Etiket: valilik

  • Munzur Üniversitesi öğrencilerine müdahale: Adliyeyi üniversitede istemiyoruz!-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencilerine müdahale: Adliyeyi üniversitede istemiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- Munzur Üniversitesi öğrencileri valiliğin ve adliyenin, üniversite kütüphanesine taşınma kararını protesto etti. Açıklamanın ardından yürümek isteyen öğrenciler, özel güvenlik polis müdahalesine maruz kaldı.

    Geçtiğimiz eylül ayında Munzur Üniversitesi Rektörlüğü’nünTunceli Valiliği ve Adliye’nin üniversite içine taşınmasını onaylayan karara imza attı. Kararı ilk kez ajansımız duyururken, karara tepkiler yükseldi.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri de, Rektörlüğün kararını protesto etmek için bir eylem yaptı. Eylemde konuşan Ali Sezer, rektörün öğrencilerin onayı olmadan böyle bir kararı alamayacağını belirterek, “Baş muhatap olan öğrencilerin hiçbir şekilde onayı olmadan aldığı ve adliye, valilik, başsavcılık gibi, anayasanın 130. Maddesine göre üniversitelerin özerklik hakkını hukuksuz ve baskıcı bir şekilde ihlal ettiğinin açık göstergesidir” dedi.

    Rektör’ün, kütüphane ve Adliye girişinin ayrı yerden olmasını öne sürerek kararı anlatmasını kabul edilemez bulan öğrenciler, “Bizler Munzur Üniversitesi öğrencileri olarak silahlı, sivil veya üniformalı olarak herhangi bir askerin, uzman çavuşun veya rütbeli askerin, onlarca suç kaydı bulunan suçluların kampüsümüz içerisinde olmasını istemiyor ve bu kararı reddediyoruz. Yetkilileri, alınan bu kararı değiştirmeye davet ediyoruz” tepkisinde bulundu.

    Açıklamanın ardından yürümek isteyen öğrenciler Özel Güvenlik ve polis tarafından engellendi. Engellemeyi kabul etmeyen öğrenciler oturma eylemi yaparken, özel güvenlik polis müdahalesine maruz kaldı.

    Ayrıntılar gelecek…

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    >Bu da oldu; Üniversite kampüsünün ortasına adliye!

     

  • Munzur Üniversitesi öğrencilerinin protesto yürüyüşüne müdahale-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencilerinin protesto yürüyüşüne müdahale-VİDEO

    PİRHA- Munzur Üniversitesi öğrencileri, kampüs yerleşkesinde yer alan kütüphane binasının adliye ve valilik birimlerine geçici olarak tahsis edilmesini protesto etti. Öğrenciler açıklama sonrasında polislerin fiziki müdahalesine maruz kaldı.

    Munzur Üniversitesi Senatosu’nun aldığı kararla üniversite kampüsü içerisindeki kütüphane binası ile eski İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi binası Tunceli Adliyesi ve Valiliği’ne bağlı bazı birimlere tahsis edilmişti.

    Durumu protesto eden Munzur Üniversitesi öğrencileri, kampüs içerisinde basın açıklaması gerçekleştirdi. Öğrencilerin açıklama sonrasında yapmak istediği yürüyüş özel güvenliklerler ve polislerce engellendi, önü kesilen öğrenciler ayrıca fiziki müdahaleye maruz kaldı.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri konuya dair yaptığı açıklamada, “Biz öğrencilerin özel alanı olan üniversitemize taşınma kararı alınan Tunceli Valiliği ve Mahkeme Adliyesi, öğrenciler üzerinde saymakla bitmeyecek olumsuz etkileriyle öğrenci gençliğe uygulanmak istenen baskı ve halihazırda uygulanan özel savaş politikalarını kabul etmiyoruz. Etmeyeceğiz. Bugün yaptığımız basın açıklamasının ardından gerçekleştirmek istediğimiz yürüyüşe izin verilmedi. Demokratik hakkımız olan barışçıl yürüyüşümüz güvenlik güçleri tarafından engellendi ve arkadaşlarımız itildi. Biz biliyoruz ki baskılar ve engellemeler haklı mücadelemizi durduramaz. Sesimizi kısmaya çalışanlara karşı daha gür ve daha kararlı bir şekilde dayanışmamızı büyüteceğiz” diye belirtti.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Üniversitesi kampüsünün adliyeye tahsis edilmesi Meclis gündeminde!

    Munzur Üniversitesi kampüsünün adliyeye tahsis edilmesi Meclis gündeminde!

    PİRHA- Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Munzur Üniversitesi kampüsünde yer alan kütüphane binasının adliye ve valilik birimlerine geçici olarak tahsis edilmesini Meclis gündemine taşıyarak, “Öğrencilerin güvenliğinin ve üniversite bütünlüğünün korunması için ne tür önlemler alınmaktadır?” diye sordu.

    Munzur Üniversitesi kampüsünde yer alan ve öğrenciler ile akademisyenler tarafından yoğun biçimde kullanılan kütüphane binasının, “depreme hazırlık” gerekçesiyle adliye ve valilik birimlerine geçici olarak tahsis edileceği açıklandı.

    Konuyu Meclis gündemine taşıyan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, geçici tahsisin öğrencilerin günlük yaşamlarının ve kampüs bütünlüğünün bu süreçten etkilenmesi ihtimalinin tartışma konusu olduğunu belirtti.

    “MEKAN YETERSİZLİĞİNİNSOMUT GÖSTERGESİ”

    Kordu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından cevplanması istemiyle şu soruları yöneltti:           

    “Dersim’deki Munzur Üniversitesi Senatosu’nun aldığı karar doğrultusunda, üniversite kampüsü içinde yer alan kütüphane binası ile eski İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi binasının Tunceli Adliyesi ve Valiliği’ne bağlı birimlere geçici olarak tahsis edilmesi planlanmıştır.

    Kütüphane binası, öğrenciler ve akademisyenler tarafından yoğun biçimde kullanılan, bilgiye erişim ve araştırma açısından kritik bir birimdir. Üniversite bileşenleri için temel bir eğitim ve araştırma alanı olan bu yapının bir kısmının farklı kurumlara tahsis edilmesi, öğrencilerin ve çalışanların kullanım alanlarının daralmasına yol açmıştır.

    Kararın ardından kütüphane binasında yer alan Lisansüstü Enstitüsü Mühendislik Fakültesi’ne taşınmış, kütüphane daire başkanlığı personeli ise giriş katına alınarak öğrencilerle aynı alanda çalışma durumunda bırakılmıştır. Personelin mevcut mekânlarından ayrılmaya zorlandığı, çalışma alanlarının da daha sınırlı ve kalabalık bir ortamda yeniden düzenlendiğine dair bilgiler kamuoyuna yansımıştır.

    Üniversite yönetiminin konu ile ilgili yaptığı açıklamada; yeterli mekân bulunduğu yönünde bir algı oluşturulsa da, mevcut durum üniversitenin birçok biriminde zaten yer sıkıntısı yaşandığını ortaya koymaktadır. Akademik ve idari birimlerin başka alanlara taşınmak zorunda kalması, mekân yetersizliğinin somut bir göstergesi olarak ortaya çıkmıştır.

    ÖĞRENCİLERİN GÜNLÜK YAŞAMININ ETKİLENMESİ İHTİMALİ

    Üniversite yönetimi bu kararı “gelen talepler” üzerine aldığını ifade etmektedir. Bu noktada taşınma sürecinin hangi talepler doğrultusunda gerçekleştiği, karar sürecine kimlerin dahil olduğu ve hangi ölçütlere göre uygulandığı konuları önem arz etmektedir.

    Kampüs alanına dışarıdan girişlerin ayrı kapılarla yapılacağı yönünde açıklamalar bulunsa da, bu durumun uygulamada çeşitli güçlükler doğurabileceği ifade edilmektedir. Öğrencilerin günlük yaşamlarının ve kampüs bütünlüğünün bu süreçten etkilenmesi ihtimali, üniversite ortamında tartışma konusu olmuştur.

    Sonuç olarak, üniversite mekânlarının başka kamu kurumlarının ihtiyaçları doğrultusunda tahsis edilmesi sürecinin nasıl yürütüldüğü, bu sürecin üniversite bileşenlerinin görüşleri alınarak mı şekillendiği ve ortaya çıkan yer değişikliklerinin öğrenciler ve akademisyenler üzerindeki etkileri belirsizliğini korumaktadır.

    Bu bağlamda;

    *Munzur Üniversitesi kütüphane binasının 2. ve. 3. katlarının Adliye ve Valiliğe bağlı birimlere tahsis edilmesine dair süreç nasıl gelişmiştir?

    *Bu taşınma kararı Valilik ve Adliyenin resmi talebiyle mi, yoksa doğrudan üniversite rektörlüğünün önerisiyle mi alınmıştır?

    *Türkiye genelinde bugüne kadar deprem nedeniyle hasar gören kamu kurumlarından kaç tanesi üniversite kampüslerine taşınmıştır?

    *Üniversite kütüphanesinin üst katındaki Lisansüstü Enstitü’nün Mühendislik Fakültesi’ne taşınmasının gerekçesi nedir?

    *Kütüphane daire başkanlığı personelinin giriş katında öğrencilerle aynı alana alınmasının nedeni nedir?

    *Üniversitede mevcut yer sıkıntısı varken, bu tahsisin akademik ve idari birimlerin faaliyetlerini olumsuz etkilemesi göz önünde bulundurulmuş mudur?

    *Öğrencilerin güvenliğinin ve üniversite bütünlüğünün korunması için ne tür önlemler alınmaktadır?

    *Bu karar alınırken öğrencilerin, akademisyenlerin ve çalışanların görüşlerine başvurulmuş mudur?

    *Milli Eğitim Bakanlığı, üniversitelerin asli işlevinin eğitim ve araştırma olduğunu gözeterek benzer durumların tekrar yaşanmaması için hangi adımları atmayı planlamaktadır?”

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    Bu da oldu; Üniversite kampüsünün ortasına adliye!

  • Hubyarlı Narin Kabak: Yollarımız söz verilmesine rağmen yıllardır yapılmıyor! -VİDEO

    Hubyarlı Narin Kabak: Yollarımız söz verilmesine rağmen yıllardır yapılmıyor! -VİDEO

    PİRHA-Hubyarlı Narin Kabak, Hubyar Sultan Tekkesi çevresinde 32 mahallenin bulunduğunu bu mahallerlerden 22’sinin Alevi olduğunu vurgulayarak, “Alevi olan 22 mahallenin yolları tamamen bozuk. Valilik, kaymakamlık ve belediye yetkilileri tarafından her yıl söz verilmesine rağmen yollarımız yapılmadı. Bakanlıklara müracaat etmemize rağmen bu güne kadar henüz bir yanıt  almış değiliz” diyerek, ayrımcılığa dikkat çekti.

