Mersin’de Emek ve Demokrasi Platformu Van’a kayyım atanmasına ilişkin Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. “Kayyım rejimi halk iradesine darbedir”, “Kayyım halk iradesine darbedir, kabul etmiyoruz” pankartlarının açıldığı açıklamada sık sık, “Kayyım darbedir, darbelere hayır” sloganları atıldı. Basın metnini platform dönem sözcüsü Kemal Göçmen okudu.
“KAYYIM TOPLUMA VERİLMİŞ BİR GÖZDAĞIDIR”
Göçmen, kayyım politikasının barıştan, emekten yana olanlara gözdağı olduğunu ifade ederek bu uygulamayı kabul etmeyeceklerini belirterek, “Kayyım politikası ülkede demokrasiden, barıştan, emekten yana olan herkese verilmiş bir gözdağıdır. Kimsenin kendini halkın iradesi ve yargının yerine koyma hakkı yoktur. Bu durum rejimin temel bir özelliği haline gelse de demokrasiye yapılan darbeleri kabul etmedik, etmeyeceğiz” dedi.
Göçmen, halkın iradesine yönelik her türlü darbeci girişimin karşısında durmaya devam edeceklerini söyleyerek, “Halkın iradesine ve hukukun üstünlüğüne yönelik her türlü müdahaleye karşı, demokrasi ve adalet ilkelerinden vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.
PERİHAN KOCA: KAYYIM TERÖRDÜR
Ardından söz alan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, kayyım uygulamalarını “Terör” olarak niteleyerek, “Van Belediyesi’ni tam bir çete gibi bastılar. Akdeniz Belediyesi’nde de bunu gördük. Kayyım darbe olduğu gibi, kayyım faşizmin kıyım pratiği olduğu gibi kayyım bir terördür. Eğer bugün barıştan bahsedecekseniz kayyımlar barış kapısı açılmaz” şeklinde konuştu.
PİRHA-DEM Parti Ankara İl Örgütü’nün çağrısıyla Van Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyıma ilişkin basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada, “Bu bir darbedir, Van halkının iradesini darbeci bir zihniyetle gasp eden kayyımcı zihniyete karşı duracağız” denildi.
Van Büyükşehir Belediyesi’ne İçişleri Bakanlığı kararıyla kentin valisi Ozan Balcı kayyım olarak atandı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Ankara İl Örgütü’nün çağrısıyla yapılan eylemde Van Büyükşehir Belediyesi’ne baskın düzenlenmesine ve seçilmiş Belediye Eş Başkanı Abdullah Zeydan’ın görevden alınmasına tepki gösterildi.
Sakarya Caddesi’nde yapılan açıklamada basın metnini DEM Parti Ankara İl Örgütü Yöneticisi Nebahat Çalpan okudu.
“Van Belediyesi’nin halkın olduğunu ve darbeye geçit vermeyeceklerini belirten Çalpan, “Politikalarını halk iradesine düşmanlık üzerine kuran iktidar bugün, sabaha karşı Van Büyükşehir Belediyemizi gasp etmiştir. Halklarımızda barış umudunun büyüdüğü bu eşikte belediyemiz adeta bir askeri operasyonla işgal edilmiştir. Belediye binamız basılarak halkımıza gaz bombaları ve plastik mermilerle saldırı gerçekleştirilmiştir. 100’ü aşkın yurttaşımız darp edilerek gözaltına alınmıştır. Van Büyükşehir Belediyemizin gasp edilmesi yalnızca halk iradesine darbe değil, aynı zamanda savaş politikalarında ve düşmanlık hukukunda ısrardır” dedi.
