Etiket: vergi affı

  • HDP’li Özen: Vergi affı Kanunu 5’li çetenin ve yandaşların kârlarını artıracak-VİDEO

    HDP’li Özen: Vergi affı Kanunu 5’li çetenin ve yandaşların kârlarını artıracak-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen ‘Vergi affı’ Kanunu’nun görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, “Böylesi bir ortamda siyasi meşruiyeti biten AKP iktidarı, mafya ve tarikat ilişkileriyle korku ve itaat iklimi yaratarak baskı ve zulümlerle iktidarını uzatmaya çalışmaktadır” dedi. Özen, çıkarılmak istenen ‘Vergi affı’ yasası ile iktidara yakın büyük şirketlerin kârlarını artıracağını vurguladı.

    1 Haziran Salı günü Genel Kurul’da AKP milletvekillerinin imzasını taşıyan, ‘Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’ teklifi ele alındı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen ‘Vergi affı’ kanununun görüşmeleri sırasında Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak görüşülen yasaya ilişkin konuşma yaptı.

    “AKP İKTİDARI SİYASİ ÖMRÜNÜ UZATMA DERDİYLE İÇİ BOŞ KANUN TEKLİFLERİ GETİRİYOR”

    AKP iktidarının günü kurtarmak için yasalar çıkardığını belirten Zeynel Özen konuşmasında şunları dile getirdi:

    “AKP iktidarı, yalnızca günü kurtarmak amacıyla, tamamen siyasi ömrünü uzatma derdiyle getirdiği kanun teklifleriyle içini boşalttığı hazine kasasını sonucu ne olursa olsun yalnızca doldurma gayreti içerisindedir. Burada sözde stok affı kapsamında zaten zor durumda olan KOBİ’lerden KDV alacak, iflasa sürükleyecektir. Bu işletmeler zaten yatırım yamadıkları için zamanını dolduran teçhizat ve makinelerle ayakta durmaya çalışıyor. Ayrıca teçhizat ve makinelerin ilgili iş alanı içerisinde gerekli yeterliliklere sahip olup olmadıklarına yönelik bir inceleme yapılmaması, buna yönelik düzenleme ve incelemelerin öncelikli olarak ele alınması gerekirken yine gayri resmî bir yöntemle sadece vergi gelirlerinin esas alınması gelecekte büyük tahribatlara yol açacaktır.”

    “BU YASA 5’Lİ ÇETENİN VE YANDAŞLARIN KARLARINI ARTIRACAK”

    Çıkarılmak istenen ‘Vergi affı’ yasası ile iktidara yakın büyük şirketlerin kârlarını artıracağını vurgulayan Özen sözlerine şu şekilde devam etti:

    “TÜİK, Türkiye’nin yüzde 7 büyüdüğünü açıkladı. Kişi başına millî gelir 11 bin dolardan 7 bin dolarlara indi. Fakat iktidar onlarca kez çıkardığı özel vergi aflarıyla 5’li çetenin ve yandaşların kârlarını artırdı. Dar gelirlilerin geliri yüzde 30 civarında azalırken 5’li çete ve yandaşlar servetine servet kattı. TÜİK aracılığıyla servis edilen bu veriler gerçekçi ve doğru değil çünkü millî gelir eşit olarak dağıtılmamaktadır. Özellikle pandemi sürecinde kapısına kilit vuran KOBİ’lerin, esnafın, emekçinin, işçinin gerçeğini yansıtmamaktadır. Bazı sermaye grupları pandemiyle kârlarına kâr, servetlerine servet katarken emeğiyle geçinen yurttaşlar işçiler ise perişan duruma düşmüştür. Özellikle küçük esnaflar, KOBİ’ler batmış, pek çok işletme kapısına kilit vurmak zorunda kalmıştır. Hizmet sektöründe gündelik çalışan emekçiler işsiz ve aşsız kalmışlardır. Ancak bu yasa teklifini getiren bu gerçeği yok sayarak tüm mükellefleri aynı kefeye koyarak toptancı bir biçimde vergi affı getirmek istemektedir. Bu toptancı yaklaşımla vergi borcu olan herkes aynı çuvala konmuştur. Vergi affının önceliği pandemiden dolayı vergisini ödeyemeyen işsizler, işçiler, çiftçiler, KOBİ’ler, esnaflar, emeğiyle geçinen yurttaşlar olmalıdır. Pandemi koşullarından dolayı şayet vergi alanında düzenlemeler yapılıyor, yapılandırma veya af getiriliyorsa daha da bozulan gelir dağılımını hesaba katarak öncelikle ve esasen emeğiyle geçinen yurttaşlar üzerindeki hem dolaysız hem de dolaylı vergi yükü hafifletilmelidir.”

