Etiket: veli kaya

  • FEDA Eşbaşkanı Veli Kaya: Aleviler AKP’ye oy vermeyecektir-VİDEO

    FEDA Eşbaşkanı Veli Kaya: Aleviler AKP’ye oy vermeyecektir-VİDEO

    PİRHA- FEDA Eşbaşkanı Veli Kaya, “Aleviler AKP-MHP ittifakına oy vermeyecekler. Alevilerin inanç merkezlerine hakaretler, nefret söylemleri edildi. Bu anlamda Aleviler AKP’ye oy vermeyecektir” dedi.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Veli Kaya 24 Haziran’da yapılacak seçimlerde Alevilerin nasıl tavır almaları gerektiğini PİRHA’ya değerlendirdi.

    Kaya, AKP-MHP ittifakının artık ülkeyi yönetemez hale geldiğini belirterek, yönetimi yeniden alabilmek için baskın seçimi ortaya attıklarını kaydetti.

    “Uluslararası ilişkileri zayıfladı, ülke ekonomik olarak dibe vurdu” diyen Kaya,  “Bu şekilde 2019’a kadar gitmeleri mümkün değil. Hem Afrin’deki işgalle milliyetçilerden oy alabileceklerini düşündüler. Yine halk tarafından yoğun eleştiriler var, işçi emekçi, köylü, kadın iktidara bir eleştirisi var. İnsanlar nefes alamaz hale geldi” diye konuştu.

    “ALEVİLER AKP-MHP İTTİFAKINA OY VERMEYECEKLER”

    Şu an bu baskılara itirazların geliştiğini ifade eden Kaya, bunu sandığa taşımanın önemine dikkat çekti.

    Kaya ayrıca, “Geçmişte oyların çalındığını ve hile yapıldığını hatırlarsak bizim yapmamız gereken, her türlü oyuna karşı örgütlenmemiz. Biraraya gelmemiz. Örgütlü olmayan insanları biraraya getirmek gerekir” diye ekledi.

    Kaya Alevilerin seçime nasıl bakması gerektiğini ise şöyle açıkladı:

    “Aleviler AKP-MHP ittifakına oy vermeyecekler. Alevilerin inanç merkezlerine hakaretler edildi. Nefret söylemleri edildi. Bu anlamda Aleviler AKP’ye oy vermeyecektir.

    “HDP’NİN BARAJ ALTINDA KALMAMASI İÇİN ÇABA HARCANMALI”

    CHP’nin ittifak ettiği kesimlere bakıyoruz, biri Sivas’ta, “gazanız mübarek olsun” diyen, diğeri Çiller döneminde içişleri bakanlığı yapan biri.

    Alevilerin felsefeleri gereği sol bakış açıları var. Emek ve insanı esas alan bir  bakış açısı var.

    Aleviler şunu bilmelidir ki; CHP’nin yaptığı ittifak da sağ ittifaktır. Tüm toplumu kucaklayan şu an HDP var. Aleviler HDP’ye oy vermeli, baraj altında kalmaması için çaba harcamalı. Eğer sağ ittifaklar alır, HDP baraj altında kalırsa, Aleviler için kültürel ve fiziksel soykırımın önü açılacaktır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • FEDA Eşbaşkanı: Koçgiri’de Alevi inancına yönelim görmezden gelinemez

    FEDA Eşbaşkanı: Koçgiri’de Alevi inancına yönelim görmezden gelinemez

    PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Veli Kaya, 97 yıl önce yapılan Koçgiri Katliamı’nın unutulmadığını yaşanan travmanın etkisinin hala devam ettiğini söyledi. Kaya’ya göre Devletin Koçgiri’ye bu kadar acımasız yönelmesi, Alevi inancına karşı tarihsel düşmanlığından da kaynaklanıyor. 

    Koçgiri Katliamı’nın 97. yıldönümü vesilesiyle başta Alevi kurumları olmak üzere sivil toplum kuruluşları ve dernekler çeşitli kentlerde yaptıkları eylem ve etkinliklerle katliamı kınıyor.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Veli Kaya, Koçgiri Katliamı’na ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    Koçgiri İsyanı’nı diğerlerinden ayıran temel öğenin ulusçu, milliyetçi bir siyasal duruş olduğunu belirten Kaya, diğer örneklerde ulusal talepler yerine statülerini kaybetmeme çabası olduğunu, Koçgiri de ise taleplerin çok daha belirgin olduğunu söyledi.