Mücadeleye dün olduğu gibi bugün de devam edeceklerinin altını çizen Nebahat Çalpan şunları söyledi:
“DEM Parti her koşulda halk iradesini savunmayı, halklarımızın kazanımlarını korumayı ve büyütmeyi amaç edinmiş bir siyasal geleneğin taşıyıcısıdır. Tarihimiz zorbaların zulmüne karşı ezilenlerin mücadelesiyle inşa edilmiştir. Koşullar ne olursa olsun, bu onurlu direniş bugün de yarın var olacaktır. Hukukun askıya alınarak askeri operasyonlarla halk iradesinin vesayet altına alınmasına ve savaş politikalarının büyütülmesine izin vermeyeceğiz. Bu bir darbedir, Van halkının iradesini darbeci bir zihniyetle gasp eden kayyımcı zihniyete karşı duracağız ! Belediyeler darbecilerin değil halkındır. Partimiz demokratik zeminde, bu kadim toprakların onurlu bir barışa kavuşma mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir. İktidarın bu mücadeleyi zora sokan, barış ihtimalini ve müzakere girişimlerini baltalayan hamleleri bizleri yolumuzdan ve kararlılığımızdan vaz geçiremeyecektir. Halkımızla birlikte Van’da dün direndik ve kazandık, bugün de direneceğiz ve kazanacağız. Barışı da İrademizi de Savunacağız! Kazanacağız, Mutlaka kazanacağız.”
“KAYYIM BELEDİYELER VE HALK ARASINA DEMİR KAFESLER ÖRMEKTİR”
Açıklama alanına kurulan barikatları kınayan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Sözcüsü Ahmet Karagöz şu ifadeleri kullandı:
“Bu darbe girişimini sadece kayyım darbesi olarak görmek mümkün değil. Zeydan, Van halkının iradesi ile belediye başkanı olarak seçilmiştir. Sayın Zeydan Van halkının iradesi ve onurudur. Basın emekçileri ile birlikte 100’u aşkın kişinin gözaltına alınmasını kınıyoruz. Kayyım belediyeler ve halk arasına demir kafesler örmektir. Bu rejimi asla kabul etmeyeceğiz. Önemli olan halkın iradesidir. Kayyım tek adam rejiminin devamı demektir. Seçme ve seçilme hakkının elinden alınması demektir, bunu reddediyoruz”
“HUKUKSUZLUK KARŞISINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN) Genel Başkanı Erdal Bozkurt, “Her güne yeni bir hukuksuzluk ile uyanılan bir Türkiye yaratıldığının altını çizerek, “Yargının siyasallaştığını hep birlikte yüksek sesle söyleyebiliriz. Demokrasi cümlesini kurmamız bile komik nerede demokrasi? Van halkı sizi seçmedi. Daha ne yapılmasını istiyorsunuz. Anayasaya karşı hukuksuz işleyen bir siyasal iktidar ile karşı karşıyayız. Gerçekleştirilen hukuksuzluk karşısında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“HALKIN İRADESİNE SAYGI DUYUN”
Sosyalistler Partisi (SOLDEP) adına Deniz Can Aydın Esenyurt, şunları söyledi:
“Hakkari derken mesele Van’a kadar geldi. Van belediyesi önünde bekleyenler sanki bu ülkenin vatandaşı değil gibi biber gazları ile saldırıyorlar. Asgari bir hukuk rejimi demek mümkün değil. Bunun ismi açıkça faşizmdir. Bu ülkede hukuk krizi AKP-MHP iktidarın ta kendisidir. O kadar korkaklar ki hukuk var diyerek onun arkasına sığınarak hukuk var diyerek hukuksuzluk yapıyorlar. Halkın iradesine saygı duyun, seçilmişlere saygı duyun”
“TOPLUMUN HER KESİMİNE SAVAŞ AÇMIŞ DURUMDALAR”
Ekin Yiğit Kaldıraç adına konuşarak, “Toplumun her kesimine savaş açmış durumdalar. Geçen sene Van belediyesine yapılan saldırı ile bu saldırıları mücadele ile göğüsleyeceğimizi gördük” dedi
“DAYANIŞMA SÖZÜ VERMEK İÇİN BURADAYIZ”
Halkevleri adına konuşan Sevinç Hocaoğulları ise “Aslında defalarca verdiğimiz sözü yinelemek için buradayız. Dayanışma sözü vermek için buradayız. Atanan kayyım Kürt halkının iradesine yöneliktir ancak bu saldırı tüm Türkiye haklarına yapılan bir saldırıdır. Biz biliyoruz ki onlar kayyımlara mecburlar. Yok saydıkları Kürt halkı mücadeleye devam ediyor. Kendi irademize, geleceğimize sahip çıkacağımıza söz veriyoruz” diye konuştu.
“AKP YİNE KAYBEDECEK, DİRENEN HALKLAR KAZANACAK”
Emekçi Hareket Partisi (EHP) adına konuşan Fırat Öztaş, “Bu şehirde bir meclis var. O meclisin alnında ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ yazıyor. Şimdi soruyoruz egemenlik kayıtsız şartsız milletin midir? Böyle barış olmaz. Kayyım atayarak bilin ki haritayı sarıya boyamıyorsunuz. AKP yine kaybedecek, direnen halklar kazanacak” dedi.
“AMAÇ KÜRT HALKININ İRADESİNİ GASP ETMEKTİR”
DEM Parti Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan direnen Van halkının selamlarını ileterek, şunları söyledi:
“Van haklı üçüncü kez direniyor. Verilen ceza sadece Abdullah Zeydan’a değil, Türkiye halklarına verilen bir cezadır. Biz bu kumpas davalarını çok gördük ve bu davaları kabul etmiyoruz. Sadece şüphe üzerine verilen bir cezadır. Amaç Kürt halkının iradesini gasp etmektir. Bugün yapılan saldırılar sonucu yüzlerce insan yaralandı, yüzlerce insan gözaltına alındı. Bu yapılan sömürgeci bir yaklaşımdır, halkın iradesini gasp etmektir. Belediyeleri talan etmek istiyorlar. Kendi yandaşlarınıza, halkın malını peşkeş çekmek istiyorsunuz. Kayyımın 15 Şubat’a denk gelmesi de manidardır. Biz barışta ısrarcıyız. Buradan herkese sesleniyorum Van halkının iradesine herkes sahip çıksın”
PİRHA- Sanatçılar Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine kayyım atanmasına tepki gösterdi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Bedia Özgökçe Ertan, İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınarak Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine ikinci kez kayyım atandı. Bunun üzerine sanatçılar sosyal medya hesaplarından tepki gösterdi.
Aralarında Ferhat Tunç, İlkay Akkaya, Onur Saylak gibi isimlerin bulunduğu sanatçılar, kayyım atamalarının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
(HABER MERKEZİ)
#Diyarbakir#Mardin ve #Van Bld. Bşk. görevden alınarak yerlerine yeniden #kayyum atanması, halkın iradesine yapılmış bir darbedir. Bana kalırsa, iktidarın çaresizlik girdabında bu son çırpınışıdır. Hukuk ve siyaseti yok sayarak ülke yönetilmez. Bu rezalete herkes dur demelidir! pic.twitter.com/R1z7rz5psw
PİRHA – HDP’li belediyelere kayyum atanmasına tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, halk iradesinin gasp edildiğini belirterek, HDP ile dayanışma içinde olduklarını belirterek, başta CHP olmak üzere diğer sivil toplum örgütlerine de dayanışma çağrısı yaptı.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, HDP’li Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerine kayyum atanmasına ilişkin açıklama yaptı.
AKP hükumetinin uyguladığı tek tipçi, gerici, baskıcı ve talancı politikalar nedeniyle ülkeyi hızla batağa sürüklediği belirtilen açıklamada, 31 Mart/23 Haziran seçimlerindeki yenilgisinin acısını muhalif toplum kesiminden çıkarmaya çalıştığını kaydetti.
“HDP SEÇMENİ AKP’YE DERS VERMİŞTİR”
AKP’nin siyasal ve toplumsal alanda iktidarını sürdürmekte zorlandığını, iktidarlarını sarsan tepkinin önüne geçmek için baskıya başvurduğuna dikkat çekilen açıklamada, önceki dönemde de atanan kayyumlara değinilerek “Geçen dönem halk iradesine kayyumlarla el koyan, seçilmiş belediye başkanlarını keyfi ve hukuksuz bir şekilde görevden alan, görevden alınan başkanların birçoğunu tutuklatan AKP iktidarı yerel seçim sürecinde de HDP’ye dönük nefret söylemlerine devam ederek bu partiye oy veren milyonlarca yurttaşı terörist ilan etmiştir. Ancak AKP’nin bu politikası ters tepmiş, HDP seçmeni sandığa giderek AKP’ye ağır bir ders vermiştir. HDP seçmeni Batı’da stratejik bir şekilde oy kullanarak AKP-MHP ittifakının büyükşehirleri kaybetmesini sağlamış, kayyum atanan belediyelerde ise yine halk iradesini hakim kılmıştır” denildi.
Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarını görevden alarak yerlerine kayyum atayan AKP hükumetinin, halkın iradesini gasp ettiğinin vurgulandığı açıklamada, atanan kayyumların yolsuzluklarla ve usulsüz harcamalarla belediyeleri ağır bir borç yükünün altına soktuklarını, belediye kaynaklarının yandaşlara peşkeş çekildiği, talan edilmiş, değerli binalar ve arazilerin gerici tarikatlara tahsis edildiği kaydedildi.
31 Mart seçimlerinde AKP iktidarının zorbacı yönetim şekline gerekli cevabın verildiği belirtilen açıklamada, “Bugüne kadar hep ‘millet iradesi’ diyerek yaptığı bütün haksızlıkları meşrulaştıran AKP iktidarı söz konusu olan Kürtler olunca millet iradesini ayaklar altına almaktan çekinmemiş ve seçmen iradesini hiçe sayarak Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerine kayyum atamıştır” ifadelerine yer verdi.
HDP İLE DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Bu haksız ve hukuksuz uygulamalara karşı bölge halkının, seçilmişlerin yanında olduklarını belirten PSAKD Genel Merkezi, başta CHP olmak üzere bütün muhalif partilere, sendikalara, demokratik kitle örgütlerine HDP ile dayanışma çağrısı yaptı.
Diyarbakır, Van ve Mardin’de yaşanan kayyumlara gerekli tepkinin verilmemesi halinde diğer bölgelerde de aynı şeylerinin yaşanılacağı kaydedilen açıklamada, mücadele çağrısında bulunularak, “Yaşanan bu hukuksuzluğa karşı bölge halkı ve HDP ile dayanışma içinde olduğumuzu belirtiyoruz ve halk iradesinin hiçe sayılarak Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerine kayyum atanmasını protesto ediyoruz. Halk iradesi gasp edilemez!” denildi.
PİRHA – İçişleri Bakanlığı tarafından Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine atanan kayyumlara ve gözaltılara tepki gösteren HDP, bu kayyumların siyasi birer darbe olduğunu belirtierek demokrasi mücadelesi veren herkesin tepki göstermesi gerektiği kaydetti.
İçişleri Bakanlığı; Diyarbakır, Van ve Mardin belediye eş başkanlarının görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Belediyelere atanan kayyumlara tepki gösteren HDP, belediye başkanlarının Diyarbakır’da yüzde 63, Mardin’de yüzde 56 ve Van’da yüzde 53 oyla seçildiğini hatırlatarak, İçişleri Bakanlığı’nın hukuksuz gerekçelerle belediye başkanlarının görevden aldığını belirtti. HDP, yaptığı yazılı açıklamada Belediye Meclis üyelerine ve belediyelerde çalışanlara yönelik ağır bir gözaltı operasyonun sürdürüldüğüne dikkat çekti.
“Bu yeni ve açık bir siyasi darbedir” denilen açıklamada, bunun Kürt halkının siyasi iradesine dönük düşmanca bir tutum olduğu, İçişleri Bakanlığı’nın hak ve özgürlüklerin gasp edilmesinin, provokasyonların, demokrasinin zerresini bile bırakmayan karar ve uygulamaların tetikçisi ve bir darbe odağı olduğu belirtildi.
