Etiket: vecihi timuroğlu kütüphanesi

  • ‘Fotoğraflarla Zamana Yolculuk (1914-2010 Dersim)’ fotoğraf sergisi açıldı-VİDEO

    ‘Fotoğraflarla Zamana Yolculuk (1914-2010 Dersim)’ fotoğraf sergisi açıldı-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de ‘Fotoğraflarla Zamana Yolculuk (1914-2010 Dersim) Fotoğraf Sergisi’ açıldı.

    Dersim Belediyesi ve Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi ortaklığında Seyit Rıza Meydanı’nda Fotoğraflarla Zamana Yolculuk (1914-2010 Dersim) Fotoğraf Sergisi açıldı.

    Dersimli yurttaşların yoğun katıldığı fotoğraf sergisine Dersim Belediye Eş Başkanları Birsen Orhan ve Cevdet Konak, Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, yazarlar ve sanatçılar katıldı.

    Sergide 1938 Katliamı, 1980 Darbesi ve 1994 köy boşaltmaları ile o dönemin yaşam koşullarının anlatıldığı fotoğraflar yer aldı.

    Fotoğraf sergisinin ardından Bedriye Topaç ve Seyfi Muxundu şiir, Ceren Aytaç, Şevin ve Hozan Aram müzik dinletisi gerçekleştirildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Depremde hayatını kaybeden Akademisyen Mehmet Yıldırım anısına kütüphane -VİDEO

    Depremde hayatını kaybeden Akademisyen Mehmet Yıldırım anısına kütüphane -VİDEO

    PİRHA-6 Şubat’ta Maraş merkezli depremlerde Hatay’da hayatını kaybeden Dersimli Akademisyen Mehmet Yıldırım’ın anısına Dersim’de Mehmet Yıldırım Kütüphanesi’nin açılışı yapıldı. Açılışta konuşan Mehmet Yıldırım’ın babası Ali Yıldırım, “Ben Hatay’da depremde evladımı kaybettim ama Dersim öz dilini, kültürünü, klamlarını, ağıtlarını ve tarihi hafızasını yitirdi” dedi.

    6 Şubat’ta Maraş merkezli depremlerde Hatay’da hayatını kaybeden Dersimli Akademisyen Mehmet Yıldırım’ın anısına Dersim’de Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi bünyesinde Mehmet Yıldırım (Dersimli Memed) Kütüphanesi’nin açılışı yapıldı.

    Kütüphanede Mehmet Yıldırım’ın evinin enkazından çıkarılan bazı kitapları, özel eşyaları ve fotoğrafları bulunuyor. Yıldırım, Dersim’e dair belgeler ve kültürel hafızaya dayalı yürüttüğü çalışmalarla biliniyordu.

    Açılışa Mehmet Yıldırım’ın ailesi, Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan ve çok sayıda kişi katıldı.

    “MEHMET YILDIRIM’I UZUN SÜRE YAŞATACAK BİR ALAN YARATILDI”

    Mehmet Yıldırım’ın depremde enkazdan çıkan araştırmaları ve kitaplarını Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi’ne getirdiklerini söyleyen Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, “Kütüphanemizde Mehmet Yıldırım’ı uzun süre yaşatacak bir alan yaratıldı. Mehmet Yıldırım anısına yapılan kütüphaneyle birlikte hep aklımızda, hep yüreğimizde hep bizimle yaşayacak” dedi.

    “DERSİM TARİHİ HAFIZASINI KAYBETTİ”

    Mehmet Yıldırım’ın kütüphanesinin açılması için kendilerine destek veren Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu ve Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan’a teşekkür eden Mehmet Yıldırım’ın babası Ali Yıldırım, “Ben Hatay’da depremde evladımı kaybettim ama Dersim öz dilini, kültürünü, klamlarını, ağıtlarını ve tarihi hafızasını yitirdi” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersimli Akademisyen Mehmet Yıldırım’ın enkazdan cansız bedeni çıkarıldı
    -Depremde hayatını kaybeden Akademisyen Mehmet Yıldırım, Dersim’de toprağa sırlandı-VİDEO

  • Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, Dersim Katliamı sergisi düzenledi-VİDEO

    Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, Dersim Katliamı sergisi düzenledi-VİDEO

    PİRHA-Dersim Katliamı’nın üzerinden tam 85 yıl geçti. Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, Dersim Belediyesi önünde fotoğraf, belgeler ve dönemin gazeteleriyle 1937-1938 Dersim Katliamı sergisi düzenledi.