    “KOÇGİRİ’YE YÖNELİM ALEVİLİĞE YÖNELİK DÜŞMANLIKTAN DA KAYNAKLANIYOR”

    O dönemde henüz ulusal bilincin halk tarafından özümsenmediğinin de altını çizen Kaya, “Kürdistan Teali Cemiyeti’nin de bahsi gecen önderler ve aşiret önde gelenleriyle ilişkileri böylesi bir siyasallaşmayı sağlamıştır” diyerek şunları kaydetti:

    “Hareketin tabanını bu isyana katan temel nedenin inanç olgusu olduğunu, yine aşiret ilişkilerinin etkili olduğunu görmekteyiz. Bu bölgede 1915’lerde Ermeni soykırımına şahit olunmuştur. Buradaki askeri hazırlıklar kendilerine yönelik bir soykırım olacağı endişesiyle savunma refleksi ile yapılmıştır. Koçgiri’de etnik unsurların yanında inanç kimliğine saldırı da mevcuttur. Koçgiri İsyanı’nı değerlendiren bir çok araştırmacı, bölgenin geçmişte Hakikatçı pirlerin, Alevi-Kızılbaş inancının felsefesini, rızalık şehri ütopyasını hayata geçirme çabalarını, Osmanlı’nın buna yönelik saldırılarını görmezden gelerek değerlendiriyor. Bazı aydınlar ise inanç öğesini ‘gericilik’ olarak değerlendirip, ötelemektedirler. Devletin Koçgiri’ye bu kadar acımasız yönelmesi, Alevi inancına karşı tarihsel düşmanlığından da kaynaklanmaktadır.”

    “TRAVMANIN ETKİSİ HALA DEVAM EDİYOR”

    Kaya, Koçgiri İsyanı’nın yoğun belgeleri bulunmasına rağmen en çok karanlıkta kalan isyanlardan biri olduğunu kaydederek, “İsyan mı?, Kalkışma mı?, İsyana teşebbüs mü?, Nevsi müdafaa mı? Bu sorular yıllarca tartışıldı. Siyasal görüşü oranınca yanıtlandı bu sorular. Bu tartışmalar hala da devam ediyor” dedi.

    Muaviye anlayışının hakim olduğu süreçlerden itibaren kendileri dışındaki bütün inançlara düşmanca yaklaştığını vurgulayan Kaya, “Alevilerin üzerinde yüzyıllardan bu yana bir katliam politikası yürütülmüştür. Osmanlı döneminde Yavuz ve İdris-İ Bitlisi’nin ittifakı Kürt Aleviler açısından önemli bir kırılma yaratmıştır. Hamidiye Alayları dönemin de de geriye dönüşü olmayan bir kırılma yaşanmış ve Alevilerde bir travma yaşanmıştır. Yaşlıların, “Bunlara güvenmeyi, yarın bize döner katlederler” sözleri bu travmanın etkilerinin olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    “AİLELER PARÇALANDI, SÜRGÜNLER YAŞANDI”

    Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Koçgiri Katliamı’nın ardından aileler parçalandı, sürgünler yaşandı. Bu zulum hala da devam ediyor. Alevi inancına yönelik pir talip ilişkileri koparıldı. İkrar olgusu dejenere oldu. İnanca yönelik yozlaştırma çabaları sonuç verdi. Muaviye İslam anlayışının tahribatlarını  lanetliyorum, mağdurları saygıyla anıyorum”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Aleviler Alevi örgütlenmesini tartışıyor/17

    Aleviler Alevi örgütlenmesini tartışıyor/17

    PİRHA- Mevcut örgütlenme düzeyinin Alevi toplumunun ihtiyaçlarına cevap verip vermediğini, veremiyorsa çözüm önerilerinin ne olduğunu tartışmaya açtığımız yazı dizisinin bu bölümünde Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Veli Kaya’nın görüşlerine yer verdik.

    Ocaklar ve Dergahlar sistemi üzerinden yüzyıllarca kendi kendisine yeten ve bu anlamda demokratik, çoğulcu karakterini koruyup günümüze kadar getiren Alevi toplumu kent kültürüyle birlikte yeni sorunlar ve bu sorunların doğurduğu ihtiyaçlarla karşı karşıya kaldı.

    Buna cevap üretmek için özellikle 1990’lardan itibaren günümüze kadar Türkiye ve Avrupa başta olmak üzere çok sayıda dernek, vakıf, cemevi, dergah, federasyon gibi yapılar kurarak inancıyla birlikte toplumsal varlığını sürdürmeye çalıştı. Ancak artan asimilasyon ve tekçi politikaların yoğunluğu da dikkate alındığında bu örgütlenme düzeyinin hem Alevi toplumunun ihtiyaçlarına hem de ülkemizin genel sorunlarına cevap olmada yetersiz kaldığı aşikar.