Önceki kayyum dönemlerinde üç büyükşehir başta olmak üzere bütün belediyelerin kaynaklarının tüketildiği kaydedilen açıklamada, “İçişleri Bakanlığı ve iktidar, Sayıştay raporlarında da görüldüğü gibi kayyımlar aracılığıyla yolsuzlukların ve hırsızlıkların odağı olmuştur.
Bu iktidar ve İçişleri Bakanlığı geçmiş kayyım döneminde yapılmış olan yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarılmasını, halkın kaynaklarını çalıp çırpan kayyımların rezilliklerinin ortaya saçılmasını hazmedememiştir. Yerelde de asker ve sivil bürokrasi bu yolsuzluk düzeninden beslendiği için kayyımlar döneminin destekçisi olmuştur”denildi.
“BU İKTİDARIN DEMOKRATİK MEŞRUTİYETİ KALMAMIŞTIR”
HDP yaptığı yazılı açıklamada demokratik mücadele veren herkesin tepki göstermesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti;
“Bu iktidarın zerre kadar demokratik meşruiyeti kalmamıştır. Halkın iradesini gasp etmek, seçim sonucunda sandıkta kazanamadıklarını devlet şiddeti, zoru ve hilesi ile gasp etmek bu iktidarın, AKP-MHP ittifakının bir olağanı olmuştur. Bu uygulamaları halkımız asla kabullenmeyecektir. Daha önceden olduğu gibi iradesine, seçilmişlerine, partisine sahip çıkacaktır.
Halkın iradesini gasp eden, sandık iradesini ve seçimleri tanımayan bir iktidar karşısında tüm demokrasi güçlerini, vicdan sahibi tüm yurttaşlarımızı, Meclis içindeki ve dışındaki tüm muhalefet partilerini, sivil toplum kuruluşlarını, sendika ve meslek birliklerini, demokratik dernekleri dayanışmaya çağırıyoruz.
“SUSMAYIN, SUSMAK ONAYLAMAKTIR”
Bu iktidara karşı bütün meşru ve demokratik mücadele yollarını kullanmak hem anayasal hem de evrensel hukuktan kaynaklanan tartışılmaz bir haktır. Demokrasiyi ancak demokrasi güçlerinin ortak ve kararlı mücadelesi ile kazanabiliriz.
Türkiye’nin her bir köşesinde 31 Mart ve 23 Haziran’da oy kullanmış, AKP-MHP ittifakının kaybetmesi ve demokrasinin kazanması için çalışmış olan herkese çağrımızdır. Bu sadece HDP’nin ve Kürt halkının sorunu değildir; tüm Türkiye halklarının, tüm demokrasi güçlerinin ortak sorunudur. Susmayın, susmak onaylamaktır.” (HABER MERKEZİ)
PİRHA-İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır, Van ve Mardin belediye başkanlarının görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Siyasilerden de tepkiler gecikmedi.
İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır, Van ve Mardin belediye başkanlarının görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınması tepkilere neden olurken, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, “Türkiye bundan sonra başka bir Türkiye olarak yoluna devam eder. Artık demokrasi çıtası itibariyle bir kat daha aşağıya düşmüş bir yerden devam eder” dedi. CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ise “Bunun anlamı sadece demokrasinin iptal edilmesi değil, aynı zamanda halkın meşru siyasetten umudu kesmesinin istenmesidir” eleştirisinde bulundu.
MIZRAKLI: DARBE DURUMU
Görevden almaların önce sosyal medyada yer almasının ardından BBC Türkçe’ye konuşan Mızraklı, mevcut durumun hem parlamento hem de yerel yönetimler açısından yansımaları olacağını söyledi. “Burada çok farklı bir niyet var” diyen Mızraklı, şu açıklamayı yaptı:
“Bu, Türkiye’deki siyaset ikliminin başka bir yere evriltilmesi, bundan sonraki siyasetin aritmetiğinden tutun ruhuna kadar, Türkiye’deki demokrasi değerlerine kadar, temsili bütün mekanizmalara olan güveni sarsacak bir darbe durumudur.
Buna sadece görevden alma olarak bakmamak gerek. Ortaya çıkan durumun gerek parlamento düzeyinde seçilmişler açısından güçlü yansımaları olacak, gerekse de yerellerde seçilmişler açısından ciddi sonuçları olacak.
Türkiye bundan sonra başka bir Türkiye olarak yoluna devam eder. Artık demokrasi çıtası itibariyle bir kat daha aşağıya düşmüş bir yerden devam eder.”
“İZAH ETME İÇİN AKIL MANTIK YETMİYOR”
İkinci kez kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk, yeniden kayyum atanmasına tepki gösterdi. Türk, yaşananları akıl ve mantık ile izah edemeyeceklerini söyledi.
“Bunu izah etmek için mantık, akıl yetmiyor” diyen Türk, “Hukukun olmadığı, haksızlığın tavan yaptığı bir dönemi yaşıyoruz. Halkın iradesini tanımıyorlar ve buna da demokrasi diyorlar. Her şey açık bir şekilde ortada duruyor” dedi.
Kayyum olarak yolsuzluk, usulsüzlük ve rüşvetle gündeme gelen Vali Mustafa Yaman’ın yeniden atandığını da hatırlatan Türk, ülkedeki siyasetin antidemokratik olduğunun kanıtı olduğunu belirtti. “Siyasetin nasıl yürütüldüğü açık bir şekilde ortada” diye konuşan Türk, “Yaşananlar kanunsuzluk ve hukuksuzluktan başka bir şey değildir” ifadelerini kullandı.
BEKAROĞLU: GELİNECEK YER BURASI MI OLUNACAKTI?
Görevden almalara CHP’den ilk tepki, İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu’ndan geldi. Bekaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Diyarbakır, Van ve Mardin’de 4,5 ay önce seçilen belediye başkanları görevden alınarak, yerlerine valiler atandı. Gerekçe terör örgütlerine destek vermek. Bunun anlamı sadece demokrasinin iptal edilmesi değil, aynı zamanda halkın meşru siyasetten umudu kesmesinin istenmesidir” diyerek şunları ekledi: “İBB seçimlerini kazanmak için terör gerekçesi ile kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ı TRT’ye çıkaran AKP iktidarının, belediye başkanlarının 4,5 ayda terör suçlarını tespit edip görevden alması inandırıcı değildir. Bu durumun ülke bütünlüğüne herhangi bir katkısı olmayacaktır. Yazık, yazıklar olsun, bu kadar bedelden sonra gelinecek yer burası mı olacaktı? Ahmet Türk’ün belediye başkanı seçilmesini içine sindiremeyen bir zihniyetin Türkiye’nin Kürt sorununu çözmek diye bir niyeti olamaz. Bu kafa Kürt ve terör sorununu çözmez, sadece kullanır.”
ÖZEL: AKP FAŞİZMİ SEÇTİ
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de, görevden almaları eleştirdi. Özel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Son yol ayrımındaki AKP iktidarı yine demokrasiyi değil faşizmi seçti. Büyük çoğunlukla halkın tercih ettiği belediye başkanlarını görevden almak, iktidarın kendi varlığını tartışmaya açmasıdır. Seçimle gelen artık seçimle gitmiyorsa iktidarı elinde tutan darbecidir, faşisttir!” dedi.
PAYLAN: SUSTUKÇA SIRA ANKARA’YA, İSTANBUL’A DA GELİR
HDP Milletvekili Garo Paylan ise halkın iradesine darbe yapıldığını belirterek, tüm toplumu tepki vermeye çağırdı. Paylan, “Dört ay önce halkın ezici çoğunluğuyla geri aldığımız Diyarbakır, Van, Mardin belediyelerine yine kayyım atadılar. Halkın iradesine yapılan bu alçakça darbeye karşı bütün siyasi partiler ve toplum tepki vermelidir. Sustukça sıra Ankara’ya da İstanbul’a da gelir…” uyarısında bulundu.