    Dersim Katliamı’nın üzerinden tam 85 yıl geçti. 85 yıl önce Dersim’in önde gelenlerinden Seyid Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan mahkeme sonucunda Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi.

    Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, Dersim Belediyesi önünde fotoğraflar, belgeler ve dönemin gazeteleriyle 1937-1938 Dersim Katliamı sergisi düzenledi. Sergiye Dersimli yurttaşlar yoğun ilgi gösterdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, Dersim Katliamı sergisi düzenleyecek-VİDEO

    Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, Dersim Katliamı sergisi düzenleyecek-VİDEO

    PİRHA-Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, 15 Kasım’da Dersim Belediyesi önünde fotoğraf ve belgelerle 1937-1938 yılındaki katliam için sergi düzenleyecek. Dersim Katliamı’nın sıradan bir katliam olmadığını vurgulayan Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, “Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi arşivinde bulunan orijinal belgeleri, fotoğrafları, yazışmaları, o dönemin gazetelerini ve Dersim Katliamı’nda bulunan bir subayın günlüğünü sergileyeceğiz” dedi.

    85 yıl önce Dersim’in önde gelenlerinden Seyid Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi.

    Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, 15 Kasım’da saat 11.00-16.00 saatleri arasında Dersim Belediyesi önünde fotoğraf ve belgelerle, dönemin gazeteleriyle 1937-1938 Dersim Katliamı sergisi düzenleyecek.

    “DERSİM’DE KATLEDİLENLERİN ÇOCUKLARI VE TORUNLARIYLA YÜZLEŞİLMESİ GEREKİYOR”

    Dersim Katliamı’nın sıradan bir katliam olmadığını vurgulayan Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, “Bir halkın dilini, kültürünü ve inancını bir bütün olarak yok etme planı. Bugüne kadar hep isyan, başkaldırma olduğu söylendi ancak günümüze gelindiğinde elde edilen belgelerle bunun böyle olmadığı ortaya çıktı. O dönemde katledilenlerin sayısı resmi rakamların çok üzerinde. O dönemi yaşayan tanıkların anlatımına bakıldığında çok büyük bir katliam olduğu ortaya çıkıyor. Katledilen binlerce insanın ve idam edilenlerin mezar yerleri açıklanmalı, evlatlık verilen çocukların akıbetinin ne olduğu ve göç ettirilen binlerce aileye ne olduğu hakkında bilgi verilmeli. Dersim’de katledilenlerin çocukları ve torunlarıyla yüzleşilmesi gerekiyor” dedi.

    Özcan, yarın yapılacak sergiye ilişkin de şunları söyledi:

    “Dersim Belediyesi önünde sergi olacak ve Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi arşivinde bulunan orijinal belgeleri, fotoğrafları, yazışmaları, o dönemin gazetelerini ve Dersim Katliamı’nda bulunan bir subayın günlüğünü sergileyeceğiz. Katliamın ne kadar büyük olduğunu sonradan çıkan belgelerle yeni yeni görüyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Ankara Dersimliler Derneği’nden sergi, panel ve dinleti etkinliği-VİDEO

    Ankara Dersimliler Derneği’nden sergi, panel ve dinleti etkinliği-VİDEO

    PİRHA- Ankara Dersimliler Derneği, Tunceli Belediyesi ve Çankaya Belediyesi sergi, panel ve dinletilerin yer aldığı ortak etkinlik gerçekleştirdi. Panelde konuşan Akademisyen Çağlar Deniz, “Aleviliğin yazılı kaynaklarının az olduğuna dair de bir kanı var. Ancak bu doğru değil. Çünkü 1400 senedir otoriteye karşı gelmiş inançsal bir hareket yazılı kaynağı olmadan devam edemez, bugünlere gelemezdi” dedi.

     

    Ankara Dersimliler Derneği, Tunceli Belediyesi ve Çankaya Belediyesi sergi, panel ve dinletilerin yer aldığı ortak etkinlik gerçekleştirdi.

    Çankaya Belediyesi’ne ait Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleşen etkinlik kapsamında, Tunceli Belediyesi Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi Yusuf Cengiz Sergi Salonu’ndan getirilen yazma eserler, şiar ve yazar mektupları, belgeler ve fotoğraflar sergilendi.

    “DERSİM’DE KURULAN KÜTÜPHANEYİ BÜYÜTMEK HEPİMİZİN SORUMLULUĞUNDADIR”

    Etkinlik Ankara Dersimliler Derneği Başkanı Çiğdem Camkıran’ın açılış konuşmasıyla başladı. Camkıran konuşmasında, Dersim’de kurulan kütüphanenin öneminden bahsederek; “Bu değerli kütüphanemizi öncelikle Dersim sonrasında ülke için büyütmek ve güçlendirmek hepimizin sorumluluğundadır. Bugünün ayrıca bir önemi var. Değinmek istiyorum. 27 yıl önce gerçekleşen Gazi Katliamı’nın ve Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Mayıs ayında idam edilişlerine de yaklaştığımız günlerdeyiz. Bu hususta şunları belirtmek istiyorum. O gün o katliamları yapanlar bugün iktidardalar ve hala aynı zihniyetteler. O günlerden bugünlere bu zihniyet hala devam ediyor. Bu düzene karşı mücadele eden Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını, ayrıca Gazi Katliamı’nda hayatını kaybedenleri saygı ve şükranla anıyorum. Sözümü Deniz Gezmiş’in idam sehpasında söylediği son sözleri ile bitirmek istiyorum. Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği” ifadelerini kullandı.

    “İKTİDAR KÜTÜPHANELERİN İÇİNİ BOŞALTTI VE KÜLTÜR HAFIZASINI SİLDİ”

    Camkıran’ın açılış konuşmasının ardından panele geçildi. Çiğdem Camkıran’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde ilk olarak sözü Şair-Yazar Ahmet Telli aldı. Telli, Türkiye’nin kültür politikasına dair ve şairlerin yazarların kütüphanelerine dair bir konuşma yaptı. Telli’nin ardından sözü Gazeteci-Yazar Atilla Aşut aldı. Aşut ise konuşmasında, kütüphanelerin ve arşivlerin günümüzde ve gelecekteki değerinden bahsetti. AKP iktidarının günümüzde kütüphanelere yeteri kadar değer vermediğine vurgu yapan Aşut, Ankara’da bulunan Milli Kütüphane’den bahsederek, iktidarın bu kütüphanede bulunan kitapları hurda niyetine sattığını ve bu kütüphanenin içerisini boşaltarak bazı kitapları da Sarayda bulunan Beştepe Millet Kütüphanesi’ne taşıttığını aktardı. Milli Kütüphane’nin ve içindeki eserlerin bu ülkenin en önemli değerlerinden biri olduğunu söyleyen Aşut, bu kütüphanenin ve eserlerin yok edilmesi ile bir kültür hafızasının da silindiğini kaydetti.

    “1400 SENEDİR OTORİTEYE KARŞI GELMİŞ İNANÇSAL BİR HAREKET YAZILI KAYNAĞI OLMADAN BUGÜNLERE GELEMEZDİ”

    Panelde konuşmacılar arasında yer alan Serpil Güvenç rahatsızlığı nedeniyle panele katılamadı. Atilla Aşut’un ardından Akademisyen Çağlar Deniz söz aldı. Alevi el yazması eserlerinin içeriğinden ve bunların Alevilik için öneminden bahseden Deniz, şunları dile getirdi:

    “Alevilikle ilgili çalışmalara başladığımızda kamuoyunda Alevilikle ilgili bilinen birçok şeyin aslında çok büyük bir hurafe olduğunu da görmeye başladık. Özellikle Sünni kültürden gelen bir insansanız bu sizi daha çok şaşırtıyor. Çünkü yıllarca beraber yaşadığınız insanlar hakkında saçma bilgiler kafanıza doldurulmuş, bunu anlıyorsunuz. Bazı Aleviler de bu hurafelere inanıyor. Aleviliğin yazılı kaynaklarının az olduğuna dair de bir kanı var. Ancak bu kanı doğru değil. Çünkü 1400 senedir otoriteye karşı gelmiş inançsal bir hareket yazılı kaynağı olmadan devam edemez, bugünlere gelemezdi. Aslında Alevi yazılı kaynaklar daha fazla. Aleviler her daim iktidarlar tarafından baskılandılar ve o baskıya karşı kendilerini ifade edecek bir alan yaratmalıydılar. Bunlar da yazılı kaynaklar oldu. Aleviler hem Osmanlı döneminde hem Cumhuriyet döneminde iki önemli büyük soykırımdan geçtiler. O dönemlere ait Alevilik inancına ait yazılı eserlere her zaman ulaşmaya çalıştık. Tabii birçoğu iktidarlar tarafından yakıldı, yok edildi ancak toplayabildiğimiz kadarını bir araya getirdik. Dersim’de Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi’nde birleştirdik. Elimizden geldiğince de Aleviliğe dair var olan bütün yazılı eserleri toplamaya ve bir kütüphane çatısı altında birleştirmeye devam edeceğiz.”