    Bu bilgiler ışığında aynayı kendi yüzümüze yani Alevi örgütlenmesine tutarak mikrofonu Alevi pirlerine, kadınlarına, kurum temsilcilerine ve bilinen isimlerine sorduk.

    Dizi yazımızın 17. bölümünde sorularımızı Avrupa’da örgütlü olan Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Veli Kaya’ya sorduk.

    “DEVLETÇİ YAKLAŞIMLAR AŞILAMIYOR”

    Sayın Kaya, Alevi Örgütlenmesine genel anlamda baktığımızda tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Alevi toplumunun ihtiyaçlarına cevap veriyor mu? Yeterli görüyor musunuz, görmüyorsanız neden?

    Kaya: Öncelikle örgütlenme ne anlama geliyor onu irdelemek gerekiyor. “Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat. Bu tanımlama çerçevesinde baktığımızda Alevilerin bir örgütlülüğünün olduğunu görüyoruz. Fakat örgütlenme düzeyi nasıldır?

    Aleviler için bu durumu değerlendirdiğimizde sorunlu bir alan çıkıyor karşımıza.

    Alevilerin demokratik talepleri istemek noktasında gösterdikleri tepkiler hala cılız. Belli yerlerde devletçi yaklaşımlar hala aşılamıyor.

    Alevi örgütlenmelerinde çok yönlü müdahaleler olmuştur. Bir kısım devlete yakın dururken, bir kısmı da kendini daha bağımsız ifade ediyor. Tabii bu var olan kurumların bir şey yapmadıkları anlamına gelmiyor.

    “SALDIRILARA KARŞI HAZIRLIKLI OLMAK GEREK”

    Tarihsel süreçleri içerisinde soykırım, katliam ve asimilasyona uğrayan, inancın temel düsturları dumura uğrayan, hala baskılar yaşayan Alevilik, böyle zayıf bir duruşla, kültürel derneklerle, yılda bir kaç cemle, saz, semah kursları (elbette bunları yadsımıyoruz) ile yaşatılamaz. Daha yoğunluklu bir çaba gerekiyor. Örgütlerin kendilerini gözden geçirip, daha sağlam bir duruş sergilemesi, bütün Alevileri kapsayacak şekilde örgütlenmelerini genişletmeleri ve saldırılara karşı hazırlıklı olmaları gerekiyor.

     “TEHLİKE BÜYÜK, OTURUP BİRLİĞİ KONUŞMALIYIZ”

    Bugünkü tabloyu yeterli görmüyorsanız o halde neler yapılabilir? Önerileriniz var mı?

    Kaya: Bu tabloyu yeterli görmek bir yana ufukta çok iç açıcı gelişmeleri göremiyoruz. Alevi kurumları süreci, Ortadoğu ve dünyadaki gelişmeleri okumada sıkıntı yaşıyor. Globalleşen dünyada değişen dengelerden her an etkilenmek mümkün. Bundan dolayı dost ve müttefik belirleme, öz gücünü yaratma, örgütlenmeyi esas alma, kurumlaşan faşizmin olası saldırılarına karşı net bir tutum alma bir gerekliliktir. Alevileri bekleyen büyük tehlikeler var. IŞİD barbarizmi ülkemize taşınıyor, binlercesi devlet desteği ile aramızda. Yine tehlikeli milliyetçi bir tırmanış var. Toplumda inançsal ve etnik ayrışmalar derinleşiyor. Bu kadar önemli bir süreçte Aleviler kendi içerisinde tartışıyor. Hala bir birlik anlayışı ortada yok. Diyoruz ki, Aleviler tehlike altında, nasıl birlik olacağımızı konuşmalıyız. Yolun ve inancın gereği budur.

    “DEVLET KISMEN BAŞARI YAKALADI”

    Alevi toplumunun eşit yurttaşlık, inanç ve ibadet özgürlüğü, zorunlu din derslerinin kaldırılması, ibadet merkezleri ve kutsal mekanlarının kabul görmesi ile demokratik toplum gibi temel talepleri konusunda yeterli bir mücadelenin verildiğini düşünüyor musunuz? Daha güçlü sonuç almak için bu konuda neler yapılabilir?

    Kaya: Biz Alevi kurumları olarak kendimizi eleştiriyoruz. Zira yetersizliklerimiz malum. 1993 yılında Madımak Katliamı’ndan sonra Alevi örgütlenmesi bir ivme kazandı. Devlet müdahalesi de gecikmedi. Önceleri Avrupa’da, daha sonra Türkiye’de cemevleri açılmaya başlandı. Alevilerin eliyle Aleviliği asimile etmenin yolları arandı. Devlet kısmen başarı da sağladı. İlginçtir yüzlerce cemevi var. Fakat statüleri yok, kimisi kaçak ve istedikleri zaman yıkıyorlar.