    Hubyar Sultan Tekkesi çevresinde bulunan Alevi köylerinin ibadetleri ve yaşadıkları sorunlara ilişkin Hubyar’lı Narin Kabak, PİRHA’ya konuştu.

    “CEMEVİMİZE TRAFİK KAZASINDA YİTİRDİĞİMİZ İKİ GENCİMİZİN İSMİNİ VERDİK”

    Hubyar Sultan köy mezarlığının bulunduğu alanın çevresinde 8 mahallenin olduğunu ve hiçbirinde cemevi olmadığını belirten Narin Kabak, “Köylüler olarak toplandık mezarlığın bulunduğu alana ortaklaşa cemevi yapılmasına karar verdik, ancak yapamayınca ara vermek zorunda kaldık” dedi.

    Trafik kazasında kaybettiği oğlu ve  Niyazi Engin adına cemevi yaptırmaya karar verdiklerini aktaran Kabak, Allah’ın ecelimi bilemiyorum. Benim oğlum Aydın Kabak ve köylümüzün gençlerinden Niyazi Engin, geçirdikleri bir trafik kazası sonucu Hakk’a yürüdüler. Biz de onların adına buraya cemevi yapmaya karar verdik, çokta iyi oldu” diye belirtti.

    “HÜBYAR SULTAN TEKKESİNDE BULUNAN 22 ALEVİ MAHALLESİNDE 5 CEMEVİMİZ VAR”

    Hubyar Sultan Tekkesi’nde 22 mahallenin Alevi olduğunu ve sadece 5’inde cemevi bulunduğunu belirten Kabak, “Bizler ve her bayram buraya gelen taliplerimiz ve misafirlerimizle kurbanımızı kesiyor, erkanlarımızı, cemlerimizi yürütüyoruz. Hiçbir ibadetimiz geride kalmıyor hepsi yerine getiriliyor. Hübyar Sultan Tekke’mizde cemevimiz yok, oda en kısa zamanda yapılacak” şeklinde konuştu.

    KIŞIN KÖYDE KİMSE KALMADIĞI İÇİN ERKANLARIMIZI AĞIRLIKLI OLARAK İSTANBUL’DA YAPIYORUZ”

    Hubyar’lılar olarak İstanbul’da iki ayrı yerde cemevleri olduğunu vurgulayan Kabak, “Bir cemevimiz Yenidoğan’da, diğer cemevimiz ise Sarıgazi’ de. Her iki cemevimizde erkanlarımızı yerine getiriyoruz. Mahallemiz hangi cemevine yakınsa o tarafta yapılan erkanlara katılıyoruz” diye belirtti.

    “TÜM BAŞVURULARIMIZA RAĞMEN YOLLARIMIZ YAPILMIYOR”

    Hubyar Sultan Tekkesi’ne giden gerek Tokat Almus, gerekse Sivas Hafik’ten bağlantılı olan her iki yolun çok bozuk olmasından kaynaklı ulaşım zorluğu çektiklerinin altını çizen Kabak, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “32 mahalleden oluşan Hubyar Sultan Tekkesi’nde Alevi olan 22 mahalleye hizmet verilmiyor. Yollarımız çok bozuk. Bu sadece Alevilere özgü. Çünkü aşağıda Sünni köyleri var ve neredeyse evlerinin içine kadar yollar asfalt.

    Ama bize gelince toprak, stabilize yollar. Bunları defalarca valiliğe, kaymakamlığa, belediyeye gidip izah edip anlattık, yapılması için rica ettik. Yolların yapımı için tamam diyorlar, bugün, yarın deniyor ama bir şey yapılmıyor. Her sene aynı sözler, aynı sözler. İlgili bakanlıklara ve kurumların hepsine dilekçe veriyor rica ediyoruz değişen birşey yok.

    Köyümüz çok kalabalık. Yolların bozuk olmasından dolayı çok zorluk çekiyoruz. Bir senenin içinde arabalarımız dökülüyor. Yolumuz olsun, suyumuz olsun, yani her şeyimiz aynı.”

    Cebrail ARSLAN/TOKAT

     

     

  • Milletvekili Perihan Koca: Valilik yasağı sarayın talimatıdır, suç işleniyor-VİDEO

    Milletvekili Perihan Koca: Valilik yasağı sarayın talimatıdır, suç işleniyor-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de tecritin kaldırılması için AKP il binası önünde basın açıklaması yapmak isteyen DEM Partilileri polis, valiliğin eylem yasağını gerekçe göstererek engelledi. Yasağın Anayasa’ya göre suç olduğunu belirten DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, “Bu yasak, sarayın talimatı ile alınmış siyasi bir talimattır. Vali suç işliyor” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü ve Barış Anneleri, tecritin son bulması, Kürt sorununun çözülmesi talebiyle AKP il binası önünde basın açıklaması yapmak üzere toplandı.

    Binanın çevresini ablukaya alan polis, Mersin Valiliği’nin 4 gün boyunca eylem ve etkinlik yapma yasağını gerekçe göstererek engelledi.

    “VALİ SUÇ İŞLİYOR”

    Burada konuşan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, söz konusu yasağın Anayasal açıdan suç teşkil ettiğini, kişilerin eylem yapma hakkının gasp edildiğini belirtti. Valiliğin açıkça suç işlediğini vurgulayan Koca, “Kobane Kumpas Davası kararlarında yağdırılan intikam cezalarında olduğu gibi bu valilik yasaklarının da bir siyasi talimat olduğu biliyoruz. Buradan Mersin Valiliği’ni uyarıyoruz! Valilik bu halka düşmanlık yaparak hakkını gasp ederek suç işliyor. Bu suçun karşısında barış ve özgürlük talebimizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    Ardından konuşma yapan Barış Anneleri ise tecritin son bulmasını, ölümlerin durmasını talep ederek ülkeye barışın gelmesini dilediler.

    Eylem, slogan ve alkışlarla son buldu.

    PİRHA/ MERSİN

  • İstanbul Valiliği’nden 1 Mayıs yasağı: Ulaşım durma noktasına getirildi

    İstanbul Valiliği’nden 1 Mayıs yasağı: Ulaşım durma noktasına getirildi

    PİRHA- Sendikalar, emek örgütleri ve siyasi partilerin İstanbul’da 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama talebine yasaklama kararıyla cevap veren İstanbul Valiliği, kentte ulaşımı durma noktasına getirecek kararlar aldı.

    İstanbul’da 1 Mayıs kutlamalarının Taksim’de yapılması talebine karşı İstanbul Valiliği ulaşımın durdurulmasını istedi. Beyoğlu ve Fatih çevresinde birçok yol ulaşıma kapatılacak, toplu ulaşım ise büyük ölçüde durdurulacak. İSPARK’a ait otoparklar boşaltılacak, çöp konteynerleri toplatılacak, polisin kapattığı alanlara belediye çalışanlarının girmesi de yasak olacak.

    İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

    “Karayolu trafiğine kapatılacak yollarda kısıtlama uygulamaları saat 04.00’te,

    Deniz ve raylı sistem ulaşım ağlarındaki kısıtlama uygulamaları saat 05.30 itibariyle başlatılacaktır.

    Ulaşıma Kapatılacak Ulaşım Ağları

    İETT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ – METRO A.Ş.;
    1 Mayıs 2024 Çarşamba günü saat 05.30’dan itibaren;

    1- M2 Yenikapı – Seyrantepe – Hacıosman metro hattının Vezneciler, Haliç, Taksim Meydan, Şişhane, Osmanbey, Mecidiyeköy, Gayrettepe Zincirlikuyu metro (tüm giriş ve çıkış noktaları dahil) duraklarının sefere kapatılması,
    2- Kabataş-Taksim Meydan Füniküler hattının seferlerinin durdurulması,
    3- İstiklal Caddesi üzerinde Nostalji Tramvay seferlerinin durdurulması,
    4- Tünel Meydan – Karaköy arası Füniküler hattı seferlerinin durdurulması,
    5- Taksim, Tarlabaşı, Ömer Hayyam ve Tepebaşı İETT Otobüs duraklarının (Şişli istikameti ve Fatih istikameti olmak üzere çift taraflı) sefere kapatılması,
    6- M11 Gayrettepe – İstanbul Havalimanı Metro hattının Gayrettepe metro durağının sefere kapatılması,
    7- M7 İstoç – Yıldız metro hattının Kağıthane – Yıldız arası tüm metro (tüm giriş ve çıkış noktaları dahil) duraklarının sefere kapatılması,
    8- Bağcılar – Kabataş arasında çalışan tramvay hattında Topkapı istasyonunun son durak olarak tespit edilmesi, Topkapı – Kabataş arasında yolcu taşınmaması,
    9- T5 Eminönü – Alibeyköy tramvay hattının Cibali istasyonu son durak olarak tespit edilmesi, Cibali – Eminönü arasında yolcu taşınmaması,
    10- T6 Tramvay hattının Yenikapı istasyonunun son durak olarak tespit edilmesi, Yenikapı – Kazlıçeşme arasında yolcu taşınmaması,
    11- Çağlayan, Mecidiyeköy ve Zincirlikuyu Metrobüs duraklarının çift taraflı olarak sefere kapatılması,

    İDO A.Ş ve ŞEHİR HATLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ;

    1 Mayıs 2024 Çarşamba günü saat 05.30’dan itibaren;

    1- Avrupa yakasından Anadolu yakasına yolcu ve araç taşınması,
    Ancak; Anadolu yakasından Avrupa yakasına “Beşiktaş-Kabataş-Karaköy-Eminönü
    iskeleleri ile Harem-Sirkeci arası” yolcu ve araç taşınmaması,
    2-Adalar’a yapılan karşılıklı seferlerin devam etmesi,
    3- Eyüpsultan tarafına yapılan seferlerin devam etmesi,
    Ancak; Balat, Beyoğlu, Sütlüce, Hasköy sahil tarafına yapılan seferlerin iptal edilmesi,

    İSTANBUL LİMAN BAŞKANLIĞI;

    1 Mayıs 2024 Çarşamba günü saat 05.30’dan itibaren;

    1- TURYOL-DENTUR Deniz Motorları Şirketinin, Avrupa yakasından Anadolu yakasına yolcu taşıması,
    Ancak; Anadolu yakasından Avrupa yakasına “Beşiktaş-Kabataş-Karaköy-Eminönü
    iskelelerine” yolcu taşınmaması,
    2- Adalar’a yapılan karşılıklı seferlerin devam etmesi,
    3- Eyüpsultan tarafına yapılan seferlerin devam etmesi,
    Ancak; Balat, Beyoğlu, Sütlüce, Hasköy sahil tarafına yapılan seferlerin iptal edilmesi,

    TCDD ve DLH MARMARAY BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ;