    “BİR ÜLKENİN AYDINLARI, SANATÇILARI, YAZARLARI O ÜLKENİN AYNASIDIR”

    Deniz’in ardından son olarak Yazar Mesut Özcan söz aldı. Özcan, Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi ve Yusuf Cengiz Sergi Salonu’nda yer alan kütüphanelere, mektuplara ve belgelere ilişkin bir konuşma yaptı. Özcan konuşmasında şunları kaydetti:

    “Genel olarak bakarsak bir ülkenin aydınları, sanatçıları, yazarları o ülkenin aynasıdır. Küçük ölçekte bakarsak da bir ilin şairi, yazarı, sanatçısı, aydını o ilin aynasıdır. Dersim’de kitap, mektup, el yazması, belge gibi birçok yazılı eser mevcut. Tunceli Belediyesi de açmış olduğu bu kütüphane ile birçok eseri bir araya toplamış ve onlara sahip çıkmış durumdadır. Bizim topladığımız, elde ettiğimiz yazılı eserlerde geçmişimiz, tarihimiz var. Bu kütüphaneyi Dersim’de açmamızın sebebi Dersimlilerin bu kütüphaneye çok fazla sahip çıkması ve gelecek nesillere aktarma ve koruma noktasında verdikleri güvenden kaynaklı oldu.”

    “KÜTÜPHANEYİ OLUŞTURDUK ANCAK YARIN KAYYUM ATANIR DA ESERLER YOK OLUR DİYE KAYGILIYIZ”

    Panelin ardından kapanış konuşmasını yapmak için Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu kürsüye çıktı. Maçoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Panelde konuşan akademisyenlerimiz, yazarlarımız her şeyi söylediler. Üstüne ekleyeceğim çok fazla bir şey yok. Ben belediye başkanı olarak elimden geldiği kadar bölgeme, kültürüme katkıda bulunmaya çalışıyorum. Bu kütüphaneyi oluşturduk ancak şöyle bir kaygıda oluştu herkeste ne yazık ki. Yarın bir gün bir kayyum atanır ya da başka bir şey olursa bu kütüphanede topladığımız değerli eserler yok edilebilir. Maalesef haklı da bir kaygı. Çünkü anayasa, kanun, hukuk, kararname hiçbir şekilde hiçbir şeyi tanımayan bir iktidar var karşımızda. Biz her şeye karşın bu kütüphanemizi koruma altına almak için çeşitli protokoller yapıyoruz. Elimizden geldiğince korumaya da çalışacağız.” Maçoğlunun yaptığı kapanış konuşmasının ardından etkinlik Gülseren Kılıç ve Çetin Gül’ün verdiği müzik dinletisi ile son buldu.

    PİRHA/ANKARA

  • Dersim’de, Yusuf Cengiz Sergi Salonu açıldı

    Dersim’de, Yusuf Cengiz Sergi Salonu açıldı

    PİRHA-Dersim’de Vecihi Timuroğlu Kütüphanesinde Yusuf Cengiz Sergi Salonu açıldı. Vecihi Timuroğlu Kütüphanesin sadece edebiyat, tarih ve sanat kütüphanesi olarak değil aynı zamanda Alevilik için de bir merkez haline geleceğini ifade eden Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, “Genelde Türkiye’nin özelde ise Dersim’in geçmişe dair hafızasını bir araya getirerek hem geçmişi geleceğe aktaracaklarını hem de her anlamda yaşanan asimilasyona karşı ciddi bir duruş sergileyeceğiz” dedi.

    Dersim Katliamı’nın merkezi olarak nitelendirilen askeri kışla binası Tunceli Müzesi açılmış ve halktan yoğun eleştiri almıştı. Yaklaşık 50 bin kitap bulunan Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi içerisinde Yusuf Cengiz Sergi Salonu açıldı.

