Etiket: vergide adalet

  • Aile Sağlığı Merkezi çalışanları, kesilen haksız vergiye karşı süresiz eylem başlattı- VİDEO

    Aile Sağlığı Merkezi çalışanları, kesilen haksız vergiye karşı süresiz eylem başlattı- VİDEO

    PİRHA – “Aile Hekimliği Çalışanları Vergide Adalet İstiyor” diyerek açıklama yapan SES Dersim Şubesi, Aile Sağlığı Merkezleri çalışanlarından haksız ve adaletsiz bir şekilde kesilen vergi uygulamasından vazgeçilene dek, her çarşamba günü süresiz eylem yapacaklarını kaydetti.  

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi “Aile Hekimliği Çalışanları Vergide Adalet İstiyor” diyerek Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı.

    Açıklamayı SES Dersim Şubesi adına Serap Kahraman okudu.

    “TALEPLERİMİZ KARŞILANANA KADAR SÜRESİZ EYLEM BAŞLATIYORUZ”

    Kahraman, Aile Sağlığı Merkezleri çalışanlarından haksız bir şekilde kesilen vergi oranının en fazla %15 ile sınırlanması ve yıl içinde sabit kalması talebiyle bugün (28 Şubat Çarşamba) eylem başlattıklarını söyledi. Türkiye genelinde talepler karşılanana kadar Aile Sağlığı Merkezlerinde her çarşamba günü süresiz eylem yapacaklarını belirten Kahraman, Aile Sağlığı Merkezlerinde çalışan emekçilerin tek sorununun vergi yükü olmadığını, yığınla sorunların biriktiğine dikkat çekti.

    Kahraman şöyle devam etti:

    “Aile hekimliği sistemi ile “dönüştürülen” birinci basamak sağlık hizmetleri toplum sağlığı açısından sürekli olarak sorunların birikmesine neden olurken, aile sağlığı merkezlerinde (ASM) çalışan emekçiler açısından da güvenli olmayan işyerlerinde zorunlu çalışmayı dayatmış, esnek, güvencesiz, performansa dayalı ücretlendirme sistemi ile de sömürüyü derinleştirmiştir.
    Aile hekimliğine geçiş süreci ile bu alanda farklı istihdam biçimleri ortaya çıkmıştır. Aynı birimde çalışan hemşire, ebe, sağlık memuru (toplum sağlığı) ve acil tıp teknisyeni unvanlı sağlık emekçileri ise aile sağlığı elemanı diye isimlendirilmekte ve bu emekçilerde kamu ve kamu dışı çalışan şeklinde ayrılmaktadır.

    “AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİ ADETA BİRER İŞLETMEYE DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞTÜR”

    Bunlar dışında ASM’ler adeta birer işletmeye dönüştürülmüştür. Apartmanların, camilerin altlarında yerler kiralanmış, sağlıksız ve güvenliksiz ortamlar ASM’lere dönüştürülmüştür. Bu sağlıksız binaların ve sağlık sisteminin pandemide cilası dökülmüştür. Deprem döneminde de nasıl enkaz altında kaldığını hep birlikte gördük. Hekimler bu binaların kira, elektrik, su, doğalgaz faturalarını ödemekte; temizlik malzemeleri, tamirat-tadilat işleri ile uğraşmakta; temizlik, kırtasiye, sekreterlik vb. işlerin yürütülmesi için de adeta işveren gibi personel çalıştırmak zorunda kalmaktadır. Çalışanın maaşını, sigortasını düşünmek zorundadırlar. 12-13 yıldır “ara eleman adı altında, ücretli çalışan sağlık emekçileri ötekinin ötekisi yapılmışlardır. Aynı kurumda, hatta aynı ASM’de görev yapan çalışanlar ile özlük ve mali haklardaki farklılıkların kabul edilmesi mümkün değildir. ASM’lerde güya kadrolu olarak çalışan hemşire, ebe vb. emekçilerin ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinde çalışan emsalleri ile aralarında ele geçen ücretlerde dahi ciddi farklar oluşmaya başlamıştır.”

    “SORUNLARIN ANA KAYNAĞI SAĞLIK SİSTEMİ”

    Sorunların ana kaynağının uygulanan sağlık sistemi olduğunu vurgulayan Serap Kahraman, “Kamusal sağlık hizmetlerinin işletme mantığı içerisinde verilmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Bu sisteme eleştirilerimiz bakidir. Koruyucu sağlıklı hizmetlerinin öncelediği bütüncül bir yaklaşıma dair mücadele ve taleplerimiz devam edecektir. Bu taleplerimiz gerçekleşinceye ve özlemini duyduğumuz sistem inşa edilinceye kadar ASM’lerde mevcut sistem içerisinde de çalışan emekçilerin temel sorunları çözülmelidir. Önemli talepleri karşılanmalıdır” dedi.

    “HÜKÜMET KAŞIKLA VERİP KEPÇE İLE ALMA POLİTİKALARINA DEVAM EDİYOR”

    Hükümetin kaşıkla verip kepçe ile alma politikalarına devam ettiği belirtilen açıklamada, “Amacımız vergide adalet ve sabit yüzde 15 vergi. Milyarlarca liralık ihale yapanlardan, kuyumculardan, fabrika sahibi olanlardan alınmayan vergiler bizden bordro üzerinden alınıyor.
    ASM çalışanlarından haksız ve adaletsiz bir şekilde kesilen vergi uygulamasından vazgeçilene dek, kesintilerin yıl içinde sabit kalması ve vergi kesinti oranının en fazla %15 ile sınırlanması talebiyle, 21 Şubat 2024 tarihinden itibaren tüm ASM’lerde her çarşamba günü süresiz eylemleri başlatıyoruz.
    Tüm ücretli çalışanlar yüksek vergi kesintilerinden muzdariptir. Bugün başlattığımız bu eylemler ile ülkenin birçok ASM’si önünde çoban ateşleri yakıyoruz. Bu çoban ateşlerinin sağlık ve sosyal hizmet iş kolu başta olmak üzere vergi adaletsizliğinden yakınan tüm kesimlerce görüneceğine inanıyor ve birleşik bir talebe dönüşeceğini umut ediyoruz. Birleşerek mücadele edersek adaletsiz vergi sistemini değiştirebiliriz” denildi.

    PİRHA/DERSİM

  • DİSK: Gelirde ve vergilerde adalet sağlansın

    DİSK: Gelirde ve vergilerde adalet sağlansın

    PİRHA- DİSK, ‘Gelirde Adalet, Vergide Adalet’ kampanyası kapsamında Ulus Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan DİSK Bölge temsilcisi Tayfun Görgün; “Her sabah paramızın döviz ve zamlar karşısında adeta pula döndüğü, yoksulluğun ve işsizliğin arttığı bir güne uyanıyoruz. Televizyonları, gazeteleri, istatistik kurumları ne derse desin gerçeği biz yaşıyoruz. Gelirlerde ve vergilerde adalet sağlansın” dedi.

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), başlamış oldukları ‘Gelirde Adalet, Vergide Adalet’ kampanyası kapsamında geçen hafta iş yeri eylemleri ve etkinliklerini bu hafta meydanlarda basın açıklaması yaparak devam ettirdi.

    DİSK’e bağlı 8 bölge temsilciliğinin gerçekleştirdiği basın açıklamasının İç Anadolu ayağı, Ankara’da Ulus Meydanı’nda gerçekleştirildi. ‘Geçinmek istiyoruz. Gelirde adalet, vergide adalet’ yazılı pankartın açıldığı açıklamayı DİSK Bölge temsilcisi Tayfun Görgün okudu. Eylemde sık sık, ‘Zam, Zulüm, İşkence, işte AKP’, ‘İş, Ekmek, Özgürlük’, ‘Üreten Biz Yöneten de Biz Olacağız’, ‘Sosyal Devlet, Sosyal Adalet’ sloganları atıldı.

    “MİLYONLAR İŞSİZKEN, BİR AVUÇ AYRICALIKLI 3’ER 4’ER MAAŞ ALIYOR”

    Alım gücünün her geçen gün eridiğini ve işçi gelirlerinin düştüğünü belirten Görgün, emekçilerin artık yapılan zamlara dayanacak gücünün kalmadığını söyleyerek; “Her gece yarın nelere zam gelecek, eriyen bu ücretlerimizle nasıl geçineceğiz, kapıya dayanan kara kışı nasıl atlatacağız endişesiyle uykularımız kaçıyor. Her sabah paramızın döviz ve zamlar karşısında adeta pula döndüğü, yoksulluğun ve işsizliğin arttığı bir güne uyanıyoruz. Televizyonları, gazeteleri, istatistik kurumları ne derse desin gerçeği biz yaşıyoruz. Ülkenin dört bir yanında “iş bulamıyoruz”, “barınamıyoruz”, “geçinemiyoruz” feryatları yükseliyor. İŞKUR, İşsizlik Fonu birikimleri ve SGK kaynaklarından patronlara bol keseden kaynak aktarılırken, halkın geçimi için ciddi bir sosyal politika önlemi gündeme gelmiyor. İşsizlik rekor kırarken, işçilere ait olan İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının büyük bölümü patronlara aktarılıyor. İşsizliğe çare bulunmazken, bir avuç ayrıcalıklı 3’er 4’er maaş alıyor, siyasi kadrolara işe gitmeden maaş bağlanıyor” ifadelerini kullandı.

    “TÜRK LİRASI DEĞER KAYBETTİKÇE EMEĞİMİZ DEĞERSİZLEŞİYOR”

    Türkiye’de ki asgari ücretin Avrupa’da en düşük ikinci asgari ücret olduğu bilgisini veren Görgün, 2002 yılından bu yana emekçilere verilen ücretin alım gücünün sürekli düştüğünü ifade ederek; “Döviz kurlarındaki artış durmak bilmiyor. Türk Lirası değer kaybettikçe emeğimiz, doğal kaynaklarımız, kentlerimiz değersizleşiyor. ‘Gel yatırımcı gel, en ucuz emek burada, köle emeği burada, sendika yok, grev yok, hak-hukuk yok’ diyorlar. ‘Kelepir emek, kelepir memleket’ politikasıyla bu ülkeyi bu halkı pazarlıyorlar. ‘2002 yılında bu yana Kişi Başına Gelir 12 kat arttı’ diye övünüyorlar ama bu sürede ücretlerin sadece 6-7 kat arttığını söylemiyorlar. ‘Asgari ücreti enflasyona ezdirmedik’ diyorlar ama büyümeden pay alamadığımızı gizliyorlar” dedi.

    TALEPLER

    Görgün, anayasanın sosyal devlet ilkesi gereği acil olarak atılması gereken adımları ise şu şekilde sıraladı:

    “-Asgari ücret ve bütün ücretlerin asgari ücret kadarı için tüm vergi ve kesintiler sıfırlansın ve net ödensin. Böylece tüm ücretler yaklaşık 750 lira artırılsın.

    -Asgari ücret sonrası ilk vergi dilimine uygulanan tarife oranı yüzde 20’den 10’a indirilsin. Vergiye esas gelir dilimleri milli gelire göre artırılsın.

    -En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilsin. Elektrik, su, doğalgaz ve internet faturaları vergi ve kesintiden muaf tutulsun.

    -Tüm gıda ürünlerinde KDV sıfırlansın.”

    PİRHA/ANKARA