    1 Mayıs 2024 Çarşamba günü saat 05.30’dan itibaren;

    1- Marmaray Sirkeci İstasyonlarının çift taraflı olarak sefere kapatılması,

    KAPATILACAK YOLLAR VE ALTERNATİF GÜZERGAHLAR

    FATİH İLÇESİ KAPANACAK YOLLAR 

    1. Fevzi Paşa Caddesi (Yavuz Selim Caddesi kesişimi)
    2. Macar Kardeşler Caddesi
    3. 15 Temmuz Şehitleri Caddesi
    4. Vezneciler Caddesi
    5. Sahil Kennedy Caddesi (Kumkapı dönüşleri ve Sirkeci arası)
    6. Ragıp Gümüşpala Caddesi
    7. Reşadiye Caddesi
    8. Kadir Has Caddesi (Demir Kilise ile Unkapanı arası)
    9. Cemil Birsel Caddesi
    10. Ankara Caddesi (Ebu Suud Caddesi ve Sirkeci arası)
    11. Atatürk Bulvarı
    12. Unkapanı Köprü ve Galata Köprüleri
    13. Gazi Mustafa Kemal Caddesi (Sahil Kennedy Caddesinden Mudurnu ve Aksaray’a katılım)

    FATİH İLÇESİ ALTERNATİF YOLLAR

    1. Sahil Kennedy Caddesi
    2. Haliç Köprü
    3. D 100
    4. Avrasya Tünel
    5. Namık Kemal Caddesi
    6. 10. Yıl Caddesi
    7. Vatan Caddesi
    8. Haliç Köprüsü
    9. Sahil Kennedy Caddesi

    BEYOĞLU İLÇESİ KAPANACAK YOLLAR

    1. Tarlabaşı Bulvarı Refik Saydam Caddesi Şişli ve Unkapanı Köprüsü istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Şişhane Işıklar kapama noktası ile Taksim Divan Kavşağı kapama noktası arası)
    2. Turabi Baba Caddesi ile Evliya Çelebi Caddesi Tarlabaşı Bulvarı istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Kasımpaşa Meydan ile Refik Saydam Caddesi arası)
    3. Kasımpaşa Bahriye Caddesi Piyalepaşa Bulvarı İstikameti trafiğe kapatılacaktır. (Turabi Baba Cadde kesişimi ile İplikçi Varyant arası)
    4. Halıcıoğlu Okmeydanı Caddesi Tokaç Sokak Kavşağı’ndan trafiğe kapatılacak.  Darülaceze Caddesi istikametine akım verilmeyecek.
    5. Aslan Gazi Caddesi Alakoç Sokak ile Aylin Sokak kesişimi Darülaceze Caddesi istikameti kapatılacak.
    6. Piyalepaşa Bulvarı Fişekhane Deresi ile Irmak Caddesi Dolapdere istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Piyalepaşa Bulvarı Bp Benzinlik Önü ile Dolapdere Kavşak arası)
    7. Ömer Hayyam Caddesi Tarlabaşı Bulvarı istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Kurtuluş Caddesi kesişimi ile Tarlabaşı Bulvarı arası)
    8. Turabi Baba Caddesi ile Evliya Çelebi Caddesi Tarlabaşı Bulvarı istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Kasımpaşa Meydan ile Refik Saydam Caddesi arası)
    9. Sazlıdere ve Yedikuyular Caddesi Divan Kavşak istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Dolapdere Kavşak ile Divan Kavşak arası)
    10. Mete Caddesi Taksim Akm istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Askerocağı Cadde kesişimi Işıklar Kapama Noktası ile Akm önü kavşak arası)
    11. Bedri Karafakioğlu Sok. Şehitler Tepesi istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Mete Kavşak kapama noktası ile Şehitler Tepesi arası)
    12. İnönü Caddesi Taksim Akm ve Dolmabahçe Gazhane Caddesi istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Akm önü kavşak ile Şehitler Tepesi ışıklar kapama noktası arası)
    13. Tak-ı Zafer Caddesi trafiğe kapatılacaktır. (AKM kavşak ile Kazancı Yokuşu kapama noktası arası)
    14. Sıraselviler Caddesi Taksim Meydan ve Cihangir istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Kazancı Yokuşu kapama noktası ile Akarsu Yokuşu başı kapama noktası arası)
    15. İstiklal Caddesi ve İstiklal Caddesi’ne bağlanan bütün yollar trafiğe kapatılacaktır. (Taksim Meydan ile İlk Belediye Caddesi kapama noktası arası)
    16. Meşrutiyet Caddesi İlk Belediye Cadde istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Tepebaşı Işıklar kesişimi ile Beyoğlu Belediyesi arası)
    17. İlk Belediye Caddesi trafiğe kapatılacaktır. (Meşrutiyet Caddesi Beyoğlu Belediye önü kapama noktası ile İstiklal Caddesi Tünel – Meydan arası)
    18. Perşembe Pazarı Tersane Caddesi Karaköy Meydan ve Unkapanı Köprü istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Karaköy Meydan itibariyle)
    19. Karaköy Kemeraltı Caddesi Galata Köprüsü Eminönü istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Karaköy Meydan itibari ile)
    20. Kemeraltı Caddesi Dolmabahçe ve Karaköy Meydan istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Karaköy Meydan kapama noktası ile Boğazkesen Caddesi kapama noktası arası)
    21. Necati Bey Caddesi Dolmabahçe istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Karaköy Meydan ile Tophane ışıklar arası)
    22. Boğazkesen Caddesi İstiklal Caddesi istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Defterdar Yokuşu girişi kapama noktası ile Yeni Çarşı Cadde girişi kapama noktası)
    23. Defterdar Yokuşu Caddesi Cihangir istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Boğazkesen Cadde kesişimi ile Sıraselviler Caddesi arası)
    24. Meclisi Mebusan Caddesi Dolmabahçe ve Karaköy istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Kadırgalar Caddesi kapama noktası ile Tophane ışıklar kapama noktası arası)
    25. Mebusan Yokuşu Caddesi Akyol Sokak trafiğe kapatılacaktır. (Akyol Taksi Durağı önü Bolahenk Sokak kesişimi ile Cihangir Caddesi arası)

    BEYOĞLU İLÇESİ ALTERNATİF YOLLAR

    1. Donanma Caddesi
    2. Fişekhane Deresi Caddesi
    3. Dereboyu Caddesi
    4. Bülent Demir Caddesi
    5. Irmak Caddesi
    6. Kurtuluş Deresi Caddesi
    7. Piyalepaşa Bulvarı
    8. Kasımpaşa Zincirlikuyu Caddesi
    9. Fatih Sultan Caddesi
    10. Fatih Sultan Mimberi Caddesi
    11. Alt Baruthane Caddesi
    12. Üst Baruthane Caddesi
    13. Kulaksız Caddesi
    14. Okmeydanı Caddesi
    15. Hasköy Caddesi
    16. Kumbarhane Caddesi
    17. İmrahor Caddesi
    18. Asker Ocağı Caddesi

    ŞİŞLİ İLÇESİ KAPANACAK YOLLAR

    1. Cumhuriyet Cadde Şişli ve Taksim Meydan istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Divan Otel önü kavşak ile Harbiye Askeri Müze önü kapama noktası arası)
    2. Halaskargazi Caddesi Şişli ve Taksim Meydan istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Harbiye Askeri Müze önü ışıklar ile 19 Mayıs Cadde kesişimi arası)
    3. Rumeli Caddesi Halaskargazi Cadde istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Nişantaşı kavşak noktası ile Osmanbey kavşak arası)
    4. Abide-i Hürriyet Caddesi Çağlayan Alt Geçiti Çağlayan Adliye önü ışıklar itibariyle trafiğe kapatılacaktır.
    5. Büyükdere Cadde Taksim Meydan ve Şişli istikameti trafiğe kapatılacaktır. (19 Mayıs Cadde kesişimi ile Mecidiyeköy Meydan arası)
    6. Büyükdere Caddesi Esentepe varyant altı ile Mecidiyeköy arası araç trafiğine kapatılacaktır.
    7. Merkez Cadde Geçit Sok. Abide-i Hürriyet Cadde istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Kuştepe Köprü Altı ile Abide-i Hürriyet Cadde arası)
    8. Darülaceze Caddesi araç trafiğine kapatılacaktır.
    9. Abide-i Hürriyet Caddesi Feriköy istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Hürriyet Tepe Işıklar ile Ergenekon Caddesi arası)
    10. İzzetpaşa Cadde Halaskargazi Cadde istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Abide-i Hürriyet Cadde kesişimi ile Halaskargazi Cadde arası)
    11. Ergenekon Caddesi Pangaltı İstikameti trafiğe kapatılacaktır. (Kurtuluş Cadde kesişimi ile Halaskargazi Cadde arası)
    12. Dolapdere Caddesi Pangaltı altı istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Poyraz Sokak kesişimi ile Ergenekon Caddesi arası)
    13. Mahmut Ağa Yokuşu Kurtuluş istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Piyalepaşa Bulvarı kesişimi ile Yay Meydanı Sokak arası)
    14. Sıracevizler Caddesi Dolmabahçe Tünel istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Varyant Altı Kağıthane Tünel Dönüşü itibari ile)
    15. Akar Caddesi Dolmabahçe Tünel istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Varyant Altı Dolmabahçe Taksim dönüşü itibari ile)
    16. Darülaceze Yolu Caddesi Feriköy istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Akar Cadde kesişimi itibari ile)
    17. İncirli Dede Caddesi Feriköy istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Akar Cadde kesişimi itibari ile)
    18. Dolmabahçe Tüneli Dolmabahçe Meydan istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Akar Caddesi Tünel girişi itibari ile)
    19. Duçi Sokak ile Huzur Sokak Sıracevizler Cadde istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Bomonti Kavşak girişleri itibari ile)
    20. Esen Sokak ile Hasat Sokak Şişli Camii istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Çiftecevizler Caddesi girişleri itibari)
    21. Darülaceze Caddesi Abide-i Hürriyet Cadde istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Şişli Belediye önü kavşak itibari)
    22. Piyalepaşa Bulvarı Çağlayan gelişi Uzay Otomotiv istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Tünel İşletme Müdürlüğü gerisi Odese Bulvarı ayrımı itibariyle)
    23. Odese Bulvarı Piyale Paşa Uzay Otomotiv istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Fevzi Çakmak Caddesi Muradiye Camii önü itibariyle)
    24. İmrahor Caddesi Kağıthane Tüneli Bomonti istikameti trafiğe kapatılacaktır. (İmrahor Kağıthane ve Sütlüce girişleri itibariyle)

    ŞİŞLİ İLÇESİ ALTERNATİF YOLLAR

    1. Büyükdere Caddesi Mecidiyeköy Meydan ile Zincirlikuyu arası
    2. Mecidiyeköy Yolu Caddesi
    3. Ortaklar Caddesi
    4. Bahçeler Sokak
    5. Bülent Tarcan Caddesi
    6. Hakkı Yeten Caddesi
    7. Vali Konağı Caddesi
    8. Aytekin Kotil Caddesi
    9. 19 Mayıs Caddesi
    10. Kadırgalar Caddesi, Bayıldım Caddesi ile Adil Baba Kavşak arası
    11. Maçka Caddesi
    12. Teşvikiye Caddesi
    13. Abdi İpekçi Caddesi
    14. Mim Kemal Öke Caddesi
    15. Taşkışla Caddesi
    16. Kurtuluş Caddesi
    17. Bozkurt Caddesi
    18. Silahşör Caddesi
    19. Avukat Caddesi
    20. Çiftecevizler Caddesi
    21. Darülaceze Caddesi

    BEŞİKTAŞ İLÇESİ KAPANACAK YOLLAR

    1. Barbaros Bulvarı Beşiktaş Meydan istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Balmumcu Kavşak ve Zincirlikuyu Balmumcu alt geçit girişi ile Merkez Komutanlığı ışıklar arası)
    2. Barbaros Bulvarı Beşiktaş Meydan istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Merkez Komutanlığı ışıklar ile Beşiktaş Meydan arası)
    3. Sait Çiftçi Yıldız Kavşağı Cadde Barbaros Bulvarı Katılımı trafiğe kapatılacaktır.         (D-100 Güney Barbaros Bulvarı katılımı itibariyle)
    4. Barbaros Bulvarı Saray Caddesi, Yıldız Caddesi ve Eski Yıldız Cadde Beşiktaş Meydan dönüşü trafiğe kapatılacaktır. (Yıldız, Serencebey ve Eski Ortaköy Dönüşü ışıklar itibari ile)
    5. Çiğdem Sokak ile Barbaros Hayrettin İskelesi Sokak trafiğe kapatılacaktır. (Çırağan Caddesi kesişimi itibari ile)
    6. Beşiktaş Cadde Dolmabahçe istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Beşiktaş Meydan ile Süleyman Seba Cadde başı ışıklar arası)
    7. Dolmabahçe Cadde Karaköy istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Süleyman Seba Cadde başı ile Kadırgalar ışıklar arası)
    8. Vişneli Tekke Sokak Dolmabahçe istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Prof. Alaeddin Yavaşça Sokak kesişimi itibari ile)
    9. Dolmabahçe Gazhane Cadde Karaköy istikameti trafiğe kapatılacaktır. (Asker Ocağı Cadde kesişimi Süzer Plaza önü kapama noktası ile Dolmabahçe Meydan arası)

    BEŞİKTAŞ İLÇESİ ALTERNATİF YOLLAR

    1. Barbaros Bulvarı Çıkış istikameti
    2. Çırağan Caddesi
    3. Ortabahçe Caddesi
    4. Süleyman Seba Caddesi
    5. Kadırgalar Caddesi Dolmabahçe Işıklar ile Bayıldım Caddesi arası
    6. Bayıldım Caddesi
    7. Şair Nedim Caddesi
    8. Nüshetiye Caddesi
    9. Ihlamur Yıldız Caddesi
    10. Emirhan Caddesi
    11. Ayazma Dere Caddesi
    12. Yıldız Caddesi
    13. Palangalar Caddesi
    14. Balmumcu Şakir Kesebir Sokak
    15. Büyükdere Caddesi Sarıyer istikameti

    D-  100 KAPANACAK YOLLAR 

    1. D-100 Kuzey Mecideyeköy ayrım
    2. D-100 Kuzey Kasımpaşa Taksim ayrımları
    3. D-100 Kuzey Okmeydanı Yanyol Kasımpaşa Taksim ayrımları
    4. Hasdal Okmeydanı Bağlantı Yolu Okmeydanı Köprü Altı
    5. D-100 Güney Okmeydanı Piyalepaşa ayrım
    6. D-100 Güney Çağlayan Yanyol Mecidiyeköy ayrım
    7. D-100 Güney Beşiktaş Balmumcu ayrım

    ALTERNATİF YOLLAR

    – D-100 Kuzeyden Mecidiyeköy’e giden akım kapatılarak Haliç Kuzey istikametine yönlendirilecek)
    – Kuzey Çağlayan Yanyol’dan Kasımpaşa Taksim istikametine giden akım kapatılarak akım Haliç istikametine yönlendirilecek)
    – Kuzey Okmeydanı Yanyoldan Taksim istikametine giden akım kapatılarak Haliç istikametine yönlendirilecek)
    – TEM istikametinden gelip Piyalepaşa istikametine giden akım kapatılarak Haliç istikametine verilecek)
    – Güney Haliç istikametinden Piyale Paşa’ya giden akım kapatılarak D-100 Güney istikametine verilecek)
    – Güney Çağlayan Yanyoldan Mecidiyeköy istikametine giden akım D-100 güney istikametine yönlendirilecek)
    – D100 Güney istikametinden Beşiktaş Balmumcu istikametine giden akım Levent Sarıyer istikametine yönlendirilecek)

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Taksim emekçilere bu yıl da yasak!

    Taksim emekçilere bu yıl da yasak!

    PİRHA- İstanbul Valiliği DİSK’in 1 Mayıs’ın Taksim Meydanı’nda kutlanması için yaptığı başvuruyu reddetti.

    İstanbul Valiliği, Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlaması için Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) başvurusuyla ilgili kararını açıkladı. İstanbul Valisi Davut Gül, 1 Mayıs için Taksim Meydanı hariç başka bir alan belirleneceğini duyurdu. Gül “Taksim 1 Mayıs kutlamalarına kapalı” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Arama-kurtarmanın yetersiz olduğu Adıyaman’da depremzedeler valiliğe yürüdü

    Arama-kurtarmanın yetersiz olduğu Adıyaman’da depremzedeler valiliğe yürüdü

    Adıyaman’da depremzedeler, arama kurtarma çalışması yapmayan yetkilileri protesto etmek için Adıyaman Valiliği’ne yürüdü. Yetkililer, polis korumasında valilikten çıkarıldı.

    Maraş merkezli depremlerden etkilenen Adıyaman’da, çadır ve barınacak yer bulamayan depremzedeler, geceyi ateş yakarak, enkaz başında geçirdi. Birçok enkazın altında halen yardım çığlıkları gelirken, arama-kurtarma çalışmaları ise yetersiz. Arama kurtarma çalışmalarının yapılmadığı kentte halk iktidara tepkili.

    YETKİLİLER, POLİS KORUMASINDA ÇIKARILDILAR

    Mezopotamya Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, enkaz başından ayrılmayan halk, çalışmaların yapılmaması üzerine Adıyaman Valiliği’ne yürüdü. Valilik binası önünde toplanan yüzlerce depremzede, Vali Mahmut Çuhadur’u protesto etti. Yetkililer polis korumasında binadan çıkarıldı. Adıyamanlıların valilik binası önündeki bekleyişi sürüyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Odabaş: Cemevleri Başkanlığı ‘Ne istiyorsunuz?’ diye aradı; bu hakarettir -VİDEO

    Odabaş: Cemevleri Başkanlığı ‘Ne istiyorsunuz?’ diye aradı; bu hakarettir -VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından “Ne istiyorsunuz?” denilerek aranan AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, “İsteklerimizi on yıl önceki çalıştaylarda bütün Aleviler olarak altı maddede bildirdik. Bu maddelerde ısrar ediyoruz. Aleviler eşit olmak istiyor. Bunun dışında cemevlerini dolaşıp, “Ne istiyorsunuz?” diye sormayı doğru bulmuyoruz. Bunu yapmak Alevilere hakaret etmek, onları yok saymaktır” dedi.

    Alevilerin tepkisine rağmen, Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Türkiye’deki cemevlerini arayarak, “Ne istiyorsunuz?” sorularına devam ediyor. Aranan cemevlerinden bir tanesi de İstanbul’da bulunan Alevi Kültür Derneği (AKD) Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi.

    Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, geçtiğimiz günlerde yaşanan görüşmeyi PİRHA‘ya aktardı.

    “ALEVİLER İNANÇSAL OLARAK KATLEDİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    Alevilerin bu ülkede eşit yurttaş olmaktan başka bir talebinin olmadığını belirten Odabaş, “Alevilerin bu ülkede vermiş olduğu demokrasi ve eşit yurttaşlık mücadelesi aynı zamanda yok sayılan herkes için. Aleviler eşit olmak istiyor. Herkes kendi Alevisini yaratmaya çalışıyor. Alevileri folklorik bir yapıya büründürmek ve bunu dayatmak asimilasyoncu, inkarcı, imhacı politikanın bir ürünüdür. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle bir kültür başkanlığı kurmak Alevileri inancından, itikadından, yolundan kopararak; tıpkı cami imamları gibi dedeleri de maaşa bağlayarak inancını yok etmek istiyorlar” dedi.

    Odabaş, Alevilerin tarih boyunca fiziksel olarak katledildiğini, şu an ise inançsal olarak katledilmeye çalışıldığını vurgulayarak, “Bunu asla kabul etmeyeceğiz. Alevilerin örgütlü mücadelesini dağıtmaya çalışıyorlar. Alevilerin tuğlaya, çakıla, halıya, kilime ihtiyacı yok. Alevileri anayasa önünde eşit olarak kabul edeceksiniz. Zorunlu din derslerini kaldıracaksınız. İnanç ve ibadet yerlerini cemevi olarak kabul edeceksiniz. İmar kanunlarında yer ayıracaksınız” diye konuştu.

    “ALEVİLERE HAKARETTİR, YOK SAYMAKTIR”

    Cemevlerinin hala “Ne istiyorsunuz?” şeklinde aranmasını Alevilere hakaret olarak yorumlayan Odabaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Cemevlerimizi arayarak faturaların valilik tarafından istendiğini söylediler. “Ne istiyorsunuz?” diye sordular. İsteklerimizi on yıl önceki çalıştaylarda bütün Aleviler olarak altı maddede bildirdik. Bu maddelerde ısrar ediyoruz. Bunun dışında cemevlerini dolaşıp, “Ne istiyorsunuz?” diye sormayı doğru bulmuyoruz. Bunu yapmak Alevilere hakaret etmek, onları yok saymaktır. Haklarımızın verilmesini talep ediyoruz.
    Kurulan başkanlık içinde yer alanlar teşhir edilecektir. Düşkün ilan edilecektir. Alevilerin yoluna uygun davranmıyorlar. Laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin yapısına da uygun değil. Laiklik bütün insanların yaşam teminatıdır. Bütün dillerin, renklerin, kültürlerin anayasa önünde eşit olmasını savunuyoruz. Kadın haklarını savunuyoruz. Emekten yanayız. Barışı, hoşgörüyü, kardeşliği birlikte inşa edeceğiz. Bu duruşumuzdan da asla vazgeçmeyeceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Elbistan’ın Axtil köyünde ne su var ne de yol; 60 yıldır hayvanlarla su taşıyorlar-VİDEO

    Elbistan’ın Axtil köyünde ne su var ne de yol; 60 yıldır hayvanlarla su taşıyorlar-VİDEO

    PİRHA- Elbistan’a bağlı Yalıntaş (Axtil) köyünün Serçekuyusu ve Kocapınar mezralarında yaşayan yurttaşlar yıllardır susuz. Belediyenin tankerle getirdiği sınırlı suyun günlük ihtiyaçlarına dahi yetmediğini söyleyen yurttaşlar, ayrıca yolları olmamasından kaynaklı şehre mesafelerinin 70 kilometre uzadığını belirttiler. Köydeki kadınlar, yaşanan sorunlardan en çok kendilerinin etkilendiğini vurguladılar. 

    Maraş Elbistan’a bağlı Yalıntaş (Axtil) köyünün Serçekuyusu ve Kocapınar mezralarında yaşayan yurttaşlar hizmet alamadıklarını belirterek su, yol ve internet sorunlarının hala devam etmesine isyan ettiler.

    Elbistan’a bağlı Yalıntaş (Axtil) köyünün Serçekuyusu ve Kocapınar mezraları, ilçe merkezine 40 kilometre uzaklıkta. Köyün tarihinde asfalt yol, internet, telefon hattı ve şebeke suyuyla hiç tanışmayan köylüler yaklaşık 1 asıra yakındır sularını eşeklerle getirmiş.

    Evlerinde şebeke suyu olmaması sebebiyle çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve güneş enerjisini neredeyse hiç kullanamadıklarını dile getiren köylüler, belediyenin tankerlerle getirdiği suyla günlük ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak noktada olduklarını söyledi. Yollarının toprak ve taş olmasından ötürü şehir merkezine olan mesafenin 70 kilometre arttığını söyleyen köylüler, sorunun çözümü için çağrıda bulundular.

    Köylüler yol, su, ve internet sorununu çözmek için topladıkları imzalar ile gitmedikleri kurum bırakmamış. Yerel yönetimler, kaymakamlık ve valilik gibi yetkili kurumlara gönderilen dilekçelere ise hala cevap verilmemiş.

    “60 SENEDİR HAYVANLARLA SU ÇEKİYORUZ”

    İstanbul’dan dönerek köyüne yerleşen ve 60 yıldır hayvanlarla su taşıdıklarını kaydeden Hüseyin Uruk, “60 sene boyunca suyumuzu hayvanlarla çekiyorduk. Köyümüzde su yok ve belediye tankerle getiriyor. Yolumuz olmadığı için Elbistan’a gidecek vesait yok. Burada vesayeti olmayan yaşamıyor demektir. 40 kilometrelik bir yolu gitmek zorunda kalıyoruz. Oysaki bizi diğer köylere bağlayan 7 kilometrelik bir yolu asfaltlasalar hiçbir sorun kalmayacak. Maaş kartımı arkadaşa veriyorum, maaşımı bile o çekip getiriyor. Belediyenin getirdiği suyu yeme, içme, bulaşık ve çamaşırda kullanıyoruz. Bu su da yetmiyor. İçtiğimiz su temiz su mudur onu bile bilemiyoruz. İkinci sınıf bir vatandaş muamelesi görüyoruz. Yol için sadece kum döktüler. Ondan sonra bir gram bir şey yapmadılar. Bizler de vatandaşız, vergimizi veriyoruz” diye konuştu.

    30 SENE SONRA AYNI MANZARAYLA KARŞILAŞTI

    Gülşen Uruk da, 30 sene sonra döndüğü köyünde halen su olmadığından yakınarak, “30 yıl sonra İstanbul’dan dönerek köyümüze yerleştik. Tepelerden hayvanlarla, el gücüyle su taşıdık. 30 sene sonra döndük ve köyümüzde yine su yok. Kışın burada kalacağız. Yolumuz yapılır, suyumuz gelirse bizler için iyi olacak” dedi.

    “YOL YOK, BELEDİYE İŞ MAKİNESİ GÖNDERMEDİ”

    Köy sakinlerinden Ali Bahçıvan, kayısı bahçesi yaptığı tarlasına gidecek yolları olmadığını söyledi. Köyün su kaynakları olmasına rağmen halen bir sondaj vurulmadığı eleştirisinde bulunan Bahçıvan, “Küçüklükten bu yana suyumuzu hep eşeklerle getirirdik ve hala devam ediyor. Yolumuz sözde yapıldı. Altına yumuşak zemin yerine sadece çakıl döküldü. Yumuşak zemin döşenmediği için çökmeler oldu. Kayalar o kadar keskin ki tekerlekleri dahi kesiyor. 4 bin kayısı diktim ama araziye gidebileceğim yol yok. Kendi cebimden vererek yol yapmaya çalıştık onu da beceremediler. Elbistan belediyesinden paletli iş makinesi istedik, belli gerekçelerle göndermediler. Bahçemiz yukarılarda ne yaya, ne de araba ile gidebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

    TENEKELERDE SU ISITIRAK DUŞ ALINIYOR

    Tazyikli suyun ulaşamadığı güneş enerjilerinin çalışmamasından kaynaklı tenekelerde su ısıtarak duş almak zorunda kaldıklarını kaydeden Bahçıvan şöyle konuştu:

    “Ayrımcılık olmasaydı bu yol da yapılır, su da getirilirdi. Köyün yukarılarında su kaynakları var ve mühendisler de bunu onayladı. Ama neden bu su çıkartılmıyor? İş makineleri 2 gün çalışsa hem yollar yapılır hem de su çıkartılır. Her gün tarlada çalışıyoruz. İster istemez terliyoruz, toz içinde kalıyoruz. Duş almamız gerekiyor. Sularımız tazyikli akmadığı için güneş enerjisi de kuramıyoruz. Tenekeler ile ateşin üstünde suyu ısıtarak duş almaya çalışıyoruz. Doğru düzgün duş dahi alamıyoruz.”

    “HASTENEYE GİDECEK YOL YOK, TELEFON DAHİ ÇEKMİYOR”

    Yol ve su sorunun dışında köyde telefon dahi çekmediğini belirten Hatice Bahçıvan, “Ne su var ne de yol. Hasta olursak hastaneye gidecek yol yok. Bu devletin kolu her yere uzanıyor. İstediği zaman bu sorunu çözer. Köyde telefon dahi çekmiyor, çocuklarımızla dahi konuşamıyoruz. Biz de insanız. Eskiden gençtik suları omuzlarda getiriyorduk. Şimdi ise yaşlıyız, gücümüz yok ve yetişemiyoruz. Yeter artık bu sorunu çözsünler” diyerek isyan etti.

    “KADINLAR BÜYÜK ZORLUKLAR ÇEKİYOR”

    2005 yılında Serçekuyusu mezrasına yerleşen Olcay Ürük de yol, su, internet gibi sorunlarına dair toplayıp gönderdikleri imza ve dilekçelere bir cevap verilmediğini kaydederek, “Suyumuzun olmamasından kaynaklı biz kadınlar çok büyük zorluklar çekiyoruz. Maalesef duyan da ilgilenen de yok. Belediyenin gönderdiği su hiçbir şeye yetmiyor. Su olmadığı için ne bulaşık yıkayabiliriz, ne de çamaşır, Köyde telefon dahi çekmiyor. İnternet yok. Üniversiteye hazırlanan kızım, internet sorunundan kaynaklı sınava hazırlanamıyor. Köylüler olarak imza toplayarak belediyeye, kaymakamlığa ve valiliğe verdiğimiz dilekçelere hale cevap verilmedi” şeklinde konuştu.

    “PARA DEĞİL HİZMET İSTİYORUZ”

    Uzun yıllar kaldığı İstanbul’dan sonra köyüne yerleşme kararı alan Yusuf Turunç ise, köylerinde yeniden üretmek adına yaptıkları projelerin bu sorunlardan kaynaklı yarım kaldığına vurgu yaparak şunları söyledi:

    “Bu sorunun en kısa zamanda çözülmesi lazım. Bu devlet insanlar köyüne dönsün, üretime katılsın diyerek çağrılar yapıyor. Bizler kendi köyümüze dönerek üretime başladık ama hala suyumuz, yolumuz yok. Yapmak istediklerimiz hep böyle yarım bırakılıyor. Para değil, hizmet istiyoruz. Tankerle su getirmekle, yola kum dökmekle hizmet olmuyor.”

    “BÜTÜN YÜK BİZ KADINLARIN ÜZERİNDE”

    Bir diğer yurttaş Menekşe Turunç ise, yol ve su sorununun bütün yükünün kadınların üzerinde olduğuna değinerek, “Şartlarımız gerçekten zor. Gelen su sağlıklı değil. Erkekler sabah çıkıp gidiyor ve bütün yük bizim üremizde. Sabah 5 gibi kalkıp çamaşır yıkamak zorunda kalıyoruz. 40 sene sonra döndüm ve halen su yok. Köy viran olmuş durumda. Sorunun çözülmesini bekliyoruz” diye konuştu.

    Ersin ÖZGÜL/MARAŞ

     

     

     

  • 41 madencinin yaşamını yitirdiği Amasra’ya girişler yasaklandı

    41 madencinin yaşamını yitirdiği Amasra’ya girişler yasaklandı

    Maden faciasının yaşandığı Amasra’ya girişler Bartın Valiliği tarafından yasaklandı.

    Bartın Valiliği, 14 Ekim Cuma günü Amasra ilçesindeki Taşkömürü Müessese Müdürlüğü’ne ait maden ocağında meydana gelen maden faciası nedeniyle farklı kentlerden gelecek kişilerin eylem yapacağını iddia eden valilik kente girişleri yasakladı.

    Açıklamada, çeşitli eylem ve etkinliklere katılmak üzere Bartın’a geldiği değerlendirilen şahısların, bireysel veya toplu bir şekilde muhtelif araçlarla Amasra ilçesi mülki sınırları içerisine girişlerinin 22 Ekim Cumartesi günü saat 00.01’den 24 Ekim Pazartesi günü saat 23.59’a kadar yasaklandığı ifade edildi.

    Amasra’da 41 işçinin yaşamını yitirdiği maden katliamına ilişkin sahada incelemelerde bulunan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ise, mühendislerin patlamayı işçilerin hatası olarak göstermeye çalıştığını ve bilgisine başvurulanların çelişkili beyanlarda bulunduklarına dikkat çekti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Konser yasağına tepki: Türküler, şarkılar ne zaman kamu güvenliğini tehdit etmiştir?

    Konser yasağına tepki: Türküler, şarkılar ne zaman kamu güvenliğini tehdit etmiştir?

    PİRHA- Mersin Valiliği’nin, İHD’nin “Barışa Ses Ver, Savaşa Dur De” dayanışma konserini yasaklaması protesto edildi. Mersin’de alana çıkan İHD’liler, “Kamu güvenliğini tehdit ediyormuş bu konser. Türküler, şarkılar ne zaman kamu güvenliğini tehdit etmiştir? “diye sordu. Açıklamada ayrıca yürütmenin durdurulması talebiyle dava açılacağı ve konserin ilerleyen tarihlerde yapılacağı belirtildi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’nin, Pınar Aydınlar ve Dodan Özer’in sahneye çıkacağı 2 Eylül’de ‘Barışa ses ver, savaşa dur de’ şiarıyla düzenleyeceği dayanışma konseri Mersin Valiliği tarafından yasaklandı. Konser, Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında verilecekti.

    Mersin Valiliğinin konseri yasaklamasına karşı İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi bugün sokağa çıktı. Bir basın açıklaması yapan İHD, “24 Ağustos’ta Mersin Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü bize, “Barışa Ses Ver, Savaşa Dur De” dayanışma konserimizin yasaklandığını tebliğ etti. Tebellüğ Belgesinde kararın 19 Ağustos’ta alındığını öğrenmiş olduk. Kararın kendisini dün ve bugün talep ettik, ne yazık ki Valilik topu Emniyete, Emniyet Valiliğe atmaktadır ve bu sabah saat 09.00’dan saat 10.00’a kadar kararı alamadık. Biz de kararın bir örneğinin tarafımıza verilmesi için dilekçe yazdık, bakalım yazılı başvurumuza ne yanıt verecekler” dedi.

    İHD Mersin Şubesi’nin açıklaması şöyle:

    “Ülkemizde barış ikliminin hakim olması, insanlarımız arasında kardeşlik, dostluk, dayanışma, temel hak ve özgürlüklerin insan onuruna yakışır şekilde gelişmesi için mücadele eden; nerede bir hak ihlali varsa, kişilerin inançlarına, siyasi düşüncelerine, etnik kimliklerine bakmaksızın, hiçbir çıkar gözetmeden hak ihlallerinin giderilmesi için mücadele eden biz insan hakları savunucuları yaşamın her alanında haksız ve hukuksuz tüm uygulamaların karşısında olduk, olmaya devam edeceğiz…
    Hepinizin bildiği üzere ülkemizin farklı bölgelerinde sanatsal faaliyetlere, konserlere yönelik akla mantığa sığmayacak yasaklama haberleri duymaktayız. Bu yasakçı zihniyet, 1 Eylül Dünya Barış Günü etkinlikleri kapsamında 2 Eylül 2022 günü 19.00 – 23.00 saatleri arasında Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezinde Pınar AYDINLAR ve Dodan ÖZER’in sahne alacağı Dayanışma Konserimiz Mersin Valiliği tarafından yasaklanmıştır.

    10 Ağustos 2022’de Valiliğe 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında yapacağımız Basın Açıklaması ve Konser etkinlikleriyle ilgili bildirimde bulunduk. Devamında gelecek olan sanatçıların uçak biletlerini aldık, afiş ve davetiye basımı yapılarak, telefonla Mersin Valiliği Hukuk Bürosu ile görüşüldü. Bu görüşmede herhangi bir eksiğin olmadığı tarafımıza bildirilmiştir.

    “24 AĞUSTOS’TA EMNİYET BİZE TEBLİĞ ETTİ”

    24 Ağustos’ta Mersin Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü bize, “Barışa Ses Ver, Savaşa Dur De” dayanışma konserimizin yasaklandığını tebliğ etti. Tebellüğ Belgesinde kararın 19 Ağustos’ta alındığını öğrenmiş olduk. Kararın kendisini dün ve bugün talep ettik, ne yazık ki Valilik topu Emniyete, Emniyet Valiliğe atmaktadır ve bu sabah saat 09.00’dan saat 10.00’a kadar kararı alamadık. Biz de kararın bir örneğinin tarafımıza verilmesi için dilekçe yazdık, bakalım yazılı başvurumuza ne yanıt verecekler.

    “KAMU GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYORMUŞ KONSER!”

    Gerekçe ne biliyor musunuz? Kamu güvenliğini tehdit ediyormuş bu konser. Düşünebiliyor musunuz, kamu güvenliğini tehdit ve İnsan Hakları Derneği… Türküler, şarkılar ne zaman kamu güvenliğini tehdit etmiştir? Konserlerimizdeki ülkemizin renkliliğini yansıtan çok dilliliği mi sizi rahatsız ediyor? Özellikle Kürt sanatına ve sanatçılarına yönelik yasakların bir devamını Mersin’de de mi artırmak istiyorsunuz? Kamu güvenliğini tehdit eden sizin bu yasakçı zihniyetiniz, farklı inançlara, kimliklere, farklı düşüncelere olan tahammülsüzlüğünüzdür. Kamu biziz, biz. Biz ülkemizdeki her türlü farklılığın birer zenginlik olduğuna inanıyor ve savunuyoruz ve her türlü tekçiliği reddediyoruz. Biz İnsan Hakları Derneği olarak her yıl 1 Eylül Dünya Barış Günü etkinlikleri kapsamında Dayanışma ve Barış Konseri düzenliyoruz ve bunu bir anlamda gelenekselleştirdik.

    Şimdi sormak isteriz, hangi konserimiz ya da hangi etkinliğimiz kamu güvenliğini tehdit etmiştir? Hangi etkinliğimizde bir olumsuzluk yaşanmıştır? Valiliğin bu iddiası hem hukuksuz, hem haksız, hem de gülünçtür. “Barışa Ses Ver, Savaşa Dur De” sözü birilerini çok rahatsız etmiş midir bilemeyiz; ancak kapalı bir mekanda davetiye ile insanların içeri alındığı bir konser etkinliğini yasaklamak; ancak Türkiye’de ve ancak demokrasiyi içselleştirememiş iktidarların hüküm sürdüğü ülkelerde mümkün olur.

    “DAVA AÇACAĞIZ, KEYFİLİĞİN KARŞISINDA OLACAĞIZ”

    “Barışa Ses Ver, Savaşa Dur De” dayanışma konserimizin yasaklanması hukuki değil, tümüyle konjöktüreldir ve seçim atmosferiyle ilgilidir. Basın açıklamamızdan sonra yürütmenin durdurulması talebiyle davamızı açacağız ve hukuksal mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz, keyfiliğin karşısında olduk, olmaya devam edeceğiz. Halen bu keyfiliği görebilecek ve engelleyecek hakimlerin olabileceğini umuyoruz.
    Dayanışma konserimiz yasaklanmıştır ancak mücadelemiz devam edecek ve ileriki bir tarihte dayanışma konserimizi yapmayı planlıyoruz.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Mahkeme, ‘cemevi kamusal alandır’ dedi, İstanbul Valiliği kaybetti

    Mahkeme, ‘cemevi kamusal alandır’ dedi, İstanbul Valiliği kaybetti

    PİRHA- İstanbul Valiliği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gaziosmanpaşa Şubesi Karayolları Cemevinin kamu arazisine yapıldığı ve faaliyet gösterdiği iddiasıyla dernekten “haksız işgal tazminatı” istemişti. Derneğin 6. İdare Mahkemesi’nde açtığı davada görülen duruşmada cemevinin kamu hizmetini yerine getirdiği belirtilerek, dernek/cemevi lehine karar verildi.

    İstanbul Valiliği, Gaziosmanpaşa Karayolları Bozukkemer Mevkii’nde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne bağlı cemevinin kamu arazisine yapıldığı iddiasıyla, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nden “haksız işgal tazminatı” adı altında 31.435,78 TL istemişti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği konuyu yargıya taşıdı. 6. İdare Mahkemesi’nde görülen duruşmada cemevinin kamu hizmeti verdiği belirtilerek İstanbul Valiliği aleyhine karar verildi.

    6. İdare Mahkemesi’nin kararında şu ifadeler yer aldı:

    “Olayda; dava konusu hazineye ait alanın cemevi binası olarak kullanıldığı, kullanım şekli itibari ile şahsi ve ticari bir kullanım olmadığı, kullanım şeklinin inanç ve kültür merkezi olarak tüm topluma yönelik kamusal bir ihtiyaç ve hizmetin kapsamında olduğu değerlendirildiğinde, kamusal hizmet kapsamında kullanılan yerlerde ecrimisil isteminin mümkün olup olmadığının irdelenmesinin gerekli olduğu sonucuna varılmaktadır.
    Bu durumda idarenin bütünlüğü ve idarenin temel işlevinin kamu yararı gözetilerek kamu hizmetlerinin yürütülmesi olduğu ilkelerinden yola çıkıldığında, esasen dava konusu alanın davacıya tahsisinde usulü ve idari eksiklik bulunmasına rağmen, dava konusu hazineye ait ecrimisil istemine konu alanın, cemevi binası olarak kullanıldığı, kullanım şekli itibari ile kurumsal ve ticari bir kullanım olmadığı, kamu arazisinin yine kamunun hak ve menfaati için inanç ve kültür hizmetlerinin ifası kapsamında, davacı dernek tarafından bir nevi kamusal hizmetin yürütüldüğü alan olarak kullanıldığı, kullanımın niteliğinin toplumsal etkileşim ve dayanışmanın teminini kapsar şekilde kamusal fayda içerdiği, ecrimisil isteminin işgal nedeniyle alınan tazminat niteliğinde olduğu gözetildiğinde, işgalci olduğu iddia edilen davacı derneğin elde ettiği yararın bir nevi toplumca ihtiyaç duyulan kamusal hizmet kapsamında kalması nedeniyle kıyasen ecrimisil hesaplamasının yapılamayacağı, davacının tazminat ödemesine engel durum şartlarının varlığı nedeniyle davalı ecrimisil isteminin yerinde olmadığı, bu şekliyle ecrimisil isteminde kamu yararı bulunmadığı değerlendirmesiyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunduğu sonucuna varılmıştır.”

     

    “MAHKEME TANIDI, VALİLİK DE KABUL ETMELİ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, yayınladığı mesajda, “Cemevleri Alevilerin inanç yerleridir! Mahkeme bir kez daha bunu kabul etmiştir. Valilik ve devlet de bunu kabul etmeli, Alevileri tanımalıdır. Alevilik vardır Alevilik haktır!” dedi.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Metin-Kemal Kahraman’dan yeni açıklama geldi; Valilik ‘uygun’ görmemiş

    Metin-Kemal Kahraman’dan yeni açıklama geldi; Valilik ‘uygun’ görmemiş

    PİRHA- Muş’ta vermek istedikleri konser Valilik tarafından ‘uygun görülmemiştir’ denilerek yasaklanan Metin ve Kemal Kahraman konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Bizim vergilerimizle finanse edilen her türlü kamu hizmetinden faydalanmak vatandaşlık hakkımızdır. Bizim vergilerimizle maaşı ödenen hiçbir kamu görevlisi kendi keyfine göre bizi gayrı meşru ilan edemez” denildi. 

    Muş’ta vermek istedikleri konser Valilik tarafından ‘uygun görülmemiştir’ denilerek yasaklanan Metin ve Kemal Kahraman konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Kahraman kardeşler açıklamalarında, konserlerinin yasaklanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek şarkılarını, türkülerini söylemeye devam edeceklerini vurguladı.

    “YASAKLAMA KARARI DÜN BİLDİRİLMESİNE RAĞMEN BELGE BUGÜNÜN TARİHİNİ TAŞIYOR”

    Konserlerinin iptal edilmesine dair bekledikleri yazılı Valilik bildiriminin kendilerine yeni ulaştığını belirten Kahraman kardeşler, “Her şeyden önce dikkat çekmek isteriz ki, yasaklama kararı şifahen de olsa dün bildirilmesine rağmen belge bugünün yani konserin olacağı günün tarihini taşımaktadır. Belgede ilginç olan nokta  ‘Bu faaliyetin, yani Metin & Kemal Kahraman konserinin Öğretmen Evi Konferans Salonu’nda yapılmasının UYGUN olmadığı, fakat istenirse belediye sınırları içinde başka bir yerde yapılabileceği’ ifadesidir. Tıpkı Aynur Doğan konser iptal bildiriminde söylendiği gibi: ‘UYGUN görülmemiştir’ ifadelerini kullandı.

    “KAMUYA AİT HİÇBİR YERDE SİZE YER YOK”

    Ortada bir yasaklama kararı değil, uygun bulmama kararı olduğunun altını çizen Metin-Kemal Kahraman kardeşler açıklamalarına şöyle devam etti:

    “Yani Öğretmen Evi valiliğe bağlı bir kamu binasıdır ve valilik tamamen keyfi bir tercihle bize ‘Sizi bu mekâna uygun bulmuyoruz; kamuya ait hiçbir yerde size yer yok. Ama isterseniz bu son dakikada gidip bir düğün salonunda konserinizi yapabilirsiniz’ demek istemektedir. Peki, kararın altında muhatap alınan kurum kimdir? İl Emniyet Müdürlüğü. Yani karar bir yasaklama değildir ama gerekirse kolluk gücü aracılığı ile uygulanacaktır. Burada açıkca söylemek isteriz ki, bizler binlerce yıllık kadim bir dilin,  kadim bir inanç öğretisinin talebeleriyiz. Hayatımız bu talebelikle geçti, bundan sonra da yaşadığımız kadarıyla böyle geçecek.

    “GÜN OLUP DEVRAN DÖNDÜĞÜNDE GERİDE KALAN HAKİKAT VE SANAT OLACAKTIR”

    Konserlerinin iptal edilmesinin hukuka aykırılığına vurgu yapan Kahraman kardeşler son olarak, “Şarkılarımız, kılamlarımız, beyitlerimiz, deyişlerimiz,  masallarımız derin bir hafızaya dayanmanın gücüyle haklılık ve meşruiyet kazanır. Bu durumda gayrı meşru olan bu toprakların derin kültürel hafızasını böylesi keyfi yasaklarla toprağa gömme cüretini kamu görevi sanan bu tekçi, yasakçı, işgüzar hoyratlıktır. Bizim vergilerimizle finanse edilen her türlü kamu hizmetinden faydalanmak bizim de vatandaşlık hakkımızdır. Bizim vergilerimizle maaşı ödenen hiçbir kamu görevlisi kendi keyfine göre bizi gayrı meşru ilan edemez. Valilik neyi, neden uygun bulmadığını kamuoyu ile paylaşmalı ve bizleri zan altında bırakmamalıdır. Bu keyfiliği kanun yapmış zihniyeti kamuoyu önünde bir kez daha ayıplayıp şiddetle kınıyoruz. Bütün gücünü hakikatten ve sahicilikten alan sanat bu tür itham ve yasaklarla durdurulamaz. Başta Pir Sultan Abdal olmak üzere bunun tarihte onlarca örneği vardır. Gün olup devran döndüğünde geride kalan yine hakikat ve onun bayraktarı sanat olacaktır” diye belirttiler.

    PİRHA/DERSİM

  • Metin-Kemal Kahraman’ın Muş konserini Valilik yasakladı

    Metin-Kemal Kahraman’ın Muş konserini Valilik yasakladı

    PİRHA- Metin-Kemal Kahraman kardeşler, Muş Valiliği’nin 17 Mayıs’ta yapacakları konseri yasakladığını duyurdu.

    Eskişehir’de Anadolu Fest Festivaline yönelik engelin, Derince Belediyesi’nin Aynur Doğan’ın konserini iptal etmesinin ardından, Muş Valiliği de Metin-Kemal Kahraman kardeşlerin 17 Mayıs’ta yapacakları konseri yasakladı.

    Metin-Kemal Kahraman kardeşlerin yarın yapılması planlanan Muş konseri, Valilik tarafından yasaklandı. İptal haberini, Metin ve Kemal Kahraman bir açıklama yayınlayarak duyurdu.

    Kahraman kardeşler, başta MÜYORBİR ve MESAM olmak üzere meslek kuruluşlarını yasak kararı ile ilgili tavır almaya davet etti.

    “MESLEK KURULUŞLARIMIZI TAVIR ALMAYA DAVET EDİYORUZ”

    Yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

    “Bilindiği gibi Muş konserimiz, haftalar öncesinden başvurusu yapılıp hazırlıklarına başlanmış küçük bir turnenin ilk ayağı olacaktı. Buna rağmen yasaklama kararı konserden bir gün önce ve mesai bitimine yarım saat kala telefonla, şifahen bildirilmiş, kararın yazılı bildirimini ise ancak bir sonraki gün mesai saatleri içinde alabileceğimiz söylenmiştir.

    Böyle yapılarak yasaklamanın müzisyenler ve organizatörler için ve tabii bilet alan dinleyicilerimiz için sadece bir yasaklama olarak kalmayıp maddi, manevi bir yüke dönüştürülmesi amaçlanmıştır. Aylarca öncesinden müzisyenler o günlerini bu konser için ayırmışlardır; hiçbir kurumdan destek alınmadan konser salonu tutulmuş, bunun için ücret ödenmiştir; müzisyenler için uçak biletleri alınmış, otelde odalar rezerve edilmiştir; afişler basılmış, sosyal medyada paralı duyurular yapılmıştır; ve onlarca insan bütün bu işler için günlerce çalışmıştır… İşte bunların hepsi de bir yük olarak yaşatılmalıdır ki, yasak kendilerine reva gördükleri nefret yükünü biraz olsun rahatlatsın.

    Başta MÜYORBİR ve MESAM olmak üzere meslek kuruluşlarımızı bu konuda tavır almaya davet ediyoruz.

    Daha geniş bir açıklamayı yarın, kararın yazılı bildirimini alınca yapacağız.”

    AYNUR DOĞAN’IN KONSERİ DE YASAKLANDI

    Öte yandan, Kocaeli’nin AKP’li Derince Belediyesi, Kürt Sanatçı Aynur Doğan’ın 20 Mayıs’ta ilçede vereceği konseri iptal etti. Belediyenin konseri iptal ettiğini duyurması üzerine sosyal medya kullanıcıları, sanatçılar, yazarlar, siyasetçiler olmak üzere birçok kişi tepki gösterdi. Bunun üzerine Derince Belediyesi bir duyuru daha yaptı.

    AKP’li Derince Belediyesi tepkiler üzerine ‘gerekçe’ olarak, gerekli izinlerin alınmadığını, resmi işlemlerin yapılmadığını öne sürdü.

    Derince Belediyesi’nin 20 Mayıs’ta Derince Açık Hava Sahnesi’nde düzenlenecek olan Aynur Doğan konserini iptal etmesiyle ilgili Gergedan Yapım tarafından yapılan açıklamada, yaşanan durumun kaygı verici olduğu belirtildi.
    Kararın gerekçesiz olduğunu vurgulayan Gergedan Yapım, konserin pankartlarının belediyenin katkılarıyla asıldığını ve biletlerinin 40 gün satışta olduğunu kaydetti.

    (HABER MERKEZİ)

  • 20 ilde yeni vali ataması yapıldı

    20 ilde yeni vali ataması yapıldı

    Cumhurbaşkanlığı kararı ile bazı valilerin görev yerleri değişti. 9 vali görevden alındı.

    Yayımlanan kararname ile 10 ilin valisi yer değiştirdi, 9 ilin valisi Vali Mülkiye Başmüfettişliği görevine getirilirken, yerlerine yeni vali atandı. Yeni kararname ile yapılan değişiklikler şöyle:

    “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Kübra Güren Yiğitbaşı Afyon Karahisar’a, İller İdaresi Genel Müdürü Hüseyin Kürşat Kırbıyık Edirne’ye, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdür Vekili Erkan Kılıç Bolu’ya, Teftiş Kurulu Başkanı Turan Ergün Uşak’a, İller İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Nurtaç Arslan Bartın’a, Çankaya Kaymakamı Hüdayar Mete Buhara Kırşehir’e, Mülkiye Başmüfettişi Birol Ekici Kırklareli’ye, Kağıthane Kaymakamı Mustafa Koç Niğde’ye, Gaziosmanpaşa Kaymakamı Numan Hatipoğlu Tokat’a vali oldu.”

    Kararname ile vekaleten görev yapan İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanı Savaş Ünlü ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Volkan Barış Göçmez asaleten atandı.

    Teftiş Kurulu Başkanlığı görevine Kırşehir Valisi İbrahim Akın, İller İdaresi Genel Müdürlüğü görevine ise Mülkiye Müfettişi Selçuk Aslan getirildi.

    AKP’li eski vekil Hüseyin Kocabıyık, sosyal medya hesabından 2019’daki İBB seçimlerine ve Gezi Davası’nda alınan kararlara eleştirilerde bulundu. Açıklamalarının ardından eşi Funda Kocabıyık İçişleri Bakanlığı tarafından merkeze çekildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mainz Cemevi: Mikail Aslan ve Cemil Qoçgiri yalnız değildir, yasağı kınıyoruz!

    Mainz Cemevi: Mikail Aslan ve Cemil Qoçgiri yalnız değildir, yasağı kınıyoruz!

    PİRHA- Mainz Cemevi, Mikail Aslan ve Cemil Qoçgiri’nin Seyit Rıza Meydanı’nda yapmak istediği konserin engellenmesine, “Bizim türkülerimiz, deyişlerimiz, klamlarımız yasaklarla susturulamayacak kadar güçlüdür”  diyerek tepki gösterdi. 

    Mikail Aslan ile Cemil Qoçgiri’nin Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda vereceği konser Tunceli Valiliği tarafından pandemi bahanesiyle engellenmeye çalışılmış, ancak yasağa rağmen sanatçılar kısa bir dinleti gerçekleştirmişti.

    Konserin engellenmek istenmesine tepki gösteren Mainz Alevi Kültür Derneği Cemevi, AKP hükümetinin Türkiye halklarını ve kendinden olmayan herkesi susturmak istediğini ifade ederek, yasaklamayı protesto etme çağrısında bulundu.

    “YASAKLAMAYI PROTESTO EDİYORUZ”

    Baskı ve yasaklamalarla türkülerin, klamların susturulamayacağının vurgulandığı açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Dersim Belediyesi’nin organize ettiği, Seyit Rıza meydanında halka açık yapılacak olan Mikail Aslan ve Cemil Qoçgiri dinletisi, Valilik kararı ile polis tarafından engellenmiştir. Türkülerimizi, klamlarımızı engelleyemezsiniz! Şehrimiz Mainz’in kültür bahçesine sayısız katkı sunan, Dersim ve Qocgiri’nin kültür elçileri olan sevgili Mikail Aslan ve Cemil Qoçgiri yalnız değillerdir. Türkiye halklarını yoksulluk ve mutsuzluğa boğan, kendinden olmayan herkesi susturmak için, dünyada eşi benzeri görülmemiş zulüm politikaları uygulayan AKP-MHP iktidarını uyarıyoruz; bizim türkülerimiz, deyişlerimiz, klamlarımız yasaklarla susturulamayacak kadar güçlüdür. Kültürümüz gücünü; derisi yüzülüp çarmıha gerilirken; “Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam” diyen Seyyid Nesimi’den, dar ağacında, “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” diyen Pir Sultan Abdal’dan, Madımak’ta yakılan Muhlis Akarsu’lardan, Nesimi Çimen’lerden alıyor. Bu güç, “on dört bin yıl gezip” oluşturduğumuz büyük akarsuyun gücüdür. Sizin baskı ve yasaklarınız, bu akarsuyu engellemeye yetmeyecektir. Sanatçılarımız, sevgili Mikail Aslan ve Cemil Qocgiri`ye uygulanan engellemeyi protesto ediyor ve tüm demokrasi güçlerini, bu yasaklamayı protesto etmeye çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Gazeteciliği boğmanıza izin vermeyeceğiz’ diyen gazetecilere yine polis engeli!-VİDEO

    ‘Gazeteciliği boğmanıza izin vermeyeceğiz’ diyen gazetecilere yine polis engeli!-VİDEO

    PİRHA-Basın meslek örgütleri, Ankara’da gazetecilerin yaşadıkları baskıları protesto etmek için Valilik önünde eylem yapmak istedi ancak yine polis engeliyle karşılaştı. Gazeteciler adına yapılan açıklamada “Gazeteciliği boğmanıza izin vermeyeceğiz” dedi.

    Ankara’daki basın meslek örgütleri, maruz kaldıkları şiddet ve baskıları protesto etmek için Ankara Valiliği önünde bir araya geldi.

    Yapılmak istenen basın açıklamasına polis izin vermedi. Abdi İpekçi Parkı’na yürüyen basın çalışanları, ‘Şiddete hayır’, ‘Nefes alamıyoruz’, ‘Özgür basın susturulamaz’ sloganlarını atarken “Nefes alamıyoruz, gazetecilik boğulamaz” pankartı açıldı.

    Gazetecilerin eylemine TMMOB Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ve HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da destek verdi.

    “GAZETECİLİK YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Basın meslek örgütleri adına ortak açıklamayı Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Ankara Şube Başkanı Esra Koçak Mayda okudu. “Gazeteciliği boğamayacaksınız!’” diyen Koçak Mayda, şu açıklamayı yaptı:

    “Anayasa ile güvence altına alınan protesto hakkı fiilen yasaklanmış durumda. Geçim sıkıntısı yaşayan, haksızca işten atılan, mahallesine, ormanına, denizine sahip çıkmak isteyen, kimliklerine saldırılmasına karşı çıkan insanlar, polis ve jandarma şiddetine uğruyor, seslerini duyuramıyor. İşte hakkını aramak için sokağa çıkan bu yurttaşları haberleştirmek gazetecinin kamusal görevidir.

    Ancak meslektaşlarımız toplum adına görevlerini yürütürken ağır şiddetle karşı karşıya kalıyor. İçişleri Bakanlığının gösteriler sırasında polislerin görüntülerinin alınamayacağına yönelik yasadışı genelgesinin ardından, bu şiddet çok daha tehlikeli bir hâl almış durumda.

    “BÜLENT KILIÇ ÖLÜMDEN DÖNDÜ”

    26 Haziran Cumartesi günü LGBTİ+ bireylerin ve onlara destek veren yurttaşların düzenlemek istediği onur yürüyüşüne müdahale eden güvenlik görevlileri, uygulanan şiddeti kayda almak isteyen AFP Fotomuhabiri Bülent Kılıç’ı yere yatırıp boynuna bastırarak nefessiz bırakmak istedi. Güçlükle ‘Nefes alamıyorum’ diyebilen Bülent Kılıç ölümden döndü.

    Amerika’da bir polis tarafından aynı yöntemle öldürülen George Floyd’un görüntüleri tüm dünyada infial yaratmışken, ülkemizdeki güvenlik güçlerinin bunu örnek alırcasına şiddet uygulaması hepimizi derinden endişelendirmektedir.

    Aynı gün başka meslektaşlarımızın da işlerini yapmaları engellendi. Darp edilen, taciz edilen, çektikleri görüntüleri silmek zorunda bırakılan meslektaşlarımız oldu.

    “Kolluk güçleri bu kanun tanımaz uygulamaları ile halkın gerçekleri öğrenme hakkını engellemektedir. Nefessiz bıraktıkları yalnız meslektaşımız değil, halkın haber alma hakkıdır.

    “UYARIYORUZ: CEZASIZLIK ZIRHINA GÜVENMEYİN!”

    Bu şiddet dalgasının amacı medya çalışanlarını bezdirmek ve görevini yapmaktan uzak tutmak ise, bu amaca ulaşmanın mümkün olmadığını bir kez daha, gür bir sesle haykırıyoruz. Gazetecilik suç değildir ve bizler gazetecilik yapmaya devam edeceğiz. Gazetecilere şiddet uygulanmasını kanıksamayacağız, asla kabul etmeyeceğiz!

    Bu insanlık dışı yöntemlerde ısrar etmeyi düşünen memurları da uyarıyoruz: Cezasızlık zırhına güvenmeyin! Size bu kanunsuz emri verenlerle birlikte mutlaka yargılanırsınız!

    Gazeteciliği boğmanıza izin vermeyeceğiz!”

    Açıklamaya destek veren örgütler:

    Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Türkiye Temsilciliği

    Basın Konseyi

    Çağdaş Gazeteciler Derneği

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği

    Diplomasi Muhabirleri Derneği

    DİSK Basın-İş

    Ekonomi Muhabirleri Derneği

    Gazeteciler Cemiyeti

    Haber-Sen

    İzmir Gazeteciler Cemiyeti

    Parlamento Muhabirleri Derneği

    Samsun Gazeteciler Cemiyeti

    Türkiye Foto Muhabirleri Derneği

    Türkiye Gazeteciler Sendikası

    Türkiye Gazeteciler Federasyonu

    Türkiye Haber Kameramanları Derneği

    PİRHA/ ANKARA

  • İstanbul’da 17 Mayıs’a kadar eylem ve etkinlikler yasaklandı

    İstanbul’da 17 Mayıs’a kadar eylem ve etkinlikler yasaklandı

    İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamayla pandemi gerekçesiyle kent genelinde yapılacak eylem ve etkinliklerin 17 Mayıs’a kadar yasaklandığı duyuruldu.

    İstanbul Valiliği yaptığı açıklama ile kent genelinde gerçekleşecek tüm eylem ve etkinliklerin 17 Mayıs’a kadar yasaklandığını duyurdu.

    Yasaklama gerekçesi olarak ise pandemi gösterildi.

    Valiliğin, 15 Nisan’da toplanan İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi’nin, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde alınan kararlar ve İçişleri Bakanlığı’nın 14 Nisan’da yayımladığı genelge doğrultusunda “kısmi kapanma” kararlarının aldığını duyuruldu.

    Valiliğin açıklamasında şöyle denildi:

    “Bu kapsamda sivil toplum kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile birlikler ve kooperatifler gibi sendikaların da genel kurul dahil yapacakları geniş katılımlı her türlü etkinliklerine 17 Mayıs 2021 tarihine kadar izin verilmemesine, Kaymakamlar ve ilgili Kurumlarca yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesine ve mağduriyete neden olunmamasına, alınan kararlara uymayanlara Umumi Hıfzıssıhha Kanununun ilgili maddeleri gereğince idari işlem tesis edilmesine ve konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanunu’nun 195 inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemlerin başlatılmasına, karar verilmiştir.”

     

     

     

  • Dersim’de 15 gün süreyle eylem ve etkinlik yasağı

    Dersim’de 15 gün süreyle eylem ve etkinlik yasağı

    Dersim’de yapılacak her türlü eylem ve etkinliklere koronavirüs salgını gerekçesiyle 15 gün süreyle yasak getirildi. 

    Dersim kent genelinde yapılacak her türlü eylem ve etkinliklere 15 gün süreyle yasak getirildi. Valilik tarafından alınan yasak kararına gerekçe olarak ise, koronavirüs (Covid-19) salgını gösterildi. Bugün gece yarısından itibaren geçerli olacak olan yasak, 28 Eylül tarihine kadar sürecek.

    Yasak kararının, son günlerde Munzur Gözeleri’ni yapılaşmaya açacak peyzaj projesine ve kentteki maden projelerine karşı yapılan protesto eylemleri ve açıklamalardan sonra alınması dikkat çekti.

    Valilik tarafından alınan karara dair yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Fiziksel temas, solunum vb. yollarla çok hızlı bulaşabilen ve enfekte olan insan sayısını tüm dünyada hızlı şekilde yükselten koronavirüs (Covid-19) salgınının, halk sağlığı açısından oluşturduğu riski yönetebilmek adına sosyal hareketliliği ve kişiler arası teması azaltarak sosyal izolasyonun mutlak şekilde sağlanması hayati öneme haizdir. Aksi hallerde virüsün yayılımı hızlanarak vaka sayısı ile tedavi gereksinimi artacak; vatandaşlarımızın hayatlarını kaybetme riskini yükselterek toplum sağlığı ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına sebep olacaktır.

    2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu 19. Madde, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu Madde 11/A ve 11/C hükümleri doğrultusunda, Valilik ve Kaymakamlık Makamının uygun göreceği etkinlikler ile kamu kurum ve kuruluşlarının düzenleyeceği, resmi bayram, resmi anma günleri, resmi tören ve kutlamalar ile bu kurumların gelenek ve göreneklere göre yapacakları programlar, spor faaliyetleri ile bilimsel, ticari ve ekonomik amaçlarla yapılan etkinlik ve toplantılar ile asgari düzeyde katılım, maske kullanmak ve sosyal mesafe kurallarına riayet edilerek yapılacak basın açıklamaları hariç olmak üzere İl sınırlarımız içerisinde (İl merkezi ilçeler polis ve jandarma sorumluluk bölgelerinin tamamı) düzenlenecek her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşü, miting, açık hava toplantısı, protesto eylemi, oturma eylemi, açlık grevi, stant açmak, imza kampanyası, konser, şenlik, el ilanı bildiri, broşür dağıtmak, afiş poster açmak, meşale yakma ve taşıma, konferans vb. tüm etkinlikler 14/09/2020 günü saat 00.01 ile 28/09/2020 günü saat 23.59’a kadar 15 (onbeş) gün süreyle YASAKLANMIŞTIR.”

    (HABER MERKEZİ)