    “AKP İKTİDARI, MAFYA VE TARİKAT İLİŞKİLERİYLE KORKU VE İTAAT İKLİMİ YARATTI”

    AKP iktidarının siyasi meşruiyetinin bittiğini dile getiren Özen, “Değerli milletvekilleri, iktidarı, bugüne kadar ülke içinde ve dışında kirli ilişkilerinde kullandığı bir suç örgütü lideri itiraflarda bulunarak hepsini ifşa etmiştir. AKP öncesinde ülkede katliamların çoğunda imzası olan karanlık şahsiyetler, bugün iktidarla birlikte kaldıkları yerden devam ediyorlar. Gazi Katliamı’ndan Suriye’deki cihatçı teröristlerle işbirliğine kadar birçok insanlık suçunun altında imzası olanlar hâlâ bu memleketi yönetiyorlar” diye konuştu.

    Özen şöyle devam etti:

    “Bu ülkede tüm yurttaşlara kan ve gözyaşından başka bir şey ifade etmeyen devlet, mafya ve tarikat ilişkilerini artık bu topraklar kaldırmıyor. “Vatan, millet, Sakarya” edebiyatıyla perdelenmeye çalışılan bu kirlenmişlik artık rögar kapaklarından dışarı taşıyor, bu pis kokular Türkiye’yi sardığı gibi dünyaya yayılıyor. Böylesi bir ortamda siyasi meşruiyeti biten AKP iktidarı, mafya ve tarikat ilişkileriyle korku ve itaat iklimi yaratarak baskı ve zulümlerle iktidarını uzatmaya çalışmaktadır. Bu yüzden önümüzdeki ilk seçimlerde Türkiye halkları, aydınlık bir gelecek ve demokrasi için dar çıkar gruplarının, oligarşik kamu mensuplarının iktidarı olan AKP’den kurtulacaktır.”

    “GEZİ ŞEHİTLERİNİ UNUTMAYACAĞIZ”

    Zeynel Özen konuşmasını bitirirken, “Gezi’de yitirdiğimiz Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Hasan Ferit Gedik, Medeni Yıldırım, Ahmet Atakan, Ali İsmail Korkmaz ve Berkin Elvan’ı saygıyla anıyorum. Onların mücadelesi bir halk hareketiydi, onları hiçbir zaman unutmayacağız ve unutturmayacağız” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • BES’ten vergi affına ve prim borçlarına ilişkin açıklama-VİDEO

    BES’ten vergi affına ve prim borçlarına ilişkin açıklama-VİDEO

    PİRHA – Büro Emekçileri Sendikası, vergi affı ve prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Vergi affının gerekçesini açıklarken de ekonomik güzellemeler yapılarak adeta toplumla alay edilmektedir” ifadeleri yer aldı.

    Büro Emekçileri Sendikası (BES) Genel Merkezi’nde, ‘AKP iktidarı, vergi ve prim affıyla sermayeyi korumaya devam ediyor’ adı altında yapılan basın toplantısında Genel Başkan Serpil Akpınar, “24 Haziran erken seçimlerine iki aydan az bir süre kala Başbakan Binali Yıldırım tarafından topluma müjde olarak yansıtılan, vergi ve prim affından, emekliye yılda iki ikramiye verilmesine, imar affından öğrenci affına kadar bir takım düzenlemeler  “Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı “ adı altında 30 Nisan 2018 tarihi itibariyle TBMM’ye sevk edilmiştir” diye konuştu.

    “TOPLUMLA ALAY EDİLMEKTEDİR”

    “Tasarının genel gerekçesinde uygulanan ekonomik politikalara ve mali disipline vurgu yapılmakta, ekonomik büyüme güzellemesi yapıldıktan sonrada ekonomide hızlı büyümeyi desteklemek için bir dizi önlemler başlığı adı altında yapılan düzenlemeler gerekçelendirilmiştir. Yine tasarının genel gerekçesinde büyümeden kaynaklı olarak kişi başına düşen milli gelirin on bin doların üzerine çıktığı ifade edilmektedir” diye konuşan Akpınar, şunları kaydetti:

    “3-5 yılda bir çıkan vergi aflarının artık rutin hale geldiği ülkemizde son altı yılda altıncı kez vergi ve prim affı çıkarılmış, son iki yılda çıkarılan iki affın taksit ödemeleri bile bitmeden tekrar bir af düzenlemesi TBMM’ye sevk edilmiştir. Vergi affının gerekçesini açıklarken de ekonomik güzellemeler yapılarak adeta toplumla alay edilmektedir.

    Maaş ve ücret geliri elde eden emekçiler vergilerini Sosyal güvenlik primlerini her ay ellerine bile geçmeden peşin olarak ödedikleri için öncelikle bu uygulamaların birinci derece de mağdurlarıdır.