    Birçok mektup, belge ve fotoğrafın yer aldığı Yusuf Cengiz Sergi Salonu’nun açılışına Yusuf Cengiz’in oğlu iş insanı ve yazar Hüseyin Cengiz, Dersim Milletvekili Alican Önlü, HDP PM Nesimi Aday, HDP Dersim İl Eş Başkanları Nurşat Yeşil, İbrahim Kasun ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) eski başkanlarından Yusuf Cengiz’in anısına çocukları tarafından düzenlenen sergi salonunda aralarında Cemal Süreyya, Ahmed Arif, Yılmaz Güney, Enver Gökçe, Sait Kırmızıtoprak, Nazım Hikmet, Abdullah Nefes, Can Yücel gibi pek çok şair ve yazarın el yazısı mektup ve şiirleri, Avukat Halit Çelenk’in Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının savunmasını yazdığı daktilosu, belgeleri, Alevi el yazmaları ve cönklerinin yanı sıra Dersim tarihi ile ilgili belge ve fotoğrafları var. Dersim mebusu Hasan Hayri beyin 1912 yılında eşiyle evlenirken düzenlenen çeyiz senedi, Dr. Şivan’ın mektupları ve fotoğrafları, Dr. Nuri Dersimi’nin fotoğrafları, 1937-38 katliamında sürgüne gönderilen bazı ailelere ait fotoğraflar, 1980’li yılların başlarında Kenan Güven tarafından Kuran kurslarına gönderilen Dersimli çocuklara ait belgeler, Alevi el yazmaları ve cönklerin yansıra 1716 yılında yazılmış oldukça hacimli olan bir Yeniçeri el yazması ve fütüvvetnameler bulunmakta.

    “KÜTÜPHANE ALEVİLİK İÇİNDE BİR MERKEZ HALİNE GELECEK”

    Kütüphane içerisinde gelecekte bir Alevilik bölümü oluşturacağını, burada el yazmaları ula birlikte Ocak mensuplarının, pirlerinin ve rayberlerinin yazmalarını, kişisel bazı eşyalarını sergileyeceklerini söyleyen Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, “Kütüphanenin sadece edebiyat, tarih ve sanat kütüphanesi olarak değil aynı zamanda Alevilik içinde bir merkez haline gelecek. Genelde Türkiye’nin, özelde ise Dersim’in geçmişe dair hafızasını bir araya getirerek geçmişi geleceğe aktaracaklarını hem de her anlamda yaşanan asimilasyona karşı ciddi bir duruş sergileyeceğiz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Mesut Özcan: Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi Dersim’e çok büyük katkı sağlayacaktır-VİDEO

    Mesut Özcan: Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi Dersim’e çok büyük katkı sağlayacaktır-VİDEO

    PİRHA-Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi’nin açılışı 30 Temmuz’da Dersim’de yapılmıştı. Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi hakkında merak edilenlere dair PİRHA’ya konuştu. Özcan, “Bu kütüphane sadece Dersim’de değil Türkiye’de örnek bir model. Burada olan birçok kitap bugün piyasada olmayan veya çok nadir bulunan kitaplar o yüzden Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi Dersim’e çok büyük katkı sağlayacaktır” dedi.

    Dersim Belediyesi bünyesinde Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan’ın öncülük ettiği Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi’nin açılışı 30 Temmuz’da gerçekleşti.

    Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi’nin Dersim’e nasıl katkısı olacağına ve ilerleyen yıllardaki çalışmalarına dair PİRHA’nın sorularını yanıtladı.

    “HEM TÜRKİYE HEM DE DERSİM’İN TARİHİNİ KÜTÜPHANEMİZDE SERGİLİYORUZ”

    PİRHA: Kütüphanenin ismi neden Vecihi Timuroğlu?

    MESUT ÖZCAN: Vecihi Timuroğlu dergimiz Munzur’un da yazarlarından biriydi ve Ankara’da çok sık görüştüğümüz bir yazardı. Vecihi Timuroğlu ile yıllar önce tanıştığımızda onun kütüphanesini alıp Dersim’e taşımayı düşünmüştüm. Ama ne yazık ki sağlığında bunu başaramadık, 2014 yılında vefatından sonra eşi Ayşe Çakır Timuroğlu’ndan kütüphanesini aldık ve bizim Dersim’e kütüphaneyi oluşturma serüvenimiz böyle başladı. Vecihi Timuroğlu kütüphanesi ile birlikte Dersim’e başka kütüphaneleri de aldık. Örneğin; Profesör Cevat Geray, Doktor Ali Nejat Ölçer, Mimar Hasan Sökmen ve Hozatlı Akademisyen Doçent Doktor Abidin Emre’nin kütüphanelerini aldık. Tabi bu kütüphaneleri bir araya getirince şuan için kitap sayımız 30 bine yakın.

    Kütüphanede Dersim 1937-1938 Katliamında öldürülen, sürgüne gönderilen kişilere ait fotoğraflar var. Yine Doktor Şiwan’ın (Sait Kırmızıtoprak) yazdığı mektuplar var. 1980 sonrası Kenan Güven döneminde Dersim’den toplanıp Kuran Kursuna gönderilen öğrencilere ilişkin belgeler var. Dolayısıyla hem Türkiye’nin özelde Dersim’in tarihinin belgelerini kütüphanemizde sergiliyoruz. Vecihi Timuroğlu kütüphanesinde hem bağışlayan kişilerin adıyla kütüphanelerimiz var, hem de bize bağışlanan mektuplar, belgeler ve fotoğraflarda kütüphane içerisinde bulunan sergi salonlarında cam sehpalarda kime aitse onun adıyla sergilenmektedir. Dolayısıyla aslında bu Türkiye’de belki bir ilk Kütüphane-müze çünkü bu bir kişiye ait kütüphane ve müze değil birçok kişiye ait belgeler, fotoğraflar, mektuplar bulunuyor. Dersim’e böyle bir kütüphane ve müze kurduğum için çok mutluyum.

    “KÜTÜPHANE BİR BÜTÜN OLARAK DERSİM’E ÇOK ŞEY KATACAKTIR”

    -Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi’nin Dersim’e katkısı nasıl olacak?

    Bu kütüphane sadece Dersim’de değil Türkiye’de örnek bir model. Zaten burada doğru dürüst bir kütüphane yok, Munzur Üniversitesi’nin kütüphanesi var mı varsa da ne var içerisinde bilmiyorum. Kültür Müdürlüğü’ne bağlı kütüphane var ama içerisinde ne var bilmiyorum. Bizim kütüphanemizin özelliği; biz arşivleri özel kütüphaneye alarak buraya taşıdık. Kütüphanemizde olan birçok kitap bugün piyasada olmayan ve çok nadir bulunan kitaplar o yüzden şüphesiz Dersim’e çok büyük katkı sağlayacaktır. Kütüphanenin açılacağına dair medya bilgiler paylaşılınca Ankara’dan, İstanbul’dan ve başka yerlerden bizi arayarak bazı kitapları sordular varsa sizin kütüphanenizde çalışmak istiyorum diyenler oldu. Evet, çoğunlukla Dersim’e ait belgeler, kitaplar, mektuplar var ama bu kütüphane bir bütün olarak Dersim’e çok şey katacaktır diye düşünüyorum. Hem müzesiyle, hem kütüphanesiyle, hem de yerel olarak sergilediğimiz etnografik malzemesiyle Dersim’e çok şey katacaktır.

    “SEYYAR KÜTÜPHANE OLUŞTURMAK İSTİYORUZ”

    -İlerleyen yıllarda nasıl çalışmalarınız olacak?

    Kütüphanemizde şuan bulunan kitap sayısı yaklaşık 30 bin ve yaklaşık iki binin üzerinde orijinal mektup, not, belge ve fotoğraf var. Yakın bir zamanda içerisinde bize bağışlanan veya benim aldığım başka yazar ve şairlere, siyasetçilere ait kütüphaneleri önümüzdeki aylarda buraya taşıyacağız. Gelecek için şunu söyleyebilirim, kütüphanenin henüz bir envanteri çıkarılmadı, envanteri çıkardığımız zaman dünyanın herhangi bir yerinden birisi bu kütüphaneye girdiği zaman bu kütüphanede ki kitapları görerek kullanabilecektir. Düşündüğüm başka bir şey ise burada bulunan bazı belgeleri, kitapları seyyar bir kütüphane oluşturarak Dersim merkez veya ilçelerdeki bazı okullarda sergilemek ve belki bunu biraz daha büyüterek Türkiye’nin farklı bölgelerinde belediyelerle iş birliği yaparak seyyar kütüphane, sergi açmak istiyorum. Dolayısıyla bugünün çocuklarında yarın için anılar oluşturmak istiyoruz. Bugün okula giden bir öğrenci Cemal Süreyya’yı, Ahmed Arif’i ya da Yılmaz Güney’i sadece isim olarak bilmemeli onun el yazısına görüp, dokunabilmeli ve geleceğe dair anılar biriktirmeli.

    Cihan BERK/DERSİM