Etiket: veli-der ankara şubesi

  • Ankara Veli-Der: Ankara’da yüz yüze eğitime hazır olan okul oranı çok düşük -VİDEO

    Ankara Veli-Der: Ankara’da yüz yüze eğitime hazır olan okul oranı çok düşük -VİDEO

    PİRHA- Veli-Der Ankara Şubesi’nin ‘Sürdürülebilir eğitim istiyoruz’ başlığıyla yaptığı basın açıklamasında konuşan şube başkanı Hülya Daran Deveci, “Ankara’da yüz yüze eğitime hazır olan okul oranı çok düşük. Birçok okulda temizlik görevlisi olmadığı gibi okullarda hijyenin sağlanması için gerekli önlemlerde alınmıyor” dedi.

    Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) tarafından birçok farklı ilde eş zamanlı basın açıklaması yapıldı. Açıklamalarda yüz yüze eğitim için gerekli tedbirlerin alınması talep edildi.

    Veli-Der Ankara Şubesi’nde yapılan açıklamayı şube başkanı Hülya Daran Deveci okudu. Deveci açıklamasında, Ankara’da yüz yüze eğitime hazır olan okul oranının çok düşük olduğunu belirterek, eğitim yapılan okullardaki sınıf mevcudunun çoğu yerde 40 kişiyi geçtiğini söyledi.

    Deveci ayrıca birçok okulda temizlik görevlisi olmadığını da vurgulayarak okullarda hijyen sağlanmadığını, bunun için gerekli önlemlerin alınmadığını da kaydetti.

    “SINIFLARIN SEYRELTİLMESİ GEREKİYOR”

    ‘Aç-Kapa Değil, Sürdürülebilir Eğitim İstiyoruz’ başlığı altında yapılan açıklamada Deveci şunları dile getirdi:

    “Okulların açılmasına 3 gün kalmış olmasına rağmen halen belirsizliklerin sürüyor olması, sorularımızın yanıtsız kalması ve alınması gereken önlemlerin alınmamış olması kaygılarımızı artırıyor, endişelerimizi güçlendiriyor. Sınıflar seyreltilmeden fiziksel mesafenin sağlanamayacağı; fiziksel mesafe sağlanmadan ise bulaş riskinin önlenemeyeceği çok açık. Bunu yapmanın tek koşulu sınıfları seyreltmektir. Sınıfları seyreltmekte ancak ek derslik ve ek öğretmen ataması ile mümkündür. Ancak okulların açılmasına 3 gün kalmış olmasına rağmen bu konuda atılmış bir adım veya yapılan bir düzenleme yok.”

    “AŞILAMA YAYGINLAŞTIRILMALI”

    MEB yetkililerine seslendiklerini belirten Deveci sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Sınıf mevcutlarını azaltmadan öğrenci ve öğretmenleri salgından nasıl koruyacaksınız? Yaşanılacak bir olumsuzluğun sorumluluğu kimlerde olacak? Hesabını kim verecek? Biz veliler çocuklarımızın bu bilinmezlik ve risk içerisinde okullarda bulunmasının yaratacağı olumsuzluklardan kaygılanıyoruz ve MEB yöneticilerini göreve çağırıyoruz. Aşılamanın yaygınlaştırılmaması, eğitim emekçilerine ve velilere yönelik açıklamalarda aşılanmanın sadece önerilmesi, aşı olmayanların eğitim ortamlarında bulunması; bilim insanlarının delta varyantının çocukları da etkilediği 12 yaş üstünün de aşılanması gerektiği konusundaki uyarılarına rağmen sadece 15 yaş üstünün aşı hakkının olması endişelerimizi artırıyor. Yüz yüze eğitimin sürdürülebilir olduğu ülkelerde alınması gereken önlemler son derece açık olmasına, bilim insanlarının delta varyantının çocukları da etkilediği uyarılarına, vaka sayılarının artışı ve can kayıplarına rağmen aylardır gerekli önlemlerin alınmamasının bir tercih olduğunun farkındayız. Tüm çocuklarımızın eğitim hakkından sorumlu olan MEB’ in önceliğinin çocuklarımızın kamusal eğitim hakkı olmadığını görüyoruz.”

    “OKULLAR ŞU ANKİ DURUMUYLA AÇILIRSA TEKRAR KAPANACAK”

    Yüz yüze eğitimde gerekli önlemlerin alınması noktasında gerekenlerin bir an önce yapılması için çağrıda bulunan Deveci; “Salgın süresince yaşayarak gördük ki gerekli önlemler alınmadan okulların açılması durumunda yüz yüze eğitime tekrar ara veriliyor. Okulların şu anki koşullarla açılması ve devamında da gerekli önlemlerin alınmaması durumunda okullar tekrar kapanacak. Biz veliler, çocuklarımız kaybedecek tek bir güne dahi tahammülümüzün kalmadığı noktadayız. Bugün Veli-Der olarak ülkenin her yerinde eylemdeyiz. Yetkilileri önlemler alınması noktasında bir kez daha uyarıyoruz; kamu kaynakları, bütçe biz velilere, halka aittir, kamusal eğitim için kullanılmak zorundadır” dedi.

    “SÜRDÜRÜLEBİLİR EĞİTİM İSTİYORUZ

    Alınması gereken önlemleri sıralayan Deveci son olarak şunları aktardı:

    “Aşı, hijyen, temizlik, fiziki mesafe; tüm önlemler bütünlüklü bir şekilde hayata geçirilmelidir. Yüz yüze eğitim ve telafi eğitimi için acilen bütçe ayrılmalıdır.40-50-60 kişilik sınıflarda Sağlık Bakanı’nın da belirttiği 2 metrelik mesafenin sağlanması imkansızdır. Sınıf mevcutları azaltılmalı, acilen yeterli öğretmen ataması yapılmalı ve ek derslik sağlanmalıdır. Aşı en temel kamusal haktır, aşılanma yaygınlaştırılmalıdır. Bilgilendirme için kampanyalar yürütülmelidir. Tüm eğitim kurumlarında hijyen, temizlik sağlanmalı, gerekli fiziksel koşullar hayata geçirilmelidir. Şeffaf bilgi en temel hakkımızdır. Okulların çevrimiçi platformlarında yapılan hazırlıklar, alınan önlemler paylaşılmalıdır. Eğitim alanında alınacak tüm kararlar alanın özneleriyle birlikte kararlaştırılmalıdır.6 Eylül’ e kadar tüm kaygılarımızın giderilmesini ve sorularımızın yanıtlanmasını bekliyoruz. Çocuklarımız bizim geleceğimiz, geleceğimizi savunmakta kararlıyız. Tüm velileri, ortak geleceğimize sahip çıkan herkesi ülkenin her yerinde çocuklarımızın kamusal eğitim hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Aç-kapa değil sürdürülebilir eğitim istiyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Tüm okullar hiç bir ön koşula bakılmaksızın güvenli olarak açılsın!-VİDEO

    ‘Tüm okullar hiç bir ön koşula bakılmaksızın güvenli olarak açılsın!-VİDEO

    PİRHA-Ankara’daki birçok meslek örgütü, “Okullar koşulsuz açılmalı eğitim kesintisiz sürmeli” talebiyle basın açıklaması yaptı. Okunan ortak metinde okulların kapalı tutulmasından kaynaklı toplumsal zararların arttığına vurgu yapılıp, “Tedbirler alınarak okullar açılsın” denildi.

    Ankara Tabip Odası, Eğitim Sen Ankara Şubeleri, Eğit-Der, Veli-Der Ankara Şubesi, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Öv-Der Ankara Şubesi, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Öğretmenleri Derneği, okulların açılması talebi ile basın açıklaması yaptı.

    “ÇOCUKLARIN FİZİKSEL VE RUHSAL GELİŞİMLERİ ETKİLENMEKTE”

    Ankara Tabip Odası’nda yapılan basın açıklamasındaki ortak talep; okulların zamanında açılıp eğitimin kesintisiz sürmesi oldu. Kurumlar adına basın açıklamasını okuyan ATO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Haydar Can Dokuyan, okulların 16 Mart 2020’de kapatıldığına dikkat çekerek “Türkiye, OECD ülkeleri arasında ilkokulları en uzun süre kapatan ülke olmuştur” dedi. Dokuyan, AVM, restoran, fabrika ve iş yerlerinin açık haldeyken okulların kapatılmasını eleştirip şu açıklamayı yaptı:

    “Bu durum virüsün yayılımından ziyade Türkiye’nin bilimsel akıldan uzak, hatalı pandemi politikaları ve eğitime bakış açısından kaynaklanmaktadır.

    Pandemi süreci boyunca yapılan bilimsel çalışmalar göstermiştir ki; okulların, özellikle de ilkokulların, kapalı olması salgının yayılmasında, bulaş zincirinin kırılmasında etkili bir yöntem olmadığı gibi çocukların fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişimlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu tutum telafisi mümkün olmayacak sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

    Ülkemizde de okullarla ilgili belirsizlikler, aç kapa politikaları ve eğitimde var olan eşitsizlikler pandemi ile birlikte artmıştır. Bu durum hem öğrenci hem de velilerin kaygılarının artmasına neden olurken, çocukluk çağı depresyonlarında da bariz artış görülmüştür. Hem çocuk ve gençlerin, hem de ebeveynlerin psikolog ve psikiyatristlere başvurularında ciddi artış gözlenmiştir.

    Fiziksel gelişimleri de etkilenen çocuklarda, hareketsizliğe bağlı kas ve kemik ağrıları gelişmektedir. Bu durumun yol açtığı metabolik hastalıklar her geçen gün daha fazla çocuk ve genci etkilemekte ve ileriye yönelik ciddi sağlık sorunlarına zemin oluşturmaktadır.

