Etiket: venezuela

  • Venezuela’da deprem bilançosu ağırlaşıyor: Can kaybı 2 bin 645’e yükseldi

    Venezuela’da deprem bilançosu ağırlaşıyor: Can kaybı 2 bin 645’e yükseldi

    PİRHA- Venezuela’nın kuzeyinde 24 Haziran’da meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısı 2 bin 645’e yükseldi. Arama kurtarma çalışmaları sürerken, kayıp sayısının yüksekliği nedeniyle bilançonun daha da ağırlaşmasından endişe ediliyor.

    Venezuela Enformasyon Bakanlığı, ülkenin kuzeyini vuran depremlere ilişkin güncel bilançoyu açıkladı. Bakanlığın verdiği bilgiye göre, yaşamını yitirenlerin sayısı son açıklamaya göre 50 artarak 2 bin 645’e yükseldi.

    Açıklamada, 24 Haziran’da meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki depremde 12 binden fazla kişinin yaralandığı, yaklaşık 15 bin kişinin ise evsiz kaldığı belirtildi.

    Depremlerin ardından arama kurtarma çalışmaları devam ederken, yakınları tarafından kayıp olarak bildirilen kişi sayısının 68 bini aşması nedeniyle can kaybının artmasından endişe ediliyor.

    ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), depremlerin 24 Haziran’da 39 saniye arayla meydana geldiğini duyurmuştu. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ise 26 Haziran’da yaptığı değerlendirmede, depremlerin yol açtığı doğrudan fiziksel hasarın yaklaşık 6,7 milyar dolar olduğunu açıklamıştı.

    HABER MERKEZİ

     

  • ABD’nin Venezuela’ya saldırısına Alevilerden tepki!-VİDEO

    ABD’nin Venezuela’ya saldırısına Alevilerden tepki!-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ören ve Dedeyazı şubeleri yaptıkları ortak basın açıklamasıyla ABD’nin Venezuela’ya saldırısına tepki göstererek, “Latin Amerika halklarına yönelik sürdürülen bu saldırganlık, insanlık tarihi açısından bir utançtır” dedi.

    Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin kaçırılarak Amerika Birleşik Devletleri’ne götürülmelerine bir tepki de Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri’nden (PSAKD) geldi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ören ve Dedeyazı şubeleri yaptıkları ortak basın açıklamasıyla ABD’nin Maduro ve eşinin kaçırılmasının kabul edilemez olduğuna vurgu yaptılar.

    “Katil ABD Venezuela’dan defol”, “Venezuela halkı yalnız değildir”, “Yaşasın enternasyonal dayanışma” sloganlarının atıldığı basın açıklamasına, CHP,  DEM Parti, EMEK PARTİSİ ve SOL Parti Akçadağ ilçe örgütleri, CHP Akçadağ belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları destek verdi.

    “İNSANLIK TARİHİ AÇISINDAN BİR UTANÇTIR”

    Basın açıklamasını okuyan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkez denetleme kurulu başkanı Mazlum Köse, “ABD emperyalizminin, Latin Amerika halklarının iradesini hiçe sayarak Venezuela’ya yönelik gerçekleştirdiği askerî saldırganlık ile Devlet Başkanı’nın ve eşinin kaçırılarak alıkonulması asla kabul edilemez. Yıllardır ekonomik yaptırımlar yoluyla açlığa mahkûm ettiği, buna rağmen kendisine diz çökmeyen Latin Amerika halklarına yönelik sürdürülen bu saldırganlık, insanlık tarihi açısından bir utançtır” dedi.

    “EMPERYALİZM NEREDE VARSA, ORADA KAN, YIKIM VE KATLİAM VARDIR”

    Mazlum Köse şöyle devam etti:

    “Bu tutum, “demokrasi” söylemi altında yürütülen sömürü ve saldırı politikalarının devamıdır. Venezuela halkının kendi ülkesi hakkında söz söyleme hakkını gasp eden ABD’ye karşı dünyanın sessiz kalması da aynı ölçüde kabul edilemezdir.

    ABD’nin Venezuela’ya dönük bu saldırgan tutumu, dünyanın başka coğrafyalarında sergilediği ikiyüzlü ve kanlı politikaların bir benzeridir. Aynı ABD, Ortadoğu’da cihatçı, selefi ve insanlık düşmanı çetelere açık ya da örtük destek sunmaktadır. Bunun en somut örneklerinden biri, Suriye’de Alevilere yönelik katliamların faili olan cihatçı çetelerin liderlerinden Colani’ye ve onun katil çete sürüsüne verilen destektir.

    Dünya kamuoyu şunu bilmelidir ki; emperyalizm nerede varsa, orada kan, yıkım ve katliam vardır.

    Venezuela’da halkların iradesini gasp etmeye çalışan anlayış ile Suriye’de Alevi köylerini hedef alan selefi cihatçı çeteler, aynı zihniyetten beslenmektedir. Aleviler olarak tarih boyunca her türlü savaş, baskı ve zulme karşı tavır aldıklarını, her zaman mazlumun ve ezilenlerin yanında olduk.

    Biz Aleviler;

    * ABD’nin Venezuela’ya yönelik tüm saldırılarını şiddetle kınıyoruz.

    * Suriye’de Alevi katliamlarının sorumlularından biri olan Colani ve benzeri cihatçı yapılara verilen her türlü desteğin, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.

    * Halkların eşitliğini, inançların özgürlüğünü ve ülkelerin kendi kaderini tayin hakkını savunmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz.

    Bizler; tarih boyunca zulme karşı direnenlerin safında olduğumuz gibi, bugün de Venezuela halkının, Ortadoğu’da katledilen Alevilerin ve dünyanın dört bir yanında zalimlere karşı mücadele eden tüm halkların yanındayız.

    Zulüm nereden gelirse gelsin, karşısında durmak inancımızın temel düsturudur. Emperyalizme, savaşa ve işgale karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

    PİRHA/MALATYA

  • Mersin Emek ve Demokrasi Platformu’ndan ABD’ye Venezuela tepkisi- VİDEO

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu’ndan ABD’ye Venezuela tepkisi- VİDEO

    PİRHA- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askerî müdahalesinin uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Şartı’nı açıkça ihlal ettiğini belirterek, saldırıların derhal durdurulması ve yaptırımların kaldırılması çağrısı yaptı.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, ABD’nin Venezuela topraklarına yönelik saldırısını ve Latin Amerika halklarını hedef alan girişimlerine tepki göstermek amacıyla Özgür Çocuk Parkında basın açıklaması yaptı. “Amerikan emperyalizmine hayır, Venezuela halkı yalnız değildir” pankartının açıldığı eylemde “Katil ABD Venezuela’dan defol” ve “Emperyalist ABD işbirlikçi AKP” sloganları atıldı.

    Platform, özellikle sivil yerleşim yerlerine yapılan saldırıların ve Cumhurbaşkanı Nicolás Maduro’nun esir alındığına dair açıklamaların uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık ihlali olduğunu belirtti.

    “ABD’NİN SALDIRILARI ULUSLARARASI HUKUKU İHLAL EDİYOR”

    Platform adına basın açıklamasını okuna dönem sözcüsü Kemal Göksoy, bu saldırıların ABD emperyalizminin bir ürünü olduğuna dikkat çekerek, Latin Amerika’daki ilerici hükümetlere ve halkların bağımsızlık iradesine yönelik müdahalelerin tehlikelerini vurguladı. Venezuela’ya yönelik yapılan saldırıların sadece bir ülkenin egemenliğine değil, tüm uluslararası topluma yönelik tehlikeli bir tehdit oluşturduğunu beliren Göksoy, şunları dile getirdi:

    “Bu saldırı, ABD emperyalizminin ürünüdür. Latin Amerika’daki ilerici, kamucu hükümetlere ve halkların bağımsızlık iradesine dönük bir müdahaledir. ABD, uzun süredir Venezuela’nın kaynaklarını, özellikle kamulaştırılmış petrol sektörünü hedef almakta; bölgede yürüttüğü askerî faaliyetler, baskı ve abluka politikalarıyla Venezuela’da ve Karayipler’de on binlerce emekçiyi yoksulluğa sürüklemektedir. Venezuela topraklarına yönelik saldırılar Venezuela’nın egemenliğine yönelik ağır bir saldırı olduğu kadar, tüm uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal oluşturmaktadır. Uluslararası hukuku açıkça ihlal ederek ülkelere saldırmak, çok taraflılığın yerini en güçlünün hukukunun aldığı, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılmış bir adımdır.”

    Son olarak uluslararası dayanışma çağrısı yapan Göksoy, Venezuela halkının ve Latin Amerika’daki emekçilerin mücadelesini desteklemeye devam edeceklerini belirtti. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, tüm uluslararası toplumun bu saldırılara karşı güçlü ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğinin altını çizdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Dersim’de ABD’ye tepki: Hiçbir ülkenin geleceği, dış güçlerin zoruyla belirlenemez!-VİDEO

    Dersim’de ABD’ye tepki: Hiçbir ülkenin geleceği, dış güçlerin zoruyla belirlenemez!-VİDEO

    PİRHA- “Uyuşturucuyla mücadele” bahanesiyle Karayipler’e donanma yığan, Venezuela’ya ait ticaret gemilerini hedef alan bu saldırının gerçek amacının; Venezuela’nın petrolüne, doğal kaynaklarına ve halkın iradesine el koymak olduğunu belirten Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, “Emperyalist savaşlara karşı halkların ortak mücadelesini büyüteceğiz! Tüm halkımızı emperyalizme karşı birleşmeye, dayanışmayı büyütmeye ve mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz!” dedi.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, ABD’nin Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılmasıyla sonuçlanan Venezuela’ya yönelik askeri saldırısını protesto etti.

    Dersim Emek Ve Demokrasi Platformu adına açıklama yapan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, ABD emperyalizmi, yılın ilk günlerinde bir kez daha saldırgan ve yayılmacı yüzünü göstererek Venezuela’ya yönelik açık bir askeri ve siyasi saldırı gerçekleştirdiğini söyledi.

    “VENEZUELA’YA YÖNELİK MÜDAHALE, EMPERYALİST PAYLAŞIM SAVAŞININ GÜNCEL BİR HALKASIDIR”

    “Uyuşturucuyla mücadele” bahanesiyle Karayipler’e donanma yığan, Venezuela’ya ait ticaret gemilerini hedef alan bu saldırının gerçek amacının; Venezuela’nın petrolüne, doğal kaynaklarına ve halkın iradesine el koymak olduğunu belirten Tekin, “Bu saldırı ne anlıktır ne de tesadüfidir. ABD emperyalizmi uzun süredir Amerika kıtasını kendi arka bahçesi ilan etmekte, ülkeleri baskı, tehdit ve askeri güç yoluyla teslim almaya çalışmaktadır. Panama Kanalı üzerindeki nüfuz arayışları, Grönland’ın yeraltı zenginliklerine dönük tehditler ve Latin Amerika genelinde artan askeri yığınaklar bu saldırgan politikanın parçalarıdır. Venezuela’ya yönelik müdahale, emperyalist paylaşım savaşının güncel bir halkasıdır” dedi.

    “HİÇBİR ÜLKENİN GELECEĞİ, DIŞ GÜÇLERİN ZORUYLA BELİRLENEMEZ”

    Ergin Tekin, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Emperyalist savaşların kazananı halklar değildir! Kazananlar silah tekelleri, enerji şirketleri ve küresel sermayedir. Kaybedenler ise emekçiler ve ezilen halklardır. Bu savaşlar yoksulluk, güvencesizlik, yıkım ve ölüm üretmektedir. Doğal kaynaklar yağmalanmakta, kamusal varlıklar sermayeye devredilmekte, halkların yaşam alanları savaş politikalarıyla yok edilmektedir.

    Venezuela’ya yönelik bu saldırı, halkların kendi kaderini tayin hakkına yönelik açık bir saldırıdır. Hiçbir ülkenin geleceği, dış güçlerin zoruyla belirlenemez. Hiçbir halk, emperyalist planlara boyun eğmek zorunda değildir. Halkların siyasal, ekonomik ve toplumsal tercihleri ancak kendi iradeleriyle şekillenir. Emperyalist müdahaleler bu iradeyi yok saymaktadır. Bugün Venezuela hedef alınmıştır; yarın başka bir ülke hedef alınacaktır. Bu nedenle Venezuela haritada göründüğü kadar uzak değildir.”

    “HALKLARI HEDEF ALAN SAVAŞ POLİTİKALARINA ALET EDİLMEMELİDİR”

    Emperyalist savaşın sarsıntılarının Türkiye’nin dört bir yanında da hissedildiğini vurgulayan Tekin, “Venezuela’ya yapılan saldırı, aynı zamanda Türkiye emekçilerine yönelmiş bir saldırıdır. Çünkü emperyalist savaşların bedeli her zaman halklara ödetilmektedir. Türkiye’nin bu saldırganlığa ‘sessiz kalması’ emperyalist suça ortak olmak anlamına gelir. Emekçilerin görevi, kendi hükümetlerinin bu savaş politikalarına dahil edilmesine karşı durmak ve emperyalizme karşı mücadeleyi büyütmektir. Bu topraklar emperyalist savaşların atış ve lojistik rampası değildir. Yabancı askeri üsler kapatılmalıdır. Türkiye emperyalist askeri ittifaklardan çıkarılmalı, halkları hedef alan savaş politikalarına alet edilmemelidir” şeklinde ifade etti.

    “MÜCADELEYİ YÜKSELTMEYE ÇAĞIRIYORUZ!”

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak, ABD emperyalizminin barbarlığına boyun eğmeyeceklerinin altını çizen Tekin, “Venezuela halkın kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir bunun mücadelesi de meşrudur! Emperyalist savaşlara karşı halkların ortak mücadelesini büyüteceğiz! Tüm halkımız emperyalizme karşı birleşmeye, dayanışmayı büyütmeye ve mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz!” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • DEM Parti ve DBP’den açıklama: İran halklarının haklı mücadelesinin yanındayız!

    DEM Parti ve DBP’den açıklama: İran halklarının haklı mücadelesinin yanındayız!

    PİRHA-İran’da halkların süren protestolarına dair açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanları ve DBP, “İran halklarının haklı mücadelesinin yanındayız!” dedi.

    İran’da başlayan eylemler devam ediyor. Ezna’daki eylemlere katılan ve rejim güçleri tarafından kafasından vurulan Reza Moradi Abdrolvand (18) tedavi gördüğü Aligudarz Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Kirmanşah’ta ise 17 yaşındaki Kürt işçi Reza Kanbari, rejim güçlerinin direkt ateş etmesi sonucunda hayatını kaybetti.

    İran’da süren protestolara dair Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) açıklama yaptı.

    “İRAN HALKLARININ ONURLU VE MEŞRU MÜCADELESİNİN YANINDAYIZ”

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları İran’da derinleşen ekonomik kriz ve artan baskılara karşı sokağa çıkan kadınlar, gençler ve farklı kimliklerden yurttaşlar ağır şiddetle karşılaştığına dikkat çekerek, “İran İnsan Hakları Örgütü’nün verilerine göre protestolarda en az 19 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı. Yaralıların gözaltı merkezlerinde tutulması ve çocukların zorla itirafçılığa maruz bırakılması insanlık dışıdır. Başta Kürt kentleri olmak üzere İran genelinde can kayıplarına yol açan saldırıları kınıyoruz. DEM Parti olarak İran yönetimini, baskı ve şiddetle yönetme ısrarından vazgeçmeye; halkın refah, eşitlik ve adalet taleplerine kulak vererek demokratik çözüm kanallarını derhal açmaya çağırıyoruz. Emperyalist güçler tarafından Orta Doğu’yu, Afrika’yı yeniden dizayn etmek için düğmeye basıldığının farkındayız. Buna karşı koymanın birinci yolu başta İran olmak üzere bölgedeki her ülkenin halkların özgür iradesine saygı duyması; özgürlük alanlarını genişletmesi ve demokratik bir düzenin inşa edilmesidir. #İran’a da çağrımız bu yönlü adımların atılmasıdır. İran halklarının onurlu ve meşru mücadelesinin yanındayız” dedi.

    “DEMOKRATİK ADIMLARI AT!”

    İran’da kadınların, gençlerin, emekçilerin ve yoksulların; farklı kimlik ve inançlardan halkların yıllardır yükselttiği itiraz, yalnızca ekonomik çöküşe karşı bir feryat değil, eşit yurttaşlık, adalet ve özgürlük talebi olduğunu vurgulayan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, şunları ifade etti:

    “DEM Parti olarak bu talepleri meşru görüyor; halkların iradesini bastırmaya dönük her tür zor politikasını kınıyoruz. İran rejimi, demokratik taleplere şiddetle yanıt vererek krizi çözmüyor; derinleştiriyor. Sokakları, meydanları ve özellikle Kürt kentlerini bir “güvenlik alanı” değil, fiilen savaş alanına çeviren yaklaşımı reddediyoruz. Gözaltılar, işkence iddiaları, yargısız infazlar ve ölümcül müdahaleler derhal durdurulmalıdır. Rejimi, milyonların sesine kulak vermeye; halkların ortak yaşamını güçlendirecek demokratik adımları atmaya, barışçıl çözüm yollarını açmaya çağırıyoruz. İran’da ve Ortadoğu’da tarih defalarca gösterdi: Dış baskılara, ekonomik sefalete ve toplumsal çözülmeye karşı en güçlü savunma, halkların rızasına dayanan demokratik bir düzen kurmaktır. Şiddetle yönetilen hiçbir ülke istikrara kavuşamaz; istikrarın yolu özgürlük, adalet ve eşitliktir.”

    “DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK TALEPLERİNE KULAK VERİN”

    Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından yapılan açıklamada şunlar dile getirildi:

    “Ortadoğu, yüzyılı aşkın süredir ulus-devletçi, molla rejimi ve halkları yok sayan siyasal anlayışların yarattığı derin krizlerle sarsılmaktadır. Bölge halklarının iradesini tanımayan, farklılıkları bastırmayı esas alan bu rejimlerin ayakta kalma çabaları; savaş, yoksulluk, göç ve sürekli olağanüstü hâl koşulları olmuştur. İran İslam Cumhuriyeti de bu tarihsel ve yapısal krizin en sert örneklerinden biri olarak, halkların taleplerini yok sayan teokratik bir yönetim anlayışında ısrar etmektedir.

    Tahran’da başlayıp kısa sürede İran’ın birçok kentine yayılan protestolar, yalnızca kötü ekonomi politikalarına karşı bir tepki değil; uzun yıllardır biriken siyasal, toplumsal ve kültürel baskıların dışavurumudur. Halkın sokaklarda yükselttiği demokratik taleplere rejimin silahla karşılık vermesi; şimdiye kadar onlarca insanın yaşamını yitirmesine, yüzlercesinin yaralanmasına ve tutuklanmasına yol açmıştır. Bu tablo, İran rejiminin halkları muhatap almaktan ne denli uzak olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.

    İran’daki bu krizin, ülke içi ve ülke dışı dinamiklerle bağlantısı olduğu unutulmamalıdır. Bölgesel ve küresel güçlerin askeri, siyasi ve ekonomik müdahaleleri, İran rejiminin hali hazırda var olan güvenlikçi politikalarını daha da belirgin hale getirmiştir. İran iktidarının tüm kaynakları savaşa ve güvenliğe yönlendirmesinin bedelini yoksulluk, işsizlik ve güvencesizlik içinde yaşayan halklar ödemiştir ve ödemeye devam etmektedir. Rejim yıllardır, her krizi halkların taleplerini bastırmak ve kendi iktidarını sürdürmek için bir araç olarak kullanmaktadır.

    Bugün yaşanan isyan dalgası, 2022 yılında kadınların öncülüğünde başlayan “Jin, Jiyan, Azadî” isyanının sürekliliği niteliğindedir. Kadını kamusal yaşamdan silmeyi hedefleyen, bedenine ve kimliğine müdahaleyi meşrulaştıran politikalar; İran’da olduğu kadar Ortadoğu’nun tamamında derin bir toplumsal yarılmaya yol açmaktadır. Kadın özgürlüğünü esas almayan hiçbir siyasal sistemin özgürlük üretemeyeceği gerçeği, bugün İran sokaklarında bir kez daha açıkça görülmektedir. İran rejimi, halkların demokrasi talebini “dış mihraklar” söylemiyle bastırmaya çalışarak klasik ulus-devlet reflekslerine sarılmaktadır. Oysa gerçek açıktır: Kriz, dışarıdan değil; halkları yok sayan, farklılıkları tehdit olarak gören ve şiddeti yönetim biçimi haline getiren sistemin kendisinden kaynaklanmaktadır. Bu tablo ulus-devlet yapıları ve kapitalist modernitenin Ortadoğu’da artık çözüm üretmekten uzak olduğunu; aksine krizleri derinleştirdiğini göstermektedir. Çıkış yolu, baskıyı artırmak, isyanı bastırmak ya da savaş politikalarına sarılmak değildir. Çıkış yolu, demokratik dönüşümden, hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesinden, halkların ve inançların eşit ve özgür birlikteliğinden geçmektedir. Kürt halkı başta olmak üzere İran’ın kadim halkları ve inançları, özgür ve insanca bir yaşam talebinde birleşmektedir.

    Demokrasi temelinde gelişecek toplumsal ve siyasal bir modelin; yalnızca İran için değil, tüm Ortadoğu halkları için umut olduğu artık su götürmez bir gerçektir. Şunun altını bir kez daha çizmekte fayda görüyoruz; eşitliğin, özgürlüğün ve kadın öncülüğünün esas alındığı bir demokratik dönüşüm, bölgenin kronikleşmiş krizlerine gerçek bir alternatif sunmaktadır.

    Kürt halkının, Ortadoğu’da mücadelesini verdiği ve hayata geçirdiği; eşitlik, özgürlük ve demokrasi temelli yeni yaşam modeli bu coğrafyadaki tüm halkların kurutuluş reçetesi mahiyetindedir. Dolayısıyla çözüm; savaşa, şiddete, eşitsizliğe, gericiliğe ve zulme karşı direnişi ve demokratik değerleri öncelemektir.

    Bizler bu haliyle; İran rejimini derhal şiddet kullanmaktan vazgeçip, halkların ekonomik sorunlarına çözüm üretmeye, demokrasi ve özgürlük taleplerine kulak vermeye ve farklı inanç ve kimlikleri tanımasını gerektiğini vurguluyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • AFA ve ABF’den Venezuela açıklaması: Kınıyoruz!

    AFA ve ABF’den Venezuela açıklaması: Kınıyoruz!

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ile Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) yaptıkları açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya müdahalesini kınarken, “Venezuela’da halkların iradesini gasp etmeye çalışan anlayış ile Suriye’de Alevi köylerini hedef alan selefi cihatçı çeteler aynı zihniyetten beslenmektedir” dedi.

    Suriye’de Alevi katliamları sürerken, dünya kamuoyu dün güne ABD’nin Venezuela’ya müdahalesiyle uyandı. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ile Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) yaptıkları yazılı basın açıklamasında, ABD’nin Venezuela’ya yönelik sömürgeci müdahalesini kınarken, yaşanan gelişmelerin Suriye’deki olaylardan bağımsız olmadığına dikkat çektiler.

    “BU MÜDAHALECİ EYLEMLER ULUSLARARSI HUKUK NORMLARINI İHLAL ETMEKTEDİR”

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu’nun yaptığı yazılı açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’ya ve ülkenin devlet başkanına yönelik baskıcı politikalarını ve zor kullanımını kınamaktadır. Bu müdahaleci eylemler, uluslararası hukuk normlarını ihlal etmekte ve ulusal egemenliği hiçe saymaktadır” dedi.

    Açıklamanın devamında ise Venezuela halkıyla dayanışma içerisinde olacaklarını kaydeden AFA, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni, uluslararası barışı koruma ve uluslararası hukuk ihlallerinin önüne geçme sorumluluğunu acilen yerine getirmeye çağırıyoruz” diyerek uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundular.

    ”EMPERYALİZM NEREDE VARSA ORADA KAN, YIKIM VE KATLİAM VARDIR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu ise yaptığı açıklamada, son dönemde yaşanan olayların birbirinden bağımsız olmadığını söyleyerek şunları ifade etti:

    “ABD emperyalizminin, Latin Amerika halklarının iradesini hiçe sayarak Venezuela’ya yönelik gerçekleştirdiği askerî saldırganlık ve Devlet Başkanı ve eşinin kaçırılıp alıkonulması asla kabul edilemez. Yıllarca ekonomik yaptırımlar ile açlığa mahkûm ettiği, hâlde, kendisine diz çökmeyen Latin Amerika halklarına yönelik sürdürdüğü saldırganlık, insanlık tarihi açısından bir utançtır.
    “Demokrasi” söylemi altında yürütülen sömürü ve saldırı politikalarının bir devamıdır. Venezuela halkının kendi ülkesi ile ilgili söz söyleme hakkını gasp eden ABD’ye karşı, dünyanın sessiz kalması da aynı oranda kabul edilemez.”

    Açıklamanın devamında ise, “ABD’nin Venezuela’ya dönük bu saldırgan tutumu, dünyanın başka coğrafyalarında sergilediği ikiyüzlü ve kanlı politikalarının bir benzeridir. Bunun en somut örneklerinden biri, Suriye’de Alevilere yönelik katliamların faili olan cihatçı çetelerin liderlerinden Colani’ye ve katil çete sürüsüne verdiği destektir” denildi.

    Son olarak dünya kamuoyuna çağrıda bulunan ABF, “Bizler; tarih boyunca, zulme karşı direnenlerin safında olduğumuz gibi, bugün de Venezuela halkının, Ortadoğu’da katledilen Alevilerin ve dünyanın dört bir yanında zalimlere karşı mücadele eden tüm halkların yanındayız.
    Zulüm nereden gelirse gelsin karşısında durmak, bizim inancımızın temel düsturudur.
    Emperyalizme, savaşa ve işgale karşı, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” diyerek Venezuela halkıyla dayanışma içerisinde olacaklarının mesajını verdiler.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDK: ABD’nin Venezuela halkına yönelik başlattığı açık kaynak gaspı girişimidir, kınıyoruz!

    HDK: ABD’nin Venezuela halkına yönelik başlattığı açık kaynak gaspı girişimidir, kınıyoruz!

    PİRHA- Halkların Demokratik Kongresi (HDK), yaptığı açıklamada, “ABD yönetiminin Venezuela halkına yönelik başlattığı açık kaynak gaspı girişimini ve ardından Kolombiya ile Küba’yı hedef alan tehditlerini şiddetle kınıyoruz” dedi.

    Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Venezuela’ya askeri saldırısı ve  Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’i kaçırmasına ilişkin Halkların Demokratik Kongresi (HDK), yazılı açıklama yaptı.

    “ABD yönetiminin Venezuela halkına yönelik başlattığı açık kaynak gaspı girişimini ve ardından Kolombiya ile Küba’yı hedef alan tehditlerini şiddetle kınıyoruz” denilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

    “Trump yönetiminin son açıklamaları, emperyalizmin artık ‘demokrasi’ maskesine ihtiyaç duymadığını; amacının doğrudan halkların zenginliklerine el koymak ve iradelerini kırmak olduğunu tescillemiştir. Venezuela’nın petrolünü ‘geri alınacak mülk’ olarak gören, Küba’nın onurlu direnişini ve Kolombiya’nın demokratik yürüyüşünü tehdit eden bu akıl, haydutluktur

    Venezuela’nın petrolü, Küba’nın onuru ve Kolombiya’nın geleceği emperyalist tekellerin oyun sahası değildir. Yer altı ve yer üstü zenginlikler o topraklarda yaşayan halklarındır. Trump’ın ‘sırada Kolombiya ve Küba var’ tehditlerine karşı, Latin Amerika halklarının yanındayız. Bu saldırı, sadece bir bölgeye değil, tüm dünya halklarının özgürlük arayışına yöneliktir. Ambargolarla, yaptırımlarla ve varlık gaspıyla halkları açlığa mahkum ederek teslim almaya çalışan bu ‘ekonomik terör’ suçtur. Emperyalizm ne kadar saldırganlaşırsa saldırsın, örgütlü bir halkın iradesini asla teslim alamayacaktır. Direnen halklar kazanacak!”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Venezuela’da muhalif operasyonu

    Venezuela’da muhalif operasyonu

    PİRHA – Kendisini geçici devlet başkanı ilan eden Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’nun yardımcısı Edgar Zambrano, istihbarat birimince gözaltına alındı.

     Ekonomik ve siyasi krizin yaşandığı Venezuela’da başarısız darbe girişimi sonrası sular durulmuyor. Son gelen haberler doğrultusunda Maduro yönetiminin, muhaliflere yönelik gözaltı operasyonu başlattığı aktarıldı.

    Juan Guaido’nun geçen haftaki darbe çağrısının ardından ilk kez üst düzey muhalif bir isim gözaltına alındı. Guaido’nun yardımcısı Zambrano’nun gözaltı sırasında görevlilere direndiği ve aracının da cezaevine çekildiği öğrenildi.

    Devlet nezdindeki, Maduro yanlısı yasama organı Kurucu Meclis, Zambrano ile birlikte 7 siyasi isim hakkında yasal işlem başlatılması için dokunulmazlıklarının kaldırılmasını kararlaştırmıştı. Guaido liderliğindeki Ulusal Meclis ise Kurucu Meclis’in kararlarını tanımıyor.

    Anayasa Mahkemesi de söz konusu vekillerinin yanı sıra 3 ayrı muhalif siyasetçiyi ‘komplo kurmak, isyana teşvik etmek ve vatan hainliği’nden suçlu bulmuştu.

    Kurucu Meclis Başkanı Diosdado Cabello ise gelişmelerle ilgili, “Darbe girişiminin arkasındaki isimlerden biri tutuklandı. Yargıya hesap verecekler.” diyerek Zambrano’nun gözaltına alındığını teyit etti.

    ABD: SERBEST BIRAKILMAZSA SONUÇLARI OLACAK  

    Duruma Washington yönetimi kısa sürede tepki gösterirken ‘Zambrano’nun derhal serbest bırakılmaması durumunda sonuçları olacak’ uyarısında bulundu.

    Anayasa Mahkemesi’nin üyelerine yaptırım uygulamakla tehdit eden ABD’den gelen tepkide Zambrano’nun gözaltına alınmasının ‘yasa dışı’ olduğu yorumu yapıldı.

    Washington’da bulunan ABD’nin Venezuela Büyükelçiliği tarafından, sosyal medyada yapılan açıklamada, “Zambrano’nun güvenliğinden Maduro ve çevresi sorumludur. Derhal serbest bırakılmaması halinde bunun sonuçları olacaktır.” yazıldı.

    NE OLMUŞTU?

    Uzun yıllardır ekonomik ve siyasi krizin yaşandığı Venezuela’da 30 Nisan’da Juan Guaido’nun, halkı sokağa çağırdığı darbe girişimi başarısız olmuştu. Yaşananlar sonrası Maduro’dan Venezuela ordusuna ‘ABD işgaline karşı hazır olun’ talimatı gelmişti.

    23 Ocak’ta kendini tek taraflı geçici devlet başkanı ilan eden Juan Guaido’yu ABD başta olmak üzere, 50’den fazla ülke Venezuela’nın meşru lideri olarak tanıyor.

    PİRHA / ANKARA

     

  • Venezuela karanlığa gömüldü

    Venezuela karanlığa gömüldü

    PİRHA – Venezuela’da yaşanan iç çatışma dinmek bilmezken ülke genelinde elektrik kesintisi nedeniyle okullar ve devlet daireleri tatil edildi.

    Venezuela’da üç gündür devam edene elektrik kesintileri nedeniyle hayat durma noktasına geldi. Ekonomik ve siyasi krizin yaşandığı ülkede eğitime ara verilirken, devlet daireleri de hizmet vermeyi durdurdu.

    Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun talimatı doğrultusunda ilkokuldan üniversiteye kadar ülkedeki tüm eğitim kurumlarının bugün tatil edildiği açıkladı.

    HAYAT DURMA NOKTASINDA

    Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Jorge Rodriguez, fabrika ve alışveriş merkezleri gibi özel iş yerlerinde de çalışma yapılmayacağını açıkladı. Rodriguez, katıldığı bir televizyon programında ülkedeki internet erişimini dahi sekteye uğratan krizi bir an önce aşacaklarını da dile getirdi. Hükümet, kesintilere sebep olarak ülkenin doğusundaki hidroelektrik santrali ve dağıtım merkezi Guri’ye yapılan bir sabotajı işaret etti.

    Muhalefet kanadı, elektrik kesintisi sebebiyle hastanelerde 18 kişinin hayatını kaybettiğini iddia ederken sağlık bakanlığı bu haberleri yalanladı. Elektrik krizi sebebiyle ayrıca akaryakıt istasyonlarının önünde uzun kuyruklar da oluştu.

    ÜLKEDE YAĞMALAR BAŞLADI

    Kriz nedeniyle başkent Caracas’ın Baruta bölgesinde yağmalar baş gösterdi. Büyük bir grubun alışveriş merkezi ve süpermarketlere girerek gıda malzemelerini yağmalandığı açıklandı. Bolivarcı Ulusal Polis (GNB) mensupları 50’den fazla kişiyi gözaltına aldı.

    “MADURO’YA DESTEĞİNİZİ KESİN”

    Krizin yükselmesiyle birlikte kendini geçici devlet başkanı ilan eden Juan Guaido ise düzenlediği basın toplantısında, askerleri Devlet Başkanı Maduro’ya destek vermeyi kesmeye çağırdı.

    (HABER MERKEZİ)

    Fotoğraf: euronews

  • Venezuela sınırında ‘insani yardım’ çatışması: En az iki sivil hayatını kaybetti

    Venezuela sınırında ‘insani yardım’ çatışması: En az iki sivil hayatını kaybetti

    Venezuela’da ülkeye insani yardım getirme girişimlerini engellemek için sınıra sevkedilen askerler, kendilerini engellemek isteyen sivillerin üzerine ateş açtı.

    AFP haber ajansının aktardığına göre, sınırın kapatılmasını engellemek isteyen bölgedeki yerli halk arasından en az iki kişinin hayatını kaybetti.

    Venezuela’nın Devlet Başkanı Nicolas Maduro, muhaliflerin girişimlerini engellemek için Brezilya sınırını kapatma kararı almıştı.

    İnsani yardım konvoylarının ülkeye alınıp alınmayacağı ile ilgili tartışmalar, Maduro yanlıları ve muhalifler arasındaki güç savaşının merkezine yerleşmiş durumda.

    Sınırda yer alan Tienditas Köprüsü’nün Kolombiya tarafında muhalif liderler Guaido ve Leopoldo Lopez’in çağrısıyla Venezuela Aid Live adıyla bir yardım konseri düzenleniyor. Bu konserin düzenleyicileri arasında İngiliz milyarder iş adamı Richard Branson da var. (BBC Türkçe)

     

  • BM Güvenlik Konseyi Venezuela gündemi ile olağanüstü toplandı

    BM Güvenlik Konseyi Venezuela gündemi ile olağanüstü toplandı

    BM Güvenlik Konseyi, ABD’nin başvurusu üzerine Venezuela’daki siyasi krizi görüşmek için olağanüstü toplandı.

    ABD, Venezula’daki siyasi krizin aşılması için harekete geçti. BM Güvenlik Konseyi’ni Venezuela gündemiyle acil toplantıya çağıran Washington yönetimi, toplantıda krizin aşılması için atılacak olası adımların sıralandığı bir karar taslağı sundu.

    BM Güvenlik Konseyi’ndeki diplomatik kaynakların aktardığı bilgiye göre, karar taslağı Venezuela’da seçime gidilmesi ve ülkeye uluslararası yardımların mümkün kılınmasını kapsıyor. Taslak, “demokratik seçimle göreve gelmiş yegane kurum olan” Venezuela meclisinin desteklenmesini öngörüyor.

    Taslak metinde, “barışçıl ve silahsız” eylemcilere yönelik şiddetten “son derece endişe duyulduğu” belirtilirken, “adil ve inandırıcı bir devlet başkanlığı seçimlerinin önün açacak bir siyasi sürecin başlatılması çağrısı” yer alıyor.

    Metinde BM Genel Sekreteri Antonia Guterres’ten, bu sürecin başlatılması için girişimde bulunması talep ediliyor. Ayrıca ülkedeki mevcut insani kriz durumunun daha da kötüleşmemesi için uluslararası yardımların önemli olduğu vurgulanıyor.

    Diplomatik kaynaklara göre, ABD hazırlanan karar metininin oylanması için henüz bir tarih önerisinde bulunmadı. Konuyla ilgili müzakerlerin sürdüğü belirtildi. Ancak diplomatik kaynaklardan yansıyan bilglere göre, Rusya ABD’nin karar taslağını veto edeceğinin sinyalini verdi ve alternatif bir metin hazırladı. Rusya’nın metninde “Venezula’nın içişlerine müdahale” eleştiriliyor.

    Öte yandan Venezeuala’da bir üst düzey asker daha Devlet Başkanı Madura’ya sırtını döndü. Ordu’da görevli en yüksek rütbeli Tabip Albay Rubén Paz Jiménez, yayınladığı bir video aracılığıyla Juan Guaido’yu ülkenin geçici devlet başkanı olarak gördüğünü açıkladı. Jiménez, “ülkedeki askerlerin yüzde 90’ının mevcut durumdan hoşnutsuz olduğunu” iddia etti.

    Kendisinin ülkenin geçici devlet başkanı ilan eden muhalif lider Guaido, cuma günü verdiği röportajda, “ordunun anayasanın mı yoksa giderek yalnızlaşan bir diktatörün yanında mı yer alacağına karar vermesi gerektiği” söylemişti.

    Guaido, ayrıca ordunun, ABD’nin gönderdiği insani yardımları ülkeye girmesine izin vermesi çağrısında bulunmuştu.(DW TÜRKÇE)

  • Venezuela’da Yüksek Mahkeme Guaidó’ya ülke dışına çıkış yasağı koydu

    Venezuela’da Yüksek Mahkeme Guaidó’ya ülke dışına çıkış yasağı koydu

    Venezuela’da Başsavcı, kendisini geçici Devlet Başkanı ilan eden Juan Guaido’ya ülke dışına çıkış yasağı konmasını ve banka hesaplarının dondurulmasını talep etti.

    Venezuela’da yoğunlaşan iktidar mücadelesinde Yüksek Mahkeme, Başsavcı Tarek Willam Saab’ın talebi üzerine, kendisini geçici Devlet Başkanı ilan eden Juan Guaidó’ya ülke dışına çıkış yasağı koydu ve banka hesaplarını dondurdu.

    Venezuela Yüksek Mahkemesi (TSJ) Başkanı Maikel Moreno ise Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido hakkındaki ihtiyati tedbirlerin onaylandığını açıkladı.

    Moreno, Twitter’dan, “Guaido hakkındaki soruşturma tamamlanana kadar ülkeden izinsiz çıkma yasağı, mal varlığını elden çıkarması ve banka hesapları ve/veya Venezuela topraklarında sahip olduğu diğer finansal araçların dondurulması ihtiyati tedbirleri onaylanmıştır,” açıklamasında bulundu.

    Başsavcının hamlesi, ABD ve bazı diğer ülkelerin destek verdiği Juan Guaido ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro arasında yoğunlaşan iktidar mücadelesinde, Maduro hükümetinden gelen son hamle.

    BBC Türkçe’de yer alan habere göre, Başsavcı Tarek Willam Saab’ın bürosundan yapılan açıklamada “Ülkede şiddet olayları yaşandı ve yabancı ülkelerden açıklamalar geldi ve Cumhuriyet’in varlıkları donduruldu. Bütün bunlar anayasal düzene karşı işlenen ağır suçlara işaret ediyor” denildi.

    Maduro’ya sadık olan Yüksek Mahkeme’nin başsavcının talebini yerine getirmesi bekleniyordu.

    Başsavcının talebi, Washington’ın Venezuela’nın ABD’deki banka hesaplarının kontrolünü, ülkenin meşru lideri olarak kabul ettiği Juan Guaido’ya vermek istemesinin ardından geldi.

    ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Başsavcı Saab’ın hamlesinin ardından paylaştığı Twitter mesajında Saab’tan “Eski Venezuela Başsavcısı” diye söz etti ve “demokrasiyi bozma ve Guaido’ya zarar verme girişiminde bulunanların ağır sonuçlarla karşılaşacağı” uyarısında bulundu.

     

  • ABD’den Venezuela’nın resmi petrol şirketine yaptırım

    ABD’den Venezuela’nın resmi petrol şirketine yaptırım

    Venezuela’da 2015 seçimlerinde muhalefetin çoğunluğu ele geçirdiği ancak 2017 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından yetkileri elinden alınan Ulusal Meclis’in Başkanı Juan Guaido’nun kendisini geçici devlet başkanı ilan etmesinin ardından başlayan siyasi kriz tırmanıyor.

    Guaido’nun devlet başkanlığını ilk tanıyan ülke olan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), mevcut Devlet Başkanı Nicolas Maduro üzerindeki baskısını artırıyor.

    ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Washington’ın Venezuela’da devlete ait petrol şirketi PDVSA’ya (Petroleos de Venezuela) yaptırım uygulamaya başladığını duyurdu.

    “PETROL GELİRİ MADURO HÜKÜMETİNİN ELİNDEN ALINACAK”

    Bolton, bu adımın “Nicolas Maduro yönetiminin Venezuela halkının varlıklarını yağmalamasına engel olmak amaçlı” olduğunu ifade etti.

    Bolton, Venezuela’ya ait 7 milyar dolarlık mal varlığına el konulduğunu söyledi.

    ABD Hazine Bakanı Steve Mnuchin de Venezuela petrolü satışlarından elde edilen kazancın Nicolas Maduro hükümetinin elinden alınacağını söyledi.

    PDVSA uzun bir süredir Venezuelalı yetkililer ve iş insanlarının yolsuzlukları, zimmetlerine para geçirmeleri için bir aracı oldu. Bugünkü PDVSA ile ilgili karar, Venezuela’nın mal varlıklarını Maduro’da alıp, ait oldukları yere, Venezuela halkına temin edecektir.”

    ABD’nin PDVSA’ya yaptırım kararını açıkladığı sıralarda, Juan Guaido da Venezuela Kongresi’ne şirket ve şirkete bağlı petrol rafinerisi Citgo yönetimine yeni bir isim atamaları talimatı verdiğini duyurdu.

    Guaido ayrıca, Venezuela’nın ülke dışındaki mal varlıklarının kontrolünü ele geçirdiğini açıkladı.

    PDVSA, OPEC ülkesi Venezuela’nın en büyük gelir kaynağı. Citgo da Venezuela’nın en önemli dış varlığı konumunda. Venezuela’nın en büyük petrol müşterisi ise ABD.

    Diğer yandan Guaido’nun Britanya’nın Başbakanı Theresa May ve Merkez Bankası Başkanı Alan Carney’e bir mektup yazıp, Venezuela’nın İngiltere’deki ülkedeki altın rezervlerinin Nicolas Maduro’ya verilmemesini istediği belirtildi.

    MADURO’DAN ÖNLEM AÇIKLAMASI

    Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD’nin PDVSA’ya uygulamayı kararlaştırdığı yaptırımlara karşı önlem alınacağını duyurdu, “ABD’ye gereken yasal cevabı vereceğiz” dedi.

    Maduro televizyondan yaptığı konuşmada holding yönetimine PDVSA’nın ABD’deki kuruluşu Citgo’nun “mülkünü ve varlığını” korumak amacıyla ABD ve uluslararası mahkemelere başvurulması için direktif verdiğini söyledi.

    NE OLUYOR?

    Venezuela’da Maduro iktidarını “meşru olmadığı” gerekçesiyle tanımadığını açıklayan Ulusal Meclis Başkanı Guaido, 23 Ocak Çarşamba günü kendini devlet başkanı ilan etmişti.

    Guaido, ABD başta olmak üzere Kanada, çok sayıda Güney Amerika ülkesi ve Avrupa’dan destek alıyor.

    Özellikle Venezuela ordusunun mevcut Devlet Başkanı Maduro’nun arkasında durması Guaido’nun durumunu zorlaştırıyor. Juan Guaido da askerlere çağrıda bulunarak, Venezuela halkının yanında olmalarını talep ediyor.

    Kendi meşru iktidarına karşı bir darbe yapılmaya çalışıldığı görüşünü savunan Nicolas Maduro ise, şu an için aralarında Rusya, Çin ve Türkiye gibi ülkelerin de olduğu bazı devletlerin desteğine sahip.

    Diğer taraftan Venezuela’da son birkaç yıldır dönem dönem yoğun protesto gösterileri düzenlendi. Bunların bir kısmı aylarca sürerken, bir bölümü de kısa süre içerisinde sönümlendi.

    Analistler, Venezuela’daki siyasi durumun son yıllarda oldukça karmaşık bir hal aldığını ve bu nedenle de neler olabileceğini öngörmenin oldukça zor olduğunu söylüyor.  (KARINCA)

  • Venezuela’da askeri ayaklanma bastırıldı

    Venezuela’da askeri ayaklanma bastırıldı

    PİRHA- Tartışmalı seçimlerin ardından görevine başlayan Kurucu Meclis nedeniyle gerginliğin sürdüğü Venezuela’da, askeri bir ayaklanmanın kısa sürede bastırıldığı açıklandı.

    Ayaklanma Venezuela’nın kuzey batısında Valencia kentindeki bir askeri üste meydana geldi. Kendilerine “41’nci Tugay” diyen bir grup asker, Devlet Başkan Nicolas Maduro’ya karşı ayaklanma girişiminde bulundu.

    Askerler internet üzerinden yayınladıkları videoda “bu bir darbe değil bu anayasal düzeni sağlamak için yapılan sivil bir hareket” ifadelerini kullandı.

    Hükümet sosyal medyadan yaptığı açıklamada olayı terörist bir saldırı olarak niteledi ve olaya karışan askerlerin tutuklandığını bildirdi.

    Görgü tanıkları gece boyu bölgeden silah sesleri duyulduğunu söyledi. Venezuela’da Maduro hükümetine karşı nisan başından bu yana devam eden protestolarda en az 115 kişi yaşamını yitirmiş, bin 500 kişi de yaralanmıştı. 500’den fazla protestocu ise tutuklandı.

  • Venezuela’da Maduro zafer ilan etti, muhalefet ‘tanımıyoruz’ dedi

    Venezuela’da Maduro zafer ilan etti, muhalefet ‘tanımıyoruz’ dedi

    PİRHA- Venezuela’da anayasayı yeniden yapma yetkisine sahip olan ‘kurucu meclis’in oluşturulması amacıyla düzenlenen seçimleri mevcut başkan Nicolas Maduro’nun Birleşik Sosyalist Parti’si (PSUV) kazandı. Bir süredir sokak eylemleri düzenleyen Maduro muhalifleri ise seçimleri boykot etti. Seçim boyunca süren protestolarda en az 10 kişi hayatını kaybetti.
    SEÇİME KATILIM YÜZDE 41 DOLAYLARINDA KALDI

    Venezuela Seçim Kurulu’nun yaptığı açıklamada, Birleşik Sosyalist Parti’ye oy verenlerin sayısının 8 milyonun üzerinde olduğu belirtildi. Seçim Kurulu Başkanı Tibisay Lucena seçime katılan kişi sayısını 8.089.320 kişi, katılım yüzdesini ise yüzde 41.53 olarak açıkladı.Seçimin ardından başkent Caracas’ta yüzlerce destekçisine seslenen Devlet Başkanı Nicholas Maduro da zaferini ilan etti. Seçimleri bir zafer olarak değerlendiren Maduro, “Tehditlerin ortasında 8 milyon kişi, bazı eyaletlerde dağları ve ırmakları aşarak oy kullandı. Venezüella halkı demokrasi dersi verdi” dedi.

    MADURO: YENİ BİR DİRENİŞ DALGASI BAŞLAYACAK

    Destekleri için Latin Amerika ve Karayip ülkelerine teşekkür eden Maduro, ABD Başkanı Donald Trump’ın seçimlerin sonucunun tanınmayacağı açıklamasına da konuşmasında yanıt verdi.

    Maduro “Trump’ın ne dediği umurumuzda değil, halkımızın ne dediği umurumuzda” ifadelerini kullandı.

    “Seçimler Latin Amerika’nın gelecek bağımsız yıllarını başlatıyor” diyen Maduro “Latin Amerika yeni bir direniş dalgasına başlayacak” diye konuştu.

    ​ Muhalefete ‘şiddeti terk etmeleri ve siyasete dönmeleri’ çağrısında bulunan Maduro konuşmasında, Kurucu Meclis’in ilk işlerinden birinin muhalefet milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması olması gerektiğini savundu.

    KURUCU MECLİS’İN 545 ÜYESİ OLACAK

    Muhalefet partilerinin oluşturduğu Demokratik Birlik Masası’nın (MUD) kontrolündeki Ulusal Kongre’nin müdahalesi olmadan yeni anayasayı oluşturma yetkisine ve Kongre’yi feshetme yetkisine sahip olacak Kurucu Meclis’in 545 üyesi olacak. Üyeleri arasında Maduro’nun eşi Cilia Flores, sağ kolu Sosyalist Parti (PSUV) Genel Başkan Yardımcısı Diosdado Cabello ve diğer müttefiklerin olması bekleniyor.

    EYLEM ÇAĞRISI YAPAN MUHALEFET: HİLELİ SÜRECİ TANIMIYORUZ

    Muhalefet ise seçimlere sadece 2.5 milyon kişinin katıldığını savunuyor.

    Önde gelen muhalif lider Henrique Capriles seçim günü yaşanan şiddet olaylarını ‘katliam’ olarak , “Biz bu hileli süreci tanımıyoruz” dedi.

    Maduro seçimlere yönelik eylemleri yasaklamış, eylem yapanlara 10 yıla varan hapis cezaları getirmişti.

    10 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

    Yetkililer seçim sırasında 10 kişinin öldüğünü açıkladı. Böylece ülkede 4 aydır devam eden çatışmalarda ölenlerin sayısı 120’yi aştı.

    Ölenler arasında bir Kurucu Meclis adayı, yerel bir muhalif lider, iki genç muhalif eylemci ve bir asker bulunuyor.

    Caracas’ta bir patlayıcının motosiklet konvoyunu hedef alması sonucu 7 polis yaralandı.

    Bazı bölgelerde seçim merkezlerine muhalif eylemciler saldırı düzenledi, yollara barikat kurdu.

    Eylemcilere göz yaşartıcı gaz, plastik mermi ve zırhlı araçlarla müdahale eden güvenlik güçlerinin kimi bölgelerde gerçek mermi de kullandığı belirtildi.

    Venezüella’da muhalefet dün gün boyu protestolarını sürdürdü.

  • Venezuela protestolarında 79 kişi hayatını kaybetti

    Venezuela protestolarında 79 kişi hayatını kaybetti

    PİRHA- Venezuela’da Nisan ayından beri süren kitlesel protestolarda en az 79 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Hayatını kaybedenlerden 63’ünün büyük bir bölümüne güvenlik güçlerinin müdahalesinin neden olduğu açıklandı.

    Foro Penal adlı sivil toplum örgütünden yapılan açıklamada, protestoların başladığı Nisan ayından bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 79’a yükseldiği belirtildi. Hayatını kaybedenlerden 63’ünün büyük bir bölümüne güvenlik güçlerinin müdahalesinin neden olduğu açıklandı.
    Örgütün sözcüsü Alfredo Romero perşembe akşamı yaptığı açıklamada, “güvenlik güçlerince sebep olunan ölümlerin arkasında devletin adam öldürmeyi sistematik hale getirdiğine dair somut işaretlerin yer aldığını” söyledi.

    NİSAN AYINDAN BU YANA 3 BİN 278 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

    Protestotucular, ekonomik krizden sorumlu tuttukları ve otoriter olmakla suçladıkları Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun istifasını istiyor. Maduro ise eylemlerin, hükümetini devirmek için dış güçlerce organize edildiğini savunuyor.
    Nisan ayından beri Venezuela’da 3 bin 278 kişi gözaltına alındı, 338’i askeri mahkemeye çıkarıldı. Foro Penal şu an ülkede 391 siyasi tutuklunun cezaevinde bulunduğunu ayrıca pek çok işkence vakasına dair delillerin mevcut olduğunu söyledi.

    ÜLKE YILLARDIR OHAL KOŞULLARINDA YÖNETİLİYOR

    Venezuela Yüksek Mahkemesi bu yılın Nisan ayında muhalefetin kontrolündeki parlamentonun yetkilerini almış, protestolar üzerine üç gün sonra kararını değiştirmişti. Ancak mahkemenin kararı Devlet Başkanı Nicolas Maduro karşıtı gösterilerin yayılmasını önleyemedi.
    Maduro yıllardır ülkeyi parlamentonun onayına sunmadan özel kararname ve OHAL koşulları altında yönetiyor. Ülkede 2015 yılından beri yerel ve bölgesel seçimler de yapılmıyor.