    Zorunlu din derslerine yönelik AHİM kararlarına rağmen, iktidarın herhangi bir uygulaması yok. Eşit yurttaşlık, inanç ve ibadet özgürlüğü, ana dilde eğitim gibi temel taleplerde Alevi kurumları parçalı bir duruş sergiliyor.

    “TEK GÜVENCE DEMOKRATİK CUMHURİYET”

    Aleviler yirmi milyon civarında bir nüfusa sahip olmalarına rağmen, bu taleplerine bir cevap bulamamalarının nedeni dışta olduğu gibi, içteki devletçi yaklaşımlarının da etkisidir.

    Şunu belirtmekte fayda var; Alevilerin bu ülkede geçmişte yaşadıklarını tekrar yaşamamalarının tek garantisi, tekçi cumhuriyetin, demokratik bir cumhuriyete dönüşmesidir. Aleviler hakikat arayışlarında diğer ötekilenen, ezilen halklarla ittifak halinde olmalıdır.

    “ALEVİLERE BİR MÜDAHALE GÖRÜYORUZ”

    Alevi örgütlerinin diğer toplumsal muhalefet ile ilişkilerini ve Türkiye’nin temel sorunlarına karşı mücadelesini yeterli görüyor musunuz? Yeterli görmüyorsanız bu konuda neler yapılabilir?

    Aslında Alevilerin temel sorunlarından biri de toplumsal muhalefetle buluşamaması. Yukarıda cemevleri ve diğer Alevi kurumlarının hangi şartlar ve kimler tarafından örgütlendirildiklerini belirtmiştik. Örneğin cumhuriyetçi eğitim merkezleri olarak yapılandırılan kurumlara devletin örtülü ödeneğinden para aktarıldığını, dönemin yetkili ağzı Süleyman Demirel söylüyor bizzat. Yine batı çalışma grubunun çalışmaları, Fetullah Gulen’in ilişkileri vs… Neresinden bakarsak Alevilere bir müdahale görüyoruz.

    “YOLUN GEREKLERİNİ YAPARSAK BAŞ AŞAĞI GİDİŞİ DURDURURUZ”

    Dolayısıyla Alevi pirleri, (yol önderleri) kurumları, siyasal önderleri ve aydınları, Alevilik inancında yolun gereklerini yerine getirmek yerine, kendi bireysel çıkarlarını esas almaları halinde bu süreç Alevilerin baş aşağı gidişini hızlandıracaktır.

    YOLun gereklerini yerine getirirsek bu baş aşağı gidişi durdurmak mümkündür.

    Sonuç olarak, Aleviler başta olmak üzere Kürtleri içine alarak, tüm toplumsal kesimler (etnik, inanç ve azınlıklar)le güçlü bir birliktelik sağlamalıdır.

    Ancak bu mücadele ile geleceğimizi inşa edebiliriz.

    Turabi KİŞİN/PİRHA

    YARIN: DOSYA 18
    Hubyar Sultan Ocağı Dedelerinden İnanç Kurulu Üyesi Erdoğan Sezer, Alevi örgütlenmesini değerlendiriyor.

    İLGİLİ YAZILAR:

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-1

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-2

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-3

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-4

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-5

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-6

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-7

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-8

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-9

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-10

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-11

    Aleviler Alevi örgütlenmesini tartışıyor-12

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-13

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-14

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-15

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-16

     

  • FEDA Eşbaşkanı Kaya: AKP’nin Avrupa’daki muhalifleri sindirme çabaları arttı

    FEDA Eşbaşkanı Kaya: AKP’nin Avrupa’daki muhalifleri sindirme çabaları arttı

    PİRHA- Garo Paylan’ın gündeme getirdiği Avrupa’daki bazı Türkiyeli muhaliflere suikast iddiasıyla ilgili Almanya’nın  “Tehlikeden haberdarız” açıklamasını değerlendiren FEDA Eşbaşkanı Veli Kaya, “Uluslararası arenada yalnızlaşan AKP saldırganlığını artırıyor. Tüm kamuoyunu kaostan beslenen hükümete karşı direnmeye çağırıyoruz. Bu tehditlerden yılmayacağız ve demokrasi mücadelesine devam edeceğimizi belirtiyoruz” dedi. 

    HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan Avrupa’da yaşayan Türkiyeli Alevi ve Ermeni toplumları temsilcileri ile AKP iktidarında ülkeyi terk eden gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, kanaat önderlerine yönelik bir saldırı olacağına ilişkin istihbarat aldıklarını açıkladı.

    Alman emniyet yetkilileri, HDP’li Garo Paylan’ın gündeme getirdiği Avrupa’daki bazı Türkiye kökenlilere suikast iddiasıyla ilgili “Tehlikeden haberdarız” açıklamasını yaptı.

    Konuyla ilgili gelişmeleri PİRHA’ya değerlendiren Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Veli Kaya, “Uluslararası arenada yalnızlaşan AKP saldırganlığını artırıyor. Tüm kamuoyunu kaostan beslenen hükümete karşı direnmeye çağırıyoruz. Bu tehditlerden yılmayacağız ve demokrasi mücadelesine devam edeceğimizi belirtiyoruz” dedi.

    “AKP’NİN AVRUPA’DAKİ MUHALİFLERİ SİNDİRME ÇABALARI ARTTI”

    Kaya, darbe sürecinden sonra muhaliflerin büyük bir bölümünün cezaevine konulduğuna dikkat çekerek, “HDP milletvekilleri ve belediye başkanları rehin alındı. Kaostan beslenen AKP, Avrupa’daki muhalifleri sindirme ve teslim almaya yönelik çabaları arttırmaktadır” diye belirtti.

    MİT’in Almanya’daki faaliyetlerine de dikkat çeken Kaya şunları söyledi:

    “Paris’te siyasetçi 3 kadının öldürülmesinde Türk İstihbaratının parmağı olduğu belgelerle açığa çıktı. Yine Almanya’da DİTİB’in istihbahrat çalışması yaptığı, soruşturma açıldığı ve bunların Türkiye’ye geri döndüğünü biliyoruz. Yine gazeteci kılığında, Avrupa’da Kürt siyasetçilere suikast hazırlığı içinde olan MİT ajanı Mehmet Fatih Sayan yakalandı ve maalesef Hamburg’ta yargılandığı davada şartlı tahliye ile serbest bırakıldı. Kürt ve Alevi derneklerine giden ve muhbirlik yapan, insanları biliyoruz. “Nokta operasyonu yapabilmemiz için bize bilgi vermen gerekiyor” diye ses kayıtları açığa çıktı. Alman polisi de bu tür çalışmaların olduğunu teyit etmiştir. Osmanlı Ocakları diye örgütlendirilen çetenin, AKP milletvekili Metin Külünk’ten para aldığı ortaya çıkmıştır.”

    “DEMOKRASİ MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

    FEDA olarak hükümeti uyardıklarını belirten Kaya, “Bizim Hak ve hakikat yürüyüşümüzü engelleyemezsiniz. Bu coğrafyada baskı, zulum, katliam ve soykırımlar yaşandı. Bu şekilde bir yere varılamayacağı tarihteki örneklerden de anlaşılırdır. Aralık ayı katliamlar ayıdır. Biz bu katliamların tekrarlanmasını istemiyoruz. Uluslararası arenada yalnızlaşan AKP saldırganlığını artırıyor. Tüm kamuoyunu kaosta beslenen hükümete karşı direnmeye çağırıyoruz. Bu tehditlerden yılmayacağız ve demokrasi mücadelesine devam edeceğimizi belirtiyoruz” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • FEDA Eş Başkanı Kaya’dan Karamollaoğlu’na tepki: Bu nefret ve düşmanlık niye?

    FEDA Eş Başkanı Kaya’dan Karamollaoğlu’na tepki: Bu nefret ve düşmanlık niye?

    PİRHA- Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun Sivas Katliamı ile ilgili sözlerine tepkiler gelmeye devam ediyor. FEDA Eş Başkanı Veli Kaya, Karamollaoğlu’nun sözlerine yönelik, “Bu açıklamalar katliamın devamına işaret ediyor” dedi.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eş Başkanı Veli Kaya, bir televizyon kanalına konuk olan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun, Sivas Katliamı ile ilgili bir soru üzerine, “Sivas katliamı demekten imtina ediyorum” sözlerine yönelik, “Tarih boyunca hiç bir halkın kanı ellerine bulaşmayan doğada tüm canlı cansız varlıkların kutsallığını felsefe edinen bu mazlum halka bu nefret ve düşmanlık niye?” diye sordu.

    “BU AÇIKLAMA İNSAN AKLI İLE ALAY ETMEKTİR”

    “2 Temmuz 1993 yılında Sivas’ta 33 can devletin gözü önünde, canlı yayınlar eşliğinde katledildi. Dönemin Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu da bu kitleyi kışkırtanlar arasındadır” diyen Kaya, “Bu açıklama insan aklıyla alay etmek ve bu insanlık suçunu basitleştirmekten başka bir şey değildir” şeklinde konuştu.

    Kaya devamında şunları söyledi:

    “Evet Sivas Katliamı bir Alevi katliamıdır. Bu açıklamalar katliamın devamına işaret ediyor. Tarih boyunca hiç bir halkın kanı ellerine bulaşmayan doğada tüm canlı cansız varlıkların kutsallığını felsefe edinen bu mazlum halka bu nefret ve düşmanlık niye?

    “KENDİLERİ DIŞINDAKİ TÜM İNANÇLARA DÜŞMAN MUAVİYE ZİHNİYETİ KINIYORUZ”

    Devletin başındakiler nefret söylemleri ile savaşı tırmandırıyorlar. Sivas Katliamı davası  zaman aşımına uğratılırken, dönemin Başbakanı Erdoğan, “Milletimiz, ülkemiz için hayırlı olsun” diyerek ne kadar nefret ve kin dolu olduğunu göstermiştir. Yine “Cemevi mi, cümbüş evi mi” diyerek nefret söylemlerine devam etmiştir.

    FEDA olarak, kendinden olmayan tüm halk ve inançlara düşman bu muaviye zihniyeti kınıyoruz. Bunlara karşı Hüseyni duruşuyla, Pir Sultan Abdal, Seyit Rıza ve Alevi yol önderlerinin ruhuyla direnerek, mutlaka başaracağımızı söylüyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • FEDA Eş Başkanı Kaya: 17 Eylül Mitingi’nde amasız birlikte öncülük etmemiz gerekiyor-VİDEO

    FEDA Eş Başkanı Kaya: 17 Eylül Mitingi’nde amasız birlikte öncülük etmemiz gerekiyor-VİDEO

    PİRHA- Avrupa Demokratik Alevi Fedarasyonu (FEDA) Eş Başkanı Veli Kaya, 17 Eylül Pazar günü İstanbul Kartal Meydanı’nda gerici eğitim sistemine karşı düzenlenecek mitinge çağrı yaparak, “Farklılıklarımızı bir kenara atarak, amasız fakatsız birlikte bu gibi eylemlerde öncülük etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim-Sen) eğitimdeki gericileşmeye karşı 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydanı’nda düzenleyeceği mitinge çağrılar devam ediyor.

    ABF ve Eğitim-Sen öncülüğünde 17 Eylül tarihinde İstanbul Kartal Meydanı’nda düzenlenecek mitingin yeni eğitim müfredatına ve cihat kavramının bu müfredata dahil edilmesine karşı oluşuna birçok Alevi kurumundan destek geldiği gibi Avrupa Demokratik Alevi Fedarasyonu’ndan da (FEDA)  destek geldi.

    “KERBELA ORTADOĞU’DA HALA BİR TRAVMADIR”

    FEDA Eş Başkanı Veli Kaya PİRHA’ya yaptığı açıklamada, 17 Eylül’de yapılacak mitinge Alevilerin katılmasının önemli olduğunu vurguladı. “Farklı görüş ve süreklerden olabiliriz, bizim çimentomuz Aleviliktir” diyen Kaya, “Farklılıklarımızı bir kenara atarak, amasız fakatsız birlikte bu gibi eylemlerde öncülük etmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

    AKP-MHP karanlığının önünde Alevilerin bir barikat oluşturması gerektiğini ifade eden Kaya, “Yeni eğitim müfredatında cihadist kavramlar ne anlama geliyor, bunu Aleviler çok iyi biliyor. Kerbela olayı hala insanlığın hafızasındadır. Ortadoğu’da bir travmadır. Muaviye, Yezit  kendi peygamberlerinin torunlarının kafalarını kesmişlerdir. Cihadist gençlik derken, cihadist eğitim derken bunu kastediyorlar. IŞİD’i kastediyorlar. IŞİD Ortadoğu’da, Şengal’de neler yapmıştır. Maraş’ta, Sivas’ta, Dersim’de, Koçgiri’de neler yaşanmıştır. Alevilerin bunları bilerek hareket etmesi gerekiyor” dedi.

    “ALEVİ-SÜNNİ ÇATIŞMASI ALEVLENDİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    Ortadoğu’da yeniden Şii-İslam çatışmasının yaratılmaya çalışıldığını kaydeden Kaya, Türkiye’de de Alevi-Sünni çatışmasının alevlendirilmeye çalışıldığını vurguladı. Kaya, FEDA olarak 17 Eylül’de yapılacak mitingi desteklediklerini ve bütün Alevilerin bu mitinge katılması gerektiğini söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • FEDA Eşbaşkanı Kaya: Biz Aleviler amasız, fakatsız sürece müdahil olmalıyız

    FEDA Eşbaşkanı Kaya: Biz Aleviler amasız, fakatsız sürece müdahil olmalıyız

    PİRHA- FEDA Eşbaşkanı Veli Kaya, “Alevilerin kendi cephesinde amasız fakatsız sürece müdahil olmaları gerekiyor. Faşizm doruk noktasına ulaşmış durumdadır” şeklinde konuştu. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından Diyarbakır’da başlatılan,  daha sonra İstanbul’da devranılan Vicdan ve Adalet Nöbeti Van’da devam ediyor. Almanya’da da Berlin’den sonra Köln’de Vicdan ve Adalet Nöbetleri için destek eylemleri düzenlendi. Köln’de açılan 3 günlük Vicdan ve Adalet Nöbeti çadırını ziyaret eden Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Veli Kaya nöbet eylemlerine Aleviler olarak sonuna kadar destek verdiklerini söyledi.

    “ALEVİLER OLARAK HER ZAMAN YANLARINDA OLACAĞIZ”

    7 Haziran seçimlerinden sonra yeni bir süreç başladığını belirten Kaya, “AKP, HDP’nin kazanmasını hazmedemeyip duruma müdahale etti. Daha sonraki seçimlerde savaşı dayattı. Kürtlere, Alevilere muhalif kesimlere korkuyu, baskıyı dayattı. Hukuksuz bir şekilde, yeniden seçime giderek, seçimi aldılar. Daha sonraki süreçte darbeyi de fırsata çevirdiler” dedi.

    CHP’nin Adalet Yürüyüşü’nü de hatırlatan Kaya, CHP’nin kendisine dokunulması ile beraber Adalet yürüyüşü başlatttığını söyledi. HDP’nin başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne ilişkin ” Yeniden bizim cephemizde ya da muhalifler cephesinde yeni bir süreç başlatıldı” diyen Kaya, “Bu süreci biz Aleviler olarak destekliyoruz. Her zaman yanlarında olacağız. Bu konularda müdahil olmaya çalışacağız. AKP faşizminin selefist akımların Türkiye’de iktidarlaşmasını önlemek için tüm muhalif kesimlerin müdahil olmaları gerekiyor. Alevilerin kendi cephesinde amasız fakatsız sürece müdahil olmaları gerekiyor. Faşizm doruk noktasına ulaşmış durumdadır” şeklinde konuştu.

  • FEDA Eş Başkanı Veli Kaya: Birlik olmamız için çok nedenimiz var-VİDEO

    FEDA Eş Başkanı Veli Kaya: Birlik olmamız için çok nedenimiz var-VİDEO

    PİRHA- FEDA Eş Başkanı Veli Kaya, “Cumhuriyetle birlikte Aleviler ve Kürtler arasına bir nifak tohumu ekildi. Kimlikler birbirinde uzaklaştırıldı. Şeyh Sait’in bir akrabası Dersim isyanına destek olmaya giderken yolda katlediliyor. Ya bilmiyoruz, ya da görmezden geliyoruz  bu tarihi. Bugün bu yalan tarihi tekrarlamanın bir anlamı yoktur. Birlik olmamız için çok nedenimiz var” şeklinde konuştu.  

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eş Başkanı Veli Kaya ile CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu tarafından başlatılan Adalet Yürüyüşü ve Hacıbektaş Postnişini Veliyettin Ulusoy’un “Pirincin İçindeki Beyaz Taşlar” başlığıyla yaptığı açıklama hakkındaki düşüncelerini konuştuk.

    AKP’nin Allahın lütfu olarak değerlendirdiği darbe girişimi ile birlikte tekçiliğe dayanan iktidarını sağlamlaştırdığını kaydeden Kaya, “Ülkedeki tüm ezilenler, Kürtler, Aleviler üzerinde baskı ve asimilasyon politikasını devam ettiriyor. Alevilerin veya diğerlerinin bu faşizme karşı duruşu olmak zorunda. Toplum önderlerine büyük gözdağları verildi. Bu anlamda bir sessizlik hakim durumda” dedi.

    “ADALET YÜRÜYÜŞÜ DEVAM ETTİRİLMELİDİR, MÜCADELE SOKAĞA TAŞMALIDIR”

    CHP’nin gerçekleştirdiği Adalet Yürüyüşü’nün bu zeminde gerçekleşmesi açısından, eksikliklerine rağmen desteklenmesi gerektiğini söyleyen Kaya,  “Dokunulmazlıklara Anayasaya aykırı olmasına rağmen evet diyen bir Kılıçdaroğlu, Yenikapı ruhu ile bütünleşen bir Kılıçdaroğlu olmasına rağmen bu yürüyüş önemlidir ve desteklenmelidir. Var olan faşizm o kadar kurumsallaşıyor ki, bunu aşmak gerekiyor. Eksikliklerine bakmadan bir biçimde muhalif güçlerin bir araya gelmesi önemlidir. Bu anlamda Adalet Yürüyüşü’nün desteklenmesi gerekiyordu. Milyonların katıldığı bir mitingle sonlandırıldı” diye konuştu.

    Yürüyüşü CHP’nin başlattığını ama sonrasında devrimci demokrat kesimlerin bir araya gelerek bunun sürdürülmesi gerektiğine vurgu yapan Kaya, “CHP’nin bunu yapması mümkün değil. İdeolojik, siyasal, korkulara dayanan bir engel var. Fakat bir ivme kazanıldı. Devrimci demokrat kesimin CHP’nin de içinde olduğu bir yapıyla devam ettirilmesi gerekiyor. Bu sadece CHP ile yürütülecek bir durum değil. Başta Kürtlerin, Alevilerin, muhalif kesimlerin bu olaya müdahale olarak bu sirkülasyonu devam ettirmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Mücadelenin sokağa taşması gerektiğini ifade eden Kaya, “Sokağa taşmadığı zaman AKP faşizmi devam edecektir. Adalet Yürüyüşü’nün sokağa inmesinden kaygı duymaya başladılar. AKP’nin bazı kesimleri de bu gidişattan rahatsız. Bütün muhalif kesimlerin bu gidişata dur demesi gerekiyor” dedi.

    ” AÇIKLAMA ALEVİ FELSEFESİNE UYGUN BİR AÇIKLAMA DEĞİL”

    Hünkâr Hacı Bektaş Vakfı’nın, “Pirincin İçindeki Beyaz Taşlar” başlığıyla yaptığı açıklamada Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anmasında Şeyh Sait isminin telaffuz edilmesini eleştirisine de değinen Kaya, Baydemir’in konuşmasında Şeyh Sait, Seyit Rıza ve Pir Sultan’ın torunlarına hitabı olduğunu söyledi. Açıklamanın Alevi felsefesine de uymadığını kaydeden Kaya, “Hacıbektaş Veli’nin torunlarından birinin böylesi bir açıklaması bizce uygun olmamıştır. O dergaha o felsefeye uygun bir açıklama değil. Osman Baydemir orada bizim misafirimizdi. Katledilen insanların anısına gelmişti. Seyid Rıza’nın sofrasına oturmadığı yönündeki bir tartışma da doğru değil. Bizzat torunlarından, o süreci yaşayan insanlardan aktarılan böyle bir bilgi yok. Tamamen dedikodu usulü yayılan bir bilgi” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİ VE KÜRT KİMLİĞİ BİRBİRİNDEN UZAKLAŞTIRILIYOR”

    Aleviliğin yoğun bir şekilde parçalanmaya çalışıldığına dikkat çeken Kaya şöyle konuştu:

    “Kimisi İslam’ın içerisindedir tartışması yapıyor, diğer bir kesim tamamen reddediyor. Bu durum Alevileri parçalamaya yönelik bir durumdur. Aleviliğin M.Ö. 4 bin yıllarına dayanan bir geçmişi var. İnançlardan alarak ve vererek günümüze gelmiş. Kesin çizgilerle birbirinden ayırt etmek mümkün değil. Böylesi bir tartışmaya ek olarak Kürtlere karşıt bir Alevilik çağrısı da doğru değil. Sivas’ta olan biraz da bu. Bugün faşizme karşı savaşan Kürtler, diğer tarafta Aleviler var. Bu iki gücü sistem karşısında nötralize etme çabası var. Bu nedenle kanaat önderlerinin bu gibi değerlendirmeler yaparken çok daha temkinli açıklama yapmaları gerekiyor.

    Hala bu toplumun içerisinde Alevilerin kestiğini yemeyen insanlar var. Bunlar Cumhuriyet’ten sonra oldu. Tekke ve Zaviyelerin kapatılması neye yönelikti. Alevilerin tekkeleri, Şafilerin mescitleri kapatıldı. Şafileri camilere taşıdılar. Cumhuriyetle birlikte oldu. Şafilerin önceleri camileri değil, mescitleri vardı. O mescitlerde Cigerxwin gibi insanlar yetişti. Bunları unutmamak gerekiyor. Cumhuriyetler birlikte Aleviler ve Kürtler arasına bir nifak tohumu ekildi. Kimlikler birbirinde uzaklaştırıldı. Şeyh Sait’in bir akrabası Dersim isyanına destek olmaya giderken yolda katlediliyor. Ya bilmiyoruz, ya da görmezden geliyoruz  bu tarihi. Bugün bu yalan tarihi tekrarlamanın bir anlamı yoktur. Birlik olmamız için çok nedenimiz var. Bir Muaviye sistemi yaşatılıyor.”

    Elif SONZAMANCI/LEVERKUSEN