    Okulların kapalı tutulmasından kaynaklı toplumsal zararlar pek çoktur. Sosyoekonomik düzeyi düşük olanlar, kırsal bölgede yaşayanlar, kırılgan gruplar ve ana dilinde eğitim almayan gruplar bu durumdan daha çok etkilenmişlerdir.

    Evde kalmak; çocuklar için ağır ihmal, istismar, işçi olarak çalıştırılma, erken yaşta evlendirilme, örgün eğitimden tamamen kopma ve sosyal bireyler olabilmeleri için en önemli dönemin kaçırılması gibi pek çok olumsuzluğu birlikte getirmektedir.”

    DİJİTAL BAĞIMLILIK UYARISI!

    Dr. Haydar Can Dokuyan, uzaktan eğitime erişebilenlerde de eğitim ve öğretimin amacına ulaşmadığına vurgu yaparak sözlerine şu sözlerle devam etti:

    “Uzaktan eğitim, tüm eğitim kazanımlarını karşılayamadığı için, çocuk gelişimini ciddi olarak sekteye uğramıştır. Dijital bağımlılık çocukları sosyal yaşamdan koparmıştır.

    Pandemi süreci boyunca Türkiye’de 18 milyon çocuk ve genç yaklaşık bir buçuk sene okuldan uzak kalırken, devletin, okulları güvenli bir şekilde açık tutma sorumluluğunu yerine getirmediği görülmüştür.

    Okullar aşılama oranlarından bağımsız olarak yüz yüze eğitime açılmalı, eğitim tüm önlemler alınarak, kesintisiz olarak sürdürülmelidir.

    MEB yaz aylarını çocuklarımız ve gençlerimiz için bedeli çok yüksek olabilecek bir rehavet içinde geçirmiştir. Öğrencilerin okula dönebilmesi için gerekli hazırlık ve çalışmalar yapılmamakta, yapılanlar varsa açıklanmamaktadır.”

    “DEVLET GÖREVİNİ YAPSIN”

    Dr. Haydar Can Dokuyan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapması gereken başlıca hazırlıklara da dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Eğitimin vaka sayılarındaki dalgalanmalardan etkilenmemesi için atama bekleyen eğitim emekçilerinin atamalarının yapılarak sınıf mevcutlarının azaltılması,

    Sınıf mevcudu yüksek olan okulların tespit edilerek bu okullarda gerekirse 7 gün eğitim yapılacak şekilde ikili ya da üçlü tam gün öğretim planlanlanması,

    Eğitimin aksamadan sürdürülebilmesi için ek derslik alanları oluşturulması,

    Pencereleri açılmayan sınıfların derslik olarak kullanılmaması ve tüm derslikler için havalandırma koşullarının sağlanması.

    Bilindiği gibi Covid 19 yüzeylerden ziyade, solunum yolundan bulaşmaktadır. Bu nedenle sınıflarda pencere ve kapı açarak havalandırma sağlanması gibi basit önlemler korunma için yeterli olacaktır.

    Okulların el sabunu ve maske ihtiyaçlarının şimdiden tedarik edilerek gönderilmesi.

    Okulların açık tutulması için alınması gereken önlemler gayet basittir. Bu önlemlerle pandemide, dünyanın birçok ülkesinde, okullarda yüz yüze eğitime devam edilebileceği görülmüştür.

    Tüm veli, çalışan ve öğrencilerin HES kodu takibi yapılarak temaslı ya da hasta kişilerin kesinlikle okullara alınmaması sağlanmalıdır.

    Derslerde 20 dakikada bir 2 – 3 dakika süre ile tenefüslerde ise sürekli olarak dersliklerin havalandırılması sağlanmalıdır. Öğretmen odaları ve idari odalarda da yeterince havalandırma sağlanmalıdır.

    Bina içlerinde tüm yetişkinler ve 6 yaş üstü çocuklar maske takmalıdır.

    Açık alanlarda öğrencilerin maske takmasına gerek yoktur. Fiziksel mesafenin korunmadığı durumlarda ise 12 yaş ve üstü maske takmalıdır.

    Virüsün yüzeylerden ziyade solunum yolu ile bulaştığı artık bilindiğinden çok özel hijyen önlemlerine gerek yoktur.

    Türkiye şimdiye kadar pandemi yönetiminde kolaya kaçarak okulları kapalı tutmuştur. Çocuklarımız ve gençlerimizin sağlığı ve geleceği ekonomik gerekçelere kurban edilmiştir. Artık, pandemi kontrolü için çocuklardan daha fazla fedakârlık istenmemelidir. Devletin görevini yapmasını, gerekli önlemleri almasını, tüm kademelerdeki okulları, hiç bir ön koşula bakılamaksızın, güvenli olarak açmasını ve tüm sektörler kapanana dek kesintisiz olarak açık tutmasını talep ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA