. Ve o beraat kararı kesinleşti. O yüzden eski Roma’dan beri evrensel kural olan ‘Non Bis İdem’ ilkesine göre aynı suçtan tekrar yargılanmam mümkün değil. Büyük hukuksuzluk. Kaçma şüphemiz var diye tutukladılar. Oysa ben dava sürerken üç kez yurtdışına toplantılara gittim. Kaçacak olsam kaçardım” ifadelerini kullandı.

    “BU SADECE BİZİM MESELEMİZ DEĞİL”

    Tutukluluklarına her yargı organında itiraz edeceklerini belirten Çiğdem Mater de şunları kaydetti:

    “Bizi sarıp sarmaladıklarını hissediyoruz. Ama bu mesele sadece bizim meselemiz değil. Türkiye’nin hukuku ile ilgili. Yani herkesin paylaştığı ortak duygu şu: Bu yaşananlar bir gün bizim de başımıza gelebilir. İşte o yüzden bu sadece Osman’ın, Mücella’nın, Çiğdem’in, bu 8 kişinin meselesi değil. Türkiye’nin hukuk mücadelesi, adalet mücadelesi. Bakın ben Almanya’daki işimi, projemi bırakıp geldim. Girişte pasaportumun elimden alınacağını bilerek döndüm. Şimdi diyorlar ki kaçma şüphesi var onun için tutukluyoruz. İşte bu zihniyeti kabul etmiyorum ve tutukluluğumuza her yargı organında itiraz edeceğiz.”

    “GEZİ’DEN SUÇ ÇIKARMA ÇABASI NAFİLEDİR”

    Çakırözer gerçekleştirdiği ziyaretlerin ardından şu açıklamalarda bulundu:

    “Mücella Yapıcı 71. yaşına cezaevinde giriyor. Bu masum insanların doğum gününe, bayrama cezaevinde girmesi büyük vicdansızlık. ‘Yurtdışına kaçma şüphesi var’ denilerek cezaevinde tutulmamaları ve 18’er yıl hapsa çarptırılmalı büyük hukuksuzluk. Bu insanlar yargılamaları sürerken dahi yurtdışına gidip geldiler. Şimdi ‘kaçma şüphesi var’ denilerek özgürlüklerinden mahrum bırakılmaları kabul edilemez. Gezi direnişinden suç çıkarma çabası nafiledir. O yüzden insanlarımız hapse koymak yerine bir an önce özgürlüklerine kavuşturmalıyız. Siyasi yargılamalar, düşünce suçluları Türkiye’nin ayıbıdır. Türkiye’nin itibarına zarar vermektedir. Artık Türkiye bu ayıbından kurtulmalıdır.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’li vekil ölüm orucundaki Timtik’le görüştü; ‘Durumu çok kaygı verici’

    CHP’li vekil ölüm orucundaki Timtik’le görüştü; ‘Durumu çok kaygı verici’

    Adil yargılanma talebiyle avukat Aytaç Ünsal’la birlikte cezaevinde ölüm orucunda olan avukat Ebru Timtik’le görüşen CHP Milletvekili Utku Çakırözer, “Durumu çok kaygı verici” dedi. Çakırözer, “Adalet Bakanlığı hayati tehlikesi giderek büyüyen Timtik ile bir an önce diyalog kurmalı.”

    Tutuklu avukatlardan Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal “adil yargılanma” talebiyle ölüm orucunda. Timtik’in eylemi 208, Ünsal’ın ise 177’nci gününde.

    Burhaniye T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ünsal 63’üncü, Silivri 9 No’lu Cezaevi’ndeki Timtik ise 94’üncü gününde eylemini ölüm orucuna çevirmişti.

    Her iki avukatın da sağlık durumlarının kritik bir aşamada olduğu belirtildi.

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Silivri Cezaevi’ne yaptığı ziyaret kapsamında ölüm orucundaki avukatlardan Ebru Timtik’le görüştü.

    Timtik’in sağlık durumunun kaygı verici olduğunu söyleyen Çakırözer, “Cezaevine girmeden 90 kilo olan avukat Ebru Timtik, 35 kiloya düşmüş durumda. Böyle devam ederse hayati tehlikesi büyüyecek. Durumu çok kaygı verici” dedi.

    CHP’li vekil, “Kendisine ‘ölüm orucunu bırakmasını, yaşayarak mücadele etmesi gerektiğini’ söyledim. O da yargılandıkları ÇHD davasında adil yargılama görmediklerini ve bu yüzden ve tek taleplerinin ‘adil yargılanmak’ olduğunu ifade etti” diye konuştu.

    Çakırözer, “Adalet Bakanlığı hayati tehlikesi giderek büyüyen Timtik ile bir an önce diyalog kurmalı” çağrısında bulundu.

    “YARGITAY BU ADALETSİZ KARARI BOZARSA EYLEMİ BİTİRECEĞİM”

    CHP’li Çakırözer, Timtik şunları söylediğini aktardı:

    “Toplumsal açıdan beklentilerimizin birçoğu karşılandı. Meslektaşlarımızdan, barolardan destek geldi. Uluslararası hukuk örgütlerinden dayanışma geldi. Şimdi sadece adli yargılanma talebimizin Yargıtay’daki sonucu kaldı. Bizim duruşmalarımızda yaşanan hak ihlallerini herkes biliyor. Savunma hakkımız bile kullandırılmadı. Yargıtay’ın da bunu göreceğine ve dosyada öncelikle usulden bozmaya gideceğine inanıyorum. Yargıtay’ın bu adaletsiz kararı bozması halinde ölüm orucunu sonlandıracağım.”

    Cezaevinde kendisi gibi avukat olan Barkın Timtik ve teyzesi Sultan Kaya ile birlikte kaldığını söyleyen Timtik, “Benim taleplerimi dile getirmek için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın evinin yakınlarında pankart açmak istedi diye teyzemi de tutukladılar. 22 gündür o da benim yanımda. Tek suçu benim yaşamamı isteyip, taleplerimi dile getirmesi. Ona yapılan adaletsizlik de bir an önce bitmeli” diye belirtti.

    2017 yılında aralarında Selçuk Kozağaçlı’nın da bulunduğu Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi avukatlar bürolarına yapılan polis baskını sonucu gözaltına alınarak tutuklanmıştı.

    Yargılama sonucunda mahkeme, 18 avukata “örgüt üyeliği” ve “örgüt yöneticiliği” iddialarıyla toplam 159 yıl 1 ay 30 gün hapis cezası vermişti.

    Avukat Ebru Timtik de “Örgüt üyeliği” suçlamasıyla 13 yıl 6 ay, avukat Aytaç Ünsal’a ise 10 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.

    İstinaf Mahkemesi’nce onanan dosya şu an Yargıtay’da.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Yargılanan gazeteciliktir, halkın haber alma hakkıdır’-VİDEO

    ‘Yargılanan gazeteciliktir, halkın haber alma hakkıdır’-VİDEO

    PİRHA – Tutuklu gazetecilerin duruşmasını takip eden gazeteci ve siyasetçiler, gazetecilerin haksız hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunduklarını belirterek, toplumsal mücadeleden umutlu olduklarını, basın özgürlüğünün galip geleceğini belirttiler. 

    Libya’da ölen MİT mensubunun cenaze törenine ilişkin yapılan haberler gerekçe gösterilerek 6’sı tutuklu 8 gazeteci hakkında açılan davanın ilk duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul 34’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.
    Tutuklu yargılanan Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik ile gazetenin Yazı İşleri Müdürü Aydın Keser, Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu, Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, muhabiri Hülya Kılınç ve Yeniçağ yazarı Murat Ağırel tutuklu bulundukları Silivri Cezaevi’nden duruşma salonuna getirilirken, tutuksuz yargılanan Akhisar Belediyesi Basın Birimi görevlisi Eren Ekinci SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.

    Duruşmayı takip etmek için Çağlayan Adliyesi’ne gelen gazeteciler açıklamalarda bulundular.

    “YARGILANAN GAZETECİLİKTİR, HALKIN HABER ALMA HAKKIDIR”

    CHP Önceki Dönem Milletvekili Gazeteci Barış Yarkadaş, “Çağlayan Adliyesi’nde gazeteciler yargılanıyor. Siyasi iktidar 6 gazeteciyi tutuklatarak hem topluma hem de medyaya bir gözdağı veriyor. 120 gündür arkadaşlarımız haksız, hukuksuz ve adaletsiz bir biçimde Silivri Cezaevi’nde tutuluyorlar. Derhal tahliye edilmelerini söylüyoruz. Burada yargılanan gazeteciliktir, halkın haber alma hakkıdır. Arkadaşlarımız halkın haber alma hakkını korudukları için tutuklanmışlardır. Haksız ve hukuksuz bu keyfi uygulamanın bir an önce sona ermesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “MESLEKTAŞLARIMIZ HAKSIZ HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE TECRİT ALTINDA TUTULUYOR”

    Gazeteci, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Bugün Türkiye’de geçmişte sık sık örneklerini gördüğümüz gibi haberin, gazeteciliğin yargılandığı bir gün. Arkadaşlarımız suç işlemeden, haksız hukuksuz bir şekilde tecrit altında tutuluyorlar. Bu yanlıştan dönülmesi lazım. Çağrımız; meslektaşlarımızın özgür kalması, bu davanın da bir an önce düşmesi lazım. Çünkü ortada bir suç yok, suç unsuru yok” diye konuştu.

    “GAZETECİLERİ CEZAEVİNDE TUTMAK İÇİN ÖZEL DÜZENLEME YAPILDI”

    DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren ise “Umarım duruşma sonunda tahliye kararı çıkar. Çünkü çok saçma bir iddianame var. İddianame yayınlandığı an içindeki saçmalığı herkes gördü. Salgın sırasında infaz yasasında bir değişiklik yapıldı. Sadece 6 arkadaşımızı cezaevinde tutmak için özel düzenleme yapıldı. MİT Kanunu’na ekler yapıldı. Arkadaşlarımızın yargılanması MİT Kanunu’yla ilişkilendirildi. Tüm bunlara rağmen tahliye edilmelerini umuyoruz” dedi.

    “HUKUKTAN DEĞİL TOPLUMSAL MÜCADELEDEN UMUTLUYUZ”

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş ise şunları kaydetti:

    “Pandemi nedeniyle duruşmaların yapılamadığını görüyoruz. Sağlık gerekçesiyle insanlar içeri alınmıyor. Diğer taraftan aylardır arkadaşlarımız haksız hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutuluyor. İktidar kendisine muhalif olan, gerçeklerin açığa çıkması için mücadele eden, halkın yanında duran herkesi potansiyel suçlu olarak görüyor. Umutluyuz, umuyoruz, hukuktan değil ama toplumsal mücadeleden umutluyuz.”

    “TUTUKLANMALARININ SEBEBİ DAHİ BELLİ DEĞİL”

    CHP’nin Eski İstanbul Milletvekili Dr. Kadir Gökmen Öğüt, “FETÖ’nün yaptığı yöntemlerle tutuklu arkadaşlarımız. Tutuklanmalarının sebebi belli değil, haber yapmaktan mı yapmamaktan mı belli değil. Türkiye’nin en yurtsever gazetecileri içerideyse bir mesaj verilmek isteniyor; ayağınızı denk alın, bakın baro başkanlarına bunu yapıyoruz. En yurtsever gazetecileri sabah gözaltına alıyoruz. FETÖ ilişkilerini açığa çıkaranları gözaltına alıyoruz deyip topluma bir korku salmaya başladılar. Türkiye’yi 18 yıldır yöneten parti bugünlerde gösterdi ki adaletin olmadığı nadir ülkelerden biriyiz” ifadelerini kullandı.

    “DEMOKRASİ, BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GALİP GELECEK”

    Gazeteci Zafer Arapkirli, “Arkadaşlarımız gerçekten yana oldukları için, kalemlerini satmadıkları için ve onurlarını ayaklar altına almadıkları için bu bedeli ödüyorlar. Eğitimli, profesyonel ama en önemlisi de örgütlü insanlara bugün Türkiye’yi yöneten kadroların. Örgütlü insanlardan ve demokrasiyi, vatanını seven insanlardan hazzetmiyorlar. Dolayısıyla gazeteci yazmasın, avukat, insan haklarını savunmasın, doktorlar gerçekten halkın hizmetinde görev yapmasın, mühendisler, mimarlar, akademisyenler demokrasiden yana tavır almasın diye binbir türlü oyun çeviriyorlar. Ama sonunda basın özgürlüğü galip gelecek, demokrasi galip gelecek” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • CHP’li Çakırözer: Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in durumu çok ciddi

    CHP’li Çakırözer: Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in durumu çok ciddi

    PİRHA- CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Silivri Cezaevi’ndeki ziyaretlerine ilişkin yaptığı açıklamada, açlık grevindeki Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in durumunun çok ciddi olduğunu belirterek Adalet Bakanlığı’na diyalog çağrısında bulundu.

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Silivri Cezaevi’nde Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek, , Osman Kavala, avukat Selçuk Kozağaçlı, Ahmet Altan, Mümtazer Türköne ve Gökçe Fırat Çulhaoğlu ile görüştü.

    Osman Kavala’nın AİHM’in kendi lehine kararına rağmen mahkemenin tutukluluğu sürdürme kararı karşısında şaşkın olduğunu belirten Çakırözer, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in durumunun ciddi olduğunu belirterek, şunları söyledi;

    “İbrahim Gökçek 190 gündür açlık grevinde. 78 kilodan 49 kiloya düşmüş. Durumu çok ciddi. ‘Biz sadece sanatımızı yapmak istiyoruz grubumuza yönelik baskıların son bulmasını talep ediyoruz’ diyor. Mart ayından beri tutuklu ama hâlâ iddianamesi yok. İbrahim Gökçek’e açlık grevinin bir çare olmadığını, sorunların diyalogla çözülmesi gerektiğini belirttim. Ancak Adalet Bakanlığı’na da aynı çağrıyı yapıyorum. Bakanlığın Grup Yorum üyelerinin taleplerine kulak vermesi gerekiyor. Bu insanların göz göre göre ölüme gönderilmemesi için diyalog zemininin bir an önce kurulması şart.”

    HABER MERKEZİ

  • CHP’li Çakırözer: 12 bin gazeteci işsiz, 144 gazeteci tutuklu

    CHP’li Çakırözer: 12 bin gazeteci işsiz, 144 gazeteci tutuklu

    Gazete ve gazetecilerin yaşadığı sorunların araştırılmasına ilişkin Meclis araştırması isteyen CHP Milletvekili Utku Çakırözer, 144 gazetecinin cezaevinde tutuklu bulunduğunu açıkladı. Çakırözer, kapatılan medya kuruluşlarını da hatırlatarak 12 bin civarında gazetecinin de işsiz olduğunu söyledi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, basın özgürlüğü ve basın çalışanlarının sorunlarının araştırılması için Meclis araştırması istedi.

    TBMM Başkanlığı’na sunduğu araştırma önergesini Meclis’te düzenlediği basın toplantısında kamuoyu ile paylaşan Çakırözer, Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın geçtiğimiz günlerde Gazete Habertürk’ün kapatılmasına ilişkin söylediği “Birini kapattık, biri kaldı, onlar da bizim gibi işsiz kaldı” cümlelerini hatırlatarak, bu tür ifadelerin yetkili kişilerce bu kadar rahat ifade edilmesinin basın özgürlüğü açısından kaygı verici olduğunu söyledi.

    Açıklamasında Türkiye’nin basın özgürlüğü konusunda 180 ülke içerisinde 157’nci sırada yer aldığını hatırlatan Çakırözer, 12 bin gazetecin işsiz olduğunu, 144 gazetecinin de cezaevlerinde tutulduğunu ifade etti.

    Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin verilerinden örnekler de veren Çakırözer, “2018 yılının ilk 6 ayında 27 gazeteci gözaltına alındı. 32 gazeteci tutuklandı. Yaklaşık 55 gazeteci işten atıldı” dedi.

    Medya kurumlarının kapatılması ile yüksek olan işsizlik oranlarını daha da arttırdığını dile getiren Çakırözer, şunları söyledi:

    “TÜİK verilerine göre işsizliğin %19,1 ile en yüksek olduğu meslek alanlarından birisi gazeteciliktir. Sektörde işsizlik oranı yüzde 30’lara varmış, bugün 12 bin civarında meslektaşımız işsiz. OHAL kapsamında da toplam 167 basın, yayın, radyo, televizyon ve haber ajansı kapatılmış, bu kapsamda birçok medya çalışanı işsiz kalmıştır. Son olarak 3 gazete kapatıldı. Bu durum işsiz sayısını daha da çok arttıracak.”

     

  • ALİKEV burs fonuna destek için koşacak: Ali İsmail’in düşlerini birlikte gerçekleştirelim

    ALİKEV burs fonuna destek için koşacak: Ali İsmail’in düşlerini birlikte gerçekleştirelim

    CHP’li Çakırözer Gezi protestolarında Eskişehir’de darp edilerek 19 yaşında öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın ailesi tarafından kurulan ve gençlere burs sağlayan Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) burs fonuna destek için koşacak. 12 Kasım Pazar günü İstanbul’da gerçekleştirilecek olan 39. Vodafone İstanbul Maratonu’nda koşacak Çakırözer, Ali İsmail orkmaz Vakfı burs fonu için bağış çağrısında bulundu.  

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer 12 Kasım’daki İstanbul Maratonu’nda Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) burs fonuna destek olmak için koşacağını bildirerek, tüm yurttaşlara ALİKEV burs fonuna destek çağrısında bulundu.

    Çakırözer, “Ali İsmail Korkmaz Vakfı her yıl olduğu gibi bu yıl da burs verdiği öğrencilerin geleceğine ışık oluyor. Burslu öğrenci sayısının önümüzdeki yıllarda daha da artması için pazar günü Ali İsmail’in annesi Emel Anne ile birlikte ben de koşacağım.. Adımlarımız öğrencilerimize burs olacak. Bizler Ali İsmail’in düşlediği sevgi ve kardeşlik dolu yarınları burs fonuna vereceğimiz katkılar ile yaratabiliriz. Pazar günü yapacağım koşuya bağış yaparak, ALIKEV burs fonuna siz de istediğiniz miktarda katkı sağlayabilirsiniz. Desteğiniz için şimdiden Ali İsmail Korkmaz’ın anısını yaşatan ALİKEV, sağlanacak bursla üniversite eğitimlerini tamamlayacak gençlerimiz ve kendi adıma yürekten teşekkür ederim” dedi.

    Çakırözer bağışta bulunmak isteyenlerin https://bagis.adimadim.org?ccid=CC21810 linki üzerinden kredi kartı ile bağışta bulunabileceklerini ya da CC21810 koşucu kodunu kullanarak İş Bankası Antakya Şubesi Ali İsmail Korkmaz Vakfı hesabına bağışta bulunabileceklerini belirtti.