    2017 yılında toplanan 536 milyar verginin 360 milyar lirası dolaylı vergilerden oluşmaktadır. KDV ve ÖTV toplamı 293 milyarı aşarken dâhilde alınan KDV’de tahakkuk eden vergi 112,4 milyar, tahsil edilen KDV 55,5 milyar olarak gerçekleşmiştir. Tüketim aşamasında yurttaşlardan peşin olarak tahsil edilen KDV’nin vergi mükellefleri tarafından yarısından fazlası devlete yatırılmamıştır. Vergisel yükümlülüklerini yerine getirmeyenler af uygulamaları ile ödüllendirilmekte, vergisini düzenli ödeyenler cezalandırılmaktadır. Yapanın yaptığının yanına kar kaldığı” bir düzende vergi etiğinden ve vergi adaletinden bahsetmek mümkün değildir. Vergi, emekçilerden toplanarak sermayeye kaynak olarak aktarıldığı bir mekanizmaya dönüşmüştür.”

    “UYGULAMALAR, TÜRKİYE EKONOMİSİNİN BATTIĞININ RESMİDİR”

    Akpınar, “Yine stok affı ve matrah artırımı gibi uygulamalarla geçmiş vergilendirme dönemlerine ilişkin risklerin ortadan kaldırılması tasarının genel gerekçesinde ifade edilmektedir. Burada bahsedilen risk vergi denetimi riskidir, vergi kaçıranlara matrah artırımında bulunarak kendisini temize çıkarma vergi incelemesi riskinden kurtulma fırsatı tanıyan düzenleme vergi kaçakçılığını teşvik eden ve vergi kaçıranları koruyan bir düzenlemedir. Seçim arifesinde yapılan bu düzenleme seçimde kaybetme riskine karşılık yandaş sermayeyi koruma ve kollamayı amaçlamaktadır. Bu düzenlemeleri yapan siyasi iktidarın bundan sonrası için vergi etiğinden, kayıt dışı ekonomiyle mücadeleden bahsetme şansı yoktur. Büyüyen Türkiye’de büyümenin devamı için vergi ve prim affının çıkarılıyor olması Türkiye ekonomisinin battığının resmidir” dedi.

    “15 yılı aşkın AKP iktidarında, muhalefet tarafından zaman zaman gündeme gelen “emekliye ikramiye” konusu her seferinde hükümet tarafından gerçekliği olmayan popülist bir talep olarak ifade edilerek karşı çıkılmıştır. 15 yıllık süreçte 30 dini bayramda emekliye ikramiye konusunda adım atmayan AKP’nin ekonomik verilerin krizi işaret ettiği bir dönemde emekliye yılda iki ikramiye düzenlemesinin amacı bilinmektedir. Emeklilere ikramiye verilmesi Sendika olarak karşı çıktığımız bir durum değildir. Emeklilerimiz daha fazlasını hak etmektedir ancak açlık sınırı rakamlarının altında yaşamlarını sürdürmek zorunda kalan emeklilerimizin hali ortadadır. Emekli maaşı bağlanma oranları her geçen yıl düşerken içinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda göz önüne alındığında emeklilerin sorunlarının çözümü daha bütünlüklü bir yaklaşımdan geçmektedir” diye açıklamalarda bulunan Akpınar, şöyle devam etti:

    “2008 yılı itibariyle çalışma hayatına başlayanlar için kademeli olarak da olsa fiilen emeklilik koşullarının ortadan kalktığı bir süreçte, kamusal emeklilik yerine bireysel emeklilik getirilmeye çalışılmaktadır. Gönüllü BES, BES’e otomatik katılım derken zorunlu BES uygulamasına doğru gidilen bir süreçte emeklilik üzerinden en son prim yapacak parti AKP olacaktır.

    Bu tasarı yasallaşır ise başta maliye ve SGK emekçileri açısından ilave bir iş yükünü de beraberinde getireceği ortadadır. 666 sayılı KHK ile gelirleri gasp edilen, ücret adaletsizliği dayatılan, talepleri yok sayılan maliye ve SGK emekçileri yıllarca sürecek ciddi bir iş yükü ile karşı karşıya kalacaktır. Maalesef mevcut tasarıda emekçiler lehine her hangi bir düzenleme olmadığı gibi, maliye ve SGK emekçilerinin talepleri de yine yok sayılmıştır.

    Açılmayan görevde yükselme sınavları, ek gösterge adaletsizliği, uygulanmayan mahkeme kararları, bizzat Maliye Bakanı tarafından söz verildiği halde açılmayan kurum içi uzmanlık sınavı, performans dayatmaları, mobbing uygulamaları, kadrolaşma, vergi dilimi soygunu ve daha bir dizi sorunlarımız çözüm beklerken, taleplerimiz göz ardı edilmiştir. Sendika olarak dün olduğu gibi bu günde büro emekçilerinin taleplerini gündemde tutmaya ve her türlü platformda ifade etmeye, gerek vergi gerekse de sosyal güvenlikle ilgili taleplerimize ilişkin; adil bir vergi sistemi ve kamusal emekliliğin tasfiyesine karşı mücadelemize aynı kararlılıkla devam edeceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA